Felsefe Tarihi — Kolektif

Felsefe Tarihi
Kolektif
Kabalcı Yayınevi
Felsefe Tarihi
Kolektif
Orta Çağ İslâm Âlemi ndeki ve bunun bir uzantısı olarak görülebilecek Osmanlı İmparatorluğu Dönemi ndeki yerleşik ilim algısı nda bilim ve felsefe birbirinden kesin olarak ayrılmamıştı Bu nedenle söz konusu dönemlerin bilim tarihini aydınlatmak için felsefe tarihine ve tersine felsefe tarihini aydınlatmak için de bilim tarihine gereksinim duyuluyordu Bu gerekçeden yola çıkan Remzi Demir bilim tarihi çalışmalarının yanı sıra felsefe tarihi çalışmalarını da yürütmüş ve PhilosopihaOttomanica Osmanlı İmparatorluğu Döneminde Türk Felsefesi Üç Cilt 2005 2007 Yunus Emre Türk Felsefesi nin Doğuşu 2020 ve Rum Düşünce Tarihi 1300 1900 2022 adlı araştırmalarıyla bilim tarihi için gerekli düşünsel altyapının hazırlanmasına katkıda bulunmuştur Felsefe Tarihi Denemeler adlı bu derlemesinde ise bugün kırk seneyi doldurmuş olan akademik yaşamında çeşitli dergilerde yayımlamış olduğu makalelerden bir kısmını bir araya getirmek suretiyle önceki çalışmalarında yer almayan konulara bir kapı aralıyor Ayrıca Tercüme i Nasâyih i Eflâtûn ı İlâhî Hamîdetü l Usûl ve İkmâl i Temyîz adlı XIX yüzyılda basılmış Eski Türkçe felsefe risalelerini yayımlayarak dönemin düşünce yapısı hakkında bir fikir veriyor

Nobel Akademik Yayıncılık
Pek çok insan tanımı arasında belki de en kabul gören tanım Aristo tarafından yapılan tanımdır İnsanı du şu nen canlı olarak tanımlayan Aristo Metafizik adlı eserine insan doğal olarak bilmek ister cu mlesi ile başlar Eğer bu doğruysa yani bilmeyi istemek insanın en tabii faaliyeti ise insanlık tarihi bir bakıma du şu ncenin tarihidir Ve dolayısıyla tu m bilimler felsefenin başka varlık boyutlarındaki izdu şu mleri olarak du şu nu lmelidir Bu yaklaşım hangi disiplinde çalışırsa çalışsın bir kişinin du şu nce tarihi hakkında fikir sahibi olması gerektiği olgusunu da beraberinde getirir Felsefe tarihinin tüm çalışma alanlarını besleyecek ve güçlendirecek bir alan olduğu kabulü bu çalışmanın temel motivasyonudur

Remzi Kitabevi
Roman boyu raflarda Başlangıcından günümüze felsefenin serüveni Ünlü düşünürlerin metinlerinden ve felsefe tarihi konusunda önde gelen yapıtlardan yararlanılarak hazırlanan bu yapıt felsefe sorunlarını çözme denemeleri sürecini ve felsefe tarihinin tüm evrelerini kapsıyor Felsefe Tarihi Türkiye felsefe kitaplığının en çok başvurulan en çok aranan temel yapıtlarından biridir

Bilimsel Araştırma Yayınları (Bilay)
Felsefe tarihini düşünceler arasındaki iletişim ve konuşma sürecini temsil eden bir düşünce hadisesi olarak görmek içine girildiği andan itibaren insanın kendisini keşfettiği bir dünyayı fark etmek anlamına gelir Bu fark ediş esasen salt tarihsel gerçekliği teşhir etmekten ziyade onun bizler önüne açtığı düşünme imkânlarını keşfetmektir Felsefenin geçmişi uzun bir döneme sahip olsa da Batı da felsefe tarihi yazımı modern dönemde başlamıştır Modern dönemde başlayan felsefe tarihçiliği yazımının Batı merkezli bir medeniyet okuması hatta bir tür koloniyalizm taşıyıcılığı yüklenmiş olduğu aşikârdır Günümüzde felsefe tarihi yazım geleneğimizin bir kırılmaya uğradığı kendi bakış açımızı yansıtan metinlerin yazılmaya başlandığı söylenebilir Batı nın aynı lıklar üzerinden ve kesinlik fikrine dayalı akıl merkezli logosentrik okumasını yapı bozumuna tabi tutan bir anlayışın hızla yayıldığı görülmektedir Elinizdeki eser Felsefe Tarihi A B Dalında görev yapan altı öğretim üyesinin Antik Yunan geleneğinden Ortaçağ a ve İslam Felsefesine Modern dönemden Postmodern zamanlara aktarılan ve genel felsefe diyebileceğimiz söylemin aksettirdiği belli bir yaşam ve varoluş biçimini keşfetme çabasını içerir Felsefi söylemin hem aracısı hem de ifadesi olduğu yaşam biçimine sıkı sıkıya bağlı olduğunu düşünen hocalarımız okuyucuyu ve öğrencileri bu düşüncenin taşıyıcısı olan filozofların hayatlarıyla fikirleriyle ortaya koymuş oldukları sorunlarla ve öğretileriyle tanıştırmayı hedeflemiştir Aynı şekilde onlar Şeyleri anlayabilmek için onları gelişmekteyken görebilmeli diyen Aristoteles i takiple felsefe olgusunu kaynağından ele almanın evrimleşen tarihine tanık olmanın fikirlerle diyaloğa düşünsel veya dalınç gibi sezgisel uygulamalara ya da kısaca tefekküre yol alacağını ummaktadır

