MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Fehmü l Kur an Siyer Eşliğinde Kur anı Anlamak 3 Cilt Takım — Muhammed Abid El Cabiri

Fehmü l Kur an Siyer Eşliğinde Kur anı Anlamak 3 Cilt Takım
35,08
Kuran ve Kuran ÜzerineKur ân ı KerîmDin İslamiyet

Fehmü l Kur an Siyer Eşliğinde Kur anı Anlamak 3 Cilt Takım

Muhammed Abid El Cabiri

Mana Yayınları

2023480 sf.
Şehadet KitapEn ucuz
36,80

Fehmü l Kur an Siyer Eşliğinde Kur anı Anlamak 3 Cilt Takım

Muhammed Abid El Cabiri

Mana Yayınları

2023-09-251. baskı480 sf.
Karton135-210-Kitap KağıdıTürkçe
Teklif Kitap

Muhammed Âbid el Câbirînin bu tefsirde savunduğu iki temel husus bulunmaktadır Bunlardan birincisi mutâbakatu mesârit tenzîl li mesîretid dave şeklinde ifade ettiği Kurânı Hz Peygamberin sîreti eşliğinde okuma prensibidir Bu prensip uyarınca Câbirî Hz Peygamberin yaklaşık yirmi üç yıl süren sîretini yedi aşamaya ayırır ve her bir aşamada Kurânın tebliğ seyrinin ve Hz Peygamberin davet sürecinin hangi durumda olduğunu etraflıca tasvir eder Bu noktada İbn Hişamın Siyeri ve es Sîretul Halebiyye gibi kaynakların yanı sıra Taberî tefsirinden ve Vahıdînin Esbâb ı nüzûlünden istifade ederek hangi aşamada hangi sûrelerin inzâl edilmiş olduğunu tespit etmeye çalışır Ardından da bu sûreleri inzâl edilmiş oldukları aşamanın koşullarını dikkate alarak tefsir etmeye çalışır İkincisi de vahdetus süver vahdetün nass şeklinde ifade ettiği sûrelerin iç bütünlüğünü esas alma prensibidir Esbâb ı nüzûl rivâyetlerine yönelik çeşitli eleştiriler yapan Câbirî nihayetinde bu rivâyetlerin tefsir için tek başına yeterli olmadığını ifade etmekte ve daha genel bir çerçeve olarak Kurân metninin iç bütünlüğü ilkesini önermektedir Bu yaklaşım çerçevesinde sûrelerin Hz Peygamberin tevcihatı doğrultusunda teşekkül ettirilmiş olmasına tevkîfîlik işaret etmekte ve herhangi bir âyetin özellikle bir sûrede yer alması gerektiğinin Hz Peygamber tarafından söylenmiş olmasının o âyetin bizzat o sûrede belli bir anlama delalet edecek olmasına işaret ettiğini savunmaktadır Tevkîfîliği bu şekilde değerlendiren Câbirîye göre artık Kurân metninde nesh edilmiş olan yani metnin bütünsel anlamına katkısı olmayan bir âyetin bulunması mümkün değildir Câbirînin savunduğu bu yöntem metodolojik bir teklif olarak yeni ve özgün olmakla beraber klasik tefsirde karşılığı bulunmayan büsbütün çağdaş bir olgu da değildir Nitekim bizzat Câbirînin kendisinin de sıklıkla tespit ettiği ve tefsirinde çok yerde işaret ettiği üzere klasik tefsirde hem Kurânın metin içi bütünlüğüne hem de nüzûl ortamına vurgu yaparak âyetleri tefsir etmenin bolca örnekleri mevcuttur Câbirînin meziyeti bunu bir tefsir yöntemi olarak önermiş olmasıdır

