Filmin Ağlanacak Yeri — Muhsin Macit

Filmin Ağlanacak Yeri
Muhsin MacitTimaş Yayınları
Filmin Ağlanacak Yeri
Muhsin MacitMuhsin Macit divan edebiyatı uzmanı bir profesör ama bu öyküleri okudukça bir Anadolu profesörüyle karşı karşıya olduğunuzu anlıyorsunuz Kitap kamyon şoförlüğüyle edebiyat öğretmenliği arasında sıkışıp kalmış bir gencin öyküleriyle başlıyor ve ardından yazarın hayatının çeşitli dönemlerinden yirmi adet anı öykü peş peşe sıralanıyor Bir süre sonra bu anı öyküler kişisel olmaktan çıkıp bizi de alakadar etmeye başlıyor Anadolunun son 30 40 senelik serüveni sosyal kültürel durumları bu öykülerle birlikte yer yer mizahi yer yer dramatik trajik ama her seferinde etkileyici olarak getiriliyor karşımıza Macit Anadolulular olarak aşırı şehirlilikle bir türlü sobeleyen olamadığımız saklambaç yakalamaç oyunlarına girişmemizden rahatsız Bize doğrultulan kamera ve mikrofonlara inat çekinmeksizin karda kızak üstünde çocukluk ve naifliğe selam çakmayı bütün bunlara yeğliyor Tamaraların Alilerin öykülerini dinledikçe bu coğrafyada meczup bir rüzgâr gibi dolaşan bu öykülerin her an sizi de gelip çarpabileceği ümidine kapılıp memnuniyetle yanağınızı uzatıp çarpılmayı beklemeye koyuluyorsunuz Sözü Muhsin Macite bırakalım Ömrün son veda toplantısında hısım akrabanın bir araya geldiğini birbirini sevmek için ölümü beklediklerini sen nerden bilecektin Sonra bilgiç bir edayla ekledi Bu mübarek öyle bir çiçektir ki olgunlaşmadan açmaz Şu minnacık dalın olgunlaşmasını beklemek sabır ister İstediği sabır olsun dedik Daha evvel öküzlerin boynuna astıkları boncukları traktörlere taktılar Traktör seslerine Orhan Gencebayın Ferdi Tayfurun sesleri karıştı Narmanlı Sümmanînin torunlarını gençler tanımaz oldu Seyitgilin radyo yerini Grundig marka radyolu teyplere bıraktı Sen beni anlarsın Van Gölü Yine ben aşka hasrete ve ölüme dair konuşacağım Yine gözyaşlarımı kalbime akıtacağım Yine yüreğim kabardıkça kabaracak ama başımı Süphan gibi Artos gibi dik tutacağım Seninle baş başa kalınca senin gibi kabıma sığmaz taşarsam kimseye söyleme he mi

Timaş Yayınları
Muhsin Macit divan edebiyatı uzmanı bir profesör ama bu öyküleri okudukça bir Anadolu profesörüyle karşı karşıya olduğunuzu anlıyorsunuz Kitap kamyon şoförlüğüyle edebiyat öğretmenliği arasında sıkışıp kalmış bir gencin öyküleriyle başlıyor ve ardından yazarın hayatının çeşitli dönemlerinden yirmi adet anı öykü peş peşe sıralanıyor Bir süre sonra bu anı öyküler kişisel olmaktan çıkıp bizi de alakadar etmeye başlıyor Anadolunun son 30 40 senelik serüveni sosyal kültürel durumları bu öykülerle birlikte yer yer mizahi yer yer dramatik trajik ama her seferinde etkileyici olarak getiriliyor karşımıza Macit Anadolulular olarak aşırı şehirlilikle bir türlü sobeleyen olamadığımız saklambaç yakalamaç oyunlarına girişmemizden rahatsız Bize doğrultulan kamera ve mikrofonlara inat çekinmeksizin karda kızak üstünde çocukluk ve naifliğe selam çakmayı bütün bunlara yeğliyor Tamaraların Alilerin öykülerini dinledikçe bu coğrafyada meczup bir rüzgâr gibi dolaşan bu öykülerin her an sizi de gelip çarpabileceği ümidine kapılıp memnuniyetle yanağınızı uzatıp çarpılmayı beklemeye koyuluyorsunuz Sözü Muhsin Macite bırakalım Ömrün son veda toplantısında hısım akrabanın bir araya geldiğini birbirini sevmek için ölümü beklediklerini sen nerden bilecektin Sonra bilgiç bir edayla ekledi Bu mübarek öyle bir çiçektir ki olgunlaşmadan açmaz Şu minnacık dalın olgunlaşmasını beklemek sabır ister İstediği sabır olsun dedik Daha evvel öküzlerin boynuna astıkları boncukları traktörlere taktılar Traktör seslerine Orhan Gencebayın Ferdi Tayfurun sesleri karıştı Narmanlı Sümmanînin torunlarını gençler tanımaz oldu Seyitgilin radyo yerini Grundig marka radyolu teyplere bıraktı Sen beni anlarsın Van Gölü Yine ben aşka hasrete ve ölüme dair konuşacağım Yine gözyaşlarımı kalbime akıtacağım Yine yüreğim kabardıkça kabaracak ama başımı Süphan gibi Artos gibi dik tutacağım Seninle baş başa kalınca senin gibi kabıma sığmaz taşarsam kimseye söyleme he mi