Bilimsel Araştırma Yayınları (Bilay)
Felsefe tarihini düşünceler arasındaki iletişim ve konuşma sürecini temsil eden bir düşünce hadisesi olarak görmek içine girildiği andan itibaren insanın kendisini keşfettiği bir dünyayı fark etmek anlamına gelir Bu fark ediş esasen salt tarihsel gerçekliği teşhir etmekten ziyade onun bizler önüne açtığı düşünme imkânlarını keşfetmektir Felsefenin geçmişi uzun bir döneme sahip olsa da Batı da felsefe tarihi yazımı modern dönemde başlamıştır Modern dönemde başlayan felsefe tarihçiliği yazımının Batı merkezli bir medeniyet okuması hatta bir tür koloniyalizm taşıyıcılığı yüklenmiş olduğu aşikârdır Günümüzde felsefe tarihi yazım geleneğimizin bir kırılmaya uğradığı kendi bakış açımızı yansıtan metinlerin yazılmaya başlandığı söylenebilir Batı nın aynı lıklar üzerinden ve kesinlik fikrine dayalı akıl merkezli logosentrik okumasını yapı bozumuna tabi tutan bir anlayışın hızla yayıldığı görülmektedir Elinizdeki eser Felsefe Tarihi A B Dalında görev yapan altı öğretim üyesinin Antik Yunan geleneğinden Ortaçağ a ve İslam Felsefesine Modern dönemden Postmodern zamanlara aktarılan ve genel felsefe diyebileceğimiz söylemin aksettirdiği belli bir yaşam ve varoluş biçimini keşfetme çabasını içerir Felsefi söylemin hem aracısı hem de ifadesi olduğu yaşam biçimine sıkı sıkıya bağlı olduğunu düşünen hocalarımız okuyucuyu ve öğrencileri bu düşüncenin taşıyıcısı olan filozofların hayatlarıyla fikirleriyle ortaya koymuş oldukları sorunlarla ve öğretileriyle tanıştırmayı hedeflemiştir Aynı şekilde onlar Şeyleri anlayabilmek için onları gelişmekteyken görebilmeli diyen Aristoteles i takiple felsefe olgusunu kaynağından ele almanın evrimleşen tarihine tanık olmanın fikirlerle diyaloğa düşünsel veya dalınç gibi sezgisel uygulamalara ya da kısaca tefekküre yol alacağını ummaktadır

BİLAY (BİLİMSEL ARAŞTIRMA YAYINLARI)
YAZARLAR Editör Prof Dr Celal TÜRER Yazarlar Prof Dr Bayram Ali ÇETİNKAYA Prof Dr Celal TÜRER Prof Dr Hasan Yücel BAŞDEMİR Prof Dr Kasım KÜÇÜKALP Prof Dr Süleyman DÖNMEZ Dr Öğr Üyesi Hümeyra ÖZTURAN Felsefe tarihini düşünceler arasındaki iletişim ve konuşma sürecini temsil eden bir düşünce hadisesi olarak görmek içine girildiği andan itibaren insanın kendisini keşfettiği bir dünyayı fark etmek anlamına gelir Bu fark ediş esasen salt tarihsel gerçekliği teşhir etmekten ziyade onun bizler önüne açtığı düşünme imkânlarını keşfetmektir Felsefenin geçmişi uzun bir döneme sahip olsa da Batı da felsefe tarihi yazımı modern dönemde başlamıştır Modern dönemde başlayan felsefe tarihçiliği yazımının Batı merkezli bir medeniyet okuması hatta bir tür koloniyalizm taşıyıcılığı yüklenmiş olduğu aşikârdır Günümüzde felsefe tarihi yazım geleneğimizin bir kırılmaya uğradığı kendi bakış açımızı yansıtan metinlerin yazılmaya başlandığı söylenebilir Batı nın aynı lıklar üzerinden ve kesinlik fikrine dayalı akıl merkezli logosentrik okumasını yapı bozumuna tabi tutan bir anlayışın hızla yayıldığı görülmektedir Elinizdeki eser Felsefe Tarihi A B Dalında görev yapan altı öğretim üyesinin Antik Yunan geleneğinden Ortaçağ a ve İslam Felsefesine Modern dönemden Postmodern zamanlara aktarılan ve genel felsefe diyebileceğimiz söylemin aksettirdiği belli bir yaşam ve varoluş biçimini keşfetme çabasını içerir Felsefi söylemin hem aracısı hem de ifadesi olduğu yaşam biçimine sıkı sıkıya bağlı olduğunu düşünen hocalarımız okuyucuyu ve öğrencileri bu düşüncenin taşıyıcısı olan filozofların hayatlarıyla fikirleriyle ortaya koymuş oldukları sorunlarla ve öğretileriyle tanıştırmayı hedeflemiştir Aynı şekilde onlar Şeyleri anlayabilmek için onları gelişmekteyken görebilmeli diyen Aristoteles i takiple felsefe olgusunu kaynağından ele almanın evrimleşen tarihine tanık olmanın fikirlerle diyaloğa düşünsel veya dalınç gibi sezgisel uygulamalara ya da kısaca tefekküre yol alacağını ummaktadır

