Gelevera Deresi — Yunus Emre Vural

Gelevera Deresi
Yunus Emre VuralÇıra Yayınları
Gelevera Deresi
Yunus Emre VuralNisan ayının yirmisine gelinmesine rağmen İç Anadolu da dayanılmaz bir ayaz hakimdi Kaymakam yanına müdürünü almış Güzelyurt Köyü ne gitmekteydi O sırada muhtar da son hazırlıklarını tamamlamaya uğraşıyor bir yandan gelenleri hoşlarken öte yandan gençlere emirler yağdırıyordu Her sene gurbetteki köylüler bu zamanda davet edilir geniş çaplı bir katılım ile mevlit okutulurdu Bu muhtarın adeta seçim sigortasıydı Kitleleri bir araya getirdiği sosyalleştirdiği bir etkinlikti Yıl boyunca dedikodusu civar köylerde yapılacak bir hizmetti Makam arabasının köye girmesiyle kaz sürüleri sağa sola dağıldı Çocuklar arabanın önüne arkasına takıldı ve eski belediye binasının önünde durdu Muhtar derhal sağ arkada oturan kaymakamın kapısına davrandı Kaymakam dışarı çıkar çıkmaz yüzünü sert ıslak bir ayaz yaladı Haliyle morali falan da kalmadı Bir anda etrafını saran kimi sakallı kimi meczup büyük bir kalabalıkla el sıkışma telaşına düştü Arada kaymakamı ensesinde tutup kendine çekerek şapur şupur öpmeye kalkışanlar oluyor utancında elini yüzüne silmeye götüremeyen kaymakamı biraz sonra başka eller yakalıyordu Bu hengame böyle on dakikaya yakın sürdü Kaymakam yanından ayrılmayan muhtara dönüp haydi içeri girelim de programa başlayalım fazla zamanımız yok dedi Muhtar gayet doğal bir şekilde sayın gaymakam beyim belediye binamızın önüne sandalyeleri dizdik burada yapacaz inşallah diye cevapladı O an başından aşağı kaynar sular döküldüğünü hissetti kaymakam ve sustu Naçar dışarıya dizilen plastik koltuklara geçirildi Yalnız kendisinin koltuğuna bir kilim parçası yerleştirilmişti Bu fikir son anda muhtarın aklına gelmişti Eee kaymakamın koltuğu belirgin ve farklı olmalıydı neticede

ÇIRA YAYINLARI
Nisan ayının yirmisine gelinmesine rağmen İç Anadolu da dayanılmaz bir ayaz hakimdi Kaymakam yanına müdürünü almış Güzelyurt Köyü ne gitmekteydi O sırada muhtar da son hazırlıklarını tamamlamaya uğraşıyor bir yandan gelenleri hoşlarken öte yandan gençlere emirler yağdırıyordu Her sene gurbetteki köylüler bu zamanda davet edilir geniş çaplı bir katılım ile mevlit okutulurdu Bu muhtarın adeta seçim sigortasıydı Kitleleri bir araya getirdiği sosyalleştirdiği bir etkinlikti Yıl boyunca dedikodusu civar köylerde yapılacak bir hizmetti Makam arabasının köye girmesiyle kaz sürüleri sağa sola dağıldı Çocuklar arabanın önüne arkasına takıldı ve eski belediye binasının önünde durdu Muhtar derhal sağ arkada oturan kaymakamın kapısına davrandı Kaymakam dışarı çıkar çıkmaz yüzünü sert ıslak bir ayaz yaladı Haliyle morali falan da kalmadı Bir anda etrafını saran kimi sakallı kimi meczup büyük bir kalabalıkla el sıkışma telaşına düştü Arada kaymakamı ensesinde tutup kendine çekerek şapur şupur öpmeye kalkışanlar oluyor utancında elini yüzüne silmeye götüremeyen kaymakamı biraz sonra başka eller yakalıyordu Bu hengame böyle on dakikaya yakın sürdü Kaymakam yanından ayrılmayan muhtara dönüp haydi içeri girelim de programa başlayalım fazla zamanımız yok dedi Muhtar gayet doğal bir şekilde sayın gaymakam beyim belediye binamızın önüne sandalyeleri dizdik burada yapacaz inşallah diye cevapladı O an başından aşağı kaynar sular döküldüğünü hissetti kaymakam ve sustu Naçar dışarıya dizilen plastik koltuklara geçirildi Yalnız kendisinin koltuğuna bir kilim parçası yerleştirilmişti Bu fikir son anda muhtarın aklına gelmişti Eee kaymakamın koltuğu belirgin ve farklı olmalıydı neticede

