Felsefe Tarihi Descartes Cilt 4 — Frederick Copleston

Felsefe Tarihi Descartes Cilt 4
Frederick Coplestonİdea Yayınevi
Felsefe Tarihi Descartes Cilt 4
Frederick CoplestonRené Descartes 1596 da Touraine de doğdu 1604 de babası tarafından La Flèche kolejine gönderildi Henry IV tarafından kurulan Kolej İsa Toplumunun Babaları Jesuitler tarafından yönetiliyordu Descartes geleneksel eğitimine karşı daha sonra oldukça sert bir eleştiri yöneltti ve daha bir öğrenciyken ona öğretilenlerden matematik dışında büyük hoşnutsuzluk duydu Paris teki yaşamın ilgisini dağıttığını gördü ve 1628 de Hollanda ya çekilerek 1649 a dek orada kaldı Traité du monde başlıklı çalışmasının yayımlanışı Galileo nun kınanması nedeniyle askıya alındı Copleston dan Descartes Avrupa nın modern döneminin ilk felsefecisi olarak bilinir Ama gerçekte Descartes herhangi bir yerelliğin ve herhangi bir tarihselliğin göreli bakış açısının ötesine uzanan ilk Avrupalı ussalcıdır Ve böyle olarak bugün de Usun gerisinde kalan bilincin ilk eleştirisidir 1 Usun tüm inaklar karşısında tüm boşinanç karşısında Saltık Gerçekliğin ve Saltık Anlamın kaynağı olduğunu gördüğü için 2 Usun tüm insanlara eşit olarak paylaştırıldığını gördüğü için 3 Gerçekliğin insan üstü olmadığını pozitivist ve nihilist bir öte yan sorunu olmadığını ussal varoluşun insanın ussal özü tarafından kavranabileceğini gördüğü için 4 Böylece her insanın bilincinin tüm insanlığın bilincinin ussal yetenek eşitliği temelinde gerçeklik biçimini kazanabileceğini gördüğü için 5 Yürürlükteki törelliği sorgusuzca doğrulamadığı tersine bir ideal ussal Törellik uğruna onu da kuşku altına düşürdüğü için Eğer insanın varoluşu insanın özüne yaraşır bir biçim kazanacaksa bu biçim onun özü olan gerçeklik güzellik ve türellik tarafından belirlenecek değer dediğimiz şey saltık olarak insanın varoluşunun kendisi olacaktır Eğer insana güvensizlik onun ussal özüne uygun olarak gelişme ve gerçek insan olma yeteneğine inançsızlık egemense bu kuşkucu ve kötümser yorum bu realizm henüz insan doğasına ilişkin olarak sürmekte olan bilgisizliğin anlatımıdır henüz bir bilinemezin gözdağı altındaki bir endişe dünyasınra henüz usdışı sanılan bir dünyanın saçmalığında varolan bilince aittir Descartes özellikle bu kuşkuculuktan özgürleşmede usun ideal öz güvenine ulaşmada modern insanlığın yalnızca kendi doğal ışığına yalnızca bu en değerli ve sonsuz kaynağına korkmadan bakma gereksiniminde olduğunu anımsatır Onun kuşkusu bilmeye ve bilgiye değil kuşkunun kendisine yönelikti Descartes ı anlayan bilinç özgür bir varoluşa yeniden doğar insana tüm güvensizliğin ortasında bile olsa Aldanmacanın ve yanılgının bilgisizlik ile bir olduğunu yalnızca gerçeklik bilincinin türesizliğin üstesinden gelebileceğini yalnızca özbilinçli insanlığın özgür olacağını kendi aptallığının varoluşundan özgürleşip gerçekten uygar ve gerçekten insan olacağını görür Descartes ın çalışması Avrupa da bilgelik sevgisini ilk kez Usa sonsuz güven ile birleştirdi İlk kez ondan sonra Batı felsefesi için usun gerçeklik yolu açıldı Ondan sonra ancak ussal özünün bilincindeki insanlığın özgür olacağı ve bilgisizliği türesizliği ve çirkinliği yenebileceği ancak özgür insanın gerçekten uygar olabileceği kendini etik estetik ve entellektüel özünde bilebileceği ve böylece gerçekleştirebileceği düşüncesi felsefenin karakterini belirlemeye başladı