Feyz i Kaşani Söyleşileri — Gulamhüseyin İbrahimi Dinani

Feyz i Kaşani Söyleşileri
Gulamhüseyin İbrahimi DinaniÖnsöz Yayıncılık
Feyz i Kaşani Söyleşileri
Gulamhüseyin İbrahimi DinaniFaal Akıl evreni idare eden Akl ı Küll dür İnsân ı Kâmil in aklı o akılla bir birlik kuran ve uyumlu olan bir akıldır Bu âlem önceden akıldan yoksundu da sonradan mı onu doğurdu Hayır Akıl âlemi meydana getirdi İşte Akl ı Faal budur Akl ı Faal evrenin tüm bilimsel kanunlarını meydana getiren ve onu olabilecek en iyi şekilde yöneten hikmet ve akıldır O Allah ın hikmetidir Bu yüzden faaldir yani münfail edilgen değildir Derrida Fârâbî yi okusaydı onun kendisinden bin yıl kadar önce bu meselelere işaret ettiğini görmüş olacaktı Yani benim dış dünyadaki varlığım Faal Akıl vasıtasıyladır Faal Akıl la olan irtibatımdan ve onun her yerde olmasından mütevellit evrende algıladığım işittiğim ve anladığım her şeyde hâzır ve nâzır olurum Ancak Faal Akla gereken ilgiyi göstermeyen bu Fransız filozof dış dünyada gördüğü cisimlerde hâzır olduğunu söylemekte bunu ifade ederken huzûr sözcüğünü bulunuş metafiziği metaphysics of presence kullanmaktadır Allah âlemde midir yoksa âlemin dışında ve ötesinde midir Hem âlemde hem de âlemin dışındadır dersek çelişki olmuş olur Aslında bu soruya rahatlıkla cevap vermek mümkündür Allah ne âlemde ne de âlemin dışındadır O müteâlîdir aşkındır Müteâlî ne demektir Dikkatinizi çekerim müteâl olmak bir şeyin dışında olmak demek değildir
Feyz i Kaşani Söyleşileri
Gulamhüseyin İbrahimi Dinani
Önsöz Yayıncılık
Faal Akıl evreni idare eden Akl ı Küll dür İnsân ı Kâmil in aklı o akılla bir birlik kuran ve uyumlu olan bir akıldır Bu âlem önceden akıldan yoksundu da sonradan mı onu doğurdu Hayır Akıl âlemi meydana getirdi İşte Akl ı Faal budur Akl ı Faal evrenin tüm bilimsel kanunlarını meydana getiren ve onu olabilecek en iyi şekilde yöneten hikmet ve akıldır O Allah ın hikmetidir Bu yüzden faaldir yani münfail edilgen değildir Derrida Fârâbî yi okusaydı onun kendisinden bin yıl kadar önce bu meselelere işaret ettiğini görmüş olacaktı Yani benim dış dünyadaki varlığım Faal Akıl vasıtasıyladır Faal Akıl la olan irtibatımdan ve onun her yerde olmasından mütevellit evrende algıladığım işittiğim ve anladığım her şeyde hâzır ve nâzır olurum Ancak Faal Akla gereken ilgiyi göstermeyen bu Fransız filozof dış dünyada gördüğü cisimlerde hâzır olduğunu söylemekte bunu ifade ederken huzûr sözcüğünü bulunuş metafiziği metaphysics of presence kullanmaktadır Allah âlemde midir yoksa âlemin dışında ve ötesinde midir Hem âlemde hem de âlemin dışındadır dersek çelişki olmuş olur Aslında bu soruya rahatlıkla cevap vermek mümkündür Allah ne âlemde ne de âlemin dışındadır O müteâlîdir aşkındır Müteâlî ne demektir Dikkatinizi çekerim müteâl olmak bir şeyin dışında olmak demek değildir

ÖNSÖZ YAYINCILIK
çev. Aliye Söğüt
Faal Akıl evreni idare eden Akl ı Küll dür İnsân ı Kâmil in aklı o akılla bir birlik kuran ve uyumlu olan bir akıldır Bu âlem önceden akıldan yoksundu da sonradan mı onu doğurdu Hayır Akıl âlemi meydana getirdi İşte Akl ı Faal budur Akl ı Faal evrenin tüm bilimsel kanunlarını meydana getiren ve onu olabilecek en iyi şekilde yöneten hikmet ve akıldır O Allah ın hikmetidir Bu yüzden faaldir yani münfail edilgen değildir Derrida Fârâbî yi okusaydı onun kendisinden bin yıl kadar önce bu meselelere işaret ettiğini görmüş olacaktı Yani benim dış dünyadaki varlığım Faal Akıl vasıtasıyladır Faal Akıl la olan irtibatımdan ve onun her yerde olmasından mütevellit evrende algıladığım işittiğim ve anladığım her şeyde hâzır ve nâzır olurum Ancak Faal Akla gereken ilgiyi göstermeyen bu Fransız filozof dış dünyada gördüğü cisimlerde hâzır olduğunu söylemekte bunu ifade ederken huzûr sözcüğünü bulunuş metafiziği metaphysics of presence kullanmaktadır Allah âlemde midir yoksa âlemin dışında ve ötesinde midir Hem âlemde hem de âlemin dışındadır dersek çelişki olmuş olur Aslında bu soruya rahatlıkla cevap vermek mümkündür Allah ne âlemde ne de âlemin dışındadır O müteâlîdir aşkındır Müteâlî ne demektir Dikkatinizi çekerim müteâl olmak bir şeyin dışında olmak demek değildir

