Fırıncı Babanın Laneti — Mehmet Ali Güzel

Fırıncı Babanın Laneti
Mehmet Ali GüzelCinius Yayınları
Fırıncı Babanın Laneti
Mehmet Ali GüzelMorlak bir insan değildi O karanlığın içinden doğmuş bir gölgeydi Bedeni tam seçilemezdi Baktıkça şekli değişir göz ucuyla görüldüğünde daha belirginleşirdi Yüzü yoktu Ama baktığını hissederdin Gözlerinin olması gereken yerde iki derin boşluk vardı ve o boşluklardan insanın içine işleyen soğuk bir ürperti yayılırdı O kapı çalmazdı aslında insanın vicdanına vururdu En çok da geceleri gelirdi Sessizlik çöktüğünde herkes uyuduğunu sandığında O pişmanlıkların arasından sızar korkularla beslenirdi

Cinius
Morlak bir insan değildi O karanlığın içinden doğmuş bir gölgeydi Bedeni tam seçilemezdi Baktıkça şekli değişir göz ucuyla görüldüğünde daha belirginleşirdi Yüzü yoktu Ama baktığını hissederdin Gözlerinin olması gereken yerde iki derin boşluk vardı ve o boşluklardan insanın içine işleyen soğuk bir ürperti yayılırdı O kapı çalmazdı aslında insanın vicdanına vururdu En çok da geceleri gelirdi Sessizlik çöktüğünde herkes uyuduğunu sandığında O pişmanlıkların arasından sızar korkularla beslenirdi Tanıtım Bülteninden

Cinius Yayınları
Morlak bir insan değildi O karanlığın içinden doğmuş bir gölgeydi Bedeni tam seçilemezdi Baktıkça şekli değişir göz ucuyla görüldüğünde daha belirginleşirdi Yüzü yoktu Ama baktığını hissederdin Gözlerinin olması gereken yerde iki derin boşluk vardı ve o boşluklardan insanın içine işleyen soğuk bir ürperti yayılırdı O kapı çalmazdı aslında insanın vicdanına vururdu En çok da geceleri gelirdi Sessizlik çöktüğünde herkes uyuduğunu sandığında O pişmanlıkların arasından sızar korkularla beslenirdi

Cinius Yayınları
Morlak bir insan değildi O karanlığın içinden doğmuş bir gölgeydi Bedeni tam seçilemezdi Baktıkça şekli değişir göz ucuyla görüldüğünde daha belirginleşirdi Yüzü yoktu Ama baktığını hissederdin Gözlerinin olması gereken yerde iki derin boşluk vardı ve o boşluklardan insanın içine işleyen soğuk bir ürperti yayılırdı O kapı çalmazdı aslında insanın vicdanına vururdu En çok da geceleri gelirdi Sessizlik çöktüğünde herkes uyuduğunu sandığında O pişmanlıkların arasından sızar korkularla beslenirdi

CİNİUS YAYINLARI
Morlak bir insan değildi O karanlığın içinden doğmuş bir gölgeydi Bedeni tam seçilemezdi Baktıkça şekli değişir göz ucuyla görüldüğünde daha belirginleşirdi Yüzü yoktu Ama baktığını hissederdin Gözlerinin olması gereken yerde iki derin boşluk vardı ve o boşluklardan insanın içine işleyen soğuk bir ürperti yayılırdı O kapı çalmazdı aslında insanın vicdanına vururdu En çok da geceleri gelirdi Sessizlik çöktüğünde herkes uyuduğunu sandığında O pişmanlıkların arasından sızar korkularla beslenirdi

Cinius Yayınları
Morlak bir insan değildi O karanlığın içinden doğmuş bir gölgeydi Bedeni tam seçilemezdi Baktıkça şekli değişir göz ucuyla görüldüğünde daha belirginleşirdi Yüzü yoktu Ama baktığını hissederdin Gözlerinin olması gereken yerde iki derin boşluk vardı ve o boşluklardan insanın içine işleyen soğuk bir ürperti yayılırdı O kapı çalmazdı aslında insanın vicdanına vururdu En çok da geceleri gelirdi Sessizlik çöktüğünde herkes uyuduğunu sandığında O pişmanlıkların arasından sızar korkularla beslenirdi

Cinius
Morlak bir insan değildi O karanlığın içinden doğmuş bir gölgeydi Bedeni tam seçilemezdi Baktıkça şekli değişir göz ucuyla görüldüğünde daha belirginleşirdi Yüzü yoktu Ama baktığını hissederdin Gözlerinin olması gereken yerde iki derin boşluk vardı ve o boşluklardan insanın içine işleyen soğuk bir ürperti yayılırdı O kapı çalmazdı aslında insanın vicdanına vururdu En çok da geceleri gelirdi Sessizlik çöktüğünde herkes uyuduğunu sandığında O pişmanlıkların arasından sızar korkularla beslenirdi