MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Folklor ve Sinema — Ahmet Özgür Güvenç

Folklor ve Sinema
295,85
Fotoğraf Sinema TiyatroFotoğraf Sinema ve Tiyatro KitaplarıSinema İnceleme

Folklor ve Sinema

Ahmet Özgür Güvenç

Ötüken Neşriyat

2020438 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Folklor ve Sinema

Ahmet Özgür Güvenç

20 yüzyılın anlatısı sinemadır Çok kısa bir zaman içinde hükmünü tüm kıtalara yaymış anlatı türünün eski ve saygın ürünlerini bile kendisine ram etmiştir İnsanın anlatıyı görmek iştiyakı her direnci kırmış talep kendisini herkese dayatmıştır Üstelik bu süreçte başlangıçta salt eğlence olan bir sektör evrimi içinde Yedinci Sanat lığa terfi etmiştir Çünkü sinema her anlatı gibi öyle ya da böyle insanlık durumuyla yakından ilişkilidir İnsan ve onun tüm bağıntıları her zaman sinemanın merkezinde olmuştur İster üçüncü sınıf bir korku filmi isterse bir sinema klasiği olsun her ikisinde de insana ait bir öz vardır Bu öz sinemayı vazgeçilmez kılmaktadır Bu noktada insana dokunan bir sanatın geleneği boşlaması düşünülemez Çok erken devirlerden itibaren sinemada geleneksel hayatın çeşitli sahnelerinin öyle ya da böyle arzıendam ettiği görülmektedir Türk sineması da bu gerçeğin dışında kalmamıştır Hiç ummadığınız bir filmin fonunda bile gerçek hayatın aktığını görürsünüz ki bu Türk sinemasını hayatın gizli bir şahidi kılmaktadır Öte yandan 1940 lı yıllardan itibaren giderek artan geleneksel ögelerin işlendiği filmler devirden devire değişen bir gözle yansıtılsa da her zaman önemini korumuştur Ahmet Özgür Güvenç in kitabı bize halkbilimi gözlüğüyle filmlere nasıl bakılabileceğinin bir modelini sunuyor Görüntü ses ve metin merkezli üçlü bir araştırma modeli öneren kitaba bu sebeple bir yöntem denemesi dememiz de mümkündür Böylece bu özgün çalışma bir film incelemesi kataloğu olmanın çok uzağında ve filmleri merkeze koyup birtakım unsurları mercek altına alan bir yaklaşımı yok Bunun yerine Güvenç sinemanın folklorun bir kaynağı olabileceği tezini vukufla ele alıyor Folklorcu endişelerini beyaz perdede görmeyi merak ediyorsanız bir bilet de siz alın ve temaşa başlas

Kitap Sepeti
315,25

Ötüken Neşriyat

2020438 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

20 yüzyılın anlatısı sinemadır Çok kısa bir zaman içinde hükmünü tüm kıtalara yaymış anlatı türünün eski ve saygın ürünlerini bile kendisine ram etmiştir İnsanın anlatıyı görmek iştiyakı her direnci kırmış talep kendisini herkese dayatmıştır Üstelik bu süreçte başlangıçta salt eğlence olan bir sektör evrimi içinde Yedinci Sanat lığa terfi etmiştir Çünkü sinema her anlatı gibi öyle ya da böyle insanlık durumuyla yakından ilişkilidir İnsan ve onun tüm bağıntıları her zaman sinemanın merkezinde olmuştur İster üçüncü sınıf bir korku filmi isterse bir sinema klasiği olsun her ikisinde de insana ait bir öz vardır Bu öz sinemayı vazgeçilmez kılmaktadır Bu noktada insana dokunan bir sanatın geleneği boşlaması düşünülemez Çok erken devirlerden itibaren sinemada geleneksel hayatın çeşitli sahnelerinin öyle ya da böyle arzıendam ettiği görülmektedir Türk sineması da bu gerçeğin dışında kalmamıştır Hiç ummadığınız bir filmin fonunda bile gerçek hayatın aktığını görürsünüz ki bu Türk sinemasını hayatın gizli bir şahidi kılmaktadır Öte yandan 1940 lı yıllardan itibaren giderek artan geleneksel ögelerin işlendiği filmler devirden devire değişen bir gözle yansıtılsa da her zaman önemini korumuştur Ahmet Özgür Güvenç in kitabı bize halkbilimi gözlüğüyle filmlere nasıl bakılabileceğinin bir modelini sunuyor Görüntü ses ve metin merkezli üçlü bir araştırma modeli öneren kitaba bu sebeple bir yöntem denemesi dememiz de mümkündür Böylece bu özgün çalışma bir film incelemesi kataloğu olmanın çok uzağında ve filmleri merkeze koyup birtakım unsurları mercek altına alan bir yaklaşımı yok Bunun yerine Güvenç sinemanın folklorun bir kaynağı olabileceği tezini vukufla ele alıyor Folklorcu endişelerini beyaz perdede görmeyi merak ediyorsanız bir bilet de siz alın ve temaşa başlasın

