MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Geçmiş Zamanların Mekanların ve Hatırlamaların Rafında Kadıköy ün Kitabı — Tamer Kütükçü

Geçmiş Zamanların Mekanların ve Hatırlamaların Rafında Kadıköy ün Kitabı
289,75
Genelİstanbul Rehberi KitaplarıTürk Edebiyatı

Geçmiş Zamanların Mekanların ve Hatırlamaların Rafında Kadıköy ün Kitabı

Tamer Kütükçü

Ötüken Neşriyat

2014316 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Geçmiş Zamanların Mekanların ve Hatırlamaların Rafında Kadıköy ün Kitabı

Tamer Kütükçü

Kaybolan Selamiçeşme de unutulmaz simalar vardı ki bunlardan biri Şişman Yanko idi Asıl adı Yanko Ananyadis ti Tuhafiye işi ile uğraşırdı Her türlü yünlü peştamal Amerikan bezi ama ille de Selanik işi yünlü fanilalar satardı Evinin bahçesinde o da üzümler yetiştirir Rumların pek çoğu gibi bunları satmaz şarap yapardı 1930 da Yanko Yunanistan ın yolunu tuttu Köşkün yeni yaşamı Tevfik Sabuncu Bey ailesine açılıyordu Ne var ki bu ailenin yaşantısı Yanko nunki kadar keyifle örülü olamadı Tevfik Bey in oğlu Orhan gırtlak tüberkülozundan dayanılmaz acılar çekiyordu ve hemen hemen hiçbir şeyi yiyemiyordu Evin tüm neşesi sönüktü Hatta rivayet olunur ki bir bayram günü bahçenin cadde tarafındaki avlusuna her vakitki mahzunluğuyla oturmuş ve ah demişti kurbanda kavurmalar mis gibi kokar hiç olmazsa bir iki lokma yiyebilseydim Orhan aynı yıl köşkün bahçesine de bu dünyaya da veda edecekti Kızıltoprak a giderken Kadıköy İstanbul Anadolu Lisesi nin bulunduğu yere yakın semtin bu cümbüşlü dünyevi havasıyla iç içe bir dergâh yer alırdı Mecidiye Dergâhı Avlusu kırmızı tuğladan bir yapıydı Bahçe kapısının iki tarafında birer çeşme vardı Bahçede ulu ağaçlar olmayıp erik armut ayva ağaçları gelişigüzel dağılmışlardı Bahçenin ilerisinde küçük bir de mezarlık mevcuttu 1925 te tekkeler kanununca kapatıldıktan sonra Mecidiye Dergâhı iyice bakımsız bir hal aldı Önce mezarlık sökülüp yerine bir apartman dikildi Bu apartmanın üçüncü katında oturan Mecidiye Dergâhı nın son şeyhi Yusuf Fahri Baba 12 01 1891 12 12 1967 1965 yılı itibariyle damı çökmüş haldeki dergâhı seyreder ve O da bizim gibi çöküyor derdi Bugün dergâhtan geriye hiçbir şey kalmadı