Şehadet Kitap
2.196,00

Mana Yayınları

2017
Şehadet Kitap

Muhammed Âbid el Câbirînin bu tefsirde savunduğu iki temel husus bulunmaktadır Bunlardan birincisi mutâbakatu mesârit tenzîl li mesîretid dave şeklinde ifade ettiği Kurânı Hz Peygamberin sîreti eşliğinde okuma prensibidir Bu prensip uyarınca Câbirî Hz Peygamberin yaklaşık yirmi üç yıl süren sîretini yedi aşamaya ayırır ve her bir aşamada Kurânın tebliğ seyrinin ve Hz Peygamberin davet sürecinin hangi durumda olduğunu etraflıca tasvir eder Bu noktada İbn Hişamın Siyeri ve es Sîretul Halebiyye gibi kaynakların yanı sıra Taberî tefsirinden ve Vahıdînin Esbâb ı nüzûlünden istifade ederek hangi aşamada hangi sûrelerin inzâl edilmiş olduğunu tespit etmeye çalışır Ardından da bu sûreleri inzâl edilmiş oldukları aşamanın koşullarını dikkate alarak tefsir etmeye çalışır İkincisi de vahdetus süver vahdetün nass şeklinde ifade ettiği sûrelerin iç bütünlüğünü esas alma prensibidir Esbâb ı nüzûl rivâyetlerine yönelik çeşitli eleştiriler yapan Câbirî nihayetinde bu rivâyetlerin tefsir için tek başına yeterli olmadığını ifade etmekte ve daha genel bir çerçeve olarak Kurân metninin iç bütünlüğü ilkesini önermektedir Bu yaklaşım çerçevesinde sûrelerin Hz Peygamberin tevcihatı doğrultusunda teşekkül ettirilmiş olmasına tevkîfîlik işaret etmekte ve herhangi bir âyetin özellikle bir sûrede yer alması gerektiğinin Hz Peygamber tarafından söylenmiş olmasının o âyetin bizzat o sûrede belli bir anlama delalet edecek olmasına işaret ettiğini savunmaktadır Tevkîfîliği bu şekilde değerlendiren Câbirîye göre artık Kurân metninde nesh edilmiş olan yani metnin bütünsel anlamına katkısı olmayan bir âyetin bulunması mümkün değildir Câbirînin savunduğu bu yöntem metodolojik bir teklif olarak yeni ve özgün olmakla beraber klasik tefsirde karşılığı bulunmayan büsbütün çağdaş bir olgu da değildir Nitekim bizzat Câbirînin kendisinin de sıklıkla tespit ettiği ve tefsirinde çok yerde işaret ettiği üzere klasik tefsirde hem Kurânın metin içi bütünlüğüne hem de nüzûl ortamına vurgu yaparak âyetleri tefsir etmenin bolca örnekleri mevcuttur Câbirînin meziyeti bunu bir tefsir yöntemi olarak önermiş olmasıdır

2.340,00

Fehmü l Kur an Siyer Eşliğinde Kur anı Anlamak 3 Cilt Takım

Muhammed Abid El Cabiri

Mana Yayınları

2017-03-024. baskı
Ciltli150-230-02.HamurTürkçe
Teklif Kitap

Muhammed Âbid el Câbirînin bu tefsirde savunduğu iki temel husus bulunmaktadır Bunlardan birincisi mutâbakatu mesârit tenzîl li mesîretid dave şeklinde ifade ettiği Kurânı Hz Peygamberin sîreti eşliğinde okuma prensibidir Bu prensip uyarınca Câbirî Hz Peygamberin yaklaşık yirmi üç yıl süren sîretini yedi aşamaya ayırır ve her bir aşamada Kurânın tebliğ seyrinin ve Hz Peygamberin davet sürecinin hangi durumda olduğunu etraflıca tasvir eder Bu noktada İbn Hişamın Siyeri ve es Sîretul Halebiyye gibi kaynakların yanı sıra Taberî tefsirinden ve Vahıdînin Esbâb ı nüzûlünden istifade ederek hangi aşamada hangi sûrelerin inzâl edilmiş olduğunu tespit etmeye çalışır Ardından da bu sûreleri inzâl edilmiş oldukları aşamanın koşullarını dikkate alarak tefsir etmeye çalışır İkincisi de vahdetus süver vahdetün nass şeklinde ifade ettiği sûrelerin iç bütünlüğünü esas alma prensibidir Esbâb ı nüzûl rivâyetlerine yönelik çeşitli eleştiriler yapan Câbirî nihayetinde bu rivâyetlerin tefsir için tek başına yeterli olmadığını ifade etmekte ve daha genel bir çerçeve olarak Kurân metninin iç bütünlüğü ilkesini önermektedir Bu yaklaşım çerçevesinde sûrelerin Hz Peygamberin tevcihatı doğrultusunda teşekkül ettirilmiş olmasına tevkîfîlik işaret etmekte ve herhangi bir âyetin özellikle bir sûrede yer alması gerektiğinin Hz Peygamber tarafından söylenmiş olmasının o âyetin bizzat o sûrede belli bir anlama delalet edecek olmasına işaret ettiğini savunmaktadır Tevkîfîliği bu şekilde değerlendiren Câbirîye göre artık Kurân metninde nesh edilmiş olan yani metnin bütünsel anlamına katkısı olmayan bir âyetin bulunması mümkün değildir Câbirînin savunduğu bu yöntem metodolojik bir teklif olarak yeni ve özgün olmakla beraber klasik tefsirde karşılığı bulunmayan büsbütün çağdaş bir olgu da değildir Nitekim bizzat Câbirînin kendisinin de sıklıkla tespit ettiği ve tefsirinde çok yerde işaret ettiği üzere klasik tefsirde hem Kurânın metin içi bütünlüğüne hem de nüzûl ortamına vurgu yaparak âyetleri tefsir etmenin bolca örnekleri mevcuttur Câbirînin meziyeti bunu bir tefsir yöntemi olarak önermiş olmasıdır