Önsöz Yayıncılık
Faal Akıl evreni idare eden Akl ı Küll dür İnsân ı Kâmil in aklı o akılla bir birlik kuran ve uyumlu olan bir akıldır Bu âlem önceden akıldan yoksundu da sonradan mı onu doğurdu Hayır Akıl âlemi meydana getirdi İşte Akl ı Faal budur Akl ı Faal evrenin tüm bilimsel kanunlarını meydana getiren ve onu olabilecek en iyi şekilde yöneten hikmet ve akıldır O Allah ın hikmetidir Bu yüzden faaldir yani münfail edilgen değildir Derrida Fârâbî yi okusaydı onun kendisinden bin yıl kadar önce bu meselelere işaret ettiğini görmüş olacaktı Yani benim dış dünyadaki varlığım Faal Akıl vasıtasıyladır Faal Akıl la olan irtibatımdan ve onun her yerde olmasından mütevellit evrende algıladığım işittiğim ve anladığım her şeyde hâzır ve nâzır olurum Ancak Faal Akla gereken ilgiyi göstermeyen bu Fransız filozof dış dünyada gördüğü cisimlerde hâzır olduğunu söylemekte bunu ifade ederken huzûr sözcüğünü bulunuş metafiziği metaphysics of presence kullanmaktadır Allah âlemde midir yoksa âlemin dışında ve ötesinde midir Hem âlemde hem de âlemin dışındadır dersek çelişki olmuş olur Aslında bu soruya rahatlıkla cevap vermek mümkündür Allah ne âlemde ne de âlemin dışındadır O müteâlîdir aşkındır Müteâlî ne demektir Dikkatinizi çekerim müteâl olmak bir şeyin dışında olmak demek değildir Tanıtım Bülteninden

Önsöz Yayıncılık
O her şeyin burhanıdır hiçbir şey O nun burhanı değildir Burhan aydınlatma demektir Hakk ı ne aydınlatabilir ki Her şeyi aydınlatan Hak Teâlâ dır Işığı ne aydınlatabilir Her şeyi aydınlatan ışıktır Her şeyi aydınlatan ışığı ne aydınlatır Hiçbir şey Çünkü ışığın kendisi aydınlıktır Yer gök felek ve melek akıldan üstün değildir Bunların hepsi aklın egemenliği altında idare edilirler Akıl âlemden meydana gelmez akıl âlemi idare eder İdare eden idare edilenin üstündedir Kimileri önce âlemin var olduğunu daha sonra tekâmül ederek aklın ortaya çıktığını düşünüyor Bu ilgisiz bir sözdür tam tersine âlem akıl esasına göre meydana gelmiştir Bu âlemin idaresi akıl ilim ve bilinç esasına göredir Onlar her şeyi madde âleminde arıyorlar Fakat şu kuralı göz ardı ediyorlar Hiçbir şey kendini açıklayamaz Her zaman bir şeyin amacı onun ötesindedir Bu âlemin de bir amacı var ve bu amaç zaman ve mekân içinde bulunmaz O maveradadır ötededir Peygamberlerin öğretisinin özü de zaten budur Bu İbn Sînâ nın sözüdür Yani İmam Ali nin diğer sahâbîlere hatta diğer insanlara nispeti makulün mahsusa nispeti gibidir Makulün mahsusa ne nisbeti vardır Mahsus göz önünde olan zâhir olan şeydir Gözle görülen kulakla işitilen veya diğer duyu organlarıyla algılanandır Fakat makul mahsusa göre çok üstündür Makul akılla anlaşılabilecek bir şeydir

Önsöz Yayıncılık
Faal Akıl evreni idare eden Akl ı Küll dür İnsân ı Kâmil in aklı o akılla bir birlik kuran ve uyumlu olan bir akıldır Bu âlem önceden akıldan yoksundu da sonradan mı onu doğurdu Hayır Akıl âlemi meydana getirdi İşte Akl ı Faal budur Akl ı Faal evrenin tüm bilimsel kanunlarını meydana getiren ve onu olabilecek en iyi şekilde yöneten hikmet ve akıldır O Allah ın hikmetidir Bu yüzden faaldir yani münfail edilgen değildir Derrida Fârâbî yi okusaydı onun kendisinden bin yıl kadar önce bu meselelere işaret ettiğini görmüş olacaktı Yani benim dış dünyadaki varlığım Faal Akıl vasıtasıyladır Faal Akıl la olan irtibatımdan ve onun her yerde olmasından mütevellit evrende algıladığım işittiğim ve anladığım her şeyde hâzır ve nâzır olurum Ancak Faal Akla gereken ilgiyi göstermeyen bu Fransız filozof dış dünyada gördüğü cisimlerde hâzır olduğunu söylemekte bunu ifade ederken huzûr sözcüğünü bulunuş metafiziği metaphysics of presence kullanmaktadır Allah âlemde midir yoksa âlemin dışında ve ötesinde midir Hem âlemde hem de âlemin dışındadır dersek çelişki olmuş olur Aslında bu soruya rahatlıkla cevap vermek mümkündür Allah ne âlemde ne de âlemin dışındadır O müteâlîdir aşkındır Müteâlî ne demektir Dikkatinizi çekerim müteâl olmak bir şeyin dışında olmak demek değildir

