MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Felsefe Tarihi Hegel Cilt 7 — Frederick Copleston

Felsefe Tarihi Hegel Cilt 7
92,40
Tarih FelsefesiAraştıma İnceleme ReferansGenel

Felsefe Tarihi Hegel Cilt 7

Frederick Copleston

İdea Yayınevi

2000108 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Felsefe Tarihi Hegel Cilt 7

Frederick Copleston

Varoluşçuluk modern bireyselliğin kendine söylediği ninnilerden biridir Bu yazın türü için modern toplumda hiçbir zaman eksik olmayan yaygın bir kitle desteği vardır çünkü Varoluşçuluk birkaç inançsız ve duyunçsuz yazarın bunaklığı değil ama bir pazara çevirdikleri dünyalarında insan anlamı ve değeri bulamadıklarından yakınan milyonların çöküntüsüdür Varoluşçuluk yalnızca suçsuz bir yazın akımı değildir Tehlikeli ve ölümcül bir sorundur çünkü yalnızca varoluşun saçmalığına karşı çare olarak intiharı düşünmekle kalmaz Camus ama Sartre ve Heidegger durumunda olduğu gibi özgür seçim yoluyla nefrete ve saldırganlığa tapınmaya geçer Bir yandan nihilizmi yoluyla içgüdüsel saldırganlığın önünü bütünüyle açararak Nazi ilkelliğine zemin hazırlarken öte yandan Sartre damgalı varoluşçuluk ideolojik nefretin bir hümanizm ve polis devletinin ise özgürlük olduğunu öğretir

Kitap Yurdu
180,00

İDEA YAYINEVİ

01.01.2010112 sf.
Karton KapakKitap KağıdıTÜRKÇE

çev. Aziz Yardımlı

Kitap Yurdu

Nihilist varoluşçuluğun onu yargılayabilme yeteneğinden yoksun doğal bilincin yüzeysel anlayışının üstünde ve ötesinde işleyen mantığının en sonunda Marxizmde ve Nazizmde demir atması Usu reddetmenin salt raslantısal bir vargısı irrasyonalizmin olmayabilecek de olabilen bir çıkarsaması değildir Picasso nun dostu ve hayranı olan Sartre Nazi öğretmeninin Heidegger in karizması altında sözde Diyalektik Us dediği şeyi kınadı öz belirlenimsiz seçme özgürlüğünü doğruladı varoluşçuluğun tiranlığın başka bir türü ile Marxizm ile de uyum içinde olabildiğini tanıtladı Seçme özgürlüğü varoluşçuluğun törel özüdür Sartre ın gerçekte hümanizmin reddedilmesi olan sofistik hümanizmine göre Özsüz Logos suz insan herşeyin ölçüsüdür eylemleri için değeri ve kuralları kendisi koyar ve yalnızca kendi saptadığı ve tanımladığı kurallara göre oynamayı kabul eder Varlık ve Hiçlik 1943 Böyle özgürlük gerçekten de seçme özgürlüğü ya da özençtir keyfi istençtir ussal İstenç değil Seçimin evrensel moral bir ölçütü olamaz çünkü herşey bireyin öznel eğilimine evrensel ile karşıtlık içinde durmak zorunda olan varoluşsal bireyselliğine bağlıdır Sartre böyle diyalektiksiz entellektüel temelleri üzerine daha sonra Roma Dersi nde 1964 terörün devrimci türe justice revolutionnaire olması gibi birşeyden söz etti ve kısaca terörün insancılaştırılması ilkede olanaklıdır bref l humanisation de la terreur est possible en principe dedi İdeolojik kurtarıcılık konumu ile uyum içinde kaçınılmaz olarak ve mantıksal olarak şiddeti kuramının birincil bileşenleri arasına almak zorundaydı ve aldı insanlığın kurtarıcısı olmak saltık moral aklanmışlığı ileri sürmektir ve böyle bir yüksekliğe karşıtlık düşmanlıktır O da faşist öğretmeni gibi salt bir şiddet rejimini aklamanın ötesine geçti ve çıplak terörü 1972 de Münih Yaz Olimpiyatlarında yaşanan Kara Eylül terörünü savunmada duraksama göstermedi Hümanizmin özsel olarak Rasyonalizm olduğunu insanı insan yapan özün Us olduğunu anlaması olanaksızdı bilinçaltı neden lerle düşünceden boşalan yeri bilinçsiz dürtünün alması nedeniyle Sartre ın kendine özgü nihilizm türünü tanıtlama konusunda elinden geleni yapmasına karşın düşünme özürlü doğal bilincin bilinçsiz revizyonizmi onu düzeltmeyi sürdürmüştür ve sürdürmektedir 1964 Roma Dersi nde Ahlakın temeli gereksinimde eş deyişle insanın hayvanlığındadır diyordu İnsa nın doğa üstü hayvan üstü tinsel gereksinimleri bilişsel duygusal ve estetik gereksinimleri insanın özü diyebileceğimiz ve edimselleşme bekleyen bu gizillik Sartre ın da mater yalizminin ötesindeydi Aziz Yardımlı

Ucuz Kitap Al
192,00

İdea Yayınevi

2010112 sf.
11.50x18.50 cm1. Hamur
Ucuz Kitap Al

Nihilist varoluşçuluğun onu yargılayabilme yeteneğinden yoksun doğal bilincin yüzeysel anlayışının üstünde ve ötesinde işleyen mantığının en sonunda Marxizmde ve Nazizmde demir atması Usu reddetmenin salt raslantısal bir vargısı irrasyonalizmin olmayabilecek de olabilen bir çıkarsaması değildir Picasso nun dostu ve hayranı olan Sartre Nazi öğretmeninin Heidegger in karizması altında sözde Diyalektik Us dediği şeyi kınadı öz belirlenimsiz seçme özgürlüğünü doğruladı varoluşçuluğun tiranlığın başka bir türü ile Marxizm ile de uyum içinde olabildiğini tanıtladı Seçme özgürlüğü varoluşçuluğun törel özüdür Sartre ın gerçekte hümanizmin reddedilmesi olan sofistik hümanizmine göre Özsüz Logossuz insan herşeyin ölçüsüdür eylemleri için değeri ve kuralları kendisi koyar ve yalnızca kendi saptadığı ve tanımladığı kurallara göre oynamayı kabul eder Varlık ve Hiçlik 1943 Böyle özgürlük gerçekten de seçme özgürlüğü ya da özençtir keyfi istençtir ussal İstenç değil Seçimin evrensel moral bir ölçütü olamaz çünkü herşey bireyin öznel eğilimine evrensel ile karşıtlık içinde durmak zorunda olan varoluşsal bireyselliğine bağlıdır Sartre böyle diyalektiksiz entellektüel temelleri üzerine daha sonra Roma Dersi nde 1964 terörün devrimci türe justice revolutionnaire olması gibi birşeyden söz etti ve kısaca terörün insancılaştırılması ilkede olanaklıdır bref l humanisation de la terreur est possible en principe dedi İdeolojik kurtarıcılık konumu ile uyum içinde kaçınılmaz olarak ve mantıksal olarak şiddeti kuramının birincil bileşenleri arasına almak zorundaydı ve aldı insanlığın kurtarıcısı olmak saltık moral aklanmışlığı ileri sürmektir ve böyle bir yüksekliğe karşıtlık düşmanlıktır O da faşist öğretmeni gibi salt bir şiddet rejimini aklamanın ötesine geçti ve çıplak terörü 1972 de Münih Yaz Olimpiyatlarında yaşanan Kara Eylül terörünü savunmada duraksama göstermedi Hümanizmin özsel olarak Rasyonalizm olduğunu insanı insan yapan özün Us olduğunu anlaması olanaksızdı bilinçaltı nedenlerle düşünceden boşalan yeri bilinçsiz dürtünün alması nedeniyle Sartre ın kendine özgü nihilizm türünü tanıtlama konusunda elinden geleni yapmasına karşın düşünme özürlü doğal bilincin bilinçsiz revizyonizmi onu düzeltmeyi sürdürmüştür ve sürdürmektedir 1964 Roma Dersi nde Ahlakın temeli gereksinimde eş deyişle insanın hayvanlığındadır diyordu İnsanın doğa üstü hayvan üstü tinsel gereksinimleri bilişsel duygusal ve estetik gereksinimleri insanın özü diyebileceğimiz ve edimselleşme bekleyen bu gizillik Sartre ın da materyalizminin ötesindeydi Aziz Yardımlı Yayınevi İdea Yayınevi Yazar Frederick Copleston Sayfa 112 Sayfa Kağıt 1 Hamur Boyut 11 50x18 50 cm Basım Yılı 2010 Barkod 9789753970105 Kategori Araştıma İnceleme Referans Felsefi Akımlar Genel Felsefe

Kitap Ambarı
221,00

İdea Yayınevi

2000
İnce Kapak
Kitap Ambarı

Nihilist varoluşçuluğun onu yargılayabilme yeteneğinden yoksun doğal bilincin yüzeysel anlayışının üstünde ve ötesinde işleyen mantığının en sonunda Marxizmde ve Nazizmde demir atması Usu reddetmenin salt raslantısal bir vargısı irrasyonalizmin olmayabilecek de olabilen bir çıkarsaması değildir Picasso nın dostu ve hayranı olan Sartre Nazi öğretmeni Heidegger in karizması altında sözde Diyalektik Us dediği şeyi kınadı öz belirlenimsiz seçme özgürlüğünü doğruladı varoluşçuluğun tiranlığın başka bir türü ile Marxizm ile de uyum içinde olabildiğini tanıtladı Sartre ın gerçekte hümanizmin reddedilmesi olan sofistik hümanizmine göre Özsüz Logossuz insan herşeyin ölçüsüdür eylemleri için değeri ve kuralları kendisi koyar ve yalnızca kendi saptadığı ve tanımladığı kurallara göre oynamayı kabul eder Varlık ve Hiçlik 1943 Böyle özgürlük gerçekten de seçme özgürlüğü ya da özençtir keyfi istençtir ussal İstenç değil Seçimin evrensel moral bir ölçütü olamaz çünkü herşey bireyin öznel eğilimine evrensel ile karşıtlık içinde durmak zorunda olan varoluşsal bireyselliğine bağlıdır Sartre bu entellektüel temeller üzerine daha sonra Roma Dersi nde 1964 terörün devrimci türe justice revolutionnaire olması gibi birşeyden söz etti ve kısaca terörün insancılaştırılması ilkede olanaklıdır bref l humanisation de la terreur est possible en principe dedi İdeolojik kurtarıcılık konumu ile uyum içinde kaçınılmaz olarak ve mantıksal olarak şiddeti kuramının birincil bileşenleri arasına almak zorunda idi ve aldı insanlığın kurtarıcısı olmak saltık moral aklanmışlığı ileri sürmektir ve böyle bir yüksekliğe karşıtlık düşmanlıktır O da faşist öğretmeni gibi salt bir şiddet rejimini aklamanın ötesine geçti ve çıplak terörü 1972 de Münih Yaz Olimpiyatlarında yaşanan Kara Eylül terörünü savunmada duraksama göstermedi Sartre ona Nobel Yazın Ödülünün yanlışlıkla verildiğini biliyordu Hümanizmin özsel olarak Rasyonalizm olduğunu insanı insan yapan özün Us olduğunu anlaması olanaksızdı bilinçaltı nedenlerle düşünceden boşalan yeri bilinçsiz dürtünün alması nedeniyle Sartre ın kendine özgü nihilizm türünü tanıtlama konusunda elinden geleni yapmasına karşın düşünme özürlü doğal bilincin revizyonizmi onu düzeltmeyi sürdürmüştür ve sürdürmektedir 1964 Roma Dersi nde Ahlakın temeli gereksinimde eş deyişle insanın hayvanlığındadır diyordu İnsanın doğa üstü hayvan üstü tinsel gereksinimleri bilişsel duygusal ve estetik gereksinimleri insanın özü diyebileceğimiz ve edimselleşme bekleyen bu gizillik Sartre ın da kavrayış gücünün ötesinde idi Aziz Yardmlı

