Gerçeğin Etiği — Alenka Zupancic

Gerçeğin Etiği
Alenka ZupancicEpos Yayınları
Gerçeğin Etiği
Alenka Zupancicimg src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Epos Yayınları
Şâyet Alenka nın kitabı klasik bir referans kitabı kabul edilmeyerek bir kenara konulursa bu basitçe akademik ve entelektüel çevremizin anlaşılması güç bir kendini yok etme iradesinin ağına düşmüş olduğunu gös terir Slavoj Žižek Etik kavramı felsefe tarihi boyunca kendi mecrasındaki gelişimini sürdürmüştür ama ilk önce S Freud ardından da J Lacan tarafından gerçekliğe döndürülerek psikanaliz tarafından yeniden kurulmuştur Gerçeğin etiği Gerçeğe doğ ru yönelmiş bir etik değil ancak etikte hâlihazırda işlemeye devam eden Gerçeğin Lacancı anlamda boyutunu görerek ve kabul ederek etiği yeniden düşünme çabasıdır ama aynı zamanda Freud ve Lacan psikanalizinin üstünde yükselen modern etik in hem etiği ve hem de iyi kavramını gündelik hayata uyarlamış olan absürdlüğünün eleştirisidir Bu bağlamda Gerçeğin Etiği efendinin söylemine dayalı etiği reddeden fakat etiğin nihaî ufkunun kişinin kendi hayatına indirgenmesine dayalı yetersiz post modern etik seçeneğini de aynı biçim de reddeden bir etiğe kavramsal çerçeve sunma çabasıdır Gerçeğin Etiği etik uygunluk ve İyi alanı ara sındaki radikal ayrışımla aynı kapıya çıkan modern öznellik iddiasının umulmadık etik sonuçlarına odaklanmaktadır Etiği kimi haz ya da kazanç hesapları zeminine yerleştirmeye çalışmak ya da bu hesabı Tanrı nın Kendisiyle alışverişimizi kapsayacak şekilde genişletmeye çalışmak bu dünyada ahlâklı davranmak bize cefâ çektiriyor olsa bile ölümümüzden sonra bunun için uygun bir şekilde ödüllendirileceğimizi umarak ahlâklı olmak yarar ge tirir davranışı yanlıştır Freud için olduğu gibi Lacan a göre de insan öznesi sadece bildiğinden daha az ahlâklı değil aynı zamanda olduğuna inandığından çok daha ahlâklıdır Ahlâkî eylemleri gelecekte alacağımız bir tür ödüle göz dikerek bazı faydacı hesaplar adına yanlış biçimde yaptığımızı düşünsek bile aslında gerçeğin boyutu içinde yer alan ödev uğruna tamamlarız

Epos Yayınları
Şâyet Alenka nın kitabı klasik bir referans kitabı kabul edilmeyerek bir kenara konulursa bu basitçe akademik ve entelektüel çevremizin anlaşılması güç bir kendini yok etme iradesinin ağına düşmüş olduğunu gös terir Slavoj Žižek Etik kavramı felsefe tarihi boyunca kendi mecrasındaki gelişimini sürdürmüştür ama ilk önce S Freud ardından da J Lacan tarafından gerçekliğe döndürülerek psikanaliz tarafından yeniden kurulmuştur Gerçeğin etiği Gerçeğe doğ ru yönelmiş bir etik değil ancak etikte hâlihazırda işlemeye devam eden Gerçeğin Lacancı anlamda boyutunu görerek ve kabul ederek etiği yeniden düşünme çabasıdır ama aynı zamanda Freud ve Lacan psikanalizinin üstünde yükselen modern etik in hem etiği ve hem de iyi kavramını gündelik hayata uyarlamış olan absürdlüğünün eleştirisidir Bu bağlamda Gerçeğin Etiği efendinin söylemine dayalı etiği reddeden fakat etiğin nihaî ufkunun kişinin kendi hayatına indirgenmesine dayalı yetersiz post modern etik seçeneğini de aynı biçim de reddeden bir etiğe kavramsal çerçeve sunma çabasıdır Gerçeğin Etiği etik uygunluk ve İyi alanı ara sındaki radikal ayrışımla aynı kapıya çıkan modern öznellik