Ferayi — Ahmet Zeki Muslu

Ferayi
Ahmet Zeki MusluAbis Yayınları
Ferayi
Ahmet Zeki MusluFerayi Güneybatı Anadolu da altı yüz yıl önce yaşanan bir sevda söylencesidir Söylencenin kahramanları Menteşe Beyliği beylik ailesinden Yakup Bey in yakışıklı oğlu İlyas Bey ile konar göçer bir yaşam süren bir Yörük obası demircisinin kızı Ferayi dir İlyas Bey av tutkunu dağlar sevdalısı bir yiğit adamdır Bir gün Marçal Dağları nda avlandığı sıra karşısına narin bedenli iri kara gözlü bir ceylan çıkar Takılır ceylanın peşine ceylan kaçar İlyas Bey kovalar Ceylanı gözden yitirdiği yerde karşısına bir çift sürmeli iri kara gözlü fidan boylu ay yüzlü güzeller güzeli bir Yörük kızı çıkar İşte ne olursa o günden sonra olur İki genç arasında Menteşe yöresinde o günden bugüne öyküsü anlatılan bir sevda yaşanır Daha önce Mor Cepkenliler Menderes in İki Yakası ve Fetretin Kartalı adlı romanları ile Batı Anadolu nun gizli tarihini gün yüzüne çıkaran Ahmet Zeki Muslu bu romanıyla Menteşe yöresinin tarihi bir söylencesini okurlarına aktarıyor Bir takım Şamanist inançlarını koruyan konar göçer Yörüklerle toprağa yerleşen Türkmenlerin toplumsal yaşamlarını söylenceler türküler maniler ve folklorik öğelerle bezeli bir biçimde anlatıyor Batı Anadolu ya yerleşen Türkmenlerle Yörüklerin belleklerinde sakladıkları sözlü tarihleri ve edebiyatları bu romanda yeniden yaşam buluyor Karşısında genç kız özenle örülen zülüflerinin yedisini sağ omzundan diğer yedisini de sol omzundan arkaya atmıştı Başı Yörük usulü bağlı al yazmanın altındaki takkeye sarı sarı tuğralar diziliydi Sırtındaki mor cepken mavi boncuklarla süslü çiçek desenleriyle bezeliydi Güz elması yanaklı selvi boylu sülün gibi bir kızdı Dinç yapılı ince belli iri kara gözlüydü Bu kız dertlere derman mıydı yoksa yiğidi derde salan bir ahu muydu Gezdiği dağlar bastığı toprak dile gelse söyler miydi Tanıtım Bülteninden

ABİS YAYINLARI
Ferayi Güneybatı Anadolu da altı yüz yıl önce yaşanan bir sevda söylencesidir Söylencenin kahramanları Menteşe Beyliği beylik ailesinden Yakup Bey in yakışıklı oğlu İlyas Bey ile konar göçer bir yaşam süren bir Yörük obası demircisinin kızı Ferayi dir İlyas Bey av tutkunu dağlar sevdalısı bir yiğit adamdır Bir gün Marçal Dağları nda avlandığı sıra karşısına narin bedenli iri kara gözlü bir ceylan çıkar Takılır ceylanın peşine ceylan kaçar İlyas Bey kovalar Ceylanı gözden yitirdiği yerde karşısına bir çift sürmeli iri kara gözlü fidan boylu ay yüzlü güzeller güzeli bir Yörük kızı çıkar İşte ne olursa o günden sonra olur İki genç arasında Menteşe yöresinde o günden bugüne öyküsü anlatılan bir sevda yaşanır Daha önce Mor Cepkenliler Menderes in İki Yakası ve Fetretin Kartalı adlı romanları ile Batı Anadolu nun gizli tarihini gün yüzüne çıkaran Ahmet Zeki Muslu bu romanıyla Menteşe yöresinin tarihi bir söylencesini okurlarına aktarıyor Bir takım Şamanist inançlarını koruyan konar göçer Yörüklerle toprağa yerleşen Türkmenlerin toplumsal yaşamlarını söylenceler türküler maniler ve folklorik öğelerle bezeli bir biçimde anlatıyor Batı Anadolu ya yerleşen Türkmenlerle Yörüklerin belleklerinde sakladıkları sözlü tarihleri ve edebiyatları bu romanda yeniden yaşam buluyor Karşısında genç kız özenle örülen zülüflerinin yedisini sağ omzundan diğer yedisini de sol omzundan arkaya atmıştı Başı Yörük usulü bağlı al yazmanın altındaki takkeye sarı sarı tuğralar diziliydi Sırtındaki mor cepken mavi boncuklarla süslü çiçek desenleriyle bezeliydi Güz elması yanaklı selvi boylu sülün gibi bir kızdı Dinç yapılı ince belli iri kara gözlüydü Bu kız dertlere derman mıydı yoksa yiğidi derde salan bir ahu muydu Gezdiği dağlar bastığı toprak dile gelse söyler miydi

