Gayrinizami Harp Harb i Sagir Teorisi ve Türk Gayrinizami Harp Tarihi — Zeynel Levent

Gayrinizami Harp Harb i Sagir Teorisi ve Türk Gayrinizami Harp Tarihi
Zeynel LeventNobel Akademik Yayıncılık
Gayrinizami Harp Harb i Sagir Teorisi ve Türk Gayrinizami Harp Tarihi
Zeynel Leventİlk örnekleri ilkel insan topluluklarına kadar götürülebilecek olan gayrinizami harp geçmişte yalnızca zayıfın güçlüye karşı başvurduğu bir yöntem iken bugün güçlünün güçlüye hatta güçlünün zayıfa karşı uyguladığı bir harp türüne evrilmiştir Bir başka ifadeyle tarihî süreçte gayrinizami harp sürekli olarak form değiştirmiş ivme kazanmış ve uygulama alanı yıllara sâri olarak genişlemiştir Bu harp türünün Türk tarihindeki ilk somut örnekleri Avrupa ve Amerika daki uygulamalara nazaran oldukça erken bir tarih olarak kabul edilebilecek olan M Ö VI yüzyılda görülmüştür Osmanlı Devleti döneminde ise gayrinizami harbin en bilindik temsilcileri hafif süvari kuvveti hüviyetindeki Akıncılar ile istihbarat teşkilatı ve özel kuvvetleri aynı çatı altında toplayan kompakt bir yapı ve erken dönem bir gayrinizami harp örgütü olarak tanımlanabilecek olan Teşkilât ı Mahsusa dır Millî Mücadele döneminde ise Kuva yı Milliye İtilaf Devletleri konvansiyonel birliklerine karşı gerilla harbi yıkıcı faaliyetlerde bulunan azınlıklar ile ayrılıkçı gruplara karşı kontrgerilla harbi vermiş ve gerek gerilla gerek kontrgerilla harbi hükûmet çapında yürütülen psikolojik harp faaliyetleriyle desteklenmiştir Kadim Türk tarihi gayrinizami harp açısından bu derece zengin bir altyapıya sahip olmasına rağmen Türk gayrinizami harp geleneğinin tüm boyutlarıyla günyüzüne çıkarılamadığı yüzlerce yıllık tecrübenin doktrinize edilemediği ve bu alanda yeterince akademik çalışma yapılmadığı yorumdan öte tespittir Literatürdeki bu büyük boşluğun gayrinizami harbe duyulan ilginin arttığı bir dönemde birbiri ardınca yayımlanan ve gerçekte var olan ile var olması istenilenin birbirine karıştırıldığı tevatür cinsinden tekdüze eserlerle doldurulması mümkün değildir Çıkış noktası bu paradoks olan kitap Geç Osmanlı ve Millî Mücadele dönemlerine ait Türk ve İngiliz arşiv belgelerinin incelenmesi gayrinizami harbin sahadaki uygulayıcıları ve bu alanda akademik anlamda çalışan kişilerle yapılan mülakatlar ulusal uluslararası arenada modern gayrinizami harp teorisinin oluşumuna katkıda bulunmuş kişilerin öğretileri ve İngiliz Amerikan ordu talimnamelerinin bir arada değerlendirilip yorumlanmasıyla oluşturulan ve Türkiye de gayrinizami harp alanında hazırlanan ilk doktora tezi olma özelliği taşıyan akademik bir çalışmanın gözden geçirilmiş hâlidir

Nobel Akademik Yayıncılık
İlk örnekleri ilkel insan topluluklarına kadar götürülebilecek olan gayrinizami harp geçmişte yalnızca zayıfın güçlüye karşı başvurduğu bir yöntem iken bugün güçlünün güçlüye hatta güçlünün zayıfa karşı uyguladığı bir harp türüne evrilmiştir Bir başka ifadeyle tarihî süreçte gayrinizami harp sürekli olarak form değiştirmiş ivme kazanmış ve uygulama alanı yıllara sâri olarak genişlemiştir Bu harp türünün Türk tarihindeki ilk somut örnekleri Avrupa ve Amerika daki uygulamalara nazaran oldukça erken bir tarih olarak kabul edilebilecek olan M Ö VI yüzyılda görülmüştür Osmanlı Devleti döneminde ise gayrinizami harbin en bilindik temsilcileri hafif süvari kuvveti hüviyetindeki Akıncılar ile istihbarat