Geleceği Özgürleştirmek — Atasoy Müftüoğlu

Geleceği Özgürleştirmek
Atasoy MüftüoğluMahya Yayıncılık
Geleceği Özgürleştirmek
Atasoy Müftüoğluİslam dünyası toplumları yüzyıllardır aldıkları hâlen ısrarla almaya devam ettikleri dinî ve politik popülizm uyuşturucuları ile yüzleşerek gerçeğe uyanma mücadelesi vermedikleri için modern tarihin farkına varamıyor Toplumlarımızda hamaset ve popülizm dilinin milliyetçi ve mezhepçi dilin söylemin ve siyasetin kurumsallaşması toplumsallaşması mutlakiyetçi bir geleneğe dönüştürülmesi toplumlarımızın gerçeğe uyanma konusunda istekli olmadıklarını gösteriyor Batılı bilgi bilim sisteminin tek referans çerçevesi hâline geldiği Batılı kültürel ve siyasal içeriğin dönüştürücü etkisinin her alanda somut olarak hissedildiği bir dünyada bu bilgi bilim kültür ve siyaset sistemine dâhil olduktan sonra hiçbir toplum ve kültür bağımsızlıktan yerli ve milli olmaktan söz edemez Müslümanlar olarak Batılı seküler bilgi kategorilerinin belirleyici otoritesi etrafında eleştirel sorgulayıcı bir bilinç ve gündem oluşturmamız gerekir Kendi bilincini bilme ve algılama biçimlerini oluşturamayan toplumların uyumculuğu seçmeleri çok büyük bir trajedidir Uyumculuğu seçen toplumların ve kültürlerin tarihi yeniledikleri yeniden yorumladıkları ve yazdıkları görülmemiş ve duyulmamıştır Konfor kültürünü ve uyumculuğu seçerek bir direniş kültürü oluşturamamak aşağılanmayı ve taşralılaştırılmayı kabul etmek demektir

Mahya Yayıncılık
İslam dünyası toplumları yüzyıllardır aldıkları hâlen ısrarla almaya devam ettikleri dinî ve politik popülizm uyuşturucuları ile yüzleşerek gerçeğe uyanma mücadelesi vermedikleri için modern tarihin farkına varamıyor Toplumlarımızda hamaset ve popülizm dilinin milliyetçi ve mezhepçi dilin söylemin ve siyasetin kurumsallaşması toplumsallaşması mutlakiyetçi bir geleneğe dönüştürülmesi toplumlarımızın gerçeğe uyanma konusunda istekli olmadıklarını gösteriyor Batılı bilgi bilim sisteminin tek referans çerçevesi hâline geldiği Batılı kültürel ve siyasal içeriğin dönüştürücü etkisinin her alanda somut olarak hissedildiği bir dünyada bu bilgi bilim kültür ve siyaset sistemine dâhil olduktan sonra hiçbir toplum ve kültür bağımsızlıktan yerli ve milli olmaktan söz edemez Müslümanlar olarak Batılı seküler bilgi kategorilerinin belirleyici otoritesi etrafında eleştirel sorgulayıcı bir bilinç ve gündem oluşturmamız gerekir Kendi bilincini bilme ve algılama biçimlerini oluşturamayan toplumların uyumculuğu seçmeleri çok büyük bir trajedidir Uyumculuğu seçen toplumların ve kültürlerin tarihi yeniledikleri yeniden yorumladıkları ve yazdıkları görülmemiş ve duyulmamıştır Konfor kültürünü ve uyumculuğu seçerek bir direniş kültürü oluşturamamak aşağılanmayı ve taşralılaştırılmayı kabul etmek demektir

Mahya Yayınları
İslam dünyası toplumları yüzyıllardır aldıkları hâlen ısrarla almaya devam ettikleri dinî ve politik popülizm uyuşturucuları ile yüzleşerek gerçeğe uyanma mücadelesi vermedikleri için modern tarihin farkına varamıyor Toplumlarımızda hamaset ve popülizm dilinin milliyetçi ve mezhepçi dilin söylemin ve siyasetin kurumsallaşması toplumsallaşması mutlakiyetçi bir geleneğe dönüştürülmesi toplumlarımızın gerçeğe uyanma konusunda istekli olmadıklarını gösteriyor Batılı bilgi bilim sisteminin tek referans çerçevesi hâline geldiği Batılı kültürel ve siyasal içeriğin dönüştürücü etkisinin her alanda somut olarak hissedildiği bir dünyada bu bilgi bilim kültür ve siyaset sistemine dâhil olduktan sonra hiçbir toplum ve kültür bağımsızlıktan yerli ve milli olmaktan söz edemez Müslümanlar olarak Batılı seküler bilgi kategorilerinin belirleyici otoritesi etrafında eleştirel sorgulayıcı bir bilinç ve gündem oluşturmamız gerekir Kendi bilincini bilme ve algılama biçimlerini oluşturamayan toplumların uyumculuğu seçmeleri çok büyük bir trajedidir Uyumculuğu seçen toplumların ve kültürlerin tarihi yeniledikleri yeniden yorumladıkları ve yazdıkları görülmemiş ve duyulmamıştır Konfor kültürünü ve uyumculuğu seçerek bir direniş kültürü oluşturamamak aşağılanmayı ve taşralılaştırılmayı kabul etmek demektir

