Feraye — Naşide Gökbudak

Feraye
Naşide GökbudakOlasılık Yayınları
Feraye
Naşide GökbudakFeraye Edremit e bağlı Çamlık Köyü nde yaşayan bir genç kız Yedi köyün güzeli diye anılan Feraye köyün ileri gelenlerinden bir ağanın oğluyla sözlüdür Kurtuluş Savaşı henüz başlamamıştır Tüm Ege Yunanlıların işgali ve zulmü altındadır Komşuları Rum ailenin oğlu da Feraye ye saplantı derecesinde âşıktır Düğündeki misafirler Feraye nin bugüne kadar gördükleri en muhteşem gelin olduğunda hemfikirdir Birden silahlar patlar ve gelin Rumlar tarafından kaçırılır Bir yıl kadar bir mağaranın içinde tutulur Feraye kendini kaçırtan Rum gencine direnir ve teslim olmaz Yanına bekçi olarak konan Niko adlı sakat genç de Rum dur Amcasından kurtarılarak bir Türk aile tarafından büyütülen Niko bu aileye ve dolayısıyla Türklere karşı minnet hissettiğinden Feraye yi korumaya ve kurtarmaya karar verir Feraye yaşadığı bu cehennemden kahraman bir Türk Yüzbaşısı tarafından kurtarılır Feraye ile Yüzbaşı arasında büyük bir aşk doğar Katıldıkları düğünün sonuna doğru İzmir zeybeği çalınca Yüzbaşı kalkar Sadece kollarını kaldırıp ayağını yere vurması ile herkes Yüzbaşıya kilitlenmiştir Yüzbaşı Feraye ye yaklaşır elinden tutar Feraye zeybek bilmemektedir Birkaç saniye bocalar Yüzbaşının erkeksi ahenkli ve kahramanlık sergileyen oyunu herkesten çok onu büyülemiştir İkisi de artık bulutların üstünde uçmaktadırlar Bu hikâyenin bundan öncesi de sonrası da okuyanı heyecan ve meraktan öldürecek olaylarla doludur Feraye nin ilk baskıda gördüğü ilgi üzerine yazar Naşide Gökbudak Bu kitap zannedersem yedinci romanım Sıdıka Hanım ile okurların karşısına çıkmıştım Sıdıka Hanım ile yarışan ilk kitabım da Feraye oldu Benim için kendi yazdığım romanı okuyarak ağladığım bir kitaptır diyor

Olasılık Yayınları
Feraye Edremit e bağlı Çamlık Köyü nde yaşayan bir genç kız Yedi köyün güzeli diye anılan Feraye köyün ileri gelenlerinden bir ağanın oğluyla sözlüdür Kurtuluş Savaşı henüz başlamamıştır Tüm Ege Yunanlıların işgali ve zulmü altındadır Komşuları Rum ailenin oğlu da Feraye ye saplantı derecesinde âşıktır Düğündeki misafirler Feraye nin bugüne kadar gördükleri en muhteşem gelin olduğunda hemfikirdir Birden silahlar patlar ve gelin Rumlar tarafından kaçırılır Bir yıl kadar bir mağaranın içinde tutulur Feraye kendini kaçırtan Rum gencine direnir ve teslim olmaz Yanına bekçi olarak konan Niko adlı sakat genç de Rum dur Amcasından kurtarılarak bir Türk aile tarafından büyütülen Niko bu aileye ve dolayısıyla Türklere karşı minnet hissettiğinden Feraye yi korumaya ve kurtarmaya karar verir Feraye yaşadığı bu cehennemden kahraman bir Türk Yüzbaşısı tarafından kurtarılır Feraye ile Yüzbaşı arasında büyük bir aşk doğar Katıldıkları düğünün sonuna doğru İzmir zeybeği çalınca Yüzbaşı kalkar Sadece kollarını kaldırıp ayağını yere vurması ile herkes Yüzbaşıya kilitlenmiştir Yüzbaşı Feraye ye yaklaşır elinden tutar Feraye zeybek bilmemektedir Birkaç saniye bocalar Yüzbaşının erkeksi ahenkli ve kahramanlık sergileyen oyunu herkesten çok onu büyülemiştir İkisi de artık bulutların üstünde uçmaktadırlar Bu hikâyenin bundan öncesi de sonrası da okuyanı heyecan ve meraktan öldürecek olaylarla doludur Feraye nin ilk baskıda gördüğü ilgi üzerine yazar Naşide Gökbudak Bu kitap zannedersem yedinci romanım Sıdıka Hanım ile okurların karşısına çıkmıştım Sıdıka Hanım ile yarışan ilk kitabım da Feraye oldu Benim için kendi yazdığım romanı okuyarak ağladığım bir kitaptır diyor

