Geri Gel Ey Osmanlı — Mustafa Armağan

Geri Gel Ey Osmanlı
Mustafa ArmağanTimaş Yayınları
Geri Gel Ey Osmanlı
Mustafa ArmağanNecip Fazıl Kısakürek 1969 yılında yazdığı bir yazıda Arsadaki odun yığınının gizli bir köşesinde tek bir kıvılcım noktasıyız biz demiş ve şöyle sürdürmüştü sözlerini Odunların üstüne yıllar ve asırlardır yağmadık yağmur düşmedik kar kalmadı Onları püf basmış pas yutmuş rutubet bürümüş üstelik Garp dünyasının bütün kanalizasyonları bu odunların üzerine akmıştır İşte arsadaki böyle bir odun yığınının gizli bir köşesinde tek bir kıvılcım noktasıyız biz Biz ki onun gizli bir köşesinde tek ve son kıvılcım noktasıyız onu nasıl yakar tutşturur alevlerle sarabiliriz Bugün ne mutlu bizlere ki kıtalara gölge salan Osmanlı ormanı nın kesilip metruk bir arsaya atılmış son odun yığını içinde hangi bereketli duanın eseri olarak kaldığını bilemediğimiz o son kıvılcımın nasıl bir yangına dönüştüğüne şahit oluyor ve gelecek adına umutlanıyoruz Lakin o yitirdiğimiz orman nasıl bir şeydi neye benziyordu Ormanın ruhu üç kıtaya hangi sırlı yollardan dallarını uzatmış gölgesinde 72 milleti bir insanlık bahçesi içinde hangi iksirle yaşatabilmişti Osmanlı sevinci bir daha yaşanabilir bir başka deyişle Osmanlı geri gelebilir miydi İşte Mustafa Armağan Geri Gel Ey Osmanlı da bize yalnız tarih anlatmakla kalmıyor bir yandan tarihi bugüne doğru çekerken bugünü de tarihe aşina kılmaya çabalıyor Osmanlı ya Dönüş ona göre Osmanlı nın tekrar var edilmesi gibi zamanın dışına çıkmayı teklif eden bir çağrı değil Osmanlı nın miras bıraktığı ruhla onun yarıda bıraktığı ve ondan sonra üzerimize borç kalan misyonu bugünkü şartlarda devam ettirmeyi kastediyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Medeniyet Yayınları
Osman Gazi bir gün rüyasında Şeyh Edebali nin koynundan bir ay doğduğunu yükselip kendi koynuna girdiğini görür Göbeğinden bir ağaç çıkar Dünyayı tutan gölgesinde dağlar vardır Her dağın dibinden sular çıkar Sulardan kimi içer kimi bahçe sular kimi çeşme akıtır Ne mutlu bize ki kıtalara gölge salan Osmanlı ağacı gün geldi kesildi O yitirdiğimiz ağaç nasıl bir şeydi Ruhu üç kıtaya hangi sırlı yollardan dallarını uzatmış gölgesinde 72 milleti bir insanlık bahçesi halinde hangi iksirle yaşatabilmişti Osmanlı sevinci bir daha yaşanabilir bir başka deyişle Osmanlı geri gelebilir miydi Mustafa Armağan Geri Gel Ey Osmanlı da bize yalnız tarih anlatmakla kalmıyor bir yandan tarihi bugüne doğru çekerken bugünü de tarihe aşina kılmaya çabalıyor Osmanlı ya dönüş ona göre Osmanlı nın tekrar var edilmesi gibi zamanın dışına çıkmayı teklif eden ütopik bir çağrı değil Osmanlı nın miras bıraktığı ruhla onun yarıda bıraktığı ve yokluğunda üzerimize borç kalan misyonu devam ettirmeyi kastediyor Yazarın çağrısı aslında bize Geri gel ey Osmanlı Asırların yirmi birincisi senin sesini duruşunu ve yürüyüşünü bekliyor Zulüm tarlasına dönen dünyada kurtlara kurtluklarını hatırlatacak ve mazlumların elini tutacak ışık senin yüksek alnında parlıyor çünkü Tanıtım Bülteninden