Bilimsel Araştırma Yayınları (Bilay)
Felsefe tarihini düşünceler arasındaki iletişim ve konuşma sürecini temsil eden bir düşünce hadisesi olarak görmek içine girildiği andan itibaren insanın kendisini keşfettiği bir dünyayı fark etmek anlamına gelir Bu fark ediş esasen salt tarihsel gerçekliği teşhir etmekten ziyade onun bizler önüne açtığı düşünme imkânlarını keşfetmektir Felsefenin geçmişi uzun bir döneme sahip olsa da Batı da felsefe tarihi yazımı modern dönemde başlamıştır Modern dönemde başlayan felsefe tarihçiliği yazımının Batı merkezli bir medeniyet okuması hatta bir tür koloniyalizm taşıyıcılığı yüklenmiş olduğu aşikârdır Günümüzde felsefe tarihi yazım geleneğimizin bir kırılmaya uğradığı kendi bakış açımızı yansıtan metinlerin yazılmaya başlandığı söylenebilir Batı nın aynı lıklar üzerinden ve kesinlik fikrine dayalı akıl merkezli logosentrik okumasını yapı bozumuna tabi tutan bir anlayışın hızla yayıldığı görülmektedir Elinizdeki eser Felsefe Tarihi A B Dalında görev yapan altı öğretim üyesinin Antik Yunan geleneğinden Ortaçağ a ve İslam Felsefesine Modern dönemden Postmodern zamanlara aktarılan ve genel felsefe diyebileceğimiz söylemin aksettirdiği belli bir yaşam ve varoluş biçimini keşfetme çabasını içerir Felsefi söylemin hem aracısı hem de ifadesi olduğu yaşam biçimine sıkı sıkıya bağlı olduğunu düşünen hocalarımız okuyucuyu ve öğrencileri bu düşüncenin taşıyıcısı olan filozofların hayatlarıyla fikirleriyle ortaya koymuş oldukları sorunlarla ve öğretileriyle tanıştırmayı hedeflemiştir Aynı şekilde onlar Şeyleri anlayabilmek için onları gelişmekteyken görebilmeli diyen Aristoteles i takiple felsefe olgusunu kaynağından ele almanın evrimleşen tarihine tanık olmanın fikirlerle diyaloğa düşünsel veya dalınç gibi sezgisel uygulamalara ya da kısaca tefekküre yol alacağını ummaktadır

Bilay
Felsefe tarihini düşünceler arasındaki iletişim ve konuşma sürecini temsil eden bir düşünce hadisesi olarak görmek içine girildiği andan itibaren insanın kendisini keşfettiği bir dünyayı fark etmek anlamına gelir Bu fark ediş esasen salt tarihsel gerçekliği teşhir etmekten ziyade onun bizler önüne açtığı düşünme imkânlarını keşfetmektir Felsefenin geçmişi uzun bir döneme sahip olsa da Batı da felsefe tarihi yazımı modern dönemde başlamıştır Modern dönemde başlayan felsefe tarihçiliği yazımının Batı merkezli bir medeniyet okuması hatta bir tür koloniyalizm taşıyıcılığı yüklenmiş olduğu aşikârdır Günümüzde felsefe tarihi yazım geleneğimizin bir kırılmaya uğradığı kendi bakış açımızı yansıtan metinlerin yazılmaya başlandığı söylenebilir Batı nın aynı lıklar üzerinden ve kesinlik fikrine dayalı akıl merkezli logosentrik okumasını yapı bozumuna tabi tutan bir anlayışın hızla yayıldığı görülmektedir Elinizdeki eser Felsefe Tarihi A B Dalında görev yapan altı öğretim üyesinin Antik Yunan geleneğinden Ortaçağ a ve İslam Felsefesine Modern dönemden Postmodern zamanlara aktarılan ve genel felsefe diyebileceğimiz söylemin aksettirdiği belli bir yaşam ve varoluş biçimini keşfetme çabasını içerir Felsefi söylemin hem aracısı hem de ifadesi olduğu yaşam biçimine sıkı sıkıya bağlı olduğunu düşünen hocalarımız okuyucuyu ve öğrencileri bu düşüncenin taşıyıcısı olan filozofların hayatlarıyla fikirleriyle ortaya koymuş oldukları sorunlarla ve öğretileriyle tanıştırmayı hedeflemiştir Aynı şekilde onlar Şeyleri anlayabilmek için onları gelişmekteyken görebilmeli diyen Aristoteles i takiple felsefe olgusunu kaynağından ele almanın evrimleşen tarihine tanık olmanın fikirlerle diyaloğa düşünsel veya dalınç gibi sezgisel uygulamalara ya da kısaca tefekküre yol alacağını ummaktadır Tanıtım Bülteninden

