Gelincik Mevsimi — Çiler Nazife Koşar

Gelincik Mevsimi
Çiler Nazife KoşarYakın Kitabevi
Gelincik Mevsimi
Çiler Nazife KoşarÇocukluğum Ege de iki katlı önü sofalı kapısı yeşil boyalı bağlı bostanlı masal gibi bahçeli bir evde geçti Evimizin bahçesinde altın sarısı renkleriyle gülen ayvalar şifa kaynağı dutlar dert ortağım ahlatlar Ege nin bal incirleri tepesine tırmanıp sularını üstüme akıta akıta yediğim yemyeşil can erikleri ve güneşi eme eme sararan bereketli asmalar salkım saçak arzıendam ederlerdi Zeytinyağlı ev sabunu kokan odamın demirlerinden sarkan iplerde biber ve patlıcanların kuruduğu pervazında ebruli sardunyaların durduğu geniş penceresinin önünde kocaman bir nar ağacı vardı ki tıpkı hayatın zorlukları dertleri tasaları gibiydi gövdesi Dinginliğe beklemeye sabretmeye yetinmeye her şeyin daha güzel olacağı bir zamanın geleceğine inanmaya teşne bir nar masalı aslında hayat Bazen durgun bazen fırtınalı Yazarın sözcüklerle hikayesi de böyle Ne yazayım nasıl yazayım sorularıyla dökülmüyor düşünceler ak kağıdın koynuna Elinizde tuttuğunuz kitap sıradan hikayelerden oluşmuyor Hayata tutulan ışık açılan pencere uzatılan el var satır aralarında İşte bu nedenle Nar Mevsimi dedim adına tam da nar mevsiminde sizlerle buluşsun istedim Ben sizleri yazdım Sizler de her satırda beni okuyacaksınız Başka bir mevsimde yeniden buluşmak umuduyla Tanıtım Bülteninden

Yakın Kitabevi Yayınları
Çocukluğum Ege de iki katlı önü sofalı kapısı yeşil boyalı bağlı bostanlı masal gibi bahçeli bir evde geçti Evimizin bahçesinde altın sarısı renkleriyle gülen ayvalar şifa kaynağı dutlar dert ortağım ahlatlar Ege nin bal incirleri tepesine tırmanıp sularını üstüme akıta akıta yediğim yemyeşil can erikleri ve güneşi eme eme sararan bereketli asmalar salkım saçak arzıendam ederlerdi Zeytinyağlı ev sabunu kokan odamın demirlerinden sarkan iplerde biber ve patlıcanların kuruduğu pervazında ebruli sardunyaların durduğu geniş penceresinin önünde kocaman bir nar ağacı vardı ki tıpkı hayatın zorlukları dertleri tasaları gibiydi gövdesi Dinginliğe beklemeye sabretmeye yetinmeye her şeyin daha güzel olacağı bir zamanın geleceğine inanmaya teşne bir nar masalı aslında hayat Bazen durgun bazen fırtınalı Yazarın sözcüklerle hikayesi de böyle Ne yazayım nasıl yazayım sorularıyla dökülmüyor düşünceler ak kağıdın koynuna Elinizde tuttuğunuz kitap sıradan hikayelerden oluşmuyor Hayata tutulan ışık açılan pencere uzatılan el var satır aralarında İşte bu nedenle Nar Mevsimi dedim adına tam da nar mevsiminde sizlerle buluşsun istedim Ben sizleri yazdım Sizler de her satırda beni okuyacaksınız Başka bir mevsimde yeniden buluşmak umuduyla

Yakın Kitabevi
Öleceğimizi bildiğimiz hâlde dünyayla kopmaz bir bağ kurarız Bunun farkında olmak ise bir gerilim yaratır Hikâye anlatmak varoluşsal sıkıntıyla baş etmenin bir yoludur Kendi hikâyenizi kurmak ve anlatmak sizden sonrakiler için büyük şanstır Onlar bu konforun içinde yaşayacaklar Hayatımda daha öncekilerin anlattıkları hikâyelerin rahatlığını yaşadım hep Gelincik Mevsimi ni okuyun bana hak vereceksiniz Ercan Kesal Kafka nın Dönüşüm ündeki gibi insan bir sabah kalktığında bir başkasına değil kendine yabancılaşmış buluyor kendini O noktadan sonra tek umudu bu yabancıya tahammül edebilmenin yollarını aramak oluyor Gelincik Mevsimi tam da o kırılma anında başlıyor İnsanın kendine dönüşünün kolay bir zafer değil ince sabırlı ve çoğu zaman sessiz bir mücadele olduğunu hatırlatıyor Gelinciklerin inatçı kırmızısı gibi kendine yabancılaşmış herkese o yabancıyla yan yana durmanın mümkün olduğunu fısıldıyor Tanıtım Bülteninden

