MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Feminist İslamofobi — Kenan Sevinç

Feminist İslamofobi
109,38
GenelGenel SosyolojiDin

Feminist İslamofobi

Kenan Sevinç

Eski Yeni Yayınları

2025-12-261. baskı113 sf.
Karton135-210-Kitap KağıdıTürkçe
Teklif KitapEn ucuz

Feminist İslamofobi

Kenan Sevinç

Bu eser kökeni çok eskiye dayanan ancak 2000ʼli yıllardan itibaren küresel çapta ivme kazanan İslamofobi olgusunu özellikle feminist söylem ile kurduğu bağ kritize edilerek incelemektedir Çalışmanın temel iddiası kadın hakları savunusu olarak ortaya çıkan feminizm ideolojisinin ironik bir şekilde Müslüman kadınların maruz kaldığı ayrımcılığa ve ötekileştirmeye destek veren hatta İslamofobiyi besleyen bir Feminist İslamofobi söylemine dönüştüğüdür Eser İslamofobiʼyi tarihsel kökenleri Haçlı Seferleri Oryantalizm 11 Eylül sonrası dönem ve bireysel toplumsal yapısal küresel etkileriyle birlikte ele almaktadır Müslümanların önyargı ayrımcılık ve şiddete maruz kaldığı bir kurgu değil bir gerçekliktir Eserde bu gerçekliğe dair somut veriler paylaşılmaktadır Müslümanlara yönelik olumsuz algının temelinde özellikle Batı medyası tarafından yayılan ve İslamʼı korku dini olarak resmeden Müslüman erkeği fanatik Müslüman kadını ise baskılanmış olarak gösteren steryotipler yatmaktadır Müslüman kadın İslamofobinin en büyük mağduru olmasına rağmen feminist aktörlerin kadın hakları savunusu adı altında kasıtlı veya kasıtsız olarak bu İslamofobik söylemi beslediği görülmektedir Bu söylem eleştirileri tek yönlü tutarak Müslüman kadınların diğer hak ihlallerini görmezden gelmektedir Kitap feminist söylem ile İslamofobi arasındaki bu karmaşık ilişkinin aktörlerini iddialarını ve Müslüman kadının bu çifte mağduriyet karşısındaki durumunu detaylıca incelemektedir

Ekin Kitap
126,00

Eski Yeni Yayınları

Aralık 2025113 sf.
Ekin Kitap

Bu eser kökeni çok eskiye dayanan ancak 2000li yıllardan itibaren küresel çapta ivme kazanan İslamofobi olgusunu özellikle feminist söylem ile kurduğu bağ kritize edilerek incelemektedir Çalışmanın temel iddiası kadın hakları savunusu olarak ortaya çıkan feminizm ideolojisinin ironik bir şekilde Müslüman kadınların maruz kaldığı ayrımcılığa ve ötekileştirmeye destek veren hatta İslamofobiyi besleyen bir Feminist İslamofobi söylemine dönüştüğüdür Eser İslamofobiyi tarihsel kökenleri Haçlı Seferleri Oryantalizm 11 Eylül sonrası dönem ve bireysel toplumsal yapısal küresel etkileriyle birlikte ele almaktadır Müslümanların önyargı ayrımcılık ve şiddete maruz kaldığı bir kurgu değil bir gerçekliktir Eserde bu gerçekliğe dair somut veriler paylaşılmaktadır Müslümanlara yönelik olumsuz algının temelinde özellikle Batı medyası tarafından yayılan ve İslamı korku dini olarak resmeden Müslüman erkeği fanatik Müslüman kadını ise baskılanmış olarak gösteren steryotipler yatmaktadır Müslüman kadın İslamofobinin en büyük mağduru olmasına rağmen feminist aktörlerin kadın hakları savunusu adı altında kasıtlı veya kasıtsız olarak bu İslamofobik söylemi beslediği görülmektedir Bu söylem eleştirileri tek yönlü tutarak Müslüman kadınların diğer hak ihlallerini görmezden gelmektedir Kitap feminist söylem ile İslamofobi arasındaki bu karmaşık ilişkinin aktörlerini iddialarını ve Müslüman kadının bu çifte mağduriyet karşısındaki durumunu detaylıca incelemektedir