MAHYA YAYINLARI
İslam dünyası toplumları yüzyıllardır aldıkları hâlen ısrarla almaya devam ettikleri dinî ve politik popülizm uyuşturucuları ile yüzleşerek gerçeğe uyanma mücadelesi vermedikleri için modern tarihin farkına varamıyor Toplumlarımızda hamaset ve popülizm dilinin milliyetçi ve mezhepçi dilin söylemin ve siyasetin kurumsallaşması toplumsallaşması mutlakiyetçi bir geleneğe dönüştürülmesi toplumlarımızın gerçeğe uyanma konusunda istekli olmadıklarını gösteriyor Batılı bilgi bilim sisteminin tek referans çerçevesi hâline geldiği Batılı kültürel ve siyasal içeriğin dönüştürücü etkisinin her alanda somut olarak hissedildiği bir dünyada bu bilgi bilim kültür ve siyaset sistemine dâhil olduktan sonra hiçbir toplum ve kültür bağımsızlıktan yerli ve milli olmaktan söz edemez Müslümanlar olarak Batılı seküler bilgi kategorilerinin belirleyici otoritesi etrafında eleştirel sorgulayıcı bir bilinç ve gündem oluşturmamız gerekir Kendi bilincini bilme ve algılama biçimlerini oluşturamayan toplumların uyumculuğu seçmeleri çok büyük bir trajedidir Uyumculuğu seçen toplumların ve kültürlerin tarihi yeniledikleri yeniden yorumladıkları ve yazdıkları görülmemiş ve duyulmamıştır Konfor kültürünü ve uyumculuğu seçerek bir direniş kültürü oluşturamamak aşağılanmayı ve taşralılaştırılmayı kabul etmek demektir

Mahya Yayıncılık
İslam dünyası toplumları yüzyıllardır aldıkları hâlen ısrarla almaya devam ettikleri dinî ve politik popülizm uyuşturucuları ile yüzleşerek gerçeğe uyanma mücadelesi vermedikleri için modern tarihin farkına varamıyor Toplumlarımızda hamaset ve popülizm dilinin milliyetçi ve mezhepçi dilin söylemin ve siyasetin kurumsallaşması toplumsallaşması mutlakiyetçi bir geleneğe dönüştürülmesi toplumlarımızın gerçeğe uyanma konusunda istekli olmadıklarını gösteriyor Batılı bilgi bilim sisteminin tek referans çerçevesi hâline geldiği Batılı kültürel ve siyasal içeriğin dönüştürücü etkisinin her alanda somut olarak hissedildiği bir dünyada bu bilgi bilim kültür ve siyaset sistemine dâhil olduktan sonra hiçbir toplum ve kültür bağımsızlıktan yerli ve milli olmaktan söz edemez Müslümanlar olarak Batılı seküler bilgi kategorilerinin belirleyici otoritesi etrafında eleştirel sorgulayıcı bir bilinç ve gündem oluşturmamız gerekir Kendi bilincini bilme ve algılama biçimlerini oluşturamayan toplumların uyumculuğu seçmeleri çok büyük bir trajedidir Uyumculuğu seçen toplumların ve kültürlerin tarihi yeniledikleri yeniden yorumladıkları ve yazdıkları görülmemiş ve duyulmamıştır Konfor kültürünü ve uyumculuğu seçerek bir direniş kültürü oluşturamamak aşağılanmayı ve taşralılaştırılmayı kabul etmek demektir