iddiasının umulmadık etik sonuçlarına odaklanmaktadır Etiği kimi haz ya da kazanç hesapları zeminine yerleştirmeye çalışmak ya da bu hesabı Tanrı nın Kendisiyle alışverişimizi kapsayacak şekilde genişletmeye çalışmak bu dünyada ahlâklı davranmak bize cefâ çektiriyor olsa bile ölümümüzden sonra bunun için uygun bir şekilde ödüllendirileceğimizi umarak ahlâklı olmak yarar ge tirir davranışı yanlıştır Freud için olduğu gibi Lacan a göre de insan öznesi sadece bildiğinden daha az ahlâklı değil aynı zamanda olduğuna inandığından çok daha ahlâklıdır Ahlâkî eylemleri gelecekte alacağımız bir tür ödüle göz dikerek bazı faydacı hesaplar adına yanlış biçimde yaptığımızı düşünsek bile aslında gerçeğin boyutu içinde yer alan ödev uğruna tamamlarız Tanıtım Bülteninden

Şâyet Alenka nın kitabı klasik bir referans kitabı kabul edilmeyerek bir kenara konulursa bu basitçe akademik ve entelektüel çevremizin anlaşılması güç bir kendini yok etme iradesinin ağına düşmüş olduğunu gös terir Slavoj Zizek Etik kavramı felsefe tarihi boyunca kendi mecrasındaki gelişimini sürdürmüştür ama ilk önce S Freud ardından da J Lacan tarafından gerçekliğe döndürülerek psikanaliz tarafından yeniden kurulmuştur Gerçeğin etiği Gerçeğe doğ ru yönelmiş bir etik değil ancak etikte hâlihazırda işlemeye devam eden Gerçeğin Lacancı anlamda boyutunu görerek ve kabul ederek etiği yeniden düşünme çabasıdır ama aynı zamanda Freud ve Lacan psikanalizinin üstünde yükselen modern etik in hem etiği ve hem de iyi kavramını gündelik hayata uyarlamış olan absürdlüğünün eleştirisidir Bu bağlamda Gerçeğin Etiği efendinin söylemine dayalı etiği reddeden fakat etiğin nihaî ufkunun kişinin kendi hayatına indirgenmesine dayalı yetersiz post modern etik seçeneğini de aynı biçim de reddeden bir etiğe kavramsal çerçeve sunma çabasıdır Gerçeğin Etiği etik uygunluk ve İyi alanı ara sındaki radikal ayrışımla aynı kapıya çıkan modern öznellik iddiasının umulmadık etik sonuçlarına odaklanmaktadır Etiği kimi haz ya da kazanç hesapları zeminine yerleştirmeye çalışmak ya da bu hesabı Tanrı nın Kendisiyle alışverişimizi kapsayacak şekilde genişletmeye çalışmak bu dünyada ahlâklı davranmak bize cefâ çektiriyor olsa bile ölümümüzden sonra bunun için uygun bir şekilde ödüllendirileceğimizi umarak ahlâklı olmak yarar ge tirir davranışı yanlıştır Freud için olduğu gibi Lacan a göre de insan öznesi sadece bildiğinden daha az ahlâklı değil aynı zamanda olduğuna inandığından çok daha ahlâklıdır Ahlâkî eylemleri gelecekte alacağımız bir tür ödüle göz dikerek bazı faydacı hesaplar adına yanlış biçimde yaptığımızı düşünsek bile aslında gerçeğin boyutu içinde yer alan ödev uğruna tamamlarız Kredi Kartı Tek Çekim 255 00

EPOS YAYINLARI
çev. Ahmet Özcan
Şâyet Alenka nın kitabı klasik bir referans kitabı kabul edilmeyerek bir kenara konulursa bu basitçe akademik ve entelektüel çevremizin anlaşılması güç bir kendini yok etme iradesinin ağına düşmüş olduğunu gös terir Slavoj Žižek Etik kavramı felsefe tarihi boyunca kendi mecrasındaki gelişimini sürdürmüştür ama ilk önce S Freud ardından da J Lacan tarafından gerçekliğe döndürülerek psikanaliz tarafından yeniden kurulmuştur Gerçeğin etiği Gerçeğe doğ ru yönelmiş bir etik değil ancak etikte hâlihazırda