Önsöz Yayıncılık
Faal Akıl evreni idare eden Akl ı Küll dür İnsân ı Kâmil in aklı o akılla bir birlik kuran ve uyumlu olanbir akıldır Bu âlem önceden akıldan yoksundu da sonradan mı onu doğurdu Hayır Akıl âlemimeydana getirdi İşte Akl ı Faal budur Akl ı Faal evrenin tüm bilimsel kanunlarını meydana getiren veonu olabilecek en iyi şekilde yöneten hikmet ve akıldır O Allah ın hikmetidir Bu yüzden faaldir yanimünfail edilgen değildir Derrida Fârâbî yi okusaydı onun kendisinden bin yıl kadar önce bu meselelere işaret ettiğini görmüşolacaktı Yani benim dış dünyadaki varlığım Faal Akıl vasıtasıyladır Faal Akıl la olan irtibatımdan veonun her yerde olmasından mütevellit evrende algıladığım işittiğim ve anladığım her şeyde hâzır venâzır olurum Ancak Faal Akla gereken ilgiyi göstermeyen bu Fransız filozof dış dünyada gördüğücisimlerde hâzır olduğunu söylemekte bunu ifade ederken huzûr sözcüğünü bulunuş metafiziği metaphysics of presence kullanmaktadır Allah âlemde midir yoksa âlemin dışında ve ötesinde midir Hem âlemde hem de âlemin dışındadır dersek çelişki olmuş olur Aslında bu soruya rahatlıkla cevap vermek mümkündür Allah ne âlemdene de âlemin dışındadır O müteâlîdir aşkındır Müteâlî ne demektir Dikkatinizi çekerim müteâl olmak bir şeyin dışında olmak demek değildir

Önsöz Yayıncılık
O her şeyin burhanıdır hiçbir şey O nun burhanı değildir Burhan aydınlatma demektir Hakk ı ne aydınlatabilir ki Her şeyi aydınlatan Hak Teâlâ dır Işığı ne aydınlatabilir Her şeyi aydınlatan ışıktır Her şeyi aydınlatan ışığı ne aydınlatır Hiçbir şey Çünkü ışığın kendisi aydınlıktır Yer gök felek ve melek akıldan üstün değildir Bunların hepsi aklın egemenliği altında idare edilirler Akıl âlemden meydana gelmez akıl âlemi idare eder İdare eden idare edilenin üstündedir Kimileri önce âlemin var olduğunu daha sonra tekâmül ederek aklın ortaya çıktığını düşünüyor Bu ilgisiz bir sözdür tam tersine âlem akıl esasına göre meydana gelmiştir Bu âlemin idaresi akıl ilim ve bilinç esasına göredir Onlar her şeyi madde âleminde arıyorlar Fakat şu kuralı göz ardı ediyorlar Hiçbir şey kendini açıklayamaz Her zaman bir şeyin amacı onun ötesindedir Bu âlemin de bir amacı var ve bu amaç zaman ve mekân içinde bulunmaz O maveradadır ötededir Peygamberlerin öğretisinin özü de zaten budur Bu İbn Sînâ nın sözüdür Yani İmam Ali nin diğer sahâbîlere hatta diğer insanlara nispeti makulün mahsusa nispeti gibidir Makulün mahsusa ne nisbeti vardır Mahsus göz önünde olan zâhir olan şeydir Gözle görülen kulakla işitilen veya diğer duyu organlarıyla algılanandır Fakat makul mahsusa göre çok üstündür Makul akılla anlaşılabilecek bir şeydir

Faal Akıl evreni idare eden Akl ı Küll dür İnsân ı Kâmil in aklı o akılla bir birlik kuran ve uyumlu olan bir akıldır Bu âlem önceden akıldan yoksundu da sonradan mı onu doğurdu Hayır Akıl âlemi meydana getirdi İşte Akl ı Faal budur Akl ı Faal evrenin tüm bilimsel kanunlarını meydana getiren ve onu olabilecek en iyi şekilde yöneten hikmet ve akıldır O Allah ın hikmetidir Bu yüzden faaldir yani münfail edilgen değildir Derrida Fârâbî yi okusaydı onun kendisinden bin yıl kadar önce bu meselelere işaret ettiğini görmüş olacaktı Yani benim dış dünyadaki varlığım Faal Akıl vasıtasıyladır Faal Akıl la olan irtibatımdan ve onun her yerde olmasından mütevellit evrende algıladığım işittiğim ve anladığım her şeyde hâzır ve nâzır olurum Ancak Faal Akla gereken ilgiyi göstermeyen bu Fransız filozof dış dünyada gördüğü cisimlerde hâzır olduğunu söylemekte bunu ifade ederken huzûr sözcüğünü bulunuş metafiziği metaphysics of presence kullanmaktadır Allah âlemde midir yoksa âlemin dışında ve ötesinde midir Hem âlemde hem de âlemin dışındadır dersek çelişki olmuş olur Aslında bu soruya rahatlıkla cevap vermek mümkündür Allah ne âlemde ne de âlemin dışındadır O müteâlîdir aşkındır Müteâlî ne demektir Dikkatinizi çekerim müteâl olmak bir şeyin dışında olmak demek değildir Kredi Kartı Tek Çekim 210 00