Kitap Ambarı
131,25

Eskiyeni Yayınları

2025113 sf.
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap Ambarı

Bu eser kökeni çok eskiye dayanan ancak 2000ʼli yıllardan itibaren küresel çapta ivme kazanan İslamofobi olgusunu özellikle feminist söylem ile kurduğu bağ kritize edilerek incelemektedir Çalışmanın temel iddiası kadın hakları savunusu olarak ortaya çıkan feminizm ideolojisinin ironik bir şekilde Müslüman kadınların maruz kaldığı ayrımcılığa ve ötekileştirmeye destek veren hatta İslamofobiyi besleyen bir Feminist İslamofobi söylemine dönüştüğüdür Eser İslamofobiʼyi tarihsel kökenleri Haçlı Seferleri Oryantalizm 11 Eylül sonrası dönem ve bireysel toplumsal yapısal küresel etkileriyle birlikte ele almaktadır Müslümanların önyargı ayrımcılık ve şiddete maruz kaldığı bir kurgu değil bir gerçekliktir Eserde bu gerçekliğe dair somut veriler paylaşılmaktadır Müslümanlara yönelik olumsuz algının temelinde özellikle Batı medyası tarafından yayılan ve İslamʼı korku dini olarak resmeden Müslüman erkeği fanatik Müslüman kadını ise baskılanmış olarak gösteren steryotipler yatmaktadır Müslüman kadın İslamofobinin en büyük mağduru olmasına rağmen feminist aktörlerin kadın hakları savunusu adı altında kasıtlı veya kasıtsız olarak bu İslamofobik söylemi beslediği görülmektedir Bu söylem eleştirileri tek yönlü tutarak Müslüman kadınların diğer hak ihlallerini görmezden gelmektedir Kitap feminist söylem ile İslamofobi arasındaki bu karmaşık ilişkinin aktörlerini iddialarını ve Müslüman kadının bu çifte mağduriyet karşısındaki durumunu detaylıca incelemektedir Tanıtım Bülteninden

Benli Kitap
131,25

Eski Yeni Yayınları

2025-12-261. baskı113 sf.
Karton135-210-Kitap KağıdıTürkçe
Benli Kitap

Bu eser kökeni çok eskiye dayanan ancak 2000ʼli yıllardan itibaren küresel çapta ivme kazanan İslamofobi olgusunu özellikle feminist söylem ile kurduğu bağ kritize edilerek incelemektedir Çalışmanın temel iddiası kadın hakları savunusu olarak ortaya çıkan feminizm ideolojisinin ironik bir şekilde Müslüman kadınların maruz kaldığı ayrımcılığa ve ötekileştirmeye destek veren hatta İslamofobiyi besleyen bir Feminist İslamofobi söylemine dönüştüğüdür Eser İslamofobiʼyi tarihsel kökenleri Haçlı Seferleri Oryantalizm 11 Eylül sonrası dönem ve bireysel toplumsal yapısal küresel etkileriyle birlikte ele almaktadır Müslümanların önyargı ayrımcılık ve şiddete maruz kaldığı bir kurgu değil bir gerçekliktir Eserde bu gerçekliğe dair somut veriler paylaşılmaktadır Müslümanlara yönelik olumsuz algının temelinde özellikle Batı medyası tarafından yayılan ve İslamʼı korku dini olarak resmeden Müslüman erkeği fanatik Müslüman kadını ise baskılanmış olarak gösteren steryotipler yatmaktadır Müslüman kadın İslamofobinin en büyük mağduru olmasına rağmen feminist aktörlerin kadın hakları savunusu adı altında kasıtlı veya kasıtsız olarak bu İslamofobik söylemi beslediği görülmektedir Bu söylem eleştirileri tek yönlü tutarak Müslüman kadınların diğer hak ihlallerini görmezden gelmektedir Kitap feminist söylem ile İslamofobi arasındaki bu karmaşık ilişkinin aktörlerini iddialarını ve Müslüman kadının bu çifte mağduriyet karşısındaki durumunu detaylıca incelemektedir

Şehadet Kitap
131,25

Eski Yeni Yayınları

2025113 sf.
Şehadet Kitap

Bu eser kökeni çok eskiye dayanan ancak 2000ʼli yıllardan itibaren küresel çapta ivme kazanan İslamofobi olgusunu özellikle feminist söylem ile kurduğu bağ kritize edilerek incelemektedir Çalışmanın temel iddiası kadın hakları savunusu olarak ortaya çıkan feminizm ideolojisinin ironik bir şekilde Müslüman kadınların maruz kaldığı ayrımcılığa ve ötekileştirmeye destek veren hatta İslamofobiyi besleyen bir Feminist İslamofobi söylemine dönüştüğüdür Eser İslamofobiʼyi tarihsel kökenleri Haçlı Seferleri Oryantalizm 11 Eylül sonrası dönem ve bireysel toplumsal yapısal küresel etkileriyle birlikte ele almaktadır Müslümanların önyargı ayrımcılık ve şiddete maruz kaldığı bir kurgu değil bir gerçekliktir Eserde bu gerçekliğe dair somut veriler paylaşılmaktadır Müslümanlara yönelik olumsuz algının temelinde özellikle Batı medyası tarafından yayılan ve İslamʼı korku dini olarak resmeden Müslüman erkeği fanatik Müslüman kadını ise baskılanmış olarak gösteren steryotipler yatmaktadır Müslüman kadın İslamofobinin en büyük mağduru olmasına rağmen feminist aktörlerin kadın hakları savunusu adı altında kasıtlı veya kasıtsız olarak bu İslamofobik söylemi beslediği görülmektedir Bu söylem eleştirileri tek yönlü tutarak Müslüman kadınların diğer hak ihlallerini görmezden gelmektedir Kitap feminist söylem ile İslamofobi arasındaki bu karmaşık ilişkinin aktörlerini iddialarını ve Müslüman kadının bu çifte mağduriyet karşısındaki durumunu detaylıca incelemektedir

