Geçmiş Zaman — Hasan Sönmezoğlu

Geçmiş Zaman
Hasan Sönmezoğluİkinci Adam Yayınları
Geçmiş Zaman
Hasan SönmezoğluGeçmişi hatırlamak bazı anıları tekrar tekrar yaşamak çok değerli Acı tatlı yaşadığımız her şey hatırlanmaya değer Aile büyükleri olarak bizler çocukluk anılarımızı öykülerle çocuklarımıza anlatabiliriz Bu sayede çocuklarımız yaşadığımız imkânsızlıklara kıyasla günümüz imkânlarının çok farklı olduğunu anlayabilir ne kadar şanslı olduklarını fark edebilirler Yeni nesil torunlarımı büyütürken şartlarımızın ne kadar farklı olduğunu görme fırsatı buldum Bu ilhamla yazdım hikâyelerimi bu nedenle bu hikâyeler torunlarıma torunlarınıza KÖYÜM SUNCUK Doğduğum köymüş 1955 te Suncuk Dört beş yaşlarındaydım ancak Büyük kar yığınıydı Ahşap mutfak cam kenarından bakarken Meraklı şaşkın gözlerimle uzak uzak İlklerdendi hatırladığım büyük baş hayvanları Köy çeşmesiydi su içme yerleri Bir buçuk metrelik kar yolunda Bata çıka yol alırlardı su için hep ileri Köy içi yolumuzun büyük kaldırım taşları Özlerim karla kaplı yolda yaptığım kaydırakları Tahta uzun merdivendi kayak aletleri O anlarımı özlerim şimdi kaldı hayalleri Ramazan ayı gelince sevinç kaplardı içimiz Oruç tutacaktık çünkü biz Teravih namazları için heyecanla Sığmazdık köy camisine hepimiz Okul yolumuzdu oyun yolu Bez çantamız odun yemek defter kalem ve kitapla dolu Vız gelirdi onları taşımak karlı çamurlu iki kilometrelik yolu Yerdik öğretmenden tokat ağlardık dolu dolu Eti senin kemiği bizim söylerdi babamız Teslim edilirdik köy öğretmenine biz Meğer öğretmene saygıdanmış bu söz Öğretmenin tokadı sayılırdı o zamanda ders Hasan SÖNMEZOĞLU

İkinci Adam Yayınları
Geçmişi hatırlamak bazı anıları tekrar tekrar yaşamak çok değerli Acı tatlı yaşadığımız her şey hatırlanmaya değer Aile büyükleri olarak bizler çocukluk anılarımızı öykülerle çocuklarımıza anlatabiliriz Bu sayede çocuklarımız yaşadığımız imkânsızlıklara kıyasla günümüz imkânlarının çok farklı olduğunu anlayabilir ne kadar şanslı olduklarını fark edebilirler Yeni nesil torunlarımı büyütürken şartlarımızın ne kadar farklı olduğunu görme fırsatı buldum Bu ilhamla yazdım hikâyelerimi bu nedenle bu hikâyeler torunlarıma torunlarınıza KÖYÜM SUNCUKDoğduğum köymüş 1955 te Suncuk Dört beş yaşlarındaydım ancak Büyük kar yığınıydı Ahşap mutfak cam kenarından bakarken Meraklı şaşkın gözlerimle uzak uzak İlklerdendi hatırladığım büyük baş hayvanları Köy çeşmesiydi su içme yerleri Bir buçuk metrelik kar yolunda Bata çıka yol alırlardı su için hep ileri Köy içi yolumuzun büyük kaldırım taşları Özlerim karla kaplı yolda yaptığım kaydırakları Tahta uzun merdivendi kayak aletleri O anlarımı özlerim şimdi kaldı hayalleri Ramazan ayı gelince sevinç kaplardı içimiz Oruç tutacaktık çünkü biz Teravih namazları için heyecanla Sığmazdık köy camisine hepimiz Okul yolumuzdu oyun yolu Bez çantamız odun yemek defter kalem ve kitapla dolu Vız gelirdi onları taşımak karlı çamurlu iki kilometrelik yolu Yerdik öğretmenden tokat ağlardık dolu dolu Eti senin kemiği bizim söylerdi babamız Teslim edilirdik köy öğretmenine biz Meğer öğretmene saygıdanmış bu söz Öğretmenin tokadı sayılırdı o zamanda ders Hasan SÖNMEZOĞLU

