Felsefe Tarihinden Kesitler — Arthur Schopenhauer

Felsefe Tarihinden Kesitler
Arthur SchopenhauerSay Yayınları
Felsefe Tarihinden Kesitler
Arthur SchopenhauerElbette doğrusu felsefe sevdalılarının filozofların eserleriyle doğrudan muhatap olmalarıdır Fakat bu günümüzde bir yandan gittikçe kabaran felsefe külliyatına hâkim olmanın güçlüğü diğer yandan günlük meşgalelerin artan baskısı altında bunalan kitap okuru için kolay bir iş değildir Kökenleri ile birbirlerini takip edişlerinin zorunluluğu anlaşılmaya muhtaç düşünce sistemleri için yargılarına güvenilecek bir kılavuza duyulan ihtiyaç herhalde aşikâr Onun nüfuz edici tecrit kudreti ve ayıklayıcı tenkit süzgeci sayesinde felsefe tarihi birbirini biteviye takip eden sistemlerin kuru hikâyesi olmaktan çıkacak en azından varlık muammasının esrarının aralanmasına dönük anlamlı girişimler bütünü olarak görülmeye başlanacaktır Her bir filozofun ve öğretisinin bu tarih içerisindeki yeri ve kıymeti bu katkıya dair serdedilecek kıymet hükmünün ışığında aydınlanacaktır Peki böyle bir kılavuzluğu dışarıdan meslekten bir felsefe tarihçisi yerine içeriden kendisi de bu muammanın çözümüne katkıda bulunmaya çalışmış bir filozof yaparsa Ve o Schopenhauer gibi sözünü sakınmayan söyleyeceğini sözü evirip çevirmeden doğrudan söyleyen bir düşünürse Felsefe tarihinin engin vadisini meslekten tarihçinin kalıplaşmış tasnif usulleri bayatlamış tasvir ve tavsif kalıpları kılavuzluğunda değil de bir filozofun kartal bakışlarıyla süzmek onun güçlü sezgileri ve keskin kavrayışları eşliğinde tarassut etmek kitabın okuruna vaat ettiği bundan daha azı değildir

Say Yayınları
Elbette doğrusu felsefe sevdalılarının filozofların eserleriyle doğrudan muhatap olmalarıdır Fakat bu günümüzde bir yandan gittikçe kabaran felsefe külliyatına hâkim olmanın güçlüğü diğer yandan günlük meşgalelerin artan baskısı altında bunalan kitap okuru için kolay bir iş değildir Kökenleri ile birbirlerini takip edişlerinin zorunluluğu anlaşılmaya muhtaç düşünce sistemleri için yargılarına güvenilecek bir kılavuza duyulan ihtiyaç herhalde aşikâr Onun nüfuz edici tecrit kudreti ve ayıklayıcı tenkit süzgeci sayesinde felsefe tarihi birbirini biteviye takip eden sistemlerin kuru hikâyesi olmaktan çıkacak en azından varlık muammasının esrarının aralanmasına dönük anlamlı girişimler bütünü olarak görülmeye başlanacaktır Her bir filozofun ve öğretisinin bu tarih içerisindeki yeri ve kıymeti bu katkıya dair serdedilecek kıymet hükmünün ışığında aydınlanacaktır Peki böyle bir kılavuzluğu dışarıdan meslekten bir felsefe tarihçisi yerine içeriden kendisi de bu muammanın çözümüne katkıda bulunmaya çalışmış bir filozof yaparsa Ve o Schopenhauer gibi sözünü sakınmayan söyleyeceğini sözü evirip çevirmeden doğrudan söyleyen bir düşünürse Felsefe tarihinin engin vadisini meslekten tarihçinin kalıplaşmış tasnif usulleri bayatlamış tasvir ve tavsif kalıpları kılavuzluğunda değil de bir filozofun kartal bakışlarıyla süzmek onun güçlü sezgileri ve keskin kavrayışları eşliğinde tarassut etmek kitabın okuruna vaat ettiği bundan daha azı değildir Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 216 Baskı Yılı 2014 Dili Türkçe Yayınevi Say Yayınları

