Geceye Bırakılan Şiirler — Güray Barın

Geceye Bırakılan Şiirler
Güray Barınİkinci Adam Yayınları
Geceye Bırakılan Şiirler
Güray BarınAramızda hep bir şeyler eksik Sadece aramızda mı Tüm hayatımızda bir şeyler eksik Ben başladığı hiçbir şiiri tamamlayamayan bir adamım Tüm şiirlerim eksik O yüzden bir türlü anlaşılamıyorum Anlaşılmak gibi bir kaygım olduğu söylenemez aslında Kâzım Koyuncu nun dediği gibi Birbirimizi anlamamız için aynı dili konuşuyor olmamıza gerek yok Ezildikten sonra hepimiz aynı şarabız Nedense hep yalnızlıktan bahsettiğimi sanıyorsunuz Oysa ben kalabalıkları anlatıyorum ve onların içinde ne kadar yalnız olduğumu Şiirlerim çoğu zaman umutsuz ve hüzünlüdür Ben de isterdim şiirlerimde bir çocuğun gülüşünü anlatmayı ama binlerce çocuk öldü Bunu onlara yapamazdım Düşünüyorum da Kâğıdım beyaz mürekkebim zifir karası İçim dışım hüzün kimse benden rengârenk şiirler bekleyemezdi zaten Diyorum ya hep bir şeyler eksik içimde umut dünyada barış insanda huzur Yine de yazacağım Ölünceye dek bitmeyecek kendimle olan kavgam Artık baharın geleceğine olan inancımı yitirdim O gün yetişen asmaların ürünleri çoktan şarap olup şişelendi bile Şimdi vakit yaklaşmışken bir incir ağacı gölgesinde dünya barışı hakkında hüzünlü birkaç şiir düşleyebilirim Bir gece ansızın dolunaya bakacağım ve tan yeri ağarmadan dökülüp sokağa Yaşasın insanlık diye bağıracağım Tanıtım Bülteninden

İkinci Adam Yayınları
Aramızda hep bir şeyler eksik Sadece aramızda mı Tüm hayatımızda bir şeyler eksik Ben başladığı hiçbir şiiri tamamlayamayan bir adamım Tüm şiirlerim eksik O yüzden bir türlü anlaşılamıyorum Anlaşılmak gibi bir kaygım olduğu söylenemez aslında Kâzım Koyuncu nun dediği gibi Birbirimizi anlamamız için aynı dili konuşuyor olmamıza gerek yok Ezildikten sonra hepimiz aynı şarabız Nedense hep yalnızlıktan bahsettiğimi sanıyorsunuz Oysa ben kalabalıkları anlatıyorum ve onların içinde ne kadar yalnız olduğumu Şiirlerim çoğu zaman umutsuz ve hüzünlüdür Ben de isterdim şiirlerimde bir çocuğun gülüşünü anlatmayı ama binlerce çocuk öldü Bunu onlara yapamazdım Düşünüyorum da Kâğıdım beyaz mürekkebim zifir karası İçim dışım hüzün kimse benden rengârenk şiirler bekleyemezdi zaten Diyorum ya hep bir şeyler eksik içimde umut dünyada barış insanda huzur Yine de yazacağım Ölünceye dek bitmeyecek kendimle olan kavgam Artık baharın geleceğine olan inancımı yitirdim O gün yetişen asmaların ürünleri çoktan şarap olup şişelendi bile Şimdi vakit yaklaşmışken bir incir ağacı gölgesinde dünya barışı hakkında hüzünlü birkaç şiir düşleyebilirim Bir gece ansızın dolunaya bakacağım ve tan yeri ağarmadan dökülüp sokağa Yaşasın insanlık diye bağıracağım