İkinci Adam Yayınları
Geçmişi hatırlamak bazı anıları tekrar tekrar yaşamak çok değerli Acı tatlı yaşadığımız her şey hatırlanmaya değer Aile büyükleri olarak bizler çocukluk anılarımızı öykülerle çocuklarımıza anlatabiliriz Bu sayede çocuklarımız yaşadığımız imkânsızlıklara kıyasla günümüz imkânlarının çok farklı olduğunu anlayabilir ne kadar şanslı olduklarını fark edebilirler Yeni nesil torunlarımı büyütürken şartlarımızın ne kadar farklı olduğunu görme fırsatı buldum Bu ilhamla yazdım hikâyelerimi bu nedenle bu hikâyeler torunlarıma torunlarınıza KÖYÜM SUNCUK Doğduğum köymüş 1955 te Suncuk Dört beş yaşlarındaydım ancak Büyük kar yığınıydı Ahşap mutfak cam kenarından bakarken Meraklı şaşkın gözlerimle uzak uzak İlklerdendi hatırladığım büyük baş hayvanları Köy çeşmesiydi su içme yerleri Bir buçuk metrelik kar yolunda Bata çıka yol alırlardı su için hep ileri Köy içi yolumuzun büyük kaldırım taşları Özlerim karla kaplı yolda yaptığım kaydırakları Tahta uzun merdivendi kayak aletleri O anlarımı özlerim şimdi kaldı hayalleri Ramazan ayı gelince sevinç kaplardı içimiz Oruç tutacaktık çünkü biz Teravih namazları için heyecanla Sığmazdık köy camisine hepimiz Okul yolumuzdu oyun yolu Bez çantamız odun yemek defter kalem ve kitapla dolu Vız gelirdi onları taşımak karlı çamurlu iki kilometrelik yolu Yerdik öğretmenden tokat ağlardık dolu dolu Eti senin kemiği bizim söylerdi babamız Teslim edilirdik köy öğretmenine biz Meğer öğretmene saygıdanmış bu söz Öğretmenin tokadı sayılırdı o zamanda ders Hasan SÖNMEZOĞLU

İkinci Adam Yayınları
Geçmişi hatırlamak bazı anıları tekrar tekrar yaşamak çok değerli Acı tatlı yaşadığımız her şey hatırlanmaya değer Aile büyükleri olarak bizler çocukluk anılarımızı öykülerle çocuklarımıza anlatabiliriz Bu sayede çocuklarımız yaşadığımız imkânsızlıklara kıyasla günümüz imkânlarının çok farklı olduğunu anlayabilir ne kadar şanslı olduklarını fark edebilirler Yeni nesil torunlarımı büyütürken şartlarımızın ne kadar farklı olduğunu görme fırsatı buldum Bu ilhamla yazdım hikâyelerimi bu nedenle bu hikâyeler torunlarıma torunlarınıza KÖYÜM SUNCUKDoğduğum köymüş 1955 te Suncuk Dört beş yaşlarındaydım ancak Büyük kar yığınıydı Ahşap mutfak cam kenarından bakarken Meraklı şaşkın gözlerimle uzak uzak İlklerdendi hatırladığım büyük baş hayvanları Köy çeşmesiydi su içme yerleri Bir buçuk metrelik kar yolunda Bata çıka yol alırlardı su için hep ileri Köy içi yolumuzun büyük kaldırım taşları Özlerim karla kaplı yolda yaptığım kaydırakları Tahta uzun merdivendi kayak aletleri O anlarımı özlerim şimdi kaldı hayalleri Ramazan ayı gelince sevinç kaplardı içimiz Oruç tutacaktık çünkü biz Teravih namazları için heyecanla Sığmazdık köy camisine hepimiz Okul yolumuzdu oyun yolu Bez çantamız odun yemek defter kalem ve kitapla dolu Vız gelirdi onları taşımak karlı çamurlu iki kilometrelik yolu Yerdik öğretmenden tokat ağlardık dolu dolu Eti senin kemiği bizim söylerdi babamız Teslim edilirdik köy öğretmenine biz Meğer öğretmene saygıdanmış bu söz Öğretmenin tokadı sayılırdı o zamanda ders Hasan SÖNMEZOĞLU