Şehadet Kitap
224,40

İdea Yayınevi

1998243 sf.
Şehadet Kitap

Hobbes büyük İngiliz felsefecisi dir Şu nedenlerle 1 Avrupa da düşünen her insanın despotizme başkaldırmaya başladığı bir dönemde Kralların Saltık Yetkeciliğini savunmayı sürdürmüştür 2 Yalnızca cisimsel özdeksel şeylerin varlığını kabul ederek ve aynı zamanda Tanrının varlığını da kabul ederek Tanrının da cisimsel olduğunu ileri sürmüştür 3 Yine insan ruhu da doğal bir cisim olduğuna göre insan tutkularından doğan sonuçların irdelenişini törebilim dediği şeyi fiziğin bir alt dalı olarak görmüştür 4 Uslamlamayı yalnızca ADların bir dir koşacı yoluyla bitiştirilmesi olarak bir hesaplama işlemi toplama ve çıkarma olarak görmüştür 5 İlk gerçeklikleri belitler AD ları saptayanlar tarafından keyfi olarak belirlenen şeyler olarak görmüştür Hobbes ile modern Avrupa da yeni bir felsefe tarihi başlar Locke da bir felsefeci idi Felsefenin a priori doğasını reddetti Tüm bilgeliğini beş duyularına borçlu olduğuna kavramlarının boş bir tablet olan anlığı üzerine duyuları aracılığıyla basıldıklarına inandı Ve her nasılsa bu yolda üretilen evrensellerin adsal özlerin hiç kuşkusuz şeylerin kendilerinin olgusal özler değil ama düşüncelerin ve sözcüklerin bir yüklemi olduğunu bilginin gerçek varlık ile ilgisiz ve yalnızca düşüncelerimiz arasındaki ilişki olduğunu deneysel felsefe de tanıtlama ya da gerçekliğin söz konusu olmadığını doğal bilimin hiçbir zaman bir bilim olamayacağını dahası pekala kendi varlığımızdan da kuşku duyabileceğimizi belirtti Ne Platon dan ne de Aristoteles ten ne de modern Descartes tan felsefe üzerine hiçbirşey öğrenemeyen Locke düşünce tarihinde barbarlığın da söz hakkı olduğunu gösterdi Ve İngiliz Görgücülüğünün anamalcılık ile sömürgecilik ile kölecilik ve kitle kıyımları ile en iyi bağdaşan entellektüel yapı olduğunu sözü ve eylemiyle tanıtladı 17 nci yüzyılda Carolina nın Temel Anayasası The Fundamental Constitutions of Carolina için taslağın yazarı John Locke dur Bu anayasa bir özgürlük kurumu olsa da kölelik kurumunu kabul eder ve korur Hıristiyanlığın kölecilik ile bağdaşmadığı söylense de Locke un yazdığı anayasa kölelerin Hıristiyanlığa dönmelerine karşın köleliklerinin sona ermesine izin vermez Locke modern Batı bilincinin doğal saydığı bu tür dışsal noktalar nedeniyle tanınmaz Bunlar kuramcılığı ilgilendirmeyen önemsiz konulardır Locke un önemi David Hume un dört dörtlük görgücülüğüne sonra Bentham ın yararcılığına sonra James ın pragmatizmine sonra analitik geleneğe sonra mantıksal atomizme sonra mantıksal pozitivizme sonra mantıksal görgücülüğe sonra dil felsefeciliğine vb götüren yolu açmasında yatar Arka Kapak

Şehadet Kitap
237,60

İdea Yayınevi

1998243 sf.
Şehadet Kitap

Kuşkucu David 1748 de Ulusal Karakterler konusunda yazarken şunları belirtir Negroların ve genel olarak tüm insan türlerinin çünkü dört ya da beş ayrı tür vardır doğal olarak beyazlardan aşağı olduklarından kuşku duyma eğilimindeyim Hiçbir zaman beyazdan başka herhangi bir tende uygar bir ulus olmamış ne de giderek eylemde ya da kuramsal düşüncede seçkin herhangi bir birey olmuştur Aralarında hiçbir becerikli üretici yoktur hiçbir sanat ve hiçbir bilim yoktur Öte yandan beyazların en kaba ve en barbar olanları bile örneğin eski Germenler şimdiki Tatarlar henüz yiğitliklerinde hükümet biçimlerinde ya da başka herhangi bir tikel özellikle seçkin birşey taşırlar Eğer doğa bu insan soyları arasında kökensel bir ayrım yapmamış olsaydı böyle biçimdeş ve değişmez ayrımlar yüzyıllar ve çağlar boyunca yer alamazdı Sömürgelerimizin sözünü etmesek bile tüm Avrupa ya dağılmış Negro köleler vardır ki aralarından hiçbiri hiçbir zaman herhangi bir beceri belirtisi göstermemiştir gerçi aramızdaki eğitimsiz aşağı insanlar işe koyulup kendilerini herhangi bir meslekte sivriltecek olsalar bile Aslında Jamaika da bir negrodan yetenekli ve bilgili bir insan olarak söz ederler ama kendisine çok yetersiz başarılarından ötürü hayranlık duyuluyor olabilir tıpkı birkaç sözcüğü açıkça konuşan bir papağan gibi Kuşkucuyu ciddiye almalıyız Bunları demek istemiyor bunlar öğretisi ile kuramsal düşüncesi ile tutarsızdır dememeliyiz Kuşkucu da bir insandır ve yalın bir tutarlılığın ne olduğunu o da bilebilir Ve herşey bir yana bir insan olarak sayılmayı düşüncelerinin çarpıtılmamasını ister ve bu en doğal hakkıdır Immanuel Kant gibi bir felsefeci bile bu sözleri David in boş sözleri olarak almamışken tersine tüm bu sefil içerikte onunla anlaştığını aynı sözleri satır satır yineleyerek belirtmişken bugün David e karşı onu yalanlama saygısızlığını göstermemeliyiz Ve o iğrenç satırları yazmadan üç yıl önce 1745 te Kanada ya askeri bir sefere katılmak üzere sömürge üniformasını giyen David in görüşlerini baskı altında ya da zorla değil ama bilinçli sağlıklı sorumlu olgun ve ne dediğini bilen bir insan olarak yazmadığını düşünmemeliyiz Sağlıklı bir usun normal bir sağduyunun normal bir insan duyarlığının ve duyuncunun gelişmemişliği ne anlama gelir Felsefede usa güvenin yerini usa kuşkunun kuşkuculuk denilen usdışı tutumun alması anlamına gelir Bilimde pozitivizm Törellikte nihilizm Bir ulusun karakterinde Yanıtı modern tarihtedir Arka Kapak

Ekin Kitap
244,80

İdea Yayınevi

112 sf.
Ekin Kitap

Nihilist varoluşçuluğun onu yargılayabilme yeteneğinden yoksun doğal bilincin yüzeysel anlayışının üstünde ve ötesinde işleyen mantığının en sonunda Marxizmde ve Nazizmde demir atması Usu reddetmenin salt raslantısal bir vargısı irrasyonalizmin olmayabilecek de olabilen bir çıkarsaması değildir Picasso nun dostu ve hayranı olan Sartre Nazi öğretmeninin Heidegger in karizması altında sözde Diyalektik Us dediği şeyi kınadı öz belirlenimsiz seçme özgürlüğünü doğruladı varoluşçuluğun tiranlığın başka bir türü ile Marxizm ile de uyum içinde olabildiğini tanıtladı Seçme özgürlüğü varoluşçuluğun törel özüdür Sartre ın gerçekte hümanizmin reddedilmesi olan sofistik hümanizmine göre Özsüz Logossuz insan herşeyin ölçüsüdür eylemleri için değeri ve kuralları kendisi koyar ve yalnızca kendi saptadığı ve tanımladığı kurallara göre oynamayı kabul eder Varlık ve Hiçlik 1943 Böyle özgürlük gerçekten de seçme özgürlüğü ya da özençtir keyfi istençtir ussal İstenç değil Seçimin evrensel moral bir ölçütü olamaz çünkü herşey bireyin öznel eğilimine evrensel ile karşıtlık içinde durmak zorunda olan varoluşsal bireyselliğine bağlıdır Sartre böyle diyalektiksiz entellektüel temelleri üzerine daha sonra Roma Dersi nde 1964 terörün devrimci türe justice revolutionnaire olması gibi birşeyden söz etti ve kısaca terörün insancılaştırılması ilkede olanaklıdır bref l humanisation de la terreur est possible en principe dedi İdeolojik kurtarıcılık konumu ile uyum içinde kaçınılmaz olarak ve mantıksal olarak şiddeti kuramının birincil bileşenleri arasına almak zorundaydı ve aldı insanlığın kurtarıcısı olmak saltık moral aklanmışlığı ileri sürmektir ve böyle bir yüksekliğe karşıtlık düşmanlıktır O da faşist öğretmeni gibi salt bir şiddet rejimini aklamanın ötesine geçti ve çıplak terörü 1972 de Münih Yaz Olimpiyatlarında yaşanan Kara Eylül terörünü savunmada duraksama göstermedi Hümanizmin özsel olarak Rasyonalizm olduğunu insanı insan yapan özün Us olduğunu anlaması olanaksızdı bilinçaltı nedenlerle düşünceden boşalan yeri bilinçsiz dürtünün alması nedeniyle Sartre ın kendine özgü nihilizm türünü tanıtlama konusunda elinden geleni yapmasına karşın düşünme özürlü doğal bilincin bilinçsiz revizyonizmi onu düzeltmeyi sürdürmüştür ve sürdürmektedir 1964 Roma Dersi nde Ahlakın temeli gereksinimde eş deyişle insanın hayvanlığındadır diyordu İnsanın doğa üstü hayvan üstü tinsel gereksinimleri bilişsel duygusal ve estetik gereksinimleri insanın özü diyebileceğimiz ve edimselleşme bekleyen bu gizillik Sartre ın da materyalizminin ötesindeydi Aziz Yardımlı

Kitap Ambarı
247,00

İdea Yayınevi

2000
İnce Kapak
Kitap Ambarı

Yöntem söz konusu olduğunda felsefenin karşılaştığı başlıca önyargı onun da örneğin bir fizik gibi bir matematik vb gibi usun doğal işleyişi yoluyla yapılabileceği giderek bilginin kişisel kültürel görüşlerden daha iyi birşey olmadığı sanısıdır Bir görüş pekala bir başka görüşten daha iyi çok daha iyi olabilir Arna bu onu bilgi yapmaz Yalnızca iyi bir görüş çok iyi bir kanı sanı doxa yapar Doğal bilinç doğal mantığı ile düşünür kavramların kendiliğinden ya da içgüdüsel işlemlerinde matematiksel kültürel politik vb görüngüler yaratarak ve bunlara deneyim diyerek olgu diyerek onlarda gerçekliği bulduğu sanısı içinde yaşar Ve duyular temelinde felsefe yapmaya başladığı zaman Düşünceye Kavrama Usa genel olarak Bilgiye karşı döner ister nihilistik ister pozitivistik biçiminde olsun insanın Gerçekliğe değer olmadığında olasılık ile yetinmesi gereken önemsiz anlamsız birşey olduğunda giderek saçma bile olduğunda diretir Ve diyalektik her Kavramda karşısına çıktığı için ne yapacağını bilemediği çelişkiden hiçbir zaman kurtulamadığı için Kavramı nesnellikten bağışlar ve kendini bilgiden yoksun bırakmayı yeğler Bilginin tanıtlama gerektirimi onu görüş yorum sanı vb gibi bilgiye ilgisiz giderek karşıt belirlenimlerden ayırdeder Tanıtlamalarının varsayımsızlığı kendisi tanıtlanmamış hiçbir öncülü kabul etmemesi düşünceyi daha başında diyalektiğe yöneltir Varsayımsızlık tanıtlanmış olanın dolaylı olanın o denli de dolaysız olmasını gerektirir Başlangıç momenti tanıtlanmayan ve tanıtlamaya zemin olan olumlu moment o denli de kendini tanıtlamalı tanıtsız tanıtlı dolaysız dolayı olmalıdır Olumlu olan eşit ölçüde olumsuzdur çünkü olumsuz değildir onu yadsır onunla olumsuz olarak ilişkilidir ve tam olarak bu zorunlu bağıntı onu zorunlu olarak kapsadığını gösterir Hiç kuşkusuz onu dışlar ama ancak içerdiğini ancak kendisinde olanı ancak kendini dışlayabilir İlişkisizliğin kendisi sözcüğün kendisinin bile gösterdiği gibi yalnızca olumsuz ilişki yalnızca olmayan ilişki ideal ilişkidir Olumsuz olanın olumlu ile bu birliği bu karşıtında kendinde olma tam olarak diyalektiğin kendisidir Ama karşıtlar birbirini olumsuzlamak birbirini ortadan kaldırmak için vardır Ortadan kalkan bağıntı olumsuzlamanın ortadan kalkması bağıntının kendini olumsuzlamasıdır Olumsuzun olumsuzlaması salt hiçlik değil yalnızca ortadan kalkmış olumsuzlama yalnızca negatif negatif ve böylece dolaylı olarak olumludur Olumlu olana ama somut olarak olumlu olana bu geri dönüş Kavramın gerçekliği onun gerçek doğasıdır Kavram salt soyut bir moment hiçbir olumsuzlama ve belirlenim içermeyen ve salt kendi başına duran monistik bir hiçlik değildir Ne Parmenides in Biri ne de Spinoza nın Tözü gerçek varlıklardır Bir salt karşıtından soyutlanmış olarak Bir değil olumlu ise hiç değil yalnızca olmayan bir anlak yapıntısıdır İlinekleri de olmayan onlarla bir olmayan hiçbir olumsuzlama hiçbir belirlenim içermeyen Töz Töz değildir Kavram ne salt olumlu ne de salt olumsuz çünkü hem olumlu hem de olumsuzdur Kendini ancak karşıtların birliği olarak olumsuzun olumsuzlaması olarak böylece yeni bir moment yeni bir başlangıç olarak somutlaştırır çünkü belirlenimi için bir kez daha karşıtına gereksinimi vardır