İkinci Adam Yayınları
Aramızda hep bir şeyler eksik Sadece aramızda mı Tüm hayatımızda bir şeyler eksik Ben başladığı hiçbir şiiri tamamlayamayan bir adamım Tüm şiirlerim eksik O yüzden bir türlü anlaşılamıyorum Anlaşılmak gibi bir kaygım olduğu söylenemez aslında Kâzım Koyuncu nun dediği gibi Birbirimizi anlamamız için aynı dili konuşuyor olmamıza gerek yok Ezildikten sonra hepimiz aynı şarabız Nedense hep yalnızlıktan bahsettiğimi sanıyorsunuz Oysa ben kalabalıkları anlatıyorum ve onların içinde ne kadar yalnız olduğumu Şiirlerim çoğu zaman umutsuz ve hüzünlüdür Ben de isterdim şiirlerimde bir çocuğun gülüşünü anlatmayı ama binlerce çocuk öldü Bunu onlara yapamazdım Düşünüyorum da Kâğıdım beyaz mürekkebim zifir karası İçim dışım hüzün kimse benden rengârenk şiirler bekleyemezdi zaten Diyorum ya hep bir şeyler eksik içimde umut dünyada barış insanda huzur Yine de yazacağım Ölünceye dek bitmeyecek kendimle olan kavgam Artık baharın geleceğine olan inancımı yitirdim O gün yetişen asmaların ürünleri çoktan şarap olup şişelendi bile Şimdi vakit yaklaşmışken bir incir ağacı gölgesinde dünya barışı hakkında hüzünlü birkaç şiir düşleyebilirim Bir gece ansızın dolunaya bakacağım ve tan yeri ağarmadan dökülüp sokağa Yaşasın insanlık diye bağıracağım

İkinci Adam Yayınları
Aramızda hep bir şeyler eksik Sadece aramızda mı Tüm hayatımızda bir şeyler eksik Ben başladığı hiçbir şiiri tamamlayamayan bir adamım Tüm şiirlerim eksik O yüzden bir türlü anlaşılamıyorum Anlaşılmak gibi bir kaygım olduğu söylenemez aslında Kâzım Koyuncu nun dediği gibi Birbirimizi anlamamız için aynı dili konuşuyor olmamıza gerek yok Ezildikten sonra hepimiz aynı şarabız Nedense hep yalnızlıktan bahsettiğimi sanıyorsunuz Oysa ben kalabalıkları anlatıyorum ve onların içinde ne kadar yalnız olduğumu Şiirlerim çoğu zaman umutsuz ve hüzünlüdür Ben de isterdim şiirlerimde bir çocuğun gülüşünü anlatmayı ama binlerce çocuk öldü Bunu onlara yapamazdım Düşünüyorum da Kâğıdım beyaz mürekkebim zifir karası İçim dışım hüzün kimse benden rengârenk şiirler bekleyemezdi zaten Diyorum ya hep bir şeyler eksik içimde umut dünyada barış insanda huzur Yine de yazacağım Ölünceye dek bitmeyecek kendimle olan kavgam Artık baharın geleceğine olan inancımı yitirdim O gün yetişen asmaların ürünleri çoktan şarap olup şişelendi bile Şimdi vakit yaklaşmışken bir incir ağacı gölgesinde dünya barışı hakkında hüzünlü birkaç şiir düşleyebilirim Bir gece ansızın dolunaya bakacağım ve tan yeri ağarmadan dökülüp sokağa Yaşasın insanlık diye bağıracağım Tanıtım Bülteninden

İkinci Adam Yayınları
Aramızda hep bir şeyler eksik Sadece aramızda mı Tüm hayatımızda bir şeyler eksik Ben başladığı hiçbir şiiri tamamlayamayan bir adamım Tüm şiirlerim eksik O yüzden bir türlü anlaşılamıyorum Anlaşılmak gibi bir kaygım olduğu söylenemez aslında Kâzım Koyuncu nun dediği gibi Birbirimizi anlamamız için aynı dili konuşuyor olmamıza gerek yok Ezildikten sonra hepimiz aynı şarabız Nedense hep yalnızlıktan bahsettiğimi sanıyorsunuz Oysa ben kalabalıkları anlatıyorum ve onların içinde ne kadar yalnız olduğumu Şiirlerim çoğu zaman umutsuz ve hüzünlüdür Ben de isterdim şiirlerimde bir çocuğun gülüşünü anlatmayı ama binlerce çocuk öldü Bunu onlara yapamazdım Düşünüyorum da Kâğıdım beyaz mürekkebim zifir karası İçim dışım hüzün kimse benden rengârenk şiirler bekleyemezdi zaten Diyorum ya hep bir şeyler eksik içimde umut dünyada barış insanda huzur Yine de yazacağım Ölünceye dek bitmeyecek kendimle olan kavgam Artık baharın geleceğine olan inancımı yitirdim O gün yetişen asmaların ürünleri çoktan şarap olup şişelendi bile Şimdi vakit yaklaşmışken bir incir ağacı gölgesinde dünya barışı hakkında hüzünlü birkaç şiir düşleyebilirim Bir gece ansızın dolunaya bakacağım ve tan yeri ağarmadan dökülüp sokağa Yaşasın insanlık diye bağıracağım

