Film Dilinde Mahrem — Serazer Pekerman

Film Dilinde Mahrem
Serazer PekermanMetis Yayıncılık
Film Dilinde Mahrem
Serazer Pekermanİspanya İran Danimarka ve Türkiye nin Almadóvar Kiarostami Lars von Trier Zeki Demirkubuz Nuri Bilge Ceylan gibi öne çıkan yaratıcı yönetmenleri tarafından üretilmiş kadın merkezli filmlerin ortak özellikleri üzerine yetkin bir inceleme Pekerman hikâyelerin merkezinde yer alan kadınlara odaklanıyor ve bu karakterlerin film mekânıyla kurduğu bağlara Deleuze ve Guattari nin geliştirdiği şizoanaliz perspektifinden kadın oluş ve azınlıksal kavramlarının imkânlarından yararlanarak bakıyor Bu hikâyelerdeki kadınlar kendine ait huzurlu bir evi olmayan ya yaşanmaz bir evden nasıl çıkacağını bilemeyen ya da erkek egemen kamusal ulusal alanda bir köşeye kıstırılmış kadınlar Bazıları tam da bu tür kıstırılmışlıkları anlattığı için eleştirilmiş hatta zaman zaman kadın düşmanı olmakla suçlanmış olan bu filmlere başka türlü de bakabileceğimizi gösteriyor Pekerman Film mekânıyla kurduğu bir tür bağın kadına içinde bulunduğu ya da zorla tutulduğu alanda var olabilmesini ve kendisine uygulanan ataerkil baskılara direnebilmesini sağlayan bir yer açtığını ileri sürüyor Hem film analizi hem de feminist kültürel çalışmalar alanına önemli ve özgün bir katkı

Metis Yayınları
İspanya İran Danimarka ve Türkiye nin Almadóvar Kiarostami Lars von Trier Zeki Demirkubuz Nuri Bilge Ceylan gibi öne çıkan yaratıcı yönetmenleri tarafından üretilmiş kadın merkezli filmlerin ortak özellikleri üzerine yetkin bir inceleme Pekerman hikâyelerin merkezinde yer alan kadınlara odaklanıyor ve bu karakterlerin film mekânıyla kurduğu bağlara Deleuze ve Guattari nin geliştirdiği şizoanaliz perspektifinden kadın oluş ve azınlıksal kavramlarının imkânlarından yararlanarak bakıyor Bu hikâyelerdeki kadınlar kendine ait huzurlu bir evi olmayan ya yaşanmaz bir evden nasıl çıkacağını bilemeyen ya da erkek egemen kamusal ulusal alanda bir köşeye kıstırılmış kadınlar Bazıları tam da bu tür kıstırılmışlıkları anlattığı için eleştirilmiş hatta zaman zaman kadın düşmanı olmakla suçlanmış olan bu filmlere başka türlü de bakabileceğimizi gösteriyor Pekerman Film mekânıyla kurduğu bir tür bağın kadına içinde bulunduğu ya da zorla tutulduğu alanda var olabilmesini ve kendisine uygulanan ataerkil baskılara direnebilmesini sağlayan bir yer açtığını ileri sürüyor Hem film analizi hem de feminist kültürel çalışmalar alanına önemli ve özgün bir katkı Sayfa Sayısı 264 Baskı Yılı 2012 Dili Türkçe Yayınevi Metis Yayıncılık

Metis Yayınları
İspanya İran Danimarka ve Türkiye nin Almadóvar Kiarostami Lars von Trier Zeki Demirkubuz Nuri Bilge Ceylan gibi öne çıkan yaratıcı yönetmenleri tarafından üretilmiş kadın merkezli filmlerin ortak özellikleri üzerine yetkin bir inceleme Pekerman hikâyelerin merkezinde yer alan kadınlara odaklanıyor ve bu karakterlerin film mekânıyla kurduğu bağlara Deleuze ve Guattari nin geliştirdiği şizoanaliz perspektifinden kadın oluş ve azınlıksal kavramlarının imkânlarından yararlanarak bakıyor Bu hikâyelerdeki kadınlar kendine ait huzurlu bir evi olmayan ya yaşanmaz bir evden nasıl çıkacağını bilemeyen ya da erkek egemen kamusal ulusal alanda bir köşeye kıstırılmış kadınlar Bazıları tam da bu tür kıstırılmışlıkları anlattığı için eleştirilmiş hatta zaman zaman kadın düşmanı olmakla suçlanmış olan bu filmlere başka türlü de bakabileceğimizi gösteriyor Pekerman Film mekânıyla kurduğu bir tür bağın kadına içinde bulunduğu ya da zorla tutulduğu alanda var olabilmesini ve kendisine uygulanan ataerkil baskılara direnebilmesini sağlayan bir yer açtığını ileri sürüyor Hem film analizi hem de feminist kültürel çalışmalar alanına önemli ve özgün bir katkı Sayfa Sayısı 264Baskı Yılı 2012Dili TürkçeYayınevi Metis Yayıncılık