Kitap Sepeti
248,20

İdea Yayınevi

2010112 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Nihilist varoluşçuluğun onu yargılayabilme yeteneğinden yoksun doğal bilincin yüzeysel anlayışının üstünde ve ötesinde işleyen mantığının en sonunda Marxizmde ve Nazizmde demir atması Usu reddetmenin salt raslantısal bir vargısı irrasyonalizmin olmayabilecek de olabilen bir çıkarsaması değildir Picasso nun dostu ve hayranı olan Sartre Nazi öğretmeninin Heidegger in karizması altında sözde Diyalektik Us dediği şeyi kınadı öz belirlenimsiz seçme özgürlüğünü doğruladı varoluşçuluğun tiranlığın başka bir türü ile Marxizm ile de uyum içinde olabildiğini tanıtladı Seçme özgürlüğü varoluşçuluğun törel özüdür Sartre ın gerçekte hümanizmin reddedilmesi olan sofistik hümanizmine göre Özsüz Logossuz insan herşeyin ölçüsüdür eylemleri için değeri ve kuralları kendisi koyar ve yalnızca kendi saptadığı ve tanımladığı kurallara göre oynamayı kabul eder Varlık ve Hiçlik 1943 Böyle özgürlük gerçekten de seçme özgürlüğü ya da özençtir keyfi istençtir ussal İstenç değil Seçimin evrensel moral bir ölçütü olamaz çünkü herşey bireyin öznel eğilimine evrensel ile karşıtlık içinde durmak zorunda olan varoluşsal bireyselliğine bağlıdır Sartre böyle diyalektiksiz entellektüel temelleri üzerine daha sonra Roma Dersi nde 1964 terörün devrimci türe justice revolutionnaire olması gibi birşeyden söz etti ve kısaca terörün insancılaştırılması ilkede olanaklıdır bref l humanisation de la terreur est possible en principe dedi İdeolojik kurtarıcılık konumu ile uyum içinde kaçınılmaz olarak ve mantıksal olarak şiddeti kuramının birincil bileşenleri arasına almak zorundaydı ve aldı insanlığın kurtarıcısı olmak saltık moral aklanmışlığı ileri sürmektir ve böyle bir yüksekliğe karşıtlık düşmanlıktır O da faşist öğretmeni gibi salt bir şiddet rejimini aklamanın ötesine geçti ve çıplak terörü 1972 de Münih Yaz Olimpiyatlarında yaşanan Kara Eylül terörünü savunmada duraksama göstermedi Hümanizmin özsel olarak Rasyonalizm olduğunu insanı insan yapan özün Us olduğunu anlaması olanaksızdı bilinçaltı nedenlerle düşünceden boşalan yeri bilinçsiz dürtünün alması nedeniyle Sartre ın kendine özgü nihilizm türünü tanıtlama konusunda elinden geleni yapmasına karşın düşünme özürlü doğal bilincin bilinçsiz revizyonizmi onu düzeltmeyi sürdürmüştür ve sürdürmektedir 1964 Roma Dersi nde Ahlakın temeli gereksinimde eş deyişle insanın hayvanlığındadır diyordu İnsanın doğa üstü hayvan üstü tinsel gereksinimleri bilişsel duygusal ve estetik gereksinimleri insanın özü diyebileceğimiz ve edimselleşme bekleyen bu gizillik Sartre ın da materyalizminin ötesindeydi Aziz Yardımlı

Şehadet Kitap
250,80

İdea Yayınevi

2020144 sf.
Şehadet Kitap

Yöntem söz konusu olduğunda felsefenin karşılaştığı en yaygın ve en engelleyici önyargı onun da tıpkı bir fizik gibi bir matematik vb gibi usun doğal işleyişi yoluyla öğrenilebileceği Gerçekliğin hiçbir özel düşünme yöntemi gerekmeksizin her tür önyargıya izin veren sıradan uslamlamalar yoluyla anlaşılabileceği sanısıdır Eytişimi anlamayan bilinç için felsefe henüz yalnızca boş bir hedeftir Ya da pragmatik bir sorundur ki bilincine düşüncesinin kurgul devimini bilmeyi yasaklayarak Gerçekliğe karşı Erdeme karşı ve Bilime karşı nihilist bir içerleme analitik bir laçkalık giderek pozitivist bir düşmanlık yaratır Doğalbilinç doğal mantığı ile düşünür kavramların kendiliğinden ya da içgüdüsel işlemlerinde kuramsal törel politik vb görüngüler oluşturarak ve bunlara deneyim diyerek onlarda aslında kaba duyuların kendilerinde yanılmaz gerçeklik ve pekinlik ölçütünü bulduğunu sanır Ve aynı ürkek bilinç yine aynı ölçüte dayanarak düşüncesini hayvana özgü sezgi ve duyunun üstüne yükseltemeden felsefe yapmaya başlar başlamaz duyulur olmayan yasalar ve ilkeler kapsadığı için tüm Bilime ve tüm Felsefeye öfke duyar Gerçekliği ruhundaki ve beynindeki nihilist boşluğuna atar İşin olumsuz yanı budur Olumlu yana gelirsek felsefe insan varoluşunun en temel sorunlarının yalnızca ussal düşünce ile anlaşılabileceğinin ve çözülebileceğinin bilinciyle Usa güvenen bir Yürek ve Yüreğe güvenen bir Us ile başlar Tüm ansal etkinlikler içinde yalnızca felsefe özgür düşünceye dayanarak Gerçeklik ile ilgilenir ve düşünmenin bilinçsiz kendiliğindenliğini küçümseyen özgür ussal düşünce işleyişinin her adımının kendisinin tanıtlama olmasını ister Çünkü Gerçeklik bir oyun değildir Çünkü Gerçeklik insanı insan yapan ve yapacak olan Değerdir Çünkü gerçeklik en yalın anlamı içinde tanıtlanmışlıktan özbilinçli bir mantıksallıktan başka birşey değildir Ama tanıtlama da kendini tanıtlamalı varsayımsız başlangıcıyla varsayımsız bir ilerleme olduğunu göstermelidir Gerçek anlamı içinde tanıtlama düşüncenin en iç doğasındaki arı deviminden başka birşey değildir bir ilkeden bir başkasına dışsal ya da olumsal bir sıçrayış değil ama bir kavramın kendisinden zorunlu olarak ürettiği bir ikinciye ilerleyiştir Bu sayıltısız devim ancak verili olanan 1 o denli de kendisi olmayan birşey ya da kendi karşıtı 2 olmasıyla olanaklıdır ve bu kendinde kendi olumsuzu olma ya da kendinde o denli de kendi karşıtı olma sözcüğün gerçek anlamıyla eytişim denilen şeydir Ama ortadan kaldırılanın onu ortadan kaldıranda saklanması karşıtların bu biricik ussal birliği 3 bu yeni kavram düşüncenin sürekli deviminden başka birşey değildir Ve bu birlik gerçekte o denli de çelişki olduğu ama çelişkinin gerçeği kendini ortadan kaldırmak olduğu için eytişimin bu kez ortaya koyduğu şey tüm dolaylılığın ortadan kaldırılışı ve bir kez daha dolaysızlık olarak yeni ve daha yüksek bir başlangıca yükseliştir Kuramsal kurgul düşüncenin çözümlemesi anlak için sunuluşu budur Düşünce bu deviminde varsayımdan saltık olarak özgürdür ve çıkarsama ya da tanıtlama olan bu arı eytişimin her kıpısı gerçeğin kendisidir Gerçekte bu süreç insan usunda onun en özsel doğasında kendinde biteviye işleyen gelişimin kendisidir ve felsefe yalnızca bu devimi düşüncede insan için saptama ve onu doğa ve insan dünyasındaki şekillenişi içinde ortaya çıkarma gerçek ve bütün insan bilincini üretme etkinliğidir ya da bu düşünme etkinliğinin adı felsefedir A Yardımlı Arka Kapak

Tamadres
255,00

İdea Yayınevi

Ocak 2010112 sf.
Ciltsiz

çev. Aziz Yardımlı

Tamadres

Nihilist varoluşçuluğun onu yargılayabilme yeteneğinden yoksun doğal bilincin yüzeysel anlayışının üstünde ve ötesinde işleyen mantığının en sonunda Marxizmde ve Nazizmde demir atması Usu reddetmenin salt raslantısal bir vargısı irrasyonalizmin olmayabilecek de olabilen bir çıkarsaması değildir Picasso nun dostu ve hayranı olan Sartre Nazi öğretmeninin Heidegger in karizması altında sözde Diyalektik Us dediği şeyi kınadı öz belirlenimsiz seçme özgürlüğünü doğruladı varoluşçuluğun tiranlığın başka bir türü ile Marxizm ile de uyum içinde olabildiğini tanıtladı Seçme özgürlüğü varoluşçuluğun törel özüdür Sartre ın gerçekte hümanizmin reddedilmesi olan sofistik hümanizmine göre Özsüz Logossuz insan herşeyin ölçüsüdür eylemleri için değeri ve kuralları kendisi koyar ve yalnızca kendi saptadığı ve tanımladığı kurallara göre oynamayı kabul eder Varlık ve Hiçlik 1943 Böyle özgürlük gerçekten de seçme özgürlüğü ya da özençtir keyfi istençtir ussal İstenç değil Seçimin evrensel moral bir ölçütü olamaz çünkü herşey bireyin öznel eğilimine evrensel ile karşıtlık içinde durmak zorunda olan varoluşsal bireyselliğine bağlıdır Sartre böyle diyalektiksiz entellektüel temelleri üzerine daha sonra Roma Dersi nde 1964 terörün devrimci türe justice revolutionnaire olması gibi birşeyden söz etti ve kısaca terörün insancılaştırılması ilkede olanaklıdır bref l humanisation de la terreur est possible en principe dedi İdeolojik kurtarıcılık konumu ile uyum içinde kaçınılmaz olarak ve mantıksal olarak şiddeti kuramının birincil bileşenleri arasına almak zorundaydı ve aldı insanlığın kurtarıcısı olmak saltık moral aklanmışlığı ileri sürmektir ve böyle bir yüksekliğe karşıtlık düşmanlıktır O da faşist öğretmeni gibi salt bir şiddet rejimini aklamanın ötesine geçti ve çıplak terörü 1972 de Münih Yaz Olimpiyatlarında yaşanan Kara Eylül terörünü savunmada duraksama göstermedi Hümanizmin özsel olarak Rasyonalizm olduğunu insanı insan yapan özün Us olduğunu anlaması olanaksızdı bilinçaltı nedenlerle düşünceden boşalan yeri bilinçsiz dürtünün alması nedeniyle Sartre ın kendine özgü nihilizm türünü tanıtlama konusunda elinden geleni yapmasına karşın düşünme özürlü doğal bilincin bilinçsiz revizyonizmi onu düzeltmeyi sürdürmüştür ve sürdürmektedir 1964 Roma Dersi nde Ahlakın temeli gereksinimde eş deyişle insanın hayvanlığındadır diyordu İnsanın doğa üstü hayvan üstü tinsel gereksinimleri bilişsel duygusal ve estetik gereksinimleri insanın özü diyebileceğimiz ve edimselleşme bekleyen bu gizillik Sartre ın da materyalizminin ötesindeydi Aziz Yardımlı

Pandora
272,00

İdea

112 sf.

çev. Yardımlı, Aziz

Pandora

Nihilist varoluşçuluğun onu yargılayabilme yeteneğinden yoksun doğal bilincin yüzeysel anlayışının üstünde ve ötesinde işleyen mantığının en sonunda Marxizmde ve Nazizmde demir atması Usu reddetmenin salt raslantısal bir vargısı irrasyonalizmin olmayabilecek de olabilen bir çıkarsaması değildir Picasso nun dostu ve hayranı olan Sartre Nazi öğretmeninin Heidegger in karizması altında sözde Diyalektik Us dediği şeyi kınadı öz belirlenimsiz seçme özgürlüğünü doğruladı varoluşçuluğun tiranlığın başka bir türü ile Marxizm ile de uyum içinde olabildiğini tanıtladı Seçme özgürlüğü varoluşçuluğun törel özüdür Sartre ın gerçekte hümanizmin reddedilmesi olan sofistik hümanizmine göre Özsüz Logos suz insan herşeyin ölçüsüdür eylemleri için değeri ve kuralları kendisi koyar ve yalnızca kendi saptadığı ve tanımladığı kurallara göre oynamayı kabul eder Varlık ve Hiçlik 1943 Böyle özgürlük gerçekten de seçme özgürlüğü ya da özençtir keyfi istençtir ussal İstenç değil Seçimin evrensel moral bir ölçütü olamaz çünkü herşey bireyin öznel eğilimine evrensel ile karşıtlık içinde durmak zorunda olan varoluşsal bireyselliğine bağlıdır Sartre böyle diyalektiksiz entellektüel temelleri üzerine daha sonra Roma Dersi nde 1964 terörün devrimci türe justice revolutionnaire olması gibi birşeyden söz etti ve kısaca terörün insancılaştırılması ilkede olanaklıdır bref l humanisation de la terreur est possible en principe dedi İdeolojik kurtarıcılık konumu ile uyum içinde kaçınılmaz olarak ve mantıksal olarak şiddeti kuramının birincil bileşenleri arasına almak zorundaydı ve aldı insanlığın kurtarıcısı olmak saltık moral aklanmışlığı ileri sürmektir ve böyle bir yüksekliğe karşıtlık düşmanlıktır O da faşist öğretmeni gibi salt bir şiddet rejimini aklamanın ötesine geçti ve çıplak terörü 1972 de Münih Yaz Olimpiyatlarında yaşanan Kara Eylül terörünü savunmada duraksama göstermedi Hümanizmin özsel olarak Rasyonalizm olduğunu insanı insan yapan özün Us olduğunu anlaması olanaksızdı bilinçaltı neden lerle düşünceden boşalan yeri bilinçsiz dürtünün alması nedeniyle Sartre ın kendine özgü nihilizm türünü tanıtlama konusunda elinden geleni yapmasına karşın düşünme özürlü doğal bilincin bilinçsiz revizyonizmi onu düzeltmeyi sürdürmüştür ve sürdürmektedir 1964 Roma Dersi nde Ahlakın temeli gereksinimde eş deyişle insanın hayvanlığındadır diyordu İnsa nın doğa üstü hayvan üstü tinsel gereksinimleri bilişsel duygusal ve estetik gereksinimleri insanın özü diyebileceğimiz ve edimselleşme bekleyen bu gizillik Sartre ın da mater yalizminin ötesindeydi Aziz Yardımlı

