MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Geçtim Dünya Üzerinden — Necla Pekolcay

Geçtim Dünya Üzerinden
9,38
Alman EdebiyatıTarihi KişiliklerHatıralar

Geçtim Dünya Üzerinden

Necla Pekolcay

Timaş Yayınları

2008-09-183. baskı304 sf.
Karton135-210-02.HamurTürkçe
Benli KitapEn ucuz

Geçtim Dünya Üzerinden

Necla Pekolcay

Her günbatımı mazide kalan bir dün demektir Zaman dünde yaşadıklarımızı bir hırsız edasıyla alıp götürür elimizden Hayata yaşanılanlara gözümüzle kulağımızla şait olduklarımıza dair dudaklarımızın arasından dökülen sözler ise içinde bulunduğumuz mekanın duvarlarına siner kalır da aşamaz yılları asırları Gün akşamlıdır velhasıl ömür ölümlü Söz kanatlı Bugüne mana veren aslında düde kalandır Bu yüzden hassastır kulaklarımız ötelerde yaşanılmışları kayıt altına alanlara Biyografi dizimize hayatta olan bir edebiyat tarihçisinin Yüksek İslâm Enstitüsünün ilk hocalarından Doç Dr Neclâ Pekolcay ın hatıralarıyla devam ediyoruz Büyük dedelerin Kafkasya ve Bulgaristan dan İstanbul a yaptıkları acı göç hikâyesiyle başlıyor Neclâ Pekolcay ın hatıratı Saray vekilharcı Hacı Emin Efendinin kızı annesi Emine Sâibe Hanım ve babası Dr Ali Rıza Bey bir 93 harbi Kafkas sürgününün oğlu 1925 yılında Fatih te eski bir konak yavrusunda hayata merhaba diyen Neclâ Pekolcay ın çocukluk yıllarını anlattığı sayfalar bir çocuğun yaşayabileceklerinden çok daha fazlasını barındırıyor satırlarında Bahçeli cumbalı evleriyle eski İstanbul un sokak hayatını komşulukları bugün tarihi eser olarak bile gezme imkânımızın olmadığı konakların iç tanzimini elimizden uçup giden insani değerleri kadim terbiyenin bir insan şahsiyetini nasıl şekillendirdiğini vs pek çok calib i dikkat hadisenin satır arasından çıkarmak mümkün Bu hatırat aynı zamanda bir devrin bitiş bir devrin başlangıç hikâyesine de tanıklık ediyor Milletçe geçtiğimiz dar çemberlere 12 Eylül dönemine tanıklık ediyor Savaş yıllarında bir doktor olan babasının cephede yaşadığı insanı ağlatamadığı için güldüren tirajıkomik hadiseler bugün yaşadığımız hayatı daha kolay anlamlandırmamızı sağlıyor Taş mektepten o devirde en müstesna hocaların bir araya geldiği İÜ Ed Fakültesine uzanıyor eğitim yolları Neclâ Pekolcay ın İstanbul Üniversitesinden mezun olan ilk kadın filolog olarak tamamlıyor doktorasını Bir eğitim gönüllüsü olarak hayata atıldığında kah Fransız mektebine kah papaz okuluna kah imam hatibe düşüyor yolu Hepsinde aynı şevkle aynı sağlam prensiplerle hizmet veriyor karşısındaki genç kuşağa Ve son durağı İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü oluyor Oranın ilk hoca neslinden ve ilk kadın hocalarından biri İslâmi Türk Edebiyatı kürsüsünün ilk mübeşşiri İslam Ansiklopedisinin ilk çalışma grubunda yer alan mütevazı bir isim Ve daha pek çok şey Bu hatırat yalnızca bir insanın 80 yıllık ömründe şahit olduklarına değil aynı zamanda bir devrin hikâyesine tanıklık ediyor Ve belki de en önemlisi Hayata ben merkezinden değil de biz cephesinden bakmanın ne demek olduğunu anlatıyor