Önsöz Yayıncılık
Gulamhüseyin İbrahimi Dinani tarafından kaleme alınan Farabi Söyleşileri Önsöz Yayıncılık eseri olarak okurlarla buluşuyor Farabi Söyleşileri Gulamhüseyin İbrahimi Dinani Kitap Özeti Faal Akıl evreni idare eden Akl ı Küll dür İnsân ı Kâmil in aklı o akılla bir birlik kuran ve uyumlu olan bir akıldır Bu âlem önceden akıldan yoksundu da sonradan mı onu doğurdu Hayır Akıl âlemi meydana getirdi İşte Akl ı Faal budur Akl ı Faal evrenin tüm bilimsel kanunlarını meydana getiren ve onu olabilecek en iyi şekilde yöneten hikmet ve akıldır O Allah ın hikmetidir Bu yüzden faaldir yani münfail edilgen değildir Derrida Fârâbî yi okusaydı onun kendisinden bin yıl kadar önce bu meselelere işaret ettiğini görmüş olacaktı Yani benim dış dünyadaki varlığım Faal Akıl vasıtasıyladır Faal Akıl la olan irtibatımdan ve onun her yerde olmasından mütevellit evrende algıladığım işittiğim ve anladığım her şeyde hâzır ve nâzır olurum Ancak Faal Akla gereken ilgiyi göstermeyen bu Fransız filozof dış dünyada gördüğü cisimlerde hâzır olduğunu söylemekte bunu ifade ederken huzûr sözcüğünü bulunuş metafiziği metaphysics of presence kullanmaktadır Allah âlemde midir yoksa âlemin dışında ve ötesinde midir Hem âlemde hem de âlemin dışındadır dersek çelişki olmuş olur Aslında bu soruya rahatlıkla cevap vermek mümkündür Allah ne âlemde ne de âlemin dışındadır O müteâlîdir aşkındır Müteâlî ne demektir Dikkatinizi çekerim müteâl olmak bir şeyin dışında olmak demek değildir Yayınevi Önsöz Yayıncılık Yazar Gulamhüseyin İbrahimi Dinani Sayfa 256 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Mayıs 2024 Barkod 9786256799806 Kategori Anlatı Roman

ÖNSÖZ YAYINCILIK
çev. Aliye Söğüt
O her şeyin burhanıdır hiçbir şey O nun burhanı değildir Burhan aydınlatma demektir Hakk ı ne aydınlatabilir ki Her şeyi aydınlatan Hak Teâlâ dır Işığı ne aydınlatabilir Her şeyi aydınlatan ışıktır Her şeyi aydınlatan ışığı ne aydınlatır Hiçbir şey Çünkü ışığın kendisi aydınlıktır Yer gök felek ve melek akıldan üstün değildir Bunların hepsi aklın egemenliği altında idare edilirler Akıl âlemden meydana gelmez akıl âlemi idare eder İdare eden idare edilenin üstündedir Kimileri önce âlemin var olduğunu daha sonra tekâmül ederek aklın ortaya çıktığını düşünüyor Bu ilgisiz bir sözdür tam tersine âlem akıl esasına göre meydana gelmiştir Bu âlemin idaresi akıl ilim ve bilinç esasına göredir Onlar her şeyi madde âleminde arıyorlar Fakat şu kuralı göz ardı ediyorlar Hiçbir şey kendini açıklayamaz Her zaman bir şeyin amacı onun ötesindedir Bu âlemin de bir amacı var ve bu amaç zaman ve mekân içinde bulunmaz O maveradadır ötededir Peygamberlerin öğretisinin özü de zaten budur Bu İbn Sînâ nın sözüdür Yani İmam Ali nin diğer sahâbîlere hatta diğer insanlara nispeti makulün mahsusa nispeti gibidir Makulün mahsusa ne nisbeti vardır Mahsus göz önünde olan zâhir olan şeydir Gözle görülen kulakla işitilen veya diğer duyu organlarıyla algılanandır Fakat makul mahsusa göre çok üstündür Makul akılla anlaşılabilecek bir şeydir

Önsöz Yayıncılık
Faal Akıl evreni idare eden Akl ı Küll dür İnsân ı Kâmil in aklı o akılla bir birlik kuran ve uyumlu olanbir akıldır Bu âlem önceden akıldan yoksundu da sonradan mı onu doğurdu Hayır Akıl âlemimeydana getirdi İşte Akl ı Faal budur Akl ı Faal evrenin tüm bilimsel kanunlarını meydana getiren veonu olabilecek en iyi şekilde yöneten hikmet ve akıldır O Allah ın hikmetidir Bu yüzden faaldir yanimünfail edilgen değildir Derrida Fârâbî yi okusaydı onun kendisinden bin yıl kadar önce bu meselelere işaret ettiğini görmüşolacaktı Yani benim dış dünyadaki varlığım Faal Akıl vasıtasıyladır Faal Akıl la olan irtibatımdan veonun her yerde olmasından mütevellit evrende algıladığım işittiğim ve anladığım her şeyde hâzır venâzır olurum Ancak Faal Akla gereken ilgiyi göstermeyen bu Fransız filozof dış dünyada gördüğücisimlerde hâzır olduğunu söylemekte bunu ifade ederken huzûr sözcüğünü bulunuş metafiziği metaphysics of presence kullanmaktadır Allah âlemde midir yoksa âlemin dışında ve ötesinde midir Hem âlemde hem de âlemin dışındadır dersek çelişki olmuş olur Aslında bu soruya rahatlıkla cevap vermek mümkündür Allah ne âlemdene de âlemin dışındadır O müteâlîdir aşkındır Müteâlî ne demektir Dikkatinizi çekerim müteâl olmak bir şeyin dışında olmak demek değildir