Çıra Yayınları
Nisan ayının yirmisine gelinmesine rağmen İç Anadolu da dayanılmaz bir ayaz hakimdi Kaymakam yanına müdürünü almış Güzelyurt Köyü ne gitmekteydi O sırada muhtar da son hazırlıklarını tamamlamaya uğraşıyor bir yandan gelenleri hoşlarken öte yandan gençlere emirler yağdırıyordu Her sene gurbetteki köylüler bu zamanda davet edilir geniş çaplı bir katılım ile mevlit okutulurdu Bu muhtarın adeta seçim sigortasıydı Kitleleri bir araya getirdiği sosyalleştirdiği bir etkinlikti Yıl boyunca dedikodusu civar köylerde yapılacak bir hizmetti Makam arabasının köye girmesiyle kaz sürüleri sağa sola dağıldı Çocuklar arabanın önüne arkasına takıldı ve eski belediye binasının önünde durdu Muhtar derhal sağ arkada oturan kaymakamın kapısına davrandı Kaymakam dışarı çıkar çıkmaz yüzünü sert ıslak bir ayaz yaladı Haliyle morali falan da kalmadı Bir anda etrafını saran kimi sakallı kimi meczup büyük bir kalabalıkla el sıkışma telaşına düştü Arada kaymakamı ensesinde tutup kendine çekerek şapur şupur öpmeye kalkışanlar oluyor utancında elini yüzüne silmeye götüremeyen kaymakamı biraz sonra başka eller yakalıyordu Bu hengame böyle on dakikaya yakın sürdü Kaymakam yanından ayrılmayan muhtara dönüp haydi içeri girelim de programa başlayalım fazla zamanımız yok dedi Muhtar gayet doğal bir şekilde sayın gaymakam beyim belediye binamızın önüne sandalyeleri dizdik burada yapacaz inşallah diye cevapladı O an başından aşağı kaynar sular döküldüğünü hissetti kaymakam ve sustu Naçar dışarıya dizilen plastik koltuklara geçirildi Yalnız kendisinin koltuğuna bir kilim parçası yerleştirilmişti Bu fikir son anda muhtarın aklına gelmişti Eee kaymakamın koltuğu belirgin ve farklı olmalıydı neticede