Benli Kitap
2.700,00

Mana Yayınları

2017-03-024. baskı
Ciltli150-230-02.HamurTürkçe
Benli Kitap

Muhammed Âbid el Câbirînin bu tefsirde savunduğu iki temel husus bulunmaktadır Bunlardan birincisi mutâbakatu mesârit tenzîl li mesîretid dave şeklinde ifade ettiği Kurânı Hz Peygamberin sîreti eşliğinde okuma prensibidir Bu prensip uyarınca Câbirî Hz Peygamberin yaklaşık yirmi üç yıl süren sîretini yedi aşamaya ayırır ve her bir aşamada Kurânın tebliğ seyrinin ve Hz Peygamberin davet sürecinin hangi durumda olduğunu etraflıca tasvir eder Bu noktada İbn Hişamın Siyeri ve es Sîretul Halebiyye gibi kaynakların yanı sıra Taberî tefsirinden ve Vahıdînin Esbâb ı nüzûlünden istifade ederek hangi aşamada hangi sûrelerin inzâl edilmiş olduğunu tespit etmeye çalışır Ardından da bu sûreleri inzâl edilmiş oldukları aşamanın koşullarını dikkate alarak tefsir etmeye çalışır İkincisi de vahdetus süver vahdetün nass şeklinde ifade ettiği sûrelerin iç bütünlüğünü esas alma prensibidir Esbâb ı nüzûl rivâyetlerine yönelik çeşitli eleştiriler yapan Câbirî nihayetinde bu rivâyetlerin tefsir için tek başına yeterli olmadığını ifade etmekte ve daha genel bir çerçeve olarak Kurân metninin iç bütünlüğü ilkesini önermektedir Bu yaklaşım çerçevesinde sûrelerin Hz Peygamberin tevcihatı doğrultusunda teşekkül ettirilmiş olmasına tevkîfîlik işaret etmekte ve herhangi bir âyetin özellikle bir sûrede yer alması gerektiğinin Hz Peygamber tarafından söylenmiş olmasının o âyetin bizzat o sûrede belli bir anlama delalet edecek olmasına işaret ettiğini savunmaktadır Tevkîfîliği bu şekilde değerlendiren Câbirîye göre artık Kurân metninde nesh edilmiş olan yani metnin bütünsel anlamına katkısı olmayan bir âyetin bulunması mümkün değildir Câbirînin savunduğu bu yöntem metodolojik bir teklif olarak yeni ve özgün olmakla beraber klasik tefsirde karşılığı bulunmayan büsbütün çağdaş bir olgu da değildir Nitekim bizzat Câbirînin kendisinin de sıklıkla tespit ettiği ve tefsirinde çok yerde işaret ettiği üzere klasik tefsirde hem Kurânın metin içi bütünlüğüne hem de nüzûl ortamına vurgu yaparak âyetleri tefsir etmenin bolca örnekleri mevcuttur Câbirînin meziyeti bunu bir tefsir yöntemi olarak önermiş olmasıdır

