Felsefe ve Eğitim Türk Eğitim Tefekküründen İzler — Ali Türer

Felsefe ve Eğitim Türk Eğitim Tefekküründen İzler
Ali TürerDetay Yayıncılık
Felsefe ve Eğitim Türk Eğitim Tefekküründen İzler
Ali TürerBu kitap başlangıcı 1998 yılına kadar giden görece uzun bir hazırlık döneminin ürünüdür Yeni düzenlenen Eğitim Bilimlerine Giriş dersi kapsamında toplumsal değişim süreci içinde eğitimin nasıl şekillendiği ve bu süreç içinde eğitimin nasıl bir rol oynadığına daha fazla önem verilmesi 1998 yılından beri yazarının sürdürdüğü çalışma ile örtüşmüştür Bu kitabın asıl amacı eğitim ile Türk Eğitim Sistemi ile yeni tanışan öğrencilere temel bilgiler vermektir Fakat bununla birlikte bu kitap öğrencinin Osmanlı Türk toplumsal değişim modernleşme süreci içinde modern eğitimin nasıl ortaya çıktığını modern eğitimin toplumsal değişim süreci içinde nasıl bir rol üstlendiğini öğrencinin görmesini Türk eğitim sisteminin hangi düşünsel temeller üstünde nasıl şekillendiğini öğrencinin bütüncül bir biçimde kavramasını sistemin kendine özgü gelişme serüveni içinde ortaya çıkan belli başlı sorun alanlarını tanımasını amaçlanmaktadır Bu kitabı kaleme alırken bir yandan da öğrencinin 21 yüzyıl bilgi toplumunun gereksinimlerine uygun bir biçimde Türk Eğitim Sisteminin çağdaşlaşmasına dönük bir takım düşünceler geliştirebilmesi için ihtiyaç duyacağı kuramsal alt yapıyı bu kitapta bulabilmesini amaçladım

Detay Yayıncılık
Eğitim Fakültelerinde Eğitim Felsefesi dersini alacak öğretmen adaylarının düşünsel donanımlarına katkıda bulunmak düşünsel zenginliğimizle ilgili objektif bir bakış açısı kazanmalarına yardımcı olmak eğitim serüveni için kaynak olarak alınabilecek düşünsel zenginliği ve bağları açığa çıkarmak bu çalışmanın temel çıkış noktası oldu Bu topraklarda eğitim sistemini yeniden düzenlemeye dönük atılan her adımda beka sorunu hep belirleyici oldu Bu nedenle eğitime hep araç gözü ile bakıldı Toplumu yeniden şekillendirme yolunda kendinde sorumluluk görenler bireyde kalmasını istediğimiz kalıcı izler neler diye sordular hep kendilerine Eğitime her dönemde ideolojik ve politik yaklaşıldı Belki de eğitim geleneğimizde sorgulanması gereken budur Toplumu daha ileriye taşıyacak düşünce elbette gelenekten beslenmeden ortaya çıkamaz Fakat geçmişten gelen ayak bağlarından kurtulmayı göze almadan da çağdaş eğitim çağdaş Türkiye yolunda kalıcı adımlar atılamaz