teşkilatı ve özel kuvvetleri aynı çatı altında toplayan kompakt bir yapı ve erken dönem bir gayrinizami harp örgütü olarak tanımlanabilecek olan Teşkilât ı Mahsusa dır Millî Mücadele döneminde ise Kuva yı Milliye İtilaf Devletleri konvansiyonel birliklerine karşı gerilla harbi yıkıcı faaliyetlerde bulunan azınlıklar ile ayrılıkçı gruplara karşı kontrgerilla harbi vermiş ve gerek gerilla gerek kontrgerilla harbi hükûmet çapında yürütülen psikolojik harp faaliyetleriyle desteklenmiştir Kadim Türk tarihi gayrinizami harp açısından bu derece zengin bir altyapıya sahip olmasına rağmen Türk gayrinizami harp geleneğinin tüm boyutlarıyla günyüzüne çıkarılamadığı yüzlerce yıllık tecrübenin doktrinize edilemediği ve bu alanda yeterince akademik çalışma yapılmadığı yorumdan öte tespittir Literatürdeki bu büyük boşluğun gayrinizami harbe duyulan ilginin arttığı bir dönemde birbiri ardınca yayımlanan ve gerçekte var olan ile var olması istenilenin birbirine karıştırıldığı tevatür cinsinden tekdüze eserlerle doldurulması mümkün değildir Çıkış noktası bu paradoks olan kitap Geç Osmanlı ve Millî Mücadele dönemlerine ait Türk ve İngiliz arşiv belgelerinin incelenmesi gayrinizami harbin sahadaki uygulayıcıları ve bu alanda akademik anlamda çalışan kişilerle yapılan mülakatlar ulusal uluslararası arenada modern gayrinizami harp teorisinin oluşumuna katkıda bulunmuş kişilerin öğretileri ve İngiliz Amerikan ordu talimnamelerinin bir arada değerlendirilip yorumlanmasıyla oluşturulan ve Türkiye de gayrinizami harp alanında hazırlanan ilk doktora tezi olma özelliği taşıyan akademik bir çalışmanın gözden geçirilmiş hâlidir Tanıtım Bülteninden

Nobel Akademik Yayıncılık
İlk örnekleri ilkel insan topluluklarına kadar götürülebilecek olan gayrinizami harp geçmişte yalnızca zayıfın güçlüye karşı başvurduğu bir yöntem iken bugün güçlünün güçlüye hatta güçlünün zayıfa karşı uyguladığı bir harp türüne evrilmiştir Bir başka ifadeyle tarihî süreçte gayrinizami harp sürekli olarak form değiştirmiş ivme kazanmış ve uygulama alanı yıllara sâri olarak genişlemiştir Bu harp türünün Türk tarihindeki ilk somut örnekleri Avrupa ve Amerika daki uygulamalara nazaran oldukça erken bir tarih olarak kabul edilebilecek olan M Ö VI yüzyılda görülmüştür Osmanlı Devleti döneminde ise gayrinizami harbin en bilindik temsilcileri hafif süvari kuvveti hüviyetindeki Akıncılar ile istihbarat teşkilatı ve özel kuvvetleri aynı çatı altında toplayan kompakt bir yapı ve erken dönem bir gayrinizami harp örgütü olarak tanımlanabilecek olan Teşkilât ı Mahsusa dır Millî Mücadele döneminde ise Kuva yı Milliye İtilaf Devletleri konvansiyonel birliklerine karşı gerilla harbi yıkıcı faaliyetlerde bulunan azınlıklar ile ayrılıkçı gruplara karşı kontrgerilla harbi vermiş ve gerek gerilla gerek kontrgerilla harbi hükûmet çapında yürütülen psikolojik harp faaliyetleriyle desteklenmiştir Kadim Türk tarihi gayrinizami harp açısından bu derece zengin bir altyapıya sahip olmasına rağmen Türk gayrinizami harp geleneğinin tüm boyutlarıyla günyüzüne çıkarılamadığı yüzlerce yıllık tecrübenin doktrinize edilemediği ve bu alanda yeterince akademik çalışma yapılmadığı yorumdan öte tespittir Literatürdeki bu büyük boşluğun gayrinizami harbe duyulan ilginin arttığı bir dönemde birbiri ardınca yayımlanan ve gerçekte var olan ile var olması istenilenin birbirine karıştırıldığı