Fıkıhta Kadın Cami İlişkisi — İbrahim Yılmaz

Fıkıhta Kadın Cami İlişkisi
İbrahim YılmazFecr Yayınları
Fıkıhta Kadın Cami İlişkisi
İbrahim YılmazModernleşme sürecinde İslâm da kadının temel hakları bağlamında gündeme getirilen konulardan biri de İslâm da kadın mâbed ilişkisi bir diğer ifade ile camilerde cemaatle eda edilen namazlara kadının iştirak etme yükümlülüğü veya hakkı meselesidir Nitekim kadın hakları veya kadın erkek eşitliği bağlamında konuya yaklaşan bazı modernist feminist çevreler İslâm da kadının vakit namazlarında cami cemaatine iştirak etme veya cuma bayram namazını kılma yükümlülüğünün zorunluluğunun olmamasını kadınların cemaate iştirak etmekten tamamen mahrum edildikleri şeklinde takdim ederek İslâm da kadın ibadet mâbed ilişkisi üzerinde olumsuz bir algı oluşturmaya çalışmışlar ve oluşturdukları bu algıyı kadının ontolojik varoluşsal yaratılış değeri ile ilişkilendirerek İslâm da ibadet hürriyeti hakkı açısından kadının erkekten daha aşağı dûn bir konumda olduğunu iddia etmişlerdir Bu iddianın temelinde hak muhayyerlik serbestlik ile görev vücûb zorunluluk ayrımının birbirine karıştırıldığı görülmektedir Zira İslâm da kadınların camilerde cemaatle eda edilen tüm namazlara iştirak etmeleri mümkündür Ancak bu onlar için zorunlu olmayıp tercihlerine bırakılmış bir haktır Çalışmamızda başta vakit namazları olmak üzere camide cemaatle eda edilen cuma bayram teravih cenaze namazlarına kadınların iştirak etmesi ile kadının imâmeti ve cemaatle kılınan namazlarda kadının saf düzeni gibi konular hakkında klasik fıkıh doktrininde yer alan görüşler üzerinde durulmuştur

Fecr Yayınları
Modernleşme sürecinde İslâm da kadının temel hakları bağlamında gündeme getirilen konulardan biri de İslâm da kadın mâbed ilişkisi bir diğer ifade ile camilerde cemaatle eda edilen namazlara kadının iştirak etme yükümlülüğü veya hakkı meselesidir Nitekim kadın hakları veya kadın erkek eşitliği bağlamında konuya yaklaşan bazı modernist feminist çevreler İslâm da kadının vakit namazlarında cami cemaatine iştirak etme veya cuma bayram namazını kılma yükümlülüğünün zorunluluğunun olmamasını kadınların cemaate iştirak etmekten tamamen mahrum edildikleri şeklinde takdim ederek İslâm da kadın ibadet mâbed ilişkisi üzerinde olumsuz bir algı oluşturmaya çalışmışlar ve oluşturdukları bu algıyı kadının ontolojik varoluşsal yaratılış değeri ile ilişkilendirerek İslâm da ibadet hürriyeti hakkı açısından kadının erkekten daha aşağı dûn bir konumda olduğunu iddia etmişlerdir Bu iddianın temelinde hak muhayyerlik serbestlik ile görev vücûb zorunluluk ayrımının birbirine karıştırıldığı görülmektedir Zira İslâm da kadınların camilerde cemaatle eda edilen tüm namazlara iştirak etmeleri mümkündür Ancak bu onlar için zorunlu olmayıp tercihlerine bırakılmış bir haktır Çalışmamızda başta vakit namazları olmak üzere camide cemaatle eda edilen cuma bayram teravih cenaze namazlarına kadınların iştirak etmesi ile kadının imâmeti ve cemaatle kılınan namazlarda kadının saf düzeni gibi konular hakkında klasik fıkıh doktrininde yer alan görüşler üzerinde durulmuştur

Fecr Yayınları
Modernleşme sürecinde İslâm da kadının temel hakları bağlamında gündeme getirilen konulardan biri de İslâm da kadın mâbed ilişkisi bir diğer ifade ile camilerde cemaatle eda edilen namazlara kadının iştirak etme yükümlülüğü veya hakkı meselesidir Nitekim kadın hakları veya kadın erkek eşitliği bağlamında konuya yaklaşan bazı modernist feminist çevreler İslâm da kadının vakit namazlarında cami cemaatine iştirak etme veya cuma bayram namazını kılma yükümlülüğünün zorunluluğunun olmamasını kadınların cemaate iştirak etmekten tamamen mahrum edildikleri şeklinde takdim ederek İslâm da kadın ibadet mâbed ilişkisi üzerinde olumsuz bir algı oluşturmaya çalışmışlar ve oluşturdukları bu algıyı kadının ontolojik varoluşsal yaratılış değeri ile ilişkilendirerek İslâm da ibadet hürriyeti hakkı açısından kadının erkekten daha aşağı dûn bir konumda olduğunu iddia etmişlerdir Bu iddianın temelinde hak muhayyerlik serbestlik ile görev vücûb zorunluluk ayrımının birbirine karıştırıldığı görülmektedir Zira İslâm da kadınların camilerde cemaatle eda edilen tüm namazlara iştirak etmeleri mümkündür Ancak bu onlar için zorunlu olmayıp tercihlerine bırakılmış bir haktır Çalışmamızda başta vakit namazları olmak üzere camide cemaatle eda edilen cuma bayram teravih cenaze namazlarına kadınların iştirak etmesi ile kadının imâmeti ve cemaatle kılınan namazlarda kadının saf düzeni gibi konular hakkında klasik fıkıh doktrininde yer alan görüşler üzerinde durulmuştur

Fecr Yayınları
Modernleşme sürecinde İslâm da kadının temel hakları bağlamında gündeme getirilen konulardan biri de İslâm da kadın mâbed ilişkisi bir diğer ifade ile camilerde cemaatle eda edilen namazlara kadının iştirak etme yükümlülüğü veya hakkı meselesidir Nitekim kadın hakları veya kadın erkek eşitliği bağlamında konuya yaklaşan bazı modernist feminist çevreler İslâm da kadının vakit namazlarında cami cemaatine iştirak etme veya cuma bayram namazını kılma yükümlülüğünün zorunluluğunun olmamasını kadınların cemaate iştirak etmekten tamamen mahrum edildikleri şeklinde takdim ederek İslâm da kadın ibadet mâbed ilişkisi üzerinde olumsuz bir algı oluşturmaya çalışmışlar ve oluşturdukları bu algıyı kadının ontolojik varoluşsal yaratılış değeri ile ilişkilendirerek İslâm da ibadet hürriyeti hakkı açısından kadının erkekten daha aşağı dûn bir konumda olduğunu iddia etmişlerdir Bu iddianın temelinde hak muhayyerlik serbestlik ile görev vücûb zorunluluk ayrımının birbirine karıştırıldığı görülmektedir Zira İslâm da kadınların camilerde cemaatle eda edilen tüm namazlara iştirak etmeleri mümkündür Ancak bu onlar için zorunlu olmayıp tercihlerine bırakılmış bir haktır Çalışmamızda başta vakit namazları olmak üzere camide cemaatle eda edilen cuma bayram teravih cenaze namazlarına kadınların iştirak etmesi ile kadının imâmeti ve cemaatle kılınan namazlarda kadının saf düzeni gibi konular hakkında klasik fıkıh doktrininde yer alan görüşler üzerinde durulmuştur