Fenomenoloji ve Toplumsal İlişkiler — Alfred Schütz

Fenomenoloji ve Toplumsal İlişkiler
Alfred SchützHeretik Yayıncılık
Fenomenoloji ve Toplumsal İlişkiler
Alfred SchützGenel kanı sosyal bilimler ile felsefe arasında derin bir yarık görür birbirini karşılıklı olarak yok sayan hatta dışlayan iki ayrı dünya arasındaki bir yarık Oysa bu en başından beri sosyal bilimler düşüncesine eşlik etmiş olan felsefi sorgulamaları ve aynı şekilde bilimsel düşüncenin de felsefede tetiklediği tartışmaları görmezlikten gelmek demektir Ülkemizde ne yazık ki ekseriyetle herhangi bir özne felsefesi olarak alımlanmış olan Fenomenoloji yine en başından beri bu iki bilme biçimi arasındaki en zengin karşılaşmaların ve geçişlerin temel güzergâhlarından biri olmuştur Ancak bir isim vardır ki bu diyaloğun tesisi tüm düşüncesini meşgul etmiştir bilhassa sosyoloji özelinde Alfred Schütz Mahir bir takipçisi olduğu Husserl in fenomenolojisini eleştirel ve yetkin bir sentez dâhilinde Weber in sosyolojisiyle buluşturmakla yetinmemiştir Schütz Tüm bu zengin fikri alüvyonları 1937 yılından itibaren yaşamını sürdüreceği ABD ye taşımış onları burada pragmatizmin yine bir o kadar verimli ovalarıyla buluşturmuş ve nihayetinde sosyoloji ve felsefenin gelmiş geçmiş en ezber bozucu ve üretken yakınlaşmalarından birinin altına imza atmıştır Alfred Schütz 1899 1959 Entelektüel yörüngesi başlangıçta Avusturya İktisat Okulu Bergson Felsefesi Weber sosyolojisi ve Husserl in fenomenolojisi ekseninde şekillenmiştir Nazizm in yükselişi neticesinde New York a yerleşen Schütz yaşam dünyasının felsefi antropolojisi projesini deneyim ve eylemin fenomonolojisi ve Weber ci sosyolojinin yeni bir okuması ile beraber sürdürmüş ve özelikle sosyolojide etkileşimci ve etnometodolojik perspektifler üzerinde kalıcı izler bırakmıştır

Heretik Yayıncılık
çev. Adnan Akan & Seyda Kesikoğlu
Genel kanı sosyal bilimler ile felsefe arasında derin bir yarık görür birbirini karşılıklı olarak yok sayan hatta dışlayan iki ayrı dünya arasındaki bir yarık Oysa bu en başından beri sosyal bilimler düşüncesine eşlik etmiş olan felsefi sorgulamaları ve aynı şekilde bilimsel düşüncenin de felsefede tetiklediği tartışmaları görmezlikten gelmek demektir Ülkemizde ne yazık ki ekseriyetle herhangi bir özne felsefesi olarak alımlanmış olan Fenomenoloji yine en başından beri bu iki bilme biçimi arasındaki en zengin karşılaşmaların ve geçişlerin temel güzergâhlarından biri olmuştur Ancak bir isim vardır ki bu diyaloğun tesisi tüm düşüncesini meşgul etmiştir bilhassa sosyoloji özelinde Alfred Schütz Mahir bir takipçisi olduğu Husserl in fenomenolojisini eleştirel ve yetkin bir sentez dâhilinde Weber in sosyolojisiyle buluşturmakla yetinmemiştir Schütz Tüm bu zengin fikri alüvyonları 1937 yılından itibaren yaşamını sürdüreceği ABD ye taşımış onları burada pragmatizmin yine bir o kadar verimli ovalarıyla buluşturmuş ve nihayetinde sosyoloji ve felsefenin gelmiş geçmiş en ezber bozucu ve üretken yakınlaşmalarından birinin altına imza atmıştır Alfred Schütz 1899 1959 Entelektüel yörüngesi başlangıçta Avusturya İktisat Okulu Bergson Felsefesi Weber sosyolojisi ve Husserl in fenomenolojisi ekseninde şekillenmiştir Nazizm in yükselişi neticesinde New York a yerleşen Schütz yaşam dünyasının felsefi antropolojisi projesini deneyim ve eylemin fenomonolojisi ve Weber ci sosyolojinin yeni bir okuması ile beraber sürdürmüş ve özelikle sosyolojide etkileşimci ve etnometodolojik perspektifler üzerinde kalıcı izler bırakmıştır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img