Notabene Yayınları
çev. Doğan Barış Kılınç
Tarihte ve zamanda düşüncenin hareketinin türlülüğü çeşitliliği ve farklılığını ayrımları aracılığıyla koyutlayan tasarımları tek bir Düşüncenin kendini dağıtan çoklaştıran ve sonra toplayıp birleştiren hareketinin fenomenleri olarak görmek bu uzamsal ve zamansal hareketi Düşüncenin kendini inşası olarak kavramak eklektik ve zamanda ardarda gelen ya da uzamda yan yana duran düşüncelerin bu ardardalığı ya da yanyanalığı kuran dinamik bir form aracılığıyla görünüşe geldiğini söylemek Felsefe Tarihini düşüncenin duyusallıktan tikellikten öznellikten koparak kendi formunu kazanmasının ve Kavramının oluşmasının tarihi olarak yapılandırmak ve dehşetengiz genişlikteki bu projeyi Felsefe Tarihini Felsefenin tarihi haline getirmeyi Tinin Fenomenoljisi ve Mantık Bilimi nde geliştirdiği kılı kırk yaran metodolojisini arkasına alarak gerçekleştirmek Sanırım Hegel i Aristoteles i bile o zamana kadar anıldığı haliyle aşarak Filozof olarak ıralayan budur Birinci Cilt te Felsefe Tarihi ve felsefenin Kavramının nasıl örtüştüğünü anlattığı oldukça geniş bir metodolojik Giriş ten sonra Çin ve Hint Felsefesinin tarihsel motiflerine bakarak Thales ten Platon a kadar düşüncenin belirlenimini sergiler İkinci Cilt ise Platon ve Aristoteles e geniş bir yer ayırarak başlar ve Stoacılardan Epikourosçulara ve Kuşkuculara doğru yol alarak Yeni Platoncularla sonlanır Düşünce tüm bu dolayımlarda Thales ten Anaxagoras a kadar Doğallıktan kopuşla beraber soyuttan kendini belirleyen düşünceye doğru yol alırken Sofistler Sokrates ve Sokratesçiler de öznellik ilkesinin oluşumunun belirli basamaklarını sergiler ve nihayet Platon ve Aristoteles te İdeanın bütünleşmesine doğru yükselen düşünce Platon da sadece kendinde somut olsa da Aristoteles te ideal formunu bulmaya başlar ama dünyanın içeriği onun dışındadır Dogmatizmde dünyanın içeriği ile buluşan düşünce aynı kuvvette kuşkuculukta tüm bu içeriğin yadsınması ile karşılaşır Stoacılarda içsel bir talep in yeniden ama bu sefer daha yüksek bir momentte öznelliği sergilediği yerde Yeni Platoncular Hegel e göre tinin doğasını tanımışlar ve onu somut biçimde Bir olarak düşünmüşlerdir Düşüncenin dışsallıkla da olsa kendi birliğine kavuştuğu bu momentten sonra kendi özgürlüğüne doğru yol aldığı yeni uğraklar Orta Çağ ve modern felsefe ile ortaya çıkacaktır ve onlar da artık Üçüncü Cild in konusudur

BİLAY (Bilimsel Araştırma Yayınları)
Felsefe tarihini düşünceler arasındaki iletişim ve konuşma sürecini temsil eden bir düşünce hadisesi olarak görmek içine girildiği andan itibaren insanın kendisini keşfettiği bir dünyayı fark etmek anlamına gelir Bu fark ediş esasen salt tarihsel gerçekliği teşhir etmekten ziyade onun bizler önüne açtığı düşünme imkânlarını keşfetmektir Felsefenin geçmişi uzun bir döneme sahip olsa da Batı da felsefe tarihi yazımı modern dönemde başlamıştır Modern dönemde başlayan felsefe tarihçiliği yazımının Batı merkezli bir medeniyet okuması hatta bir tür koloniyalizm taşıyıcılığı yüklenmiş olduğu aşikârdır Günümüzde felsefe tarihi yazım geleneğimizin bir kırılmaya uğradığı kendi bakış açımızı yansıtan metinlerin yazılmaya başlandığı söylenebilir Batı nın aynı lıklar üzerinden ve kesinlik fikrine dayalı akıl merkezli logosentrik okumasını yapı bozumuna tabi tutan bir anlayışın hızla yayıldığı görülmektedir Elinizdeki eser Felsefe Tarihi A B Dalında görev yapan altı öğretim üyesinin Antik Yunan geleneğinden Ortaçağ a ve İslam Felsefesine Modern dönemden Postmodern zamanlara aktarılan ve genel felsefe diyebileceğimiz söylemin aksettirdiği belli bir yaşam ve varoluş biçimini keşfetme çabasını içerir Felsefi söylemin hem aracısı hem de ifadesi olduğu yaşam biçimine sıkı sıkıya bağlı olduğunu düşünen hocalarımız okuyucuyu ve öğrencileri bu düşüncenin taşıyıcısı olan filozofların hayatlarıyla fikirleriyle ortaya koymuş oldukları sorunlarla ve öğretileriyle tanıştırmayı hedeflemiştir Aynı şekilde onlar Şeyleri anlayabilmek için onları gelişmekteyken görebilmeli diyen Aristoteles i takiple felsefe olgusunu kaynağından ele almanın evrimleşen tarihine tanık olmanın fikirlerle diyaloğa düşünsel veya dalınç gibi sezgisel uygulamalara ya da kısaca tefekküre yol alacağını ummaktadır