ÇIRA EDEBİYAT
Nisan ayının yirmisine gelinmesine rağmen İç Anadolu da dayanılmaz bir ayaz hakimdi Kaymakam yanına müdürünü almış Güzelyurt Köyü ne gitmekteydi O sırada muhtar da köyünde son hazırlıklarını tamamlamaya uğraşıyor bir yandan gelenleri hoşlarken öte yandan gençlere emirler yağdırıyordu Her sene gurbetteki köylüler bu zamanda davet edilir geniş çaplı bir katılım ile mevlid okutulurdu Bu muhtarın adeta seçim sigortasıydı Kitleleri bir araya getirdiği sosyalleştirdiği bir etkinlikti Yıl boyunca dedikodusu civar köylerde yapılacak bir hizmetti Makam arabasının köye girmesiyle kaz sürüleri sağa sola dağıldı Çocuklar arabanın önüne arkasına takıldı ve eski belediye binasının önünde duruldu Muhtar derhal sağ arkada oturan kaymakamın kapısına davrandı Kaymakam dışarı çıkar çıkmaz yüzünü sert Islak bir ayaz yaladı Haliyle morali falan da kalmadı Bir anda etrafını saran kimi sakallı kimi meczup büyük bir kalabalıkla el sıkışma telaşına düştü Arada kaymakamı ensesinden kendine doğru çekip şapur şupur öpmeye kalkanlar oluyor utancından elini yüzünü silmeye götüremeyen kaymakamı biraz sonra başka eller yakalıyordu Bu hengame böyle on dakikaya yakın sürdü Kaymakam yanından ayrılmayan muhtara dönüp haydi içeri geçelim de programa başlayalım fazla zamanımız yok dedi Muhtar gayet doğal bir şekilde sayın gaymakam beyim belediye binamızın önüne sandalyeleri dizdik burada yapacaz inşallah diye cevapladı O an başından aşağı kaynar sular döküldüğünü hissetti kaymakam ve sustu Naçar dışarıya dizilen plastik koltuklara geçildi Yalnız kendisinin koltuğuna bir kilim parçası yerleştirilmişti Bu fikir son anda muhtarın aklına gelmişti Eee kaymakamın koltuğu belirgin ve farklı olmalıydı neticede

Çıra
Nisan ayının yirmisine gelinmesine rağmen İç Anadolu da dayanılmaz bir ayaz hakimdi Kaymakam yanına müdürünü almış Güzelyurt Köyü ne gitmekteydi O sırada muhtar da son hazırlıklarını tamamlamaya uğraşıyor bir yandan gelenleri hoşlarken öte yandan gençlere emirler yağdırıyordu Her sene gurbetteki köylüler bu zamanda davet edilir geniş çaplı bir katılım ile mevlit okutulurdu Bu muhtarın adeta seçim sigortasıydı Kitleleri bir araya getirdiği sosyalleştirdiği bir etkinlikti Yıl boyunca dedikodusu civar köylerde yapılacak bir hizmetti Makam arabasının köye girmesiyle kaz sürüleri sağa sola dağıldı Çocuklar arabanın önüne arkasına takıldı ve eski belediye binasının önünde durdu Muhtar derhal sağ arkada oturan kaymakamın kapısına davrandı Kaymakam dışarı çıkar çıkmaz yüzünü sert ıslak bir ayaz yaladı Haliyle morali falan da kalmadı Bir anda etrafını saran kimi sakallı kimi meczup büyük bir kalabalıkla el sıkışma telaşına düştü Arada kaymakamı ensesinden tutup kendine çekerek şapur şupur öpmeye kalkışanlar oluyor utancından elini yüzüne silmeye götüremeyen kaymakamı biraz sonra başka eller yakalıyordu Bu hengame böyle on dakikaya yakın sürdü Kaymakam yanından ayrılmayan muhtara dönüp haydi içeri girelim de programa başlayalım fazla zamanımız yok dedi Muhtar gayet doğal bir şekilde sayın gaymakam beyim belediye binamızın önüne sandalyeleri dizdik burada yapacaz inşallah diye cevapladı O an başından aşağı kaynar sular döküldüğünü hissetti kaymakam ve sustu Naçar dışarıya dizilen plastik koltuklara geçirildi Yalnız kendisinin koltuğuna bir kilim parçası yerleştirilmişti Bu fikir son anda muhtarın aklına gelmişti Eee kaymakamın koltuğu belirgin ve farklı olmalıydı neticede