çev. Ozan Kemal Sarıalioğlu
O her şeyin burhanıdır hiçbir şey O nun burhanı değildir Burhan aydınlatma demektir Hakk ı ne aydınlatabilir ki Her şeyi aydınlatan Hak Teâlâ dır Işığı ne aydınlatabilir Her şeyi aydınlatan ışıktır Her şeyi aydınlatan ışığı ne aydınlatır Hiçbir şey Çünkü ışığın kendisi aydınlıktır Yer gök felek ve melek akıldan üstün değildir Bunların hepsi aklın egemenliği altında idare edilirler Akıl âlemden meydana gelmez akıl âlemi idare eder İdare eden idare edilenin üstündedir Kimileri önce âlemin var olduğunu daha sonra tekâmül ederek aklın ortaya çıktığını düşünüyor Bu ilgisiz bir sözdür tam tersine âlem akıl esasına göre meydana gelmiştir Bu âlemin idaresi akıl ilim ve bilinç esasına göredir Onlar her şeyi madde âleminde arıyorlar Fakat şu kuralı göz ardı ediyorlar Hiçbir şey kendini açıklayamaz Her zaman bir şeyin amacı onun ötesindedir Bu âlemin de bir amacı var ve bu amaç zaman ve mekân içinde bulunmaz O maveradadır ötededir Peygamberlerin öğretisinin özü de zaten budur Bu İbn Sînâ nın sözüdür Yani İmam Ali nin diğer sahâbîlere hatta diğer insanlara nispeti makulün mahsusa nispeti gibidir Makulün mahsusa ne nisbeti vardır Mahsus göz önünde olan zâhir olan şeydir Gözle görülen kulakla işitilen veya diğer duyu organlarıyla algılanandır Fakat makul mahsusa göre çok üstündür Makul akılla anlaşılabilecek bir şeydir Yazar Gulamhüseyin İbrahimi Dinani Sayfa Sayısı 296 Çeviri Ozan Kemal Sarıalioğlu Ebat 13X21 Basım Dili Türkçe Basım Tarihi Ocak 2024 Kağıt Cinsi 1 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 245 00

Önsöz Yayıncılık
Hegel gibi bazı filozoflar ortaya tarihsel akıl diye bir kavram attılar Onlara göre tarih zamanın dönüp duran çarklarıdır Her asır kendi aklını yaratır Bana göre akıl tarihe teslim olmuş değildir tam tersine tarih aklîdir Akıl zamana hâkimdir Zamanın çarklarına dön diyen akıldır Onlara göre madde sürekli değişir ve dönüşür zaman akıp gider Akıl zamanın bu döngülerinin bir sonucu olarak vücûda gelmiştir Oysa âlemin akışı ebedî akla göredir Bu âlemi çekip çeviren bir akıl vardır Burada hiçbir tesadüfe yer yoktur Âlem en başından beri bir ölçü düzen ve akıl üzere var olmuştur Peki Varlık nasıl idrak edilebilir Gerçek şu ki onu husûlî dolayımlı bilgi ile idrak edemeyiz Çünkü karşı karşıya olmak husûlî bilginin gereklerindendir Karşı karşıya olduğunuz her bir varlığın zihninizde bir sureti vardır Varlık ile karşı karşıya olamayacağımızdan zihnimizde onunla ilgili bir suret de oluşmaz Örneğin gözlerimizin karşımızdaki sandalyeyi gördüğünü varsayalım Burada gözleriniz görme görevini yerine getirmiştir evet Fakat o gördüğünün sandalye olduğunu bilmemektedir Gözün ardında onun sandalye olduğuna hükmettiren bir şey var İşte o akıldır Akıl tüm duyuların ötesindedir Eğer gözlerin ardındaki akıl olmasaydı göz sadece görmüş olacaktı Göz sadece görür anlamları me ânî idrak etmez Tanıtım Bülteninden

Önsöz Yayıncılık
Gulamhüseyin İbrahimi Dinani tarafından kaleme alınan İbn Sina Söyleşileri Önsöz Yayıncılık eseri olarak okurlarla buluşuyor İbn Sina Söyleşileri Gulamhüseyin İbrahimi Dinani Kitap Özeti O her şeyin burhanıdır hiçbir şey O nun burhanı değildir Burhan aydınlatma demektir Hakk ı ne aydınlatabilir ki Her şeyi aydınlatan Hak Teâlâ dır Işığı ne aydınlatabilir Her şeyi aydınlatan ışıktır Her şeyi aydınlatan ışığı ne aydınlatır Hiçbir şey Çünkü ışığın kendisi aydınlıktır Yer gök felek ve melek akıldan üstün değildir Bunların hepsi aklın egemenliği altında idare edilirler Akıl âlemden meydana gelmez akıl âlemi idare eder İdare eden idare edilenin üstündedir Kimileri önce âlemin var olduğunu daha sonra tekâmül ederek aklın ortaya çıktığını düşünüyor Bu ilgisiz bir sözdür tam tersine âlem akıl esasına göre meydana gelmiştir Bu âlemin idaresi akıl ilim ve bilinç esasına göredir Onlar her şeyi madde âleminde arıyorlar Fakat şu kuralı göz ardı ediyorlar Hiçbir şey kendini açıklayamaz Her zaman bir şeyin amacı onun ötesindedir Bu âlemin de bir amacı var ve bu amaç zaman ve mekân içinde bulunmaz O maveradadır ötededir Peygamberlerin öğretisinin özü de zaten budur Bu İbn Sînâ nın sözüdür Yani İmam Ali nin diğer sahâbîlere hatta diğer insanlara nispeti makulün mahsusa nispeti gibidir Makulün mahsusa ne nisbeti vardır Mahsus göz önünde olan zâhir olan şeydir Gözle görülen kulakla işitilen veya diğer duyu organlarıyla algılanandır Fakat makul mahsusa göre çok üstündür Makul akılla anlaşılabilecek bir şeydir Yayınevi Önsöz Yayıncılık Yazar Gulamhüseyin İbrahimi Dinani Sayfa 296 Sayfa Kağıt 1 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Ocak 2024 Barkod 9786256799509 Kategori Araştırma İnceleme İslam Tarihi

