Felsefe ve Vahiy — Veysel Kaya

Felsefe ve Vahiy
Veysel KayaNobel Akademik Yayıncılık
Felsefe ve Vahiy
Veysel Kayaİslam felsefesi tarihi İslam medeniyeti içerisinde yetişmiş Müslüman mütefekkirlerin ortaya koydukları eserlerin tarihidir Felâsife ismi ile adlandırılan Müslüman filozofları ele aldıkları Yunan düşüncesi mirasının sadece aktarıcısı konumunda bulunmamışlar başka kültürlerin kavramlarını İslam itikadı doğrultusunda dönüştürmüşler ve Müslüman zihnin malı yapmışlardır İslam felsefesi Doğu ile Batı arasında bir köprü görevi görüp işlevini aydınlanma dönemi sonrası modern felsefeye devreden tarihte kalmış bir aşama değildir İslam felsefesi ilahi kelamın içeriği ile irtibatını koruyan varlık bilgi ve değer düzeylerinde devamlı diri kalan bir bilinci yansıtan yaşayan bir disiplindir İslam felsefesi bu diriliği spekülatif bir zihin faaliyeti olmanın ötesinde diğer İslam bilimleri ve disiplinleri ile kurduğu organik irtibata borçludur İslam felsefesinin güncel kalabilmesi için İslam toplumu ile geçmişte olduğu gibi bütünleşmesi gerekir İslam ilimleri İslam şehri içerisinde yaşar Bu kitap İslam felsefesi birikiminin İslam ilimleri ve İslam toplumuyla entegre olması gerektiği bakış açısından hareketle kaleme alınmıştır Kitapta Müslüman filozofların ait oldukları toplumun sorunları ile nasıl bütünleştiklerine dikkat çekilmiştir Bunun için felsefenin başlıca ilahiyat ve ahlak sahalarındaki problemleri öne çıkarılmıştır Bununla birlikte kitap ayrıntılarda kaybolmak yerine belirli örneklerden hareketle genel anlaşılır ve öğretilebilir bir çerçeve sunmayı hedeflemektedir

Nobel Akademik Yayıncılık
İslam felsefesi tarihi İslam medeniyeti içerisinde yetişmiş Müslüman mütefekkirlerin ortaya koydukları eserlerin tarihidir Felâsife ismi ile adlandırılan Müslüman filozofları ele aldıkları Yunan düşüncesi mirasının sadece aktarıcısı konumunda bulunmamışlar başka kültürlerin kavramlarını İslam itikadı doğrultusunda dönüştürmüşler ve Müslüman zihnin malı yapmışlardır İslam felsefesi Doğu ile Batı arasında bir köprü görevi görüp işlevini aydınlanma dönemi sonrası modern felsefeye devreden tarihte kalmış bir aşama değildir İslam felsefesi ilahi kelamın içeriği ile irtibatını koruyan varlık bilgi ve değer düzeylerinde devamlı diri kalan bir bilinci yansıtan yaşayan bir disiplindir İslam felsefesi bu diriliği spekülatif bir zihin faaliyeti olmanın ötesinde diğer İslam bilimleri ve disiplinleri ile kurduğu organik irtibata borçludur İslam felsefesinin güncel kalabilmesi için İslam toplumu ile geçmişte olduğu gibi bütünleşmesi gerekir İslam ilimleri İslam şehri içerisinde yaşar Bu kitap İslam felsefesi birikiminin İslam ilimleri ve İslam toplumuyla entegre olması gerektiği bakış açısından hareketle kaleme alınmıştır Kitapta Müslüman filozofların ait oldukları toplumun sorunları ile nasıl bütünleştiklerine dikkat çekilmiştir Bunun için felsefenin başlıca ilahiyat ve ahlak sahalarındaki problemleri öne çıkarılmıştır Bununla birlikte kitap ayrıntılarda kaybolmak yerine belirli örneklerden hareketle genel anlaşılır ve öğretilebilir bir çerçeve sunmayı hedeflemektedir Tanıtım Bülteninden