Kitap Ambarı
273,00

İdea Yayınevi

1998
İnce Kapak
Kitap Ambarı

Hobbes un büyük İngiliz felsefecisi olması olgusu Hobbes un kendisinden daha dikkate değer bir olgudur Şu nedenlerle Hobbes 1 Avrupa da düşünen her insanın despotizme başkaldırmaya başladığı bir dönemde Kralların Saltık Yetkeciliğini savunmayı sürdürdü 2 Yalnızca cisimsel özdeksel şeylerin varlığını kabul ederek ve aynı zamanda Tanrının varlığını da kabul ederek Tanrının da cisimsel olduğunu ileri sürdü benzer olarak 3 İnsan ruhu da doğal bir cisim olduğu için etik dediği şeyi fiziğin bir alt dalı saydı 4 Bir materyalist olduğu için ve bu bakış açısından etik fiziğin bir dalı olduğu için devleti de bir cisim ama politik cisim olarak gördü 5 Uslamlamayı yalnızca Adların bir dir koşacı yoluyla bitiştirilmesi olarak bir hesaplama işlemi toplama ve çıkarma olarak gördü 6 İlk gerçeklikleri belitler ADları saptayanlar tarafından keyfi olarak belirlenen önermeler olarak gördü John Locke da bir felsefeci idi Felsefenin a priori doğasını reddederek başladı Tüm bilgeliğini beş duyularına borçlu olduğuna kavramlarının boş bir tablet olan anlığın üzerine duyular aracılığıyla basıldığına inandı Ve her nasılsa bu yolda üretilen evrensellerin adsal özlerin hiç kuşkusuz şeylerin kendilerinin olgusal özler değil ama düşüncelerin ve sözcüklerin bir yüklemi olduğunu bilginin gerçek varlık ile ilgisiz ve yalnızca düşüncelerimiz arasındaki bir ilişki olduğunu deneysel felsefe de tanıtılama ya da gerçeklik ile ilgilenilmediğini doğal bilimin hiçbir zaman bir bilim olamayacağını dahası pekala kendi varlığımızdan bile kuşku duyabileceğimizi belirtti John Locke daha sonra Batı düşünme tarihinde sürekli olarak yinelenecek bir ayrıksılığın kendini bilimin her dalında gösterecek bilinçli irrasyonalizmin ön habercisi idi Ne Platon da ne Aristoteles te ne de modern Descartes ta felsefe üzerine öğrenecek hiçbirşey bulamayan Locke düşünce tarihinde aşağı yukarı etnik bir gelenek gibi birşeyin bir analitik geleneğin başlatıcısı oldu Onun örneğini izleyerek İngiliz Görgücülüğü olarak bilinen akım yararcı etik denilen etik dışı kuramı geliştirdi 17 nci yüzyılda Carolina nın Temel Anayasası nın The Fundamental Constitutions of Carolina yazarı John Locke dan başkası değildi Bugün de okullarda liberalizmin babası olarak öğretilen John Locke un bu anayasası bir özgürlük kurumu olan bu anayasa kölelik kurumunu yasallaştırdı Hıristiyanlık kölelik ile bağdaşmasa da Locke un anayasası bağdaşır kölelerin Hıristiyanlığa dönmelerine karşın köleliklerinin sona ermesine izin vermez Locke un ünü bu tür dışsal noktalara dayanamaz Bunlar kuramcılığı ilgilendirmeyen önemsiz şeylerdir Locke un önemi David Hume un dört dörtlük görgücülüğüne sonra Bentham ın yararcılığına sonra James ın pragmatizmine sonra analitik geleneğe sonra mantıksal atomizme sonra mantıksal pozitivizme sonra mantıksal görgücülüğe sonra sıradan dil felsefeciliğine sonra sıradan olmayan dil felsefeciliğine vb götüren yolu açmasında yatar Aziz Yardımlı

Kitap Ambarı
273,00

İdea Yayınevi

2000
İnce Kapak
Kitap Ambarı

Kuşkucu David 1748 de Ulusal Karakterler konusunda yazarken şunları belirtir Negroların ve genel olarak tüm insan türlerinin çünkü dört ya da beş ayrı tür vardır doğal olarak beyazlardan aşağı olduklarından kuşku duyma eğilimindeyim Hiçbir zaman beyazdan başka herhangi bir tende uygar bir ulus olmamış ne de giderek eylemde ya da kuramsal düşüncede seçkin herhangi bir birey olmuştur Aralarında hiçbir becerikli üretici yoktur hiçbir sanat ve hiçbir bilim yoktur Öte yandan beyazların en kaba ve en barbar olanları bile örneğin eski GERMENLER şimdiki TATARLAR henüz yiğitliklerinde hükümet biçimlerinde ya da başka herhangi bir tikel özellikle seçkin birşey taşırlar Eğer doğa bu insan soyları arasında kökensel bir ayrım yapmamış olsaydı böyle biçimdeş ve değişmez ayrımlar yüzyıllar ve çağlar boyunca yer alamazdı Kolonilerimizin sözünü etmesek bile tüm Avrupa ya dağılmış Negro köleler vardır ki aralarından hiç biri hiçbir zaman herhangi bir beceri belirtisi göstermemiştir gerçi aramızdaki eğitimsiz aşağı insanlar işe koyulup kendilerini herhangi bir meslekte sivriltecek olsalar bile Aslında JAMAİKA da bir negrodan yetenekli ve bilgili bir insan olarak söz ederler ama kendisine çok yetersiz başarılarından ötürü hayranlık duyuluyor olabilir tıpkı birkaç sözcüğü açıkça konuşan bir papağan gibi David Hume un bu düşüncelerinden esinlenen Immanuel Kant ı onlara gönülden katıldığını belirten yazılar yazdı Eğer ırkçılık kuramı diye birşey varsa ve gözlem ve deneyime üzerine dayalı bir temel taşıyorsa bu pozitif temel John Locke 1632 1704 David Hume 1711 1776 ve Immanuel Kant 1724 1804 gibi Aydınlanma felsefecileri tarafından türetildi Aydınlanmanın birincil adları olan bu insanlar kuşkucu olmada ortak idiler David Hume un Newton ın deneysel felsefesi üzerine de dayanan görgücülüğü entellektüel yanında insan bilgisini duyu verilerine indirgerken ve bilimlerden evrensel yasa kavramını sürerken moral yanında insan etiğini duygu verileri üzerine dayandırdı Moral iyi ve kötü olarak düşündüğü şeyleri bireysel haz ve acı duyguları ndan çıkarsadı Böyle temeller üzerine kurulan yararcılık etiği moral doğruluğu yararlık niteliğinden türetir ve Us her zaman tutkulara boyun eğer formülü ile pekiştirilerek duyunçsuz istençsiz düşüncesiz bir etik dışı yaşam programı üretir Aziz Yardımlı

Ekin Kitap
273,60

İdea Yayınevi

2010112 sf.
Ekin Kitap

Yöntem söz konusu olduğunda felsefenin karşılaştığı başlıca ön yargı onun da örneğin bir fizik gibi bir matematik vb gibi usun doğal işleyişi yoluyla yapılabileceği giderek bilginin kişisel kültürel görüşlerden daha iyi birşey olmadığı sanısıdır Bir görüş pekala bir başka görüşten daha iyi çok daha iyi olabilir Ama bu onu bilgi yapmaz Yalnızca iyi bir görüş çok iyi bir kanı sanı doxa olur Doğal bilinç için bilgi ölçülebilecek tartı şı labilecek var sayılabilecek birşeydir Bilimi niceliğe indirgeyen ve bilginin kavramına yabancı kalan bilinç için felsefe de kendisi kadar boştur Ve diyalektiksiz felsefe postmodern bir sorundur ki işini insanın değerine karşı nihilist bir içerlemede ve insanın bilme yetisine karşı pozitivist bir güvensizlikte bitirir Doğal bilinç doğal mantığı ile düşünür kavramların kendiliğinden ya da içgüdüsel işlemlerinde matematiksel törel politik vb görüngüler yaratarak ve bunlara deneyim diyerek onlarda gerçekliği bulduğu sanısı içinde yaşar Ve duyuları temelinde felsefe yapmaya başladığı zaman Düşünceye Kavrama Usa genel olarak Bilgiye karşı döner ve ister nihilist ister pozitivist biçiminde olsun insanın Gerçekliğe değer olmadığında olasılık ile yetinmesi gereken önemsiz anlamsız birşey olduğunda giderek saçma bile olduğunda diretir Bilginin tanıtlama gereksinimi onu görüş yorum sanı vb gibi bilgiye ilgisiz giderek karşıt belirlenimlerden ayırdeder Tanıtlamanın varsayımsızlığı kendisi tanıtlanmamış hiçbir öncülü kabul edememesi onu daha başında diyalektiği doğrulamaya zorlar Dolaysız olan o denli de dolaylı olmalıdır Olumlu olan eşit ölçüde olumsuzdur çünkü olumsuz değildir onunla olumsuz olarak ilişkilidir ve onu kapsar Hiç kuşkusuz onu dışlar ama ancak içerdiğini ancak kendisinde olanı ancak kendini dışlayabilir İlişkisizliğin kendisi sözcüğün kendisinin bile gösterdiği gibi yalnızca olumsuz ilişkidir Olumsuz olanın olumlu ile bu birliği karşıtında kendinde olma diyalektiğin gerçeğidir Ama karşıtlar birbirlerini ortadan kaldırmak için vardırlar Olumsuzlama bağıntısı kendini olumsuzlar ve olumsuzun olumsuzlaması salt hiçlik değil ama bildiğimiz gibi olumludur Olumlu olana ama somut olarak olumlu olana bu geri dönüş Kavramın eksiksiz karakteridir Kavram ne salt olumlu ne de salt olumsuzdur kendini ancak karşıtların birliği olarak olumsuzun olumsuzlanması olarak böylece yeni bir moment yeni bir başlangıç olarak somutlaştırır Aziz Yardımlı

Kitap Sepeti
277,40

İdea Yayınevi

2010112 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Yöntem söz konusu olduğunda felsefenin karşılaştığı başlıca ön yargı onun da örneğin bir fizik gibi bir matematik vb gibi usun doğal işleyişi yoluyla yapılabileceği giderek bilginin kişisel kültürel görüşlerden daha iyi birşey olmadığı sanısıdır Bir görüş pekala bir başka görüşten daha iyi çok daha iyi olabilir Ama bu onu bilgi yapmaz Yalnızca iyi bir görüş çok iyi bir kanı sanı doxa olur Doğal bilinç için bilgi ölçülebilecek tartı şı labilecek var sayılabilecek birşeydir Bilimi niceliğe indirgeyen ve bilginin kavramına yabancı kalan bilinç için felsefe de kendisi kadar boştur Ve diyalektiksiz felsefe postmodern bir sorundur ki işini insanın değerine karşı nihilist bir içerlemede ve insanın bilme yetisine karşı pozitivist bir güvensizlikte bitirir Doğal bilinç doğal mantığı ile düşünür kavramların kendiliğinden ya da içgüdüsel işlemlerinde matematiksel törel politik vb görüngüler yaratarak ve bunlara deneyim diyerek onlarda gerçekliği bulduğu sanısı içinde yaşar Ve duyuları temelinde felsefe yapmaya başladığı zaman Düşünceye Kavrama Usa genel olarak Bilgiye karşı döner ve ister nihilist ister pozitivist biçiminde olsun insanın Gerçekliğe değer olmadığında olasılık ile yetinmesi gereken önemsiz anlamsız birşey olduğunda giderek saçma bile olduğunda diretir Bilginin tanıtlama gereksinimi onu görüş yorum sanı vb gibi bilgiye ilgisiz giderek karşıt belirlenimlerden ayırdeder Tanıtlamanın varsayımsızlığı kendisi tanıtlanmamış hiçbir öncülü kabul edememesi onu daha başında diyalektiği doğrulamaya zorlar Dolaysız olan o denli de dolaylı olmalıdır Olumlu olan eşit ölçüde olumsuzdur çünkü olumsuz değildir onunla olumsuz olarak ilişkilidir ve onu kapsar Hiç kuşkusuz onu dışlar ama ancak içerdiğini ancak kendisinde olanı ancak kendini dışlayabilir İlişkisizliğin kendisi sözcüğün kendisinin bile gösterdiği gibi yalnızca olumsuz ilişkidir Olumsuz olanın olumlu ile bu birliği karşıtında kendinde olma diyalektiğin gerçeğidir Ama karşıtlar birbirlerini ortadan kaldırmak için vardırlar Olumsuzlama bağıntısı kendini olumsuzlar ve olumsuzun olumsuzlaması salt hiçlik değil ama bildiğimiz gibi olumludur Olumlu olana ama somut olarak olumlu olana bu geri dönüş Kavramın eksiksiz karakteridir Kavram ne salt olumlu ne de salt olumsuzdur kendini ancak karşıtların birliği olarak olumsuzun olumsuzlanması olarak böylece yeni bir moment yeni bir başlangıç olarak somutlaştırır Aziz Yardımlı