Metis Yayınları
İspanya İran Danimarka ve Türkiye nin Almadóvar Kiarostami Lars von Trier Zeki Demirkubuz Nuri Bilge Ceylan gibi öne çıkan yaratıcı yönetmenleri tarafından üretilmiş kadın merkezli filmlerin ortak özellikleri üzerine yetkin bir inceleme Pekerman hikâyelerin merkezinde yer alan kadınlara odaklanıyor ve bu karakterlerin film mekânıyla kurduğu bağlara Deleuze ve Guattari nin geliştirdiği şizoanaliz perspektifinden kadın oluş ve azınlıksal kavramlarının imkânlarından yararlanarak bakıyor Bu hikâyelerdeki kadınlar kendine ait huzurlu bir evi olmayan ya yaşanmaz bir evden nasıl çıkacağını bilemeyen ya da erkek egemen kamusal ulusal alanda bir köşeye kıstırılmış kadınlar Bazıları tam da bu tür kıstırılmışlıkları anlattığı için eleştirilmiş hatta zaman zaman kadın düşmanı olmakla suçlanmış olan bu filmlere başka türlü de bakabileceğimizi gösteriyor Pekerman Film mekânıyla kurduğu bir tür bağın kadına içinde bulunduğu ya da zorla tutulduğu alanda var olabilmesini ve kendisine uygulanan ataerkil baskılara direnebilmesini sağlayan bir yer açtığını ileri sürüyor Hem film analizi hem de feminist kültürel çalışmalar alanına önemli ve özgün bir katkı

Metis Yayınları
Serazer Pekerman tarafından kaleme alınan Film Dilinde Mahrem Metis Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Film Dilinde Mahrem Serazer Pekerman Kitap Özeti İspanya İran Danimarka ve Türkiye nin Almadóvar Kiarostami Lars von Trier Zeki Demirkubuz Nuri Bilge Ceylan gibi öne çıkan yaratıcı yönetmenleri tarafından üretilmiş kadın merkezli filmlerin ortak özellikleri üzerine yetkin bir inceleme Pekerman hikâyelerin merkezinde yer alan kadınlara odaklanıyor ve bu karakterlerin film mekânıyla kurduğu bağlara Deleuze ve Guattari nin geliştirdiği şizoanaliz perspektifinden kadın oluş ve azınlıksal kavramlarının imkânlarından yararlanarak bakıyor Bu hikâyelerdeki kadınlar kendine ait huzurlu bir evi olmayan ya yaşanmaz bir evden nasıl çıkacağını bilemeyen ya da erkek egemen kamusal ulusal alanda bir köşeye kıstırılmış kadınlar Bazıları tam da bu tür kıstırılmışlıkları anlattığı için eleştirilmiş hatta zaman zaman kadın düşmanı olmakla suçlanmış olan bu filmlere başka türlü de bakabileceğimizi gösteriyor Pekerman Film mekânıyla kurduğu bir tür bağın kadına içinde bulunduğu ya da zorla tutulduğu alanda var olabilmesini ve kendisine uygulanan ataerkil baskılara direnebilmesini sağlayan bir yer açtığını ileri sürüyor Hem film analizi hem de feminist kültürel çalışmalar alanına önemli ve özgün bir katkı Yayınevi Metis Yayınları Yazar Serazer Pekerman Sayfa 264 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x19 50 cm Basım Yılı Kasım 2021 Barkod 9789753429023 Kategori Fotoğraf Sinema Tiyatro