Abis Yayıncılık
Ferayi Güneybatı Anadolu da altı yüz yıl önce yaşanan bir sevda söylencesidir Söylencenin kahramanları Menteşe Beyliği beylik ailesinden Yakup Bey in yakışıklı oğlu İlyas Bey ile konar göçer bir yaşam süren bir Yörük obası demircisinin kızı Ferayi dir İlyas Bey av tutkunu dağlar sevdalısı bir yiğit adamdır Bir gün Marçal Dağları nda avlandığı sıra karşısına narin bedenli iri kara gözlü bir ceylan çıkar Takılır ceylanın peşine ceylan kaçar İlyas Bey kovalar Ceylanı gözden yitirdiği yerde karşısına bir çift sürmeli iri kara gözlü fidan boylu ay yüzlü güzeller güzeli bir Yörük kızı çıkar İşte ne olursa o günden sonra olur İki genç arasında Menteşe yöresinde o günden bugüne öyküsü anlatılan bir sevda yaşanır Daha önce Mor Cepkenliler Menderes in İki Yakası ve Fetretin Kartalı adlı romanları ile Batı Anadolu nun gizli tarihini gün yüzüne çıkaran Ahmet Zeki Muslu bu romanıylaMenteşe yöresinin tarihi bir söylencesini okurlarına aktarıyor Bir takım Şamanist inançlarını koruyan konar göçer Yörüklerle toprağa yerleşen Türkmenlerin toplumsal yaşamlarını söylenceler türküler maniler ve folklorik öğelerle bezeli bir biçimde anlatıyor Batı Anadolu ya yerleşen Türkmenlerle Yörüklerin belleklerinde sakladıkları sözlü tarihleri ve edebiyatları bu romanda yeniden yaşam buluyor Karşısında genç kız özenle örülen zülüflerinin yedisini sağ omzundan diğer yedisini de sol omzundan arkaya atmıştı Başı Yörük usulü bağlı al yazmanın altındaki takkeye sarı sarı tuğralar diziliydi Sırtındaki mor cepken mavi boncuklarla süslü çiçek desenleriyle bezeliydi Güz elması yanaklı selvi boylu sülün gibi bir kızdı Dinç yapılı ince belli iri kara gözlüydü Bu kız dertlere derman mıydı yoksa yiğidi derde salan bir ahu muydu Gezdiği dağlar bastığı toprak dile gelse söyler miydi

Abis Yayıncılık
Ferayi Güneybatı Anadolu da altı yüz yıl önce yaşanan bir sevda söylencesidir Söylencenin kahramanları Menteşe Beyliği beylik ailesinden Yakup Bey in yakışıklı oğlu İlyas Bey ile konar göçer bir yaşam süren bir Yörük obası demircisinin kızı Ferayi dir İlyas Bey av tutkunu dağlar sevdalısı bir yiğit adamdır Bir gün Marçal Dağları nda avlandığı sıra karşısına narin bedenli iri kara gözlü bir ceylan çıkar Takılır ceylanın peşine ceylan kaçar İlyas Bey kovalar Ceylanı gözden yitirdiği yerde karşısına bir çift sürmeli iri kara gözlü fidan boylu ay yüzlü güzeller güzeli bir Yörük kızı çıkar İşte ne olursa o günden sonra olur İki genç arasında Menteşe yöresinde o günden bugüne öyküsü anlatılan bir sevda yaşanır Daha önce Mor Cepkenliler Menderes in İki Yakası ve Fetretin Kartalı adlı romanları ile Batı Anadolu nun gizli tarihini gün yüzüne çıkaran Ahmet Zeki Muslu bu romanıyla Menteşe yöresinin tarihi bir söylencesini okurlarına aktarıyor Bir takım Şamanist inançlarını koruyan konar göçer Yörüklerle toprağa yerleşen Türkmenlerin toplumsal yaşamlarını söylenceler türküler maniler ve folklorik öğelerle bezeli bir biçimde anlatıyor Batı Anadolu ya yerleşen Türkmenlerle Yörüklerin belleklerinde sakladıkları sözlü tarihleri ve edebiyatları bu romanda yeniden yaşam buluyor Karşısında genç kız özenle örülen zülüflerinin yedisini sağ omzundan diğer yedisini de sol omzundan arkaya atmıştı Başı Yörük usulü bağlı al yazmanın altındaki takkeye sarı sarı tuğralar diziliydi Sırtındaki mor cepken mavi boncuklarla süslü çiçek desenleriyle bezeliydi Güz elması yanaklı selvi boylu sülün gibi bir kızdı Dinç yapılı ince belli iri kara gözlüydü Bu kız dertlere derman mıydı yoksa yiğidi derde salan bir ahu muydu Gezdiği dağlar bastığı toprak dile gelse söyler miydi