Nobel Kitap
154,00

Eski Yeni Yayınları

2025113 sf.
13x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Bu eser kökeni çok eskiye dayanan ancak 2000ʼli yıllardan itibaren küresel çapta ivme kazanan İslamofobi olgusunu özellikle feminist söylem ile kurduğu bağ kritize edilerek incelemektedir Çalışmanın temel iddiası kadın hakları savunusu olarak ortaya çıkan feminizm ideolojisinin ironik bir şekilde Müslüman kadınların maruz kaldığı ayrımcılığa ve ötekileştirmeye destek veren hatta İslamofobiyi besleyen bir Feminist İslamofobi söylemine dönüştüğüdür Eser İslamofobiʼyi tarihsel kökenleri Haçlı Seferleri Oryantalizm 11 Eylül sonrası dönem ve bireysel toplumsal yapısal küresel etkileriyle birlikte ele almaktadır Müslümanların önyargı ayrımcılık ve şiddete maruz kaldığı bir kurgu değil bir gerçekliktir Eserde bu gerçekliğe dair somut veriler paylaşılmaktadır Müslümanlara yönelik olumsuz algının temelinde özellikle Batı medyası tarafından yayılan ve İslamʼı korku dini olarak resmeden Müslüman erkeği fanatik Müslüman kadını ise baskılanmış olarak gösteren steryotipler yatmaktadır Müslüman kadın İslamofobinin en büyük mağduru olmasına rağmen feminist aktörlerin kadın hakları savunusu adı altında kasıtlı veya kasıtsız olarak bu İslamofobik söylemi beslediği görülmektedir Bu söylem eleştirileri tek yönlü tutarak Müslüman kadınların diğer hak ihlallerini görmezden gelmektedir Kitap feminist söylem ile İslamofobi arasındaki bu karmaşık ilişkinin aktörlerini iddialarını ve Müslüman kadının bu çifte mağduriyet karşısındaki durumunu detaylıca incelemektedir

Pandora

Eski Yeni Yayınları

2025113 sf.
Pandora

Bu eser kökeni çok eskiye dayanan ancak 2000 li yıllardan itibaren küresel çapta ivme kazanan İslamofobi olgusunu özellikle feminist söylem ile kurduğu bağ kritize edilerek incelemektedir Çalışmanın temel iddiası kadın hakları savunusu olarak ortaya çıkan feminizm ideolojisinin ironik bir şekilde Müslüman kadınların maruz kaldığı ayrımcılığa ve ötekileştirmeye destek veren hatta İslamofobiyi besleyen bir Feminist İslamofobi söylemine dönüştüğüdür Eser İslamofobi yi tarihsel kökenleri Haçlı Seferleri Oryantalizm 11 Eylül sonrası dönem ve bireysel toplumsal yapısal küresel etkileriyle birlikte ele almaktadır Müslümanların önyargı ayrımcılık ve şiddete maruz kaldığı bir kurgu değil bir gerçekliktir Eserde bu gerçekliğe dair somut veriler paylaşılmaktadır Müslümanlara yönelik olumsuz algının temelinde özellikle Batı medyası tarafından yayılan ve İslam ı korku dini olarak resmeden Müslüman erkeği fanatik Müslüman kadını ise baskılanmış olarak gösteren steryotipler yatmaktadır Müslüman kadın İslamofobinin en büyük mağduru olmasına rağmen feminist aktörlerin kadın hakları savunusu adı altında kasıtlı veya kasıtsız olarak bu İslamofobik söylemi beslediği görülmektedir Bu söylem eleştirileri tek yönlü tutarak Müslüman kadınların diğer hak ihlallerini görmezden gelmektedir Kitap feminist söylem ile İslamofobi arasındaki bu karmaşık ilişkinin aktörlerini iddialarını ve Müslüman kadının bu çifte mağduriyet karşısındaki durumunu detaylıca incelemektedir