tevatür cinsinden tekdüze eserlerle doldurulması mümkün değildir Çıkış noktası bu paradoks olan kitap Geç Osmanlı ve Millî Mücadele dönemlerine ait Türk ve İngiliz arşiv belgelerinin incelenmesi gayrinizami harbin sahadaki uygulayıcıları ve bu alanda akademik anlamda çalışan kişilerle yapılan mülakatlar ulusal uluslararası arenada modern gayrinizami harp teorisinin oluşumuna katkıda bulunmuş kişilerin öğretileri ve İngiliz Amerikan ordu talimnamelerinin bir arada değerlendirilip yorumlanmasıyla oluşturulan ve Türkiye de gayrinizami harp alanında hazırlanan ilk doktora tezi olma özelliği taşıyan akademik bir çalışmanın gözden geçirilmiş hâlidir

Nobel Akademik Yayıncılık
İlk örnekleri ilkel insan topluluklarına kadar götürülebilecek olan gayrinizami harp geçmişte yalnızca zayıfın güçlüye karşı başvurduğu bir yöntem iken bugün güçlünün güçlüye hatta güçlünün zayıfa karşı uyguladığı bir harp türüne evrilmiştir Bir başka ifadeyle tarihî süreçte gayrinizami harp sürekli olarak form değiştirmiş ivme kazanmış ve uygulama alanı yıllara sâri olarak genişlemiştir Bu harp türünün Türk tarihindeki ilk somut örnekleri Avrupa ve Amerika daki uygulamalara nazaran oldukça erken bir tarih olarak kabul edilebilecek olan M Ö VI yüzyılda görülmüştür Osmanlı Devleti döneminde ise gayrinizami harbin en bilindik temsilcileri hafif süvari kuvveti hüviyetindeki Akıncılar ile istihbarat teşkilatı ve özel kuvvetleri aynı çatı altında toplayan kompakt bir yapı ve erken dönem bir gayrinizami harp örgütü olarak tanımlanabilecek olan Teşkilât ı Mahsusa dır Millî Mücadele döneminde ise Kuva yı Milliye İtilaf Devletleri konvansiyonel birliklerine karşı gerilla harbi yıkıcı faaliyetlerde bulunan azınlıklar ile ayrılıkçı gruplara karşı kontrgerilla harbi vermiş ve gerek gerilla gerek kontrgerilla harbi hükûmet çapında yürütülen psikolojik harp faaliyetleriyle desteklenmiştir Kadim Türk tarihi gayrinizami harp açısından bu derece zengin bir altyapıya sahip olmasına rağmen Türk gayrinizami harp geleneğinin tüm boyutlarıyla günyüzüne çıkarılamadığı yüzlerce yıllık tecrübenin doktrinize edilemediği ve bu alanda yeterince akademik çalışma yapılmadığı yorumdan öte tespittir Literatürdeki bu büyük boşluğun gayrinizami harbe duyulan ilginin arttığı bir dönemde birbiri ardınca yayımlanan ve gerçekte var olan ile var olması istenilenin birbirine karıştırıldığı tevatür cinsinden tekdüze eserlerle doldurulması mümkün değildir Çıkış noktası bu paradoks olan kitap Geç Osmanlı ve Millî Mücadele dönemlerine ait Türk ve İngiliz arşiv belgelerinin incelenmesi gayrinizami harbin sahadaki uygulayıcıları ve bu alanda akademik anlamda çalışan kişilerle yapılan mülakatlar ulusal uluslararası arenada modern gayrinizami harp teorisinin oluşumuna katkıda bulunmuş kişilerin öğretileri ve İngiliz Amerikan ordu talimnamelerinin bir arada değerlendirilip yorumlanmasıyla oluşturulan ve Türkiye de gayrinizami harp alanında hazırlanan ilk doktora tezi olma özelliği taşıyan akademik bir çalışmanın gözden geçirilmiş hâlidir

NOBEL AKADEMİK YAYINCILIK
İlk örnekleri ilkel insan topluluklarına kadar götürülebilecek olan gayrinizami harp geçmişte yalnızca zayıfın güçlüye karşı başvurduğu bir yöntem iken bugün güçlünün güçlüye ha tta güçlünün zayıfa karşı uyguladığı bir harp türüne evrilmiştir Bir başka ifadeyle tarihî süreçte gayrinizami harp sürekli olarak form değiştirmiş ivme kazanmış ve uygulama alanı yıllara sâri olarak genişlemiştir