Kitap Sepeti
308,75

Ötüken Neşriyat

2026316 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Kaybolan Selamiçeşme de unutulmaz simalar vardı ki bunlardan biri Şişman Yanko idi Asıl adı Yanko Ananyadis ti Tuhafiye işi ile uğraşırdı Her türlü yünlü peştamal Amerikan bezi ama ille de Selanik işi yünlü fanilalar satardı Evinin bahçesinde o da üzümler yetiştirir Rumların pek çoğu gibi bunları satmaz şarap yapardı 1930 da Yanko Yunanistan ın yolunu tuttu Köşkün yeni yaşamı Tevfik Sabuncu Bey ailesine açılıyordu Ne var ki bu ailenin yaşantısı Yanko nunki kadar keyifle örülü olamadı Tevfik Bey in oğlu Orhan gırtlak tüberkülozundan dayanılmaz acılar çekiyordu ve hemen hemen hiçbir şeyi yiyemiyordu Evin tüm neşesi sönüktü Hatta rivayet olunur ki bir bayram günü bahçenin cadde tarafındaki avlusuna her vakitki mahzunluğuyla oturmuş ve ah demişti kurbanda kavurmalar mis gibi kokar hiç olmazsa bir iki lokma yiyebilseydim Orhan aynı yıl köşkün bahçesine de bu dünyaya da veda edecekti Kızıltoprak a giderken Kadıköy İstanbul Anadolu Lisesi nin bulunduğu yere yakın semtin bu cümbüşlü dünyevi havasıyla iç içe bir dergâh yer alırdı Mecidiye Dergâhı Avlusu kırmızı tuğladan bir yapıydı Bahçe kapısının iki tarafında birer çeşme vardı Bahçede ulu ağaçlar olmayıp erik armut ayva ağaçları gelişigüzel dağılmışlardı Bahçenin ilerisinde küçük bir de mezarlık mevcuttu 1925 te tekkeler kanununca kapatıldıktan sonra Mecidiye Dergâhı iyice bakımsız bir hal aldı Önce mezarlık sökülüp yerine bir apartman dikildi Bu apartmanın üçüncü katında oturan Mecidiye Dergâhı nın son şeyhi Yusuf Fahri Baba 12 01 1891 12 12 1967 1965 yılı itibariyle damı çökmüş haldeki dergâhı seyreder ve O da bizim gibi çöküyor derdi Bugün dergâhtan geriye hiçbir şey kalmadı

Teklif Kitap
327,80

Ötüken Neşriyat

2014-09-242. baskı316 sf.
Karton165-235-02.HamurTürkçe
Teklif Kitap

Kaybolan Selamiçeşmede unutulmaz simalar vardı ki bunlardan biri Şişman Yanko idi Asıl adı Yanko Ananyadisti Tuhafiye işi ile uğraşırdı Her türlü yünlü peştamal Amerikan bezi ama ille de Selanik işi yünlü fanilalar satardı Evinin bahçesinde o da üzümler yetiştirir Rumların pek çoğu gibi bunları satmaz şarap yapardı 1930da Yanko Yunanistanın yolunu tuttu Köşkün yeni yaşamı Tevfik Sabuncu Bey ailesine açılıyordu Ne var ki bu ailenin yaşantısı Yankonunki kadar keyifle örülü olamadı Tevfik Beyin oğlu Orhan gırtlak tüberkülozundan dayanılmaz acılar çekiyordu ve hemen hemen hiçbir şeyi yiyemiyordu Evin tüm neşesi sönüktü Hatta rivayet olunur ki bir bayram günü bahçenin cadde tarafındaki avlusuna her vakitki mahzunluğuyla oturmuş ve ah demişti kurbanda kavurmalar mis gibi kokar hiç olmazsa bir iki lokma yiyebilseydim Orhan aynı yıl köşkün bahçesine de bu dünyaya da veda edecekti Kızıltopraka giderken Kadıköy İstanbul Anadolu Lisesinin bulunduğu yere yakın semtin bu cümbüşlü dünyevi havasıyla iç içe bir dergâh yer alırdı Mecidiye Dergâhı Avlusu kırmızı tuğladan bir yapıydı Bahçe kapısının iki tarafında birer çeşme vardı Bahçede ulu ağaçlar olmayıp erik armut ayva ağaçları gelişigüzel dağılmışlardı Bahçenin ilerisinde küçük bir de mezarlık mevcuttu 1925te tekkeler kanununca kapatıldıktan sonra Mecidiye Dergâhı iyice bakımsız bir hal aldı Önce mezarlık sökülüp yerine bir apartman dikildi Bu apartmanın üçüncü katında oturan Mecidiye Dergâhının son şeyhi Yusuf Fahri Baba 12 01 1891 12 12 1967 1965 yılı itibariyle damı çökmüş haldeki dergâhı seyreder ve O da bizim gibi çöküyor derdi Bugün dergâhtan geriye hiçbir şey kalmadı

