Fikir ve Sanat Eserleri Hukuku Kapsamında Multimedya Eserlerin Korunması — Ceren Akgün Çelik

Fikir ve Sanat Eserleri Hukuku Kapsamında Multimedya Eserlerin Korunması
Ceren Akgün ÇelikAdalet Yayınevi
Fikir ve Sanat Eserleri Hukuku Kapsamında Multimedya Eserlerin Korunması
Ceren Akgün ÇelikFikir ve sanat eserleri hukukuna ilişkin düzenlemeler teknolojik gelişmelerle iç içe olmasına karşın bu gelişmeleri genellikle geriden takip etmektedir Sinema eserleri ve bilgisayar programlarının ayrı bir eser türü olarak kabul edilip düzenlenmesi süreci bu duruma örnektir Bilgisayar teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte ortaya çıkan multimedya eserler bakımından da aynı durum söz konusudur Zira multimedya eserler bakımından söz konusu olan tartışmaların benzerleri geçmişte bilgisayar programları ve sinema eserlerinin ayrı bir eser türü olarak korunması bakımından da yapılmıştır Multimedya eserler günlük yaşantıda önemli bir yer edinmiş olsa da fikir ve sanat eserleri hukukuna ilişkin ulusal ve uluslararası düzenlemelerde bu yaratımların hukuk aracılığıyla nasıl korunacağına ilişkin açık bir düzenlemeye rastlanmamaktadır Multimedya eserlerin hukukî niteliği mevcut eser türlerinden hangisi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve ayrı bir eser türü olarak düzenlenip düzenlenmeyeceği gibi hususlar Türk hukukunda ve mukayeseli hukukta günümüz itibariyle de tartışma konusu olmayı sürdürmektedir İlmî çevrelerin konuya ilgisi ve konuya ilişkin birçok akademik çalışmanın bulunması bu husustaki sorunları çözmeye yönelik bir arayış içinde olunduğunun göstergesidir Sanal gerçeklik teknolojilerinin yaygınlaşması multimedya eserlerin ekonomik potansiyelini ve çekiciliğini daha da artırmıştır Nitekim multimedya eserlerin en yaygın örneklerinden olan dijital oyunlar uluslararası piyasalarda ciddî bir konum elde etmiş milyarlarca dolarlık hacme sahip bir endüstri hâlini almıştır Buna ilâveten günümüz dijital çağında büyük bir yer edinen web siteleri ile gittikçe yaygınlaşan simülasyonlar da multimedya eserler kapsamında değerlendirilmekte olup bunlar bakımından da ciddî bir ekonomik getiri söz konusudur Bu yaratımların ekonomik değerleriyle paralel olarak hukukî koruma ihtiyacı da artmıştır Teknolojinin sunduğu imkânların kullanılmasıyla birlikte dijital nite

Adalet Yayınevi
Ceren Akgün Çelik tarafından kaleme alınan Fikir ve Sanat Eserleri Hukuku Kapsamında Multimedya Eserlerin Korunması Adalet Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Fikir ve Sanat Eserleri Hukuku Kapsamında Multimedya Eserlerin Korunması Ceren Akgün Çelik Kitap Özeti Fikir ve sanat eserleri hukukuna ilişkin düzenlemeler teknolojik gelişmelerle iç içe olmasına karşın bu gelişmeleri genellikle geriden takip etmektedir Sinema eserleri ve bilgisayar programlarının ayrı bir eser türü olarak kabul edilip düzenlenmesi süreci bu duruma örnektir Bilgisayar teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte ortaya çıkan multimedya eserler bakımından da aynı durum söz konusudur Zira multimedya eserler bakımından söz konusu olan tartışmaların benzerleri geçmişte bilgisayar programları ve sinema eserlerinin ayrı bir eser türü olarak korunması bakımından da yapılmıştır Multimedya eserler günlük yaşantıda önemli bir yer edinmiş olsa da fikir ve sanat eserleri hukukuna ilişkin ulusal ve uluslararası düzenlemelerde bu yaratımların hukuk aracılığıyla nasıl korunacağına ilişkin açık bir düzenlemeye rastlanmamaktadır Multimedya eserlerin hukukî niteliği mevcut eser türlerinden hangisi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve ayrı bir eser türü olarak düzenlenip düzenlenmeyeceği gibi hususlar Türk hukukunda ve mukayeseli hukukta günümüz itibariyle de tartışma konusu olmayı sürdürmektedir İlmî çevrelerin konuya ilgisi ve konuya ilişkin birçok akademik çalışmanın bulunması bu husustaki sorunları çözmeye yönelik bir arayış içinde olunduğunun göstergesidir Sanal gerçeklik teknolojilerinin yaygınlaşması multimedya eserlerin ekonomik potansiyelini ve çekiciliğini daha da artırmıştır Nitekim multimedya eserlerin en yaygın örneklerinden olan dijital oyunlar uluslararası piyasalarda ciddî bir konum elde etmiş milyarlarca dolarlık hacme sahip bir endüstri hâlini almıştır Buna ilâveten günümüz dijital çağında büyük bir yer edinen web siteleri ile gittikçe yaygınlaşan simülasyonlar da multimedya eserler kapsamında değerlendirilmekte olup bunlar bakımından da ciddî bir ekonomik getiri söz konusudur Bu yaratımların ekonomik değerleriyle paralel olarak hukukî koruma ihtiyacı da artmıştır Teknolojinin sunduğu imkânların kullanılmasıyla birlikte dijital nitelikli multimedya eserlerin haksız olarak kopyalanması çok daha kolaylaşmış ve hızlanmıştır Bununla bağlantılı olarak fikir ve sanat eserleri hukukuna ilişkin düzenlemeler eser sahiplerinin ihtiyaçlarının gerisinde kalmıştır Bu sebeple multimedya eserlerin özelliklerine uygun ve ihtiyaçlarını karşılayan bir koruma rejiminin tespit edilmesi gereği hasıl olmuştur Bu doğrultuda yürürlükteki sistemin değerlendirmesi ve ideal bir sistemin belirlenebilmesi için mevcut koruma rejimlerini de kapsayan bir inceleme yapılması gerekmektedir Yayınevi Adalet Yayınevi Yazar Ceren Akgün Çelik Sayfa 148 Sayfa Kağıt 1 Hamur Boyut 16 00x24 00 cm Basım Yılı Temmuz 2024 Barkod 9786052649077 Kategori Fikri Sınai Mülkiyet Hukuku

