MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Felsefe Tarihinde Kendini Bilmek — Büşra Bilgin

Felsefe Tarihinde Kendini Bilmek
315,00
Felsefe TarihiDiğerAraştırma İnceleme

Felsefe Tarihinde Kendini Bilmek

Büşra Bilgin

Çizgi Kitabevi

2023344 sf.
İnce Kapak13,5 x 21,5
Kitap AmbarıEn ucuz

Felsefe Tarihinde Kendini Bilmek

Büşra Bilgin

İnsan tarih boyunca kendini ve hakikati bilmek için cevaplandırması zor birçok sorunun peşine düşmüştür Elinizdeki eserde yazar insanın tarih boyunca aradığı muhtemel cevapları bir araya getirmekle birlikte günümüzde de insanın kendini bilmesine dair bu kadim soruları sordurmanın gayretini üstlenmektedir Eser insana modernizmin putlarından kurtulup kendi özüne benliğine dönmesini ve sanal gerçeklikten kurtulup gerçek hayatı anlamlandırabilmesini salık veriyor Yazar bu sorumluluğu üstlenerek insanın yok olmaya yüz tutmuş merak duygusunu ve hakikate olan ilgisini yeniden canlandırmak istemektedir Felsefe Tarihinde Kendini Bilmek insanın kendini bilmesi gerektiğine dair Sokratik ilkenin günümüzde de işlevsel olabileceğine ve insanın kendini bilmesi ölçülü olması doğru ve adaletli olmasının neden kendisinden bu kadar uzaklaştırıldığına odaklanıyor İnsan bugün de kendini bilmek yoluyla haddini bilip ölçülü olamaz mı Bu fikir günümüz insanı için neden kabul edilebilir değildir İnsan her şeyin kaynağını kendinde bulduğu andan itibaren bir zamanlar felsefeden tasavvuftan bilimden elde ettiği tüm kazanımları kaybetmeye başlamıştır Modernitenin öne sürdüğü üzere kendine dönmek kendini keşfetmek gerekir ancak bu tüm hakikati kendi içimizde bulabilmemiz için gereklidir yoksa kendimizi hakikat yerine koymak için değil İşte yirmi birinci yüzyıl insanının kendine bir türlü sormaktan çekindiği bu Sokratik sorunun bugün anlam ve içeriğinin birçok açıdan değişmesinin sebebi hakikatle bağının koparılması sorunudur Nitekim Sokrates te de Augustinus ta da Tasavvuf düşüncesinde de aynı tınıları duyarız Kendini bilmek ruhtaki Tanrı nın izlerini takip ederek onun bilgisine ulaşmak demektir Hakikati elde etmek onunla bir çeşit ilişki kurmayı gerektirir Bu ilişki kurma biçimi her şeyden önce insanın kendine dönmesini ve kendinde hakikate en çok benzeyen şeyi keşfetmesini içerir Böylece insan bu benzerliği fark ettiğinde hakikatle arasındaki o ezeli bağın koparılamaz ve yadsınamaz olduğunu görür Arabî nin ifadesiyle âlemdeki her parça yaratanın bir simgesidir Tanıtım Bülteninden