2.700,00

Fehmü l Kur an Siyer Eşliğinde Kur anı Anlamak 3 Cilt Takım

Muhammed Abid El Cabiri

Şubat 20171513 sf.
16X242.HamurTÜRKÇE

çev. Muhammed Coşkun

Kitap Ekspres

Muhammed abid el Cabiri nin bu tefsirde savunduğu iki temel husus bulunmaktadır Bunlardan birincisi mutabakatu mesari t tenzil li mesireti d da ve şeklinde ifade ettiği Kur an ı Hz Peygamber in sireti eşliğinde okuma prensibidir Bu prensip uyarınca Cabiri Hz Peygamber in yaklaşık yirmi üç yıl süren siretini yedi aşamaya ayırır ve her bir aşamada Kur an ın tebliğ seyrinin ve Hz Peygamber in davet sürecinin hangi durumda olduğunu etraflıca tasvir eder Bu noktada ibn Hişam ın Siyeri ve es Siretu l Halebiyye gibi kaynakların yanı sıra Taberi tefsirinden ve Vahıdi nin Esbab ı nüzûl ünden istifade ederek hangi aşamada hangi sûrelerin inzal edilmiş olduğunu tespit etmeye çalışır ardından da bu sûreleri inzal edilmiş oldukları aşamanın koşullarını dikkate alarak tefsir etmeye çalışır İkincisi de vahdetu s süver vahdetü n nass şeklinde ifade ettiği sûrelerin iç bütünlüğünü esas alma prensibidir Esbab ı nüzûl rivayetlerine yönelik çeşitli eleştiriler yapan Cabiri nihayetinde bu rivayetlerin tefsir için tek başına yeterli olmadığını ifade etmekte ve daha genel bir çerçeve olarak Kur an metninin iç bütünlüğü ilkesini önermektedir Bu yaklaşım çerçevesinde sûrelerin Hz Peygamber in tevcihatı doğrultusunda teşekkül ettirilmiş olmasına tevkifilik işaret etmekte ve herhangi bir ayetin özellikle bir sûrede yer alması gerektiğinin Hz Peygamber tarafından söylenmiş olmasının o ayetin bizzat o sûrede belli bir anlama delalet edecek olmasına işaret ettiğini savunmaktadır Tevkifiliği bu şekilde değerlendiren Cabiri ye göre artık Kur an metninde nesh edilmiş olan yani metnin bütünsel anlamına katkısı olmayan bir ayetin bulunması mümkün değildir Cabiri nin savunduğu bu yöntem metodolojik bir teklif olarak yeni ve özgün olmakla beraber klasik tefsirde karşılığı bulunmayan büsbütün çağdaş bir olgu da değildir Nitekim bizzat Cabiri nin kendisinin de sıklıkla tespit ettiği ve tefsirinde çok yerde işaret ettiği üzere klasik tefsirde hem Kur an ın metin içi bütünlüğüne hem de nüzûl ortamına vurgu yaparak ayetleri tefsir etmenin bolca örnekleri mevcuttur Cabiri nin meziyeti bunu bir tefsir yöntemi olarak önermiş olmasıdır Yazar Muhammed Abid El Cabiri Sayfa Sayısı 1513 Çeviri Muhammed Coşkun Ebat 16X24 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Şubat 2017 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Nobel Kitap
3.060,00

