Gecenin Çanları Kara Haykular — Efrahim Nevzat

Gecenin Çanları Kara Haykular
Efrahim NevzatAyrıntı Yayınları
Gecenin Çanları Kara Haykular
Efrahim NevzatKartal ölu nce soğur koyağın rengi ve ırmak donar Ege de solmakta olan bir son yaz gecesinin tavanına asılı eski bir çanın halatını çeken iğrenç bir iblistir karanlık Kış ölu bir ağacın yumuşaklığını giyinmiştir Kumrular hu zu nle susar ve yaprakların altında ıslanır yağmur ve gamsız bir ölu yu su ru kler ru zgâr Damar yolu zehiri akıtmak için hep açıktır ama sözu n açtığı yara daha derindir zehirin açtığından Ayva ağacının gölgesinde soğuyan ku ldu r ölu m Örste dövu lu r soluğu hep tan vaktinde pus çökerken geçer Ve dilsiz taşları gibi hep susar kıyısında adanın sonsuzluğun kıyısında hep susar Ve şair gecenin çanları çalarken can kulesinde Quasimodo nun sesini duyuramadığı haykırıştır sınır taşıdır önu nde hayat uzanıp giderken peşinde ölu mu n koştuğu Gecenin Çanları nda sis içinde kalmış yağmur serpintisinin yakıp kavuran bir acının imbiğinden su zu lmu ş şiirler yer alıyor Ölu mu n en bu yu k hakikat olduğunu bilen hayatla ölu m arasındaki sarkaçta gidip gelen Kara Haykular Tanıtım Bülteninden

Ayrıntı Yayınları
Kartal ölünce soğur koyağın rengi ve ırmak donar Ege de solmakta olan bir son yaz gecesinin tavanına asılı eski bir çanın halatını çeken iğrenç bir iblistir karanlık Kış ölü bir ağacın yumuşaklığını giyinmiştir Kumrular hüzünle susar ve yaprakların altında ıslanır yağmur ve gamsız bir ölüyü sürükler rüzgâr Damar yolu zehiri akıtmak için hep açıktır ama sözün açtığı yara daha derindir zehirin açtığından Ayva ağacının gölgesinde soğuyan küldür ölüm Örste dövülür soluğu hep tan vaktinde pus çökerken geçer Ve dilsiz taşları gibi hep susar kıyısında adanın sonsuzluğun kıyısında hep susar Ve şair gecenin çanları çalarken can kulesinde Quasimodo nun sesini duyuramadığı haykırıştır sınır taşıdır önünde hayat uzanıp giderken peşinde ölümün koştuğu Gecenin Çanları nda sis içinde kalmış yağmur serpintisinin yakıp kavuran bir acının imbiğinden süzülmüş şiirler yer alıyor Ölümün en büyük hakikat olduğunu bilen hayatla ölüm arasındaki sarkaçta gidip gelen Kara Haykular

Ayrıntı Yayınları
Kartal ölu nce soğur koyağın rengi ve ırmak donar Ege de solmakta olan bir son yaz gecesinin tavanına asılı eski bir çanın halatını çeken iğrenç bir iblistir karanlık Kış ölu bir ağacın yumuşaklığını giyinmiştir Kumrular hu zu nle susar ve yaprakların altında ıslanır yağmur ve gamsız bir ölu yu su ru kler ru zgâr Damar yolu zehiri akıtmak için hep açıktır ama sözu n açtığı yara daha derindir zehirin açtığından Ayva ağacının gölgesinde soğuyan ku ldu r ölu m Örste dövu lu r soluğu hep tan vaktinde pus çökerken geçer Ve dilsiz taşları gibi hep susar kıyısında adanın sonsuzluğun kıyısında hep susar Ve şair gecenin çanları çalarken can kulesinde Quasimodo nun sesini duyuramadığı haykırıştır sınır taşıdır önu nde hayat uzanıp giderken peşinde ölu mu n koştuğu Gecenin Çanları nda sis içinde kalmış yağmur serpintisinin yakıp kavuran bir acının imbiğinden su zu lmu ş şiirler yer alıyor Ölu mu n en bu yu k hakikat olduğunu bilen hayatla ölu m arasındaki sarkaçta gidip gelen Kara Haykular

