Gelinciğin Sızısı — Filiz Kalkışım Çolak

Gelinciğin Sızısı
Filiz Kalkışım ÇolakŞiirden Yayınları
Gelinciğin Sızısı
Filiz Kalkışım ÇolakŞiirlerine baktığımızda yaşadığı çevrenin ve hayatın şiirlerinin söyleyişini etkilediğini de görüyoruz Yaşadığı Karadeniz şeridinin söylence ve yaşam biçiminin bazen birebir şiirine girdiğine de tanık oluyoruz Böyle olunca şiirinde deneyimlenmiş yaşanmış olan ile imgeleminde kurguladığı arasında bir dengenin şiirinin derin yapısını örgütlediği görülüyor Hayat hakkında oluşan fikirlerin düşüncelerin duyguların yansıması ışıl ışıl parlıyor Karadeniz kadar geniş ve zengin bir imge dünyası fışkırıyor şiirlerinde Yeryüzünde hayatın kendini nasıl dayattığını düşünsel olanda nasıl yönlendirici olduğunun da kanıtı bu Ancak pratikte olup biten kendini düşünsel bir zeminde ifade etme olanağını da buluyor Şairin yaşadığı coğrafyanın görsel zenginliğinin şiire dönüşmesi bu olanağı zenginleştiriyor Bu yaşamlarımıza bu görsel şölen içinden bakmamıza da olanak sağlıyor Şiirini bu bağlamda okuduğumuzda geleceği açık bir şiir poetikasıyla karşı karşıya geliyoruz İmgelem zenginliği daha baştan bu şiirin derin yapısında bizi bekliyor Aşkı önceleyen tematik bir şiir yazması şiirinin düşünsel derinliğine girmemizi kolaylaştırıyor Şiir Filiz Kalkışım Çolak için hayatın kendisinden ortaya çıkıyor ve şiirsel olan imge dile gelme anında oluşuyor Zengin benzetmelerle örülü bu şiirde hayatın mucizevi detaylarını görebiliyoruz Onun şiirinde aşk hayat kadar değerli ve sahip çıkılması gereken bir olgu sevincin de böylesi doğal bir anlayışla yazıldığına tanık oluyoruz nitekim Aşağıdaki şiiri okuduğumuz zaman hayatın şiiri nasıl biçimlendirdiğini tematik bütünlüğün nasıl şiirin derin yapısında devindiğini görüyoruz sen rüzgârın özgürlüğe yırtılan teninde savrulurken kucağına denizin ben sevda sevda yağmura çalacağım gülücüklerini bir papatya tütsülenecek çıkaracak meraklı bakışlarını gözeneklerinden toprak kokan ellerine düşecek sevda tütsülenecek yağmurun kokusu koynunda sabahlayan baharlara Tanıtım Bülteninden

Şiirden Yayıncılık
Şiirlerine baktığımızda yaşadığı çevrenin ve hayatın şiirlerinin söyleyişini etkilediğini de görüyoruz Yaşadığı Karadeniz şeridinin söylence ve yaşam biçiminin bazen birebir şiirine girdiğine de tanık oluyoruz Böyle olunca şiirinde deneyimlenmiş yaşanmış olan ile imgeleminde kurguladığı arasında bir dengenin şiirinin derin yapısını örgütlediği görülüyor Hayat hakkında oluşan fikirlerin düşüncelerin duyguların yansıması ışıl ışıl parlıyor Karadeniz kadar geniş ve zengin bir imge dünyası fışkırıyor şiirlerinde Yeryüzünde hayatın kendini nasıl dayattığını düşünsel olanda nasıl yönlendirici olduğunun da kanıtı bu Ancak pratikte olup biten kendini düşünsel bir zeminde ifade etme olanağını da buluyor Şairin yaşadığı coğrafyanın görsel zenginliğinin şiire dönüşmesi bu olanağı zenginleştiriyor Bu yaşamlarımıza bu görsel şölen içinden bakmamıza da olanak sağlıyor Şiirini bu bağlamda okuduğumuzda geleceği açık bir şiir