Yakın Kitabevi
Çocukluğum Ege de iki katlı önü sofalı kapısı yeşil boyalı bağlı bostanlı masal gibi bahçeli bir evde geçti Evimizin bahçesinde altın sarısı renkleriyle gülen ayvalar şifa kaynağı dutlar dert ortağım ahlatlar Ege nin bal incirleri tepesine tırmanıp sularını üstüme akıta akıta yediğim yemyeşil can erikleri ve güneşi eme eme sara ran bereketli asmalar salkım saçak arzıendam ederlerdi Zeytinyağlı ev sabunu kokan odamın demirlerinden sarkan iplerde biber ve patlıcanların kuruduğu pervazında ebruli sardunyaların durduğu geniş penceresinin önünde kocaman bir nar ağacı vardı ki tıpkı hayatın zorlukları dertleri tasaları gibiydi gövdesi Dinginliğe beklemeye sabretmeye yetinmeye her şeyin daha güzel olacağı bir zamanın geleceğine inan maya teşne bir nar masalı aslında hayat Bazen durgun bazen fırtınalı Yazarın sözcüklerle hikayesi de böyle Ne yazayım nasıl yazayım sorularıyla dökülmüyor düşünceler ak kağıdın koynuna Elinizde tuttuğunuz kitap sıradan hikayelerden oluşmuyor Hayata tutulan ışık açılan pencere uzatılan el var satır aralarında İşte bu nedenle Nar Mevsimi dedim adına tam da nar mevsiminde sizlerle buluşsun istedim Ben sizleri yazdım Sizler de her satırda beni okuyacaksınız Başka bir mevsimde yeniden buluşmak umuduyla

Yakın Kitabevi
Çocukluğum Ege de iki katlı önü sofalı kapısı yeşil boyalı bağlı bostanlı masal gibi bahçeli bir evde geçti Evimizin bahçesinde altın sarısı renkleriyle gülen ayvalar şifa kaynağı dutlar dert ortağım ahlatlar Ege nin bal incirleri tepesine tırmanıp sularını üstüme akıta akıta yediğim yemyeşil can erikleri ve güneşi eme eme sararan bereketli asmalar salkım saçak arzıendam ederlerdi Zeytinyağlı ev sabunu kokan odamın demirlerinden sarkan iplerde biber ve patlıcanların kuruduğu pervazında ebruli sardunyaların durduğu geniş penceresinin önünde kocaman bir nar ağacı vardı ki tıpkı hayatın zorlukları dertleri tasaları gibiydi gövdesi Dinginliğe beklemeye sabretmeye yetinmeye her şeyin daha güzel olacağı bir zamanın geleceğine inanmaya teşne bir nar masalı aslında hayat Bazen durgun bazen fırtınalı Yazarın sözcüklerle hikayesi de böyle Ne yazayım nasıl yazayım sorularıyla dökülmüyor düşünceler ak kağıdın koynuna Elinizde tuttuğunuz kitap sıradan hikayelerden oluşmuyor Hayata tutulan ışık açılan pencere uzatılan el var satır aralarında İşte bu nedenle Nar Mevsimi dedim adına tam da nar mevsiminde sizlerle buluşsun istedim Ben sizleri yazdım Sizler de her satırda beni okuyacaksınız Başka bir mevsimde yeniden buluşmak umuduyla

Yakın Kitabevi
Nar Mevsimi

Yakın Kitabevi
Öleceğimizi bildiğimiz hâlde dünyayla kopmaz bir bağ kurarız Bunun farkında olmak ise bir gerilim yaratır Hikâye anlatmak varoluşsal sıkıntıyla baş etmenin bir yoludur Kendi hikâyenizi kurmak ve anlatmak sizden sonrakiler için büyük şanstır Onlar bu konforun içinde yaşayacaklar Hayatımda daha öncekilerin anlattıkları hikâyelerin rahatlığını yaşadım hep Gelincik Mevsimi ni okuyun bana hak vereceksiniz Ercan Kesal Kafka nın Dönüşüm ündeki gibi insan bir sabah kalktığında bir başkasına değil kendine yabancılaşmış buluyor kendini O noktadan sonra tek umudu bu yabancıya tahammül edebilmenin yollarını aramak oluyor Gelincik Mevsimi tam da o kırılma anında başlıyor İnsanın kendine dönüşünün kolay bir zafer değil ince sabırlı ve çoğu zaman sessiz bir mücadele olduğunu hatırlatıyor Gelinciklerin inatçı kırmızısı gibi kendine yabancılaşmış herkese o yabancıyla yan yana durmanın mümkün olduğunu fısıldıyor