Adalet Yayınevi
Fikir ve sanat eserleri hukukuna ilişkin düzenlemeler teknolojik gelişmelerle iç içe olmasına karşın bu gelişmeleri genellikle geriden takip etmektedir Sinema eserleri ve bilgisayar programlarının ayrı bir eser türü olarak kabul edilip düzenlenmesi süreci bu duruma örnektir Bilgisayar teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte ortaya çıkan multimedya eserler bakımından da aynı durum söz konusudur Zira multimedya eserler bakımından söz konusu olan tartışmaların benzerleri geçmişte bilgisayar programları ve sinema eserlerinin ayrı bir eser türü olarak korunması bakımından da yapılmıştır Multimedya eserler günlük yaşantıda önemli bir yer edinmiş olsa da fikir ve sanat eserleri hukukuna ilişkin ulusal ve uluslararası düzenlemelerde bu yaratımların hukuk aracılığıyla nasıl korunacağına ilişkin açık bir düzenlemeye rastlanmamaktadır Multimedya eserlerin hukukî niteliği mevcut eser türlerinden hangisi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve ayrı bir eser türü olarak düzenlenip düzenlenmeyeceği gibi hususlar Türk hukukunda ve mukayeseli hukukta günümüz itibariyle de tartışma konusu olmayı sürdürmektedir İlmî çevrelerin konuya ilgisi ve konuya ilişkin birçok akademik çalışmanın bulunması bu husustaki sorunları çözmeye yönelik bir arayış içinde olunduğunun göstergesidir Sanal gerçeklik teknolojilerinin yaygınlaşması multimedya eserlerin ekonomik potansiyelini ve çekiciliğini daha da artırmıştır Nitekim multimedya eserlerin en yaygın örneklerinden olan dijital oyunlar uluslararası piyasalarda ciddî bir konum elde etmiş milyarlarca dolarlık hacme sahip bir endüstri hâlini almıştır Buna ilâveten günümüz dijital çağında büyük bir yer edinen web siteleri ile gittikçe yaygınlaşan simülasyonlar da multimedya eserler kapsamında değerlendirilmekte olup bunlar bakımından da ciddî bir ekonomik getiri söz konusudur Bu yaratımların ekonomik değerleriyle paralel olarak hukukî koruma ihtiyacı da artmıştır Teknolojinin sunduğu imkânların kullanılmasıyla birlikte dijital nitelikli multimedya eserlerin haksız olarak kopyalanması çok daha kolaylaşmış ve hızlanmıştır Bununla bağlantılı olarak fikir ve sanat eserleri hukukuna ilişkin düzenlemeler eser sahiplerinin ihtiyaçlarının gerisinde kalmıştır Bu sebeple multimedya eserlerin özelliklerine uygun ve ihtiyaçlarını karşılayan bir koruma rejiminin tespit edilmesi gereği hasıl olmuştur Bu doğrultuda yürürlükteki sistemin değerlendirmesi ve ideal bir sistemin belirlenebilmesi için mevcut koruma rejimlerini de kapsayan bir inceleme yapılması gerekmektedir