poetikasıyla karşı karşıya geliyoruz İmgelem zenginliği daha baştan bu şiirin derin yapısında bizi bekliyor Aşkı önceleyen tematik bir şiir yazması şiirinin düşünsel derinliğine girmemizi kolaylaştırıyor Şiir Filiz Kalkışım Çolak için hayatın kendisinden ortaya çıkıyor ve şiirsel olan imge dile gelme anında oluşuyor Zengin benzetmelerle örülü bu şiirde hayatın mucizevi detaylarını görebiliyoruz Onun şiirinde aşk hayat kadar değerli ve sahip çıkılması gereken bir olgu sevincin de böylesi doğal bir anlayışla yazıldığına tanık oluyoruz nitekim Aşağıdaki şiiri okuduğumuz zaman hayatın şiiri nasıl biçimlendirdiğini tematik bütünlüğün nasıl şiirin derin yapısında devindiğini görüyoruz sen rüzgârın özgürlüğe yırtılan teninde savrulurken kucağına denizin ben sevda sevda yağmura çalacağım gülücüklerini bir papatya tütsülenecek çıkaracak meraklı bakışlarını gözeneklerinden toprak kokan ellerine düşecek sevda tütsülenecek yağmurun kokusu koynunda sabahlayan baharlara

Şiirden Yayıncılık
Şiirlerine baktığımızda yaşadığı çevrenin ve hayatın şiirlerinin söyleyişini etkilediğini de görüyoruz Yaşadığı Karadeniz şeridinin söylence ve yaşam biçiminin bazen birebir şiirine girdiğine de tanık oluyoruz Böyle olunca şiirinde deneyimlenmiş yaşanmış olan ile imgeleminde kurguladığı arasında bir dengenin şiirinin derin yapısını örgütlediği görülüyor Hayat hakkında oluşan fikirlerin düşüncelerin duyguların yansıması ışıl ışıl parlıyor Karadeniz kadar geniş ve zengin bir imge dünyası fışkırıyor şiirlerinde Yeryüzünde hayatın kendini nasıl dayattığını düşünsel olanda nasıl yönlendirici olduğunun da kanıtı bu Ancak pratikte olup biten kendini düşünsel bir zeminde ifade etme olanağını da buluyor Şairin yaşadığı coğrafyanın görsel zenginliğinin şiire dönüşmesi bu olanağı zenginleştiriyor Bu yaşamlarımıza bu görsel şölen içinden bakmamıza da olanak sağlıyor Şiirini bu bağlamda okuduğumuzda geleceği açık bir şiir poetikasıyla karşı karşıya geliyoruz İmgelem zenginliği daha baştan bu şiirin derin yapısında bizi bekliyor Aşkı önceleyen tematik bir şiir yazması şiirinin düşünsel derinliğine girmemizi kolaylaştırıyor Şiir Filiz Kalkışım Çolak için hayatın kendisinden ortaya çıkıyor ve şiirsel olan imge dile gelme anında oluşuyor Zengin benzetmelerle örülü bu şiirde hayatın mucizevi detaylarını görebiliyoruz Onun şiirinde aşk hayat kadar değerli ve sahip çıkılması gereken bir olgu sevincin de böylesi doğal bir anlayışla yazıldığına tanık oluyoruz nitekim Aşağıdaki şiiri okuduğumuz zaman hayatın şiiri nasıl biçimlendirdiğini tematik bütünlüğün nasıl şiirin derin yapısında devindiğini görüyoruz sen rüzgârın özgürlüğe yırtılan teninde savrulurken kucağına denizin ben sevda sevda yağmura çalacağım gülücüklerini bir papatya tütsülenecek çıkaracak meraklı bakışlarını gözeneklerinden toprak kokan ellerine düşecek sevda tütsülenecek yağmurun kokusu koynunda sabahlayan baharlara

Şiirden Yayıncılık