BKM Kitap
332,50

Ötüken Neşriyat

2018316 sf.
Ciltsiz
BKM Kitap

Kaybolan Selamiçeşme de unutulmaz simalar vardı ki bunlardan biri Şişman Yanko idi Asıl adı Yanko Ananyadis ti Tuhafiye işi ile uğraşırdı Her türlü yünlü peştamal Amerikan bezi ama ille de Selanik işi yünlü fanilalar satardı Evinin bahçesinde o da üzümler yetiştirir Rumların pek çoğu gibi bunları satmaz şarap yapardı 1930 da Yanko Yunanistan ın yolunu tuttu Köşkün yeni yaşamı Tevfik Sabuncu Bey ailesine açılıyordu Ne var ki bu ailenin yaşantısı Yanko nunki kadar keyifle örülü olamadı Tevfik Bey in oğlu Orhan gırtlak tüberkülozundan dayanılmaz acılar çekiyordu ve hemen hemen hiçbir şeyi yiyemiyordu Evin tüm neşesi sönüktü Hatta rivayet olunur ki bir bayram günü bahçenin cadde tarafındaki avlusuna her vakitki mahzunluğuyla oturmuş ve ah demişti kurbanda kavurmalar mis gibi kokar hiç olmazsa bir iki lokma yiyebilseydim Orhan aynı yıl köşkün bahçesine de bu dünyaya da veda edecekti Kızıltoprak a giderken Kadıköy İstanbul Anadolu Lisesi nin bulunduğu yere yakın semtin bu cümbüşlü dünyevi havasıyla iç içe bir dergâh yer alırdı Mecidiye Dergâhı Avlusu kırmızı tuğladan bir yapıydı Bahçe kapısının iki tarafında birer çeşme vardı Bahçede ulu ağaçlar olmayıp erik armut ayva ağaçları gelişigüzel dağılmışlardı Bahçenin ilerisinde küçük bir de mezarlık mevcuttu 1925 te tekkeler kanununca kapatıldıktan sonra Mecidiye Dergâhı iyice bakımsız bir hal aldı Önce mezarlık sökülüp yerine bir apartman dikildi Bu apartmanın üçüncü katında oturan Mecidiye Dergâhı nın son şeyhi Yusuf Fahri Baba 12 01 1891 12 12 1967 1965 yılı itibariyle damı çökmüş haldeki dergâhı seyreder ve O da bizim gibi çöküyor derdi Bugün dergâhtan geriye hiçbir şey kalmadı

Ekin Kitap
342,00

Ötüken Neşriyat

2018316 sf.
Ekin Kitap

Kaybolan Selamiçeşme de unutulmaz simalar vardı ki bunlardan biri Şişman Yanko idi Asıl adı Yanko Ananyadis ti Tuhafiye işi ile uğraşırdı Her türlü yünlü peştamal Amerikan bezi ama ille de Selanik işi yünlü fanilalar satardı Evinin bahçesinde o da üzümler yetiştirir Rumların pek çoğu gibi bunları satmaz şarap yapardı 1930 da Yanko Yunanistan ın yolunu tuttu Köşkün yeni yaşamı Tevfik Sabuncu Bey ailesine açılıyordu Ne var ki bu ailenin yaşantısı Yanko nunki kadar keyifle örülü olamadı Tevfik Bey in oğlu Orhan gırtlak tüberkülozundan dayanılmaz acılar çekiyordu ve hemen hemen hiçbir şeyi yiyemiyordu Evin tüm neşesi sönüktü Hatta rivayet olunur ki bir bayram günü bahçenin cadde tarafındaki avlusuna her vakitki mahzunluğuyla oturmuş ve ah demişti kurbanda kavurmalar mis gibi kokar hiç olmazsa bir iki lokma yiyebilseydim Orhan aynı yıl köşkün bahçesine de bu dünyaya da veda edecekti Kızıltoprak a giderken Kadıköy İstanbul Anadolu Lisesi nin bulunduğu yere yakın semtin bu cümbüşlü dünyevi havasıyla iç içe bir dergâh yer alırdı Mecidiye Dergâhı Avlusu kırmızı tuğladan bir yapıydı Bahçe kapısının iki tarafında birer çeşme vardı Bahçede ulu ağaçlar olmayıp erik armut ayva ağaçları gelişigüzel dağılmışlardı Bahçenin ilerisinde küçük bir de mezarlık mevcuttu 1925 te tekkeler kanununca kapatıldıktan sonra Mecidiye Dergâhı iyice bakımsız bir hal aldı Önce mezarlık sökülüp yerine bir apartman dikildi Bu apartmanın üçüncü katında oturan Mecidiye Dergâhı nın son şeyhi Yusuf Fahri Baba 12 01 1891 12 12 1967 1965 yılı itibariyle damı çökmüş haldeki dergâhı seyreder ve O da bizim gibi çöküyor derdi Bugün dergâhtan geriye hiçbir şey kalmadı