Nobel Akademik Yayıncılık
İslam felsefesi tarihi İslam medeniyeti içerisinde yetişmiş Müslüman mütefekkirlerin ortaya koydukları eserlerin tarihidir Felâsife ismi ile adlandırılan Müslüman filozofları ele aldıkları Yunan düşüncesi mirasının sadece aktarıcısı konumunda bulunmamışlar başka kültürlerin kavramlarını İslam itikadı doğrultusunda dönüştürmüşler ve Müslüman zihnin malı yapmışlardır İslam felsefesi Doğu ile Batı arasında bir köprü görevi görüp işlevini aydınlanma dönemi sonrası modern felsefeye devreden tarihte kalmış bir aşama değildir İslam felsefesi ilahi kelamın içeriği ile irtibatını koruyan varlık bilgi ve değer düzeylerinde devamlı diri kalan bir bilinci yansıtan yaşayan bir disiplindir İslam felsefesi bu diriliği spekülatif bir zihin faaliyeti olmanın ötesinde diğer İslam bilimleri ve disiplinleri ile kurduğu organik irtibata borçludur İslam felsefesinin güncel kalabilmesi için İslam toplumu ile geçmişte olduğu gibi bütünleşmesi gerekir İslam ilimleri İslam şehri içerisinde yaşar Bu kitap İslam felsefesi birikiminin İslam ilimleri ve İslam toplumuyla entegre olması gerektiği bakış açısından hareketle kaleme alınmıştır Kitapta Müslüman filozofların ait oldukları toplumun sorunları ile nasıl bütünleştiklerine dikkat çekilmiştir Bunun için felsefenin başlıca ilahiyat ve ahlak sahalarındaki problemleri öne çıkarılmıştır Bununla birlikte kitap ayrıntılarda kaybolmak yerine belirli örneklerden hareketle genel anlaşılır ve öğretilebilir bir çerçeve sunmayı hedeflemektedir

Nobel Akademik Yayıncılık
İslam felsefesi tarihi İslam medeniyeti içerisinde yetişmiş Müslüman mütefekkirlerin ortaya koydukları eserlerin tarihidir Felâsife ismi ile adlandırılan Müslüman filozofları ele aldıkları Yunan düşüncesi mirasının sadece aktarıcısı konumunda bulunmamışlar başka kültürlerin kavramlarını İslam itikadı doğrultusunda dönüştürmüşler ve Müslüman zihnin malı yapmışlardır İslam felsefesi Doğu ile Batı arasında bir köprü görevi görüp işlevini aydınlanma dönemi sonrası modern felsefeye devreden tarihte kalmış bir aşama değildir İslam felsefesi ilahi kelamın içeriği ile irtibatını koruyan varlık bilgi ve değer düzeylerinde devamlı diri kalan bir bilinci yansıtan yaşayan bir disiplindir İslam felsefesi bu diriliği spekülatif bir zihin faaliyeti olmanın ötesinde diğer İslam bilimleri ve disiplinleri ile kurduğu organik irtibata borçludur İslam felsefesinin güncel kalabilmesi için İslam toplumu ile geçmişte olduğu gibi bütünleşmesi gerekir İslam ilimleri İslam şehri içerisinde yaşar Bu kitap İslam felsefesi birikiminin İslam ilimleri ve İslam toplumuyla entegre olması gerektiği bakış açısından hareketle kaleme alınmıştır Kitapta Müslüman filozofların ait oldukları toplumun sorunları ile nasıl bütünleştiklerine dikkat çekilmiştir Bunun için felsefenin başlıca ilahiyat ve ahlak sahalarındaki problemleri öne çıkarılmıştır Bununla birlikte kitap ayrıntılarda kaybolmak yerine belirli örneklerden hareketle genel anlaşılır ve öğretilebilir bir çerçeve sunmayı hedeflemektedir Tanıtım Bülteninden