Mahya
İslam dünyası toplumları yüzyıllardır aldıkları hâlen ısrarla almaya devam ettikleri dinî ve politik popülizm uyuşturucuları ile yüzleşerek gerçeğe uyanma mücadelesi vermedikleri için modern tarihin farkına varamıyor Toplumlarımızda hamaset ve popülizm dilinin milliyetçi ve mezhepçi dilin söylemin ve siyasetin kurumsallaşması toplumsallaşması mutlakiyetçi bir geleneğe dönüştürülmesi toplumlarımızın gerçeğe uyanma konusunda istekli olmadıklarını gösteriyor Batılı bilgi bilim sisteminin tek referans çerçevesi hâline geldiği Batılı kültürel ve siyasal içeriğin dönüştürücü etkisinin her alanda somut olarak hissedildiği bir dünyada bu bilgi bilim kültür ve siyaset sistemine dâhil olduktan sonra hiçbir toplum ve kültür bağımsızlıktan yerli ve milli olmaktan söz edemez Müslümanlar olarak Batılı seküler bilgi kategorilerinin belirleyici otoritesi etrafında eleştirel sorgulayıcı bir bilinç ve gündem oluşturmamız gerekir Kendi bilincini bilme ve algılama biçimlerini oluşturamayan toplumların uyumculuğu seçmeleri çok büyük bir trajedidir Uyumculuğu seçen toplumların ve kültürlerin tarihi yeniledikleri yeniden yorumladıkları ve yazdıkları görülmemiş ve duyulmamıştır Konfor kültürünü ve uyumculuğu seçerek bir direniş kültürü oluşturamamak aşağılanmayı ve taşralılaştırılmayı kabul etmek demektir

Mahya Yayınları
Atasoy Müftüoğlu tarafından kaleme alınan Geleceği Özgürleştirmek Mahya Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Geleceği Özgürleştirmek Atasoy Müftüoğlu Kitap Özeti İslam dünyası toplumları yüzyıllardır aldıkları hâlen ısrarla almaya devam ettikleri dinî ve politik popülizm uyuşturucuları ile yüzleşerek gerçeğe uyanma mücadelesi vermedikleri için modern tarihin farkına varamıyor Toplumlarımızda hamaset ve popülizm dilinin milliyetçi ve mezhepçi dilin söylemin ve siyasetin kurumsallaşması toplumsallaşması mutlakiyetçi bir geleneğe dönüştürülmesi toplumlarımızın gerçeğe uyanma konusunda istekli olmadıklarını gösteriyor Batılı bilgi bilim sisteminin tek referans çerçevesi hâline geldiği Batılı kültürel ve siyasal içeriğin dönüştürücü etkisinin her alanda somut olarak hissedildiği bir dünyada bu bilgi bilim kültür ve siyaset sistemine dâhil olduktan sonra hiçbir toplum ve kültür bağımsızlıktan yerli ve milli olmaktan söz edemez Müslümanlar olarak Batılı seküler bilgi kategorilerinin belirleyici otoritesi etrafında eleştirel sorgulayıcı bir bilinç ve gündem oluşturmamız gerekir Kendi bilincini bilme ve algılama biçimlerini oluşturamayan toplumların uyumculuğu seçmeleri çok büyük bir trajedidir Uyumculuğu seçen toplumların ve kültürlerin tarihi yeniledikleri yeniden yorumladıkları ve yazdıkları görülmemiş ve duyulmamıştır Konfor kültürünü ve uyumculuğu seçerek bir direniş kültürü oluşturamamak aşağılanmayı ve taşralılaştırılmayı kabul etmek demektir Yayınevi Mahya Yayınları Yazar Atasoy Müftüoğlu Sayfa 200 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x23 00 cm Basım Yılı Ocak 2020 Barkod 9786055222802 Kategori Düşünce

Mahya Yayınları
İslam dünyası toplumları yüzyıllardır aldıkları hâlen ısrarla almaya devam ettikleri dinî ve politik popülizm uyuşturucuları ile yüzleşerek gerçeğe uyanma mücadelesi vermedikleri için modern tarihin farkına varamıyor Toplumlarımızda hamaset ve popülizm dilinin milliyetçi ve mezhepçi dilin söylemin ve siyasetin kurumsallaşması toplumsallaşması mutlakiyetçi bir geleneğe dönüştürülmesi toplumlarımızın gerçeğe uyanma konusunda istekli olmadıklarını gösteriyor Batılı bilgi bilim sisteminin tek referans çerçevesi hâline geldiği Batılı kültürel ve siyasal içeriğin dönüştürücü etkisinin her alanda somut olarak hissedildiği bir dünyada bu bilgi bilim kültür ve siyaset sistemine dâhil olduktan sonra hiçbir toplum ve kültür bağımsızlıktan yerli ve milli olmaktan söz edemez Müslümanlar olarak Batılı seküler bilgi kategorilerinin belirleyici otoritesi etrafında eleştirel sorgulayıcı bir bilinç ve gündem oluşturmamız gerekir Kendi bilincini bilme ve algılama biçimlerini oluşturamayan toplumların uyumculuğu seçmeleri çok büyük bir trajedidir Uyumculuğu seçen toplumların ve kültürlerin tarihi yeniledikleri yeniden yorumladıkları ve yazdıkları görülmemiş ve duyulmamıştır Konfor kültürünü ve uyumculuğu seçerek bir direniş kültürü oluşturamamak aşağılanmayı ve taşralılaştırılmayı kabul etmek demektir