Metis Yayınları
İspanya İran Danimarka ve Türkiye nin Almadóvar Kiarostami Lars von Trier Zeki Demirkubuz Nuri Bilge Ceylan gibi öne çıkan yaratıcı yönetmenleri tarafından üretilmiş kadın merkezli filmlerin ortak özellikleri üzerine yetkin bir inceleme Pekerman hikâyelerin merkezinde yer alan kadınlara odaklanıyor ve bu karakterlerin film mekânıyla kurduğu bağlara Deleuze ve Guattari nin geliştirdiği şizoanaliz perspektifinden kadın oluş ve azınlıksal kavramlarının imkânlarından yararlanarak bakıyor Bu hikâyelerdeki kadınlar kendine ait huzurlu bir evi olmayan ya yaşanmaz bir evden nasıl çıkacağını bilemeyen ya da erkek egemen kamusal ulusal alanda bir köşeye kıstırılmış kadınlar Bazıları tam da bu tür kıstırılmışlıkları anlattığı için eleştirilmiş hatta zaman zaman kadın düşmanı olmakla suçlanmış olan bu filmlere başka türlü de bakabileceğimizi gösteriyor Pekerman Film mekânıyla kurduğu bir tür bağın kadına içinde bulunduğu ya da zorla tutulduğu alanda var olabilmesini ve kendisine uygulanan ataerkil baskılara direnebilmesini sağlayan bir yer açtığını ileri sürüyor Hem film analizi hem de feminist kültürel çalışmalar alanına önemli ve özgün bir katkı

METİS YAYINLARI
İspanya İran Danimarka ve Türkiye nin Almadóvar Kiarostami Lars von Trier Zeki Demirkubuz Nuri Bilge Ceylan gibi öne çıkan yaratıcı yönetmenleri tarafından üretilmiş kadın merkezli filmlerin ortak özellikleri üzerine yetkin bir inceleme Pekerman hikâyelerin merkezinde yer alan kadınlara odaklanıyor ve bu karakterlerin film mekânıyla kurduğu bağlara Deleuze ve Guattari nin geliştirdiği şizoanaliz perspektifinden kadın oluş ve azınlıksal kavramlarının imkânlarından yararlanarak bakıyor Bu hikâyelerdeki kadınlar kendine ait huzurlu bir evi olmayan ya yaşanmaz bir evden nasıl çıkacağını bilemeyen ya da erkek egemen kamusal ulusal alanda bir köşeye kıstırılmış kadınlar Bazıları tam da bu tür kıstırılmışlıkları anlattığı için eleştirilmiş hatta zaman zaman kadın düşmanı olmakla suçlanmış olan bu filmlere başka türlü de bakabileceğimizi gösteriyor Pekerman Film mekânıyla kurduğu bir tür bağın kadına içinde bulunduğu ya da zorla tutulduğu alanda var olabilmesini ve kendisine uygulanan ataerkil baskılara direnebilmesini sağlayan bir yer açtığını ileri sürüyor Hem film analizi hem de feminist kültürel çalışmalar alanına önemli ve özgün bir katkı Yayınevi METİS YAYINLARI Yazar SERAZER PEKERMAN Sayfa Sayısı 264 SAYFA Yıl 2012

Metis
İspanya İran Danimarka ve Türkiye nin Almadóvar Kiarostami Lars von Trier Zeki Demirkubuz Nuri Bilge Ceylan gibi öne çıkan yaratıcı yönetmenleri tarafından üretilmiş kadın merkezli filmlerin ortak özellikleri üzerine yetkin bir inceleme Pekerman hikâyelerin merkezinde yer alan kadınlara odaklanıyor ve bu karakterlerin film mekânıyla kurduğu bağlara Deleuze ve Guattari nin geliştirdiği şizoanaliz perspektifinden kadın oluş ve azınlıksal kavramlarının imkânlarından yararlanarak bakıyor Bu hikâyelerdeki kadınlar kendine ait huzurlu bir evi olmayan ya yaşanmaz bir evden nasıl çıkacağını bilemeyen ya da erkek egemen kamusal ulusal alanda bir köşeye kıstırılmış kadınlar Bazıları tam da bu tür kıstırılmışlıkları anlattığı için eleştirilmiş hatta zaman zaman kadın düşmanı olmakla suçlanmış olan bu filmlere başka türlü de bakabileceğimizi gösteriyor Pekerman Film mekânıyla kurduğu bir tür bağın kadına içinde bulunduğu ya da zorla tutulduğu alanda var olabilmesini ve kendisine uygulanan ataerkil baskılara direnebilmesini sağlayan bir yer açtığını ileri sürüyor Hem film analizi hem de feminist kültürel çalışmalar alanına önemli ve özgün bir katkı

