F C S Schiller in Pragmatik Hümanizmi — Nihat Durmaz

F C S Schiller in Pragmatik Hümanizmi
Nihat DurmazGece Akademi
F C S Schiller in Pragmatik Hümanizmi
Nihat DurmazÇağlar boyunca evrenin doğası ile hayatın anlamını araştıran insanın on yedinci yüzyıldan itibaren düşüncede büyük bir paradigma değişimi yaşadığı açıktır Galileo nin başlattığı kabul edilen bu değişim mekanik dünya anlayışını ortaya koyan Newton un duyuüstü tüm düşünceleri yerinden ettiği bir süreçle sonuçlanmıştır Bu süreçte bilim gerçekliği ortaya koymak için deneye ve gözleme dayanan bir anlayışı benimsemiş ve sonuçlarıyla insanın evrendeki var oluşunu anlamada yegane güç haline gelmiştir Ancak yirminci yüzyılda İzafiyet Kuantum ve Olasılıklar Anlayışı gerçekliğin mekanik bir tarzda olmadığını ve dolayısıyla gerçekliğe dair pek çok hususun hala gizemini koruduğunu göstermiştir Bu yeni anlayış on sekizinci yüzyıldan itibaren var olan bilgi akışının mekanik olmayan bir gerçekliğe doğru yol aldığını evrenin mükemmel bir makine yerine mükemmel bir düşünce gibi göründüğünü ve insan zihninin gerçekliğe tesadüfen dahil olmuş bir misafirden ziyade onun inşa edicisi düzenleyicisi olduğunu ortaya koymuştur öngörülerimi siz saygıdeğer okuyucularla paylaşmak tarihe bir not düşmek istedim Tanıtım Bülteninden

Gece Akademi
Çağlar boyunca evrenin doğası ile hayatın anlamını araştıran insanın on yedinci yüzyıldan itibaren düşüncede büyük bir paradigma değişimi yaşadığı açıktır Galileo nin başlattığı kabul edilen bu değişim mekanik dünya anlayışını ortaya koyan Newton un duyuüstü tüm düşünceleri yerinden ettiği bir süreçle sonuçlanmıştır Bu süreçte bilim gerçekliği ortaya koymak için deneye ve gözleme dayanan bir anlayışı benimsemiş ve sonuçlarıyla insanın evrendeki var oluşunu anlamada yegane güç haline gelmiştir Ancak yirminci yüzyılda İzafiyet Kuantum ve Olasılıklar Anlayışı gerçekliğin mekanik bir tarzda olmadığını ve dolayısıyla gerçekliğe dair pek çok hususun hala gizemini koruduğunu göstermiştir Bu yeni anlayış on sekizinci yüzyıldan itibaren var olan bilgi akışının mekanik olmayan bir gerçekliğe doğru yol aldığını evrenin mükemmel bir makine yerine mükemmel bir düşünce gibi göründüğünü ve insan zihninin gerçekliğe tesadüfen dahil olmuş bir misafirden ziyade onun inşa edicisi düzenleyicisi olduğunu ortaya koymuştur

Gece Akademi
Çağlar boyunca evrenin doğası ile hayatın anlamını araştıran insanın on yedinci yüzyıldan itibaren düşüncede büyük bir paradigma değişimi yaşadığı açıktır Galileo nin başlattığı kabul edilen bu değişim mekanik dünya anlayışını ortaya koyan Newton un duyuüstü tüm düşünceleri yerinden ettiği bir süreçle sonuçlanmıştır Bu süreçte bilim gerçekliği ortaya koymak için deneye ve gözleme dayanan bir anlayışı benimsemiş ve sonuçlarıyla insanın evrendeki var oluşunu anlamada yegane güç haline gelmiştir Ancak yirminci yüzyılda İzafiyet Kuantum ve Olasılıklar Anlayışı gerçekliğin mekanik bir tarzda olmadığını ve dolayısıyla gerçekliğe dair pek çok hususun hala gizemini koruduğunu göstermiştir Bu yeni anlayış on sekizinci yüzyıldan itibaren var olan bilgi akışının mekanik olmayan bir gerçekliğe doğru yol aldığını evrenin mükemmel bir makine yerine mükemmel bir düşünce gibi göründüğünü ve insan zihninin gerçekliğe tesadüfen dahil olmuş bir misafirden ziyade onun inşa edicisi düzenleyicisi olduğunu ortaya koymuştur öngörülerimi siz saygıdeğer okuyucularla paylaşmak tarihe bir not düşmek istedim