Kita Kitap
12,50

Timaş Yayınları

20083. baskı304 sf.
2. HamurTürkçe

çev. Emine Altay

Kita Kitap

Her günbatımı mazide kalan bir dün demektir Zaman dünde yaşadıklarımızı bir hırsız edasıyla alıp götürür elimizden Hayata yaşanılanlara gözümüzle kulağımızla şait olduklarımıza dair dudaklarımızın arasından dökülen sözler ise içinde bulunduğumuz mekanın duvarlarına siner kalır da aşamaz yılları asırları Gün akşamlıdır velhasıl ömür ölümlü Söz kanatlı Bugüne mana veren aslında düde kalandır Bu yüzden hassastır kulaklarımız ötelerde yaşanılmışları kayıt altına alanlara Biyografi dizimize hayatta olan bir edebiyat tarihçisinin Yüksek İslâm Enstitüsünün ilk hocalarından Doç Dr Neclâ Pekolcay ın hatıralarıyla devam ediyoruz Büyük dedelerin Kafkasya ve Bulgaristan dan İstanbul a yaptıkları acı göç hikâyesiyle başlıyor Neclâ Pekolcay ın hatıratı Saray vekilharcı Hacı Emin Efendinin kızı annesi Emine Sâibe Hanım ve babası Dr Ali Rıza Bey bir 93 harbi Kafkas sürgününün oğlu 1925 yılında Fatih te eski bir konak yavrusunda hayata merhaba diyen Neclâ Pekolcay ın çocukluk yıllarını anlattığı sayfalar bir çocuğun yaşayabileceklerinden çok daha fazlasını barındırıyor satırlarında Bahçeli cumbalı evleriyle eski İstanbul un sokak hayatını komşulukları bugün tarihi eser olarak bile gezme imkânımızın olmadığı konakların iç tanzimini elimizden uçup giden insani değerleri kadim terbiyenin bir insan şahsiyetini nasıl şekillendirdiğini vs pek çok calib i dikkat hadisenin satır arasından çıkarmak mümkün Bu hatırat aynı zamanda bir devrin bitiş bir devrin başlangıç hikâyesine de tanıklık ediyor Milletçe geçtiğimiz dar çemberlere 12 Eylül dönemine tanıklık ediyor Savaş yıllarında bir doktor olan babasının cephede yaşadığı insanı ağlatamadığı için güldüren tirajıkomik hadiseler bugün yaşadığımız hayatı daha kolay anlamlandırmamızı sağlıyor Taş mektepten o devirde en müstesna hocaların bir araya geldiği İÜ Ed Fakültesine uzanıyor eğitim yolları Neclâ Pekolcay ın İstanbul Üniversitesinden mezun olan ilk kadın filolog olarak tamamlıyor doktorasını Bir eğitim gönüllüsü olarak hayata atıldığında kah Fransız mektebine kah papaz okuluna kah imam hatibe düşüyor yolu Hepsinde aynı şevkle aynı sağlam prensiplerle hizmet veriyor karşısındaki genç kuşağa Ve son durağı İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü oluyor Oranın ilk hoca neslinden ve ilk kadın hocalarından biri İslâmi Türk Edebiyatı kürsüsünün ilk mübeşşiri İslam Ansiklopedisinin ilk çalışma grubunda yer alan mütevazı bir isim Ve daha pek çok şey Bu hatırat yalnızca bir insanın 80 yıllık ömründe şahit olduklarına değil aynı zamanda bir devrin hikâyesine tanıklık ediyor Ve belki de en önemlisi Hayata ben merkezinden değil de biz cephesinden bakmanın ne demek olduğunu anlatıyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Kitap Yurdu

TİMAŞ YAYINLARI

18.09.2008304 sf.
Karton Kapak13.5 x 21 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Her günbatımı mazide kalan bir dün demektir Zaman dünde yaşadıklarımızı bir hırsız edasıyla alıp götürür elimizden Hayata yaşanılanlara gözümüzle kulağımızla şait olduklarımıza dair dudaklarımızın arasından dökülen sözler ise içinde bulunduğumuz mekanın duvarlarına siner kalır da aşamaz yılları asırları Gün akşamlıdır velhasıl ömür ölümlü Söz kanatlı Bugüne mana veren aslında düde kalandır Bu yüzden hassastır kulaklarımız ötelerde yaşanılmışları kayıt altına alanlara Biyografi dizimize hayatta olan bir edebiyat tarihçisinin Yüksek İslâm Enstitüsünün ilk hocalarından Doç Dr Neclâ Pekolcay ın hatıralarıyla devam ediyoruz Büyük dedelerin Kafkasya ve Bulgaristan dan İstanbul a yaptıkları acı göç hikâyesiyle başlıyor Neclâ Pekolcay ın hatıratı Saray vekilharcı Hacı Emin Efendinin kızı annesi Emine Sâibe Hanım ve babası Dr Ali Rıza Bey bir 93 harbi Kafkas sürgününün oğlu 1925 yılında Fatih te eski bir konak yavrusunda hayata merhaba diyen Neclâ Pekolcay ın çocukluk yıllarını anlattığı sayfalar bir çocuğun yaşayabileceklerinden çok daha fazlasını barındırıyor satırlarında Bahçeli cumbalı evleriyle eski İstanbul un sokak hayatını komşulukları bugün tarihi eser olarak bile gezme imkânımızın olmadığı konakların iç tanzimini elimizden uçup giden insani değerleri kadim terbiyenin bir insan şahsiyetini nasıl şekillendirdiğini vs pek çok calib i dikkat hadisenin satır arasından çıkarmak mümkün Bu hatırat aynı zamanda bir devrin bitiş bir devrin başlangıç hikâyesine de tanıklık ediyor Milletçe geçtiğimiz dar çemberlere 12 Eylül dönemine tanıklık ediyor Savaş yıllarında bir doktor olan babasının cephede yaşadığı insanı ağlatamadığı için güldüren tirajıkomik hadiseler bugün yaşadığımız hayatı daha kolay anlamlandırmamızı sağlıyor Taş mektepten o devirde en müstesna hocaların bir araya geldiği İÜ Ed Fakültesine uzanıyor eğitim yolları Neclâ Pekolcay ın İstanbul Üniversitesinden mezun olan ilk kadın filolog olarak tamamlıyor doktorasını Bir eğitim gönüllüsü olarak hayata atıldığında kah Fransız mektebine kah papaz okuluna kah imam hatibe düşüyor yolu Hepsinde aynı şevkle aynı sağlam prensiplerle hizmet veriyor karşısındaki genç kuşağa Ve son durağı İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü oluyor Oranın ilk hoca neslinden ve ilk kadın hocalarından biri İslâmi Türk Edebiyatı kürsüsünün ilk mübeşşiri İslam Ansiklopedisinin ilk çalışma grubunda yer alan mütevazı bir isim Ve daha pek çok şey Bu hatırat yalnızca bir insanın 80 yıllık ömründe şahit olduklarına değil aynı zamanda bir devrin hikâyesine tanıklık ediyor Ve belki de en önemlisi Hayata ben merkezinden değil de biz cephesinden bakmanın ne demek olduğunu anlatıyor