Bilay Yayınları
Felsefe tarihini düşünceler arasındaki iletişim ve konuşma sürecini temsil eden bir düşünce hadisesi olarak görmek içine girildiği andan itibaren insanın kendisini keşfettiği bir dünyayı fark etmek anlamına gelir Bu fark ediş esasen salt tarihsel gerçekliği teşhir etmekten ziyade onun bizler önüne açtığı düşünme imkânlarını keşfetmektir Felsefenin geçmişi uzun bir döneme sahip olsa da Batı da felsefe tarihi yazımı modern dönemde başlamıştır Modern dönemde başlayan felsefe tarihçiliği yazımının Batı merkezli bir medeniyet okuması hatta bir tür koloniyalizm taşıyıcılığı yüklenmiş olduğu aşikârdır Günümüzde felsefe tarihi yazım geleneğimizin bir kırılmaya uğradığı kendi bakış açımızı yansıtan metinlerin yazılmaya başlandığı söylenebilir Batı nın aynı lıklar üzerinden ve kesinlik fikrine dayalı akıl merkezli logosentrik okumasını yapı bozumuna tabi tutan bir anlayışın hızla yayıldığı görülmektedir Elinizdeki eser Felsefe Tarihi A B Dalında görev yapan altı öğretim üyesinin Antik Yunan geleneğinden Ortaçağ a ve İslam Felsefesine Modern dönemden Postmodern zamanlara aktarılan ve genel felsefe diyebileceğimiz söylemin aksettirdiği belli bir yaşam ve varoluş biçimini keşfetme çabasını içerir Felsefi söylemin hem aracısı hem de ifadesi olduğu yaşam biçimine sıkı sıkıya bağlı olduğunu düşünen hocalarımız okuyucuyu ve öğrencileri bu düşüncenin taşıyıcısı olan filozofların hayatlarıyla fikirleriyle ortaya koymuş oldukları sorunlarla ve öğretileriyle tanıştırmayı hedeflemiştir Aynı şekilde onlar Şeyleri anlayabilmek için onları gelişmekteyken görebilmeli diyen Aristoteles i takiple felsefe olgusunu kaynağından ele almanın evrimleşen tarihine tanık olmanın fikirlerle diyaloğa düşünsel veya dalınç gibi sezgisel uygulamalara ya da kısaca tefekküre yol alacağını ummaktadır

Notabene Yayınları
çev. Doğan Barış Kılınç
Hegel in Felsefe Tarihi nin ilk iki cildinde Çin ve Hint coğrafyasından başlayan düşüncenin hareketini Yeni Platoncular a kadar takip etmiştik Üçüncü Cilt ise Hıristiyanlık ilkesinden başlayarak bizi Hegel in kendine kadar sürüklüyor Açınımı içindeki felsefeye ait 2500 yıllık bu tinsel formlar dizgesi Tinlerin bu uzun korteji aslında tinlerin asla çokluk olmayan tek krallığının spekülatif bir tarihidir Sonlu Özbilincin kendini Sonsuzda sınamasının giderek dışsallaştırdığı bu sonsuzu yine kendine mal etmesinin sayısız denemesinden oluşur ve giderek içkinleşen Sonsuz sadece özbilincin bilgilenme sürecini değil aynı zamanda mutlakın kendisinden yoksun olduğu realiteye kavuşmasını da imler Bu yanıyla sonlu özbilincin dışarı yönlü her hareketi bir o kadar da içeri çekilmedir ki sonsuzu büyütme sonlunun ilişkisel bütünlüğünde derinleşme ve genişlemedir O halde düşüncenin tarihinde formda her yetkinleşme ve eksiksizleşme öyle ki kendinde şeyin bir yitimi ve maddenin formla ilişkisinin giderek düşünceye açık hale gelmesi nihayetinde özdeşlikleridir Hegel in hemen sonrasında materyalizm ve idealizmin klasik karşıtlıklarına pirim vermeyen ve önüne tarihsel ekini almak zorunda kalan her politikleşmiş kuram bu mirasın ardılı Düşüncenin arzusunun yeni bir bilinçlilik formudur keza kuram alanında politikanın sahnesi mistikleştirilmiş ve gizemlileştirilmiş şeyler arasındaki ilişkileri tarihsel bir başat uğrağın gölgesinde erişilebilirliğe açık kılmakla kurulur Belki de denebilir ki politika estetik inanma ve felsefenin ardından özbilincin ilerleyen açınımının eksik halkasıdır