OD KİTAP
Gecenin karanlığında saklanan bir aşkın gün ışığında parçalanan bir hayalin şiirsel yolculuğu Güray Barın Geceye Bırakılan Şiirler de İstanbul dan Amerika Kıtası na uzanan bir ayrılık hikayesini gecenin sessizliğinde fısıldıyor okuyucuya 2021 de Florya da başlayan bu şiirsel serüven Beşiktaş ın Arnavut kaldırımlı sokaklarından Galata nın tarihi dokusundan geçerek önce Akdeniz in incisi İskenderun a uğruyor ve daha sonra Atlantik Okyanusu nun öte yakasında son buluyor Her şiir kayıp bir aşkın ardından bırakılan izler gibi hafızamızın çıkmaz sokaklarında dolaşıyor Barın ın şiirlerinde gece hem sığınak hem kaçış yolu Sigara dumanı yarım kalmış kahve boş yatağın diğer yarısı ve hiç gelmeyen telefon sesleri Tanıdık imgeler tanıdık acılar Ben acıdan beslenen bir şairim sevgili diyen şair acıyı kelimelerle yoğurmaya çalışırken aslında hepimizin hikayesini anlatıyor Kitap boyunca tekrar eden Geceye Bırakılan Şiir serisi zamanın geçişine rağmen değişmeyen özlemin manifestosu gibi İlk şiirden son şiire kadar geçen dört yıl bir iyileşme hikayesi değil belki ama kesinlikle bir olgunlaşma kabul etme ve kendini yeniden bulma yolculuğu Dört Harf İki Hece isimli şiirde gecede saklanan aşıkların Sonsuza Uzanan İki Çizgi isimli şiirde bir daha kesişemeyen ve sonsuza uzanan hayatların öyküsü bu Modern şehir insanının yalnızlığını dijital çağda bile süren bekleyişleri ve hiç eksilmeyen umutları anlatan Barın samimi ve yalın diliyle okuyucunun yüreğine dokunuyor Barın Geceye Bırakılan Şiirler kitabında Benim de ne kendime ne de başkalarına ifade edebildiğim ıslah edilmemiş ama bir şekilde topluma karışmış acılarım var diyerek henüz iyileşmemiş yaralarıyla barışmaya çalışan herkesin kitaplığında yer alması gereken çağdaş Türk şiirinin samimi ve etkileyici örneklerinden birini ortaya koyuyor