Teklif Kitap
334,70

Ötüken Neşriyat

2020-09-151. baskı438 sf.
Karton135-210-0Kitap KağıdıTürkçe
Teklif Kitap

20 yüzyılın anlatısı sinemadır Çok kısa bir zaman içinde hükmünü tüm kıtalara yaymış anlatı türünün eski ve saygın ürünlerini bile kendisine ram etmiştir İnsanın anlatıyı görmek iştiyakı her direnci kırmış talep kendisini herkese dayatmıştır Üstelik bu süreçte başlangıçta salt eğlence olan bir sektör evrimi içinde Yedinci Sanat lığa terfi etmiştir Çünkü sinema her anlatı gibi öyle ya da böyle insanlık durumuyla yakından ilişkilidir İnsan ve onun tüm bağıntıları her zaman sinemanın merkezinde olmuştur İster üçüncü sınıf bir korku filmi isterse bir sinema klasiği olsun her ikisinde de insana ait bir öz vardır Bu öz sinemayı vazgeçilmez kılmaktadır Bu noktada insana dokunan bir sanatın geleneği boşlaması düşünülemez Çok erken devirlerden itibaren sinemada geleneksel hayatın çeşitli sahnelerinin öyle ya da böyle arzıendam ettiği görülmektedir Türk sineması da bu gerçeğin dışında kalmamıştır Hiç ummadığınız bir filmin fonunda bile gerçek hayatın aktığını görürsünüz ki bu Türk sinemasını hayatın gizli bir şahidi kılmaktadır Öte yandan 1940 lı yıllardan itibaren giderek artan geleneksel ögelerin işlendiği filmler devirden devire değişen bir gözle yansıtılsa da her zaman önemini korumuştur Ahmet Özgür Güvenç in kitabı bize halkbilimi gözlüğüyle filmlere nasıl bakılabileceğinin bir modelini sunuyor Görüntü ses ve metin merkezli üçlü bir araştırma modeli öneren kitaba bu sebeple bir yöntem denemesi dememiz de mümkündür Böylece bu özgün çalışma bir film incelemesi kataloğu olmanın çok uzağında ve filmleri merkeze koyup birtakım unsurları mercek altına alan bir yaklaşımı yok Bunun yerine Güvenç sinemanın folklorun bir kaynağı olabileceği tezini vukufla ele alıyor Folklorcu endişelerini beyaz perdede görmeyi merak ediyorsanız bir bilet de siz alın ve temaşa başlas