Medeniyet Yayıncılık
Osman Gazi bir gün rüyasında Şeyh Edebali nin koynundan bir ay doğduğunu yükselip kendi koynuna girdiğini görür Göbeğinden bir ağaç çıkar Dünyayı tutan gölgesinde dağlar vardır Her dağın dibinden sular çıkar Sulardan kimi içer kimi bahçe sular kimi çeşme akıtır Ne mutlu bize ki kıtalara gölge salan Osmanlı ağacı gün geldi kesildi O yitirdiğimiz ağaç nasıl bir şeydi Ruhu üç kıtaya hangi sırlı yollardan dallarını uzatmış gölgesinde 72 milleti bir insanlık bahçesi halinde hangi iksirle yaşatabilmişti Osmanlı sevinci bir daha yaşanabilir bir başka deyişle Osmanlı geri gelebilir miydi Mustafa Armağan Geri Gel Ey Osmanlı da bize yalnız tarih anlatmakla kalmıyor bir yandan tarihi bugüne doğru çekerken bugünü de tarihe aşina kılmaya çabalıyor Osmanlı ya dönüş ona göre Osmanlı nın tekrar var edilmesi gibi zamanın dışına çıkmayı teklif eden ütopik bir çağrı değil Osmanlı nın miras bıraktığı ruhla onun yarıda bıraktığı ve yokluğunda üzerimize borç kalan misyonu devam ettirmeyi kastediyor Yazarın çağrısı aslında bize Geri gel ey Osmanlı Asırların yirmi birincisi senin sesini duruşunu ve yürüyüşünü bekliyor Zulüm tarlasına dönen dünyada kurtlara kurtluklarını hatırlatacak ve mazlumların elini tutacak ışık senin yüksek alnında parlıyor çünkü

Medeniyet Yayıncılık
Osman Gazi bir gün rüyasında Şeyh Edebali nin koynundan bir ay doğduğunu yükselip kendi koynuna girdiğini görür Göbeğinden bir ağaç çıkar Dünyayı tutan gölgesinde dağlar vardır Her dağın dibinden sular çıkar Sulardan kimi içer kimi bahçe sular kimi çeşme akıtır Ne mutlu bize ki kıtalara gölge salan Osmanlı ağacı gün geldi kesildi O yitirdiğimiz ağaç nasıl bir şeydi Ruhu üç kıtaya hangi sırlı yollardan dallarını uzatmış gölgesinde 72 milleti bir insanlık bahçesi halinde hangi iksirle yaşatabilmişti Osmanlı sevinci bir daha yaşanabilir bir başka deyişle Osmanlı geri gelebilir miydi Mustafa Armağan Geri Gel Ey Osmanlı da bize yalnız tarih anlatmakla kalmıyor bir yandan tarihi bugüne doğru çekerken bugünü de tarihe aşina kılmaya çabalıyor Osmanlı ya dönüş ona göre Osmanlı nın tekrar var edilmesi gibi zamanın dışına çıkmayı teklif eden ütopik bir çağrı değil Osmanlı nın miras bıraktığı ruhla onun yarıda bıraktığı ve yokluğunda üzerimize borç kalan misyonu devam ettirmeyi kastediyor Yazarın çağrısı aslında bize Geri gel ey Osmanlı Asırların yirmi birincisi senin sesini duruşunu ve yürüyüşünü bekliyor Zulüm tarlasına dönen dünyada kurtlara kurtluklarını hatırlatacak ve mazlumların elini tutacak ışık senin yüksek alnında parlıyor çünkü

Gonca Yayınevi
Osman Gazi bir gün rüyasında Şeyh Edebali nin koynundan bir ay doğduğunu yükselip kendi koynuna girdiğini görür Göbeğinden bir ağaç çıkar Dünyayı tutan gölgesinde dağlar vardır Her dağın dibinden sular çıkar Sulardan kimi içer kimi bahçe sular kimi çeşme akıtır Ne mutlu bize ki kıtalara gölge salan Osmanlı ağacı gün geldi kesildi O yitirdiğimiz ağaç nasıl bir şeydi Ruhu üç kıtaya hangi sırlı yollardan dallarını uzatmış gölgesinde 72 milleti bir insanlık bahçesi halinde hangi iksirle yaşatabilmişti Osmanlı sevinci bir daha yaşanabilir bir başka deyişle Osmanlı geri gelebilir miydi Mustafa Armağan Geri Gel Ey Osmanlı da bize yalnız tarih anlatmakla kalmıyor bir yandan tarihi bugüne doğru çekerken bugünü de tarihe aşina kılmaya çabalıyor Osmanlı ya dönüş ona göre Osmanlı nın tekrar var edilmesi gibi zamanın dışına çıkmayı teklif eden ütopik bir çağrı değil Osmanlı nın miras bıraktığı ruhla onun yarıda bıraktığı ve yokluğunda üzerimize borç kalan misyonu devam ettirmeyi kastediyor Yazarın çağrısı aslında bize Geri gel ey Osmanlı Asırların yirmi birincisi senin sesini duruşunu ve yürüyüşünü bekliyor Zulüm tarlasına dönen dünyada kurtlara kurtluklarını hatırlatacak ve mazlumların elini tutacak ışık senin yüksek alnında parlıyor çünkü