Filiz Kalkışım Çolak tarafından kaleme alınan Gelinciğin Sızısı Şiirden Yayıncılık eseri olarak okurlarla buluşuyor Gelinciğin Sızısı Filiz Kalkışım Çolak Kitap Özeti Şiirlerine baktığımızda yaşadığı çevrenin ve hayatın şiirlerinin söyleyişini etkilediğini de görüyoruz Yaşadığı Karadeniz şeridinin söylence ve yaşam biçiminin bazen birebir şiirine girdiğine de tanık oluyoruz Böyle olunca şiirinde deneyimlenmiş yaşanmış olan ile imgeleminde kurguladığı arasında bir dengenin şiirinin derin yapısını örgütlediği görülüyor Hayat hakkında oluşan fikirlerin düşüncelerin duyguların yansıması ışıl ışıl parlıyor Karadeniz kadar geniş ve zengin bir imge dünyası fışkırıyor şiirlerinde Yeryüzünde hayatın kendini nasıl dayattığını düşünsel olanda nasıl yönlendirici olduğunun da kanıtı bu Ancak pratikte olup biten kendini düşünsel bir zeminde ifade etme olanağını da buluyor Şairin yaşadığı coğrafyanın görsel zenginliğinin şiire dönüşmesi bu olanağı zenginleştiriyor Bu yaşamlarımıza bu görsel şölen içinden bakmamıza da olanak sağlıyor Şiirini bu bağlamda okuduğumuzda geleceği açık bir şiir poetikasıyla karşı karşıya geliyoruz İmgelem zenginliği daha baştan bu şiirin derin yapısında bizi bekliyor Aşkı önceleyen tematik bir şiir yazması şiirinin düşünsel derinliğine girmemizi kolaylaştırıyor Şiir Filiz Kalkışım Çolak için hayatın kendisinden ortaya çıkıyor ve şiirsel olan imge dile gelme anında oluşuyor Zengin benzetmelerle örülü bu şiirde hayatın mucizevi detaylarını görebiliyoruz Onun şiirinde aşk hayat kadar değerli ve sahip çıkılması gereken bir olgu sevincin de böylesi doğal bir anlayışla yazıldığına tanık oluyoruz nitekim Aşağıdaki şiiri okuduğumuz zaman hayatın şiiri nasıl biçimlendirdiğini tematik bütünlüğün nasıl şiirin derin yapısında devindiğini görüyoruz sen rüzgârın özgürlüğe yırtılan teninde savrulurken kucağına denizin ben sevda sevda yağmura çalacağım gülücüklerini bir papatya tütsülenecek çıkaracak meraklı bakışlarını gözeneklerinden toprak kokan ellerine düşecek sevda tütsülenecek yağmurun kokusu koynunda sabahlayan baharlara Yayınevi Şiirden Yayıncılık Yazar Filiz Kalkışım Çolak Sayfa 110 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 50 cm Basım Yılı Ağustos 2023 Barkod 9786057513847 Kategori Antoloji Şiir

Şiirden Yayıncılık
Şiirlerine baktığımızda yaşadığı çevrenin ve hayatın şiirlerinin söyleyişini etkilediğini de görüyoruz Yaşadığı Karadeniz şeridinin söylence ve yaşam biçiminin bazen birebir şiirine girdiğine de tanık oluyoruz Böyle olunca şiirinde deneyimlenmiş yaşanmış olan ile imgeleminde kurguladığı arasında bir dengenin şiirinin derin yapısını örgütlediği görülüyor Hayat hakkında oluşan fikirlerin düşüncelerin duyguların yansıması ışıl ışıl parlıyor Karadeniz kadar geniş ve zengin bir imge dünyası fışkırıyor şiirlerinde Yeryüzünde hayatın kendini nasıl dayattığını düşünsel olanda nasıl yönlendirici olduğunun da kanıtı bu Ancak pratikte olup biten kendini düşünsel bir zeminde ifade etme olanağını da buluyor Şairin yaşadığı coğrafyanın görsel zenginliğinin şiire dönüşmesi bu olanağı zenginleştiriyor Bu yaşamlarımıza