işlemeye devam eden Gerçeğin Lacancı anlamda boyutunu görerek ve kabul ederek etiği yeniden düşünme çabasıdır ama aynı zamanda Freud ve Lacan psikanalizinin üstünde yükselen modern etik in hem etiği ve hem de iyi kavramını gündelik hayata uyarlamış olan absürdlüğünün eleştirisidir Bu bağlamda Gerçeğin Etiği efendinin söylemine dayalı etiği reddeden fakat etiğin nihaî ufkunun kişinin kendi hayatına indirgenmesine dayalı yetersiz post modern etik seçeneğini de aynı biçim de reddeden bir etiğe kavramsal çerçeve sunma çabasıdır Gerçeğin Etiği etik uygunluk ve İyi alanı ara sındaki radikal ayrışımla aynı kapıya çıkan modern öznellik iddiasının umulmadık etik sonuçlarına odaklanmaktadır Etiği kimi haz ya da kazanç hesapları zeminine yerleştirmeye çalışmak ya da bu hesabı Tanrı nın Kendisiyle alışverişimizi kapsayacak şekilde genişletmeye çalışmak bu dünyada ahlâklı davranmak bize cefâ çektiriyor olsa bile ölümümüzden sonra bunun için uygun bir şekilde ödüllendirileceğimizi umarak ahlâklı olmak yarar ge tirir davranışı yanlıştır Freud için olduğu gibi Lacan a göre de insan öznesi sadece bildiğinden daha az ahlâklı değil aynı zamanda olduğuna inandığından çok daha ahlâklıdır Ahlâkî eylemleri gelecekte alacağımız bir tür ödüle göz dikerek bazı faydacı hesaplar adına yanlış biçimde yaptığımızı düşünsek bile aslında gerçeğin boyutu içinde yer alan ödev uğruna tamamlarız

Epos Yayınları
Şâyet Alenka nın kitabı klasik bir referans kitabı kabul edilmeyerek bir kenara konulursa bu basitçe akademik ve entelektüel çevremizin anlaşılması güç bir kendini yok etme iradesinin ağına düşmüş olduğunu gös terir Slavoj Žižek Etik kavramı felsefe tarihi boyunca kendi mecrasındaki gelişimini sürdürmüştür ama ilk önce S Freud ardından da J Lacan tarafından gerçekliğe döndürülerek psikanaliz tarafından yeniden kurulmuştur Gerçeğin etiği Gerçeğe doğ ru yönelmiş bir etik değil ancak etikte hâlihazırda işlemeye devam eden Gerçeğin Lacancı anlamda boyutunu görerek ve kabul ederek etiği yeniden düşünme çabasıdır ama aynı zamanda Freud ve Lacan psikanalizinin üstünde yükselen modern etik in hem etiği ve hem de iyi kavramını gündelik hayata uyarlamış olan absürdlüğünün eleştirisidir Bu bağlamda Gerçeğin Etiği efendinin söylemine dayalı etiği reddeden fakat etiğin nihaî ufkunun kişinin kendi hayatına indirgenmesine dayalı yetersiz post modern etik seçeneğini de aynı biçim de reddeden bir etiğe kavramsal çerçeve sunma çabasıdır Gerçeğin Etiği etik uygunluk ve İyi alanı ara sındaki radikal ayrışımla aynı kapıya çıkan modern öznellik iddiasının umulmadık etik sonuçlarına odaklanmaktadır Etiği kimi haz ya da kazanç hesapları zeminine yerleştirmeye çalışmak ya da bu hesabı Tanrı nın Kendisiyle alışverişimizi kapsayacak şekilde genişletmeye çalışmak bu dünyada ahlâklı davranmak bize cefâ çektiriyor olsa bile ölümümüzden sonra bunun için uygun bir şekilde ödüllendirileceğimizi umarak ahlâklı olmak yarar ge tirir davranışı yanlıştır Freud için olduğu gibi Lacan a göre de insan öznesi sadece bildiğinden daha az ahlâklı değil aynı zamanda olduğuna inandığından çok daha ahlâklıdır Ahlâkî eylemleri gelecekte alacağımız bir tür ödüle göz dikerek bazı faydacı hesaplar adına yanlış biçimde yaptığımızı düşünsek bile aslında gerçeğin boyutu içinde yer alan ödev uğruna tamamlarız