BKM Kitap
339,50

Ötüken Neşriyat

2020438 sf.
Ciltsiz
BKM Kitap

20 yüzyılın anlatısı sinemadır Çok kısa bir zaman içinde hükmünü tüm kıtalara yaymış anlatı türünün eski ve saygın ürünlerini bile kendisine ram etmiştir İnsanın anlatıyı görmek iştiyakı her direnci kırmış talep kendisini herkese dayatmıştır Üstelik bu süreçte başlangıçta salt eğlence olan bir sektör evrimi içinde Yedinci Sanat lığa terfi etmiştir Çünkü sinema her anlatı gibi öyle ya da böyle insanlık durumuyla yakından ilişkilidir İnsan ve onun tüm bağıntıları her zaman sinemanın merkezinde olmuştur İster üçüncü sınıf bir korku filmi isterse bir sinema klasiği olsun her ikisinde de insana ait bir öz vardır Bu öz sinemayı vazgeçilmez kılmaktadır Bu noktada insana dokunan bir sanatın geleneği boşlaması düşünülemez Çok erken devirlerden itibaren sinemada geleneksel hayatın çeşitli sahnelerinin öyle ya da böyle arzıendam ettiği görülmektedir Türk sineması da bu gerçeğin dışında kalmamıştır Hiç ummadığınız bir filmin fonunda bile gerçek hayatın aktığını görürsünüz ki bu Türk sinemasını hayatın gizli bir şahidi kılmaktadır Öte yandan 1940 lı yıllardan itibaren giderek artan geleneksel ögelerin işlendiği filmler devirden devire değişen bir gözle yansıtılsa da her zaman önemini korumuştur Ahmet Özgür Güvenç in kitabı bize halkbilimi gözlüğüyle filmlere nasıl bakılabileceğinin bir modelini sunuyor Görüntü ses ve metin merkezli üçlü bir araştırma modeli öneren kitaba bu sebeple bir yöntem denemesi dememiz de mümkündür Böylece bu özgün çalışma bir film incelemesi kataloğu olmanın çok uzağında ve filmleri merkeze koyup birtakım unsurları mercek altına alan bir yaklaşımı yok Bunun yerine Güvenç sinemanın folklorun bir kaynağı olabileceği tezini vukufla ele alıyor Folklorcu endişelerini beyaz perdede görmeyi merak ediyorsanız bir bilet de siz alın ve temaşa başlasın

Kitap Ambarı
363,75

Ötüken Neşriyat

Eylül 2020438 sf.
Karton Kapak13,5 cm x 21 cm
Kitap Ambarı

20 yüzyılın anlatısı sinemadır Çok kısa bir zaman içinde hükmünü tüm kıtalara yaymış anlatı türünün eski ve saygın ürünlerini bile kendisine ram etmiştir İnsanın anlatıyı görmek iştiyakı her direnci kırmış talep kendisini herkese dayatmıştır Üstelik bu süreçte başlangıçta salt eğlence olan bir sektör evrimi içinde Yedinci Sanat lığa terfi etmiştir Çünkü sinema her anlatı gibi öyle ya da böyle insanlık durumuyla yakından ilişkilidir İnsan ve onun tüm bağıntıları her zaman sinemanın merkezinde olmuştur İster üçüncü sınıf bir korku filmi isterse bir sinema klasiği olsun her ikisinde de insana ait bir öz vardır Bu öz sinemayı vazgeçilmez kılmaktadır Bu noktada insana dokunan bir sanatın geleneği boşlaması düşünülemez Çok erken devirlerden itibaren sinemada geleneksel hayatın çeşitli sahnelerinin öyle ya da böyle arzıendam ettiği görülmektedir Türk sineması da bu gerçeğin dışında kalmamıştır Hiç ummadığınız bir filmin fonunda bile gerçek hayatın aktığını görürsünüz ki bu Türk sinemasını hayatın gizli bir şahidi kılmaktadır Öte yandan 1940 lı yıllardan itibaren giderek artan geleneksel ögelerin işlendiği filmler devirden devire değişen bir gözle yansıtılsa da her zaman önemini korumuştur Ahmet Özgür Güvenç in kitabı bize halkbilimi gözlüğüyle filmlere nasıl bakılabileceğinin bir modelini sunuyor Görüntü ses ve metin merkezli üçlü bir araştırma modeli öneren kitaba bu sebeple bir yöntem denemesi dememiz de mümkündür Böylece bu özgün çalışma bir film incelemesi kataloğu olmanın çok uzağında ve filmleri merkeze koyup birtakım unsurları mercek altına alan bir yaklaşımı yok Bunun yerine Güvenç sinemanın folklorun bir kaynağı olabileceği tezini vukufla ele alıyor Folklorcu endişelerini beyaz perdede görmeyi merak ediyorsanız bir bilet de siz alın ve temaşa başlasın

