Gerçeğe Uygun Değer Ölçümü ve Denetimi — Serpil Senal

Gerçeğe Uygun Değer Ölçümü ve Denetimi
Serpil SenalDetay Yayıncılık
Gerçeğe Uygun Değer Ölçümü ve Denetimi
Serpil SenalFinansal tablolardaki bilginin öngörülebilirliği geleceğin tahmin edilmesi için bir temel olarak görülmektedir Çünkü tahmin işletmelerin değişen koşullara uyumunu kolaylaştırmaktadır Bu bakımdan gerçeğe uygun değerin bilginin öngörülebilirliği ve güvenilirliği açısından daha açık olduğu düşünülmektedir Ancak karar alıcılara daha doğru bilgiler sunulmasını sağlamakla birlikte aktif bir piyasanın bulunmadığı durumlarda yapılan tahminler belirsizliği ve subjektifliği de beraberinde getirmektedir Bu durum gerçeğe uygun değer ile değerlenmiş muhasebe unsurlarının denetimini de etkilemektedir Belirsizliğin ve subjektifliğin fazla olması hem bağımsız denetim sürecini zorlaştırmakta hem de gerçeğe uygun değerle değerleme sürecinde birçok muhasebe hilesine başvurulmasını teşvik etmektedir Bu kapsamda çalışmada öncelikle gerçeğe uygun değer kavramı avantajları ve dezavantajları ile birlikte incelenmiş TFRS TMS içindeki yerine değinilmiştir Çalışmanın daha sonraki bölümünde gerçeğe uygun değer kavramının bağımsız denetim sürecine etkisi araştırılmıştır Bununla birlikte denetçilerin bu süreçte dikkat etmesi gereken muhasebe hileleri ortaya konulmaya çalışılmıştır Çalışmanın son bölümünde ise bankalarda gerçeğe uygun değer kavramının kullanımı araştırılmıştır Gerçeğe uygun değer kavramının en çok finans sektörünü etkilemesi çalışmada bankaların tercih edilmesinde etkili olmuştur Özellikle bankaların finansal varlık ve borçlarının ne kadarını gerçeğe uygun değerle değerledikleri hangi seviyedeki girdilerden faydalandıkları ve gerçeğe uygun değer ile ilgili değerleme farklarını nasıl kayda aldıklarının ortaya konulması amaçlanmıştır

Detay Yayıncılık
Finansal tablolardaki bilginin öngörülebilirliği geleceğin tahmin edilmesi için bir temel olarak görülmektedir Çünkü tahmin işletmelerin değişen koşullara uyumunu kolaylaştırmaktadır Bu bakımdan gerçeğe uygun değerin bilginin öngörülebilirliği ve güvenilirliği açısından daha açık olduğu düşünülmektedir Ancak karar alıcılara daha doğru bilgiler sunulmasını sağlamakla birlikte aktif bir piyasanın bulunmadığı durumlarda yapılan tahminler belirsizliği ve subjektifliği de beraberinde getirmektedir Bu durum gerçeğe uygun değer ile değerlenmiş muhasebe unsurlarının denetimini de etkilemektedir Belirsizliğin ve subjektifliğin fazla olması hem bağımsız denetim sürecini zorlaştırmakta hem de gerçeğe uygun değerle değerleme sürecinde birçok muhasebe hilesine başvurulmasını teşvik etmektedir Bu kapsamda çalışmada öncelikle gerçeğe uygun değer kavramı avantajları ve dezavantajları ile birlikte incelenmiş TFRS TMS içindeki yerine değinilmiştir Çalışmanın daha sonraki bölümünde gerçeğe uygun değer kavramının bağımsız denetim sürecine etkisi araştırılmıştır Bununla birlikte denetçilerin bu süreçte dikkat etmesi gereken muhasebe hileleri ortaya konulmaya çalışılmıştır Çalışmanın son bölümünde ise bankalarda gerçeğe uygun değer kavramının kullanımı araştırılmıştır Gerçeğe uygun değer kavramının en çok finans sektörünü etkilemesi çalışmada bankaların tercih edilmesinde etkili olmuştur Özellikle bankaların finansal varlık ve borçlarının ne kadarını gerçeğe uygun değerle değerledikleri hangi seviyedeki girdilerden faydalandıkları ve gerçeğe uygun değer ile ilgili değerleme farklarını nasıl kayda aldıklarının ortaya konulması amaçlanmıştır

Detay Yayıncılık
Finansal tablolardaki bilginin öngörülebilirliği geleceğin tahmin edilmesi için bir temel olarak görülmektedir Çünkü tahmin işletmelerin değişen koşullara uyumunu kolaylaştırmaktadır Bu bakımdan gerçeğe uygun değerin bilginin öngörülebilirliği ve güvenilirliği açısından daha açık olduğu düşünülmektedir Ancak karar alıcılara daha doğru bilgiler sunulmasını sağlamakla birlikte aktif bir piyasanın bulunmadığı durumlarda yapılan tahminler belirsizliği ve subjektifliği de beraberinde getirmektedir Bu durum gerçeğe uygun değer ile değerlenmiş muhasebe unsurlarının denetimini de etkilemektedir Belirsizliğin ve subjektifliğin fazla olması hem bağımsız denetim sürecini zorlaştırmakta hem de gerçeğe uygun değerle değerleme sürecinde birçok muhasebe hilesine başvurulmasını teşvik etmektedir Bu kapsamda çalışmada öncelikle gerçeğe uygun değer kavramı avantajları ve dezavantajları ile birlikte incelenmiş TFRS TMS içindeki yerine değinilmiştir Çalışmanın daha sonraki bölümünde gerçeğe uygun değer kavramının bağımsız denetim sürecine etkisi araştırılmıştır Bununla birlikte denetçilerin bu süreçte dikkat etmesi gereken muhasebe hileleri ortaya konulmaya çalışılmıştır Çalışmanın son bölümünde ise bankalarda gerçeğe uygun değer kavramının kullanımı araştırılmıştır Gerçeğe uygun değer kavramının en çok finans sektörünü etkilemesi çalışmada bankaların tercih edilmesinde etkili olmuştur Özellikle bankaların finansal varlık ve borçlarının ne kadarını gerçeğe uygun değerle değerledikleri hangi seviyedeki girdilerden faydalandıkları ve gerçeğe uygun değer ile ilgili değerleme farklarını nasıl kayda aldıklarının ortaya konulması amaçlanmıştır

