Felaketlerimin Tarihi — Peter Abelard

Felaketlerimin Tarihi
Peter AbelardDorlion Yayınları
Felaketlerimin Tarihi
Peter AbelardKitabımız bir Orta Çağ bilgininin kendi yaşamını ve karşılaştığı dinî entelektüel çatışmaları anlatan bir otobiyografidir Anlatıcı özellikle Tanrı nın birliği ve Üçlü Birlik öğretisini akıl yoluyla temellendirme girişimi nedeniyle Kilise otoriteleriyle yaşadığı gerilimleri anlatır Eser boyunca kişisel mağduriyet duygusu ile teolojik savunma beraber hissedilir anlatı yalnızca olayları kaydetmekle kalmaz aynı zamanda yazarın kendisini haklı gösterme çabasını da yansıtır Anlatının merkezinde düzenlenen bir konseyde kitabının mahkûm edilmesi ve yakılması yer alır Bu sahne dönemin dinî otorite anlayışını ve düşünce sınırlarını göstermesi bakımından dikkat çekicidir Yazar savunma hakkının kısıtlandığını ve kararın önceden verildiğini ima eder Olayı şu sözlerle aktarır Çağrı üzerine hemen konseye gittim ve orada daha fazla inceleme ya da tartışma yapmadan beni kendi elimle o unutulmaz kitabımı alevlere atmaya zorladılar Savunma yapmama metni açıklamama ya da en küçük bir izah girişiminde bulunmama dahi fırsat tanınmadı Metnin ilerleyen bölümlerinde manastır hayatı inziva dönemi öğrencilerle ilişkiler ve yeni düşmanlıklar anlatılır Anlatıcı yaşadığı her yeni çatışmayı önceki deneyimleriyle ilişkilendirerek sürekli bir zulüm ve kuşatma hissi inşa eder Bu durum eserin tarihsel değerini artırsa da anlatının tarafsızlığını sınırlar çünkü olaylar çoğunlukla anlatıcının bakış açısından sunulur ve karşıt görüşlere geniş yer verilmez Sonuç olarak eser 12 yüzyıl entelektüel ortamını ve dinî otorite bireysel düşünce gerilimini yansıtan fakat güçlü bir öznel perspektife sahip bir hatırat metni olarak değerlendirilmelidir

Dorlion Yayınevi
Kitabımız bir Orta Çağ bilgininin kendi yaşamını ve karşılaştığı dinî entelektüel çatışmaları anlatan bir otobiyografidir Anlatıcı özellikle Tanrı nın birliği ve Üçlü Birlik öğretisini akıl yoluyla temellendirme girişimi nedeniyle Kilise otoriteleriyle yaşadığı gerilimleri anlatır Eser boyunca kişisel mağduriyet duygusu ile teolojik savunma beraber hissedilir anlatı yalnızca olayları kaydetmekle kalmaz aynı zamanda yazarın kendisini haklı gösterme çabasını da yansıtır Anlatının merkezinde düzenlenen bir konseyde kitabının mahkûm edilmesi ve yakılması yer alır Bu sahne dönemin dinî otorite anlayışını ve düşünce sınırlarını göstermesi bakımından dikkat çekicidir Yazar savunma hakkının kısıtlandığını ve kararın önceden verildiğini ima eder Olayı şu sözlerle aktarır Çağrı üzerine hemen konseye gittim ve orada daha fazla inceleme ya da tartışma yapmadan beni kendi elimle o unutulmaz kitabımı alevlere atmaya zorladılar Savunma yapmama metni açıklamama ya da en küçük bir izah girişiminde bulunmama dahi fırsat tanınmadı Metnin ilerleyen bölümlerinde manastır hayatı inziva dönemi öğrencilerle ilişkiler ve yeni düşmanlıklar anlatılır Anlatıcı yaşadığı her yeni çatışmayı önceki deneyimleriyle ilişkilendirerek sürekli bir zulüm ve kuşatma hissi inşa eder Bu durum eserin tarihsel değerini artırsa da anlatının tarafsızlığını sınırlar çünkü olaylar çoğunlukla anlatıcının bakış açısından sunulur ve karşıt görüşlere geniş yer verilmez Sonuç olarak eser 12 yüzyıl entelektüel ortamını ve dinî otorite bireysel düşünce gerilimini yansıtan fakat güçlü bir öznel perspektife sahip bir hatırat metni olarak değerlendirilmelidir