Bunun tersi insanın değersizliği saçmalığı anlamsızlığı dünyaya fırlatılmışlığı bilgisizliğe yazgılanmışlığı görüşü nihilistik pozitivistik pessimistik felsefelerin ayırdedici karakteri oldu Aziz Yardımlı DESCARTES İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER ANABÖLÜM BİR MODERN FELSEFEYE GİRİŞ BÖLÜM BİR MODERN FELSEFEYE GİRİŞ 1 Süreklilik ve Yenilik Ortaçağ ve Rönesans Düşüncesi ile İlişkisi İçinde Modern Felsefenin Erken Evresi 9 2 Kıta Ussalcılığı Doğası Kuşkuculuk ve Yeni Stoacılık ile İlişkisi Gelişimi 23 3 İngiliz Görgücülüğü Doğası ve Gelişimi 32 4 On Yedinci Yüzyıl 38 5 On Sekizinci Yüzyıl 42 6 Politik Felsefe 53 7 Tarih Felsefesin Doğuşu 57 8 Immanuel Kant 62 ANABÖLÜM İKİ DESCARTES BÖLÜM İKİ DESCARTES 1 1 Yaş

İdea Yayınevi
Frederick Copleston tarafından kaleme alınan Felsefe Tarihi Descartes Cilt 4 İdea Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Felsefe Tarihi Descartes Cilt 4 Frederick Copleston Kitap Özeti Descartes Avrupa nın modern döneminin ilk felsefecisi olarak bilinir Ama gerçekte Descartes herhangi bir yerelliğin ve herhangi bir tarihselliğin göreli bakış açısının ötesine uzanan ilk Avrupalı ussalcıdır Ve böyle olarak bugün de Usun gerisinde kalan yerel yetersiz sıradan bilincin ilk eleştirisidir 1 Usun tüm inaklar karşısında tüm boşinanç karşısında Saltık Gerçekliğin ve Saltık Anlamın kaynağı olduğunu gördüğü için 2 Usun insanlığa eşit olarak paylaştırıldığını gördüğü için 3 Gerçekliğin insan üstü olmadığını pozitivist ve nihilist bir öte yan sorunu olmadığını ussal varoluşun insanın ussal özü tarafından kavranabileceğini ve yaşanabileceğini gördüğü için 4 Her insanın bilincinin tüm insanlığın bilincinin ussal yetenek eşitliği temelinde gerçeklik biçimini kazanabileceğini gördüğü için 5 Yürürlükteki törelliği sorgusuzca doğrulamadığı tersine bir ideal ussal Törellik uğruna onu da kuşku altına düşürdüğü için Eğer insanın varoluşu insanın özüne yaraşır bir biçim kazanacaksa bu biçim onun özü olan gerçeklik güzellik ve türellik tarafından belirlenecek değer dediğimiz şey saltık olarak insanın varoluşunun kendisi olacaktır Eğer insana güvensizlik onun ussal özüne uygun olarak gelişme ve gerçek insan olma yeteneğine inançsızlık egemense bu kuşkucu ve kötümser yorum bu realizm henüz insan doğasına ilişkin olarak sürmekte olan bilgisizliğin anlatımıdır henüz bir bilinemezin gözdağı altındaki bir endişe dünyasında henüz usdışı sanılan bir dünyanın saçmalığında varolan bilince aittir Descartes özellikle bu kuşkuculuktan özgürleşmede usun ideal öz güvenine ulaşmada modern insanlığın yalnızca kendi doğal ışığına yalnızca bu en değerli ve sonsuz bilme kaynağına korkmadan bakma gereksiniminde olduğunu gördü Onun kuşkusu bilmeye ve bilgiye değil kuşkunun kendisine yönelikti Descartes ın çalışması Avrupa da bilgelik sevgisini ilk kez Usa sonsuz güven ile birleştirdi İlk kez ondan sonra Batı felsefesi için usun gerçeklik yolu açıldı Ondan sonra ancak ussal özünün bilincindeki insanlığın özgür olacağını ve bilgisizliği türesizliği ve çirkinliği yenebileceğini ancak düşüncesinde özgür insanın gerçekten uygar olabileceğini kendini etik estetik ve entellektüel özünde bilebileceğini ve böylece gerçekleştirebileceğini görmek kolaydı Aziz Yardımlı Yayınevi İdea Yayınevi Yazar Frederick Copleston Sayfa 200 Sayfa Kağıt 1 Hamur Boyut 11 50x19 00 cm Basım Yılı 2010 Barkod 9789753970303 Kategori Araştıma İnceleme Referans Felsefi Akımlar Genel Felsefe