Nobel Akademik Yayıncılık
İlk örnekleri ilkel insan topluluklarına kadar götürülebilecek olan gayrinizami harp geçmişte yalnızca zayıfın güçlüye karşı başvurduğu bir yöntem iken bugün güçlünün güçlüye hatta güçlünün zayıfa karşı uyguladığı bir harp türüne evrilmiştir Bir başka ifadeyle tarihî süreçte gayrinizami harp sürekli olarak form değiştirmiş ivme kazanmış ve uygulama alanı yıllara sâri olarak genişlemiştir Bu harp türünün Türk tarihindeki ilk somut örnekleri Avrupa ve Amerika daki uygulamalara nazaran oldukça erken bir tarih olarak kabul edilebilecek olan M Ö VI yüzyılda görülmüştür Osmanlı Devleti döneminde ise gayrinizami harbin en bilindik temsilcileri hafif süvari kuvveti hüviyetindeki Akıncılar ile istihbarat teşkilatı ve özel kuvvetleri aynı çatı altında toplayan kompakt bir yapı ve erken dönem bir gayrinizami harp örgütü olarak tanımlanabilecek olan Teşkilât ı Mahsusa dır Millî Mücadele döneminde ise Kuva yı Milliye İtilaf Devletleri konvansiyonel birliklerine karşı gerilla harbi yıkıcı faaliyetlerde bulunan azınlıklar ile ayrılıkçı gruplara karşı kontrgerilla harbi vermiş ve gerek gerilla gerek kontrgerilla harbi hükûmet çapında yürütülen psikolojik harp faaliyetleriyle desteklenmiştir Kadim Türk tarihi gayrinizami harp açısından bu derece zengin bir altyapıya sahip olmasına rağmen Türk gayrinizami harp geleneğinin tüm boyutlarıyla günyüzüne çıkarılamadığı yüzlerce yıllık tecrübenin doktrinize edilemediği ve bu alanda yeterince akademik çalışma yapılmadığı yorumdan öte tespittir Literatürdeki bu büyük boşluğun gayrinizami harbe duyulan ilginin arttığı bir dönemde birbiri ardınca yayımlanan ve gerçekte var olan ile var olması istenilenin birbirine karıştırıldığı tevatür cinsinden tekdüze eserlerle doldurulması mümkün değildir Çıkış noktası bu paradoks olan kitap Geç Osmanlı ve Millî Mücadele dönemlerine ait Türk ve İngiliz arşiv belgelerinin incelenmesi gayrinizami harbin sahadaki uygulayıcıları ve bu alanda akademik anlamda çalışan kişilerle yapılan mülakatlar ulusal uluslararası arenada modern gayrinizami harp teorisinin oluşumuna katkıda bulunmuş kişilerin öğretileri ve İngiliz Amerikan ordu talimnamelerinin bir arada değerlendirilip yorumlanmasıyla oluşturulan ve Türkiye de gayrinizami harp alanında hazırlanan ilk doktora tezi olma özelliği taşıyan akademik bir çalışmanın gözden geçirilmiş hâlidir Tanıtım Bülteninden

Nobel Akademik Yayıncılık
İlk örnekleri ilkel insan topluluklarına kadar götürülebilecek olan gayrinizami harp geçmişte yalnızca zayıfın güçlüye karşı başvurduğu bir yöntem iken bugün güçlünün güçlüye hatta güçlünün zayıfa karşı uyguladığı bir harp türüne evrilmiştir Bir başka ifadeyle tarihî süreçte gayrinizami harp sürekli olarak form değiştirmiş ivme kazanmış ve uygulama alanı yıllara sâri olarak genişlemiştir Bu harp türünün Türk tarihindeki ilk somut örnekleri Avrupa ve Amerika daki uygulamalara nazaran oldukça erken bir tarih olarak kabul edilebilecek olan M Ö VI yüzyılda görülmüştür Osmanlı Devleti döneminde ise gayrinizami harbin en bilindik temsilcileri hafif süvari kuvveti hüviyetindeki Akıncılar ile istihbarat teşkilatı ve özel kuvvetleri aynı çatı altında toplayan kompakt bir yapı ve erken dönem bir gayrinizami harp örgütü olarak tanımlanabilecek