Epos Yayınları
Şâyet Alenka nın kitabı klasik bir referans kitabı kabul edilmeyerek bir kenara konulursa bu basitçe akademik ve entelektüel çevremizin anlaşılması güç bir kendini yok etme iradesinin ağına düşmüş olduğunu gös terir Slavoj Zizek Etik kavramı felsefe tarihi boyunca kendi mecrasındaki gelişimini sürdürmüştür ama ilk önce S Freud ardından da J Lacan tarafından gerçekliğe döndürülerek psikanaliz tarafından yeniden kurulmuştur Gerçeğin etiği Gerçeğe doğ ru yönelmiş bir etik değil ancak etikte hâlihazırda işlemeye devam eden Gerçeğin Lacancı anlamda boyutunu görerek ve kabul ederek etiği yeniden düşünme çabasıdır ama aynı zamanda Freud ve Lacan psikanalizinin üstünde yükselen modern etik in hem etiği ve hem de iyi kavramını gündelik hayata uyarlamış olan absürdlüğünün eleştirisidir Bu bağlamda Gerçeğin Etiği efendinin söylemine dayalı etiği reddeden fakat etiğin nihaî ufkunun kişinin kendi hayatına indirgenmesine dayalı yetersiz post modern etik seçeneğini de aynı biçim de reddeden bir etiğe kavramsal çerçeve sunma çabasıdır Gerçeğin Etiği etik uygunluk ve İyi alanı ara sındaki radikal ayrışımla aynı kapıya çıkan modern öznellik iddiasının umulmadık etik sonuçlarına odaklanmaktadır Etiği kimi haz ya da kazanç hesapları zeminine yerleştirmeye çalışmak ya da bu hesabı Tanrı nın Kendisiyle alışverişimizi kapsayacak şekilde genişletmeye çalışmak bu dünyada ahlâklı davranmak bize cefâ çektiriyor olsa bile ölümümüzden sonra bunun için uygun bir şekilde ödüllendirileceğimizi umarak ahlâklı olmak yarar ge tirir davranışı yanlıştır Freud için olduğu gibi Lacan a göre de insan öznesi sadece bildiğinden daha az ahlâklı değil aynı zamanda olduğuna inandığından çok daha ahlâklıdır Ahlâkî eylemleri gelecekte alacağımız bir tür ödüle göz dikerek bazı faydacı hesaplar adına yanlış biçimde yaptığımızı düşünsek bile aslında gerçeğin boyutu içinde yer alan ödev uğruna tamamlarız

Epos Yayınları
çev. Ahmet Özcan
Şâyet Alenka nın kitabı klasik bir referans kitabı kabul edilmeyerek bir kenara konulursa bu basitçe akademik ve entelektüel çevremizin anlaşılması güç bir kendini yok etme iradesinin ağına düşmüş olduğunu gös terir Slavoj Žižek Etik kavramı felsefe tarihi boyunca kendi mecrasındaki gelişimini sürdürmüştür ama ilk önce S Freud ardından da J Lacan tarafından gerçekliğe döndürülerek psikanaliz tarafından yeniden kurulmuştur Gerçeğin etiği Gerçeğe doğ ru yönelmiş bir etik değil ancak etikte hâlihazırda işlemeye devam eden Gerçeğin Lacancı anlamda boyutunu görerek ve kabul ederek etiği yeniden düşünme çabasıdır ama aynı zamanda Freud ve Lacan psikanalizinin üstünde yükselen modern etik in hem etiği ve hem de iyi kavramını gündelik hayata uyarlamış olan absürdlüğünün eleştirisidir Bu bağlamda Gerçeğin Etiği efendinin söylemine dayalı etiği reddeden fakat etiğin nihaî ufkunun kişinin kendi hayatına indirgenmesine dayalı yetersiz post modern etik seçeneğini de aynı biçim de reddeden bir etiğe kavramsal çerçeve sunma çabasıdır Gerçeğin Etiği etik uygunluk ve İyi alanı ara sındaki radikal ayrışımla aynı kapıya çıkan modern öznellik iddiasının umulmadık etik sonuçlarına odaklanmaktadır Etiği kimi haz ya da kazanç