Nobel Kitap
289,00

İdea Yayınevi

2010112 sf.
Ciltsiz12x19 cm1. Hamur
Nobel Kitap

Nihilist varoluşçuluğun onu yargılayabilme yeteneğinden yoksun doğal bilincin yüzeysel anlayışının üstünde ve ötesinde işleyen mantığının en sonunda Marxizmde ve Nazizmde demir atması Usu reddetmenin salt raslantısal bir vargısı irrasyonalizmin olmayabilecek de olabilen bir çıkarsaması değildir Picasso nun dostu ve hayranı olan Sartre Nazi öğretmeninin Heidegger in karizması altında sözde Diyalektik Us dediği şeyi kınadı öz belirlenimsiz seçme özgürlüğünü doğruladı varoluşçuluğun tiranlığın başka bir türü ile Marxizm ile de uyum içinde olabildiğini tanıtladı Seçme özgürlüğü varoluşçuluğun törel özüdür Sartre ın gerçekte hümanizmin reddedilmesi olan sofistik hümanizmine göre Özsüz Logossuz insan herşeyin ölçüsüdür eylemleri için değeri ve kuralları kendisi koyar ve yalnızca kendi saptadığı ve tanımladığı kurallara göre oynamayı kabul eder Varlık ve Hiçlik 1943 Böyle özgürlük gerçekten de seçme özgürlüğü ya da özençtir keyfi istençtir ussal İstenç değil Seçimin evrensel moral bir ölçütü olamaz çünkü herşey bireyin öznel eğilimine evrensel ile karşıtlık içinde durmak zorunda olan varoluşsal bireyselliğine bağlıdır Sartre böyle diyalektiksiz entellektüel temelleri üzerine daha sonra Roma Dersi nde 1964 terörün devrimci türe justice revolutionnaire olması gibi birşeyden söz etti ve kısaca terörün insancılaştırılması ilkede olanaklıdır bref l humanisation de la terreur est possible en principe dedi İdeolojik kurtarıcılık konumu ile uyum içinde kaçınılmaz olarak ve mantıksal olarak şiddeti kuramının birincil bileşenleri arasına almak zorundaydı ve aldı insanlığın kurtarıcısı olmak saltık moral aklanmışlığı ileri sürmektir ve böyle bir yüksekliğe karşıtlık düşmanlıktır O da faşist öğretmeni gibi salt bir şiddet rejimini aklamanın ötesine geçti ve çıplak terörü 1972 de Münih Yaz Olimpiyatlarında yaşanan Kara Eylül terörünü savunmada duraksama göstermedi Hümanizmin özsel olarak Rasyonalizm olduğunu insanı insan yapan özün Us oldu

Ekin Kitap
302,40

İdea Yayınevi

240 sf.
Ekin Kitap

Hobbes büyük İngiliz felsefecisi dir Şu nedenlerle 1 Avrupa da düşünen her insanın despotizme başkaldırmaya başladığı bir dönemde Kralların Saltık Yetkeciliğini savunmayı sürdürmüştür 2 Yalnızca cisimsel özdeksel şeylerin varlığını kabul ederek ve aynı zamanda Tanrının varlığını da kabul ederek Tanrının da cisimsel olduğunu ileri sürmüştür 3 Yine insan ruhu da doğal bir cisim olduğuna göre insan tutkularından doğan sonuçların irdelenişini törebilim dediği şeyi fiziğin bir alt dalı olarak görmüştür 4 Uslamlamayı yalnızca ADların bir dir koşacı yoluyla bitiştirilmesi olarak bir hesaplama işlemi toplama ve çıkarma olarak görmüştür 5 İlk gerçeklikleri belitler AD ları saptayanlar tarafından keyfi olarak belirlenen şeyler olarak görmüştür Hobbes ile modern Avrupa da yeni bir felsefe tarihi başlar Locke da bir felsefeci idi Felsefenin a priori doğasını reddetti Tüm bilgeliğini beş duyularına borçlu olduğuna kavramlarının boş bir tablet olan anlığı üzerine duyuları aracılığıyla basıldıklarına inandı Ve her nasılsa bu yolda üretilen evrensellerin adsal özlerin hiç kuşkusuz şeylerin kendilerinin olgusal özler değil ama düşüncelerin ve sözcüklerin bir yüklemi olduğunu bilginin gerçek varlık ile ilgisiz ve yalnızca düşüncelerimiz arasındaki ilişki olduğunu deneysel felsefede tanıtlama ya da gerçekliğin söz konusu olmadığını doğal bilimin hiçbir zaman bir bilim olamayacağını dahası pekala kendi varlığımızdan da kuşku duyabileceğimizi belirtti Ne Platon dan ne de Aristoteles ten ne de modern Descartes tan felsefe üzerine hiçbirşey öğrenemeyen Locke düşünce tarihinde barbarlığın da söz hakkı olduğunu gösterdi Ve İngiliz Görgücülüğünün anamalcılık ile sömürgecilik ile kölecilik ve kitle kıyımları ile en iyi bağdaşan entellektüel yapı olduğunu sözü ve eylemiyle tanıtladı 17 nci yüzyılda Carolina nın Temel Anayasası The Fundamental Constitutions of Carolina için taslağın yazarı John Locke dur Bu anayasa bir özgürlük kurumu olsa da kölelik kurumunu kabul eder ve korur Hıristiyanlığın kölecilik ile bağdaşmadığı söylense de Locke un yazdığı anayasa kölelerin Hıristiyanlığa dönmelerine karşın köleliklerinin sona ermesine izin vermez Locke modern Batı bilincinin doğal saydığı bu tür dışsal noktalar nedeniyle tanınmaz Bunlar kuramcılığı ilgilendirmeyen önemsiz konulardır Locke un önemi David Hume un dört dörtlük görgücülüğüne sonra Bentham ın yararcılığına sonra James ın pragmatizmine sonra analitik geleneğe sonra mantıksal atomizme sonra mantıksal pozitivizme sonra mantıksal görgücülüğe sonra dil felsefeciliğine vb götüren yolu açmasında yatar

Ekin Kitap
302,40

İdea Yayınevi

216 sf.
Ekin Kitap

Kuşkucu David 1748 de Ulusal Karakterler konusunda yazarken şunları belirtir Negroların ve genel olarak tüm insan türlerinin çünkü dört ya da beş ayrı tür vardır doğal olarak beyazlardan aşağı olduklarından kuşku duyma eğilimindeyim Hiçbir zaman beyazdan başka herhangi bir tende uygar bir ulus olmamış ne de giderek eylemde ya da kuramsal düşüncede seçkin herhangi bir birey olmuştur Aralarında hiçbir becerikli üretici yoktur hiçbir sanat ve hiçbir bilim yoktur Öte yandan beyazların en kaba ve en barbar olanları bile örneğin eski Germenler şimdiki Tatarlar henüz yiğitliklerinde hükümet biçimlerinde ya da başka herhangi bir tikel özellikle seçkin bir şey taşırlar Eğer doğa bu insan soyları arasında kökensel bir ayrım yapmamış olsaydı böyle biçimdeş ve değişmez ayrımlar yüzyıllar ve çağlar boyunca yer alamazdı Sömürgelerimizin sözünü etmesek bile tüm Avrupa ya dağılmış Negro köleler vardır ki aralarından hiçbiri hiçbir zaman herhangi bir beceri belirtisi göstermemiştir gerçi aramızdaki eğitimsiz aşağı insanlar işe koyulup kendilerini herhangi bir meslekte sivriltecek olsalar bile Aslında Jamaika da bir negrodan yetenekli ve bilgili bir insan olarak söz ederler ama kendisine çok yetersiz başarılarından ötürü hayranlık duyuluyor olabilir tıpkı birkaç sözcüğü açıkça konuşan bir papağan gibi Kuşkucuyu ciddiye almalıyız Bunları demek istemiyor bunlar öğretisi ile kuramsal düşüncesi ile tutarsızdır dememeliyiz Kuşkucu da bir insandır ve yalın bir tutarlılığın ne olduğunu o da bilebilir Ve her şey bir yana bir insan olarak sayılmayı düşüncelerinin çarpıtılmamasını ister ve bu en doğal hakkıdır Immanuel Kant gibi bir felsefeci bile bu sözleri David in boş sözleri olarak almamışken tersine tüm bu sefil içerikte onunla anlaştığını aynı sözleri satır satır yineleyerek belirtmişken bugün David e karşı onu yalanlama saygısızlığını göstermemeliyiz Ve o iğrenç satırları yazmadan üç yıl önce 1745 te Kanada ya askeri bir sefere katılmak üzere sömürge üniformasını giyen David in görüşlerini baskı altında ya da zorla değil ama bilinçli sağlıklı sorumlu olgun ve ne dediğini bilen bir insan olarak yazmadığını düşünmemeliyiz Sağlıklı bir usun normal bir sağduyunun normal bir insan duyarlığının ve duyuncunun gelişmemişliği ne anlama gelir Felsefede usa güvenin yerini usa kuşkunun kuşkuculuk denilen usdışı tutumun alması anlamına gelir Bilimde pozitivizm Törellikte nihilizm Bir ulusun karakterinde Yanıtı modern tarihtedir

Pandora
304,00

İdea

112 sf.
Pandora

Yöntem söz konusu olduğunda felsefenin karşılaştığı en yaygın ve en engelleyici önyargı onun da tıpkı bir fizik gibi bir matematik vb gibi usun doğal işleyişi yoluyla öğrenilebileceği Gerçekliğin hiçbir özel düşünme yöntemi gerekmeksizin her tür önyargıya izin veren sıradan uslamlamalar yoluyla anlaşılabileceği sanısıdır Eytişimi anlamayan bilinç için felsefe henüz yalnızca boş bir hedeftir Ya da pragmatik bir sorundur ki bilincine düşüncesinin kurgul devimini bilmeyi yasaklayarak Gerçekliğe karşı Erdeme karşı ve Bilime karşı nihilist bir içerleme analitik bir laçkalık giderek pozitivist bir düşmanlık yaratır Doğalbilinç doğal mantığı ile düşünür kavramların kendiliğinden ya da içgüdüsel işlemlerinde kuramsal törel politik vb görüngüler oluşturarak ve bunlara deneyim diyerek onlarda aslında kaba duyuların kendilerinde yanılmaz gerçeklik ve pekinlik ölçütünü bulduğunu sanır Ve aynı ürkek bilinç yine aynı ölçüte dayanarak düşüncesini hayvana özgü sezgi ve duyunun üstüne yükseltemeden felsefe yapmaya başlar başlamaz duyulur olmayan yasalar ve ilkeler kapsadığı için tüm Bilime ve tüm Felsefeye öfke duyar Gerçekliği ruhundaki ve beynindeki nihilist boşluğuna atar İşin olumsuz yanı budur Olumlu yana gelirsek felsefe insan varoluşunun en temel sorunlarının yalnızca ussal düşünce ile anlaşılabileceğinin ve çözülebileceğinin bilinciyle Usa güvenen bir Yürek ve Yüreğe güvenen bir Us ile başlar Tüm ansal etkinlikler içinde yalnızca felsefe özgür düşünceye dayanarak Gerçeklik ile ilgilenir ve düşünmenin bilinçsiz kendiliğindenliğini küçümseyen özgür ussal düşünce işleyişinin her adımının kendisinin tanıtlama olmasını ister Çünkü Gerçeklik bir oyun değildir Çünkü Gerçeklik insanı insan yapan ve yapacak olan Değerdir Çünkü gerçeklik en yalın anlamı içinde tanıtlanmışlıktan özbilinçli bir mantıksallıktan başka birşey değildir Ama tanıtlama da kendini tanıtlamalı varsayımsız başlangıcıyla varsayımsız bir ilerleme olduğunu göstermelidir Gerçek anlamı içinde tanıtlama düşüncenin en iç doğasındaki arı deviminden başka birşey değildir bir ilkeden bir başkasına dışsal ya da olumsal bir sıçrayış değil ama bir kavramın kendisinden zorunlu olarak ürettiği bir ikinciye ilerleyiştir Bu sayıltısız devim ancak verili olanan 1 o denli de kendisi olmayan birşey ya da kendi karşıtı 2 olmasıyla olanaklıdır ve bu kendinde kendi olumsuzu olma ya da kendinde o denli de kendi karşıtı olma sözcüğün gerçek anlamıyla eytişim denilen şeydir Ama ortadan kaldırılanın onu ortadan kaldıranda saklanması karşıtların bu biricik ussal birliği 3 bu yeni kavram düşüncenin sürekli deviminden başka birşey değildir Ve bu birlik gerçekte o denli de çelişki olduğu ama çelişkinin gerçeği kendini ortadan kaldırmak olduğu için eytişimin bu kez ortaya koyduğu şey tüm dolaylılığın ortadan kaldırılışı ve bir kez daha dolaysızlık olarak yeni ve daha yüksek bir başlangıca yükseliştir Kuramsal kurgul düşüncenin çözümlemesi anlak için sunuluşu budur Düşünce bu deviminde varsayımdan saltık olarak özgürdür ve çıkarsama ya da tanıtlama olan bu arı eytişimin her kıpısı gerçeğin kendisidir Gerçekte bu süreç insan usunda onun en özsel doğasında kendinde biteviye işleyen gelişimin kendisidir ve felsefe yalnızca bu devimi düşüncede insan için saptama ve onu doğa ve insan dünyasındaki şekillenişi içinde ortaya çıkarma gerçek ve bütün insan bilincini üretme etkinliğidir ya da bu düşünme etkinliğinin adı felsefedir A Yardımlı

