Eynesi Ana — Emine Özgenç

Eynesi Ana
Emine ÖzgençAKÇAĞ YAYINLARI
Eynesi Ana
Emine ÖzgençEynesi Ana Karadeniz in Ruslar tarafından işgalinden sonraki hadiseleri o hazin muhaceretin inanılmaz hikâyelerini ve kadınca sadakat aşk ve direnişin milisçe mücadelesinin taçlanan zaferini anlatan unutanlara hatırlatan bir romandır Ah deniz Ufkunda umutlar sarartıp akşam gölgelerini kâh yâre kâh babaya benzeten şakacı Keskin rüzgârının tuz kokusuna atinin düşlerini katan yalancı Tan yerindeki güneşin pırıltılarına el koyup dalgalarına serpiştiren gaspçı Kuzeyin biçip kesen soğuğuna yataklık eden fesatçı Sen değil misin dostun yoluna ket vuran hasıma yoldaş olan fırsatçı Sen değil misin dağ aşan dalgalarınla ulu yarlarınla yolları kesen Sen değil misin bir koca nesli yollarda yitiren Beklediğini sana getirmem için el açıp ettiğin duaları yüzüme üflemedin mi Ben seninle birlikte nice dualarına Amin demedim mi Çıplak ayaklarınla daldığın suyumda yoluna yumuşak yosunlar sermedim mi Ekmek teknenizi ben değil miydim kuğu gibi yüzdüren Canınıza kasteden nice torpilleri sularımda susturmadım mı vatan toprağı diye feryat ettiğinizde koynundan çıkarıp size sunmadım mı Devasa donanmalar yaklaşmasın size diye fırtınalarımı toplayıp sularımı geçilmez yapmadım mı Dünya üstünüze gelirken gücüm yettiğince yardımınıza koşmadım mı Şimdi münafıklıkla suçlamana ne demeli Ben yanmadım mı yollarda yitip gidenlerine Ben kahrolmadım mı türap olan yiğitlerine ve ilemeyenlerinin sefaletine

Akçağ Yayınları
Yazmayınca unutulan tüm acılar tüm göç hikâyeleri gibi unutulmasın diye kaleme alınan bu roman yazarın yurduna vefasıdır 1916 yılı Rus işgalinin bugün neredeyse hatırlayanı kalmadıysa bu işgal ol mamış mıdır Bu can yanmamış mıdır Rum ve Ermeni zulmü Türk ü vurmamış mıdır Yazar uzun yıllar kapı kapı dinlediği Türk ün işgal ve göç hikâyelerini acılarını Eynesi Ana da ete kemiğe büründür müştür Bu kitapta zamanın birçok bilinmeyen olayından başka Türk kadınının sadakatini mukaveme tini ferasetini de okuyacaksınız Aşkın bize has inceliklerini de Yazarın şiirsel lisanıyla Evet İşgal bitmişti ama geride kendini unutturmayacak sayısız emare bırakmıştı Yollar beller dere ler köklerinden kesilmiş ağaçlar yanmış yıkılmış paskalar alelacele boşaltılmış karargahların yerinde arta kalmış eşyalar patlamamış mermiler duvarlara saplanmış şarapneller gören gözlere o katı ger çeği mütemadiyen haykırıyordu Biz işgal altında kaldık Biz ezildik horlandık öldük öldük dirildik Biz sizdik ve siz bizdiniz de bizi dertlere gark edenler size bizden bunları bıraktı işte Neden Kim ne yaptı da oldu bütün bunlar Bekleyenler gidenlerin selamı sanırken dalgaların sedasını kayalar dinlerdi dönmeyenlerin salasını Muhaceret yürüyen bir ölümdü Bir nesil bebesi yaşlısı genciyle yollarda yitiyordu Terkedilen de vatan toprağıydı varılan da Gitmek zül kalmak ölümdü Giden aç hasta çıplak kimsesiz mekânsız ve zamansızdı kalan da Nesime CEYHAN AKÇA

Akçağ
Eynesi Ana Karadeniz in Ruslar tarafından işgalinden sonraki hadiseleri o hazin muhaceretin inanılmaz hikâyelerini ve kadınca sadakat aşk ve direnişin milisçe mücadelesinin taçlanan zaferini anlatan unutanlara hatırlatan bir romandır Ah deniz Ufkunda umutlar sarartıp akşam gölgelerini kâh yâre kâh babaya benzeten şakacı Keskin rüzgârının tuz kokusuna atinin düşlerini katan yalancı Tan yerindeki güneşin pırıltılarına el koyup dalgalarına serpiştiren gaspçı Kuzeyin biçip kesen soğuğuna yataklık eden fesatçı Sen değil misin dostun yoluna ket vuran hasıma yoldaş olan fırsatçı Sen değil misin dağ aşan dalgalarınla ulu yarlarınla yolları kesen Sen değil misin bir koca nesli yollarda yitiren Beklediğini sana getirmem için el açıp ettiğin duaları yüzüme üflemedin mi Ben seninle birlikte nice dualarına Amin demedim mi Çıplak ayaklarınla daldığın suyumda yoluna yumuşak yosunlar sermedim mi Ekmek teknenizi ben değil miydim kuğu gibi yüzdüren Canınıza kasteden nice torpilleri sularımda susturmadım mı vatan toprağı diye feryat ettiğinizde koynundan çıkarıp size sunmadım mı Devasa donanmalar yaklaşmasın size diye fırtınalarımı toplayıp sularımı geçilmez yapmadım mı Dünya üstünüze gelirken gücüm yettiğince yardımınıza koşmadım mı Şimdi münafıklıkla suçlamana ne demeli Ben yanmadım mı yollarda yitip gidenlerine Ben kahrolmadım mı türap olan yiğitlerine ve ilemeyenlerinin sefaletine