Say Yayınları
çev. Ahmet Aydoğan
Elbette doğrusu felsefe sevdalılarının filozofların eserleriyle doğrudan muhatap olmalarıdır Fakat bu günümüzde bir yandan gittikçe kabaran felsefe külliyatına hâkim olmanın güçlüğü diğer yandan günlük meşgalelerin artan baskısı altında bunalan kitap okuru için kolay bir iş değildir Kökenleri ile birbirlerini takip edişlerinin zorunluluğu anlaşılmaya muhtaç düşünce sistemleri için yargılarına güvenilecek bir kılavuza duyulan ihtiyaç herhalde aşikâr Onun nüfuz edici tecrit kudreti ve ayıklayıcı tenkit süzgeci sayesinde felsefe tarihi birbirini biteviye takip eden sistemlerin kuru hikâyesi olmaktan çıkacak en azından varlık muammasının esrarının aralanmasına dönük anlamlı girişimler bütünü olarak görülmeye başlanacaktır Her bir filozofun ve öğretisinin bu tarih içerisindeki yeri ve kıymeti bu katkıya dair serdedilecek kıymet hükmünün ışığında aydınlanacaktır Peki böyle bir kılavuzluğu dışarıdan meslekten bir felsefe tarihçisi yerine içeriden kendisi de bu muammanın çözümüne katkıda bulunmaya çalışmış bir filozof yaparsa Ve o Schopenhauer gibi sözünü sakınmayan söyleyeceğini sözü evirip çevirmeden doğrudan söyleyen bir düşünürse Felsefe tarihinin engin vadisini meslekten tarihçinin kalıplaşmış tasnif usulleri bayatlamış tasvir ve tavsif kalıpları kılavuzluğunda değil de bir filozofun kartal bakışlarıyla süzmek onun güçlü sezgileri ve keskin kavrayışları eşliğinde tarassut etmek kitabın okuruna vaat ettiği bundan daha azı değildir Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 216Baskı Yılı 2014Dili TürkçeYayınevi Say Yayınları

Say Yayınları
Elbette doğrusu felsefe sevdalılarının filozofların eserleriyle doğrudan muhatap olmalarıdır Fakat bu günümüzde bir yandan gittikçe kabaran felsefe külliyatına hâkim olmanın güçlüğü diğer yandan günlük meşgalelerin artan baskısı altında bunalan kitap okuru için kolay bir iş değildir Kökenleri ile birbirlerini takip edişlerinin zorunluluğu anlaşılmaya muhtaç düşünce sistemleri için yargılarına güvenilecek bir kılavuza duyulan ihtiyaç herhalde aşikâr Onun nüfuz edici tecrit kudreti ve ayıklayıcı tenkit süzgeci sayesinde felsefe tarihi birbirini biteviye takip eden sistemlerin kuru hikâyesi olmaktan çıkacak en azından varlık muammasının esrarının aralanmasına dönük anlamlı girişimler bütünü olarak görülmeye başlanacaktır Her bir filozofun ve öğretisinin bu tarih içerisindeki yeri ve kıymeti bu katkıya dair serdedilecek kıymet hükmünün ışığında aydınlanacaktır Peki böyle bir kılavuzluğu dışarıdan meslekten bir felsefe tarihçisi yerine içeriden kendisi de bu muammanın çözümüne katkıda bulunmaya çalışmış bir filozof yaparsa Ve o Schopenhauer gibi sözünü sakınmayan söyleyeceğini sözü evirip çevirmeden doğrudan söyleyen bir düşünürse Felsefe tarihinin engin vadisini meslekten tarihçinin kalıplaşmış tasnif usulleri bayatlamış tasvir ve tavsif kalıpları kılavuzluğunda değil de bir filozofun kartal bakışlarıyla süzmek onun güçlü sezgileri ve keskin kavrayışları eşliğinde tarassut etmek kitabın okuruna vaat ettiği bundan daha azı değildir