D&R
306,00

İdea Yayınevi

2000
Türkçe

çev. Aziz Yardımlı

D&R

Nihilist varoluşçuluğun onu yargılayabilme yeteneğinden yoksun doğal bilincin yüzeysel anlayışının üstünde ve ötesinde işleyen mantığının en sonunda Marxizmde ve Nazizmde demir atması Usu reddetmenin salt raslantısal bir vargısı irrasyonalizmin olmayabilecek de olabilen bir çıkarsaması değildir Picasso nın dostu ve hayranı olan Sartre Nazi öğretmeni Heidegger in karizması altında sözde Diyalektik Us dediği şeyi kınadı öz belirlenimsiz seçme özgürlüğünü doğruladı varoluşçuluğun tiranlığın başka bir türü ile Marxizm ile de uyum içinde olabildiğini tanıtladı Sartre ın gerçekte hümanizmin reddedilmesi olan sofistik hümanizmine göre Özsüz Logossuz insan herşeyin ölçüsüdür eylemleri için değeri ve kuralları kendisi koyar ve yalnızca kendi saptadığı ve tanımladığı kurallara göre oynamayı kabul eder Varlık ve Hiçlik 1943 Böyle özgürlük gerçekten de seçme özgürlüğü ya da özençtir keyfi istençtir ussal İstenç değil Seçimin evrensel moral bir ölçütü olamaz çünkü herşey bireyin öznel eğilimine evrensel ile karşıtlık içinde durmak zorunda olan varoluşsal bireyselliğine bağlıdır Sartre bu entellektüel temeller üzerine daha sonra Roma Dersi nde 1964 terörün devrimci türe justice revolutionnaire olması gibi birşeyden söz etti ve kısaca terörün insancılaştırılması ilkede olanaklıdır bref l humanisation de la terreur est possible en principe dedi İdeolojik kurtarıcılık konumu ile uyum içinde kaçınılmaz olarak ve mantıksal olarak şiddeti kuramının birincil bileşenleri arasına almak zorunda idi ve aldı insanlığın kurtarıcısı olmak saltık moral aklanmışlığı ileri sürmektir ve böyle bir yüksekliğe karşıtlık düşmanlıktır O da faşist öğretmeni gibi salt bir şiddet rejimini aklamanın ötesine geçti ve çıplak terörü 1972 de Münih Yaz Olimpiyatlarında yaşanan Kara Eylül terörünü savunmada duraksama göstermedi Sartre ona Nobel Yazın Ödülünün yanlışlıkla verildiğini biliyordu Hümanizmin özsel olarak Rasyonalizm olduğunu insanı insan yapan özün Us olduğunu anlaması olanaksızdı bilinçaltı nedenlerle düşünceden boşalan yeri bilinçsiz dürtünün alması nedeniyle Sartre ın kendine özgü nihilizm türünü tanıtlama konusunda elinden geleni yapmasına karşın düşünme özürlü doğal bilincin revizyonizmi onu düzeltmeyi sürdürmüştür ve sürdürmektedir 1964 Roma Dersi nde Ahlakın temeli gereksinimde eş deyişle insanın hayvanlığındadır diyordu İnsanın doğa üstü hayvan üstü tinsel gereksinimleri bilişsel duygusal ve estetik gereksinimleri insanın özü diyebileceğimiz ve edimselleşme bekleyen bu gizillik Sartre ın da kavrayış gücünün ötesinde idi Aziz Yardmlı

Kitap Sepeti
306,60

İdea Yayınevi

1998240 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Hobbes büyük İngiliz felsefecisi dir Şu nedenlerle 1 Avrupa da düşünen her insanın despotizme başkaldırmaya başladığı bir dönemde Kralların Saltık Yetkeciliğini savunmayı sürdürmüştür 2 Yalnızca cisimsel özdeksel şeylerin varlığını kabul ederek ve aynı zamanda Tanrının varlığını da kabul ederek Tanrının da cisimsel olduğunu ileri sürmüştür 3 Yine insan ruhu da doğal bir cisim olduğuna göre insan tutkularından doğan sonuçların irdelenişini törebilim dediği şeyi fiziğin bir alt dalı olarak görmüştür 4 Uslamlamayı yalnızca ADların bir dir koşacı yoluyla bitiştirilmesi olarak bir hesaplama işlemi toplama ve çıkarma olarak görmüştür 5 İlk gerçeklikleri belitler AD ları saptayanlar tarafından keyfi olarak belirlenen şeyler olarak görmüştür Hobbes ile modern Avrupa da yeni bir felsefe tarihi başlar Locke da bir felsefeci idi Felsefenin a priori doğasını reddetti Tüm bilgeliğini beş duyularına borçlu olduğuna kavramlarının boş bir tablet olan anlığı üzerine duyuları aracılığıyla basıldıklarına inandı Ve her nasılsa bu yolda üretilen evrensellerin adsal özlerin hiç kuşkusuz şeylerin kendilerinin olgusal özler değil ama düşüncelerin ve sözcüklerin bir yüklemi olduğunu bilginin gerçek varlık ile ilgisiz ve yalnızca düşüncelerimiz arasındaki ilişki olduğunu deneysel felsefe de tanıtlama ya da gerçekliğin söz konusu olmadığını doğal bilimin hiçbir zaman bir bilim olamayacağını dahası pekala kendi varlığımızdan da kuşku duyabileceğimizi belirtti Ne Platon dan ne de Aristoteles ten ne de modern Descartes tan felsefe üzerine hiçbirşey öğrenemeyen Locke düşünce tarihinde barbarlığın da söz hakkı olduğunu gösterdi Ve İngiliz Görgücülüğünün anamalcılık ile sömürgecilik ile kölecilik ve kitle kıyımları ile en iyi bağdaşan entellektüel yapı olduğunu sözü ve eylemiyle tanıtladı 17 nci yüzyılda Carolina nın Temel Anayasası The Fundamental Constitutions of Carolina için taslağın yazarı John Locke dur Bu anayasa bir özgürlük kurumu olsa da kölelik kurumunu kabul eder ve korur Hıristiyanlığın kölecilik ile bağdaşmadığı söylense de Locke un yazdığı anayasa kölelerin Hıristiyanlığa dönmelerine karşın köleliklerinin sona ermesine izin vermez Locke modern Batı bilincinin doğal saydığı bu tür dışsal noktalar nedeniyle tanınmaz Bunlar kuramcılığı ilgilendirmeyen önemsiz konulardır Locke un önemi David Hume un dört dörtlük görgücülüğüne sonra Bentham ın yararcılığına sonra James ın pragmatizmine sonra analitik geleneğe sonra mantıksal atomizme sonra mantıksal pozitivizme sonra mantıksal görgücülüğe sonra dil felsefeciliğine vb götüren yolu açmasında yatar

Kitap Sepeti
306,60

İdea Yayınevi

1998216 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Kuşkucu David 1748 de Ulusal Karakterler konusunda yazarken şunları belirtir Negroların ve genel olarak tüm insan türlerinin çünkü dört ya da beş ayrı tür vardır doğal olarak beyazlardan aşağı olduklarından kuşku duyma eğilimindeyim Hiçbir zaman beyazdan başka herhangi bir tende uygar bir ulus olmamış ne de giderek eylemde ya da kuramsal düşüncede seçkin herhangi bir birey olmuştur Aralarında hiçbir becerikli üretici yoktur hiçbir sanat ve hiçbir bilim yoktur Öte yandan beyazların en kaba ve en barbar olanları bile örneğin eski Germenler şimdiki Tatarlar henüz yiğitliklerinde hükümet biçimlerinde ya da başka herhangi bir tikel özellikle seçkin bir şey taşırlar Eğer doğa bu insan soyları arasında kökensel bir ayrım yapmamış olsaydı böyle biçimdeş ve değişmez ayrımlar yüzyıllar ve çağlar boyunca yer alamazdı Sömürgelerimizin sözünü etmesek bile tüm Avrupa ya dağılmış Negro köleler vardır ki aralarından hiçbiri hiçbir zaman herhangi bir beceri belirtisi göstermemiştir gerçi aramızdaki eğitimsiz aşağı insanlar işe koyulup kendilerini herhangi bir meslekte sivriltecek olsalar bile Aslında Jamaika da bir negrodan yetenekli ve bilgili bir insan olarak söz ederler ama kendisine çok yetersiz başarılarından ötürü hayranlık duyuluyor olabilir tıpkı birkaç sözcüğü açıkça konuşan bir papağan gibi Kuşkucuyu ciddiye almalıyız Bunları demek istemiyor bunlar öğretisi ile kuramsal düşüncesi ile tutarsızdır dememeliyiz Kuşkucu da bir insandır ve yalın bir tutarlılığın ne olduğunu o da bilebilir Ve her şey bir yana bir insan olarak sayılmayı düşüncelerinin çarpıtılmamasını ister ve bu en doğal hakkıdır Immanuel Kant gibi bir felsefeci bile bu sözleri David in boş sözleri olarak almamışken tersine tüm bu sefil içerikte onunla anlaştığını aynı sözleri satır satır yineleyerek belirtmişken bugün David e karşı onu yalanlama saygısızlığını göstermemeliyiz Ve o iğrenç satırları yazmadan üç yıl önce 1745 te Kanada ya askeri bir sefere katılmak üzere sömürge üniformasını giyen David in görüşlerini baskı altında ya da zorla değil ama bilinçli sağlıklı sorumlu olgun ve ne dediğini bilen bir insan olarak yazmadığını düşünmemeliyiz Sağlıklı bir usun normal bir sağduyunun normal bir insan duyarlığının ve duyuncunun gelişmemişliği ne anlama gelir Felsefede usa güvenin yerini usa kuşkunun kuşkuculuk denilen usdışı tutumun alması anlamına gelir Bilimde pozitivizm Törellikte nihilizm Bir ulusun karakterinde Yanıtı modern tarihtedir

Nobel Kitap
323,00

İdea Yayınevi

2010112 sf.
Nobel Kitap

Yöntem söz konusu olduğunda felsefenin karşılaştığı başlıca ön yargı onun da örneğin bir fizik gibi bir matematik vb gibi usun doğal işleyişi yoluyla yapılabileceği giderek bilginin kişisel kültürel görüşlerden daha iyi birşey olmadığı sanısıdır Bir görüş pekala bir başka görüşten daha iyi çok daha iyi olabilir Ama bu onu bilgi yapmaz Yalnızca iyi bir görüş çok iyi bir kanı sanı doxa olur Doğal bilinç için bilgi ölçülebilecek tartı şı labilecek var sayılabilecek birşeydir Bilimi niceliğe indirgeyen ve bilginin kavramına yabancı kalan bilinç için felsefe de kendisi kadar boştur Ve diyalektiksiz felsefe postmodern bir sorundur ki işini insanın değerine karşı nihilist bir içerlemede ve insanın bilme yetisine karşı pozitivist bir güvensizlikte bitirir Doğal bilinç doğal mantığı ile düşünür kavramların kendiliğinden ya da içgüdüsel işlemlerinde matematiksel törel politik vb görüngüler yaratarak ve bunlara deneyim diyerek onlarda gerçekliği bulduğu sanısı içinde yaşar Ve duyuları temelinde felsefe yapmaya başladığı zaman Düşünceye Kavrama Usa genel olarak Bilgiye karşı döner ve ister nihilist ister pozitivist biçiminde olsun insanın Gerçekliğe değer olmadığında olasılık ile yetinmesi gereken önemsiz anlamsız birşey olduğunda giderek saçma bile olduğunda diretir Bilginin tanıtlama gereksinimi onu görüş yorum sanı vb gibi bilgiye ilgisiz giderek karşıt belirlenimlerden ayırdeder Tanıtlamanın varsayımsızlığı kendisi tanıtlanmamış hiçbir öncülü kabul edememesi onu daha başında diyalektiği doğrulamaya zorlar Dolaysız olan o denli de dolaylı olmalıdır Olumlu olan eşit ölçüde olumsuzdur çünkü olumsuz değildir onunla olumsuz olarak ilişkilidir ve onu kapsar Hiç kuşkusuz onu dışlar ama ancak içerdiğini ancak kendisinde olanı ancak kendini dışlayabilir İlişkisizliğin kendisi sözcüğün kendisinin bile gösterdiği gibi yalnızca olumsuz ilişkidir Olumsuz olanın olumlu ile bu birliği karşıtında kendinde olma diyalektiğin gerçeğidir Ama

Ucuz Kitap Al
336,00

İdea Yayınevi

1998240 sf.
12.00x19.00 cm1. Hamur
Ucuz Kitap Al

Hobbes büyük İngiliz felsefecisi dir Şu nedenlerle 1 Avrupa da düşünen her insanın despotizme başkaldırmaya başladığı bir dönemde Kralların Saltık Yetkeciliğini savunmayı sürdürmüştür 2 Yalnızca cisimsel özdeksel şeylerin varlığını kabul ederek ve aynı zamanda Tanrının varlığını da kabul ederek Tanrının da cisimsel olduğunu ileri sürmüştür 3 Yine insan ruhu da doğal bir cisim olduğuna göre insan tutkularından doğan sonuçların irdelenişini törebilim dediği şeyi fiziğin bir alt dalı olarak görmüştür 4 Uslamlamayı yalnızca ADların bir dir koşacı yoluyla bitiştirilmesi olarak bir hesaplama işlemi toplama ve çıkarma olarak görmüştür 5 İlk gerçeklikleri belitler AD ları saptayanlar tarafından keyfi olarak belirlenen şeyler olarak görmüştür Hobbes ile modern Avrupa da yeni bir felsefe tarihi başlar Locke da bir felsefeci idi Felsefenin a priori doğasını reddetti Tüm bilgeliğini beş duyularına borçlu olduğuna kavramlarının boş bir tablet olan anlığı üzerine duyuları aracılığıyla basıldıklarına inandı Ve her nasılsa bu yolda üretilen evrensellerin adsal özlerin hiç kuşkusuz şeylerin kendilerinin olgusal özler değil ama düşüncelerin ve sözcüklerin bir yüklemi olduğunu bilginin gerçek varlık ile ilgisiz ve yalnızca düşüncelerimiz arasındaki ilişki olduğunu deneysel felsefede tanıtlama ya da gerçekliğin söz konusu olmadığını doğal bilimin hiçbir zaman bir bilim olamayacağını dahası pekala kendi varlığımızdan da kuşku duyabileceğimizi belirtti Ne Platon dan ne de Aristoteles ten ne de modern Descartes tan felsefe üzerine hiçbirşey öğrenemeyen Locke düşünce tarihinde barbarlığın da söz hakkı olduğunu gösterdi Ve İngiliz Görgücülüğünün anamalcılık ile sömürgecilik ile kölecilik ve kitle kıyımları ile en iyi bağdaşan entellektüel yapı olduğunu sözü ve eylemiyle tanıtladı 17 nci yüzyılda Carolina nın Temel Anayasası The Fundamental Constitutions of Carolina için taslağın yazarı John Locke dur Bu anayasa bir özgürlük kurumu olsa da kölelik kurumunu kabul eder ve korur Hıristiyanlığın kölecilik ile bağdaşmadığı söylense de Locke un yazdığı anayasa kölelerin Hıristiyanlığa dönmelerine karşın köleliklerinin sona ermesine izin vermez Locke modern Batı bilincinin doğal saydığı bu tür dışsal noktalar nedeniyle tanınmaz Bunlar kuramcılığı ilgilendirmeyen önemsiz konulardır Locke un önemi David Hume un dört dörtlük görgücülüğüne sonra Bentham ın yararcılığına sonra James ın pragmatizmine sonra analitik geleneğe sonra mantıksal atomizme sonra mantıksal pozitivizme sonra mantıksal görgücülüğe sonra dil felsefeciliğine vb götüren yolu açmasında yatar Yayınevi İdea Yayınevi Yazar Frederick Copleston Sayfa 240 Sayfa Kağıt 1 Hamur Boyut 12 00x19 00 cm Basım Yılı 1998 Barkod 9789753970716 Kategori Araştıma İnceleme Referans Felsefi Akımlar Genel Felsefe

Pandora
336,00

İdea

1998240 sf.