Ekin Kitap
336,00

Çizgi Kitabevi Yayınları

2023344 sf.
Ekin Kitap

İnsan tarih boyunca kendini ve hakikati bilmek için cevaplandırması zor birçok sorunun peşine düşmüştür Elinizdeki eserde yazar insanın tarih boyunca aradığı muhtemel cevapları bir araya getirmekle birlikte günümüzde de insanın kendini bilmesine dair bu kadim soruları sordurmanın gayretini üstlenmektedir Eser insana modernizmin putlarından kurtulup kendi özüne benliğine dönmesini ve sanal gerçeklikten kurtulup gerçek hayatı anlamlandırabilmesini salık veriyor Yazar bu sorumluluğu üstlenerek insanın yok olmaya yüz tutmuş merak duygusunu ve hakikate olan ilgisini yeniden canlandırmak istemektedir Felsefe Tarihinde Kendini Bilmek insanın kendini bilmesi gerektiğine dair Sokratik ilkenin günümüzde de işlevsel olabileceğine ve insanın kendini bilmesi ölçülü olması doğru ve adaletli olmasının neden kendisinden bu kadar uzaklaştırıldığına odaklanıyor İnsan bugün de kendini bilmek yoluyla haddini bilip ölçülü olamaz mı Bu fikir günümüz insanı için neden kabul edilebilir değildir İnsan her şeyin kaynağını kendinde bulduğu andan itibaren bir zamanlar felsefeden tasavvuftan bilimden elde ettiği tüm kazanımları kaybetmeye başlamıştır Modernitenin öne sürdüğü üzere kendine dönmek kendini keşfetmek gerekir ancak bu tüm hakikati kendi içimizde bulabilmemiz için gereklidir yoksa kendimizi hakikat yerine koymak için değil İşte yirmi birinci yüzyıl insanının kendine bir türlü sormaktan çekindiği bu Sokratik sorunun bugün anlam ve içeriğinin birçok açıdan değişmesinin sebebi hakikatle bağının koparılması sorunudur Nitekim Sokrates te de Augustinus ta da Tasavvuf düşüncesinde de aynı tınıları duyarız Kendini bilmek ruhtaki Tanrı nın izlerini takip ederek onun bilgisine ulaşmak demektir Hakikati elde etmek onunla bir çeşit ilişki kurmayı gerektirir Bu ilişki kurma biçimi her şeyden önce insanın kendine dönmesini ve kendinde hakikate en çok benzeyen şeyi keşfetmesini içerir Böylece insan bu benzerliği fark ettiğinde hakikatle arasındaki o ezeli bağın koparılamaz ve yadsınamaz olduğunu görür Arabî nin ifadesiyle âlemdeki her parça yaratanın bir simgesidir

Kitap Sepeti
348,60

Çizgi Kitabevi Yayınları

2023344 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

İnsan tarih boyunca kendini ve hakikati bilmek için cevaplandırması zor birçok sorunun peşine düşmüştür Elinizdeki eserde yazar insanın tarih boyunca aradığı muhtemel cevapları bir araya getirmekle birlikte günümüzde de insanın kendini bilmesine dair bu kadim soruları sordurmanın gayretini üstlenmektedir Eser insana modernizmin putlarından kurtulup kendi özüne benliğine dönmesini ve sanal gerçeklikten kurtulup gerçek hayatı anlamlandırabilmesini salık veriyor Yazar bu sorumluluğu üstlenerek insanın yok olmaya yüz tutmuş merak duygusunu ve hakikate olan ilgisini yeniden canlandırmak istemektedir Felsefe Tarihinde Kendini Bilmek insanın kendini bilmesi gerektiğine dair Sokratik ilkenin günümüzde de işlevsel olabileceğine ve insanın kendini bilmesi ölçülü olması doğru ve adaletli olmasının neden kendisinden bu kadar uzaklaştırıldığına odaklanıyor İnsan bugün de kendini bilmek yoluyla haddini bilip ölçülü olamaz mı Bu fikir günümüz insanı için neden kabul edilebilir değildir İnsan her şeyin kaynağını kendinde bulduğu andan itibaren bir zamanlar felsefeden tasavvuftan bilimden elde ettiği tüm kazanımları kaybetmeye başlamıştır Modernitenin öne sürdüğü üzere kendine dönmek kendini keşfetmek gerekir ancak bu tüm hakikati kendi içimizde bulabilmemiz için gereklidir yoksa kendimizi hakikat yerine koymak için değil İşte yirmi birinci yüzyıl insanının kendine bir türlü sormaktan çekindiği bu Sokratik sorunun bugün anlam ve içeriğinin birçok açıdan değişmesinin sebebi hakikatle bağının koparılması sorunudur Nitekim Sokrates te de Augustinus ta da Tasavvuf düşüncesinde de aynı tınıları duyarız Kendini bilmek ruhtaki Tanrı nın izlerini takip ederek onun bilgisine ulaşmak demektir Hakikati elde etmek onunla bir çeşit ilişki kurmayı gerektirir Bu ilişki kurma biçimi her şeyden önce insanın kendine dönmesini ve kendinde hakikate en çok benzeyen şeyi keşfetmesini içerir Böylece insan bu benzerliği fark ettiğinde hakikatle arasındaki o ezeli bağın koparılamaz ve yadsınamaz olduğunu görür Arabî nin ifadesiyle âlemdeki her parça yaratanın bir simgesidir

Kitap Yurdu
354,90

ÇİZGİ KİTABEVİ

22.07.2023344 sf.
Karton Kapak13.5 x 21.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