Nobel Akademik Yayıncılık
İslam felsefesi tarihi İslam medeniyeti içerisinde yetişmiş Müslüman mütefekkirlerin ortaya koydukları eserlerin tarihidir Felâsife ismi ile adlandırılan Müslüman filozofları ele aldıkları Yunan düşüncesi mirasının sadece aktarıcısı konumunda bulunmamışlar başka kültürlerin kavramlarını İslam itikadı doğrultusunda dönüştürmüşler ve Müslüman zihnin malı yapmışlardır İslam felsefesi Doğu ile Batı arasında bir köprü görevi görüp işlevini aydınlanma dönemi sonrası modern felsefeye devreden tarihte kalmış bir aşama değildir İslam felsefesi ilahi kelamın içeriği ile irtibatını koruyan varlık bilgi ve değer düzeylerinde devamlı diri kalan bir bilinci yansıtan yaşayan bir disiplindir İslam felsefesi bu diriliği spekülatif bir zihin faaliyeti olmanın ötesinde diğer İslam bilimleri ve disiplinleri ile kurduğu organik irtibata borçludur İslam felsefesinin güncel kalabilmesi için İslam toplumu ile geçmişte olduğu gibi bütünleşmesi gerekir İslam ilimleri İslam şehri içerisinde yaşar Bu kitap İslam felsefesi birikiminin İslam ilimleri ve İslam toplumuyla entegre olması gerektiği bakış açısından hareketle kaleme alınmıştır Kitapta Müslüman filozofların ait oldukları toplumun sorunları ile nasıl bütünleştiklerine dikkat çekilmiştir Bunun için felsefenin başlıca ilahiyat ve ahlak sahalarındaki problemleri öne çıkarılmıştır Bununla birlikte kitap ayrıntılarda kaybolmak yerine belirli örneklerden hareketle genel anlaşılır ve öğretilebilir bir çerçeve sunmayı hedeflemektedir
Felsefe ve Vahiy
Veysel Kaya
Nobel Akademik Yayıncılık
İslam felsefesi tarihi İslam medeniyeti içerisinde yetişmiş Müslüman mütefekkirlerin ortaya koydukları eserlerin tarihidir Felâsife ismi ile adlandırılan Müslüman filozofları ele aldıkları Yunan düşüncesi mirasının sadece aktarıcısı konumunda bulunmamışlar başka kültürlerin kavramlarını İslam itikadı doğrultusunda dönüştürmüşler ve Müslüman zihnin malı yapmışlardır İslam felsefesi Doğu ile Batı arasında bir köprü görevi görüp işlevini aydınlanma dönemi sonrası modern felsefeye devreden tarihte kalmış bir aşama değildir İslam felsefesi ilahi kelamın içeriği ile irtibatını koruyan varlık bilgi ve değer düzeylerinde devamlı diri kalan bir bilinci yansıtan yaşayan bir disiplindir İslam felsefesi bu diriliği spekülatif bir zihin faaliyeti olmanın ötesinde diğer İslam bilimleri ve disiplinleri ile kurduğu organik irtibata borçludur İslam felsefesinin güncel kalabilmesi için İslam toplumu ile geçmişte olduğu gibi bütünleşmesi gerekir İslam ilimleri İslam şehri içerisinde yaşar Bu kitap İslam felsefesi birikiminin İslam ilimleri ve İslam toplumuyla entegre olması gerektiği bakış açısından hareketle kaleme alınmıştır Kitapta Müslüman filozofların ait oldukları toplumun sorunları ile nasıl bütünleştiklerine dikkat çekilmiştir Bunun için felsefenin başlıca ilahiyat ve ahlak sahalarındaki problemleri öne çıkarılmıştır Bununla birlikte kitap ayrıntılarda kaybolmak yerine belirli örneklerden hareketle genel anlaşılır ve öğretilebilir bir çerçeve sunmayı hedeflemektedir

Nobel
İslam felsefesi tarihi İslam medeniyeti içerisinde yetişmiş Müslüman mütefekkirlerin ortaya koydukları eserlerin tarihidir Felâsife ismi ile adlandırılan Müslüman filozofları ele aldıkları Yunan düşüncesi mirasının sadece aktarıcısı konumunda bulunmamışlar başka kültürlerin kavramlarını İslam itikadı doğrultusunda dönüştürmüşler ve Müslüman zihnin malı yapmışlardır İslam felsefesi Doğu ile Batı arasında bir köprü görevi görüp işlevini aydınlanma dönemi sonrası modern felsefeye devreden tarihte kalmış bir aşama değildir İslam felsefesi ilahi kelamın içeriği ile irtibatını koruyan varlık bilgi ve değer düzeylerinde devamlı diri kalan bir bilinci yansıtan yaşayan bir disiplindir İslam felsefesi bu diriliği spekülatif bir zihin faaliyeti olmanın ötesinde diğer İslam bilimleri ve disiplinleri ile kurduğu organik irtibata borçludur İslam felsefesinin güncel kalabilmesi için İslam toplumu ile geçmişte olduğu gibi bütünleşmesi gerekir İslam ilimleri İslam şehri içerisinde yaşar Bu kitap İslam felsefesi birikiminin İslam ilimleri ve İslam toplumuyla entegre olması gerektiği bakış açısından hareketle kaleme alınmıştır Kitapta Müslüman filozofların ait oldukları toplumun sorunları ile nasıl bütünleştiklerine dikkat çekilmiştir Bunun için felsefenin başlıca ilahiyat ve ahlak sahalarındaki problemleri öne çıkarılmıştır Bununla birlikte kitap ayrıntılarda kaybolmak yerine belirli örneklerden hareketle genel anlaşılır ve öğretilebilir bir çerçeve sunmayı hedeflemektedir