çev. Yardımlı, Aziz

Pandora

Hobbes büyük İngiliz felsefecisi dir Şu nedenlerle 1 Avrupa da düşünen her insanın despotizme başkaldırmaya başladığı bir dönemde Kralların Saltık Yetkeciliğini savunmayı sürdürmüştür 2 Yalnızca cisimsel özdeksel şeylerin varlığını kabul ederek ve aynı zamanda Tanrının varlığını da kabul ederek Tanrının da cisimsel olduğunu ileri sürmüştür 3 Yine insan ruhu da doğal bir cisim olduğuna göre insan tutkularından doğan sonuçların irdelenişi törebilim dediği şeyi fiziğin bir alt dalı olarak görmüştür 4 Uslamlamayı yalnızca ADların bir dir koşacı yoluyla bitiştirilmesi olarak bir hesaplaşma işlemi toplama ve çıkarma olarak görmüştür 5 İlk gerçeklikleri belitler ADları saptayanlar tarafından keyfi olarak belirlenen şeyler olarak görülmüştür Hobbes ile modern Avrupa da yeni bir felsefe tarihi başlar

Pandora
336,00

İdea

1998224 sf.

çev. Yardımlı, Aziz

Pandora

Kuşkucu David 1748 de Ulusal Karakterler konusunda yazarken şunları belirtir Negroların ve genel olarak tüm insan türlerinin çünkü dört ya da beş ayrı tür vardır doğal olarak beyazlardan aşağı olduklarından kuşku duyma eğilimindeyim Hiçbir zaman beyazdan başka herhangi bir tende uygar bir ulus olmamış ne de giderek eylemde ya da kuramsal düşüncede seçkin herhangi bir birey olmuştur Aralarında hiçbir becerikli üretici yoktur hiçbir sanat ve hiçbir bilim yoktur Öte yandan beyazların en kaba ve en barbar olanları bile örneğin eski GERMENLER şimdiki TATARLAR henüz yiğitliklerinde hükümet biçimlerinde ya da başka herhangi bir tikel özellikle seçkin birey taşırlar Eğer doğa bu insan soyları arasında kökensel bir ayrım yapmamış olsaydı böyle biçimdeş ve değişmez ayrımlar yüzyıllar ve çağlar boyunca yer alamazdı Sömürgelerimizin sözünü etmesek bile tüm Avrupa ya dağılmış Negro köleler vardır ki aralarında hiç biri hiçbir zaman herhangi bir beceri belirtisi göstermemiştir gerçi aramızdaki eğitimsiz aşağı insanlar işe koyulup kendilerini herhangi bir meslekte sivriltecek olsalar bile Aslında JAMAİKA da bir negrodan yetenekli ve bilgili bir insan olarak söz ederler ama kendisine çok yetersiz başarılarından ötürü hayranlık duyuluyor olabilir tıpkı birkaç sçzcüğü açıkça kouşan bir papağan gibi Kuşkuyu ciddiye almalıyız Bunları demek istemiyor bunlar öğretisi ile kurumsal düşüncesi ile tutarsızdır dememeliyiz Kuşkucu da bir insandır ve yalın bir tutarlılığın ne olduğunu o da bilebilir Ve herşey bir yana bir insan olarak sayılmayı düşüncelerinin çarpıtılmamasını ister ve bu en doğal hakkıdır Immanuel Kant gibi bir felsefeci bile bu sözleri David in boş sözleri olarak almamışken tersine tüm bu sefil içerikte onunla anlaştığını aynı sözleri satır satır yineleyerek belirtmişken bugün David e karşı onu yalanlama saygısızlığını göstermemeliyiz Ve o iğrenç satırları yazmadan üç yıl önce 1745 te Kanada ya askeri bir sefere katılmak üzere sömürge üniformasını giyen David in görüşlerini baskı altında ya da zorla değil ama bilinçli sağlıklı sorumlu olgun ve ne dediğini bilen bir insan olarak yazmadığını düşünmemeliyiz Sağlıklı bir usun normal bir sağduyunun normal bir insan duyarlığının ve duyuncunun gelişmemişliği ne anlama gelir Felfesede usa güvenin yerini usa kuşkucunun kuşkuculuk denilen usdışı tutumun alması anlamına gelir Bilimde pozitivizm Törellikte nihilizm Bir ulusun karakterinde Yanıtı modern tarihtedir

D&R
342,00

İdea Yayınevi

2000
Türkçe
D&R

Yöntem söz konusu olduğunda felsefenin karşılaştığı başlıca önyargı onun da örneğin bir fizik gibi bir matematik vb gibi usun doğal işleyişi yoluyla yapılabileceği giderek bilginin kişisel kültürel görüşlerden daha iyi birşey olmadığı sanısıdır Bir görüş pekala bir başka görüşten daha iyi çok daha iyi olabilir Arna bu onu bilgi yapmaz Yalnızca iyi bir görüş çok iyi bir kanı sanı doxa yapar Doğal bilinç doğal mantığı ile düşünür kavramların kendiliğinden ya da içgüdüsel işlemlerinde matematiksel kültürel politik vb görüngüler yaratarak ve bunlara deneyim diyerek olgu diyerek onlarda gerçekliği bulduğu sanısı içinde yaşar Ve duyular temelinde felsefe yapmaya başladığı zaman Düşünceye Kavrama Usa genel olarak Bilgiye karşı döner ister nihilistik ister pozitivistik biçiminde olsun insanın Gerçekliğe değer olmadığında olasılık ile yetinmesi gereken önemsiz anlamsız birşey olduğunda giderek saçma bile olduğunda diretir Ve diyalektik her Kavramda karşısına çıktığı için ne yapacağını bilemediği çelişkiden hiçbir zaman kurtulamadığı için Kavramı nesnellikten bağışlar ve kendini bilgiden yoksun bırakmayı yeğler Bilginin tanıtlama gerektirimi onu görüş yorum sanı vb gibi bilgiye ilgisiz giderek karşıt belirlenimlerden ayırdeder Tanıtlamalarının varsayımsızlığı kendisi tanıtlanmamış hiçbir öncülü kabul etmemesi düşünceyi daha başında diyalektiğe yöneltir Varsayımsızlık tanıtlanmış olanın dolaylı olanın o denli de dolaysız olmasını gerektirir Başlangıç momenti tanıtlanmayan ve tanıtlamaya zemin olan olumlu moment o denli de kendini tanıtlamalı tanıtsız tanıtlı dolaysız dolayı olmalıdır Olumlu olan eşit ölçüde olumsuzdur çünkü olumsuz değildir onu yadsır onunla olumsuz olarak ilişkilidir ve tam olarak bu zorunlu bağıntı onu zorunlu olarak kapsadığını gösterir Hiç kuşkusuz onu dışlar ama ancak içerdiğini ancak kendisinde olanı ancak kendini dışlayabilir İlişkisizliğin kendisi sözcüğün kendisinin bile gösterdiği gibi yalnızca olumsuz ilişki yalnızca olmayan ilişki ideal ilişkidir Olumsuz olanın olumlu ile bu birliği bu karşıtında kendinde olma tam olarak diyalektiğin kendisidir Ama karşıtlar birbirini olumsuzlamak birbirini ortadan kaldırmak için vardır Ortadan kalkan bağıntı olumsuzlamanın ortadan kalkması bağıntının kendini olumsuzlamasıdır Olumsuzun olumsuzlaması salt hiçlik değil yalnızca ortadan kalkmış olumsuzlama yalnızca negatif negatif ve böylece dolaylı olarak olumludur Olumlu olana ama somut olarak olumlu olana bu geri dönüş Kavramın gerçekliği onun gerçek doğasıdır Kavram salt soyut bir moment hiçbir olumsuzlama ve belirlenim içermeyen ve salt kendi başına duran monistik bir hiçlik değildir Ne Parmenides in Biri ne de Spinoza nın Tözü gerçek varlıklardır Bir salt karşıtından soyutlanmış olarak Bir değil olumlu ise hiç değil yalnızca olmayan bir anlak yapıntısıdır İlinekleri de olmayan onlarla bir olmayan hiçbir olumsuzlama hiçbir belirlenim içermeyen Töz Töz değildir Kavram ne salt olumlu ne de salt olumsuz çünkü hem olumlu hem de olumsuzdur Kendini ancak karşıtların birliği olarak olumsuzun olumsuzlaması olarak böylece yeni bir moment yeni bir başlangıç olarak somutlaştırır çünkü belirlenimi için bir kez daha karşıtına gereksinimi vardır

Nobel Kitap
357,00

İdea Yayınevi

1998240 sf.
Nobel Kitap

Hobbes büyük İngiliz felsefecisi dir Şu nedenlerle 1 Avrupa da düşünen her insanın despotizme başkaldırmaya başladığı bir dönemde Kralların Saltık Yetkeciliğini savunmayı sürdürmüştür 2 Yalnızca cisimsel özdeksel şeylerin varlığını kabul ederek ve aynı zamanda Tanrının varlığını da kabul ederek Tanrının da cisimsel olduğunu ileri sürmüştür 3 Yine insan ruhu da doğal bir cisim olduğuna göre insan tutkularından doğan sonuçların irdelenişini törebilim dediği şeyi fiziğin bir alt dalı olarak görmüştür 4 Uslamlamayı yalnızca ADların bir dir koşacı yoluyla bitiştirilmesi olarak bir hesaplama işlemi toplama ve çıkarma olarak görmüştür 5 İlk gerçeklikleri belitler AD ları saptayanlar tarafından keyfi olarak belirlenen şeyler olarak görmüştür Hobbes ile modern Avrupa da yeni bir felsefe tarihi başlar Locke da bir felsefeci idi Felsefenin a priori doğasını reddetti Tüm bilgeliğini beş duyularına borçlu olduğuna kavramlarının boş bir tablet olan anlığı üzerine duyuları aracılığıyla basıldıklarına inandı Ve her nasılsa bu yolda üretilen evrensellerin adsal özlerin hiç kuşkusuz şeylerin kendilerinin olgusal özler değil ama düşüncelerin ve sözcüklerin bir yüklemi olduğunu bilginin gerçek varlık ile ilgisiz ve yalnızca düşüncelerimiz arasındaki ilişki olduğunu deneysel felsefe de tanıtlama ya da gerçekliğin söz konusu olmadığını doğal bilimin hiçbir zaman bir bilim olamayacağını dahası pekala kendi varlığımızdan da kuşku duyabileceğimizi belirtti Ne Platon dan ne de Aristoteles ten ne de modern Descartes tan felsefe üzerine hiçbirşey öğrenemeyen Locke düşünce tarihinde barbarlığın da söz hakkı olduğunu gösterdi Ve İngiliz Görgücülüğünün anamalcılık ile sömürgecilik ile kölecilik ve kitle kıyımları ile en iyi bağdaşan entellektüel yapı olduğunu sözü ve eylemiyle tanıtladı 17 nci yüzyılda Carolina nın Temel Anayasası The Fundamental Constitutions of Carolina için taslağın yazarı John Locke dur Bu anayasa bir özgürlük k