Yakın Kitabevi Yayınları
Öleceğimizi bildiğimiz hâlde dünyayla kopmaz bir bağ kurarız Bunun farkında olmak ise bir gerilim yaratır Hikâye anlatmak varoluşsal sıkıntıyla baş etmenin bir yoludur Kendi hikâyenizi kurmak ve anlatmak sizden sonrakiler için büyük şanstır Onlar bu konforun içinde yaşayacaklar Hayatımda daha öncekilerin anlattıkları hikâyelerin rahatlığını yaşadım hep Gelincik Mevsimi ni okuyun bana hak vereceksiniz Ercan Kesal Kafka nın Dönüşüm ündeki gibi insan bir sabah kalktığında bir başkasına değil kendine yabancılaşmış buluyor kendini O noktadan sonra tek umudu bu yabancıya tahammül edebilmenin yollarını aramak oluyor Gelincik Mevsimi tam da o kırılma anında başlıyor İnsanın kendine dönüşünün kolay bir zafer değil ince sabırlı ve çoğu zaman sessiz bir mücadele olduğunu hatırlatıyor Gelinciklerin inatçı kırmızısı gibi kendine yabancılaşmış herkese o yabancıyla yan yana durmanın mümkün olduğunu fısıldıyor

Yakın Kitabevi
Çocukluğum Ege de iki katlı önü sofalı kapısı yeşil boyalı bağlı bostanlı masal gibi bahçeli bir evde geçti Evimizin bahçesinde altın sarısı renkleriyle gülen ayvalar şifa kaynağı dutlar dert ortağım ahlatlar Ege nin bal incirleri tepesine tırmanıp sularını üstüme akıta akıta yediğim yemyeşil can erikleri ve güneşi eme eme sara ran bereketli asmalar salkım saçak arzıendam ederlerdi Zeytinyağlı ev sabunu kokan odamın demirlerinden sarkan iplerde biber ve patlıcanların kuruduğu pervazında ebruli sardunyaların durduğu geniş penceresinin önünde kocaman bir nar ağacı vardı ki tıpkı hayatın zorlukları dertleri tasaları gibiydi gövdesi Dinginliğe beklemeye sabretmeye yetinmeye her şeyin daha güzel olacağı bir zamanın geleceğine inan maya teşne bir nar masalı aslında hayat Bazen durgun bazen fırtınalı Yazarın sözcüklerle hikayesi de böyle Ne yazayım nasıl yazayım sorularıyla dökülmüyor düşünceler ak kağıdın koynuna Elinizde tuttuğunuz kitap sıradan hikayelerden oluşmuyor Hayata tutulan ışık açılan pencere uzatılan el var satır aralarında İşte bu nedenle Nar Mevsimi dedim adına tam da nar mevsiminde sizlerle buluşsun istedim Ben sizleri yazdım Sizler de her satırda beni okuyacaksınız Başka bir mevsimde yeniden buluşmak umuduyla

Yakın Kitabevi
Öleceğimizi bildiğimiz hâlde dünyayla kopmaz bir bağ kurarız Bunun farkında olmak ise bir gerilim yaratır Hikâye anlatmak varoluşsal sıkıntıyla baş etmenin bir yoludur Kendi hikâyenizi kurmak ve anlatmak sizden sonrakiler için büyük şanstır Onlar bu konforun içinde yaşayacaklar Hayatımda daha öncekilerin anlattıkları hikâyelerin rahatlığını yaşadım hep Gelincik Mevsimi ni okuyun bana hak vereceksiniz Ercan Kesal Kafka nın Dönüşüm ündeki gibi insan bir sabah kalktığında bir başkasına değil kendine yabancılaşmış buluyor kendini O noktadan sonra tek umudu bu yabancıya tahammül edebilmenin yollarını aramak oluyor Gelincik Mevsimi tam da o kırılma anında başlıyor İnsanın kendine dönüşünün kolay bir zafer değil ince sabırlı ve çoğu zaman sessiz bir mücadele olduğunu hatırlatıyor Gelinciklerin inatçı kırmızısı gibi kendine yabancılaşmış herkese o yabancıyla yan yana durmanın mümkün olduğunu fısıldıyor

Yakın Kitabevi
Öleceğimizi bildiğimiz hâlde dünyayla kopmaz bir bağ kurarız Bunun farkında olmak ise bir gerilim yaratır Hikâye anlatmak varoluşsal sıkıntıyla baş etmenin bir yoludur Kendi hikâyenizi kurmak ve anlatmak sizden sonrakiler için büyük şanstır Onlar bu konforun içinde yaşayacaklar Hayatımda daha öncekilerin anlattıkları hikâyelerin rahatlığını yaşadım hep Gelincik Mevsimi ni okuyun bana hak vereceksiniz Ercan Kesal Kafka nın Dönüşüm ündeki gibi insan bir sabah kalktığında bir başkasına değil kendine yabancılaşmış buluyor kendini O noktadan sonra tek umudu bu yabancıya tahammül edebilmenin yollarını aramak oluyor Gelincik Mevsimi tam da o kırılma anında başlıyor İnsanın kendine dönüşünün kolay bir zafer değil ince sabırlı ve çoğu zaman sessiz bir mücadele olduğunu hatırlatıyor Gelinciklerin inatçı kırmızısı gibi kendine yabancılaşmış herkese o yabancıyla yan yana durmanın mümkün olduğunu fısıldıyor