OLASILIK YAYINLARI
Feraye Edremit e bağlı Çamlık Köyü nde yaşayan bir genç kız Yedi köyün güzeli diye anılan Feraye köyün ileri gelenlerinden bir ağanın oğluyla sözlüdür Kurtuluş Savaşı henüz başlamamıştır Tüm Ege Yunanlıların işgali ve zulmü altındadır Komşuları Rum ailenin oğlu da Feraye ye saplantı derecesinde âşıktır Düğündeki misafirler Feraye nin bugüne kadar gördükleri en muhteşem gelin olduğunda hemfikirdir Birden silahlar patlar ve gelin Rumlar tarafından kaçırılır Bir yıl kadar bir mağaranın içinde tutulur Feraye kendini kaçırtan Rum gencine direnir ve teslim olmaz Yanına bekçi olarak konan Niko adlı sakat genç de Rum dur Amcasından kurtarılarak bir Türk aile tarafından büyütülen Niko bu aileye ve dolayısıyla Türklere karşı minnet hissettiğinden Feraye yi korumaya ve kurtarmaya karar verir Feraye yaşadığı bu cehennemden kahraman bir Türk Yüzbaşısı tarafından kurtarılır Feraye ile Yüzbaşı arasında büyük bir aşk doğar Katıldıkları düğünün sonuna doğru İzmir zeybeği çalınca Yüzbaşı kalkar Sadece kollarını kaldırıp ayağını yere vurması ile herkes Yüzbaşıya kilitlenmiştir Yüzbaşı Feraye ye yaklaşır elinden tutar Feraye zeybek bilmemektedir Birkaç saniye bocalar Yüzbaşının erkeksi ahenkli ve kahramanlık sergileyen oyunu herkesten çok onu büyülemiştir İkisi de artık bulutların üstünde uçmaktadırlar Bu hikâyenin bundan öncesi de sonrası da okuyanı heyecan ve meraktan öldürecek olaylarla doludur Feraye nin ilk baskıda gördüğü ilgi üzerine yazar Naşide Gökbudak Bu kitap zannedersem yedinci romanım SIDIKA HANIM ile okurların karşısına çıkmıştım Sıdıka Hanım ile yarışan ilk kitabım da FERAYE oldu Benim için kendi yazdığım romanı okuyarak ağladığım bir kitaptır diyor

NEDEN? KİTAP
Yüzbaşı kollarını iki yana açıp ayağını yere vurarak zeybeğe başladı Daha ilk hareketi ile çok erkeksi ve çok efece bir oyun oynadığı belli oluyordu Feraye şaşkın öylece Yüzbaşı yı seyrediyordu Yüzbaşı bir adımda onun yanına yaklaştı ve yavaşça Hadi küçük kız başla Herkes bize bakıyor dedi Feraye utana sıkıla çevresine bir göz attı Kendilerinden başka oynayan kimse yoktu Gerçekten de herkes nefesini tutmuş onlara bakıyordu Feraye de kollarını kaldırdı Müziğe ve Yüzbaşı ya uymaya çalışıyordu İlk bir iki dakika bocaladı Sonra sanki çevresindeki herkes yok oldu Yüzbaşı nın gözlerinden kendisine doğru bir alev akıyor gibiydi Başka bir tarafa bakamıyordu Birbirlerine kilitlenmiş ve uyum içinde Yüzbaşı erkekliği kahramanlığı ve tutkuyu Feraye de kadını ve zarafeti anlatan hareketlerle oynuyorlardı Ne zamandan beri bu haldeydiler kendileri de seyredenler de farkında değildi Müzik devam ediyordu Belki de ikinci veya üçüncü tekrarıydı İşgal altındaki bir ülke Ellerinde silahları ayaklarında çarıkları olmadan yüreklerindeki vatan aşkı ve hürriyet sevdasıyla cepheye koşan kahraman bir halk Ve bu savaşın tam ortasında kan ve göz yaşıyla filizlenen bir aşkın tutku dolu hikâyesi

TRUVA YAYINLARI
Neden böyle bir hikâye yazmayı düşündüm Bunu sizinle paylaşmak için bu yaz yaşadığım yarım günlük bir hikâyeyi anlatmam gerek Edremit in kuzeydoğusuna doğru üç kilometre kadar yürürseniz Kaz Dağları nın bir bölümü olan yeşil tepelerin eteğinde yeşillikler arasında bir köy görürsünüz adı Çamcı köyü Köyün nüfusunun büyük bir kısmını Türkmenler veya Yörükler dediğimiz kökeni Orta Asya Oğuz Türklerine dayanan Müslüman olmayı kabul ettikten sonra Türke âmin sonradan Türkemen daha sonra da Türkmen adıyla anılan kavimlerin uzantısından oluşur Bazılarına göre onlar Türkmen değil Yörüklerdir Bazı görüşlere göre de aslında her ikisi de aynı kavimdir ve birbirlerinden farkları yoktur Fizik olarak Orta Asya Türklerinin bütün özelliğini taşımaktadırlar Yuvarlak çehreli koyu tenli kahverengi gözlü ve orta boylu insanlardır Bal renginden biraz koyu olan iri gözlerinin çevresinde onlardan çok daha koyu uzun kirpikleri vardı Elmacık kemik leri hafif çıkıktı Saçları çok gür ve kirpiklerinin rengindeydi Burnu çok muntazamdı En güzel tarafı da cildi ve dolgun du daklarıydı Ablası ile kıyaslanamayacak kadar güzeldi Belki de köyündeki ve yakın çevredeki tüm köylerin en güzel kızıydı Birçokları daha şimdiden ona yedi köyün güzeli adını boşuna takmamışlardı Feraye bu güzelliğinin farkındaydı Yürüyüşü edalı bakışı tebessümle çok güzeldi Mehmet Cavit Bey Fikret Ağa bence düğünü kesin Edremit te çok kötü olaylar oluyor Buraya kadar sıçrayabilir Tabii konu sadece bu da değil Başka bir durum daha var Maalesef Hamdi Köprülülü Bey Sultan Vahdettin in sivil paşası Anzavur Ahmet ve adamları tarafından Yenice nin İnnova Köyü yakınlarında elleri bağlı olarak bir arabanın arkasına bağlan mış vaziyette götürülürken şehit edilmiş Çanakkale ve bütün Ege yas içinde Bu baskın çok bilinçli yapılmıştı Kimi ne kadar ve neresinden yaralamaları gerekiyorsa öyle ateş edilmiş kurşunlara gideceği yerler adeta ezberletilmişti Tabii bu arada misafirlerin bir kısmı da ufak tefek yaralar almıştı Gerçek şuydu ki bu düğün baskını işgalin bir parçası olmaktan ziyade Konstantin in kustuğu kindi