Nobel Kitap
357,00

İdea Yayınevi

1998216 sf.
Nobel Kitap

Kuşkucu David 1748 de Ulusal Karakterler konusunda yazarken şunları belirtir Negroların ve genel olarak tüm insan türlerinin çünkü dört ya da beş ayrı tür vardır doğal olarak beyazlardan aşağı olduklarından kuşku duyma eğilimindeyim Hiçbir zaman beyazdan başka herhangi bir tende uygar bir ulus olmamış ne de giderek eylemde ya da kuramsal düşüncede seçkin herhangi bir birey olmuştur Aralarında hiçbir becerikli üretici yoktur hiçbir sanat ve hiçbir bilim yoktur Öte yandan beyazların en kaba ve en barbar olanları bile örneğin eski Germenler şimdiki Tatarlar henüz yiğitliklerinde hükümet biçimlerinde ya da başka herhangi bir tikel özellikle seçkin bir şey taşırlar Eğer doğa bu insan soyları arasında kökensel bir ayrım yapmamış olsaydı böyle biçimdeş ve değişmez ayrımlar yüzyıllar ve çağlar boyunca yer alamazdı Sömürgelerimizin sözünü etmesek bile tüm Avrupa ya dağılmış Negro köleler vardır ki aralarından hiçbiri hiçbir zaman herhangi bir beceri belirtisi göstermemiştir gerçi aramızdaki eğitimsiz aşağı insanlar işe koyulup kendilerini herhangi bir meslekte sivriltecek olsalar bile Aslında Jamaika da bir negrodan yetenekli ve bilgili bir insan olarak söz ederler ama kendisine çok yetersiz başarılarından ötürü hayranlık duyuluyor olabilir tıpkı birkaç sözcüğü açıkça konuşan bir papağan gibi Kuşkucuyu ciddiye almalıyız Bunları demek istemiyor bunlar öğretisi ile kuramsal düşüncesi ile tutarsızdır dememeliyiz Kuşkucu da bir insandır ve yalın bir tutarlılığın ne olduğunu o da bilebilir Ve her şey bir yana bir insan olarak sayılmayı düşüncelerinin çarpıtılmamasını ister ve bu en doğal hakkıdır Immanuel Kant gibi bir felsefeci bile bu sözleri David in boş sözleri olarak almamışken tersine tüm bu sefil içerikte onunla anlaştığını aynı sözleri satır satır yineleyerek belirtmişken bugün David e karşı onu yalanlama saygısızlığını göstermemeliyiz Ve o iğrenç satırları yazmadan üç yıl önce 1745 te Kanada ya askeri bir sefere katılmak üzere s

D&R
378,00

İdea Yayınevi

1998
Türkçe

çev. Aziz Yardımlı

D&R

Hobbes un büyük İngiliz felsefecisi olması olgusu Hobbes un kendisinden daha dikkate değer bir olgudur Şu nedenlerle Hobbes 1 Avrupa da düşünen her insanın despotizme başkaldırmaya başladığı bir dönemde Kralların Saltık Yetkeciliğini savunmayı sürdürdü 2 Yalnızca cisimsel özdeksel şeylerin varlığını kabul ederek ve aynı zamanda Tanrının varlığını da kabul ederek Tanrının da cisimsel olduğunu ileri sürdü benzer olarak 3 İnsan ruhu da doğal bir cisim olduğu için etik dediği şeyi fiziğin bir alt dalı saydı 4 Bir materyalist olduğu için ve bu bakış açısından etik fiziğin bir dalı olduğu için devleti de bir cisim ama politik cisim olarak gördü 5 Uslamlamayı yalnızca Adların bir dir koşacı yoluyla bitiştirilmesi olarak bir hesaplama işlemi toplama ve çıkarma olarak gördü 6 İlk gerçeklikleri belitler ADları saptayanlar tarafından keyfi olarak belirlenen önermeler olarak gördü John Locke da bir felsefeci idi Felsefenin a priori doğasını reddederek başladı Tüm bilgeliğini beş duyularına borçlu olduğuna kavramlarının boş bir tablet olan anlığın üzerine duyular aracılığıyla basıldığına inandı Ve her nasılsa bu yolda üretilen evrensellerin adsal özlerin hiç kuşkusuz şeylerin kendilerinin olgusal özler değil ama düşüncelerin ve sözcüklerin bir yüklemi olduğunu bilginin gerçek varlık ile ilgisiz ve yalnızca düşüncelerimiz arasındaki bir ilişki olduğunu deneysel felsefe de tanıtılama ya da gerçeklik ile ilgilenilmediğini doğal bilimin hiçbir zaman bir bilim olamayacağını dahası pekala kendi varlığımızdan bile kuşku duyabileceğimizi belirtti John Locke daha sonra Batı düşünme tarihinde sürekli olarak yinelenecek bir ayrıksılığın kendini bilimin her dalında gösterecek bilinçli irrasyonalizmin ön habercisi idi Ne Platon da ne Aristoteles te ne de modern Descartes ta felsefe üzerine öğrenecek hiçbirşey bulamayan Locke düşünce tarihinde aşağı yukarı etnik bir gelenek gibi birşeyin bir analitik geleneğin başlatıcısı oldu Onun örneğini izleyerek İngiliz Görgücülüğü olarak bilinen akım yararcı etik denilen etik dışı kuramı geliştirdi 17 nci yüzyılda Carolina nın Temel Anayasası nın The Fundamental Constitutions of Carolina yazarı John Locke dan başkası değildi Bugün de okullarda liberalizmin babası olarak öğretilen John Locke un bu anayasası bir özgürlük kurumu olan bu anayasa kölelik kurumunu yasallaştırdı Hıristiyanlık kölelik ile bağdaşmasa da Locke un anayasası bağdaşır kölelerin Hıristiyanlığa dönmelerine karşın köleliklerinin sona ermesine izin vermez Locke un ünü bu tür dışsal noktalara dayanamaz Bunlar kuramcılığı ilgilendirmeyen önemsiz şeylerdir Locke un önemi David Hume un dört dörtlük görgücülüğüne sonra Bentham ın yararcılığına sonra James ın pragmatizmine sonra analitik geleneğe sonra mantıksal atomizme sonra mantıksal pozitivizme sonra mantıksal görgücülüğe sonra sıradan dil felsefeciliğine sonra sıradan olmayan dil felsefeciliğine vb götüren yolu açmasında yatar Aziz Yardımlı

D&R
378,00

İdea Yayınevi

2000
Türkçe

çev. Aziz Yardımlı

D&R

Kuşkucu David 1748 de Ulusal Karakterler konusunda yazarken şunları belirtir Negroların ve genel olarak tüm insan türlerinin çünkü dört ya da beş ayrı tür vardır doğal olarak beyazlardan aşağı olduklarından kuşku duyma eğilimindeyim Hiçbir zaman beyazdan başka herhangi bir tende uygar bir ulus olmamış ne de giderek eylemde ya da kuramsal düşüncede seçkin herhangi bir birey olmuştur Aralarında hiçbir becerikli üretici yoktur hiçbir sanat ve hiçbir bilim yoktur Öte yandan beyazların en kaba ve en barbar olanları bile örneğin eski GERMENLER şimdiki TATARLAR henüz yiğitliklerinde hükümet biçimlerinde ya da başka herhangi bir tikel özellikle seçkin birşey taşırlar Eğer doğa bu insan soyları arasında kökensel bir ayrım yapmamış olsaydı böyle biçimdeş ve değişmez ayrımlar yüzyıllar ve çağlar boyunca yer alamazdı Kolonilerimizin sözünü etmesek bile tüm Avrupa ya dağılmış Negro köleler vardır ki aralarından hiç biri hiçbir zaman herhangi bir beceri belirtisi göstermemiştir gerçi aramızdaki eğitimsiz aşağı insanlar işe koyulup kendilerini herhangi bir meslekte sivriltecek olsalar bile Aslında JAMAİKA da bir negrodan yetenekli ve bilgili bir insan olarak söz ederler ama kendisine çok yetersiz başarılarından ötürü hayranlık duyuluyor olabilir tıpkı birkaç sözcüğü açıkça konuşan bir papağan gibi David Hume un bu düşüncelerinden esinlenen Immanuel Kant ı onlara gönülden katıldığını belirten yazılar yazdı Eğer ırkçılık kuramı diye birşey varsa ve gözlem ve deneyime üzerine dayalı bir temel taşıyorsa bu pozitif temel John Locke 1632 1704 David Hume 1711 1776 ve Immanuel Kant 1724 1804 gibi Aydınlanma felsefecileri tarafından türetildi Aydınlanmanın birincil adları olan bu insanlar kuşkucu olmada ortak idiler David Hume un Newton ın deneysel felsefesi üzerine de dayanan görgücülüğü entellektüel yanında insan bilgisini duyu verilerine indirgerken ve bilimlerden evrensel yasa kavramını sürerken moral yanında insan etiğini duygu verileri üzerine dayandırdı Moral iyi ve kötü olarak düşündüğü şeyleri bireysel haz ve acı duyguları ndan çıkarsadı Böyle temeller üzerine kurulan yararcılık etiği moral doğruluğu yararlık niteliğinden türetir ve Us her zaman tutkulara boyun eğer formülü ile pekiştirilerek duyunçsuz istençsiz düşüncesiz bir etik dışı yaşam programı üretir Aziz Yardımlı

Kitap Yurdu

İDEA YAYINEVİ

01.01.1998222 sf.
Karton Kapak11.5 x 19 cm1. Hm. KağıtTÜRKÇE

çev. Aziz Yardımlı

Kitap Yurdu

Kuşkucu David 1748 de Ulusal Karakterler konusunda yazarken şunları belirtir Negroların ve genel olarak tüm insan türlerinin çünkü dört ya da beş ayrı tür vardır doğal olarak beyazlardan aşağı olduklarından kuşku duyma eğilimindeyim Hiçbir zaman beyazdan başka herhangi bir tende uygar bir ulus olmamış ne de giderek eylemde ya da kuramsal düşüncede seçkin herhangi bir birey olmuştur Aralarında hiçbir becerikli üretici yoktur hiçbir sanat ve hiçbir bilim yoktur Öte yandan beyazların en kaba ve en barbar olanları bile örneğin eski GERMENLER şimdiki TATARLAR henüz yiğitliklerinde hükümet biçimlerinde ya da başka herhangi bir tikel özellikle seçkin birşey taşırlar Eğer doğa bu insan soyları arasında kökensel bir ayrım yapmamış olsaydı böyle biçimdeş ve değişmez ayrımlar yüzyıllar ve çağlar boyunca yer alamazdı Sömürgelerimizin sözünü etmesek bile tüm Avrupa ya dağılmış Negro köleler vardır ki aralarından hiç biri hiçbir zaman herhangi bir beceri belirtisi göstermemiştir gerçi aramızdaki eğitimsiz aşağı insanlar işe koyulup kendilerini herhangi bir meslekte sivriltecek olsalar bile Aslında JAMAİKA da bir negrodan yetenekli ve bilgili bir insan olarak söz ederler ama kendisine çok yetersiz başarılarından ötürü hayranlık duyuluyor olabilir tıpkı birkaç sözcüğü açıkça konuşan bir papağan gibi

Kitap Yurdu

İDEA YAYINEVİ

06.09.2000238 sf.
Karton Kapak11.5 x 19 cm1. Hm. KağıtTÜRKÇE

çev. Aziz Yardımlı

Kitap Yurdu

Hobbes büyük İngiliz felsefecisi dir Şu nedenlerle 1 Avrupa da düşünen her insanın despotizme başkaldırmaya başladığı bir dönemde Kralların Saltık Yetkeciliğini savunmayı sürdürmüştür 2 Yalnızca cisimsel özdeksel şeylerin varlığını kabul ederek ve aynı zamanda Tanrının varlığını da kabul ederek Tanrının da cisimsel olduğunu ileri sürmüştür 3 Yine insan ruhu da doğal bir cisim olduğuna göre insan tutkularından doğan sonuçların irdelenişini törebilim dediği şeyi fiziğin bir alt dalı olarak görmüştür 4 Uslamlamayı yalnızca ADların bir dir koşacı yoluyla bitiştirilmesi olarak bir hesaplama işlemi toplama ve çıkarma olarak görmüştür 5 İlk gerçeklikleri belitler ADları saptayanlar tarafından keyfi olarak belirlenen şeyler olarak görmüştür

Kitap Yurdu

İDEA YAYINEVİ

01.01.2011112 sf.
Karton Kapak11.5 x 19 cm1. Hm. KağıtTÜRKÇE

çev. Aziz Yardımlı

Kitap Yurdu

Yöntem söz konusu olduğunda felsefenin karşılaştığı en yaygın ve en engelleyici önyargı onun da tıpkı bir fizik gibi bir matematik vb gibi usun doğalişleyişi yoluyla öğrenilebileceği Gerçekliğin hiçbir özel düşünme yöntemi gerekmeksizin her tür önyargıya izin veren sıradan uslamlamalar yoluyla anlaşılabileceği sanısıdır Eytişimi anlamayan bilinç için felsefe henüz yalnızca boş bir hedeftir Ya da prag matik bir sorundur ki bilincine düşüncesinin kurgul devimini bilmeyi yasaklayarak Gerçekliğe karşı Erdeme karşı ve Bilime karşı nihilist bir içerleme analitik bir laçkalık giderek pozitivist bir düşmanlık yaratır Doğal bilinç doğal mantığı ile düşünür kavramların kendiliğinden ya da içgüdüsel işlemlerinde kuramsal törel politik vb görüngüler oluşturarak ve bunlara deneyim diyerek onlarda aslında kaba duyuların kendilerinde yanılmaz gerçeklik ve pekinlik ölçütünü bulduğunu sanır Ve aynı ürkek bilinç yine aynı ölçüte dayanarak düşüncesini hayvana özgü sezgi ve duyunun üstüne yükseltemeden felsefe yapmaya başlar başlamaz duyulur olmayan yasalar ve ilkeler kapsadığı için tüm Bilime ve tüm Felsefeye öfke duyar Gerçekliği ruhundaki ve beynindeki nihilist boşluğuna atar İşin olumsuz yanı budur Olumlu yana gelirsek felsefe insan varoluşunun en temel sorunlarının yalnızca ussal düşünce ile anlaşılabileceğinin ve çözülebileceğinin bilinciyle Usa güvenen bir yürek ve Yüreğe güvenen bir Us ile bağlar Tüm ansal etkinlikler içinde yalnızca felsefe özgür düşünceye dayanarak Gerçekilk ile ilgilenir ve düşünmenin bilinçsiz kendiliğindenliğini küçümseyen özgür ussal düşünce işleyişinin her adımının kendisinin tanıtlama almasını ister çünkü Gerçeklik bir oyun değildir Çünkü Gerçeklik insanı insan yapan ve yapacak alan Değerdir