Tamadres
356,25

Ötüken Neşriyat

Ocak 2014316 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Kaybolan Selamiçeşme de unutulmaz simalar vardı ki bunlardan biri Şişman Yanko idi Asıl adı Yanko Ananyadis ti Tuhafiye işi ile uğraşırdı Her türlü yünlü peştamal Amerikan bezi ama ille de Selanik işi yünlü fanilalar satardı Evinin bahçesinde o da üzümler yetiştirir Rumların pek çoğu gibi bunları satmaz şarap yapardı 1930 da Yanko Yunanistan ın yolunu tuttu Köşkün yeni yaşamı Tevfik Sabuncu Bey ailesine açılıyordu Ne var ki bu ailenin yaşantısı Yanko nunki kadar keyifle örülü olamadı Tevfik Bey in oğlu Orhan gırtlak tüberkülozundan dayanılmaz acılar çekiyordu ve hemen hemen hiçbir şeyi yiyemiyordu Evin tüm neşesi sönüktü Hatta rivayet olunur ki bir bayram günü bahçenin cadde tarafındaki avlusuna her vakitki mahzunluğuyla oturmuş ve ah demişti kurbanda kavurmalar mis gibi kokar hiç olmazsa bir iki lokma yiyebilseydim Orhan aynı yıl köşkün bahçesine de bu dünyaya da veda edecekti Kızıltoprak a giderken Kadıköy İstanbul Anadolu Lisesi nin bulunduğu yere yakın semtin bu cümbüşlü dünyevi havasıyla iç içe bir dergâh yer alırdı Mecidiye Dergâhı Avlusu kırmızı tuğladan bir yapıydı Bahçe kapısının iki tarafında birer çeşme vardı Bahçede ulu ağaçlar olmayıp erik armut ayva ağaçları gelişigüzel dağılmışlardı Bahçenin ilerisinde küçük bir de mezarlık mevcuttu 1925 te tekkeler kanununca kapatıldıktan sonra Mecidiye Dergâhı iyice bakımsız bir hal aldı Önce mezarlık sökülüp yerine bir apartman dikildi Bu apartmanın üçüncü katında oturan Mecidiye Dergâhı nın son şeyhi Yusuf Fahri Baba 12 01 1891 12 12 1967 1965 yılı itibariyle damı çökmüş haldeki dergâhı seyreder ve O da bizim gibi çöküyor derdi Bugün dergâhtan geriye hiçbir şey kalmadı

