Felsefi Bilmek ile Tasavvufî Görmek Arasında — Hikmet Yaman

Felsefi Bilmek ile Tasavvufî Görmek Arasında
Hikmet YamanM. Ü. İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları
Felsefi Bilmek ile Tasavvufî Görmek Arasında
Hikmet Yamanİbn Sînâ felsefesinde tasavvufun ve tasavvufî bilginin konumu meselesi etrafında oldukça hararetli ilmî tartışmaların döndüğü bir mevzudur Özellikle de İbn Sînâ üzerinde Batılı akademik muhitlerde gerçekleştirilen çalışmalarda bu hususta birbirine tamamen zıt iki farklı görüş ortaya çıkmıştır Bir grup araştırmacı Batı daki mistik ve gnostik akımlarla aynileştirdikleri tasavvufun İbn Sînâ felsefesinde hiçbir yeri olmadığı fikrini benimserken diğer bir grup da tasavvufun İbn Sînâ felsefî sisteminin tabii ve belirleyici bir unsuru ve boyutu olduğunu dile getirmektedir Elinizdeki çalışma bütün bu tartışmaları İbn Sînâ nın kendi eserleri temelinde yeniden ele alıp söz konusu araştırmacıların ortaya koyduğu görüşleri irdelemekte ve İbn Sînâ nın tasavvufla ve tasavvufî bilgiyle ilgili kendi ifadelerini ve bu ifadelerin bağlam ve açılımlarını tahlil etmektedir Filozofun entelektüel mirasının hem felsefî hem de tasavvufî tazammunlarını vuzuha kavuşturan bu eser modern zamanlarda konu ile ilgili ortaya konan çalışmaları bütüncül ve interdisipliner bir yaklaşımla değerlendirmektedir İbn Sînâ hakkında klasik felsefe ve tasavvuf literatürleri içerisinde mevcut olan algı ve tasavvurları tahlil ederek düşünürü kendi zaman ve coğrafyasında cereyan etmekte olan felsefî ve tasavvufî atmosfer içerisinde konumlandırmaktadır

M. Ü. İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayı
İbn Sînâ felsefesinde tasavvufun ve tasavvufî bilginin konumu meselesi etrafında oldukça hararetli ilmî tartışmaların döndüğü bir mevzudur Özellikle de İbn Sînâ üzerinde Batılı akademik muhitlerde gerçekleştirilen çalışmalarda bu hususta birbirine tamamen zıt iki farklı görüş ortaya çıkmıştır Bir grup araştırmacı Batı daki mistik ve gnostik akımlarla aynileştirdikleri tasavvufun İbn Sînâ felsefesinde hiçbir yeri olmadığı fikrini benimserken diğer bir grup da tasavvufun İbn Sînâ felsefî sisteminin tabii ve belirleyici bir unsuru ve boyutu olduğunu dile getirmektedir Elinizdeki çalışma bütün bu tartışmaları İbn Sînâ nın kendi eserleri temelinde yeniden ele alıp söz konusu araştırmacıların ortaya koyduğu görüşleri irdelemekte ve İbn Sînâ nın tasavvufla ve tasavvufî bilgiyle ilgili kendi ifadelerini ve bu ifadelerin bağlam ve açılımlarını tahlil etmektedir Filozofun entelektüel mirasının hem felsefî hem de tasavvufî tazammunlarını vuzuha kavuşturan bu eser modern zamanlarda konu ile ilgili ortaya konan çalışmaları bütüncül ve interdisipliner bir yaklaşımla değerlendirmektedir İbn Sînâ hakkında klasik felsefe ve tasavvuf literatürleri içerisinde mevcut olan algı ve tasavvurları tahlil ederek düşünürü kendi zaman ve coğrafyasında cereyan etmekte olan felsefî ve tasavvufî atmosfer içerisinde konumlandırmaktadır Tanıtım Bülteninden