Önsöz Yayıncılık
O her şeyin burhanıdır hiçbir şey O nun burhanı değildir Burhan aydınlatma demektir Hakk ı ne aydınlatabilir ki Her şeyi aydınlatan Hak Teâlâ dır Işığı ne aydınlatabilir Her şeyi aydınlatan ışıktır Her şeyi aydınlatan ışığı ne aydınlatır Hiçbir şey Çünkü ışığın kendisi aydınlıktır Yer gök felek ve melek akıldan üstün değildir Bunların hepsi aklın egemenliği altında idare edilirler Akıl âlemden meydana gelmez akıl âlemi idare eder İdare eden idare edilenin üstündedir Kimileri önce âlemin var olduğunu daha sonra tekâmül ederek aklın ortaya çıktığını düşünüyor Bu ilgisiz bir sözdür tam tersine âlem akıl esasına göre meydana gelmiştir Bu âlemin idaresi akıl ilim ve bilinç esasına göredir Onlar her şeyi madde âleminde arıyorlar Fakat şu kuralı göz ardı ediyorlar Hiçbir şey kendini açıklayamaz Her zaman bir şeyin amacı onun ötesindedir Bu âlemin de bir amacı var ve bu amaç zaman ve mekân içinde bulunmaz O maveradadır ötededir Peygamberlerin öğretisinin özü de zaten budur Bu İbn Sînâ nın sözüdür Yani İmam Ali nin diğer sahâbîlere hatta diğer insanlara nispeti makulün mahsusa nispeti gibidir Makulün mahsusa ne nisbeti vardır Mahsus göz önünde olan zâhir olan şeydir Gözle görülen kulakla işitilen veya diğer duyu organlarıyla algılanandır Fakat makul mahsusa göre çok üstündür Makul akılla anlaşılabilecek bir şeydir

Önsöz Yayıncılık
Faal Akıl evreni idare eden Akl ı Küll dür İnsân ı Kâmil in aklı o akılla bir birlik kuran ve uyumlu olan bir akıldır Bu âlem önceden akıldan yoksundu da sonradan mı onu doğurdu Hayır Akıl âlemi meydana getirdi İşte Akl ı Faal budur Akl ı Faal evrenin tüm bilimsel kanunlarını meydana getiren ve onu olabilecek en iyi şekilde yöneten hikmet ve akıldır O Allah ın hikmetidir Bu yüzden faaldir yani münfail edilgen değildir Derrida Fârâbî yi okusaydı onun kendisinden bin yıl kadar önce bu meselelere işaret ettiğini görmüş olacaktı Yani benim dış dünyadaki varlığım Faal Akıl vasıtasıyladır Faal Akıl la olan irtibatımdan ve onun her yerde olmasından mütevellit evrende algıladığım işittiğim ve anladığım her şeyde hâzır ve nâzır olurum Ancak Faal Akla gereken ilgiyi göstermeyen bu Fransız filozof dış dünyada gördüğü cisimlerde hâzır olduğunu söylemekte bunu ifade ederken huzûr sözcüğünü bulunuş metafiziği metaphysics of presence kullanmaktadır Allah âlemde midir yoksa âlemin dışında ve ötesinde midir Hem âlemde hem de âlemin dışındadır dersek çelişki olmuş olur Aslında bu soruya rahatlıkla cevap vermek mümkündür Allah ne âlemde ne de âlemin dışındadır O müteâlîdir aşkındır Müteâlî ne demektir Dikkatinizi çekerim müteâl olmak bir şeyin dışında olmak demek değildir Tanıtım Bülteninden

Önsöz Yayıncılık
Hegel gibi bazı filozoflar ortaya tarihsel akıl diye bir kavram attılar Onlara göre tarih zamanın dönüp duran çarklarıdır Her asır kendi aklını yaratır Bana göre akıl tarihe teslim olmuş değildir tam tersine tarih aklîdir Akıl zamana hâkimdir Zamanın çarklarına dön diyen akıldır Onlara göre madde sürekli değişir ve dönüşür zaman akıp gider Akıl zamanın bu döngülerinin bir sonucu olarak vücûda gelmiştir Oysa âlemin akışı ebedî akla göredir Bu âlemi çekip çeviren bir akıl vardır Burada hiçbir tesadüfe yer yoktur Âlem en başından beri bir ölçü düzen ve akıl üzere var olmuştur Peki Varlık nasıl idrak edilebilir Gerçek şu ki onu husûlî dolayımlı bilgi ile idrak edemeyiz Çünkü karşı karşıya olmak husûlî bilginin gereklerindendir Karşı karşıya olduğunuz her bir varlığın zihninizde bir sureti vardır Varlık ile karşı karşıya olamayacağımızdan zihnimizde onunla ilgili bir suret de oluşmaz Örneğin gözlerimizin karşımızdaki sandalyeyi gördüğünü varsayalım Burada gözleriniz görme görevini yerine getirmiştir evet Fakat o gördüğünün sandalye olduğunu bilmemektedir Gözün ardında onun sandalye olduğuna hükmettiren bir şey var İşte o akıldır Akıl tüm duyuların ötesindedir Eğer gözlerin ardındaki akıl olmasaydı göz sadece görmüş olacaktı Göz sadece görür anlamları me ânî idrak etmez