Ötüken Neşriyat
380,00

Ötüken Neşriyat

Nisan 20264. baskı316 sf.
16,5 cm x 23,5 cm
Ötüken Neşriyat

Kaybolan Selamiçeşme de unutulmaz simalar vardı ki bunlardan biri Şişman Yanko idi Asıl adı Yanko Ananyadis ti Tuhafiye işi ile uğraşırdı Her türlü yünlü peştamal Amerikan bezi ama ille de Selanik işi yünlü fanilalar satardı Evinin bahçesinde o da üzümler yetiştirir Rumların pek çoğu gibi bunları satmaz şarap yapardı 1930 da Yanko Yunanistan ın yolunu tuttu Köşkün yeni yaşamı Tevfik Sabuncu Bey ailesine açılıyordu Ne var ki bu ailenin yaşantısı Yanko nunki kadar keyifle örülü olamadı Tevfik Bey in oğlu Orhan gırtlak tüberkülozundan dayanılmaz acılar çekiyordu ve hemen hemen hiçbir şeyi yiyemiyordu Evin tüm neşesi sönüktü Hatta rivayet olunur ki bir bayram günü bahçenin cadde tarafındaki avlusuna her vakitki mahzunluğuyla oturmuş ve ah demişti kurbanda kavurmalar mis gibi kokar hiç olmazsa bir iki lokma yiyebilseydim Orhan aynı yıl köşkün bahçesine de bu dünyaya da veda edecekti Kızıltoprak a giderken Kadıköy İstanbul Anadolu Lisesi nin bulunduğu yere yakın semtin bu cümbüşlü dünyevi havasıyla iç içe bir dergâh yer alırdı Mecidiye Dergâhı Avlusu kırmızı tuğladan bir yapıydı Bahçe kapısının iki tarafında birer çeşme vardı Bahçede ulu ağaçlar olmayıp erik armut ayva ağaçları gelişigüzel dağılmışlardı Bahçenin ilerisinde küçük bir de mezarlık mevcuttu 1925 te tekkeler kanununca kapatıldıktan sonra Mecidiye Dergâhı iyice bakımsız bir hal aldı Önce mezarlık sökülüp yerine bir apartman dikildi Bu apartmanın üçüncü katında oturan Mecidiye Dergâhı nın son şeyhi Yusuf Fahri Baba 12 01 1891 12 12 1967 1965 yılı itibariyle damı çökmüş haldeki dergâhı seyreder ve O da bizim gibi çöküyor derdi Bugün dergâhtan geriye hiçbir şey kalmadı

Ucuz Kitap Al
380,00

Ötüken Neşriyat

Mayıs 2018316 sf.
16.50x23.50 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Tamer Kütükçü tarafından kaleme alınan Geçmiş Zamanların Mekanların ve Hatırlamaların Rafında Kadıköyün Kitabı Ötüken Neşriyat eseri olarak okurlarla buluşuyor Geçmiş Zamanların Mekanların ve Hatırlamaların Rafında Kadıköyün Kitabı Tamer Kütükçü Kitap Özeti Kaybolan Selamiçeşme de unutulmaz simalar vardı ki bunlardan biri Şişman Yanko idi Asıl adı Yanko Ananyadis ti Tuhafiye işi ile uğraşırdı Her türlü yünlü peştamal Amerikan bezi ama ille de Selanik işi yünlü fanilalar satardı Evinin bahçesinde o da üzümler yetiştirir Rumların pek çoğu gibi bunları satmaz şarap yapardı 1930 da Yanko Yunanistan ın yolunu tuttu Köşkün yeni yaşamı Tevfik Sabuncu Bey ailesine açılıyordu Ne var ki bu ailenin yaşantısı Yanko nunki kadar keyifle örülü olamadı Tevfik Bey in oğlu Orhan gırtlak tüberkülozundan dayanılmaz acılar çekiyordu ve hemen hemen hiçbir şeyi yiyemiyordu Evin tüm neşesi sönüktü Hatta rivayet olunur ki bir bayram günü bahçenin cadde tarafındaki avlusuna her vakitki mahzunluğuyla oturmuş ve ah demişti kurbanda kavurmalar mis gibi kokar hiç olmazsa bir iki lokma yiyebilseydim Orhan aynı yıl köşkün bahçesine de bu dünyaya da veda edecekti Kızıltoprak a giderken Kadıköy İstanbul Anadolu Lisesi nin bulunduğu yere yakın semtin bu cümbüşlü dünyevi havasıyla iç içe bir dergâh yer alırdı Mecidiye Dergâhı Avlusu kırmızı tuğladan bir yapıydı Bahçe kapısının iki tarafında birer çeşme vardı Bahçede ulu ağaçlar olmayıp erik armut ayva ağaçları gelişigüzel dağılmışlardı Bahçenin ilerisinde küçük bir de mezarlık mevcuttu 1925 te tekkeler kanununca kapatıldıktan sonra Mecidiye Dergâhı iyice bakımsız bir hal aldı Önce mezarlık sökülüp yerine bir apartman dikildi Bu apartmanın üçüncü katında oturan Mecidiye Dergâhı nın son şeyhi Yusuf Fahri Baba 12 01 1891 12 12 1967 1965 yılı itibariyle damı çökmüş haldeki dergâhı seyreder ve O da bizim gibi çöküyor derdi Bugün dergâhtan geriye hiçbir şey kalmadı Yayınevi Ötüken Neşriyat Yazar Tamer Kütükçü Sayfa 316 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 50x23 50 cm Basım Yılı Mayıs 2018 Barkod 9786051551159 Kategori Anlatı İstanbul Rehberi Türk Edebiyatı

