Fatma Ana — Seyyid Mehdi

Fatma Ana
Seyyid MehdiDörtkapı
Fatma Ana
Seyyid MehdiHiç bir kalemin mürekkebi Fatma nın bedenini yıkarken Ali nin yakıcı gözyaşları gibi olamaz Alevî tarihinin alnında bu denli derin buruşukluklar yaratan şey de bu dertlerdir Bu dertler söylenebilecek dertler değildir açıklanabilecek dertler değildir tasvir ve tasavvur edilebilecek dertler de değildir Dert çok derin olduğunda yaraya benzetirler ve eğer yara çok fazla yakıcıysa onu da ateşe benzetirler Hangi ateşin harareti Ali nin yirmi beş yıl gözde diken boğazda kemik sessizliğinde çektiği gönül yangınıyla eşit olabilir Öyleyse bu tür dertler benzeyen değil benzetilen dirler Nitekim Alevî tarihi bu tür dertlerle doludur

Dört Kapı Yayınevi
çev. Sedat Baran
Hiç bir kalemin mürekkebi Fatma nın bedenini yıkarken Ali nin yakıcı gözyaşları gibi olamaz Alevî tarihinin alnında bu denli derin buruşukluklar yaratan şey de bu dertlerdir Bu dertler söylenebilecek dertler değildir açıklanabilecek dertler değildir tasvir ve tasavvur edilebilecek dertler de değildir Dert çok derin olduğunda yaraya benzetirler ve eğer yara çok fazla yakıcıysa onu da ateşe benzetirler Hangi ateşin harareti Ali nin yirmi beş yıl gözde diken boğazda kemik sessizliğinde çektiği gönül yangınıyla eşit olabilir Öyleyse bu tür dertler benzeyen değil benzetilen dirler Nitekim Alevî tarihi bu tür dertlerle doludur

Dörtkapı Yayınevi
Hiç bir kalemin mürekkebi Fatma nın bedenini yıkarken Ali nin yakıcı gözyaşları gibi olamaz Alevİ tarihinin alnında bu denli derin buruşukluklar yaratan şey de bu dertlerdir Bu dertler söylenebilecek dertler değildir açıklanabilecek dertler değildir tasvir ve tasavvur edilebilecek dertler de değildir Dert çok derin olduğunda yaraya benzetirler ve eğer yara çok fazla yakıcıysa onu da ateşe benzetirler Hangi ateşin harareti Ali nin yirmi beş yıl gözde diken boğazda kemik sessizliğinde çektiği gönül yangınıyla eşit olabilir Öyleyse bu tür dertler benzeyen değil benzetilen dirler Nitekim Alevî tarihi bu tür dertlerle doludur

Dört Kapı Yayınevi
Hiç bir kalemin mürekkebi Fatma nın bedenini yıkarken Ali nin yakıcı gözyaşları gibi olamaz Alevî tarihinin alnında bu denli derin buruşukluklar yaratan şey de bu dertlerdir Bu dertler söylenebilecek dertler değildir açıklanabilecek dertler değildir tasvir ve tasavvur edilebilecek dertler de değildir Dert çok derin olduğunda yaraya benzetirler ve eğer yara çok fazla yakıcıysa onu da ateşe benzetirler Hangi ateşin harareti Ali nin yirmi beş yıl gözde diken boğazda kemik sessizliğinde çektiği gönül yangınıyla eşit olabilir Öyleyse bu tür dertler benzeyen değil benzetilen dirler Nitekim Alevî tarihi bu tür dertlerle doludur