Notabene Yayınları
çev. Doğan Barış Kılınç
Bu zamana dek dışsallıkların avı olmuş olan tinin kendi içine geri dönüp kendine tekrar gelebileceği ve kendine ait bir krallık için uzam ve yer kazanabileceği daha iyi bir çağın şafağını gelin birlikte selamlayalım 1816 Ekim inde Heidelberg de dersin açılış konuşması Hegel in dinleyicilerine bu şekilde seslenmesiyle başlıyordu kendi zamanına ve geleceğe dair duyduğu umudu büyük bir coşkuyla aktaran Filozof gündelik yaşamın ehemmiyetsiz çıkarlarına boğulmuş zihnin dışsallıktan kendi içine çekilmesinin zamanının geldiğini müjdeliyordu Kutsal alevin sönmeye yüz tutmuş külünün bekçisi olmak düşüncenin üzerini örten sığlık ve boşluğu bu ateşin harlanmış sıcaklığı ile yakıp yok etmek görevi şimdi felsefeye verilmişti Varlığın bilgi arayışının bu güçlü aktörüne direnç gösterebilecek hiçbir gücü yoktu aksine kendi zenginliklerini ve derinliklerini düşüncenin gözlerinin önüne sermek ve tine haz vermek zorundaydı Bilmem hangi varolan ve Varlık kendini ele geçirmek isteyen düşünceye bu kadar kolay kendini sunar hangi gerçek düşüncenin egemenliğini böyle keyifle kabul eder Uzun zamanlardan beri düşünce tarafından eğilip bükülmeye ve horlanmaya alışmış onun tarafından yetersiz görülmüş gerçek neden Hegel in zamanında kendi hakikatini bir hediye gibi sunsun bu kadim düşman ına Ve 2500 yıllık felsefe tarihinin kahramanı kim hangi tanrının sunağında döküldü gerçekliğin kanı İdeanın peşindeki amansız takibi trajik bir şekilde sonuçlanan Platon mu ya da Birin hakikatini onun kulağına fısıldayan Parmenides mi daha ilk hamlesinde ontolojik birlik idealinden vazgeçip varolanların farklılığına yönelmiş Aristoteles mi yoksa neden dünyayı bir dünya haline getiren Plotinus olmasın belki de tanrının gizemli yaratısında Varlığın hakikati için ipuçları arayan bütün bir Ortaçağdır ya da Ortaçağ ın tanrısını sonsuz evren çığlığı ile yokeden ve Campo dei Fiori de külleri havaya savrulan Giordano Bruno peki töz ve özne arasındaki gerilimde salınıp duran Descartes Spinoza Kant yukarıdaki isimler kadar hak etmiyorlar mı kahramanlığın şanını felsefeler ve filozofların dünya tarihindeki geçit töreninde Düşünce ve Varlığı kim özdeş kıldı Hegel in differentia specificalarından biri tam da burada işte Felsefe Tarihi düşüncenin hiçlikten gelen başıbozukluğunun Tin formunda kazanmış olduğu zorunluluk yolunda kimseye kahramanlık payesi vermez Önemli olan hangi filozofların hangi düşünceleri ileri sürdüğünün eklektik bir betimlemesi değildir Düşüncenin filozofları ve felsefeleri tarih içinde belirlenimlerinin sımsıkı ilişkiselliği altında nasıl görünüşe çıkardığıdır Felsefe bir Kavram olarak hakkını arar ve bu yolda içinden geçmiş olduğu tüm dolayımları yoklar onu kendine benzetir kendini onda kurar Hegel in Felsefe Tarihi uzun macerası boyunca sadece bunu anlatır

Kabalcı Yayınevi
İnsanın bilgiyi üretmesinin kendisini ve dış dünyayı yeniden yorumlamasının yani felsefenin özleri günümüz düşünce sistemlerini etkileyerek ama etkilenerek de yaşayagelen metinleri hiç bir yerde olmadığı kadar çok yaşadığımız coğrafyada üretilmiştir Urfa Akademisi Harran Okulu Nusaybin Akademisi Efes Tapınağı hepsi bu coğrafyanın bizden önceki kuşaklarının felsefe okullarıdır Tek başına aynı suda iki kere yıkanılmaz sözünün Efes doğumlu Heraklit ten Hegel e taşınması Engels te ise diyalektik kavramı ile sonlanmasa da yeniden anlam kazanması felsefenin yolculuğunun çağların ve sınırların çok ötesindeki anlamı hakkında belki bir fikir verebilir İnsanın kendisi doğa ve spiritizması ile düşünsel ilişkilerin bir bütünü olarak tanımlayabileceğimiz felsefenin düşünce formları biz istesek de istemesek de yaşamımıza şekil veren inançlarımızı ve tercihlerimizi belirleyen gizli efendilerimizdir Allahtan bu düşüncelerin ömürleri kısadır ve çabucak yok olup yerlerini yeni kalıplara bırakırlar İnsanlık tarihi de felsefi düşünceler de su gibi akıp gider Biz hep taze ve duru olduğundan kuşku duymadığımız bu bilgelik sularında bedenimizi ve ruhumuzu bir kereliğine de olsa yıkarız Alfred Weber Felsefe Tarihi nde felsefenin neredeyse insanlık tarihi ile başlayan yolculuğunda okuyucuyu insanın felsefeyle olan ilişkilerinin cevaplanması zor ve riskli alanlarında yormaktansa felsefenin ve felsefecilerin ortaya çıkışının derli toplu bir dökümünü veriyor Çağlara ve farklı topraklara yayılmış felsefi düşüncelerin tarihsel zenginliğini ansiklopedik bir özleştirmeyle okuyucu ile buluştururken metafizik düşünceden yeni Platonculuğa ortaçağın din felsefesinden yeniçağın eleştirel düşüncelerine dünya düşün alanında yer bulmuş neredeyse tüm felsefi akımları orijinal kaynaklarını kullanarak sistemli bir şekilde ortaya koyuyor