Od Kitap
Gecenin karanlığında saklanan bir aşkın gün ışığında parçalanan bir hayalin şiirsel yolculuğu Güray Barın Geceye Bırakılan Şiirler de İstanbul dan Amerika Kıtası na uzanan bir ayrılık hikayesini gecenin sessizliğinde fısıldıyor okuyucuya 2021 de Florya da başlayan bu şiirsel serüven Beşiktaş ın Arnavut kaldırımlı sokaklarından Galata nın tarihi dokusundan geçerek önce Akdeniz in incisi İskenderun a uğruyor ve daha sonra Atlantik Okyanusu nun öte yakasında son buluyor Her şiir kayıp bir aşkın ardından bırakılan izler gibi hafızamızın çıkmaz sokaklarında dolaşıyor Barın ın şiirlerinde gece hem sığınak hem kaçış yolu Sigara dumanı yarım kalmış kahve boş yatağın diğer yarısı ve hiç gelmeyen telefon sesleri Tanıdık imgeler tanıdık acılar Ben acıdan beslenen bir şairim sevgili diyen şair acıyı kelimelerle yoğurmaya çalışırken aslında hepimizin hikayesini anlatıyor Kitap boyunca tekrar eden Geceye Bırakılan Şiir serisi zamanın geçişine rağmen değişmeyen özlemin manifestosu gibi İlk şiirden son şiire kadar geçen dört yıl bir iyileşme hikayesi değil belki ama kesinlikle bir olgunlaşma kabul etme ve kendini yeniden bulma yolculuğu Dört Harf İki Hece isimli şiirde gecede saklanan aşıkların Sonsuza Uzanan İki Çizgi isimli şiirde bir daha kesişemeyen ve sonsuza uzanan hayatların öyküsü bu Modern şehir insanının yalnızlığını dijital çağda bile süren bekleyişleri ve hiç eksilmeyen umutları anlatan Barın samimi ve yalın diliyle okuyucunun yüreğine dokunuyor Barın Geceye Bırakılan Şiirler kitabında Benim de ne kendime ne de başkalarına ifade edebildiğim ıslah edilmemiş ama bir şekilde topluma karışmış acılarım var diyerek henüz iyileşmemiş yaralarıyla barışmaya çalışan herkesin kitaplığında yer alması gereken çağdaş Türk şiirinin samimi ve etkileyici örneklerinden birini ortaya koyuyor

Od Kitap
Gecenin karanlığında saklanan bir aşkın gün ışığında parçalanan bir hayalin şiirsel yolculuğu Güray Barın Geceye Bırakılan Şiirler de İstanbul dan Amerika Kıtası na uzanan bir ayrılık hikayesini gecenin sessizliğinde fısıldıyor okuyucuya 2021 de Florya da başlayan bu şiirsel serüven Beşiktaş ın Arnavut kaldırımlı sokaklarından Galata nın tarihi dokusundan geçerek önce Akdeniz in incisi İskenderun a uğruyor ve daha sonra Atlantik Okyanusu nun öte yakasında son buluyor Her şiir kayıp bir aşkın ardından bırakılan izler gibi hafızamızın çıkmaz sokaklarında dolaşıyor Barın ın şiirlerinde gece hem sığınak hem kaçış yolu Sigara dumanı yarım kalmış kahve boş yatağın diğer yarısı ve hiç gelmeyen telefon sesleri Tanıdık imgeler tanıdık acılar Ben acıdan beslenen bir şairim sevgili diyen şair acıyı kelimelerle yoğurmaya çalışırken aslında hepimizin hikayesini anlatıyor Kitap boyunca tekrar eden Geceye Bırakılan Şiir serisi zamanın geçişine rağmen değişmeyen özlemin manifestosu gibi İlk şiirden son şiire kadar geçen dört yıl bir iyileşme hikayesi değil belki ama kesinlikle bir olgunlaşma kabul etme ve kendini yeniden bulma yolculuğu Dört Harf İki Hece isimli şiirde gecede saklanan aşıkların Sonsuza Uzanan İki Çizgi isimli şiirde bir daha kesişemeyen ve sonsuza uzanan hayatların öyküsü bu Modern şehir insanının yalnızlığını dijital çağda bile süren bekleyişleri ve hiç eksilmeyen umutları anlatan Barın samimi ve yalın diliyle okuyucunun yüreğine dokunuyor Barın Geceye Bırakılan Şiirler kitabında Benim de ne kendime ne de başkalarına ifade edebildiğim ıslah edilmemiş ama bir şekilde topluma karışmış acılarım var diyerek henüz iyileşmemiş yaralarıyla barışmaya çalışan herkesin kitaplığında yer alması gereken çağdaş Türk şiirinin samimi ve etkileyici örneklerinden birini ortaya koyuyor