olan Teşkilât ı Mahsusa dır Millî Mücadele döneminde ise Kuva yı Milliye İtilaf Devletleri konvansiyonel birliklerine karşı gerilla harbi yıkıcı faaliyetlerde bulunan azınlıklar ile ayrılıkçı gruplara karşı kontrgerilla harbi vermiş ve gerek gerilla gerek kontrgerilla harbi hükûmet çapında yürütülen psikolojik harp faaliyetleriyle desteklenmiştir Kadim Türk tarihi gayrinizami harp açısından bu derece zengin bir altyapıya sahip olmasına rağmen Türk gayrinizami harp geleneğinin tüm boyutlarıyla günyüzüne çıkarılamadığı yüzlerce yıllık tecrübenin doktrinize edilemediği ve bu alanda yeterince akademik çalışma yapılmadığı yorumdan öte tespittir Literatürdeki bu büyük boşluğun gayrinizami harbe duyulan ilginin arttığı bir dönemde birbiri ardınca yayımlanan ve gerçekte var olan ile var olması istenilenin birbirine karıştırıldığı tevatür cinsinden tekdüze eserlerle doldurulması mümkün değildir Çıkış noktası bu paradoks olan kitap Geç Osmanlı ve Millî Mücadele dönemlerine ait Türk ve İngiliz arşiv belgelerinin incelenmesi gayrinizami harbin sahadaki uygulayıcıları ve bu alanda akademik anlamda çalışan kişilerle yapılan mülakatlar ulusal uluslararası arenada modern gayrinizami harp teorisinin oluşumuna katkıda bulunmuş kişilerin öğretileri ve İngiliz Amerikan ordu talimnamelerinin bir arada değerlendirilip yorumlanmasıyla oluşturulan ve Türkiye de gayrinizami harp alanında hazırlanan ilk doktora tezi olma özelliği taşıyan akademik bir çalışmanın gözden geçirilmiş hâlidir

Nobel Akademik Yayıncılık
Zeynel Levent tarafından kaleme alınan Gayrinizami Harp Harb i Sagir Teorisi ve Türk Gayrinizami Harp Tarihi Nobel Akademik Yayıncılık eseri olarak okurlarla buluşuyor Gayrinizami Harp Harb i Sagir Teorisi ve Türk Gayrinizami Harp Tarihi Zeynel Levent Kitap Özeti İlk örnekleri ilkel insan topluluklarına kadar götürülebilecek olan gayrinizami harp geçmişte yalnızca zayıfın güçlüye karşı başvurduğu bir yöntem iken bugün güçlünün güçlüye hatta güçlünün zayıfa karşı uyguladığı bir harp türüne evrilmiştir Bir başka ifadeyle tarihî süreçte gayrinizami harp sürekli olarak form değiştirmiş ivme kazanmış ve uygulama alanı yıllara sâri olarak genişlemiştir Bu harp türünün Türk tarihindeki ilk somut örnekleri Avrupa ve Amerikadaki uygulamalara nazaran oldukça erken bir tarih olarak kabul edilebilecek olan M Ö VI yüzyılda görülmüştür Osmanlı Devleti döneminde ise gayrinizami harbin en bilindik temsilcileri hafif süvari kuvveti hüviyetindeki Akıncılar ile istihbarat teşkilatı ve özel kuvvetleri aynı çatı altında toplayan kompakt bir yapı ve erken dönem bir gayrinizami harp örgütü olarak tanımlanabilecek olan Teşkilât ı Mahsusa dır Millî Mücadele döneminde ise Kuva yı Milliye İtilaf Devletleri konvansiyonel birliklerine karşı gerilla harbi yıkıcı faaliyetlerde bulunan azınlıklar ile ayrılıkçı gruplara karşı kontrgerilla harbi vermiş ve gerek gerilla gerek kontrgerilla harbi hükûmet çapında yürütülen psikolojik harp faaliyetleriyle desteklenmiştir Kadim Türk tarihi gayrinizami harp açısından bu derece zengin bir altyapıya sahip olmasına rağmen Türk gayrinizami harp geleneğinin tüm boyutlarıyla günyüzüne çıkarılamadığı yüzlerce yıllık tecrübenin doktrinize edilemediği ve bu alanda yeterince akademik çalışma yapılmadığı yorumdan öte tespittir Literatürdeki bu büyük boşluğun gayrinizami harbe duyulan ilginin arttığı