Say Yayınları
Elbette doğrusu felsefe sevdalılarının filozofların eserleriyle doğrudan muhatap olmalarıdır Fakat bu günümüzde bir yandan gittikçe kabaran felsefe külliyatına hâkim olmanın güçlüğü diğer yandan günlük meşgalelerin artan baskısı altında bunalan kitap okuru için kolay bir iş değildir Kökenleri ile birbirlerini takip edişlerinin zorunluluğu anlaşılmaya muhtaç düşünce sistemleri için yargılarına güvenilecek bir kılavuza duyulan ihtiyaç herhalde aşikâr Onun nüfuz edici tecrit kudreti ve ayıklayıcı tenkit süzgeci sayesinde felsefe tarihi birbirini biteviye takip eden sistemlerin kuru hikâyesi olmaktan çıkacak en azından varlık muammasının esrarının aralanmasına dönük anlamlı girişimler bütünü olarak görülmeye başlanacaktır Her bir filozofun ve öğretisinin bu tarih içerisindeki yeri ve kıymeti bu katkıya dair serdedilecek kıymet hükmünün ışığında aydınlanacaktır Peki böyle bir kılavuzluğu dışarıdan meslekten bir felsefe tarihçisi yerine içeriden kendisi de bu muammanın çözümüne katkıda bulunmaya çalışmış bir filozof yaparsa Ve o Schopenhauer gibi sözünü sakınmayan söyleyeceğini sözü evirip çevirmeden doğrudan söyleyen bir düşünürse Felsefe tarihinin engin vadisini meslekten tarihçinin kalıplaşmış tasnif usulleri bayatlamış tasvir ve tavsif kalıpları kılavuzluğunda değil de bir filozofun kartal bakışlarıyla süzmek onun güçlü sezgileri ve keskin kavrayışları eşliğinde tarassut etmek kitabın okuruna vaat ettiği bundan daha azı değildir

Say Yayınları
Elbette doğrusu felsefe sevdalılarının filozofların eserleriyle doğrudan muhatap olmalarıdır Fakat bu günümüzde bir yandan gittikçe kabaran felsefe külliyatına hâkim olmanın güçlüğü diğer yandan günlük meşgalelerin artan baskısı altında bunalan kitap okuru için kolay bir iş değildir Kökenleri ile birbirlerini takip edişlerinin zorunluluğu anlaşılmaya muhtaç düşünce sistemleri için yargılarına güvenilecek bir kılavuza duyulan ihtiyaç herhalde aşikâr Onun nüfuz edici tecrit kudreti ve ayıklayıcı tenkit süzgeci sayesinde felsefe tarihi birbirini biteviye takip eden sistemlerin kuru hikâyesi olmaktan çıkacak en azından varlık muammasının esrarının aralanmasına dönük anlamlı girişimler bütünü olarak görülmeye başlanacaktır Her bir filozofun ve öğretisinin bu tarih içerisindeki yeri ve kıymeti bu katkıya dair serdedilecek kıymet hükmünün ışığında aydınlanacaktır Peki böyle bir kılavuzluğu dışarıdan meslekten bir felsefe tarihçisi yerine içeriden kendisi de bu muammanın çözümüne katkıda bulunmaya çalışmış bir filozof yaparsa Ve o Schopenhauer gibi sözünü sakınmayan söyleyeceğini sözü evirip çevirmeden doğrudan söyleyen bir düşünürse Felsefe tarihinin engin vadisini meslekten tarihçinin kalıplaşmış tasnif usulleri bayatlamış tasvir ve tavsif kalıpları kılavuzluğunda değil de bir filozofun kartal bakışlarıyla süzmek onun güçlü sezgileri ve keskin kavrayışları eşliğinde tarassut etmek kitabın okuruna vaat ettiği bundan daha azı değildir

