Fıkıh Usûlü Literatüründe Fukahâ Metodu — Adem Yıgın

Fıkıh Usûlü Literatüründe Fukahâ Metodu
Adem YıgınEmin Yayınları
Fıkıh Usûlü Literatüründe Fukahâ Metodu
Adem YıgınBir ilim dalının tarihsel sürecini tespit etmenin en geçerli yollarından birisinin o ilimle uğraşanların ortaya koydukları literatürü tanımak olduğu ifade edilebilir Bu fıkıh usûlü ilmine ait tarihsel sürecin belirlenebilmesi için de geçerli bir tespittir Müslüman alimler tarafından ortaya konulmuş orijinal bir disiplin olan fıkıh usûlü ilmi zengin bir literatüre sahiptir Diğer ilimlerde olduğu gibi fıkıh usûlü açısından da yeknesak ve birbirinin tekrarı olan bir literatür düşünülemez Dolayısıyla fıkıh usûlü literatürü ile ilgili çalışmalar bu literatürün oluşum gelişim ve değişim sürecini dikkate almak durumundadırlar Fıkıh usûlü literatüründe fukahâ metodu eserlerini merkeze alan bu araştırma ile fıkıh usûlü ilminin tarihsel sürecinde önemli bir dönemin ve kendine has özellikleri olan bir usûl anlayışının açıklığa kavuşturulması hedeflenmiştir Çalışma bu yönüyle fıkıh usûlü tarihine mütevâzî bir katkı olarak değerlendirilmelidir
Fıkıh Usûlü Literatüründe Fukahâ Metodu
Adem Yıgın
Emin Yayınları
Bir ilim dalının tarihsel sürecini tespit etmenin en geçerli yollarından birisinin o ilimle uğraşanların ortaya koydukları literatürü tanımak olduğu ifade edilebilir Bu fıkıh usûlü ilmine ait tarihsel sürecin belirlenebilmesi için de geçerli bir tespittir Müslüman alimler tarafından ortaya konulmuş orijinal bir disiplin olan fıkıh usûlü ilmi zengin bir literatüre sahiptir Diğer ilimlerde olduğu gibi fıkıh usûlü açısından da yeknesak ve birbirinin tekrarı olan bir literatür düşünülemez Dolayısıyla fıkıh usûlü literatürü ile ilgili çalışmalar bu literatürün oluşum gelişim ve değişim sürecini dikkate almak durumundadırlar Fıkıh usûlü literatüründe fukahâ metodu eserlerini merkeze alan bu araştırma ile fıkıh usûlü ilminin tarihsel sürecinde önemli bir dönemin ve kendine has özellikleri olan bir usûl anlayışının açıklığa kavuşturulması hedeflenmiştir Çalışma bu yönüyle fıkıh usûlü tarihine mütevâzî bir katkı olarak değerlendirilmelidir