Detay Yayıncılık
Serpil Senal tarafından kaleme alınan Gerçeğe Uygun Değer Ölçümü ve Denetimi Detay Yayıncılık eseri olarak okurlarla buluşuyor Gerçeğe Uygun Değer Ölçümü ve Denetimi Serpil Senal Kitap Özeti Finansal tablolardaki bilginin öngörülebilirliği geleceğin tahmin edilmesi için bir temel olarak görülmektedir Çünkü tahmin işletmelerin değişen koşullara uyumunu kolaylaştırmaktadır Bu bakımdan gerçeğe uygun değerin bilginin öngörülebilirliği ve güvenilirliği açısından daha açık olduğu düşünülmektedir Ancak karar alıcılara daha doğru bilgiler sunulmasını sağlamakla birlikte aktif bir piyasanın bulunmadığı durumlarda yapılan tahminler belirsizliği ve subjektifliği de beraberinde getirmektedir Bu durum gerçeğe uygun değer ile değerlenmiş muhasebe unsurlarının denetimini de etkilemektedir Belirsizliğin ve subjektifliğin fazla olması hem bağımsız denetim sürecini zorlaştırmakta hem de gerçeğe uygun değerle değerleme sürecinde birçok muhasebe hilesine başvurulmasını teşvik etmektedir Bu kapsamda çalışmada öncelikle gerçeğe uygun değer kavramı avantajları ve dezavantajları ile birlikte incelenmiş TFRS TMS içindeki yerine değinilmiştir Çalışmanın daha sonraki bölümünde gerçeğe uygun değer kavramının bağımsız denetim sürecine etkisi araştırılmıştır Bununla birlikte denetçilerin bu süreçte dikkat etmesi gereken muhasebe hileleri ortaya konulmaya çalışılmıştır Çalışmanın son bölümünde ise bankalarda gerçeğe uygun değer kavramının kullanımı araştırılmıştır Gerçeğe uygun değer kavramının en çok finans sektörünü etkilemesi çalışmada bankaların tercih edilmesinde etkili olmuştur Özellikle bankaların finansal varlık ve borçlarının ne kadarını gerçeğe uygun değerle değerledikleri hangi seviyedeki girdilerden faydalandıkları ve gerçeğe uygun değer ile ilgili değerleme farklarını nasıl kayda aldıklarının ortaya konulması amaçlanmıştır Yayınevi Detay Yayıncılık Yazar Serpil Senal Sayfa 120 Sayfa Kağıt 1 Hamur Boyut 14 50x21 50 cm Basım Yılı Nisan 2015 Barkod 9786054940943 Kategori İşletme Muhasebe Maliye

Detay Yayıncılık
Finansal tablolardaki bilginin öngörülebilirliği geleceğin tahmin edilmesi için bir temel olarak görülmektedir Çünkü tahmin işletmelerin değişen koşullara uyumunu kolaylaştırmaktadır Bu bakımdan gerçeğe uygun değerin bilginin öngörülebilirliği ve güvenilirliği açısından daha açık olduğu düşünülmektedir Ancak karar alıcılara daha doğru bilgiler sunulmasını sağlamakla birlikte aktif bir piyasanın bulunmadığı durumlarda yapılan tahminler belirsizliği ve subjektifliği de beraberinde getirmektedir Bu durum gerçeğe uygun değer ile değerlenmiş muhasebe unsurlarının denetimini de etkilemektedir Belirsizliğin ve subjektifliğin fazla olması hem bağımsız denetim sürecini zorlaştırmakta hem de gerçeğe uygun değerle değerleme sürecinde birçok muhasebe hilesine başvurulmasını teşvik etmektedir Bu kapsamda çalışmada öncelikle gerçeğe uygun değer kavramı avantajları ve dezavantajları ile birlikte incelenmiş TFRS TMS içindeki yerine değinilmiştir Çalışmanın daha sonraki bölümünde gerçeğe uygun değer kavramının bağımsız denetim sürecine etkisi araştırılmıştır Bununla birlikte denetçilerin bu süreçte dikkat etmesi gereken muhasebe hileleri ortaya konulmaya çalışılmıştır Çalışmanın son bölümünde ise bankalarda gerçeğe uygun değer kavramının kullanımı araştırılmıştır Gerçeğe uygun değer kavramının en çok finans sektörünü etkilemesi çalışmada bankaların tercih edilmesinde etkili olmuştur Özellikle bankaların finansal varlık ve borçlarının ne kadarını gerçeğe uygun değerle değerledikleri hangi seviyedeki girdilerden faydalandıkları ve gerçeğe uygun değer ile ilgili değerleme farklarını nasıl kayda aldıklarının ortaya konulması amaçlanmıştır