Timaş Yayınları
çev. Rifat Özçöllü
img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img
Filmin Ağlanacak Yeri
Muhsin Macit
Profil Yayıncılık
Gaz lambası evin ahşap tavanında ve alçıyla sıvanmış duvarında bin türlü oyun oynuyor Pencere ve kapı aralığından sızan esintinin etkisiyle lambanın ışığı duvarda yeni bir gösterinin ilk provalarını sunuyor Tanıdık bildik şekiller dağlar ve vadiler oluşuyor duvarda Gaz lambasının kısık alevi odamızı büyülü masal âlemine çeviriyor Yatmadan önce annemden dinlediğim peri kızı tavan arasında bir görünüp bir kayboluyor Aç kalan yavrularına ot getirmek için uzaklaşan keçi gidip dönmüyor Biçare oğlaklar sabırsızlıktan kapıyı açtıklarında insafsız kurdun saldırısına uğruyorlar Korkuyorum

Profil Yayıncılık
Gaz lambası evin ahşap tavanında ve alçıyla sıvanmış duvarında bin türlü oyun oynuyor Pencere ve kapı aralığından sızan esintinin etkisiyle lambanın ışığı duvarda yeni bir gösterinin ilk provalarını sunuyor Tanıdık bildik şekiller dağlar ve vadiler oluşuyor duvarda Gaz lambasının kısık alevi odamızı büyülü masal âlemine çeviriyor Yatmadan önce annemden dinlediğim peri kızı tavan arasında bir görünüp bir kayboluyor Aç kalan yavrularına ot getirmek için uzaklaşan keçi gidip dönmüyor Biçare oğlaklar sabırsızlıktan kapıyı açtıklarında insafsız kurdun saldırısına uğruyorlar Korkuyorum

PROFİL KİTAP
Gaz lambası evin ahşap tavanında ve alçıyla sıvanmış duvarında bin türlü oyun oynuyor Pencere ve kapı aralığından sızan esintinin etkisiyle lambanın ışığı duvarda yeni bir gösterinin ilk provalarını sunuyor Tanıdık bildik şekiller dağlar ve vadiler oluşuyor duvarda Gaz lambasının kısık alevi odamızı büyülü masal âlemine çeviriyor Yatmadan önce annemden dinlediğim peri kızı tavan arasında bir görünüp bir kayboluyor Aç kalan yavrularına ot getirmek için uzaklaşan keçi gidip dönmüyor Biçare oğlaklar sabırsızlıktan kapıyı açtıklarında insafsız kurdun saldırısına uğruyorlar Korkuyorum

TİMAŞ YAYINLARI
Muhsin Macit divan edebiyatı uzmanı bir profesör ama bu öyküleri okudukça bir Anadolu profesörü yle karşı karşıya olduğunuzu anlıyorsunuz Kitap kamyon şoförlüğüyle edebiyat öğretmenliği arasında sıkışıp kalmış bir gencin öyküleriyle başlıyor ve ardından yazarın hayatının çeşitli dönemlerinden yirmi adet anı öykü peş peşe sıralanıyor Bir süre sonra bu anı öyküler kişisel olmaktan çıkıp bizi de alakadar etmeye başlıyor Anadolu nun son 30 40 senelik serüveni sosyal kültürel durumları bu öykülerle birlikte yer yer mizahi yer yer dramatik trajik ama her seferinde etkileyici olarak getiriliyor karşımıza Macit Anadolulular olarak aşırı şehirlilik le bir türlü sobeleyen olamadığımız saklambaç yakalamaç oyunlarına girişmemizden rahatsız Bize doğrultulan kamera ve mikrofonlara inat çekinmeksizin karda kızak üstünde çocukluk ve naifliğe selam çakmayı bütün bunlara yeğliyor Tamara ların Ali lerin öykülerini dinledikçe bu coğrafyada meczup bir rüzgâr gibi dolaşan bu öykülerin her an sizi de gelip çarpabileceği ümidine kapılıp memnuniyetle yanağınızı uzatıp çarpılmayı beklemeye koyuluyorsunuz Sözü Muhsin Macit e bırakalım Ömrün son veda toplantısında hısım akrabanın bir araya geldiğini birbirini sevmek için ölümü beklediklerini sen nerden bilecektin Sonra bilgiç bir edayla ekledi Bu mübarek öyle bir çiçektir ki olgunlaşmadan açmaz Şu minnacık dalın olgunlaşmasını beklemek sabır ister İstediği sabır olsun dedik Daha evvel öküzlerin boynuna astıkları boncukları traktörlere taktılar Traktör seslerine Orhan Gencebay ın Ferdi Tayfur un sesleri karıştı Narmanlı Sümmanî nin torunlarını gençler tanımaz oldu Seyitgil in radyo yerini Grundig marka radyolu teyplere bıraktı Sen beni anlarsın Van Gölü Yine ben aşka hasrete ve ölüme dair konuşacağım Yine gözyaşlarımı kalbime akıtacağım Yine yüreğim kabardıkça kabaracak ama başımı Süphan gibi Artos gibi dik tutacağım Seninle baş başa kalınca senin gibi kabıma sığmaz taşarsam kimseye söyleme he mi