Klasik Yayınları
Felsefe ve vahiy düşünce tarihinde daha çok aralarındaki çatışmayla gündeme gelirler Ancak dikkatli bir felsefe tarihi okuması bu yapıların arasındaki çatışmayı öne çıkaranların yanında uzlaşma ve bütünleşmeye vurgu yapanların da oldukça önemli bir yer tuttuğunu ortaya koyacaktır Özellikle dini bir ortamda şekillenen felsefe faaliyetleri felsefe ve vahyin arasını bulma adına farklı sentezler sunmuşlardır Bu sentezlerin bir tarihi olarak görülebilecek İslam felsefesi tarihi İslam medeniyetinin ürettiği felsefe kelam ve tasavvuf gibi teorik disiplinlerle sıkı bir ilişki içerisinde olan ve ilahi ve beşeri bilgi düzeylerini birleştirmeye çalışan özgün girişimlere konu olmuştur Felsefe ve Vahiy felsefe kelam ve tasavvuf disiplinleri arasında öngörülen sınırları belirsizleştirerek İslam düşüncesinin ilk beş yüzyılında ortaya koyduğu muhteşem birikimi bir potada eritmeyi amaçlayan bir düşünürün fikir dünyasını ele almaktadır Sa id b Dadhürmüz ismini taşıdığı ve V XI yüzyıl içinde aktif olduğu dışında hakkında kaynaklarda hiçbir bilgi edinemediğimiz bu yeni keşfedilen filozof kelâmcı mutasavvıf günümüze bir yazma eser mecmuası içerisinde gelen üç risale bırakmıştır İlk başta basit birer ahlak felsefe ve kelam kitabı gibi görünen bu risaleler hakkında yapılacak kavramsal analizler ve bağlam araştırmaları İslam düşünce tarihi içerisinde eşine az rastlanır bir proje ile karşı karşıya olduğumuzu ortaya koymaktadır
Felsefe ve Vahiy
Veysel Kaya
Klasik Yayınları
Felsefe ve vahiy düşünce tarihinde daha çok aralarındaki çatışmayla gündeme gelirler Ancak dikkatli bir felsefe tarihi okuması bu yapıların arasındaki çatışmayı öne çıkaranların yanında uzlaşma ve bütünleşmeye vurgu yapanların da oldukça önemli bir yer tuttuğunu ortaya koyacaktır Özellikle dini bir ortamda şekillenen felsefe faaliyetleri felsefe ve vahyin arasını bulma adına farklı sentezler sunmuşlardır Bu sentezlerin bir tarihi olarak görülebilecek İslam felsefesi tarihi İslam medeniyetinin ürettiği felsefe kelam ve tasavvuf gibi teorik disiplinlerle sıkı bir ilişki içerisinde olan ve ilahi ve beşeri bilgi düzeylerini birleştirmeye çalışan özgün girişimlere konu olmuştur Felsefe ve Vahiy felsefe kelam ve tasavvuf disiplinleri arasında öngörülen sınırları belirsizleştirerek İslam düşüncesinin ilk beş yüzyılında ortaya koyduğu muhteşem birikimi bir potada eritmeyi amaçlayan bir düşünürün fikir dünyasını ele almaktadır Sa id b Dadhürmüz ismini taşıdığı ve V XI yüzyıl içinde aktif olduğu dışında hakkında kaynaklarda hiçbir bilgi edinemediğimiz bu yeni keşfedilen filozof kelâmcı mutasavvıf günümüze bir yazma eser mecmuası içerisinde gelen üç risale bırakmıştır İlk başta basit birer ahlak felsefe ve kelam kitabı gibi görünen bu risaleler hakkında yapılacak kavramsal analizler ve bağlam araştırmaları İslam düşünce tarihi içerisinde eşine az rastlanır bir proje ile karşı karşıya olduğumuzu ortaya koymaktadır

Klasik Yayınları
Felsefe ve vahiy düşünce tarihinde daha çok aralarındaki çatışmayla gündeme gelirler Ancak dikkatli bir felsefe tarihi okuması bu yapıların arasındaki çatışmayı öne çıkaranların yanında uzlaşma ve bütünleşmeye vurgu yapanların da oldukça önemli bir yer tuttuğunu ortaya koyacaktır Özellikle dini bir ortamda şekillenen felsefe faaliyetleri felsefe ve vahyin arasını bulma adına farklı sentezler sunmuşlardır Bu sentezlerin bir tarihi olarak görülebilecek İslam felsefesi tarihi İslam medeniyetinin ürettiği felsefe kelam ve tasavvuf gibi teorik disiplinlerle sıkı bir ilişki içerisinde olan ve ilahi ve beşeri bilgi düzeylerini birleştirmeye çalışan özgün girişimlere konu olmuştur Felsefe ve Vahiy felsefe kelam ve tasavvuf disiplinleri arasında öngörülen sınırları belirsizleştirerek İslam düşüncesinin ilk beş yüzyılında ortaya koyduğu muhteşem birikimi bir potada eritmeyi amaçlayan bir düşünürün fikir dünyasını ele almaktadır Sa id b Dadhürmüz ismini taşıdığı ve V XI yüzyıl içinde aktif olduğu dışında hakkında kaynaklarda hiçbir bilgi edinemediğimiz bu yeni keşfedilen filozof kelâmcı mutasavvıf günümüze bir yazma eser mecmuası içerisinde gelen üç risale bırakmıştır İlk başta basit birer ahlak felsefe ve kelam kitabı gibi görünen bu risaleler hakkında yapılacak kavramsal analizler ve bağlam araştırmaları İslam düşünce tarihi içerisinde eşine az rastlanır bir proje ile karşı karşıya olduğumuzu ortaya koymaktadır