Metis Yayınları
İspanya İran Danimarka ve Türkiye nin Almodóvar Kiarostami Lars von Trier Zeki Demirkubuz Nuri Bilge Ceylan gibi öne çıkan yaratıcı yönetmenleri tarafından üretilmiş kadın merkezli filmlerin ortak özellikleri üzerine yetkin bir inceleme Pekerman hikâyelerin merkezinde yer alan kadınlara odaklanıyor ve bu karakterlerin film mekânıyla kurduğu bağlara Deleuze ve Guattari nin geliştirdiği şizoanaliz perspektifinden kadın oluş ve azınlıksal kavramlarının imkânlarından yararlanarak bakıyor Film Dilinde Mahrem de İspanya İran Danimarka ve Türkiye nin öne çıkan yaratıcı yönetmenleri auteur tarafından üretilmiş kadın merkezli bazı filmleri inceledim Bu filmleri bir araya getiren en önemli ortak özellikler kadın karakterler ve mekân kurgusudur Ben bu çalışmada hikâyelerin merkezinde yer alan kadınlara odaklanıyor ve bu karakterlerin film mekânıyla kurduğu bağlara bakıyorum Bu hikâyelerdeki kadınlar kendine ait huzurlu bir evi olmayan ya yaşanmaz bir evden nasıl çıkacağını bilemeyen ya da erkek egemen kamusal alanda bir köşeye kıstırılmış kadınlardır Film mekânıyla kurduğu bir tür bağ kadına içinde bulunduğu ya da zorla tutulduğu alanda var olabilecek ve kendisine uygulanan baskılara direnebilecek bir yer açar Aslı Özgen Tuncer Film Dilinde Mahrem Mekânın Politikası Altyazı Aylık Sinema Dergisi Şubat 2013 Dünyanın aslında teorilerle veya filmlerle değil sokaklarda çınlayan kadın kahkahalarıyla değişebileceğine inananlara adanan Film Dilinde Mahrem ulusötesi yaratıcı yönetmen sinemalarında kadın karakterlerin ataerkil mekân örgüsünü dönüştürme yollarının izini sürüyor Gül Yaşartürk Sinema Kadın Mekan Birgün Kitap Eki 7 Kasım 2014 Serazer Pakerman ın St Andrews Üniversitesi nde yazdığı doktora tezinin kitaplaştırılmış hali olan Film Dilinde Mahrem Deleuzeyen kavramların anlaşılamama derdini ortadan kaldırıyor bunu da kuram ve analizi birleştirdiği film örnekleriyle yapıyor Yazar farklı ülke ve dönem filmleri arasında akrabalık kurmasının yanında hafıza hareket ve sınırlar başlıkları altında ele aldığı kadın karakterleri de adeta tek bir öykü çatısı altında birleştiriyor Ancak kitapta gündelik konuşma dilinde kullandığımız kimi kelimeler ifadelerle adam kadına zorla sahip olur aynen takılmak gariban karşılaşmak akademik dile zaman zaman gölge düşürüyor Kitabın giriş bölümü analizlerde kullanılan kavramların açıklamalarını içeriyor genel olarak Yazar analizlerinde şizoanalizn açıklamasının ardından feminist kuramla şizoanalizi birleştiriyor Şizoanalizi anlamak için önemli olan temel kavramlardan oluş ve çoğunluksal güç tanımlarını yaparken çoğunluksal politikanın yerleşik öznesinin erkek olduğunu bize direniş alanı açacak olanınsa azınlıksal kadın olduğunu azınlık ve azınlıksal arasındaki farkın altını çizerek belirtiyor