İdea Yayınevi
René Descartes 1596 da Touraine de doğdu 1604 de babası tarafından La Flèche kolejine gönderildi Henry IV tarafından kurulan Kolej İsa Toplumunun Babaları Jesuitler tarafından yönetiliyordu Descartes geleneksel eğitimine karşı daha sonra oldukça sert bir eleştiri yöneltti ve daha bir öğrenci iken ona öğretilenlerden matematik dışında büyük hoşnutsuzluk duydu Paris teki yaşamın ilgisini dağıttığını gördü ve 1628 de Hollanda ya çekilerek 1649 a dek orada kaldı Traité du monde başlıklı çalışmasının yayımlanışı Galileo nun kınanması nedeniyle askıya alındı Copleston dan Descartes Avrupa nın ilk modern felsefecisi olarak kabul edilir Ve ayrıca Avrupa da mekanik biliminin kurucusu ve daha başka yenilikleri ve katkıları arasında analitik geometrinin de geliştiricisidir Descartes felsefeyi ve bilimi ayırmadı tam tersine ikisini de insan Usunun kendi öz bilgisi uğruna gerçeklik uğruna etkinliği olarak gördü Modern felsefe modern etik modern dönem tümü de evrensel özgürlük bilinci zemininde sürekli yenileşme kültürünün Tinin oluş sürecinin momentleridir Descartes herhangi bir yerelliğin ve herhangi bir tarihselliğin göreli bakış açısının ötesine uzanan ilk Avrupalı ussalcıdır Ve böyle olarak bugün de kültürdeki usdışının model eleştirisidir Çünkü 1 Usun Saltık Gerçekliğin ve Saltık Anlamın kaynağı olduğunu kavradı 2 Usun tüm insanlara eşit olarak paylaştırıldığını kavradı 3 Gerçekliğin insan üstü olmadığını pozitivist ve nihilist bir öte yan sorunu olmadığını ussal varoluşun insanın ussal özü tarafından kavranabileceğini kavradı 4 Böylece her insanın bilincinin tüm insanlığın bilincinin gerçeklik biçimini kazanabileceğini gördü 5 Geleneksel kültürel yaşamı sorgusuzca doğrulamadı tersine bir ideal ussal etik yaşam uğruna onu da kuşku altına düşürdü Descartes ın kuşkusu bilgideki kuşku öğesinin kendisini yenmeyi pekinliği ve gerçekliği birleştirmeyi duyguyu ve düşünceyi barıştırmayı hedefler Eğer insan varoluşu insan doğasına uygun bir biçim kazanacaksa bu biçim güzellik özgürlük ve gerçeklik tarafından belirlenmeli değer dediğimiz şey saltık olarak insan varoluşunun kendisi olmalıdır Eğer insana güvensizlik onun ussal özüne uygun olarak gelişme ve kavramı ile uyum içinde edimselleşmiş insan olma yeteneğine inançsızlık egemen ise bu kuşkucu ve kötümser yorum bu umutsuz realizm henüz insan doğasına ilişkin olarak sürmekte olan bilgisizliğin anlatımıdır ve henüz bir bilinemezin gözdağı altındaki bir zayıflık dünyasında henüz usdışı sanılan bir dünyanın saçmalığında varolan bilince aittir Descartes özellikle bu ham bilinçten özgürleşmede usun öz güvenine ulaşmada modern insanlığın yalnızca kendi doğal ışığına yalnızca bu en değerli ve sonsuz kaynağına özgürce bakma gereksiniminde olduğunu anımsatır Onun kuşkusu bilmeye ve bilgiye değil kuşkunun kendisine yöneliktir Onun kuşkusu tüm kültürün olumsuzlaması ve sorgulamasıdır ve kültürün kendisinin pıhtılaşmamasının oluşta olmasının olanağıdır Ve tüm kültürün ussal olarak ereksel olarak özgür olarak biçimlenmesi istemidir Descartes ile ussal düşünce bilinci özgür ussal gerçek varoluşa doğru yönlendirir İlk kez Descartes ın çalışması Avrupa da felsefi çabayı inaklardan ve boşinançlardan özgürleştirdi Avrupa nın karanlık ortaçağlarının korkusunu yendi ve kültürün kendisine Usa sonsuz güven aşılamaya başladı İlk kez ondan sonra Batı felsefesi için Usun gerçeklik yolu açıldı Ancak ondan sonra ussal özünün bilincindeki insanlığın bilgisizliği etik dışı varoluş biçimlerini ve çirkinliği yenmeye belirlenmiş olduğu ancak özgür insanın gerçekten uygar olabileceği kendini etik estetik ve entellektüel özünde yeniden yaratabileceği anlaşıldı