İnsan tarih boyunca kendini ve hakikati bilmek için cevaplandırması zor birçok sorunun peşine düşmüştür Elinizdeki eserde yazar insanın tarih boyunca aradığı muhtemel cevapları bir araya getirmekle birlikte günümüzde de insanın kendini bilmesine dair bu kadim soruları sordurmanın gayretini üstlenmektedir Eser insana modernizmin putlarından kurtulup kendi özüne benliğine dönmesini ve sanal gerçeklikten kurtulup gerçek hayatı anlamlandırabilmesini salık veriyor Yazar bu sorumluluğu üstlenerek insanın yok olmaya yüz tutmuş merak duygusunu ve hakikate olan ilgisini yeniden canlandırmak istemektedir Felsefe Tarihinde Kendini Bilmek insanın kendini bilmesi gerektiğine dair Sokratik ilkenin günümüzde de işlevsel olabileceğine ve insanın kendini bilmesi ölçülü olması doğru ve adaletli olmasının neden kendisinden bu kadar uzaklaştırıldığına odaklanıyor İnsan bugün de kendini bilmek yoluyla haddini bilip ölçülü olamaz mı Bu fikir günümüz insanı için neden kabul edilebilir değildir İnsan her şeyin kaynağını kendinde bulduğu andan itibaren bir zamanlar felsefeden tasavvuftan bilimden elde ettiği tüm kazanımları kaybetmeye başlamıştır Modernitenin öne sürdüğü üzere kendine dönmek kendini keşfetmek gerekir ancak bu tüm hakikati kendi içimizde bulabilmemiz için gereklidir yoksa kendimizi hakikat yerine koymak için değil İşte yirmi birinci yüzyıl insanının kendine bir türlü sormaktan çekindiği bu Sokratik sorunun bugün anlam ve içeriğinin birçok açıdan değişmesinin sebebi hakikatle bağının koparılması sorunudur Nitekim Sokrates te de Augustinus ta da Tasavvuf düşüncesinde de aynı tınıları duyarız Kendini bilmek ruhtaki Tanrı nın izlerini takip ederek onun bilgisine ulaşmak demektir Hakikati elde etmek onunla bir çeşit ilişki kurmayı gerektirir Bu ilişki kurma biçimi her şeyden önce insanın kendine dönmesini ve kendinde hakikate en çok benzeyen şeyi keşfetmesini içerir Böylece insan bu benzerliği fark ettiğinde hakikatle arasındaki o ezeli bağın koparılamaz ve yadsınamaz olduğunu görür Arabî nin ifadesiyle âlemdeki her parça yaratanın bir simgesidir

D&R
356,58

Çizgi Kitabevi

20231. baskı344 sf.
13,5 x 21,52. HamurTürkçe
D&R

İnsan tarih boyunca kendini ve hakikati bilmek için cevaplandırması zor birçok sorunun peşine düşmüştür Elinizdeki eserde yazar insanın tarih boyunca aradığı muhtemel cevapları bir araya getirmekle birlikte günümüzde de insanın kendini bilmesine dair bu kadim soruları sordurmanın gayretini üstlenmektedir Eser insana modernizmin putlarından kurtulup kendi özüne benliğine dönmesini ve sanal gerçeklikten kurtulup gerçek hayatı anlamlandırabilmesini salık veriyor Yazar bu sorumluluğu üstlenerek insanın yok olmaya yüz tutmuş merak duygusunu ve hakikate olan ilgisini yeniden canlandırmak istemektedir Felsefe Tarihinde Kendini Bilmek insanın kendini bilmesi gerektiğine dair Sokratik ilkenin günümüzde de işlevsel olabileceğine ve insanın kendini bilmesi ölçülü olması doğru ve adaletli olmasının neden kendisinden bu kadar uzaklaştırıldığına odaklanıyor İnsan bugün de kendini bilmek yoluyla haddini bilip ölçülü olamaz mı Bu fikir günümüz insanı için neden kabul edilebilir değildir İnsan her şeyin kaynağını kendinde bulduğu andan itibaren bir zamanlar felsefeden tasavvuftan bilimden elde ettiği tüm kazanımları kaybetmeye başlamıştır Modernitenin öne sürdüğü üzere kendine dönmek kendini keşfetmek gerekir ancak bu tüm hakikati kendi içimizde bulabilmemiz için gereklidir yoksa kendimizi hakikat yerine koymak için değil İşte yirmi birinci yüzyıl insanının kendine bir türlü sormaktan çekindiği bu Sokratik sorunun bugün anlam ve içeriğinin birçok açıdan değişmesinin sebebi hakikatle bağının koparılması sorunudur Nitekim Sokrates te de Augustinus ta da Tasavvuf düşüncesinde de aynı tınıları duyarız Kendini bilmek ruhtaki Tanrı nın izlerini takip ederek onun bilgisine ulaşmak demektir Hakikati elde etmek onunla bir çeşit ilişki kurmayı gerektirir Bu ilişki kurma biçimi her şeyden önce insanın kendine dönmesini ve kendinde hakikate en çok benzeyen şeyi keşfetmesini içerir Böylece insan bu benzerliği fark ettiğinde hakikatle arasındaki o ezeli bağın koparılamaz ve yadsınamaz olduğunu görür Arabî nin ifadesiyle âlemdeki her parça yaratanın bir simgesidir Tanıtım Bülteninden