Pandora
380,00

Ötüken

2014316 sf.
Pandora

Kaybolan Selamiçeşme de unutulmaz simalar vardı ki bunlardan biri Şişman Yanko idi Asıl adı Yanko Ananyadis ti Tuhafiye işi ile uğraşırdı Her türlü yünlü peştamal Amerikan bezi ama ille de Selanik işi yünlü fanilalar satardı Evinin bahçesinde o da üzümler yetiştirir Rumların pek çoğu gibi bunları satmaz şarap yapardı 1930 da Yanko Yunanistan ın yolunu tuttu Köşkün yeni yaşamı Tevfik Sabuncu Bey ailesine açılıyordu Ne var ki bu ailenin yaşantısı Yanko nunki kadar keyifle örülü olamadı Tevfik Bey in oğlu Orhan gırtlak tüberkülozundan dayanılmaz acılar çekiyordu ve hemen hemen hiçbir şeyi yiyemiyordu Evin tüm neşesi sönüktü Hatta rivayet olunur ki bir bayram günü bahçenin cadde tarafındaki avlusuna her vakitki mahzunluğuyla oturmuş ve ah demişti kurbanda kavurmalar mis gibi kokar hiç olmazsa bir iki lokma yiyebilseydim Orhan aynı yıl köşkün bahçesine de bu dünyaya da veda edecekti Kızıltoprak a giderken Kadıköy İstanbul Anadolu Lisesi nin bulunduğu yere yakın semtin bu cümbüşlü dünyevi havasıyla iç içe bir dergâh yer alırdı Mecidiye Dergâhı Avlusu kırmızı tuğladan bir yapıydı Bahçe kapısının iki tarafında birer çeşme vardı Bahçede ulu ağaçlar olmayıp erik armut ayva ağaçları gelişigüzel dağılmışlardı Bahçenin ilerisinde küçük bir de mezarlık mevcuttu 1925 te tekkeler kanununca kapatıldıktan sonra Mecidiye Dergâhı iyice bakımsız bir hal aldı Önce mezarlık sökülüp yerine bir apartman dikildi Bu apartmanın üçüncü katında oturan Mecidiye Dergâhı nın son şeyhi Yusuf Fahri Baba 12 01 1891 12 12 1967 1965 yılı itibariyle damı çökmüş haldeki dergâhı seyreder ve O da bizim gibi çöküyor derdi Bugün dergâhtan geriye hiçbir şey kalmadı