Önsöz Yayıncılık
Hegel gibi bazı filozoflar ortaya tarihsel akıl diye bir kavram attılar Onlara göre tarih zamanın dönüp duran çarklarıdır Her asır kendi aklını yaratır Bana göre akıl tarihe teslim olmuş değildir tam tersine tarih aklîdir Akıl zamana hâkimdir Zamanın çarklarına dön diyen akıldır Onlara göre madde sürekli değişir ve dönüşür zaman akıp gider Akıl zamanın bu döngülerinin bir sonucu olarak vücûda gelmiştir Oysa âlemin akışı ebedî akla göredir Bu âlemi çekip çeviren bir akıl vardır Burada hiçbir tesadüfe yer yoktur Âlem en başından beri bir ölçü düzen ve akıl üzere var olmuştur Peki Varlık nasıl idrak edilebilir Gerçek şu ki onu husûlî dolayımlı bilgi ile idrak edemeyiz Çünkü karşı karşıya olmak husûlî bilginin gereklerindendir Karşı karşıya olduğunuz her bir varlığın zihninizde bir sureti vardır Varlık ile karşı karşıya olamayacağımızdan zihnimizde onunla ilgili bir suret de oluşmaz Örneğin gözlerimizin karşımızdaki sandalyeyi gördüğünü varsayalım Burada gözleriniz görme görevini yerine getirmiştir evet Fakat o gördüğünün sandalye olduğunu bilmemektedir Gözün ardında onun sandalye olduğuna hükmettiren bir şey var İşte o akıldır Akıl tüm duyuların ötesindedir Eğer gözlerin ardındaki akıl olmasaydı göz sadece görmüş olacaktı Göz sadece görür anlamları me ânî idrak etmez

ÖNSÖZ YAYINCILIK
çev. Aliye Söğüt
Hegel gibi bazı filozoflar ortaya tarihsel akıl diye bir kavram attılar Onlara göre tarih zamanın dönüp duran çarklarıdır Her asır kendi aklını yaratır Bana göre akıl tarihe teslim olmuş değildir tam tersine tarih aklîdir Akıl zamana hâkimdir Zamanın çarklarına dön diyen akıldır Onlara göre madde sürekli değişir ve dönüşür zaman akıp gider Akıl zamanın bu döngülerinin bir sonucu olarak vücûda gelmiştir Oysa âlemin akışı ebedî akla göredir Bu âlemi çekip çeviren bir akıl vardır Burada hiçbir tesadüfe yer yoktur Âlem en başından beri bir ölçü düzen ve akıl üzere var olmuştur Peki Varlık nasıl idrak edilebilir Gerçek şu ki onu husûlî dolayımlı bilgi ile idrak edemeyiz Çünkü karşı karşıya olmak husûlî bilginin gereklerindendir Karşı karşıya olduğunuz her bir varlığın zihninizde bir sureti vardır Varlık ile karşı karşıya olamayacağımızdan zihnimizde onunla ilgili bir suret de oluşmaz Örneğin gözlerimizin karşımızdaki sandalyeyi gördüğünü varsayalım Burada gözleriniz görme görevini yerine getirmiştir evet Fakat o gördüğünün sandalye olduğunu bilmemektedir Gözün ardında onun sandalye olduğuna hükmettiren bir şey var İşte o akıldır Akıl tüm duyuların ötesindedir Eğer gözlerin ardındaki akıl olmasaydı göz sadece görmüş olacaktı Göz sadece görür anlamları me ânî idrak etmez

Önsöz Yayıncılık
Hegel gibi bazı filozoflar ortaya tarihsel akıl diye bir kavram attılar Onlara göre tarih zamanın dönüp duran çarklarıdır Her asır kendi aklını yaratır Bana göre akıl tarihe teslim olmuş değildir tam tersine tarih aklîdir Akıl zamana hâkimdir Zamanın çarklarına dön diyen akıldır Onlara göre madde sürekli değişir ve dönüşür zaman akıp gider Akıl zamanın bu döngülerinin bir sonucu olarak vücûda gelmiştir Oysa âlemin akışı ebedî akla göredir Bu âlemi çekip çeviren bir akıl vardır Burada hiçbir tesadüfe yer yoktur Âlem en başından beri bir ölçü düzen ve akıl üzere var olmuştur Peki Varlık nasıl idrak edilebilir Gerçek şu ki onu husûlî dolayımlı bilgi ile idrak edemeyiz Çünkü karşı karşıya olmak husûlî bilginin gereklerindendir Karşı karşıya olduğunuz her bir varlığın zihninizde bir sureti vardır Varlık ile karşı karşıya olamayacağımızdan zihnimizde onunla ilgili bir suret de oluşmaz Örneğin gözlerimizin karşımızdaki sandalyeyi gördüğünü varsayalım Burada gözleriniz görme görevini yerine getirmiştir evet Fakat o gördüğünün sandalye olduğunu bilmemektedir Gözün ardında onun sandalye olduğuna hükmettiren bir şey var İşte o akıldır Akıl tüm duyuların ötesindedir Eğer gözlerin ardındaki akıl olmasaydı göz sadece görmüş olacaktı Göz sadece görür anlamları me ânî idrak etmez

Hegel gibi bazı filozoflar ortaya tarihsel akıl diye bir kavram attılar Onlara göre tarih zamanın dönüp duran çarklarıdır Her asır kendi aklını yaratır Bana göre akıl tarihe teslim olmuş değildir tam tersine tarih aklîdir Akıl zamana hâkimdir Zamanın çarklarına dön diyen akıldır Onlara göre madde sürekli değişir ve dönüşür zaman akıp gider Akıl zamanın bu döngülerinin bir sonucu olarak vücûda gelmiştir Oysa âlemin akışı ebedî akla göredir Bu âlemi çekip çeviren bir akıl vardır Burada hiçbir tesadüfe yer yoktur Âlem en başından beri bir ölçü düzen ve akıl üzere var olmuştur