Ucuz Kitap Al
357,00

Çizgi Kitabevi Yayınları

Temmuz 2023344 sf.
13.50x21.50 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Büşra Bilgin tarafından kaleme alınan Felsefe Tarihinde Kendini Bilmek Çizgi Kitabevi Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Felsefe Tarihinde Kendini Bilmek Büşra Bilgin Kitap Özeti İnsan tarih boyunca kendini ve hakikati bilmek için cevaplandırması zor birçok sorunun peşine düşmüştür Elinizdeki eserde yazar insanın tarih boyunca aradığı muhtemel cevapları bir araya getirmekle birlikte günümüzde de insanın kendini bilmesine dair bu kadim soruları sordurmanın gayretini üstlenmektedir Eser insana modernizmin putlarından kurtulup kendi özüne benliğine dönmesini ve sanal gerçeklikten kurtulup gerçek hayatı anlamlandırabilmesini salık veriyor Yazar bu sorumluluğu üstlenerek insanın yok olmaya yüz tutmuş merak duygusunu ve hakikate olan ilgisini yeniden canlandırmak istemektedir Felsefe Tarihinde Kendini Bilmek insanın kendini bilmesi gerektiğine dair Sokratik ilkenin günümüzde de işlevsel olabileceğine ve insanın kendini bilmesi ölçülü olması doğru ve adaletli olmasının neden kendisinden bu kadar uzaklaştırıldığına odaklanıyor İnsan bugün de kendini bilmek yoluyla haddini bilip ölçülü olamaz mı Bu fikir günümüz insanı için neden kabul edilebilir değildir İnsan her şeyin kaynağını kendinde bulduğu andan itibaren bir zamanlar felsefeden tasavvuftan bilimden elde ettiği tüm kazanımları kaybetmeye başlamıştır Modernitenin öne sürdüğü üzere kendine dönmek kendini keşfetmek gerekir ancak bu tüm hakikati kendi içimizde bulabilmemiz için gereklidir yoksa kendimizi hakikat yerine koymak için değil İşte yirmi birinci yüzyıl insanının kendine bir türlü sormaktan çekindiği bu Sokratik sorunun bugün anlam ve içeriğinin birçok açıdan değişmesinin sebebi hakikatle bağının koparılması sorunudur Nitekim Sokrates te de Augustinus ta da Tasavvuf düşüncesinde de aynı tınıları duyarız Kendini bilmek ruhtaki Tanrı nın izlerini takip ederek onun bilgisine ulaşmak demektir Hakikati elde etmek onunla bir çeşit ilişki kurmayı gerektirir Bu ilişki kurma biçimi her şeyden önce insanın kendine dönmesini ve kendinde hakikate en çok benzeyen şeyi keşfetmesini içerir Böylece insan bu benzerliği fark ettiğinde hakikatle arasındaki o ezeli bağın koparılamaz ve yadsınamaz olduğunu görür Arabî nin ifadesiyle âlemdeki her parça yaratanın bir simgesidir Yayınevi Çizgi Kitabevi Yayınları Yazar Büşra Bilgin Sayfa 344 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 50 cm Basım Yılı Temmuz 2023 Barkod 9786253960414 Kategori Felsefe Tarihi