Medeniyet Yayıncılık
Osman Gazi bir gün rüyasında Şeyh Edebali nin koynundan bir ay doğduğunu yükselip kendi koynuna girdiğini görür Göbeğinden bir ağaç çıkar Dünyayı tutan gölgesinde dağlar vardır Her dağın dibinden sular çıkar Sulardan kimi içer kimi bahçe sular kimi çeşme akıtır Ne mutlu bize ki kıtalara gölge salan Osmanlı ağacı gün geldi kesildi O yitirdiğimiz ağaç nasıl bir şeydi Ruhu üç kıtaya hangi sırlı yollardan dallarını uzatmış gölgesinde 72 milleti bir insanlık bahçesi halinde hangi iksirle yaşatabilmişti Osmanlı sevinci bir daha yaşanabilir bir başka deyişle Osmanlı geri gelebilir miydi Mustafa Armağan Geri Gel Ey Osmanlı da bize yalnız tarih anlatmakla kalmıyor bir yandan tarihi bugüne doğru çekerken bugünü de tarihe aşina kılmaya çabalıyor Osmanlı ya dönüş ona göre Osmanlı nın tekrar var edilmesi gibi zamanın dışına çıkmayı teklif eden ütopik bir çağrı değil Osmanlı nın miras bıraktığı ruhla onun yarıda bıraktığı ve yokluğunda üzerimize borç kalan misyonu devam ettirmeyi kastediyor Yazarın çağrısı aslında bize Geri gel ey Osmanlı Asırların yirmi birincisi senin sesini duruşunu ve yürüyüşünü bekliyor Zulüm tarlasına dönen dünyada kurtlara kurtluklarını hatırlatacak ve mazlumların elini tutacak ışık senin yüksek alnında parlıyor çünkü

Medeniyet Yayıncılık
Osman Gazi bir gün rüyasında Şeyh Edebali nin koynundan bir ay doğduğunu yükselip kendi koynuna girdiğini görür Göbeğinden bir ağaç çıkar Dünyayı tutan gölgesinde dağlar vardır Her dağın dibinden sular çıkar Sulardan kimi içer kimi bahçe sular kimi çeşme akıtır Ne mutlu bize ki kıtalara gölge salan Osmanlı ağacı gün geldi kesildi O yitirdiğimiz ağaç nasıl bir şeydi Ruhu üç kıtaya hangi sırlı yollardan dallarını uzatmış gölgesinde 72 milleti bir insanlık bahçesi halinde hangi iksirle yaşatabilmişti Osmanlı sevinci bir daha yaşanabilir bir başka deyişle Osmanlı geri gelebilir miydi Mustafa Armağan Geri Gel Ey Osmanlı da bize yalnız tarih anlatmakla kalmıyor bir yandan tarihi bugüne doğru çekerken bugünü de tarihe aşina kılmaya çabalıyor Osmanlı ya dönüş ona göre Osmanlı nın tekrar var edilmesi gibi zamanın dışına çıkmayı teklif eden ütopik bir çağrı değil Osmanlı nın miras bıraktığı ruhla onun yarıda bıraktığı ve yokluğunda üzerimize borç kalan misyonu devam ettirmeyi kastediyor Yazarın çağrısı aslında bize Geri gel ey Osmanlı Asırların yirmi birincisi senin sesini duruşunu ve yürüyüşünü bekliyor Zulüm tarlasına dönen dünyada kurtlara kurtluklarını hatırlatacak ve mazlumların elini tutacak ışık senin yüksek alnında parlıyor çünkü