Ayrıntı Yayınları
Kartal ölu nce soğur koyağın rengi ve ırmak donar Ege de solmakta olan bir son yaz gecesinin tavanına asılı eski bir çanın halatını çeken iğrenç bir iblistir karanlık Kış ölu bir ağacın yumuşaklığını giyinmiştir Kumrular hu zu nle susar ve yaprakların altında ıslanır yağmur ve gamsız bir ölu yu su ru kler ru zgâr Damar yolu zehiri akıtmak için hep açıktır ama sözu n açtığı yara daha derindir zehirin açtığından Ayva ağacının gölgesinde soğuyan ku ldu r ölu m Örste dövu lu r soluğu hep tan vaktinde pus çökerken geçer Ve dilsiz taşları gibi hep susar kıyısında adanın sonsuzluğun kıyısında hep susar Ve şair gecenin çanları çalarken can kulesinde Quasimodo nun sesini duyuramadığı haykırıştır sınır taşıdır önu nde hayat uzanıp giderken peşinde ölu mu n koştuğu Gecenin Çanları nda sis içinde kalmış yağmur serpintisinin yakıp kavuran bir acının imbiğinden su zu lmu ş şiirler yer alıyor Ölu mu n en bu yu k hakikat olduğunu bilen hayatla ölu m arasındaki sarkaçta gidip gelen Kara Haykular Efrahim Nevzat 1962 İstanbul doğumlu İlköğrenimini Beykoz Çubuklu İlkokulu nda ortaöğrenimini Üsku dar Cumhuriyet Lisesi nde tamamladı İstanbul Üniversitesi İktisat Faku ltesi ni bitirdi Doktora çalışması siyasal nedenlerle engellendi Ege ve Akdeniz su rgu nu ne gitti İstanbul a dönu şu nde çeşitli yayınevleri için editörlu k yaptı ve çok sayıda kitabı yayıma hazırladı Ayrıntı Şiir dizisinin birçok kitabına editoryal katkılarının yanı sıra Sonia Sanchez in Şiir Şarkı Haiku kitabının Emirhan Oğuz la birlikte eş çevirmenidir Şiirlerini yayımlamayı tercih etmemişti Gecenin Çanları Kara Haykular şair olağanu stu bir dönemi yaşarken ortaya çıkan ilk şiir kitabıdır

Ayrıntı Yayınları
Kartal ölu nce soğur koyağın rengi ve ırmak donar Ege de solmakta olan bir son yaz gecesinin tavanına asılı eski bir çanın halatını çeken iğrenç bir iblistir karanlık Kış ölu bir ağacın yumuşaklığını giyinmiştir Kumrular hu zu nle susar ve yaprakların altında ıslanır yağmur ve gamsız bir ölu yu su ru kler ru zgâr Damar yolu zehiri akıtmak için hep açıktır ama sözu n açtığı yara daha derindir zehirin açtığından Ayva ağacının gölgesinde soğuyan ku ldu r ölu m Örste dövu lu r soluğu hep tan vaktinde pus çökerken geçer Ve dilsiz taşları gibi hep susar kıyısında adanın sonsuzluğun kıyısında hep susar Ve şair gecenin çanları çalarken can kulesinde Quasimodo nun sesini duyuramadığı haykırıştır sınır taşıdır önu nde hayat uzanıp giderken peşinde ölu mu n koştuğu Gecenin Çanları nda sis içinde kalmış yağmur serpintisinin yakıp kavuran bir acının imbiğinden su zu lmu ş şiirler yer alıyor Ölu mu n en bu yu k hakikat olduğunu bilen hayatla ölu m arasındaki sarkaçta gidip gelen Kara Haykular

Ayrıntı Yayınları
Kartal ölu nce soğur koyağın rengi ve ırmak donar Ege de solmakta olan bir son yaz gecesinin tavanına asılı eski bir çanın halatını çeken iğrenç bir iblistir karanlık Kış ölu bir ağacın yumuşaklığını giyinmiştir Kumrular hu zu nle susar ve yaprakların altında ıslanır yağmur ve gamsız bir ölu yu su ru kler ru zgâr Damar yolu zehiri akıtmak için hep açıktır ama sözu n açtığı yara daha derindir zehirin açtığından Ayva ağacının gölgesinde soğuyan ku ldu r ölu m Örste dövu lu r soluğu hep tan vaktinde pus çökerken geçer Ve dilsiz taşları gibi hep susar kıyısında adanın sonsuzluğun kıyısında hep susar Ve şair gecenin çanları çalarken can kulesinde Quasimodo nun sesini duyuramadığı haykırıştır sınır taşıdır önu nde hayat uzanıp giderken peşinde ölu mu n koştuğu Gecenin Çanları nda sis içinde kalmış yağmur serpintisinin yakıp kavuran bir acının imbiğinden su zu lmu ş şiirler yer alıyor Ölu mu n en bu yu k hakikat olduğunu bilen hayatla ölu m arasındaki sarkaçta gidip gelen Kara Haykular

Ayrıntı
Kartal ölu nce soğur koyağın rengi ve ırmak donar Ege de solmakta olan bir son yaz gecesinin tavanına asılı eski bir çanın halatını çeken iğrenç bir iblistir karanlık Kış ölu bir ağacın yumuşaklığını giyinmiştir Kumrular hu zu nle susar ve yaprakların altında ıslanır yağmur ve gamsız bir ölu yu su ru kler ru zgâr Damar yolu zehiri akıtmak için hep açıktır ama sözu n açtığı yara daha derindir zehirin açtığından Ayva ağacının gölgesinde soğuyan ku ldu r ölu m Örste dövu lu r soluğu hep tan vaktinde pus çökerken geçer Ve dilsiz taşları gibi hep susar kıyısında adanın sonsuzluğun kıyısında hep susar Ve şair gecenin çanları çalarken can kulesinde Quasimodo nun sesini duyuramadığı haykırıştır sınır taşıdır önu nde hayat uzanıp giderken peşinde ölu mu n koştuğu Gecenin Çanları nda sis içinde kalmış yağmur serpintisinin yakıp kavuran bir acının imbiğinden su zu lmu ş şiirler yer alıyor Ölu mu n en bu yu k hakikat olduğunu bilen hayatla ölu m arasındaki sarkaçta gidip gelen Kara Haykular