Kitap Yurdu

L&M YAYINCILIK

22.04.2005208 sf.
Karton Kapak13.5 x 21 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Her günbatımı mazide kalan bir dün demektir Zaman dünde yaşadıklarımızı bir hırsız edasıyla alıp götürür elimizden Hayata yaşanılanlara gözümüzle kulağımızla şahit olduklarımıza dair dudaklarımızın arasından dökülen sözler ise içinde bulunduğumuz mekânın duvarlarına siner kalır da aşamaz yılları asırları Gün akşamlıdır velhasıl ömür ölümlü Söz kanatlı Bugüne mana veren aslında dünde kalandır Bu yüzden hassastır kulaklarımız ötelerde yaşanılmışları kayıt altına alanlara 1925 yılında Fatih te eski bir konak yavrusunda hayata merhaba diyen Necla Pekolcay ın çocukluk yıllarını anlattığı sayfalar bir çocuğun yaşayabileceklerinden çok daha fazlasını barındırıyor satırlarında Bahçeli cumbalı evleriyle eski İstanbul un Sokak hayatını komşulukları bugün tarihi eser olarak bile gezme imkânımızın olmadığı konakların iç tanzimini elimizden uçup giden insani değerleri kadim terbiyenin bir insan şahsiyetini nasıl şekillendirdiğini vs pek çok calib i dikkat hadisenin satır arasından çıkarmak mümkün Bu hatırat aynı zamanda bir devrin bitiş bir devrin başlangıç hikâyesine de tanıklık ediyor Milletçe geçtiğimiz dar çemberlere 12 Eylül dönemine tanıklık ediyor Savaş yıllarında bir doktor olan babasının cephede yaşadığı insanı ağlatamadığı için güldüren tirajıkomik hadiseler bugün yaşadığımız hayatı daha kolay anlamlandırmamızı sağlıyor Taş mektepten o devirde en müstesna hocaların bir araya geldiği İÜ Ed Fakültesine uzanıyor eğitim yolları Necla Pekolcay ın İstanbul Üniversitesinden mezun olan ilk kadın filolog olarak tamamlıyor doktorasını Bir eğitim gönüllüsü olarak hayata atıldığında kâh Fransız mektebine kâh papaz okuluna kâh imam hatibe düşüyor yolu Hepsinde aynı şevkle aynı sağlam prensiplerle hizmet veriyor karşısındaki genç kuşağa Ve son durağı İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü oluyor Oranın ilk hoca neslinden ve ilk kadın hocalarından biri İslâmi Türk Edebiyatı kürsüsünün ilk mübeşşiri İslam Ansiklopedisinin ilk çalışma grubunda yer alan mütevazı bir isim Ve daha pek çok şey Bu hatırat yalnızca bir insanın 80 yıllık ömründe şahit olduklarına değil aynı zamanda bir devrin hikâyesine tanıklık ediyor Ve belki de en önemlisi Hayata ben merkezinden değil de biz cephesinden bakmanın ne demek olduğunu anlatıyor