İDEA YAYINLARI
Spinoza nın felsefesinin en göze çarpan düşüncesi yalnızca tek bir tözün var olduğudur Doğa ile özdeşleştirilmiş sonsuz tanrısal töz Deus sive Natura Tanrı ya da Doğa Ve Törebilim de sunulduğu biçimiyle bu felsefenin çarpıcı bir özelliği sunuluşunun geometrik biçimidir Bu çalışma beş bölüme ayrılır ve bunlarda sırayla şu konular ele alınır Tanrı anlığın doğası ya da kökeni duyguların köken ve doğaları anlığın gücü ya da insan özgürlüğü Spinoza 1632 1677 Protestan Amsterdam da bir Yahudi topluluğunun üyesi olarak yetiştirildi Spinoza nın yaşadığı sıralarda Amsterdam da 2000 kadar Yahudi bulunuyordu 1656 da 23 yaşında iken topluluğun yetkeci önderleri gibi düşünmeyi ve davranmayı kabul etmediği için bütünüyle doğru ve eşit ölçüde sert bir kararla aforoz edildi Spinoza daha iyisini yapamazdı Geleneğin kötü görüşler ve korkunç heretiklikler olarak gördüğü düşünceler daha sonra Opera postuma da tüm insanlığa sunuldu ve Spinoza felsefe tarihinin en önemli en yürekli en sevimli düşünürlerinden biri olarak kabul edildi Görgücü analitik ya da pozitivist gelenek Spinoza yı aforoz eden ön modern nefreti her zaman diri tutarken Goethe de Fichte ye Schelling e sayısız sanatçı ve felsefeci Spinoza da her tür yerelliği banaliteyi arkaizmi olumsuzlayan bir ussallık evrensellik ve özgürlük tini buldu ve Hegel ya Spinozacısınız ya da bir felsefeci değilsiniz demede duraksamadı Spinoza Descartes ın probleminden Düşünce ve Varlığın diyalektiğinden başladı Analitik düalizmi yenen monistik Töz karşıtların bu ayrımsız Birliği Spinoza için biricik Varlık biricik Gerçekliktir Onun için anlamın sonsuzluğu değerin en yükseği olan şeye Tanrı mı yoksa Doğa mı yoksa Evren mi deneceğinin en sonunda hiçbir önemi yoktur Önemli olan şey Spinoza nın dizgesinde insanın kendisinin yalnızca bir kipi olduğu bu soyut Tözü eksiksiz olarak bilebileceği kanısıdır Bu Bütün Spinoza ya göre yalnızca uzam ve düşünce yüklemleri altında kavranabilir Varolan herşey uzamdır özdektir ama aynı zamanda ve eşit ölçüde herşey biçim herşey kavramdır Spinoza nın dizgesi insanın Doğanın Tözün ya da Tanrının imgesinde yaratıldığı görüşüne karşı duracak hiçbir öğe kapsamaz Ve Spinoza nın özdek ve düşünceyi özdeşleştirmesi onu materyalist yapan bakış açılarını onu okumayı bile beceremeyen apaçık banalite olarak gösterir Spinoza nın monistik Töz dizgesinde herşey saltık olarak zorunlu Doğa yasaları altında durur herşey belirlidir ve bu saltık determinizm altında Özgürlük ya da İstenç salt bir yanılsamadır İnsan Doğunun nihilistik Biri tarafından Tözün salt bir kipine indirgenir Ve gene de dizgesinin Töz mantığına bütünüyle aykırı olarak Spinoza insan usunun bu saltık determinizmin üstesinden gelebileceğini Tözün zorunluğunu yenebileceğini tanıtladığına inanır Aziz Yardımlı Yayınevi İDEA YAYINLARI Yazar COPLESTON Sayfa Sayısı 112 Yıl 2011

İdea Yayınevi