Nobel Kitap
386,40

Çizgi Kitabevi Yayınları

2023344 sf.
Ciltsiz13.5x21.5 cm2. Hamur
Nobel Kitap

İnsan tarih boyunca kendini ve hakikati bilmek için cevaplandırması zor birçok sorunun peşine düşmüştür Elinizdeki eserde yazar insanın tarih boyunca aradığı muhtemel cevapları bir araya getirmekle birlikte günümüzde de insanın kendini bilmesine dair bu kadim soruları sordurmanın gayretini üstlenmektedir Eser insana modernizmin putlarından kurtulup kendi özüne benliğine dönmesini ve sanal gerçeklikten kurtulup gerçek hayatı anlamlandırabilmesini salık veriyor Yazar bu sorumluluğu üstlenerek insanın yok olmaya yüz tutmuş merak duygusunu ve hakikate olan ilgisini yeniden canlandırmak istemektedir Felsefe Tarihinde Kendini Bilmek insanın kendini bilmesi gerektiğine dair Sokratik ilkenin günümüzde de işlevsel olabileceğine ve insanın kendini bilmesi ölçülü olması doğru ve adaletli olmasının neden kendisinden bu kadar uzaklaştırıldığına odaklanıyor İnsan bugün de kendini bilmek yoluyla haddini bilip ölçülü olamaz mı Bu fikir günümüz insanı için neden kabul edilebilir değildir İnsan her şeyin kaynağını kendinde bulduğu andan itibaren bir zamanlar felsefeden tasavvuftan bilimden elde ettiği tüm kazanımları kaybetmeye başlamıştır Modernitenin öne sürdüğü üzere kendine dönmek kendini keşfetmek gerekir ancak bu tüm hakikati kendi içimizde bulabilmemiz için gereklidir yoksa kendimizi hakikat yerine koymak için değil İşte yirmi birinci yüzyıl insanının kendine bir türlü sormaktan çekindiği bu Sokratik sorunun bugün anlam ve içeriğinin birçok açıdan değişmesinin sebebi hakikatle bağının koparılması sorunudur Nitekim Sokrates te de Augustinus ta da Tasavvuf düşüncesinde de aynı tınıları duyarız Kendini bilmek ruhtaki Tanrı nın izlerini takip ederek onun bilgisine ulaşmak demektir Hakikati elde etmek onunla bir çeşit ilişki kurmayı gerektirir Bu ilişki kurma biçimi her şeyden önce insanın kendine dönmesini ve kendinde hakikate en çok benzeyen şeyi keşfetmesini içerir Böylece insan bu benzerliği fark ettiğinde hakikatle arasındaki o ezeli bağın koparıla

Şehadet Kitap
420,00

Çizgi Kitabevi

2023344 sf.
Şehadet Kitap

İnsan tarih boyunca kendini ve hakikati bilmek için cevaplandırması zor birçok sorunun peşine düşmüştür Elinizdeki eserde yazar insanın tarih boyunca aradığı muhtemel cevapları bir araya getirmekle birlikte günümüzde de insanın kendini bilmesine dair bu kadim soruları sordurmanın gayretini üstlenmektedir Eser insana modernizmin putlarından kurtulup kendi özüne benliğine dönmesini ve sanal gerçeklikten kurtulup gerçek hayatı anlamlandırabilmesini salık veriyor Yazar bu sorumluluğu üstlenerek insanın yok olmaya yüz tutmuş merak duygusunu ve hakikate olan ilgisini yeniden canlandırmak istemektedir Felsefe Tarihinde Kendini Bilmek insanın kendini bilmesi gerektiğine dair Sokratik ilkenin günümüzde de işlevsel olabileceğine ve insanın kendini bilmesi ölçülü olması doğru ve adaletli olmasının neden kendisinden bu kadar uzaklaştırıldığına odaklanıyor İnsan bugün de kendini bilmek yoluyla haddini bilip ölçülü olamaz mı Bu fikir günümüz insanı için neden kabul edilebilir değildir İnsan her şeyin kaynağını kendinde bulduğu andan itibaren bir zamanlar felsefeden tasavvuftan bilimden elde ettiği tüm kazanımları kaybetmeye başlamıştır Modernitenin öne sürdüğü üzere kendine dönmek kendini keşfetmek gerekir ancak bu tüm hakikati kendi içimizde bulabilmemiz için gereklidir yoksa kendimizi hakikat yerine koymak için değil İşte yirmi birinci yüzyıl insanının kendine bir türlü sormaktan çekindiği bu Sokratik sorunun bugün anlam ve içeriğinin birçok açıdan değişmesinin sebebi hakikatle bağının koparılması sorunudur Nitekim Sokrates te de Augustinus ta da Tasavvuf düşüncesinde de aynı tınıları duyarız Kendini bilmek ruhtaki Tanrı nın izlerini takip ederek onun bilgisine ulaşmak demektir Hakikati elde etmek onunla bir çeşit ilişki kurmayı gerektirir Bu ilişki kurma biçimi her şeyden önce insanın kendine dönmesini ve kendinde hakikate en çok benzeyen şeyi keşfetmesini içerir Böylece insan bu benzerliği fark ettiğinde hakikatle arasındaki o ezeli bağın koparılamaz ve yadsınamaz olduğunu görür Arabî nin ifadesiyle âlemdeki her parça yaratanın bir simgesidir