MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Fenomenolojik Gelenekte Cogito Eleştirisi — Sevil Ağtaş

Fenomenolojik Gelenekte Cogito Eleştirisi
300,00
Araştıma İnceleme ReferansDiğerAraştırma İnceleme

Fenomenolojik Gelenekte Cogito Eleştirisi

Sevil Ağtaş

Çizgi Kitabevi

2026320 sf.
İnce Kapak13,5 x 21,5
Kitap AmbarıEn ucuz

Fenomenolojik Gelenekte Cogito Eleştirisi

Sevil Ağtaş

To explore the Tarot is to explore ourselves to be reminded of the universality of our longing for meaning for purpose and for a connection to the divine This 600 year old tradition reflects not only a history of seekers but our journey of artistic expression and the ways we communicate our collective human story For many in the West Tarot exists in the shadow place of our cultural consciousness a metaphysical tradition assigned to the dusty glass cabinets of the arcane Its history long and obscure has been passed down through secret writing oral tradition and the scholarly tomes of philosophers and sages Hundreds of years and hundreds of creative hands mystics and artists often working in collaboration have transformed what was essentially a parlor game into a source of divination and system of self exploration as each new generation has sought to evolve the form and reinterpret the medium Author Jessica Hundley traces this fascinating history in this pocket sized edition of Tarot from TASCHEN s Library of Esoterica series The book explores the symbolic meaning behind hundreds of cards and works of original art spanning from Medieval to modern and artfully arranged according to the sequencing of the 78 cards of the Major and Minor Arcana It explores the powerful influence of Tarot as muse to artists like Salvador Dalí and Niki de Saint Phalle and includes the decks of dozens of contemporary artists from around the world all of whom have embraced the medium for its capacity to push cultural identity forward Tanıtım Bülteninden

Kitap Sepeti
332,00

Çizgi Kitabevi Yayınları

2026320 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Fenomenolojik gelenek modern felsefenin en köklü kırılmalarından birini temsil eder Bu kırılmanın merkezinde ise hiç kuşkusuz René Descartes ın formüle ettiği Cogito yer alır Modern felsefenin kuruluşunu simgeleyen bu önerme hem epistemolojik kesinliğin hem de özne merkezli felsefenin başlangıç noktası olmuştur Ancak tam da bu merkezi konumu nedeniyle yirminci yüzyıl fenomenolojisi için vazgeçilmez bir tartışma alanına dönüşmüştür Bu çalışma fenomenolojinin Descartes la olan karmaşık ilişkisini tek boyutlu bir karşıtlık üzerinden değil eleştirel bir süreklilik çerçevesinde değerlendirmektedir Zira fenomenoloji Cogito yu yıkmak kadar onu dönüştürmek ve yeniden temellendirmek girişimidir de Dolayısıyla burada ele alınan düşünürler Descartes a yalnızca karşıt bir figür olarak değil aynı zamanda düşüncelerinin vazgeçilmez muhatabı olarak yaklaşmaktadır Çalışmanın temel amacı Cogito nun fenomenolojik gelenek içindeki dönüşümünü izlemek ve özne bilinç varlık ve beden kavramlarının bu dönüşümle nasıl yeniden yapılandığını ortaya koymaktır Bu bağlamda bu çalışma hem modern özne felsefesinin sınırlarını hem de fenomenolojinin açtığı yeni düşünme imkanlarını göstermeyi hedeflemektedir Umarım bu çalışma fenomenoloji ile modern felsefe arasındaki gerilimi daha açık kılarken Cogito nun yalnızca tarihsel bir önerme değil hâlâ canlı bir problem olduğunu da ortaya koyabilir

Kitap Yurdu
338,00

ÇİZGİ KİTABEVİ

28.04.2026320 sf.
Karton Kapak13.5 x 21.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Fenomenolojik gelenek modern felsefenin en köklü kırılmalarından birini temsil eder Bu kırılmanın merkezinde ise hiç kuşkusuz René Descartes ın formüle ettiği Cogito yer alır Modern felsefenin kuruluşunu simgeleyen bu önerme hem epistemolojik kesinliğin hem de özne merkezli felsefenin başlangıç noktası olmuştur Ancak tam da bu merkezi konumu nedeniyle yirminci yüzyıl fenomenolojisi için vazgeçilmez bir tartışma alanına dönüşmüştür Bu çalışma fenomenolojinin Descartes la olan karmaşık ilişkisini tek boyutlu bir karşıtlık üzerinden değil eleştirel bir süreklilik çerçevesinde değerlendirmektedir Zira fenomenoloji Cogito yu yıkmak kadar onu dönüştürmek ve yeniden temellendirmek girişimidir de Dolayısıyla burada ele alınan düşünürler Descartes a yalnızca karşıt bir figür olarak değil aynı zamanda düşüncelerinin vazgeçilmez muhatabı olarak yaklaşmaktadır Çalışmanın temel amacı Cogito nun fenomenolojik gelenek içindeki dönüşümünü izlemek ve özne bilinç varlık ve beden kavramlarının bu dönüşümle nasıl yeniden yapılandığını ortaya koymaktır Bu bağlamda bu çalışma hem modern özne felsefesinin sınırlarını hem de fenomenolojinin açtığı yeni düşünme imkanlarını göstermeyi hedeflemektedir Umarım bu çalışma fenomenoloji ile modern felsefe arasındaki gerilimi daha açık kılarken Cogito nun yalnızca tarihsel bir önerme değil hâlâ canlı bir problem olduğunu da ortaya koyabilir