Descartes Avrupa nın modern döneminin ilk felsefecisi olarak bilinir Ama gerçekte Descartes herhangi bir yerelliğin ve herhangi bir tarihselliğin göreli bakış açısının ötesine uzanan ilk Avrupalı ussalcıdır Ve böyle olarak bugün de Usun gerisinde kalan yerel yetersiz sıradan bilincin ilk eleştirisidir 1 Usun tüm inaklar karşısında tüm boşinanç karşısında Saltık Gerçekliğin ve Saltık Anlamın kaynağı olduğunu gördüğü için 2 Usun insanlığa eşit olarak paylaştırıldığını gördüğü için 3 Gerçekliğin insan üstü olmadığını pozitivist ve nihilist bir öte yan sorunu olmadığını ussal varoluşun insanın ussal özü tarafından kavranabileceğini ve yaşanabileceğini gördüğü için 4 Her insanın bilincinin tüm insanlığın bilincinin ussal yetenek eşitliği temelinde gerçeklik biçimini kazanabileceğini gördüğü için 5 Yürürlükteki törelliği sorgusuzca doğrulamadığı tersine bir ideal ussal Törellik uğruna onu da kuşku altına düşürdüğü için Eğer insanın varoluşu insanın özüne yaraşır bir biçim kazanacaksa bu biçim onun özü olan gerçeklik güzellik ve türellik tarafından belirlenecek değer dediğimiz şey saltık olarak insanın varoluşunun kendisi olacaktır Eğer insana güvensizlik onun ussal özüne uygun olarak gelişme ve gerçek insan olma yeteneğine inançsızlık egemense bu kuşkucu ve kötümser yorum bu realizm henüz insan doğasına ilişkin olarak sürmekte olan bilgisizliğin anlatımıdır henüz bir bilinemezin gözdağı altındaki bir endişe dünyasında henüz usdışı sanılan bir dünyanın saçmalığında varolan bilince aittir Descartes özellikle bu kuşkuculuktan özgürleşmede usun ideal öz güvenine ulaşmada modern insanlığın yalnızca kendi doğal ışığına yalnızca bu en değerli ve sonsuz bilme kaynağına korkmadan bakma gereksiniminde olduğunu gördü Onun kuşkusu bilmeye ve bilgiye değil kuşkunun kendisine yönelikti Descartes ın çalışması Avrupa da bilgelik sevgisini ilk kez Usa sonsuz güven ile birleştirdi İlk kez ondan sonra Batı felsefesi için usun gerçeklik yolu açıldı Ondan sonra ancak ussal özünün bilincindeki insanlığın özgür olacağını ve bilgisizliği türesizliği ve çirkinliği yenebileceğini ancak düşüncesinde özgür insanın gerçekten uygar olabileceğini kendini etik estetik ve entellektüel özünde bilebileceğini ve böylece gerçekleştirebileceğini görmek kolaydı Aziz Yardımlı

İdea Yayınevi
çev. Aziz Yardımlı
Descartes Avrupa modern döneminin ilk felsefecisi olarak bilinir Ama gerçekte Descartes herhangi bir yerelliğin ve herhangi bir tarihselliğin göreli bakış açısının ötesine uzanan Batılı ilk gerçek ussalcıdır Ve böyle olarak bugün de Usun gerisinde kalan bilincin ilk eleştirisidir 1 Usun tüm inaklar karşısında tüm boşinanç karşısında Saltık Gerçeklik ve Saltık Anlam olduğunu gördüğü için 2 Usun tüm insanlara eşit olarak paylaştırıldığını gördüğü için 3 Gerçekliğin insan üstü olmadığını bir öte yan sorunu olmadığını insan usu tarafından DOĞAL OLARAK kavranabileceğini gördüğü için 4 Böylece her insanın tüm insanlığın bilincine GERÇEKLİK BİÇİMİnin kazandırılabileceğini gördüğü için 5 BİLİMİ insanın bu eksiksiz bilince doğru gelişiminde vazgeçilmez önemde ve değerde gördüğü için 6 Tüm modern törelliği sorgusuzca doğrulamadığı tersine bir İDEAL USSAL TÖRELLİK uğruna onu koşulsuzca reddettiği için 7 İnsanlığın eksiksiz Duyarlık eksiksiz Duyunç ve eksiksiz Gerçeklik boyutlarında evrensel olarak dünyasal olarak İDEALE GELİŞME yeteneğinde olduğunu kavradığı için

İdea
çev. Yardımlı, Aziz