Yakın Kitabevi
Öleceğimizi bildiğimiz hâlde dünyayla kopmaz bir bağ kurarız Bunun farkında olmak ise bir gerilim yaratır Hikâye anlatmak varoluşsal sıkıntıyla baş etmenin bir yoludur Kendi hikâyenizi kurmak ve anlatmak sizden sonrakiler için büyük şanstır Onlar bu konforun içinde yaşayacaklar Hayatımda daha öncekilerin anlattıkları hikâyelerin rahatlığını yaşadım hep Gelincik Mevsimi ni okuyun bana hak vereceksiniz Ercan Kesal Kafka nın Dönüşüm ündeki gibi insan bir sabah kalktığında bir başkasına değil kendine yabancılaşmış buluyor kendini O noktadan sonra tek umudu bu yabancıya tahammül edebilmenin yollarını aramak oluyor Gelincik Mevsimi tam da o kırılma anında başlıyor İnsanın kendine dönüşünün kolay bir zafer değil ince sabırlı ve çoğu zaman sessiz bir mücadele olduğunu hatırlatıyor Gelinciklerin inatçı kırmızısı gibi kendine yabancılaşmış herkese o yabancıyla yan yana durmanın mümkün olduğunu fısıldıyor

Yakın
Öleceğimizi bildiğimiz hâlde dünyayla kopmaz bir bağ kurarız Bunun farkında olmak ise bir gerilim yaratır Hikâye anlatmak varoluşsal sıkıntıyla baş etmenin bir yoludur Kendi hikâyenizi kurmak ve anlatmak sizden sonrakiler için büyük şanstır Onlar bu konforun içinde yaşayacaklar Hayatımda daha öncekilerin anlattıkları hikâyelerin rahatlığını yaşadım hep Gelincik Mevsimi ni okuyun bana hak vereceksiniz Ercan Kesal Kafka nın Dönüşüm ündeki gibi insan bir sabah kalktığında bir başkasına değil kendine yabancılaşmış buluyor kendini O noktadan sonra tek umudu bu yabancıya tahammül edebilmenin yollarını aramak oluyor Gelincik Mevsimi tam da o kırılma anında başlıyor İnsanın kendine dönüşünün kolay bir zafer değil ince sabırlı ve çoğu zaman sessiz bir mücadele olduğunu hatırlatıyor Gelinciklerin inatçı kırmızısı gibi kendine yabancılaşmış herkese o yabancıyla yan yana durmanın mümkün olduğunu fısıldıyor

Yakın
Çocukluğum Ege de iki katlı önü sofalı kapısı yeşil boyalı bağlı bostanlı masal gibi bahçeli bir evde geçti Evimizin bahçesinde altın sarısı renkleriyle gülen ayvalar şifa kaynağı dutlar dert ortağım ahlatlar Ege nin bal incirleri tepesine tırmanıp sularını üstüme akıta akıta yediğim yemyeşil can erikleri ve güneşi eme eme sararan bereketli asmalar salkım saçak arzıendam ederlerdi Zeytinyağlı ev sabunu kokan odamın demirle rinden sarkan iplerde biber ve patlıcanların kuruduğu pervazında ebruli sardunyaların durduğu geniş pence resinin önünde kocaman bir nar ağacı vardı ki tıpkı hayatın zorlukları dertleri tasaları gibiydi gövdesi Dinginliğe beklemeye sabretmeye yetinmeye her şeyin daha güzel olacağı bir zamanın geleceğine inan maya teşne bir nar masalı aslında hayat Bazen durgun bazen fırtınalı Yazarın sözcüklerle hikayesi de böyle Ne yazayım nasıl yazayım sorularıyla dökülmüyor düşünceler ak kağıdın koynuna Elinizde tuttuğunuz kitap sıradan hikayelerden oluşmuyor Hayata tutulan ışık açılan pencere uzatılan el var satır aralarında İşte bu nedenle Nar Mevsimi dedim adına tam da nar mevsiminde sizlerle buluşsun istedim Ben sizleri yazdım Sizler de her satırda beni okuyacaksınız Başka bir mevsimde yeniden buluşmak umuduyla