Klasik Yayınları
Felsefe ve vahiy düşünce tarihinde daha çok aralarındaki çatışmayla gündeme gelirler Ancak dikkatli bir felsefe tarihi okuması bu yapıların arasındaki çatışmayı öne çıkaranların yanında uzlaşma ve bütünleşmeye vurgu yapanların da oldukça önemli bir yer tuttuğunu ortaya koyacaktır Özellikle dini bir ortamda şekillenen felsefe faaliyetleri felsefe ve vahyin arasını bulma adına farklı sentezler sunmuşlardır Bu sentezlerin bir tarihi olarak görülebilecek İslam felsefesi tarihi İslam medeniyetinin ürettiği felsefe kelam ve tasavvuf gibi teorik disiplinlerle sıkı bir ilişki içerisinde olan ve ilahi ve beşeri bilgi düzeylerini birleştirmeye çalışan özgün girişimlere konu olmuştur Felsefe ve Vahiy felsefe kelam ve tasavvuf disiplinleri arasında öngörülen sınırları belirsizleştirerek İslam düşüncesinin ilk beş yüzyılında ortaya koyduğu muhteşem birikimi bir potada eritmeyi amaçlayan bir düşünürün fikir dünyasını ele almaktadır Sa id b Dadhürmüz ismini taşıdığı ve V XI yüzyıl içinde aktif olduğu dışında hakkında kaynaklarda hiçbir bilgi edinemediğimiz bu yeni keşfedilen filozof kelâmcı mutasavvıf günümüze bir yazma eser mecmuası içerisinde gelen üç risale bırakmıştır İlk başta basit birer ahlak felsefe ve kelam kitabı gibi görünen bu risaleler hakkında yapılacak kavramsal analizler ve bağlam araştırmaları İslam düşünce tarihi içerisinde eşine az rastlanır bir proje ile karşı karşıya olduğumuzu ortaya koymaktadır

Klasik
Felsefe ve vahiy düşünce tarihinde daha çok aralarındaki çatışmayla gündeme gelirler Ancak dikkatli bir felsefe tarihi okuması bu yapıların arasındaki çatışmayı öne çıkaranların yanında uzlaşma ve bütünleşmeye vurgu yapanların da oldukça önemli bir yer tuttuğunu ortaya koyacaktır Özellikle dinî bir ortamda şekilllenen felsefe faaliyetleri felsefe ve vahyin arasını bulma adına farklı sentezler sunmuşlardır Bu sentezlerin bir tarihi olarak görülebilecek İslam felsefesi tarihi İslam medeniyetinin ürettiği felsefe kelâm ve tasavvuf gibi teorik disiplinlerle sıkı bir ilişki içerisinde olan ve ilahî ve beşerî bilgi düzeylerini birleştirmeye çalışan özgün girişimlere konu olmuştur Felsefe ve Vahiy felsefe kelâm ve tasavvuf disiplinleri arasında öngörülen sınırları belirsizleştirerek İslam düşüncesinin ilk beş yüzyılında ortaya koyduğu muhteşem birikimi bir potada eritmeyi amaçlayan bir düşünürün fikir dünyasını ele almaktadır Sa îd b Dâdhürmüz ismini taşıdığı ve V XI yüzyıl içinde aktif olduğu dışında hakkında kaynaklarda hiçbir bilgi edinemediğimiz bu yeni keşfedilen filozof kelâmcı mutasavvıf günümüze bir yazma eser mecmuası içerisinde gelen üç risale bırakmıştır İlk başta basit birer ahlâk felsefe ve kelâm kitabı gibi görünen bu risaleler hakkında yapılacak kavramsal analizler ve bağlam araştırmaları İslam düşünce tarihi içerisinde eşine az rastlanır bir proje ile karşı karşıya olduğumuzu ortaya koymaktadır