Ötüken Neşriyat
388,00

Ötüken Neşriyat

Eylül 20201. baskı438 sf.
13,5 cm x 21 cm
Ötüken Neşriyat

20 yüzyılın anlatısı sinemadır Çok kısa bir zaman içinde hükmünü tüm kıtalara yaymış anlatı türünün eski ve saygın ürünlerini bile kendisine ram etmiştir İnsanın anlatıyı görmek iştiyakı her direnci kırmış talep kendisini herkese dayatmıştır Üstelik bu süreçte başlangıçta salt eğlence olan bir sektör evrimi içinde Yedinci Sanat lığa terfi etmiştir Çünkü sinema her anlatı gibi öyle ya da böyle insanlık durumuyla yakından ilişkilidir İnsan ve onun tüm bağıntıları her zaman sinemanın merkezinde olmuştur İster üçüncü sınıf bir korku filmi isterse bir sinema klasiği olsun her ikisinde de insana ait bir öz vardır Bu öz sinemayı vazgeçilmez kılmaktadır Bu noktada insana dokunan bir sanatın geleneği boşlaması düşünülemez Çok erken devirlerden itibaren sinemada geleneksel hayatın çeşitli sahnelerinin öyle ya da böyle arzıendam ettiği görülmektedir Türk sineması da bu gerçeğin dışında kalmamıştır Hiç ummadığınız bir filmin fonunda bile gerçek hayatın aktığını görürsünüz ki bu Türk sinemasını hayatın gizli bir şahidi kılmaktadır Öte yandan 1940 lı yıllardan itibaren giderek artan geleneksel ögelerin işlendiği filmler devirden devire değişen bir gözle yansıtılsa da her zaman önemini korumuştur Ahmet Özgür Güvenç in kitabı bize halkbilimi gözlüğüyle filmlere nasıl bakılabileceğinin bir modelini sunuyor Görüntü ses ve metin merkezli üçlü bir araştırma modeli öneren kitaba bu sebeple bir yöntem denemesi dememiz de mümkündür Böylece bu özgün çalışma bir film incelemesi kataloğu olmanın çok uzağında ve filmleri merkeze koyup birtakım unsurları mercek altına alan bir yaklaşımı yok Bunun yerine Güvenç sinemanın folklorun bir kaynağı olabileceği tezini vukufla ele alıyor Folklorcu endişelerini beyaz perdede görmeyi merak ediyorsanız bir bilet de siz alın ve temaşa başlasın

Pandora
388,00

Ötüken

2020438 sf.
Pandora

20 yüzyılın anlatısı sinemadır Çok kısa bir zaman içinde hükmünü tüm kıtalara yaymış anlatı türünün eski ve saygın ürünlerini bile kendisine ram etmiştir İnsanın anlatıyı görmek iştiyakı her direnci kırmış talep kendisini herkese dayatmıştır Üstelik bu süreçte başlangıçta salt eğlence olan bir sektör evrimi içinde Yedinci Sanat lığa terfi etmiştir Çünkü sinema her anlatı gibi öyle ya da böyle insanlık durumuyla yakından ilişkilidir İnsan ve onun tüm bağıntıları her zaman sinemanın merkezinde olmuştur İster üçüncü sınıf bir korku filmi isterse bir sinema klasiği olsun her ikisinde de insana ait bir öz vardır Bu öz sinemayı vazgeçilmez kılmaktadır Bu noktada insana dokunan bir sanatın geleneği boşlaması düşünülemez Çok erken devirlerden itibaren sinemada geleneksel hayatın çeşitli sahnelerinin öyle ya da böyle arzıendam ettiği görülmektedir Türk sineması da bu gerçeğin dışında kalmamıştır Hiç ummadığınız bir filmin fonunda bile gerçek hayatın aktığını görürsünüz ki bu Türk sinemasını hayatın gizli bir şahidi kılmaktadır Öte yandan 1940 lı yıllardan itibaren giderek artan geleneksel ögelerin işlendiği filmler devirden devire değişen bir gözle yansıtılsa da her zaman önemini korumuştur Ahmet Özgür Güvenç in kitabı bize halkbilimi gözlüğüyle filmlere nasıl bakılabileceğinin bir modelini sunuyor Görüntü ses ve metin merkezli üçlü bir araştırma modeli öneren kitaba bu sebeple bir yöntem denemesi dememiz de mümkündür Böylece bu özgün çalışma bir film incelemesi kataloğu olmanın çok uzağında ve filmleri merkeze koyup birtakım unsurları mercek altına alan bir yaklaşımı yok Bunun yerine Güvenç sinemanın folklorun bir kaynağı olabileceği tezini vukufla ele alıyor Folklorcu endişelerini beyaz perdede görmeyi merak ediyorsanız bir bilet de siz alın ve temaşa başlasın