NEDEN? KİTAP
Yüzbaşı kollarını iki yana açıp ayağını yere vurarak zeybeğe başladı Daha ilk hareketi ile çok erkeksi ve çok efece bir oyun oynadığı belli oluyordu Feraye şaşkın öylece Yüzbaşı yı seyrediyordu Yüzbaşı bir adımda onun yanına yaklaştı ve yavaşça Hadi küçük kız başla Herkes bize bakıyor dedi Feraye utana sıkıla çevresine bir göz attı Kendilerinden başka oynayan kimse yoktu Gerçekten de herkes nefesini tutmuş onlara bakıyordu Feraye de kollarını kaldırdı Müziğe ve Yüzbaşı ya uymaya çalışıyordu İlk bir iki dakika bocaladı Sonra sanki çevresindeki herkes yok oldu Yüzbaşı nın gözlerinden kendisine doğru bir alev akıyor gibiydi Başka bir tarafa bakamıyordu Birbirlerine kilitlenmiş ve uyum içinde Yüzbaşı erkekliği kahramanlığı ve tutkuyu Feraye de kadını ve zarafeti anlatan hareketlerle oynuyorlardı Ne zamandan beri bu haldeydiler kendileri de seyredenler de farkında değildi Müzik devam ediyordu Belki de ikinci veya üçüncü tekrarıydı İşgal altındaki bir ülke Ellerinde silahları ayaklarında çarıkları olmadan yüreklerindeki vatan aşkı ve hürriyet sevdasıyla cepheye koşan kahraman bir halk Ve bu savaşın tam ortasında kan ve göz yaşıyla filizlenen bir aşkın tutku dolu hikâyesi Feraye Naşide Gökbudak ın eşsiz anlatımı ve yaşanmış hikâyelerden yola çıkılarak hazırlanmış

NEMESİS KİTAP
İşgal altında bir ülkede ve savaşın tam ortasında filizlenen bir aşkın hikâyesi Yüzbaşı kollarını iki yana açıp ayağını yere vurarak zeybeğe başladı Daha ilk hareketi ile çok erkeksi ve çok efeci bir oyun oynadığı belli oluyordu Feraye şaşkın öylece Yüzbaşı yı seyrediyordu Yüzbaşı bir adımda onun yanına yaklaştı ve yavaşça Hadi küçük kız başla Herkes bize bakıyor dedi Feraye utana sıkıla çevresine bir göz attı Kendilerinden başka oynayan kimse yoktu Gerçekten de herkes nefesini tutmuş onlara bakıyordu Feraye de kollarını kaldırdı Müziğe ve Yüzbaşı ya uymaya çalışıyordu İlk bir iki dakika bocaladı Sonra sanki çevresindeki herkes yok oldu Yüzbaşı nın gözlerinden kendisine doğru bir alev akıyor gibiydi Başka bir tarafa bakamıyordu Birbirlerine kilitlenmiş ve uyum içinde Yüzbaşı erkekliği kahramanlığı ve tutkuyu Feraye de kadını ve zarafeti anlatan hareketlerle oynuyorlardı Ne zamandan beri bu haldeydiler kendileri de seyredenler de farkında değildi Müzik devam ediyordu Belki de ikinci veya üçüncü tekrarıydı İşgal altındaki bir ülke Ellerinde silahları ayaklarında çarıkları olmadan yüreklerindeki vatan aşkı ve hürriyet sevdasıyla cepheye koşan kahraman bir halk Ve bu savaşın tam ortasında kan ve göz yaşıyla filizlenen bir aşkın tutku dolu hikayesi Feraye Naşide Gökbudak ın eşsiz anlatımı ve yaşanmış hikayelerden yola çıkılarak hazırlanmış kurgusuyla unutulmayacak bir roman