Medeniyet Yayıncılık
Osman Gazi bir gün rüyasında Şeyh Edebali nin koynundan bir ay doğduğunu yükselip kendi koynuna girdiğini görür Göbeğinden bir ağaç çıkar Dünyayı tutan gölgesinde dağlar vardır Her dağın dibinden sular çıkar Sulardan kimi içer kimi bahçe sular kimi çeşme akıtır Ne mutlu bize ki kıtalara gölge salan Osmanlı ağacı gün geldi kesildi O yitirdiğimiz ağaç nasıl bir şeydi Ruhu üç kıtaya hangi sırlı yollardan dallarını uzatmış gölgesinde 72 milleti bir insanlık bahçesi halinde hangi iksirle yaşatabilmişti Osmanlı sevinci bir daha yaşanabilir bir başka deyişle Osmanlı geri gelebilir miydi Mustafa Armağan Geri Gel Ey Osmanlı da bize yalnız tarih anlatmakla kalmıyor bir yandan tarihi bugüne doğru çekerken bugünü de tarihe aşina kılmaya çabalıyor Osmanlı ya dönüş ona göre Osmanlı nın tekrar var edilmesi gibi zamanın dışına çıkmayı teklif eden ütopik bir çağrı değil Osmanlı nın miras bıraktığı ruhla onun yarıda bıraktığı ve yokluğunda üzerimize borç kalan misyonu devam ettirmeyi kastediyor Yazarın çağrısı aslında bize Geri gel ey Osmanlı Asırların yirmi birincisi senin sesini duruşunu ve yürüyüşünü bekliyor Zulüm tarlasına dönen dünyada kurtlara kurtluklarını hatırlatacak ve mazlumların elini tutacak ışık senin yüksek alnında parlıyor çünkü

Medeniyet Yayınları
Osman Gazi bir gün rüyasında Şeyh Edebali nin koynundan bir ay doğduğunu yükselip kendi koynuna girdiğini görür Göbeğinden bir ağaç çıkar Dünyayı tutan gölgesinde dağlar vardır Her dağın dibinden sular çıkar Sulardan kimi içer kimi bahçe sular kimi çeşme akıtır Ne mutlu bize ki kıtalara gölge salan Osmanlı ağacı gün geldi kesildi O yitirdiğimiz ağaç nasıl bir şeydi Ruhu üç kıtaya hangi sırlı yollardan dallarını uzatmış gölgesinde 72 milleti bir insanlık bahçesi halinde hangi iksirle yaşatabilmişti Osmanlı sevinci bir daha yaşanabilir bir başka deyişle Osmanlı geri gelebilir miydi Mustafa Armağan Geri Gel Ey Osmanlı da bize yalnız tarih anlatmakla kalmıyor bir yandan tarihi bugüne doğru çekerken bugünü de tarihe aşina kılmaya çabalıyor Osmanlı ya dönüş ona göre Osmanlı nın tekrar var edilmesi gibi zamanın dışına çıkmayı teklif eden ütopik bir çağrı değil Osmanlı nın miras bıraktığı ruhla onun yarıda bıraktığı ve yokluğunda üzerimize borç kalan misyonu devam ettirmeyi kastediyor Yazarın çağrısı aslında bize Geri gel ey Osmanlı Asırların yirmi birincisi senin sesini duruşunu ve yürüyüşünü bekliyor Zulüm tarlasına dönen dünyada kurtlara kurtluklarını hatırlatacak ve mazlumların elini tutacak ışık senin yüksek alnında parlıyor çünkü