hesapları zeminine yerleştirmeye çalışmak ya da bu hesabı Tanrı nın Kendisiyle alışverişimizi kapsayacak şekilde genişletmeye çalışmak bu dünyada ahlâklı davranmak bize cefâ çektiriyor olsa bile ölümümüzden sonra bunun için uygun bir şekilde ödüllendirileceğimizi umarak ahlâklı olmak yarar ge tirir davranışı yanlıştır Freud için olduğu gibi Lacan a göre de insan öznesi sadece bildiğinden daha az ahlâklı değil aynı zamanda olduğuna inandığından çok daha ahlâklıdır Ahlâkî eylemleri gelecekte alacağımız bir tür ödüle göz dikerek bazı faydacı hesaplar adına yanlış biçimde yaptığımızı düşünsek bile aslında gerçeğin boyutu içinde yer alan ödev uğruna tamamlarız Tanıtım Bülteninden

Epos Yayınları
çev. Ahmet Özcan
Şâyet Alenka nın kitabı klasik bir referans kitabı kabul edilmeyerek bir kenara konulursa bu basitçe akademik ve entelektüel çevremizin anlaşılması güç bir kendini yok etme iradesinin ağına düşmüş olduğunu gös terir Slavoj Žižek Etik kavramı felsefe tarihi boyunca kendi mecrasındaki gelişimini sürdürmüştür ama ilk önce S Freud ardından da J Lacan tarafından gerçekliğe döndürülerek psikanaliz tarafından yeniden kurulmuştur Gerçeğin etiği Gerçeğe doğ ru yönelmiş bir etik değil ancak etikte hâlihazırda işlemeye devam eden Gerçeğin Lacancı anlamda boyutunu görerek ve kabul ederek etiği yeniden düşünme çabasıdır ama aynı zamanda Freud ve Lacan psikanalizinin üstünde yükselen modern etik in hem etiği ve hem de iyi kavramını gündelik hayata uyarlamış olan absürdlüğünün eleştirisidir Bu bağlamda Gerçeğin Etiği efendinin söylemine dayalı etiği reddeden fakat etiğin nihaî ufkunun kişinin kendi hayatına indirgenmesine dayalı yetersiz post modern etik seçeneğini de aynı biçim de reddeden bir etiğe kavramsal çerçeve sunma çabasıdır Gerçeğin Etiği etik uygunluk ve İyi alanı ara sındaki radikal ayrışımla aynı kapıya çıkan modern öznellik iddiasının umulmadık etik sonuçlarına odaklanmaktadır Etiği kimi haz ya da kazanç hesapları zeminine yerleştirmeye çalışmak ya da bu hesabı Tanrı nın Kendisiyle alışverişimizi kapsayacak şekilde genişletmeye çalışmak bu dünyada ahlâklı davranmak bize cefâ çektiriyor olsa bile ölümümüzden sonra bunun için uygun bir şekilde ödüllendirileceğimizi umarak ahlâklı olmak yarar ge tirir davranışı yanlıştır Freud için olduğu gibi Lacan a göre de insan öznesi sadece bildiğinden daha az ahlâklı değil aynı zamanda olduğuna inandığından çok daha ahlâklıdır Ahlâkî eylemleri gelecekte alacağımız bir tür ödüle göz dikerek bazı faydacı hesaplar adına yanlış biçimde yaptığımızı düşünsek bile aslında gerçeğin boyutu içinde yer alan ödev uğruna tamamlarız img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Epos Yayınları
Şâyet Alenka nın kitabı klasik bir referans kitabı kabul edilmeyerek bir kenara konulursa bu basitçe akademik ve entelektüel çevremizin anlaşılması güç bir kendini yok etme iradesinin ağına düşmüş olduğunu gös terir Slavoj Žižek Etik kavramı felsefe tarihi boyunca kendi mecrasındaki gelişimini sürdürmüştür ama ilk önce S Freud ardından da J Lacan tarafından gerçekliğe döndürülerek psikanaliz tarafından yeniden kurulmuştur Gerçeğin etiği Gerçeğe doğ ru yönelmiş bir etik değil ancak etikte hâlihazırda işlemeye devam eden Gerçeğin Lacancı anlamda