Çıra Yayınları
Nisan ayının yirmisine gelinmesine rağmen İç Anadolu da dayanılmaz bir ayaz hakimdi Kaymakam yanına müdürünü almış Güzelyurt Köyü ne gitmekteydi O sırada muhtar da son hazırlıklarını tamamlamaya uğraşıyor bir yandan gelenleri hoşlarken öte yandan gençlere emirler yağdırıyordu Her sene gurbetteki köylüler bu zamanda davet edilir geniş çaplı bir katılım ile mevlit okutulurdu Bu muhtarın adeta seçim sigortasıydı Kitleleri bir araya getirdiği sosyalleştirdiği bir etkinlikti Yıl boyunca dedikodusu civar köylerde yapılacak bir hizmetti Makam arabasının köye girmesiyle kaz sürüleri sağa sola dağıldı Çocuklar arabanın önüne arkasına takıldı ve eski belediye binasının önünde durdu Muhtar derhal sağ arkada oturan kaymakamın kapısına davrandı Kaymakam dışarı çıkar çıkmaz yüzünü sert ıslak bir ayaz yaladı Haliyle morali falan da kalmadı Bir anda etrafını saran kimi sakallı kimi meczup büyük bir kalabalıkla el sıkışma telaşına düştü Arada kaymakamı ensesinde tutup kendine çekerek şapur şupur öpmeye kalkışanlar oluyor utancında elini yüzüne silmeye götüremeyen kaymakamı biraz sonra başka eller yakalıyordu Bu hengame böyle on dakikaya yakın sürdü Kaymakam yanından ayrılmayan muhtara dönüp haydi içeri girelim de programa başlayalım fazla zamanımız yok dedi Muhtar gayet doğal bir şekilde sayın gaymakam beyim belediye binamızın önüne sandalyeleri dizdik burada yapacaz inşallah diye cevapladı O an başından aşağı kaynar sular döküldüğünü hissetti kaymakam ve sustu Naçar dışarıya dizilen plastik koltuklara geçirildi Yalnız kendisinin koltuğuna bir kilim parçası yerleştirilmişti Bu fikir son anda muhtarın aklına gelmişti Eee kaymakamın koltuğu belirgin ve farklı olmalıydı neticede

Çıra Edebiyat
Nisan ayının yirmisine gelinmesine rağmen İç Anadolu da dayanılmaz bir ayaz hakimdi Kaymakam yanına müdürünü almış Güzelyurt Köyü ne gitmekteydi O sırada muhtar da son hazırlıklarını tamamlamaya uğraşıyor bir yandan gelenleri hoşlarken öte yandan gençlere emirler yağdırıyordu Her sene gurbetteki köylüler bu zamanda davet edilir geniş çaplı bir katılım ile mevlit okutulurdu Bu muhtarın adeta seçim sigortasıydı Kitleleri bir araya getirdiği sosyalleştirdiği bir etkinlikti Yıl boyunca dedikodusu civar köylerde yapılacak bir hizmetti Makam arabasının köye girmesiyle kaz sürüleri sağa sola dağıldı Çocuklar arabanın önüne arkasına takıldı ve eski belediye binasının önünde durdu Muhtar derhal sağ arkada oturan kaymakamın kapısına davrandı Kaymakam dışarı çıkar çıkmaz yüzünü sert ıslak bir ayaz yaladı Haliyle morali falan da kalmadı Bir anda etrafını saran kimi sakallı kimi meczup büyük bir kalabalıkla el sıkışma telaşına düştü Arada kaymakamı ensesinde tutup kendine çekerek şapur şupur öpmeye kalkışanlar oluyor utancında elini yüzüne silmeye götüremeyen kaymakamı biraz sonra başka eller yakalıyordu Bu hengame böyle on dakikaya yakın sürdü Kaymakam yanından ayrılmayan muhtara dönüp haydi içeri girelim de programa başlayalım fazla zamanımız yok dedi Muhtar gayet doğal bir şekilde sayın gaymakam beyim belediye binamızın önüne sandalyeleri dizdik burada yapacaz inşallah diye cevapladı O an başından aşağı kaynar sular döküldüğünü hissetti kaymakam ve sustu Naçar dışarıya dizilen plastik koltuklara geçirildi Yalnız kendisinin koltuğuna bir kilim parçası yerleştirilmişti Bu fikir son anda muhtarın aklına gelmişti Eee kaymakamın koltuğu belirgin ve farklı olmalıydı neticede