Od Kitap
Gecenin karanlığında saklanan bir aşkın gün ışığında parçalanan bir hayalin şiirsel yolculuğu Güray Barın Geceye Bırakılan Şiirler de İstanbul dan Amerika Kıtası na uzanan bir ayrılık hikayesini gecenin sessizliğinde fısıldıyor okuyucuya 2021 de Florya da başlayan bu şiirsel serüven Beşiktaş ın Arnavut kaldırımlı sokaklarından Galata nın tarihi dokusundan geçerek önce Akdeniz in incisi İskenderun a uğruyor ve daha sonra Atlantik Okyanusu nun öte yakasında son buluyor Her şiir kayıp bir aşkın ardından bırakılan izler gibi hafızamızın çıkmaz sokaklarında dolaşıyor Barın ın şiirlerinde gece hem sığınak hem kaçış yolu Sigara dumanı yarım kalmış kahve boş yatağın diğer yarısı ve hiç gelmeyen telefon sesleri Tanıdık imgeler tanıdık acılar Ben acıdan beslenen bir şairim sevgili diyen şair acıyı kelimelerle yoğurmaya çalışırken aslında hepimizin hikayesini anlatıyor Kitap boyunca tekrar eden Geceye Bırakılan Şiir serisi zamanın geçişine rağmen değişmeyen özlemin manifestosu gibi İlk şiirden son şiire kadar geçen dört yıl bir iyileşme hikayesi değil belki ama kesinlikle bir olgunlaşma kabul etme ve kendini yeniden bulma yolculuğu Dört Harf İki Hece isimli şiirde gecede saklanan aşıkların Sonsuza Uzanan İki Çizgi isimli şiirde bir daha kesişemeyen ve sonsuza uzanan hayatların öyküsü bu Modern şehir insanının yalnızlığını dijital çağda bile süren bekleyişleri ve hiç eksilmeyen umutları anlatan Barın samimi ve yalın diliyle okuyucunun yüreğine dokunuyor Barın Geceye Bırakılan Şiirler kitabında Benim de ne kendime ne de başkalarına ifade edebildiğim ıslah edilmemiş ama bir şekilde topluma karışmış acılarım var diyerek henüz iyileşmemiş yaralarıyla barışmaya çalışan herkesin kitaplığında yer alması gereken çağdaş Türk şiirinin samimi ve etkileyici örneklerinden birini ortaya koyuyor

İkinci Adam
Aramızda hep bir şeyler eksik Sadece aramızda mı Tüm hayatımızda bir şeyler eksik Ben başladığı hiçbir şiiri tamamlayamayan bir adamım Tüm şiirlerim eksik O yüzden bir türlü anlaşılamıyorum Anlaşılmak gibi bir kaygım olduğu söylenemez aslında Kâzım Koyuncu nun dediği gibi Birbirimizi anlamamız için aynı dili konuşuyor olmamıza gerek yok Ezildikten sonra hepimiz aynı şarabız Nedense hep yalnızlıktan bahsettiğimi sanıyorsunuz Oysa ben kalabalıkları anlatıyorum ve onların içinde ne kadar yalnız olduğumu Şiirlerim çoğu zaman umutsuz ve hüzünlüdür Ben de isterdim şiirlerimde bir çocuğun gülüşünü anlatmayı ama binlerce çocuk öldü Bunu onlara yapamazdım Düşünüyorum da Kâğıdım beyaz mürekkebim zifir karası İçim dışım hüzün kimse benden rengârenk şiirler bekleyemezdi zaten Diyorum ya hep bir şeyler eksik içimde umut dünyada barış insanda huzur Yine de yazacağım Ölünceye dek bitmeyecek kendimle olan kavgam Artık baharın geleceğine olan inancımı yitirdim O gün yetişen asmaların ürünleri çoktan şarap olup şişelendi bile Şimdi vakit yaklaşmışken bir incir ağacı gölgesinde dünya barışı hakkında hüzünlü birkaç şiir düşleyebilirim Bir gece ansızın dolunaya bakacağım ve tan yeri ağarmadan dökülüp sokağa Yaşasın insanlık diye bağıracağım