Ucuz Kitap Al
388,00

Ötüken Neşriyat

Eylül 2020438 sf.
13.50x21.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Ahmet Özgür Güvenç tarafından kaleme alınan Folklor ve Sinema Ötüken Neşriyat eseri olarak okurlarla buluşuyor Folklor ve Sinema Ahmet Özgür Güvenç Kitap Özeti 20 yüzyılın anlatısı sinemadır Çok kısa bir zaman içinde hükmünü tüm kıtalara yaymış anlatı türünün eski ve saygın ürünlerini bile kendisine ram etmiştir İnsanın anlatıyı görmek iştiyakı her direnci kırmış talep kendisini herkese dayatmıştır Üstelik bu süreçte başlangıçta salt eğlence olan bir sektör evrimi içinde Yedinci Sanat lığa terfi etmiştir Çünkü sinema her anlatı gibi öyle ya da böyle insanlık durumuyla yakından ilişkilidir İnsan ve onun tüm bağıntıları her zaman sinemanın merkezinde olmuştur İster üçüncü sınıf bir korku filmi isterse bir sinema klasiği olsun her ikisinde de insana ait bir öz vardır Bu öz sinemayı vazgeçilmez kılmaktadır Bu noktada insana dokunan bir sanatın geleneği boşlaması düşünülemez Çok erken devirlerden itibaren sinemada geleneksel hayatın çeşitli sahnelerinin öyle ya da böyle arzıendam ettiği görülmektedir Türk sineması da bu gerçeğin dışında kalmamıştır Hiç ummadığınız bir filmin fonunda bile gerçek hayatın aktığını görürsünüz ki bu Türk sinemasını hayatın gizli bir şahidi kılmaktadır Öte yandan 1940 lı yıllardan itibaren giderek artan geleneksel ögelerin işlendiği filmler devirden devire değişen bir gözle yansıtılsa da her zaman önemini korumuştur Ahmet Özgür Güvenç in kitabı bize halkbilimi gözlüğüyle filmlere nasıl bakılabileceğinin bir modelini sunuyor Görüntü ses ve metin merkezli üçlü bir araştırma modeli öneren kitaba bu sebeple bir yöntem denemesi dememiz de mümkündür Böylece bu özgün çalışma bir film incelemesi kataloğu olmanın çok uzağında ve filmleri merkeze koyup birtakım unsurları mercek altına alan bir yaklaşımı yok Bunun yerine Güvenç sinemanın folklorun bir kaynağı olabileceği tezini vukufla ele alıyor Folklorcu endişelerini beyaz perdede görmeyi merak ediyorsanız bir bilet de siz alın ve temaşa başlasın Yayınevi Ötüken Neşriyat Yazar Ahmet Özgür Güvenç Sayfa 438 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Eylül 2020 Barkod 9786051559698 Kategori Fotoğraf Sinema Tiyatro