Nobel Kitap
394,25

Ötüken Neşriyat

2018316 sf.
Ciltsiz16.5x23.5 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Kaybolan Selamiçeşme de unutulmaz simalar vardı ki bunlardan biri Şişman Yanko idi Asıl adı Yanko Ananyadis ti Tuhafiye işi ile uğraşırdı Her türlü yünlü peştamal Amerikan bezi ama ille de Selanik işi yünlü fanilalar satardı Evinin bahçesinde o da üzümler yetiştirir Rumların pek çoğu gibi bunları satmaz şarap yapardı 1930 da Yanko Yunanistan ın yolunu tuttu Köşkün yeni yaşamı Tevfik Sabuncu Bey ailesine açılıyordu Ne var ki bu ailenin yaşantısı Yanko nunki kadar keyifle örülü olamadı Tevfik Bey in oğlu Orhan gırtlak tüberkülozundan dayanılmaz acılar çekiyordu ve hemen hemen hiçbir şeyi yiyemiyordu Evin tüm neşesi sönüktü Hatta rivayet olunur ki bir bayram günü bahçenin cadde tarafındaki avlusuna her vakitki mahzunluğuyla oturmuş ve ah demişti kurbanda kavurmalar mis gibi kokar hiç olmazsa bir iki lokma yiyebilseydim Orhan aynı yıl köşkün bahçesine de bu dünyaya da veda edecekti Kızıltoprak a giderken Kadıköy İstanbul Anadolu Lisesi nin bulunduğu yere yakın semtin bu cümbüşlü dünyevi havasıyla iç içe bir dergâh yer alırdı Mecidiye Dergâhı Avlusu kırmızı tuğladan bir yapıydı Bahçe kapısının iki tarafında birer çeşme vardı Bahçede ulu ağaçlar olmayıp erik armut ayva ağaçları gelişigüzel dağılmışlardı Bahçenin ilerisinde küçük bir de mezarlık mevcuttu 1925 te tekkeler kanununca kapatıldıktan sonra Mecidiye Dergâhı iyice bakımsız bir hal aldı Önce mezarlık sökülüp yerine bir apartman dikildi Bu apartmanın üçüncü katında oturan Mecidiye Dergâhı nın son şeyhi Yusuf Fahri Baba 12 01 1891 12 12 1967 1965 yılı itibariyle damı çökmüş haldeki dergâhı seyreder ve O da bizim gibi çöküyor derdi Bugün dergâhtan geriye hiçbir şey kalmadı

D&R
427,50

Ötüken Neşriyat - Şehir Kitapları Dizisi

2014
Türkçe
D&R

Kaybolan Selamiçeşme de unutulmaz simalar vardı ki bunlardan biri Şişman Yanko idi Asıl adı Yanko Ananyadis ti Tuhafiye işi ile uğraşırdı Her türlü yünlü peştamal Amerikan bezi ama ille de Selanik işi yünlü fanilalar satardı Evinin bahçesinde o da üzümler yetiştirir Rumların pek çoğu gibi bunları satmaz şarap yapardı 1930 da Yanko Yunanistan ın yolunu tuttu Köşkün yeni yaşamı Tevfik Sabuncu Bey ailesine açılıyordu Ne var ki bu ailenin yaşantısı Yanko nunki kadar keyifle örülü olamadı Tevfik Bey in oğlu Orhan gırtlak tüberkülozundan dayanılmaz acılar çekiyordu ve hemen hemen hiçbir şeyi yiyemiyordu Evin tüm neşesi sönüktü Hatta rivayet olunur ki bir bayram günü bahçenin cadde tarafındaki avlusuna her vakitki mahzunluğuyla oturmuş ve ah demişti kurbanda kavurmalar mis gibi kokar hiç olmazsa bir iki lokma yiyebilseydim Orhan aynı yıl köşkün bahçesine de bu dünyaya da veda edecekti Kızıltoprak a giderken Kadıköy İstanbul Anadolu Lisesi nin bulunduğu yere yakın semtin bu cümbüşlü dünyevi havasıyla iç içe bir dergâh yer alırdı Mecidiye Dergâhı Avlusu kırmızı tuğladan bir yapıydı Bahçe kapısının iki tarafında birer çeşme vardı Bahçede ulu ağaçlar olmayıp erik armut ayva ağaçları gelişigüzel dağılmışlardı Bahçenin ilerisinde küçük bir de mezarlık mevcuttu 1925 te tekkeler kanununca kapatıldıktan sonra Mecidiye Dergâhı iyice bakımsız bir hal aldı Önce mezarlık sökülüp yerine bir apartman dikildi Bu apartmanın üçüncü katında oturan Mecidiye Dergâhı nın son şeyhi Yusuf Fahri Baba 12 01 1891 12 12 1967 1965 yılı itibariyle damı çökmüş haldeki dergâhı seyreder ve O da bizim gibi çöküyor derdi Bugün dergâhtan geriye hiçbir şey kalmadı Tanıtım Bülteninden İnce Kapak Sayfa Sayısı 316Baskı Yılı 2014e Kitap Sayfa Sayısı 253Baskı Yılı 2016Dili TürkçeYayınevi Ötüken Neşriyat