Geleneğin Gölgesinde Varoluş Krizi — İbrahim Çetintaş

Geleneğin Gölgesinde Varoluş Krizi
İbrahim ÇetintaşAnkara Okulu Yayınları
Geleneğin Gölgesinde Varoluş Krizi
İbrahim ÇetintaşAkıldan yoksun bir vahiy işlevsellik açısından donuklaşacaktır Bu anlamda akıl bütün maksat veya muradıyla vahyin gören gözü işiten kulağı tutan eli veya yürüyen ayağı gibidir Zira vahyin şeklî hüviyeti rivayet veya uygulamalar yoluyla belirli kültürlerde varlığını sürdürebilir Ancak bu şekil ve uygulamaların özü veya mahiyetini muhafaza edip bunu farklı kültür ve medeniyetlere ya da tarihin diğer dönemlerine taşıyacak olan vasıta akıldır Çünkü canlı aklî değerlendirme veya esnetmeler olmadan farklı kültürel havzalara ulaşmak ya da zamanın değişen koşulları arasındaki mesafeyi kapatıp yeni süreçlere ortak olmak mümkün olmayacaktır Meselenin aklî boyutu çalışmadığı takdirde naklî olanın da zaman ve mekâna yenik düşmesi mukadderdir Bu durumda ufku daralan daraltılan vahiy olgusunun işlevselliği ile birlikte cihanşümul olma vasfı da zayıflayacaktır

Ankara Okulu Yayınları
Akıldan yoksun bir vahiy işlevsellik açısından donuklaşacaktır Bu anlamda akıl bütün maksat veya muradıyla vahyin gören gözü işiten kulağı tutan eli veya yürüyen ayağı gibidir Zira vahyin şeklî hüviyeti rivayet veya uygulamalar yoluyla belirli kültürlerde varlığını sürdürebilir Ancak bu şekil ve uygulamaların özü veya mahiyetini muhafaza edip bunu farklı kültür ve medeniyetlere ya da tarihin diğer dönemlerine taşıyacak olan vasıta akıldır Çünkü canlı aklî değerlendirme veya esnetmeler olmadan farklı kültürel havzalara ulaşmak ya da zamanın değişen koşulları arasındaki mesafeyi kapatıp yeni süreçlere ortak olmak mümkün olmayacaktır Meselenin aklî boyutu çalışmadığı takdirde naklî olanın da zaman ve mekâna yenik düşmesi mukadderdir Bu durumda ufku daralan daraltılan vahiy olgusunun işlevselliği ile birlikte cihanşümul olma vasfı da zayıflayacaktır

Ankara Okulu Yayınları
Akıldan yoksun bir vahiy işlevsellik açısından donuklaşacaktır Bu anlamda akıl bütün maksat veya muradıyla vahyin gören gözü işiten kulağı tutan eli veya yürüyen ayağı gibidir Zira vahyin şeklî hüviyeti rivayet veya uygulamalar yoluyla belirli kültürlerde varlığını sürdürebilir Ancak bu şekil ve uygulamaların özü veya mahiyetini muhafaza edip bunu farklı kültür ve medeniyetlere ya da tarihin diğer dönemlerine taşıyacak olan vasıta akıldır Çünkü canlı aklî değerlendirme veya esnetmeler olmadan farklı kültürel havzalara ulaşmak ya da zamanın değişen koşulları arasındaki mesafeyi kapatıp yeni süreçlere ortak olmak mümkün olmayacaktır Meselenin aklî boyutu çalışmadığı takdirde naklî olanın da zaman ve mekâna yenik düşmesi mukadderdir Bu durumda ufku daralan daraltılan vahiy olgusunun işlevselliği ile birlikte cihanşümul olma vasfı da zayıflayacaktır

Ankara Okulu Yayınları
Akıldan yoksun bir vahiy işlevsellik açısından donuklaşacaktır Bu anlamda akıl bütün maksat veya muradıyla vahyin gören gözü işiten kulağı tutan eli veya yürüyen ayağı gibidir Zira vahyin şeklî hüviyeti rivayet veya uygulamalar yoluyla belirli kültürlerde varlığını sürdürebilir Ancak bu şekil ve uygulamaların özü veya mahiyetini muhafaza edip bunu farklı kültür ve medeniyetlere ya da tarihin diğer dönemlerine taşıyacak olan vasıta akıldır Çünkü canlı aklî değerlendirme veya esnetmeler olmadan farklı kültürel havzalara ulaşmak ya da zamanın değişen koşulları arasındaki mesafeyi kapatıp yeni süreçlere ortak olmak mümkün olmayacaktır Meselenin aklî boyutu çalışmadığı takdirde naklî olanın da zaman ve mekâna yenik düşmesi mukadderdir Bu durumda ufku daralan daraltılan vahiy olgusunun işlevselliği ile birlikte cihanşümul olma vasfı da zayıflayacaktır

Ankara Okulu Yayınları
Akıldan yoksun bir vahiy işlevsellik açısından donuklaşacaktır Bu anlamda akıl bütün maksat veya muradıyla vahyin gören gözü işiten kulağı tutan eli veya yürüyen ayağı gibidir Zira vahyin şeklî hüviyeti rivayet veya uygulamalar yoluyla belirli kültürlerde varlığını sürdürebilir Ancak bu şekil ve uygulamaların özü veya mahiyetini muhafaza edip bunu farklı kültür ve medeniyetlere ya da tarihin diğer dönemlerine taşıyacak olan vasıta akıldır Çünkü canlı aklî değerlendirme veya esnetmeler olmadan farklı kültürel havzalara ulaşmak ya da zamanın değişen koşulları arasındaki mesafeyi kapatıp yeni süreçlere ortak olmak mümkün olmayacaktır Meselenin aklî boyutu çalışmadığı takdirde naklî olanın da zaman ve mekâna yenik düşmesi mukadderdir Bu durumda ufku daralan daraltılan vahiy olgusunun işlevselliği ile birlikte cihanşümul olma vasfı da zayıflayacaktır

Ankara Okulu
Akıldan yoksun bir vahiy işlevsellik açısından donuklaşacaktır Bu anlamda akıl bütün maksat veya muradıyla vahyin gören gözü işiten kulağı tutan eli veya yürüyen ayağı gibidir Zira vahyin şeklî hüviyeti rivayet veya uygulamalar yoluyla belirli kültürlerde varlığını sürdürebilir Ancak bu şekil ve uygulamaların özü veya mahiyetini muhafaza edip bunu farklı kültür ve medeniyetlere ya da tarihin diğer dönemlerine taşıyacak olan vasıta akıldır Çünkü canlı aklî değerlendirme veya esnetmeler olmadan farklı kültürel havzalara ulaşmak ya da zamanın değişen koşulları arasındaki mesafeyi kapatıp yeni süreçlere ortak olmak mümkün olmayacaktır Meselenin aklî boyutu çalışmadığı takdirde naklî olanın da zaman ve mekâna yenik düşmesi mukadderdir Bu durumda ufku daralan daraltılan vahiy olgusunun işlevselliği ile birlikte cihanşümul olma vasfı da zayıflayacaktır