René Descartes 1596 da Touraine de doğdu 1604 de babası tarafından La Flèche kolejine gönderildi Henry IV tarafından kurulan Kolej İsa Toplumunun Babaları Jesuitler tarafından yönetiliyordu Descartes geleneksel eğitimine karşı daha sonra oldukça sert bir eleştiri yöneltti ve daha bir öğrenciyken ona öğretilenlerden matematik dışında büyük hoşnutsuzluk duydu Paris teki yaşamın ilgisini dağıttığını gördü ve 1628 de Hollanda ya çekilerek 1649 a dek orada kaldı Traité du monde başlıklı çalışmasının yayımlanışı Galileo nun kınanması nedeniyle askıya alındı Copleston dan Descartes Avrupa nın modern döneminin ilk felsefecisi olarak bilinir Ama gerçekte Descartes herhangi bir yerelliğin ve herhangi bir tarihselliğin göreli bakış açısının ötesine uzanan ilk Avrupalı ussalcıdır Ve böyle olarak bugün de Usun gerisinde kalan bilincin ilk eleştirisidir 1 Usun tüm inaklar karşısında tüm boşinanç karşısında Saltık Gerçekliğin ve Saltık Anlamın kaynağı olduğunu gördüğü için 2 Usun tüm insanlara eşit olarak paylaştırıldığını gördüğü için 3 Gerçekliğin insan üstü olmadığını pozitivist ve nihilist bir öte yan sorunu olmadığını ussal varoluşun insanın ussal özü tarafından kavranabileceğini gördüğü için 4 Böylece her insanın bilincinin tüm insanlığın bilincinin ussal yetenek eşitliği temelinde gerçeklik biçimini kazanabileceğini gördüğü için 5 Yürürlükteki törelliği sorgusuzca doğrulamadığı tersine bir ideal ussal Törellik uğruna onu da kuşku altına düşürdüğü için Eğer insanın varoluşu insanın özüne yaraşır bir biçim kazanacaksa bu biçim onun özü olan gerçeklik güzellik ve türellik tarafından belirlenecek değer dediğimiz şey saltık olarak insanın varoluşunun kendisi olacaktır Eğer insana güvensizlik onun ussal özüne uygun olarak gelişme ve gerçek insan olma yeteneğine inançsızlık egemense bu kuşkucu ve kötümser yorum bu realizm henüz insan doğasına ilişkin olarak sürmekte olan bilgisizliğin anlatımıdır henüz bir bilinemezin gözdağı altındaki bir endişe dünyasınra henüz usdışı sanılan bir dünyanın saçmalığında varolan bilince aittir Descartes özellikle bu kuşkuculuktan özgürleşmede usun ideal öz güvenine ulaşmada modern insanlığın yalnızca kendi doğal ışığına yalnızca bu en değerli ve sonsuz kaynağına korkmadan bakma gereksiniminde olduğunu anımsatır Onun kuşkusu bilmeye ve bilgiye değil kuşkunun kendisine yönelikti Descartes ı anlayan bilinç özgür bir varoluşa yeniden doğar insana tüm güvensizliğin ortasında bile olsa Aldanmacanın ve yanılgının bilgisizlik ile bir olduğunu yalnızca gerçeklik bilincinin türesizliğin üstesinden gelebileceğini yalnızca özbilinçli insanlığın özgür olacağını kendi aptallığının varoluşundan özgürleşip gerçekten uygar ve gerçekten insan olacağını görür Descartes ın çalışması Avrupa da bilgelik sevgisini ilk kez Usa sonsuz güven ile birleştirdi İlk kez ondan sonra Batı felsefesi için usun gerçeklik yolu açıldı Ondan sonra ancak ussal özünün bilincindeki insanlığın özgür olacağı ve bilgisizliği türesizliği ve çirkinliği yenebileceği ancak özgür insanın gerçekten uygar olabileceği kendini etik estetik ve entellektüel özünde bilebileceği ve böylece gerçekleştirebileceği düşüncesi felsefenin karakterini belirlemeye başladı Bunun tersi insanın değersizliği saçmalığı anlamsızlığı dünyaya fırlatılmışlığı bilgisizliğe yazgılanmışlığı görüşü nihilistik pozitivistik pessimistik felsefelerin ayırdedici karakteri oldu Aziz Yardımlı

İdea Yayınevi