Dorlion Yayınları
Kitabımız bir Orta Çağ bilgininin kendi yaşamını ve karşılaştığı dinî entelektüel çatışmaları anlatan bir otobiyografidir Anlatıcı özellikle Tanrı nın birliği ve Üçlü Birlik öğretisini akıl yoluyla temellendirme girişimi nedeniyle Kilise otoriteleriyle yaşadığı gerilimleri anlatır Eser boyunca kişisel mağduriyet duygusu ile teolojik savunma beraber hissedilir anlatı yalnızca olayları kaydetmekle kalmaz aynı zamanda yazarın kendisini haklı gösterme çabasını da yansıtır Anlatının merkezinde düzenlenen bir konseyde kitabının mahkûm edilmesi ve yakılması yer alır Bu sahne dönemin dinî otorite anlayışını ve düşünce sınırlarını göstermesi bakımından dikkat çekicidir Yazar savunma hakkının kısıtlandığını ve kararın önceden verildiğini ima eder Olayı şu sözlerle aktarır Çağrı üzerine hemen konseye gittim ve orada daha fazla inceleme ya da tartışma yapmadan beni kendi elimle o unutulmaz kitabımı alevlere atmaya zorladılar Savunma yapmama metni açıklamama ya da en küçük bir izah girişiminde bulunmama dahi fırsat tanınmadı Metnin ilerleyen bölümlerinde manastır hayatı inziva dönemi öğrencilerle ilişkiler ve yeni düşmanlıklar anlatılır Anlatıcı yaşadığı her yeni çatışmayı önceki deneyimleriyle ilişkilendirerek sürekli bir zulüm ve kuşatma hissi inşa eder Bu durum eserin tarihsel değerini artırsa da anlatının tarafsızlığını sınırlar çünkü olaylar çoğunlukla anlatıcının bakış açısından sunulur ve karşıt görüşlere geniş yer verilmez Sonuç olarak eser 12 yüzyıl entelektüel ortamını ve dinî otorite bireysel düşünce gerilimini yansıtan fakat güçlü bir öznel perspektife sahip bir hatırat metni olarak değerlendirilmelidir

Dorlion
Kitabımız bir Orta Çağ bilgininin kendi yaşamını ve karşılaştığı dinî entelektüel çatışmaları anlatan bir otobiyografidir Anlatıcı özellikle Tanrı nın birliği ve Üçlü Birlik öğretisini akıl yoluyla temellendirme girişimi nedeniyle Kilise otoriteleriyle yaşadığı gerilimleri anlatır Eser boyunca kişisel mağduriyet duygusu ile teolojik savunma beraber hissedilir anlatı yalnızca olayları kaydetmekle kalmaz aynı zamanda yazarın kendisini haklı gösterme çabasını da yansıtır Anlatının merkezinde düzenlenen bir konseyde kitabının mahkûm edilmesi ve yakılması yer alır Bu sahne dönemin dinî otorite anlayışını ve düşünce sınırlarını göstermesi bakımından dikkat çekicidir Yazar savunma hakkının kısıtlandığını ve kararın önceden verildiğini ima eder Olayı şu sözlerle aktarır Çağrı üzerine hemen konseye gittim ve orada daha fazla inceleme ya da tartışma yapmadan beni kendi elimle o unutulmaz kitabımı alevlere atmaya zorladılar Savunma yapmama metni açıklamama ya da en küçük bir izah girişiminde bulunmama dahi fırsat tanınmadı Metnin ilerleyen bölümlerinde manastır hayatı inziva dönemi öğrencilerle ilişkiler ve yeni düşmanlıklar anlatılır Anlatıcı yaşadığı her yeni çatışmayı önceki deneyimleriyle ilişkilendirerek sürekli bir zulüm ve kuşatma hissi inşa eder Bu durum eserin tarihsel değerini artırsa da anlatının tarafsızlığını sınırlar çünkü olaylar çoğunlukla anlatıcının bakış açısından sunulur ve karşıt görüşlere geniş yer verilmez Sonuç olarak eser 12 yüzyıl entelektüel ortamını ve dinî otorite bireysel düşünce gerilimini yansıtan fakat güçlü bir öznel perspektife sahip bir hatırat metni olarak değerlendirilmelidir

Dorlion Yayınları
Kitabımız bir Orta Çağ bilgininin kendi yaşamını ve karşılaştığı dinî entelektüel çatışmaları anlatan bir otobiyografidir Anlatıcı özellikle Tanrı nın birliği ve Üçlü Birlik öğretisini akıl yoluyla temellendirme girişimi nedeniyle Kilise otoriteleriyle yaşadığı gerilimleri anlatır Eser boyunca kişisel mağduriyet duygusu ile teolojik savunma beraber hissedilir anlatı yalnızca olayları kaydetmekle kalmaz aynı zamanda yazarın kendisini haklı gösterme çabasını da yansıtır Anlatının merkezinde düzenlenen bir konseyde kitabının mahkûm edilmesi ve yakılması yer alır Bu sahne dönemin dinî otorite anlayışını ve düşünce sınırlarını göstermesi bakımından dikkat çekicidir Yazar savunma hakkının kısıtlandığını ve kararın önceden verildiğini ima eder Olayı şu sözlerle aktarır Çağrı üzerine hemen konseye gittim ve orada daha fazla inceleme ya da tartışma yapmadan beni kendi elimle o unutulmaz kitabımı alevlere atmaya zorladılar Savunma yapmama metni açıklamama ya da en küçük bir izah girişiminde bulunmama dahi fırsat tanınmadı Metnin ilerleyen bölümlerinde manastır hayatı inziva dönemi öğrencilerle ilişkiler ve yeni düşmanlıklar anlatılır Anlatıcı yaşadığı her yeni çatışmayı önceki deneyimleriyle ilişkilendirerek sürekli bir zulüm ve kuşatma hissi inşa eder Bu durum eserin tarihsel değerini artırsa da anlatının tarafsızlığını sınırlar çünkü olaylar çoğunlukla anlatıcının bakış açısından sunulur ve karşıt görüşlere geniş yer verilmez Sonuç olarak eser 12 yüzyıl entelektüel ortamını ve dinî otorite bireysel düşünce gerilimini yansıtan fakat güçlü bir öznel perspektife sahip bir hatırat metni olarak değerlendirilmelidir