Say Yayınları
Elbette doğrusu felsefe sevdalılarının filozofların eserleriyle doğrudan muhatap olmalarıdır Fakat bu günümüzde bir yandan gittikçe kabaran felsefe külliyatına hâkim olmanın güçlüğü diğer yandan günlük meşgalelerin artan baskısı altında bunalan kitap okuru için kolay bir iş değildir Kökenleri ile birbirlerini takip edişlerinin zorunluluğu anlaşılmaya muhtaç düşünce sistemleri için yargılarına güvenilecek bir kılavuza duyulan ihtiyaç herhalde aşikâr Onun nüfuz edici tecrit kudreti ve ayıklayıcı tenkit süzgeci sayesinde felsefe tarihi birbirini biteviye takip eden sistemlerin kuru hikâyesi olmaktan çıkacak en azından varlık muammasının esrarının aralanmasına dönük anlamlı girişimler bütünü olarak görülmeye başlanacaktır Her bir filozofun ve öğretisinin bu tarih içerisindeki yeri ve kıymeti bu katkıya dair serdedilecek kıymet hükmünün ışığında aydınlanacaktır Peki böyle bir kılavuzluğu dışarıdan meslekten bir felsefe tarihçisi yerine içeriden kendisi de bu muammanın çözümüne katkıda bulunmaya çalışmış bir filozof yaparsa Ve o Schopenhauer gibi sözünü sakınmayan söyleyeceğini sözü evirip çevirmeden doğrudan söyleyen bir düşünürse Felsefe tarihinin engin vadisini meslekten tarihçinin kalıplaşmış tasnif usulleri bayatlamış tasvir ve tavsif kalıpları kılavuzluğunda değil de bir filozofun kartal bakışlarıyla süzmek onun güçlü sezgileri ve keskin kavrayışları eşliğinde tarassut etmek kitabın okuruna vaat ettiği bundan daha azı değildir

SAY YAYINLARI
Elbette doğrusu felsefe sevdalılarının filozofların eserleriyle doğrudan muhatap olmalarıdır Fakat bu günümüzde bir yandan gittikçe kabaran felsefe külliyatına hâkim olmanın güçlüğü diğer yandan günlük meşgalelerin artan baskısı altında bunalan kitap okuru için kolay bir iş değildir Kökenleri ile birbirlerini takip edişlerinin zorunluluğu anlaşılmaya muhtaç düşünce sistemleri için yargılarına güvenilecek bir kılavuza duyulan ihtiyaç herhalde aşikâr Onun nüfuz edici tecrit kudreti ve ayıklayıcı tenkit süzgeci sayesinde felsefe tarihi birbirini biteviye takip eden sistemlerin kuru hikâyesi olmaktan çıkacak en azından varlık muammasının esrarının aralanmasına dönük anlamlı girişimler bütünü olarak görülmeye başlanacaktır Her bir filozofun ve öğretisinin bu tarih içerisindeki yeri ve kıymeti bu katkıya dair serdedilecek kıymet hükmünün ışığında aydınlanacaktır Peki böyle bir kılavuzluğu dışarıdan meslekten bir felsefe tarihçisi yerine içeriden kendisi de bu muammanın çözümüne katkıda bulunmaya çalışmış bir filozof yaparsa Ve o Schopenhauer gibi sözünü sakınmayan söyleyeceğini sözü evirip çevirmeden doğrudan söyleyen bir düşünürse Felsefe tarihinin engin vadisini meslekten tarihçinin kalıplaşmış tasnif usulleri bayatlamış tasvir ve tavsif kalıpları kılavuzluğunda değil de bir filozofun kartal bakışlarıyla süzmek onun güçlü sezgileri ve keskin kavrayışları eşliğinde tarassut etmek kitabın okuruna vaat ettiği bundan daha azı değildir Yayınevi SAY YAYINLARI Yazar ARTHUR SCHOPENHAUER Dil TÜRKÇE Sayfa Sayısı 216 SAYFA Yıl 2014