Akçağ Yayınları
Eynesi Ana Karadeniz in Ruslar tarafından işgalinden sonraki hadiseleri o hazin muhaceretin inanılmaz hikayelerini ve kadınca sadakat aşk ve direnişin milisçe mücadelesinin taçlanan zaferini anlatan unutanlara hatırlatan bir romandır Ah deniz Ufkunda umutlar sarartıp akşam gölgelerini kah yare kah babaya benzeten şakacı Keskin rüzgarının tuz kokusuna atinin düşlerini katan yalancı Tan yerindeki güneşin pırıltılarına el koyup dalgalarına serpiştiren gapsçı Kuzeyin biçip kesen soğuğuna yataklık eden fesatçı Sen değil misin dostun yoluna ket vuran hasıma yoldaş olan fırsatçı Sen değil misin dağ aşan dalgalarınla ulu yarlarınla yolları kesen Sen değil misin bir koca nesli yollarda yitiren Beklediğini sana getirmem için el açıp ettiğin duaları yüzüme üflemedin mi Ben seninle birlikte nice dualarına Amin demedim mi Çıplak ayaklarınla daldığın suyumda yoluna yumuşak yosunlar sermedim mi Ekmek teknenizi ben değil miydim kuğu gibi yüzdüren Canınıza kasteden nice torpilleri sularımda susturmadım mı vatan toprağı diye feryat ettiğinizde koynundan çıkarıp size sunmadım mı Devasa donanmalar yaklaşmasın size diye fırtınalarımı toplayıp sularımı geçilmez yapmadım mı Dünya üstünüze gelirken gücüm yettiğince yardımınıza koşmadım mı Şimdi münafıklıkla şuçlamana ne demeli Ben yanmadım mı yollarda yitip gidenlerine Ben kahrolmadım mı türap olan yiğitlerine ve ölmeyenlerin sefaletine

Akçağ Basım Yayım Pazarlama
Yazmayınca unutulan tüm acılar tüm göç hikâyeleri gibi unutulmasın diye kaleme alınan bu roman yazarın yurduna vefasıdır 1916 yılı Rus işgalinin bugün neredeyse hatırlayanı kalmadıysa bu işgal ol mamış mıdır Bu can yanmamış mıdır Rum ve Ermeni zulmü Türk ü vurmamış mıdır Yazar uzun yıllar kapı kapı dinlediği Türk ün işgal ve göç hikâyelerini acılarını Eynesi Ana da ete kemiğe büründür müştür Bu kitapta zamanın birçok bilinmeyen olayından başka Türk kadınının sadakatini mukaveme tini ferasetini de okuyacaksınız Aşkın bize has inceliklerini de Yazarın şiirsel lisanıyla Evet İşgal bitmişti ama geride kendini unutturmayacak sayısız emare bırakmıştı Yollar beller dere ler köklerinden kesilmiş ağaçlar yanmış yıkılmış paskalar alelacele boşaltılmış karargahların yerinde arta kalmış eşyalar patlamamış mermiler duvarlara saplanmış şarapneller gören gözlere o katı ger çeği mütemadiyen haykırıyordu Biz işgal altında kaldık Biz ezildik horlandık öldük öldük dirildik Biz sizdik ve siz bizdiniz de bizi dertlere gark edenler size bizden bunları bıraktı işte Neden Kim ne yaptı da oldu bütün bunlar Bekleyenler gidenlerin selamı sanırken dalgaların sedasını kayalar dinlerdi dönmeyenlerin salasını Muhaceret yürüyen bir ölümdü Bir nesil bebesi yaşlısı genciyle yollarda yitiyordu Terkedilen de vatan toprağıydı varılan da Gitmek zül kalmak ölümdü Giden aç hasta çıplak kimsesiz mekânsız ve zamansızdı kalan da

Akçağ Yayınları
Eynesi Ana Karadeniz in Ruslar tarafından işgalinden sonraki hadiseleri o hazin muhaceretin inanılmaz hikayelerini ve kadınca sadakat aşk ve direnişin milisçe mücadelesinin taçlanan zaferini anlatan unutanlara hatırlatan bir romandır