Abis Yayıncılık
Ferayi Güneybatı Anadolu da altı yüz yıl önce yaşanan bir sevda söylencesidir Söylencenin kahramanları Menteşe Beyliği beylik ailesinden Yakup Bey in yakışıklı oğlu İlyas Bey ile konar göçer bir yaşam süren bir Yörük obası demircisinin kızı Ferayi dir İlyas Bey av tutkunu dağlar sevdalısı bir yiğit adamdır Bir gün Marçal Dağları nda avlandığı sıra karşısına narin bedenli iri kara gözlü bir ceylan çıkar Takılır ceylanın peşine ceylan kaçar İlyas Bey kovalar Ceylanı gözden yitirdiği yerde karşısına bir çift sürmeli iri kara gözlü fidan boylu ay yüzlü güzeller güzeli bir Yörük kızı çıkar İşte ne olursa o günden sonra olur İki genç arasında Menteşe yöresinde o günden bugüne öyküsü anlatılan bir sevda yaşanır Daha önce Mor Cepkenliler Menderes in İki Yakası ve Fetretin Kartalı adlı romanları ile Batı Anadolu nun gizli tarihini gün yüzüne çıkaran Ahmet Zeki Muslu bu romanıylaMenteşe yöresinin tarihi bir söylencesini okurlarına aktarıyor Bir takım Şamanist inançlarını koruyan konar göçer Yörüklerle toprağa yerleşen Türkmenlerin toplumsal yaşamlarını söylenceler türküler maniler ve folklorik öğelerle bezeli bir biçimde anlatıyor Batı Anadolu ya yerleşen Türkmenlerle Yörüklerin belleklerinde sakladıkları sözlü tarihleri ve edebiyatları bu romanda yeniden yaşam buluyor Karşısında genç kız özenle örülen zülüflerinin yedisini sağ omzundan diğer yedisini de sol omzundan arkaya atmıştı Başı Yörük usulü bağlı al yazmanın altındaki takkeye sarı sarı tuğralar diziliydi Sırtındaki mor cepken mavi boncuklarla süslü çiçek desenleriyle bezeliydi Güz elması yanaklı selvi boylu sülün gibi bir kızdı Dinç yapılı ince belli iri kara gözlüydü Bu kız dertlere derman mıydı yoksa yiğidi derde salan bir ahu muydu Gezdiği dağlar bastığı toprak dile gelse söyler miydi

Abis Yayıncılık
Ferayi Güneybatı Anadolu da altı yüz yıl önce yaşanan bir sevda söylencesidir Söylencenin kahramanları Menteşe Beyliği beylik ailesinden Yakup Bey in yakışıklı oğlu İlyas Bey ile konar göçer bir yaşam süren bir Yörük obası demircisinin kızı Ferayi dir İlyas Bey av tutkunu dağlar sevdalısı bir yiğit adamdır Bir gün Marçal Dağları nda avlandığı sıra karşısına narin bedenli iri kara gözlü bir ceylan çıkar Takılır ceylanın peşine ceylan kaçar İlyas Bey kovalar Ceylanı gözden yitirdiği yerde karşısına bir çift sürmeli iri kara gözlü fidan boylu ay yüzlü güzeller güzeli bir Yörük kızı çıkar İşte ne olursa o günden sonra olur İki genç arasında Menteşe yöresinde o günden bugüne öyküsü anlatılan bir sevda yaşanır Daha önce Mor Cepkenliler Menderes in İki Yakası ve Fetretin Kartalı adlı romanları ile Batı Anadolu nun gizli tarihini gün yüzüne çıkaran Ahmet Zeki Muslu bu romanıyla Menteşe yöresinin tarihi bir söylencesini okurlarına aktarıyor Bir takım Şamanist inançlarını koruyan konar göçer Yörüklerle toprağa yerleşen Türkmenlerin toplumsal yaşamlarını söylenceler türküler maniler ve folklorik öğelerle bezeli bir biçimde anlatıyor Batı Anadolu ya yerleşen Türkmenlerle Yörüklerin belleklerinde sakladıkları sözlü tarihleri ve edebiyatları bu romanda yeniden yaşam buluyor Karşısında genç kız özenle örülen zülüflerinin yedisini sağ omzundan diğer yedisini de sol omzundan arkaya atmıştı Başı Yörük usulü bağlı al yazmanın altındaki takkeye sarı sarı tuğralar diziliydi Sırtındaki mor cepken mavi boncuklarla süslü çiçek desenleriyle bezeliydi Güz elması yanaklı selvi boylu sülün gibi bir kızdı Dinç yapılı ince belli iri kara gözlüydü Bu kız dertlere derman mıydı yoksa yiğidi derde salan bir ahu muydu Gezdiği dağlar bastığı toprak dile gelse söyler miydi img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Abis Yayınları