General Söz Verdi — İzzet Harun Akçay

General Söz Verdi
İzzet Harun AkçayBerfin Yayınları
General Söz Verdi
İzzet Harun AkçayKöye kadar geniş derin yatağında akan dere çıkıştaki köprüden sonra upuzun dibi görünmeyen bir çukura düşer Sesi parçalanır başkalaşır bin parça olur Yorgun argın uzakta kendini toplar akışına devam eder Kumunu taşını köylüler yağmalamıştır Bu yetmemiş son yıllarda peş peşe yan yana kurulan mermer fabrikaları sağ yanını köreltmişlerdir Köprüye kadar koşarcasına gelen pınarlardan fışkırmış insanların hayvanların kana kana içtiği çiçek kokulu su izinsiz yapılmış bu fabrikaların kustuklarıyla zehirleniyor utancıyla Sakarya nehrine zor kavuşuyordu

Berfin Yayınları
General Söz Verdi Günümüz Türkiyesi sinde neredeyse egemen hale gelen züppe magazin ABD ve Avrupa dan ithal postmodern edebiyata karşı ulusal halkçı ve insancıl içerikle iyimser bir hayat felsefesiyle estetik düzeyde karşı çıkışın dur deyişin en önemli örneklerinden biri General Söz Verdi Türk Edebiyatı ndan neredeyse kovulan insaların doğanın hayvanların bilerek görmezlikten gelinen toplumsal gerçekliğin hayatı güzel anlamlı kılan öz ve değerlerin çarpıcı bir biçimde dile getirildiğ merak coşku umut ve sevgiyle okunan bir roman

Berfin Yayınları
Köye kadar geniş derin yatağında akan dere çıkıştaki köprüden sonra upuzun dibi görünmeyen bir çukura düşer Sesi parçalanır başkalaşır bin parça olur Yorgun argın uzakta kendini toplar akışına devam eder Kumunu taşını köylüler yağmalamıştır Bu yetmemiş son yıllarda peş peşe yan yana kurulan mermer fabrikaları sağ yanını köreltmişlerdir Köprüye kadar koşarcasına gelen pınarlardan fışkırmış insanların hayvanların kana kana içtiği çiçek kokulu su izinsiz yapılmış bu fabrikaların kustuklarıyla zehirleniyor utancıyla Sakarya nehrine zor kavuşuyordu

Berfin Yayınları
Köye kadar geniş derin yatağında akan dere çıkıştaki köprüden sonra upuzun dibi görünmeyen bir çukura düşer Sesi parçalanır başkalaşır bin parça olur Yorgun argın uzakta kendini toplar akışına devam eder Kumunu taşını köylüler yağmalamıştır Bu yetmemiş son yıllarda peş peşe yan yana kurulan mermer fabrikaları sağ yanını köreltmişlerdir Köprüye kadar koşarcasına gelen pınarlardan fışkırmış insanların hayvanların kana kana içtiği çiçek kokulu su izinsiz yapılmış bu fabrikaların kustuklarıyla zehirleniyor utancıyla Sakarya nehrine zor kavuşuyordu

Berfin
Köye kadar geniş derin yatağında akan dere çıkıştaki köprüden sonra upuzun dibi görünmeyen bir çukura düşer Sesi parçalanır başkalaşır bin parça olur Yorgun argın uzakta kendini toplar akışına devam eder Kumunu taşını köylüler yağmalamıştır Bu yetmemiş son yıllarda peş peşe yan yana kurulan mermer fabrikaları sağ yanını köreltmişlerdir Köprüye kadar koşarcasına gelen pınarlardan fışkırmış insanların hayvanların kana kana içtiği çiçek kokulu su izinsiz yapılmış bu fabrikaların kustuklarıyla zehirleniyor utancıyla Sakarya nehrine zor kavuşuyordu Çocukluk ve gençlik günlerinde derinliği insan boyunu aşan soğuk balıklı gölcüklerde yüzmeyi öğrenen Kayabaşı köylüleri şimdi biz ne yaptık diye hayıflanıyor üç beş kuruşa satıldıklarını düşünüyorlardı O yıllarda eriyen karla coşan derenin yamaçlarında papatya gelincik tarlaları yaşardı Papatya sevdanın saflığı gelincik kanıydı Gençler birbirleri için çiçek toplardı O aşk tarlaları önce soldu sonra öldü Köylüler artık her mevsim o lanet çukurdan esen pis kokuyu soluduklarını söylüyorlar Kitaptan