UFUK KİTAPLARI
Necip Fazıl Kısakürek 1969 yılında yazdığı bir yazıda Arsadaki odun yığınının gizli bir köşesinde tek bir kıvılcım noktasıyız biz demiş ve şöyle sürdürmüştü sözlerini Odunların üstüne yıllar ve asırlardır yağmadık yağmur düşmedik kar kalmadı Onları küf basmış pas yutmuş rutubet bürümüş üstelik Garp dünyasının bütün kanalizasyonları bu odunların üzerine akmıştır İşte arsadaki böyle bir odun yığınının gizli bir köşesinde tek bir kıvılcım noktasıyız biz Biz ki onun gizli bir köşesinde tek ve son kıvılcım noktasıyız onu nasıl yakar tutuşturur alevlerle sarabiliriz Söylenmesinin üzerinden yaklaşık 40 yıl geçmesine rağmen hararetinden hiç bir şey yitirmeyen bu ateşte pişmiş kelimelerin ışığında tarihe bakacak olursak o odunların ait olduğu ormanı ve o ormanın hangi baltalarca kesilip odun halinde bir arsa köşesine atıldığını daha iyi anlarız Bugün ne mutlu bizlere ki kıtalara gölge salan Osmanlı ormanı nın kesilip metruk bir arsaya atılmış son odun yığını içinde hangi bereketli duanın eseri olarak kaldığını bilemediğimiz o son kıvılcımın nasıl bir yangına dönüştüğüne şahit oluyor ve gelecek adına umutlanıyoruz Lakin o yitirdiğimiz orman nasıl bir şeydi neye benziyordu Ormanın ruhu üç kıtaya hangi sırlı yollardan dallarını uzatmış gölgesinde 72 milleti bir insanlık bahçesi içinde hangi iksirle yaşatabilmişti Osmanlı sevinci bir daha yaşanabilir bir başka deyişle Osmanlı geri gelebilir miydi İşte Mustafa Armağan son kitabı Geri Gel Ey Osmanlı da bize yalnız tarih anlatmakla kalmıyor bir yandan tarihi bugüne doğru çekerken bugünü de tarihe aşina kılmaya çabalıyor Osmanlı ya dönüş ona göre Osmanlı nın tekrar var edilmesi gibi zamanın dışına çıkmayı teklif eden bir çağrı değil Osmanlı nın miras bıraktığı ruhla onun yarıda bıraktığı ve ondan sonra üzerimize borç kalan misyonu bugünkü şartlarda devam ettirmeyi kastediyor Geri gel ey Osmanlı Asırların yirmi birincisi senin sesini duruşunu ve yürüyüşünü bekliyor Zulüm tarlasına dönen dünyada kurtlara kurtluklarını hatırlatacak ve mazlumların elini tutacak ışık senin yüksek alnında parlıyor çünkü

TİMAŞ YAYINLARI
Necip Fazıl Kısakürek 1969 yılında yazdığı bir yazıda Arsadaki odun yığınının gizli bir köşesinde tek bir kıvılcım noktasıyız biz demiş ve şöyle sürdürmüştü sözlerini Odunların üstüne yıllar ve asırlardır yağmadık yağmur düşmedik kar kalmadı Onları püf basmış pas yutmuş rutubet bürümüş üstelik Garp dünyasının bütün kanalizasyonları bu odunların üzerine akmıştır İşte arsadaki böyle bir odun yığınının gizli bir köşesinde tek bir kıvılcım noktasıyız biz Biz ki onun gizli bir köşesinde tek ve son kıvılcım noktasıyız onu nasıl yakar tutşturur alevlerle sarabiliriz Bugün ne mutlu bizlere ki kıtalara gölge salan Osmanlı ormanı nın kesilip metruk bir arsaya atılmış son odun yığını içinde hangi bereketli duanın eseri olarak kaldığını bilemediğimiz o son kıvılcımın nasıl bir yangına dönüştüğüne şahit oluyor ve gelecek adına umutlanıyoruz Lakin o yitirdiğimiz orman nasıl bir şeydi neye benziyordu Ormanın ruhu üç kıtaya hangi sırlı yollardan dallarını uzatmış gölgesinde 72 milleti bir insanlık bahçesi içinde hangi iksirle yaşatabilmişti Osmanlı sevinci bir daha yaşanabilir bir başka deyişle Osmanlı geri gelebilir miydi İşte Mustafa Armağan Geri Gel Ey Osmanlı da bize yalnız tarih anlatmakla kalmıyor bir yandan tarihi bugüne doğru çekerken bugünü de tarihe aşina kılmaya çabalıyor Osmanlı ya Dönüş ona göre Osmanlı nın tekrar var edilmesi gibi zamanın dışına çıkmayı teklif eden bir çağrı değil Osmanlı nın miras bıraktığı ruhla onun yarıda bıraktığı ve ondan sonra üzerimize borç kalan misyonu bugünkü şartlarda devam ettirmeyi kastediyor