BİLAY (Bilimsel Araştırma Yayınları)
Felsefe tarihini düşünceler arasındaki iletişim ve konuşma sürecini temsil eden bir düşünce hadisesi olarak görmek içine girildiği andan itibaren insanın kendisini keşfettiği bir dünyayı fark etmek anlamına gelir Bu fark ediş esasen salt tarihsel gerçekliği teşhir etmekten ziyade onun bizler önüne açtığı düşünme imkânlarını keşfetmektir Felsefenin geçmişi uzun bir döneme sahip olsa da Batı da felsefe tarihi yazımı modern dönemde başlamıştır Modern dönemde başlayan felsefe tarihçiliği yazımının Batı merkezli bir medeniyet okuması hatta bir tür koloniyalizm taşıyıcılığı yüklenmiş olduğu aşikârdır Günümüzde felsefe tarihi yazım geleneğimizin bir kırılmaya uğradığı kendi bakış açımızı yansıtan metinlerin yazılmaya başlandığı söylenebilir Batı nın aynı lıklar üzerinden ve kesinlik fikrine dayalı akıl merkezli logosentrik okumasını yapı bozumuna tabi tutan bir anlayışın hızla yayıldığı görülmektedir Elinizdeki eser Felsefe Tarihi A B Dalında görev yapan altı öğretim üyesinin Antik Yunan geleneğinden Ortaçağ a ve İslam Felsefesine Modern dönemden Postmodern zamanlara aktarılan ve genel felsefe diyebileceğimiz söylemin aksettirdiği belli bir yaşam ve varoluş biçimini keşfetme çabasını içerir Felsefi söylemin hem aracısı hem de ifadesi olduğu yaşam biçimine sıkı sıkıya bağlı olduğunu düşünen hocalarımız okuyucuyu ve öğrencileri bu düşüncenin taşıyıcısı olan filozofların hayatlarıyla fikirleriyle ortaya koymuş oldukları sorunlarla ve öğretileriyle tanıştırmayı hedeflemiştir Aynı şekilde onlar Şeyleri anlayabilmek için onları gelişmekteyken görebilmeli diyen Aristoteles i takiple felsefe olgusunu kaynağından ele almanın evrimleşen tarihine tanık olmanın fikirlerle diyaloğa düşünsel veya dalınç gibi sezgisel uygulamalara ya da kısaca tefekküre yol alacağını ummaktadır

Bilay Yayınları
Felsefe tarihini düşünceler arasındaki iletişim ve konuşma sürecini temsil eden bir düşünce hadisesi olarak görmek içine girildiği andan itibaren insanın kendisini keşfettiği bir dünyayı fark etmek anlamına gelir Bu fark ediş esasen salt tarihsel gerçekliği teşhir etmekten ziyade onun bizler önüne açtığı düşünme imkânlarını keşfetmektir Felsefenin geçmişi uzun bir döneme sahip olsa da Batı da felsefe tarihi yazımı modern dönemde başlamıştır Modern dönemde başlayan felsefe tarihçiliği yazımının Batı merkezli bir medeniyet okuması hatta bir tür koloniyalizm taşıyıcılığı yüklenmiş olduğu aşikârdır Günümüzde felsefe tarihi yazım geleneğimizin bir kırılmaya uğradığı kendi bakış açımızı yansıtan metinlerin yazılmaya başlandığı söylenebilir Batı nın aynı lıklar üzerinden ve kesinlik fikrine dayalı akıl merkezli logosentrik okumasını yapı bozumuna tabi tutan bir anlayışın hızla yayıldığı görülmektedir Elinizdeki eser Felsefe Tarihi A B Dalında görev yapan altı öğretim üyesinin Antik Yunan geleneğinden Ortaçağ a ve İslam Felsefesine Modern dönemden Postmodern zamanlara aktarılan ve genel felsefe diyebileceğimiz söylemin aksettirdiği belli bir yaşam ve varoluş biçimini keşfetme çabasını içerir Felsefi söylemin hem aracısı hem de ifadesi olduğu yaşam biçimine sıkı sıkıya bağlı olduğunu düşünen hocalarımız okuyucuyu ve öğrencileri bu düşüncenin taşıyıcısı olan filozofların hayatlarıyla fikirleriyle ortaya koymuş oldukları sorunlarla ve öğretileriyle tanıştırmayı hedeflemiştir Aynı şekilde onlar Şeyleri anlayabilmek için onları gelişmekteyken görebilmeli diyen Aristoteles i takiple felsefe olgusunu kaynağından ele almanın evrimleşen tarihine tanık olmanın fikirlerle diyaloğa düşünsel veya dalınç gibi sezgisel uygulamalara ya da kısaca tefekküre yol alacağını ummaktadır