Feyz i Kaşani Söyleşileri Hegel gibi bazı filozoflar ortaya tarihsel akıl diye bir kavram attılar Onlara göre tarih zamanın dönüp duran çarklarıdır Her asır kendi aklını yaratır Bana göre akıl tarihe teslim olmuş değildir tam tersine tarih aklîdir Akıl zamana hâkimdir Zamanın çarklarına dön diyen akıldır Onlara göre madde sürekli değişir ve dönüşür zaman akıp gider Akıl zamanın bu döngülerinin bir sonucu olarak vücûda gelmiştir Oysa âlemin akışı ebedî akla göredir Bu âlemi çekip çeviren bir akıl vardır Burada hiçbir tesadüfe yer yoktur Âlem en başından beri bir ölçü düzen ve akıl üzere var olmuştur Peki Varlık nasıl idrak edilebilir Gerçek şu ki onu husûlî dolayımlı bilgi ile idrak edemeyiz Çünkü karşı karşıya olmak husûlî bilginin gereklerindendir Karşı karşıya olduğunuz her bir varlığın zihninizde bir sureti vardır Varlık ile karşı karşıya olamayacağımızdan zihnimizde onunla ilgili bir suret de oluşmaz Örneğin gözlerimizin karşımızdaki sandalyeyi gördüğünü varsayalım Burada gözleriniz görme görevini yerine getirmiştir evet Fakat o gördüğünün sandalye olduğunu bilmemektedir Gözün ardında onun sandalye olduğuna hükmettiren bir şey var İşte o akıldır Akıl tüm duyuların ötesindedir Eğer gözlerin ardındaki akıl olmasaydı göz sadece görmüş olacaktı Göz sadece görür anlamları me ânî idrak etmez Yazar Gulamhüseyin İbrahimi Dinani Sayfa Sayısı 416 Çeviri Ebat 13X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Eylül 2025 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Önsöz Yayıncılık
Hegel gibi bazı filozoflar ortaya tarihsel akıl diye bir kavram attılar Onlara göre tarih zamanın dönüp duran çarklarıdır Her asır kendi aklını yaratır Bana göre akıl tarihe teslim olmuş değildir tam tersine tarih aklîdir Akıl zamana hâkimdir Zamanın çarklarına dön diyen akıldır Onlara göre madde sürekli değişir ve dönüşür zaman akıp gider Akıl zamanın bu döngülerinin bir sonucu olarak vücûda gelmiştir Oysa âlemin akışı ebedî akla göredir Bu âlemi çekip çeviren bir akıl vardır Burada hiçbir tesadüfe yer yoktur Âlem en başından beri bir ölçü düzen ve akıl üzere var olmuştur Peki Varlık nasıl idrak edilebilir Gerçek şu ki onu husûlî dolayımlı bilgi ile idrak edemeyiz Çünkü karşı karşıya olmak husûlî bilginin gereklerindendir Karşı karşıya olduğunuz her bir varlığın zihninizde bir sureti vardır Varlık ile karşı karşıya olamayacağımızdan zihnimizde onunla ilgili bir suret de oluşmaz Örneğin gözlerimizin karşımızdaki sandalyeyi gördüğünü varsayalım Burada gözleriniz görme görevini yerine getirmiştir evet Fakat o gördüğünün sandalye olduğunu bilmemektedir Gözün ardında onun sandalye olduğuna hükmettiren bir şey var İşte o akıldır Akıl tüm duyuların ötesindedir Eğer gözlerin ardındaki akıl olmasaydı göz sadece görmüş olacaktı Göz sadece görür anlamları me ânî idrak etmez

Önsöz
çev. Söğüt, Aliye
Hegel gibi bazı filozoflar ortaya tarihsel akıl diye bir kavram attılar Onlara göre tarih zamanın dönüp duran çarklarıdır Her asır kendi aklını yaratır Bana göre akıl tarihe teslim olmuş değildir tam tersine tarih aklîdir Akıl zamana hâkimdir Zamanın çarklarına dön diyen akıldır Onlara göre madde sürekli değişir ve dönüşür zaman akıp gider Akıl zamanın bu döngülerinin bir sonucu olarak vücûda gelmiştir Oysa âlemin akışı ebedî akla göredir Bu âlemi çekip çeviren bir akıl vardır Burada hiçbir tesadüfe yer yoktur Âlem en başından beri bir ölçü düzen ve akıl üzere var olmuştur Peki Varlık nasıl idrak edilebilir Gerçek şu ki onu husûlî dolayımlı bilgi ile idrak edemeyiz Çünkü karşı karşıya olmak husûlî bilginin gereklerindendir Karşı karşıya olduğunuz her bir varlığın zihninizde bir sureti vardır Varlık ile karşı karşıya olamayacağımızdan zihnimizde onunla ilgili bir suret de oluşmaz Örneğin gözlerimizin karşımızdaki sandalyeyi gördüğünü varsayalım Burada gözleriniz görme görevini yerine getirmiştir evet Fakat o gördüğünün sandalye olduğunu bilmemektedir Gözün ardında onun sandalye olduğuna hükmettiren bir şey var İşte o akıldır Akıl tüm duyuların ötesindedir Eğer gözlerin ardındaki akıl olmasaydı göz sadece görmüş olacaktı Göz sadece görür anlamları me ânî idrak etmez