AYRINTI YAYINLARI
Kartal ölu nce soğur koyağın rengi ve ırmak donar Ege de solmakta olan bir son yaz gecesinin tavanına asılı eski bir çanın halatını çeken iğrenç bir iblistir karanlık Kış ölu bir ağacın yumuşaklığını giyinmiştir Kumrular hu zu nle susar ve yaprakların altında ıslanır yağmur ve gamsız bir ölu yu su ru kler ru zgâr Damar yolu zehiri akıtmak için hep açıktır ama sözu n açtığı yara daha derindir zehirin açtığından Ayva ağacının gölgesinde soğuyan ku ldu r ölu m Örste dövu lu r soluğu hep tan vaktinde pus çökerken geçer Ve dilsiz taşları gibi hep susar kıyısında adanın sonsuzluğun kıyısında hep susar Ve şair gecenin çanları çalarken can kulesinde Quasimodo nun sesini duyuramadığı haykırıştır sınır taşıdır önu nde hayat uzanıp giderken peşinde ölu mu n koştuğu Gecenin Çanları nda sis içinde kalmış yağmur serpintisinin yakıp kavuran bir acının imbiğinden su zu lmu ş şiirler yer alıyor Ölu mu n en bu yu k hakikat olduğunu bilen hayatla ölu m arasındaki sarkaçta gidip gelen Kara Haykular

Kitap Hakkında Kartal ölu nce soğur koyağın rengi ve ırmak donar Ege de solmakta olan bir son yaz gecesinin tavanına asılı eski bir çanın halatını çeken iğrenç bir iblistir karanlık Kış ölu bir ağacın yumuşaklığını giyinmiştir Kumrular hu zu nle susar ve yaprakların altında ıslanır yağmur ve gamsız bir ölu yu su ru kler ru zgâr Damar yolu zehiri akıtmak için hep açıktır ama sözu n açtığı yara daha derindir zehirin açtığından Ayva ağacının gölgesinde soğuyan ku ldu r ölu m Örste dövu lu r soluğu hep tan vaktinde pus çökerken geçer Ve dilsiz taşları gibi hep susar kıyısında adanın sonsuzluğun kıyısında hep susar Ve şair gecenin çanları çalarken can kulesinde Quasimodo nun sesini duyuramadığı haykırıştır sınır taşıdır önu nde hayat uzanıp giderken peşinde ölu mu n koştuğu Gecenin Çanları nda sis içinde kalmış yağmur serpintisinin yakıp kavuran bir acının imbiğinden su zu lmu ş şiirler yer alıyor Ölu mu n en bu yu k hakikat olduğunu bilen hayatla ölu m arasındaki sarkaçta gidip gelen Kara Haykular Tanıtım Bülteninden Ürün Özellikleri Yazar Efrahim Nevzat Yayınevi Ayrıntı Yayınları ISBN 9786053147220 Sayfa Sayısı 208 Boyut 12 5 x 21 Dil Türkçe Cilt Tipi İnce Kapak

Ayrıntı Yayınları
Kartal ölu nce soğur koyağın rengi ve ırmak donar Ege de solmakta olan bir son yaz gecesinin tavanına asılı eski bir çanın halatını çeken iğrenç bir iblistir karanlık Kış ölu bir ağacın yumuşaklığını giyinmiştir Kumrular hu zu nle susar ve yaprakların altında ıslanır yağmur ve gamsız bir ölu yu su ru kler ru zgâr Damar yolu zehiri akıtmak için hep açıktır ama sözu n açtığı yara daha derindir zehirin açtığından Ayva ağacının gölgesinde soğuyan ku ldu r ölu m Örste dövu lu r soluğu hep tan vaktinde pus çökerken geçer Ve dilsiz taşları gibi hep susar kıyısında adanın sonsuzluğun kıyısında hep susar Ve şair gecenin çanları çalarken can kulesinde Quasimodo nun sesini duyuramadığı haykırıştır sınır taşıdır önu nde hayat uzanıp giderken peşinde ölu mu n koştuğu Gecenin Çanları nda sis içinde kalmış yağmur serpintisinin yakıp kavuran bir acının imbiğinden su zu lmu ş şiirler yer alıyor Ölu mu n en bu yu k hakikat olduğunu bilen hayatla ölu m arasındaki sarkaçta gidip gelen Kara Haykular