Say Yayınları
Büyük Alman şairi ve düşünürü Johann Wolfgang von Goethe Üç bin yılın hesabını göremeyen karanlıkta yolunu bulamaz günü gününe yaşar ancak derken sadece bireylerin değil toplum ya da kültürlerin de felsefe tarihine duydukları ihtiyacı anlatmak istiyordu Modern dünyanın karmakarışık ve her yönüyle bunaltıcı koşulları içinde insan hayatını doğru yönetebilmek ve ona anlam katıp değer yükleyebilmek için felsefeye büyük felsefi soruları yanıtlamaya ihtiyaç duyar Felsefe yapmayı öğrenebilmek içinse felsefe tarihine ihtiyaç duyulur Bunun da en önemli nedeni büyük filozofların iki bin beş yüz yıldan beri ele aldığı konu ve soruları hâlâ onların bize sağladığı ipuçları veya argümanlar üzerinden sorguluyor olmamızdır Adaletin mutluluğun aşkın ne olduğu kimin nasıl yönetmesi gerektiği siyasal bir sistemin hangi temel etik ve politik ilkeler üzerine inşa edileceği gerçekten var olanın ne olduğu bizim başkalarına karşı ne tür yükümlülüklerimizin bulunduğu gibi soruları soranlar ilk bizler değiliz Bu sorular Sokrates Platon ve Aristoteles tarafından da sorulmuş ve felsefe tarihi boyunca daha pek çok filozofun ilgi odağında yer almıştır İşte bundan dolayıdır ki felsefe ve felsefe tarihi entelektüel dünyamızı zenginleştirecek yolumuzu bulmada bize yardımcı olacak fikirlerle ve çıkartabileceğimiz derslerle doludur Çağdaş İspanyol düşünürü George Santayana Geçmişi hatırlayamayanlar onu tekrarlamaya mecburdurlar sözüyle tam da bunu kastediyordu Ahmet Cevizci nin Felsefe Tarihi Antik Yunan dan Hıristiyan ve İslam felsefesine modernizmden postmodernizme kadar işte bu iki bin beş yüz yıllık düşünce tarihini ayrıntılı sistemli ve anlaşılır bir biçimde sunuyor

Say Yayınları
Büyük Alman şairi ve düşünürü Johann Wolfgang von Goethe Üç bin yılın hesabını göremeyen karanlıkta yolunu bulamaz günü gününe yaşar ancak derken sadece bireylerin değil toplum ya da kültürlerin de felsefe tarihine duydukları ihtiyacı anlatmak istiyordu Modern dünyanın karmakarışık ve her yönüyle bunaltıcı koşulları içinde insan hayatını doğru yönetebilmek ve ona anlam katıp değer yükleyebilmek için felsefeye büyük felsefi soruları yanıtlamaya ihtiyaç duyar Felsefe yapmayı öğrenebilmek içinse felsefe tarihine ihtiyaç duyulur Bunun da en önemli nedeni büyük filozofların iki bin beş yüz yıldan beri ele aldığı konu ve soruları hâlâ onların bize sağladığı ipuçları veya argümanlar üzerinden sorguluyor olmamızdır Adaletin mutluluğun aşkın ne olduğu kimin nasıl yönetmesi gerektiği siyasal bir sistemin hangi temel etik ve politik ilkeler üzerine inşa edileceği gerçekten var olanın ne olduğu bizim başkalarına karşı ne tür yükümlülüklerimizin bulunduğu gibi soruları soranlar ilk bizler değiliz Bu sorular Sokrates Platon ve Aristoteles tarafından da sorulmuş ve felsefe tarihi boyunca daha pek çok filozofun ilgi odağında yer almıştır İşte bundan dolayıdır ki felsefe ve felsefe tarihi entelektüel dünyamızı zenginleştirecek yolumuzu bulmada bize yardımcı olacak fikirlerle ve çıkartabileceğimiz derslerle doludur Çağdaş İspanyol düşünürü George Santayana Geçmişi hatırlayamayanlar onu tekrarlamaya mecburdurlar sözüyle tam da bunu kastediyordu Ahmet Cevizci nin Felsefe Tarihi Antik Yunan dan Hıristiyan ve İslam felsefesine modernizmden postmodernizme kadar işte bu iki bin beş yüz yıllık düşünce tarihini ayrıntılı sistemli ve anlaşılır bir biçimde sunuyor