M. Ü. İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları
İbn Sînâ felsefesinde tasavvufun ve tasavvufî bilginin konumu meselesi etrafında oldukça hararetli ilmî tartışmaların döndüğü bir mevzudur Özellikle de İbn Sînâ üzerinde Batılı akademik muhitlerde gerçekleştirilen çalışmalarda bu hususta birbirine tamamen zıt iki farklı görüş ortaya çıkmıştır Bir grup araştırmacı Batı daki mistik ve gnostik akımlarla aynileştirdikleri tasavvufun İbn Sînâ felsefesinde hiçbir yeri olmadığı fikrini benimserken diğer bir grup da tasavvufun İbn Sînâ felsefî sisteminin tabii ve belirleyici bir unsuru ve boyutu olduğunu dile getirmektedir Elinizdeki çalışma bütün bu tartışmaları İbn Sînâ nın kendi eserleri temelinde yeniden ele alıp söz konusu araştırmacıların ortaya koyduğu görüşleri irdelemekte ve İbn Sînâ nın tasavvufla ve tasavvufî bilgiyle ilgili kendi ifadelerini ve bu ifadelerin bağlam ve açılımlarını tahlil etmektedir Filozofun entelektüel mirasının hem felsefî hem de tasavvufî tazammunlarını vuzuha kavuşturan bu eser modern zamanlarda konu ile ilgili ortaya konan çalışmaları bütüncül ve interdisipliner bir yaklaşımla değerlendirmektedir İbn Sînâ hakkında klasik felsefe ve tasavvuf literatürleri içerisinde mevcut olan algı ve tasavvurları tahlil ederek düşünürü kendi zaman ve coğrafyasında cereyan etmekte olan felsefî ve tasavvufî atmosfer içerisinde konumlandırmaktadır

Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Vakfı
Hikmet Yaman tarafından kaleme alınan Felsefi Bilmek ile Tasavvufî Görmek Arasında Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Vakfı eseri olarak okurlarla buluşuyor Felsefi Bilmek ile Tasavvufî Görmek Arasında Hikmet Yaman Kitap Özeti İbn Sînâ felsefesinde tasavvufun ve tasavvufî bilginin konumu meselesi etrafında oldukça hararetli ilmî tartışmaların döndüğü bir mevzudur Özellikle de İbn Sînâ üzerinde Batılı akademik muhitlerde gerçekleştirilen çalışmalarda bu hususta birbirine tamamen zıt iki farklı görüş ortaya çıkmıştır Bir grup araştırmacı Batı daki mistik ve gnostik akımlarla aynileştirdikleri tasavvufun İbn Sînâ felsefesinde hiçbir yeri olmadığı fikrini benimserken diğer bir grup da tasavvufun İbn Sînâ felsefî sisteminin tabii ve belirleyici bir unsuru ve boyutu olduğunu dile getirmektedir Elinizdeki çalışma bütün bu tartışmaları İbn Sînâ nın kendi eserleri temelinde yeniden ele alıp söz konusu araştırmacıların ortaya koyduğu görüşleri irdelemekte ve İbn Sînâ nın tasavvufla ve tasavvufî bilgiyle ilgili kendi ifadelerini ve bu ifadelerin bağlam ve açılımlarını tahlil etmektedir Filozofun entelektüel mirasının hem felsefî hem de tasavvufî tazammunlarını vuzuha kavuşturan bu eser modern zamanlarda konu ile ilgili ortaya konan çalışmaları bütüncül ve interdisipliner bir yaklaşımla değerlendirmektedir İbn Sînâ hakkında klasik felsefe ve tasavvuf literatürleri içerisinde mevcut olan algı ve tasavvurları tahlil ederek düşünürü kendi zaman ve coğrafyasında cereyan etmekte olan felsefî ve tasavvufî atmosfer içerisinde konumlandırmaktadır Yayınevi Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Vakfı Yazar Hikmet Yaman Sayfa 119 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 50 cm Basım Yılı Nisan 2025 Barkod 9789755487458 Kategori Din Felsefesi

M. Ü. İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayı
İbn Sînâ felsefesinde tasavvufun ve tasavvufî bilginin konumu meselesi etrafında oldukça hararetli ilmî tartışmaların döndüğü bir mevzudur Özellikle de İbn Sînâ üzerinde Batılı akademik muhitlerde gerçekleştirilen çalışmalarda bu hususta birbirine tamamen zıt iki farklı görüş ortaya çıkmıştır Bir grup araştırmacı Batı daki mistik ve gnostik akımlarla aynileştirdikleri tasavvufun İbn Sînâ felsefesinde hiçbir yeri olmadığı fikrini benimserken diğer bir grup da tasavvufun İbn Sînâ felsefî sisteminin tabii ve belirleyici bir unsuru ve boyutu olduğunu dile getirmektedir Elinizdeki çalışma bütün bu tartışmaları İbn Sînâ nın kendi eserleri temelinde yeniden ele alıp söz konusu araştırmacıların ortaya koyduğu görüşleri irdelemekte ve İbn Sînâ nın tasavvufla ve tasavvufî bilgiyle ilgili kendi ifadelerini ve bu ifadelerin bağlam ve açılımlarını tahlil etmektedir Filozofun entelektüel mirasının hem felsefî hem de tasavvufî tazammunlarını vuzuha kavuşturan bu eser modern zamanlarda konu ile ilgili ortaya konan çalışmaları bütüncül ve interdisipliner bir yaklaşımla değerlendirmektedir İbn Sînâ hakkında klasik felsefe ve tasavvuf literatürleri içerisinde mevcut olan algı ve tasavvurları tahlil ederek düşünürü kendi zaman ve coğrafyasında cereyan etmekte olan felsefî ve tasavvufî atmosfer içerisinde konumlandırmaktadır Tanıtım Bülteninden

Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Vakfı
İbn Sînâ felsefesinde tasavvufun ve tasavvufî bilginin konumu meselesi etrafında oldukça hararetli ilmî tartışmaların döndüğü bir mevzudur Özellikle de İbn Sînâ üzerinde Batılı akademik muhitlerde gerçekleştirilen çalışmalarda bu hususta birbirine tamamen zıt iki farklı görüş ortaya çıkmıştır Bir grup araştırmacı Batı daki mistik ve gnostik akımlarla aynileştirdikleri tasavvufun İbn Sînâ felsefesinde hiçbir yeri olmadığı fikrini benimserken diğer bir grup da tasavvufun İbn Sînâ felsefî sisteminin tabii ve belirleyici bir unsuru ve boyutu olduğunu dile getirmektedir Elinizdeki çalışma bütün bu tartışmaları İbn Sînâ nın kendi eserleri temelinde yeniden ele alıp söz konusu araştırmacıların ortaya koyduğu görüşleri irdelemekte ve İbn Sînâ nın tasavvufla ve tasavvufî bilgiyle ilgili kendi ifadelerini ve bu ifadelerin bağlam ve açılımlarını tahlil etmektedir Filozofun entelektüel mirasının hem felsefî hem de tasavvufî tazammunlarını vuzuha kavuşturan bu eser modern zamanlarda konu ile ilgili ortaya konan çalışmaları bütüncül ve interdisipliner bir yaklaşımla değerlendirmektedir İbn Sînâ hakkında klasik felsefe ve tasavvuf literatürleri içerisinde mevcut olan algı ve tasavvurları tahlil ederek düşünürü kendi zaman ve coğrafyasında cereyan etmekte olan felsefî ve tasavvufî atmosfer içerisinde konumlandırmaktadır

Marmara Üniv. İlahiyat Fak. Vakfı
İbn Sînâ felsefesinde tasavvufun ve tasavvufî bilginin konumu meselesi etrafında oldukça hararetli ilmî tartışmaların döndüğü bir mevzudur Özellikle de İbn Sînâ üzerinde Batılı akademik muhitlerde gerçekleştirilen çalışmalarda bu hususta birbirine tamamen zıt iki farklı görüş ortaya çıkmıştır Bir grup araştırmacı Batı daki mistik ve gnostik akımlarla aynileştirdikleri tasavvufun İbn Sînâ felsefesinde hiçbir yeri olmadığı fikrini benimserken diğer bir grup da tasavvufun İbn Sînâ felsefî sisteminin tabii ve belirleyici bir unsuru ve boyutu olduğunu dile getirmektedir Elinizdeki çalışma bütün bu tartışmaları İbn Sînâ nın kendi eserleri temelinde yeniden ele alıp söz konusu araştırmacıların ortaya koyduğu görüşleri irdelemekte ve İbn Sînâ nın tasavvufla ve tasavvufî bilgiyle ilgili kendi ifadelerini ve bu ifadelerin bağlam ve açılımlarını tahlil etmektedir Filozofun entelektüel mirasının hem felsefî hem de tasavvufî tazammunlarını vuzuha kavuşturan bu eser modern zamanlarda konu ile ilgili ortaya konan çalışmaları bütüncül ve interdisipliner bir yaklaşımla değerlendirmektedir İbn Sînâ hakkında klasik felsefe ve tasavvuf literatürleri içerisinde mevcut olan algı ve tasavvurları tahlil ederek düşünürü kendi zaman ve coğrafyasında cereyan etmekte olan felsefî ve tasavvufî atmosfer içerisinde konumlandırmaktadır