bu görsel şölen içinden bakmamıza da olanak sağlıyor Şiirini bu bağlamda okuduğumuzda geleceği açık bir şiir poetikasıyla karşı karşıya geliyoruz İmgelem zenginliği daha baştan bu şiirin derin yapısında bizi bekliyor Aşkı önceleyen tematik bir şiir yazması şiirinin düşünsel derinliğine girmemizi kolaylaştırıyor Şiir Filiz Kalkışım Çolak için hayatın kendisinden ortaya çıkıyor ve şiirsel olan imge dile gelme anında oluşuyor Zengin benzetmelerle örülü bu şiirde hayatın mucizevi detaylarını görebiliyoruz Onun şiirinde aşk hayat kadar değerli ve sahip çıkılması gereken bir olgu sevincin de böylesi doğal bir anlayışla yazıldığına tanık oluyoruz nitekim Aşağıdaki şiiri okuduğumuz zaman hayatın şiiri nasıl biçimlendirdiğini tematik bütünlüğün nasıl şiirin derin yapısında devindiğini görüyoruz sen rüzgârın özgürlüğe yırtılan teninde savrulurken kucağına denizin ben sevda sevda yağmura çalacağım gülücüklerini bir papatya tütsülenecek çıkaracak meraklı bakışlarını gözeneklerinden toprak kokan ellerine düşecek sevda tütsülenecek yağmurun kokusu koynunda sabahlayan baharlara

Şiirden Yayınları
Şiirlerine baktığımızda yaşadığı çevrenin ve hayatın şiirlerinin söyleyişini etkilediğini de görüyoruz Yaşadığı Karadeniz şeridinin söylence ve yaşam biçiminin bazen birebir şiirine girdiğine de tanık oluyoruz Böyle olunca şiirinde deneyimlenmiş yaşanmış olan ile imgeleminde kurguladığı arasında bir dengenin şiirinin derin yapısını örgütlediği görülüyor Hayat hakkında oluşan fikirlerin düşüncelerin duyguların yansıması ışıl ışıl parlıyor Karadeniz kadar geniş ve zengin bir imge dünyası fışkırıyor şiirlerinde Yeryüzünde hayatın kendini nasıl dayattığını düşünsel olanda nasıl yönlendirici olduğunun da kanıtı bu Ancak pratikte olup biten kendini düşünsel bir zeminde ifade etme olanağını da buluyor Şairin yaşadığı coğrafyanın görsel zenginliğinin şiire dönüşmesi bu olanağı zenginleştiriyor Bu yaşamlarımıza bu görsel şölen içinden bakmamıza da olanak sağlıyor Şiirini bu bağlamda okuduğumuzda geleceği açık bir şiir poetikasıyla karşı karşıya geliyoruz İmgelem zenginliği daha baştan bu şiirin derin yapısında bizi bekliyor Aşkı önceleyen tematik bir şiir yazması şiirinin düşünsel derinliğine girmemizi kolaylaştırıyor Şiir Filiz Kalkışım Çolak için hayatın kendisinden ortaya çıkıyor ve şiirsel olan imge dile gelme anında oluşuyor Zengin benzetmelerle örülü bu şiirde hayatın mucizevi detaylarını görebiliyoruz Onun şiirinde aşk hayat kadar değerli ve sahip çıkılması gereken bir olgu sevincin de böylesi doğal bir anlayışla yazıldığına tanık oluyoruz nitekim Aşağıdaki şiiri okuduğumuz zaman hayatın şiiri nasıl biçimlendirdiğini tematik bütünlüğün nasıl şiirin derin yapısında devindiğini görüyoruz sen rüzgârın özgürlüğe yırtılan teninde savrulurken kucağına denizin ben sevda sevda yağmura çalacağım gülücüklerini bir papatya tütsülenecek çıkaracak meraklı bakışlarını gözeneklerinden toprak kokan ellerine düşecek sevda tütsülenecek yağmurun kokusu koynunda sabahlayan baharlara