Fatma Bendim — Fatma Özer

Fatma Bendim
Fatma ÖzerKalkedon Yayıncılık
Fatma Bendim
Fatma ÖzerO zamanlar köyde elektrik yoktu Bir tek çıramız yani idare lambamız vardı Tuvalet olmadığı için ihtiyacımızı görmek için o lamba ile ahıra giderdik Komşularımıza gece oturmasına giderken de idare lambamız yanımızda olurdu Gittiğimiz komşu evlerinde kuru üzüm fıstık bastık ceviz sunulurdu bakır tabaklarda Eve döndüğümüzde nenem şunu derdi Ne kadar da cimriler Varlıklı oldukları halde çıranın fitilini biraz daha yükseltmiyorlar Bir haftalık evliyken benim için her şey toz pembeyken üzerimize aniden bir kabus çöktü Tabii ben yine hiçbir şey bilmiyordum O sabah Emine Ana yla kızları hayırlı olsun demeye gelmişti Tam oturup sohbete başlamıştık ki evde ne kadar kitap varsa yok etsinler diye bir haber geldi Emine ana ne kadar kitap defter dergi varsa hepsini aceleyle topladı Mustafa yı tutukladıklarını öğrendiğimizde ailede büyük bir telaş başladı Kaynım Ali Abi ile diğer kaynım Mehmet nezarete koştu Ben yine hiçbir şey anlayamıyor yalnızca Mustafa ya üzülüyordum Ah o cahillik ah Ben ne bileyim mapusu zındanı işkenceyi Tam bu sırada yani ben Sinan a hamileyken 12 Eylül 1980 darbesi oldu Ama ne darbe Bu darbe kelimesinden her zaman korkar ve ürkerim İhtilal darbe sohbeti olursa benim hafızam otomatikman otuz yıl geriye gider beni geçmişe sürükler Küçücük valizim hazırdı Anam kardeşlerim Nazire ve Aynur Fatma teyzem hepsi beni uğurlamaya gelmişti Faruk işteydi Hayri ise otobüste muavin Onlar gelemedi Gelen herkesle teker teker vedalaştım Sinanımı kucaklayıp sımsıkı sarılıp öptüm Derya beni öptü ben de onu öyle bir öptüm ki Ağlamasını günlerce aylarca unutamadım Anamın merdivenlerini inip o sokağa nasıl çıktığımı bilmiyorum Sultan Selim Mahallesi ni 1986 yılında bırakıp İsviçre ye doğru yola çıktım Bu yolculuğun hayatımın dönüm noktası olacağını tahmin edememiştim Çeşme yi Avrupa sandım Denizi de ilk defa görüyordum Bir umuda yolculuk hikayesi

Kalkedon Yayınları
O zamanlar köyde elektrik yoktu Bir tek çıramız yani idare lambamız vardı Tuvalet olmadığı için ihtiyacımızı görmek için o lamba ile ahıra giderdik Komşularımıza gece oturmasına giderken de idare lambamız yanımızda olurdu Gittiğimiz komşu evlerinde kuru üzüm fıstık bastık ceviz sunulurdu bakır tabaklarda Eve döndüğümüzde nenem şunu derdi Ne kadar da cimriler Varlıklı oldukları halde çıranın fitilini biraz daha yükseltmiyorlar Bir haftalık evliyken benim için her şey toz pembeyken üzerimize aniden bir kabus çöktü Tabii ben yine hiçbir şey bilmiyordum O sabah Emine Ana yla kızları hayırlı olsun demeye gelmişti Tam oturup sohbete başlamıştık ki evde ne kadar kitap varsa yok etsinler diye bir haber geldi Emine ana ne kadar kitap defter dergi varsa hepsini aceleyle topladı Mustafa yı tutukladıklarını öğrendiğimizde ailede büyük bir telaş başladı Kaynım Ali Abi ile diğer kaynım Mehmet nezarete koştu Ben yine hiçbir şey anlayamıyor yalnızca Mustafa ya üzülüyordum Ah o cahillik ah Ben ne bileyim mapusu zındanı işkenceyi Tam bu sırada yani ben Sinan a hamileyken 12 Eylül 1980 darbesi oldu Ama ne darbe Bu darbe kelimesinden her zaman korkar ve ürkerim İhtilal darbe sohbeti olursa benim hafızam otomatikman otuz yıl geriye gider beni geçmişe sürükler Küçücük valizim hazırdı Anam kardeşlerim Nazire ve Aynur Fatma teyzem hepsi beni uğurlamaya gelmişti Faruk işteydi Hayri ise otobüste muavin Onlar gelemedi Gelen herkesle teker teker vedalaştım Sinanımı kucaklayıp sımsıkı sarılıp öptüm Derya beni öptü ben de onu öyle bir öptüm ki Ağlamasını günlerce aylarca unutamadım Anamın merdivenlerini inip o sokağa nasıl çıktığımı bilmiyorum Sultan Selim Mahallesi ni 1986 yılında bırakıp İsviçre ye doğru yola çıktım Bu yolculuğun hayatımın dönüm noktası olacağını tahmin edememiştim Çeşme yi Avrupa sandım Denizi de ilk defa görüyordum Bir umuda yolculuk hikayesi