SAY YAYINLARI
çev. Ahmet Aydoğan
Elbette doğrusu felsefe sevdalılarının filozofların eserleriyle doğrudan muhatap olmalarıdır Fakat bu günümüzde bir yandan gittikçe kabaran felsefe külliyatına hâkim olmanın güçlüğü diğer yandan günlük meşgalelerin artan baskısı altında bunalan kitap okuru için kolay bir iş değildir Kökenleri ile birbirlerini takip edişlerinin zorunluluğu anlaşılmaya muhtaç düşünce sistemleri için yargılarına güvenilecek bir kılavuza duyulan ihtiyaç herhalde aşikâr Onun nüfuz edici tecrit kudreti ve ayıklayıcı tenkit süzgeci sayesinde felsefe tarihi birbirini biteviye takip eden sistemlerin kuru hikâyesi olmaktan çıkacak en azından varlık muammasının esrarının aralanmasına dönük anlamlı girişimler bütünü olarak görülmeye başlanacaktır Her bir filozofun ve öğretisinin bu tarih içerisindeki yeri ve kıymeti bu katkıya dair serdedilecek kıymet hükmünün ışığında aydınlanacaktır Peki böyle bir kılavuzluğu dışarıdan meslekten bir felsefe tarihçisi yerine içeriden kendisi de bu muammanın çözümüne katkıda bulunmaya çalışmış bir filozof yaparsa Ve o Schopenhauer gibi sözünü sakınmayan söyleyeceğini sözü evirip çevirmeden doğrudan söyleyen bir düşünürse Felsefe tarihinin engin vadisini meslekten tarihçinin kalıplaşmış tasnif usulleri bayatlamış tasvir ve tavsif kalıpları kılavuzluğunda değil de bir filozofun kartal bakışlarıyla süzmek onun güçlü sezgileri ve keskin kavrayışları eşliğinde tarassut etmek kitabın okuruna vaat ettiği bundan daha azı değildir

Say
çev. Aydoğan, Ahmet
Elbette doğrusu felsefe sevdalılarının filozofların eserleriyle doğrudan muhatap olmalarıdır Fakat bu günümüzde bir yandan gittikçe kabaran felsefe külliyatına hâkim olmanın güçlüğü diğer yandan günlük meşgalelerin artan baskısı altında bunalan kitap okuru için kolay bir iş değildir Kökenleri ile birbirlerini takip edişlerinin zorunluluğu anlaşılmaya muhtaç düşünce sistemleri için yargılarına güvenilecek bir kılavuza duyulan ihtiyaç herhalde aşikâr Onun nüfuz edici tecrit kudreti ve ayıklayıcı tenkit süzgeci sayesinde felsefe tarihi birbirini biteviye takip eden sistemlerin kuru hikâyesi olmaktan çıkacak en azından varlık muammasının esrarının aralanmasına dönük anlamlı girişimler bütünü olarak görülmeye başlanacaktır Her bir filozofun ve öğretisinin bu tarih içerisindeki yeri ve kıymeti bu katkıya dair serdedilecek kıymet hükmünün ışığında aydınlanacaktır Peki böyle bir kılavuzluğu dışarıdan meslekten bir felsefe tarihçisi yerine içeriden kendisi de bu muammanın çözümüne katkıda bulunmaya çalışmış bir filozof yaparsa Ve o Schopenhauer gibi sözünü sakınmayan söyleyeceğini sözü evirip çevirmeden doğrudan söyleyen bir düşünürse Felsefe tarihinin engin vadisini meslekten tarihçinin kalıplaşmış tasnif usulleri bayatlamış tasvir ve tavsif kalıpları kılavuzluğunda değil de bir filozofun kartal bakışlarıyla süzmek onun güçlü sezgileri ve keskin kavrayışları eşliğinde tarassut etmek kitabın okuruna vaat ettiği bundan daha azı değildir

Say Yayınları
çev. Ahmet Aydoğan
Elbette doğrusu felsefe sevdalılarının filozofların eserleriyle doğrudan muhatap olmalarıdır Fakat bu günümüzde bir yandan gittikçe kabaran felsefe külliyatına hâkim olmanın güçlüğü diğer yandan günlük meşgalelerin artan baskısı altında bunalan kitap okuru için kolay bir iş değildir