Mana Yayınları

20231513 sf.
Nobel Kitap

Muhammed abid el Cabiri nin bu tefsirde savunduğu iki temel husus bulunmaktadır Bunlardan birincisi mutabakatu mesari t tenzil li mesireti d da ve şeklinde ifade ettiği Kur an ı Hz Peygamber in sireti eşliğinde okuma prensibidir Bu prensip uyarınca Cabiri Hz Peygamber in yaklaşık yirmi üç yıl süren siretini yedi aşamaya ayırır ve her bir aşamada Kur an ın tebliğ seyrinin ve Hz Peygamber in davet sürecinin hangi durumda olduğunu etraflıca tasvir eder Bu noktada ibn Hişam ın Siyeri ve es Siretu l Halebiyye gibi kaynakların yanı sıra Taberi tefsirinden ve Vahıdi nin Esbab ı nüzûl ünden istifade ederek hangi aşamada hangi sûrelerin inzal edilmiş olduğunu tespit etmeye çalışır ardından da bu sûreleri inzal edilmiş oldukları aşamanın koşullarını dikkate alarak tefsir etmeye çalışır İkincisi de vahdetu s süver vahdetü n nass şeklinde ifade ettiği sûrelerin iç bütünlüğünü esas alma prensibidir Esbab ı nüzûl rivayetlerine yönelik çeşitli eleştiriler yapan Cabiri nihayetinde bu rivayetlerin tefsir için tek başına yeterli olmadığını ifade etmekte ve daha genel bir çerçeve olarak Kur an metninin iç bütünlüğü ilkesini önermektedir Bu yaklaşım çerçevesinde sûrelerin Hz Peygamber in tevcihatı doğrultusunda teşekkül ettirilmiş olmasına tevkifilik işaret etmekte ve herhangi bir ayetin özellikle bir sûrede yer alması gerektiğinin Hz Peygamber tarafından söylenmiş olmasının o ayetin bizzat o sûrede belli bir anlama delalet edecek olmasına işaret ettiğini savunmaktadır Tevkifiliği bu şekilde değerlendiren Cabiri ye göre artık Kur an metninde nesh edilmiş olan yani metnin bütünsel anlamına katkısı olmayan bir ayetin bulunması mümkün değildir Cabiri nin savunduğu bu yöntem metodolojik bir teklif olarak yeni ve özgün olmakla beraber klasik tefsirde karşılığı bulunmayan büsbütün çağdaş bir olgu da değildir Nitekim bizzat Cabiri nin kendisinin de sıklıkla tespit ettiği ve tefsirinde çok yerde işaret ettiği üzere klasik tefsirde hem Kur an ın metin içi büt

Pandora
3.240,00

Mana

2013
Pandora

Muhammed Âbid el Câbirî nin bu tefsirde savunduğu iki temel husus bulunmaktadır Bunlardan birincisi mutâbakatu mesâri t tenzîl li mesîreti d da ve şeklinde ifade ettiği Kur ân ı Hz Peygamber in sîreti eşliğinde okuma prensibidir Bu prensip uyarınca Câbirî Hz Peygamber in yaklaşık yirmi üç yıl süren sîretini yedi aşamaya ayırır ve her bir aşamada Kur ân ın tebliğ seyrinin ve Hz Peygamber in davet sürecinin hangi durumda olduğunu etraflıca tasvir eder Bu noktada İbn Hişam ın Siyeri ve es Sîretu l Halebiyye gibi kaynakların yanı sıra Taberî tefsirinden ve Vahıdî nin Esbâb ı nüzûl ünden istifade ederek hangi aşamada hangi sûrelerin inzâl edilmiş olduğunu tespit etmeye çalışır Ardından da bu sûreleri inzâl edilmiş oldukları aşamanın koşullarını dikkate alarak tefsir etmeye çalışır İkincisi de vahdetu s süver vahdetü n nass şeklinde ifade ettiği sûrelerin iç bütünlüğünü esas alma prensibidir Esbâb ı nüzûl rivâyetlerine yönelik çeşitli eleştiriler yapan Câbirî nihayetinde bu rivâyetlerin tefsir için tek başına yeterli olmadığını ifade etmekte ve daha genel bir çerçeve olarak Kur ân metninin iç bütünlüğü ilkesini önermektedir Bu yaklaşım çerçevesinde sûrelerin Hz Peygamber in tevcihatı doğrultusunda teşekkül ettirilmiş olmasına tevkîfîlik işaret etmekte ve herhangi bir âyetin özellikle bir sûrede yer alması gerektiğinin Hz Peygamber tarafından söylenmiş olmasının o âyetin bizzat o sûrede belli bir anlama delalet edecek olmasına işaret ettiğini savunmaktadır Tevkîfîliği bu şekilde değerlendiren Câbirî ye göre artık Kur ân metninde nesh edilmiş olan yani metnin bütünsel anlamına katkısı olmayan bir âyetin bulunması mümkün değildir Câbirî nin savunduğu bu yöntem metodolojik bir teklif olarak yeni ve özgün olmakla beraber klasik tefsirde karşılığı bulunmayan büsbütün çağdaş bir olgu da değildir Nitekim bizzat Câbirî nin kendisinin de sıklıkla tespit ettiği ve tefsirinde çok yerde işaret ettiği üzere klasik tefsirde hem Kur ân ın metin içi bütünlüğüne hem de nüzûl ortamına vurgu yaparak âyetleri tefsir etmenin bolca örnekleri mevcuttur Câbirî nin meziyeti bunu bir tefsir yöntemi olarak önermiş olmasıdır Tanıtım Bülteninden