Descartes Avrupa nın modern döneminin ilk felsefecisi olarak bilinir Ama gerçekte Descartes herhangi bir yerelliğin ve herhangi bir tarihselliğin göreli bakış açısının ötesine uzanan ilk Avrupalı ussalcıdır Ve böyle olarak bugün de Usun gerisinde kalan yerel yetersiz sıradan bilincin ilk eleştirisidir 1 Usun tüm inaklar karşısında tüm boşinanç karşısında Saltık Gerçekliğin ve Saltık Anlamın kaynağı olduğunu gördüğü için 2 Usun insanlığa eşit olarak paylaştırıldığını gördüğü için 3 Gerçekliğin insan üstü olmadığını pozitivist ve nihilist bir öte yan sorunu olmadığını ussal varoluşun insanın ussal özü tarafından kavranabileceğini ve yaşanabileceğini gördüğü için 4 Her insanın bilincinin tüm insanlığın bilincinin ussal yetenek eşitliği temelinde gerçeklik biçimini kazanabileceğini gördüğü için 5 Yürürlükteki törelliği sorgusuzca doğrulamadığı tersine bir ideal ussal Törellik uğruna onu da kuşku altına düşürdüğü için Eğer insanın varoluşu insanın özüne yaraşır bir biçim kazanacaksa bu biçim onun özü olan gerçeklik güzellik ve türellik tarafından belirlenecek değer dediğimiz şey saltık olarak insanın varoluşunun kendisi olacaktır Eğer insana güvensizlik onun ussal özüne uygun olarak gelişme ve gerçek insan olma yeteneğine inançsızlık egemense bu kuşkucu ve kötümser yorum bu realizm henüz insan doğasına ilişkin olarak sürmekte olan bilgisizliğin anlatımıdır henüz bir bilinemezin gözdağı altındaki bir endişe dünyasında henüz usdışı sanılan bir dünyanın saçmalığında varolan bilince aittir Descartes özellikle bu kuşkuculuktan özgürleşmede usun ideal öz güvenine ulaşmada modern insanlığın yalnızca kendi doğal ışığına yalnızca bu en değerli ve sonsuz bilme kaynağına korkmadan bakma gereksiniminde olduğunu gördü Onun kuşkusu bilmeye ve bilgiye değil kuşkunun kendisine yönelikti Descartes ın çalışması Avrupa da bilgelik sevgisini ilk kez Usa sonsuz güven ile birleştirdi İlk kez ondan sonra Batı felsefesi için usun gerçeklik yolu açıldı Ondan s

İdea Yayınevi
çev. Aziz Yardımlı
René Descartes 1596 da Touraine de doğdu 1604 de babası tarafından La Flèche kolejine gönderildi Henry IV tarafından kurulan Kolej İsa Toplumunun Babaları Jesuitler tarafından yönetiliyordu Descartes geleneksel eğitimine karşı daha sonra oldukça sert bir eleştiri yöneltti ve daha bir öğrenci iken ona öğretilenlerden matematik dışında büyük hoşnutsuzluk duydu Paris teki yaşamın ilgisini dağıttığını gördü ve 1628 de Hollanda ya çekilerek 1649 a dek orada kaldı Traité du monde başlıklı çalışmasının yayımlanışı Galileo nun kınanması nedeniyle askıya alındı Copleston dan Descartes Avrupa nın ilk modern felsefecisi olarak kabul edilir Ve ayrıca Avrupa da mekanik biliminin kurucusu ve daha başka yenilikleri ve katkıları arasında analitik geometrinin de geliştiricisidir Descartes felsefeyi ve bilimi ayırmadı tam tersine ikisini de insan Usunun kendi öz bilgisi uğruna gerçeklik uğruna etkinliği olarak gördü Modern felsefe modern etik modern dönem tümü de evrensel özgürlük bilinci zemininde sürekli yenileşme kültürünün Tinin oluş sürecinin momentleridir Descartes herhangi bir yerelliğin ve herhangi bir tarihselliğin göreli bakış açısının ötesine uzanan ilk Avrupalı ussalcıdır Ve böyle olarak bugün de kültürdeki usdışının model eleştirisidir Çünkü 1 Usun Saltık Gerçekliğin ve Saltık Anlamın kaynağı olduğunu kavradı 2 Usun tüm insanlara eşit olarak paylaştırıldığını