bir dönemde birbiri ardınca yayımlanan ve gerçekte var olan ile var olması istenilenin birbirine karıştırıldığı tevatür cinsinden tekdüze eserlerle doldurulması mümkün değildir Çıkış noktası bu paradoks olan kitap Geç Osmanlı ve Millî Mücadele dönemlerine ait Türk ve İngiliz arşiv belgelerinin incelenmesi gayrinizami harbin sahadaki uygulayıcıları ve bu alanda akademik anlamda çalışan kişilerle yapılan mülakatlar ulusal uluslararası arenada modern gayrinizami harp teorisinin oluşumuna katkıda bulunmuş kişilerin öğretileri ve İngiliz Amerikan ordu talimnamelerinin bir arada değerlendirilip yorumlanmasıyla oluşturulan ve Türkiyede gayrinizami harp alanında hazırlanan ilk doktora tezi olma özelliği taşıyan akademik bir çalışmanın gözden geçirilmiş hâlidir Yayınevi Nobel Akademik Yayıncılık Yazar Zeynel Levent Sayfa 448 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 00x24 00 cm Basım Yılı Eylül 2020 Barkod 9786254062520 Kategori Osmanlı Tarihi Türk Tarihi Araştırmaları

Nobel Akademik Yayıncılık
İlk örnekleri ilkel insan topluluklarına kadar götürülebilecek olan gayrinizami harp geçmişte yalnızca zayıfın güçlüye karşı başvurduğu bir yöntem iken bugün güçlünün güçlüye hatta güçlünün zayıfa karşı uyguladığı bir harp türüne evrilmiştir Bir başka ifadeyle tarihî süreçte gayrinizami harp sürekli olarak form değiştirmiş ivme kazanmış ve uygulama alanı yıllara sâri olarak genişlemiştir Bu harp türünün Türk tarihindeki ilk somut örnekleri Avrupa ve Amerika daki uygulamalara nazaran oldukça erken bir tarih olarak kabul edilebilecek olan M Ö VI yüzyılda görülmüştür Osmanlı Devleti döneminde ise gayrinizami harbin en bilindik temsilcileri hafif süvari kuvveti hüviyetindeki Akıncılar ile istihbarat teşkilatı ve özel kuvvetleri aynı çatı altında toplayan kompakt bir yapı ve erken dönem bir gayrinizami harp örgütü olarak tanımlanabilecek olan Teşkilât ı Mahsusa dır Millî Mücadele döneminde ise Kuva yı Milliye İtilaf Devletleri konvansiyonel birliklerine karşı gerilla harbi yıkıcı faaliyetlerde bulunan azınlıklar ile ayrılıkçı gruplara karşı kontrgerilla harbi vermiş ve gerek gerilla gerek kontrgerilla harbi hükûmet çapında yürütülen psikolojik harp faaliyetleriyle desteklenmiştir Kadim Türk tarihi gayrinizami harp açısından bu derece zengin bir altyapıya sahip olmasına rağmen Türk gayrinizami harp geleneğinin tüm boyutlarıyla günyüzüne çıkarılamadığı yüzlerce yıllık tecrübenin doktrinize edilemediği ve bu alanda yeterince akademik çalışma yapılmadığı yorumdan öte tespittir Literatürdeki bu büyük boşluğun gayrinizami harbe duyulan ilginin arttığı bir dönemde birbiri ardınca yayımlanan ve gerçekte var olan ile var olması istenilenin birbirine karıştırıldığı tevatür cinsinden tekdüze eserlerle doldurulması mümkün değildir Çıkış noktası bu paradoks olan kitap Geç Osmanlı ve Millî Mücadele dönemlerine ait Türk ve İngiliz arşiv belgelerinin incelenmesi gayrinizami harbin sahadaki uygulayıcıları ve bu alanda akademik anlamda çalışan kişilerle yapılan mülakatlar ulusal uluslararası arenada modern gayrinizami harp teorisinin oluşumuna katkıda bulunmuş kişilerin öğretileri ve İngiliz Amerikan ordu talimnamelerinin bir arada değerlendirilip yorumlanmasıyla oluşturulan ve Türkiye de gayrinizami harp alanında hazırlanan ilk doktora tezi olma özelliği taşıyan akademik bir çalışmanın gözden geçirilmiş hâlidir