Nobel Kitap
402,55

Ötüken Neşriyat

2020438 sf.
Ciltsiz14x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

20 yüzyılın anlatısı sinemadır Çok kısa bir zaman içinde hükmünü tüm kıtalara yaymış anlatı türünün eski ve saygın ürünlerini bile kendisine ram etmiştir İnsanın anlatıyı görmek iştiyakı her direnci kırmış talep kendisini herkese dayatmıştır Üstelik bu süreçte başlangıçta salt eğlence olan bir sektör evrimi içinde Yedinci Sanat lığa terfi etmiştir Çünkü sinema her anlatı gibi öyle ya da böyle insanlık durumuyla yakından ilişkilidir İnsan ve onun tüm bağıntıları her zaman sinemanın merkezinde olmuştur İster üçüncü sınıf bir korku filmi isterse bir sinema klasiği olsun her ikisinde de insana ait bir öz vardır Bu öz sinemayı vazgeçilmez kılmaktadır Bu noktada insana dokunan bir sanatın geleneği boşlaması düşünülemez Çok erken devirlerden itibaren sinemada geleneksel hayatın çeşitli sahnelerinin öyle ya da böyle arzıendam ettiği görülmektedir Türk sineması da bu gerçeğin dışında kalmamıştır Hiç ummadığınız bir filmin fonunda bile gerçek hayatın aktığını görürsünüz ki bu Türk sinemasını hayatın gizli bir şahidi kılmaktadır Öte yandan 1940 lı yıllardan itibaren giderek artan geleneksel ögelerin işlendiği filmler devirden devire değişen bir gözle yansıtılsa da her zaman önemini korumuştur Ahmet Özgür Güvenç in kitabı bize halkbilimi gözlüğüyle filmlere nasıl bakılabileceğinin bir modelini sunuyor Görüntü ses ve metin merkezli üçlü bir araştırma modeli öneren kitaba bu sebeple bir yöntem denemesi dememiz de mümkündür Böylece bu özgün çalışma bir film incelemesi kataloğu olmanın çok uzağında ve filmleri merkeze koyup birtakım unsurları mercek altına alan bir yaklaşımı yok Bunun yerine Güvenç sinemanın folklorun bir kaynağı olabileceği tezini vukufla ele alıyor Folklorcu endişelerini beyaz perdede görmeyi merak ediyorsanız bir bilet de siz alın ve temaşa başlasın

D&R
436,50

Ötüken Neşriyat

20201. baskı438 sf.
13,5 x 212. HamurTürkçe
D&R

20 yüzyılın anlatısı sinemadır Çok kısa bir zaman içinde hükmünü tüm kıtalara yaymış anlatı türünün eski ve saygın ürünlerini bile kendisine ram etmiştir İnsanın anlatıyı görmek iştiyakı her direnci kırmış talep kendisini herkese dayatmıştır Üstelik bu süreçte başlangıçta salt eğlence olan bir sektör evrimi içinde Yedinci Sanat lığa terfi etmiştir Çünkü sinema her anlatı gibi öyle ya da böyle insanlık durumuyla yakından ilişkilidir İnsan ve onun tüm bağıntıları her zaman sinemanın merkezinde olmuştur İster üçüncü sınıf bir korku filmi isterse bir sinema klasiği olsun her ikisinde de insana ait bir öz vardır Bu öz sinemayı vazgeçilmez kılmaktadır Bu noktada insana dokunan bir sanatın geleneği boşlaması düşünülemez Çok erken devirlerden itibaren sinemada geleneksel hayatın çeşitli sahnelerinin öyle ya da böyle arzıendam ettiği görülmektedir Türk sineması da bu gerçeğin dışında kalmamıştır Hiç ummadığınız bir filmin fonunda bile gerçek hayatın aktığını görürsünüz ki bu Türk sinemasını hayatın gizli bir şahidi kılmaktadır Öte yandan 1940 lı yıllardan itibaren giderek artan geleneksel ögelerin işlendiği filmler devirden devire değişen bir gözle yansıtılsa da her zaman önemini korumuştur Ahmet Özgür Güvenç in kitabı bize halkbilimi gözlüğüyle filmlere nasıl bakılabileceğinin bir modelini sunuyor Görüntü ses ve metin merkezli üçlü bir araştırma modeli öneren kitaba bu sebeple bir yöntem denemesi dememiz de mümkündür Böylece bu özgün çalışma bir film incelemesi kataloğu olmanın çok uzağında ve filmleri merkeze koyup birtakım unsurları mercek altına alan bir yaklaşımı yok Bunun yerine Güvenç sinemanın folklorun bir kaynağı olabileceği tezini vukufla ele alıyor Folklorcu endişelerini beyaz perdede görmeyi merak ediyorsanız bir bilet de siz alın ve temaşa başlasın Tanıtım Bülteninden