kavradı 3 Gerçekliğin insan üstü olmadığını pozitivist ve nihilist bir öte yan sorunu olmadığını ussal varoluşun insanın ussal özü tarafından kavranabileceğini kavradı 4 Böylece her insanın bilincinin tüm insanlığın bilincinin gerçeklik biçimini kazanabileceğini gördü 5 Geleneksel kültürel yaşamı sorgusuzca doğrulamadı tersine bir ideal ussal etik yaşam uğruna onu da kuşku altına düşürdü Descartes ın kuşkusu bilgideki kuşku öğesinin kendisini yenmeyi pekinliği ve gerçekliği birleştirmeyi duyguyu ve düşünceyi barıştırmayı hedefler Eğer insan varoluşu insan doğasına uygun bir biçim kazanacaksa bu biçim güzellik özgürlük ve gerçeklik tarafından belirlenmeli değer dediğimiz şey saltık olarak insan varoluşunun kendisi olmalıdır Eğer insana güvensizlik onun ussal özüne uygun olarak gelişme ve kavramı ile uyum içinde edimselleşmiş insan olma yeteneğine inançsızlık egemen ise bu kuşkucu ve kötümser yorum bu umutsuz realizm henüz insan doğasına ilişkin olarak sürmekte olan bilgisizliğin anlatımıdır ve henüz bir bilinemezin gözdağı altındaki bir zayıflık dünyasında henüz usdışı sanılan bir dünyanın saçmalığında varolan bilince aittir Descartes özellikle bu ham bilinçten özgürleşmede usun öz güvenine ulaşmada modern insanlığın yalnızca kendi doğal ışığına yalnızca bu en değerli ve sonsuz kaynağına özgürce bakma gereksiniminde olduğunu anımsatır Onun kuşkusu bilmeye ve bilgiye değil kuşkunun kendisine yöneliktir Onun kuşkusu tüm kültürün olumsuzlaması ve sorgulamasıdır ve kültürün kendisinin pıhtılaşmamasının oluşta olmasının olanağıdır Ve tüm kültürün ussal olarak ereksel olarak özgür olarak biçimlenmesi istemidir Descartes ile ussal düşünce bilinci özgür ussal gerçek varoluşa doğru yönlendirir İlk kez Descartes ın çalışması Avrupa da felsefi çabayı inaklardan ve boşinançlardan özgürleştirdi Avrupa nın karanlık ortaçağlarının korkusunu yendi ve kültürün kendisine Usa sonsuz güven aşılamaya başladı İlk kez ondan sonra Batı felsefesi için Usun gerçeklik yolu açıldı Ancak ondan sonra ussal özünün bilincindeki insanlığın bilgisizliği etik dışı varoluş biçimlerini ve çirkinliği yenmeye belirlenmiş olduğu ancak özgür insanın gerçekten uygar olabileceği kendini etik estetik ve entellektüel özünde yeniden yaratabileceği anlaşıldı

İDEA YAYINEVİ
çev. Aziz Yardımlı
Descartes Avrupa modern döneminin ilk felsefecisi olarak bilinir Ama gerçekte Descartes herhangi bir yerelliğin ve herhangi bir tarihselliğin göreli bakış açısının ötesine uzanan Batılı ilk gerçek ussalcıdır Ve böyle olarak bugün de Usun gerisinde kalan bilincin ilk eleştirisidir 1 Usun tüm inaklar karşısında tüm boşinanç karşısında Saltık Gerçeklik ve Saltık Anlam olduğunu gördüğü için 2 Usun tüm insanlara eşit olarak paylaştırıldığını gördüğü için 3 Gerçekliğin insan üstü olmadığını bir öte yan sorunu olmadığını insan usu tarafından DOĞAL OLARAK kavranabileceğini gördüğü için 4 Böylece her insanın tüm insanlığın bilincine GERÇEKLİK BİÇİMİnin kazandırılabileceğini gördüğü için 5 BİLİMİ insanın bu eksiksiz bilince doğru gelişiminde vazgeçilmez önemde ve değerde gördüğü için 6 Tüm modern törelliği sorgusuzca doğrulamadığı tersine bir İDEAL USSAL TÖRELLİK uğruna onu koşulsuzca reddettiği için 7 İnsanlığın eksiksiz Duyarlık eksiksiz Duyunç ve eksiksiz Gerçeklik boyutlarında evrensel olarak dünyasal olarak İDEALE GELİŞME yeteneğinde olduğunu kavradığı için