boyutunu görerek ve kabul ederek etiği yeniden düşünme çabasıdır ama aynı zamanda Freud ve Lacan psikanalizinin üstünde yükselen modern etik in hem etiği ve hem de iyi kavramını gündelik hayata uyarlamış olan absürdlüğünün eleştirisidir Bu bağlamda Gerçeğin Etiği efendinin söylemine dayalı etiği reddeden fakat etiğin nihaî ufkunun kişinin kendi hayatına indirgenmesine dayalı yetersiz post modern etik seçeneğini de aynı biçim de reddeden bir etiğe kavramsal çerçeve sunma çabasıdır Gerçeğin Etiği etik uygunluk ve İyi alanı ara sındaki radikal ayrışımla aynı kapıya çıkan modern öznellik iddiasının umulmadık etik sonuçlarına odaklanmaktadır Etiği kimi haz ya da kazanç hesapları zeminine yerleştirmeye çalışmak ya da bu hesabı Tanrı nın Kendisiyle alışverişimizi kapsayacak şekilde genişletmeye çalışmak bu dünyada ahlâklı davranmak bize cefâ çektiriyor olsa bile ölümümüzden sonra bunun için uygun bir şekilde ödüllendirileceğimizi umarak ahlâklı olmak yarar ge tirir davranışı yanlıştır Freud için olduğu gibi Lacan a göre de insan öznesi sadece bildiğinden daha az ahlâklı değil aynı zamanda olduğuna inandığından çok daha ahlâklıdır Ahlâkî eylemleri gelecekte alacağımız bir tür ödüle göz dikerek bazı faydacı hesaplar adına yanlış biçimde yaptığımızı düşünsek bile aslında gerçeğin boyutu içinde yer alan ödev uğruna tamamlarız

Epos
Şâyet Alenka nın kitabı klasik bir referans kitabı kabul edilmeyerek bir kenara konulursa bu basitçe akademik ve entelektüel çevremizin anlaşılması güç bir kendini yok etme iradesinin ağına düşmüş olduğunu gös terir Slavoj ZizekEtik kavramı felsefe tarihi boyunca kendi mecrasındaki gelişimini sürdürmüştür ama ilk önce S Freud ardından da J Lacan tarafından gerçekliğe döndürülerek psikanaliz tarafından yeniden kurulmuştur Gerçeğin etiği Gerçeğe doğ ru yönelmiş bir etik değil ancak etikte hâlihazırda işlemeye devam eden Gerçeğin Lacancı anlamda boyutunu görerek ve kabul ederek etiği yeniden düşünme çabasıdır ama aynı zamanda Freud ve Lacan psikanalizinin üstünde yükselen modern etik in hem etiği ve hem de iyi kavramını gündelik hayata uyarlamış olan absürdlüğünün eleştirisidir Bu bağlamda Gerçeğin Etiği efendinin söylemine dayalı etiği reddeden fakat etiğin nihaî ufkunun kişinin kendi hayatına indirgenmesine dayalı yetersiz post modern etik seçeneğini de aynı biçim de reddeden bir etiğe kavramsal çerçeve sunma çabasıdır Gerçeğin Etiği etik uygunluk ve İyi alanı ara sındaki radikal ayrışımla aynı kapıya çıkan modern öznellik iddiasının umulmadık etik sonuçlarına odaklanmaktadır Etiği kimi haz ya da kazanç hesapları zeminine yerleştirmeye çalışmak ya da bu hesabı Tanrı nın Kendisiyle alışverişimizi kapsayacak şekilde genişletmeye çalışmak bu dünyada ahlâklı davranmak bize cefâ çektiriyor olsa bile ölümümüzden sonra bunun için uygun bir şekilde ödüllendirileceğimizi umarak ahlâklı olmak yarar ge tirir davranışı yanlıştır Freud için olduğu gibi Lacan a göre de insan öznesi sadece bildiğinden daha az ahlâklı değil aynı zamanda olduğuna inandığından çok daha ahlâklıdır Ahlâkî eylemleri gelecekte alacağımız bir tür ödüle göz dikerek bazı faydacı hesaplar adına yanlış biçimde yaptığımızı düşünsek bile aslında gerçeğin boyutu içinde yer alan ödev uğruna tamamlarız