Nobel Kitap
368,00

Çizgi Kitabevi Yayınları

2026320 sf.
Ciltsiz13.5x21.5 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Fenomenolojik gelenek modern felsefenin en köklü kırılmalarından birini temsil eder Bu kırılmanın merkezinde ise hiç kuşkusuz René Descartes ın formüle ettiği Cogito yer alır Modern felsefenin kuruluşunu simgeleyen bu önerme hem epistemolojik kesinliğin hem de özne merkezli felsefenin başlangıç noktası olmuştur Ancak tam da bu merkezi konumu nedeniyle yirminci yüzyıl fenomenolojisi için vazgeçilmez bir tartışma alanına dönüşmüştür Bu çalışma fenomenolojinin Descartes la olan karmaşık ilişkisini tek boyutlu bir karşıtlık üzerinden değil eleştirel bir süreklilik çerçevesinde değerlendirmektedir Zira fenomenoloji Cogito yu yıkmak kadar onu dönüştürmek ve yeniden temellendirmek girişimidir de Dolayısıyla burada ele alınan düşünürler Descartes a yalnızca karşıt bir figür olarak değil aynı zamanda düşüncelerinin vazgeçilmez muhatabı olarak yaklaşmaktadır Çalışmanın temel amacı Cogito nun fenomenolojik gelenek içindeki dönüşümünü izlemek ve özne bilinç varlık ve beden kavramlarının bu dönüşümle nasıl yeniden yapılandığını ortaya koymaktır Bu bağlamda bu çalışma hem modern özne felsefesinin sınırlarını hem de fenomenolojinin açtığı yeni düşünme imkanlarını göstermeyi hedeflemektedir Umarım bu çalışma fenomenoloji ile modern felsefe arasındaki gerilimi daha açık kılarken Cogito nun yalnızca tarihsel bir önerme değil hâlâ canlı bir problem olduğunu da ortaya koyabilir

Şehadet Kitap
400,00

Çizgi Kitabevi

2026320 sf.
Şehadet Kitap

Fenomenolojik gelenek modern felsefenin en köklü kırılmalarından birini temsil eder Bu kırılmanın merkezinde ise hiç kuşkusuz René Descartes ın formüle ettiği Cogito yer alır Modern felsefenin kuruluşunu simgeleyen bu önerme hem epistemolojik kesinliğin hem de özne merkezli felsefenin başlangıç noktası olmuştur Ancak tam da bu merkezi konumu nedeniyle yirminci yüzyıl fenomenolojisi için vazgeçilmez bir tartışma alanına dönüşmüştür Bu çalışma fenomenolojinin Descartes la olan karmaşık ilişkisini tek boyutlu bir karşıtlık üzerinden değil eleştirel bir süreklilik çerçevesinde değerlendirmektedir Zira fenomenoloji Cogito yu yıkmak kadar onu dönüştürmek ve yeniden temellendirmek girişimidir de Dolayısıyla burada ele alınan düşünürler Descartes a yalnızca karşıt bir figür olarak değil aynı zamanda düşüncelerinin vazgeçilmez muhatabı olarak yaklaşmaktadır Çalışmanın temel amacı Cogito nun fenomenolojik gelenek içindeki dönüşümünü izlemek ve özne bilinç varlık ve beden kavramlarının bu dönüşümle nasıl yeniden yapılandığını ortaya koymaktır Bu bağlamda bu çalışma hem modern özne felsefesinin sınırlarını hem de fenomenolojinin açtığı yeni düşünme imkanlarını göstermeyi hedeflemektedir Umarım bu çalışma fenomenoloji ile modern felsefe arasındaki gerilimi daha açık kılarken Cogito nun yalnızca tarihsel bir önerme değil hâlâ canlı bir problem olduğunu da ortaya koyabilir

Pandora

Çizgi

2026320 sf.
Pandora

Fenomenolojik gelenek modern felsefenin en köklü kırılmalarından birini temsil eder Bu kırılmanın merkezinde ise hiç kuşkusuz René Descartes ın formüle ettiği Cogito yer alır Modern felsefenin kuruluşunu simgeleyen bu önerme hem epistemolojik kesinliğin hem de özne merkezli felsefenin başlangıç noktası olmuştur Ancak tam da bu merkezi konumu nedeniyle yirminci yüzyıl fenomenolojisi için vazgeçilmez bir tartışma alanına dönüşmüştür Bu çalışma fenomenolojinin Descartes la olan karmaşık ilişkisini tek boyutlu bir karşıtlık üzerinden değil eleştirel bir süreklilik çerçevesinde değerlendirmektedir Zira fenomenoloji Cogito yu yıkmak kadar onu dönüştürmek ve yeniden temellendirmek girişimidir de Dolayısıyla burada ele alınan düşünürler Descartes a yalnızca karşıt bir figür olarak değil aynı zamanda düşüncelerinin vazgeçilmez muhatabı olarak yaklaşmaktadır Çalışmanın temel amacı Cogito nun fenomenolojik gelenek içindeki dönüşümünü izlemek ve özne bilinç varlık ve beden kavramlarının bu dönüşümle nasıl yeniden yapılandığını ortaya koymaktır Bu bağlamda bu çalışma hem modern özne felsefesinin sınırlarını hem de fenomenolojinin açtığı yeni düşünme imkanlarını göstermeyi hedeflemektedir Umarım bu çalışma fenomenoloji ile modern felsefe arasındaki gerilimi daha açık kılarken Cogito nun yalnızca tarihsel bir önerme değil hâlâ canlı bir problem olduğunu da ortaya koyabilir