Geride Kalan İzler — Tuncer Gelir

Geride Kalan İzler
Tuncer GelirUbuntu Yayınları
Geride Kalan İzler
Tuncer GelirHayatımı anlatsam roman olur sözünü edebiyatçı olsun olmasın neredeyse her insan kendi yaşadıklarının ilginç olduğunu ifade etmek için diline pelesenk etmiş Tartışılır bir konu tabii ki ama anılar anlatı roman olabilir Gerçek yaşanmışlıkların anıların edebi bir kurgu derinlemesine olay örgüsü ve karakter analizleriyle harmanlanarak yeniden yapılandırılmasıyla oluşturulabilir bu ancak Hem tarihi kişisel gerçekliği hem de romanın sanatsal akıcılığını bir araya getirmek koşuluyla Başka şeyler de eklenebilir buna Ama bununla yetineyim Anıların yaşanmışlıkların yani olduğu gibi aktarılması yerine yazanın olaylara estetik bir bakışla yaklaşması ve olaylar arası bağları sağlam kurması gerekir İşte Tuncer Gelir bunların bilincinde olarak kişisel hayat hikâyesinden soğurduğu Geride Kalan İzler adlı çalışmasına anlatı demiş Bir anı roman yazmadığını biliyor Bu yüzden de sadece kendisinden söz etmemiş İthafta belirttiği gibi yaşam yolunda karşısına çıkan insanları ve yakınlarını da anlatısına ekleyerek bir ortak yaşanmışlık anlatısı oluşturmuş Kişisel anılarını ailevi ve toplumsal olayları akıcı sade bir dille anlatmış Yaşadıklarını bir olaylar tutanağı biçiminde değil de edebiyata okumaya gönül veren biri olarak aktarmaya çalışmış Bu yüzden okuyacak olan kendinden kesitler bulabilecek

Ubuntu Yayınları
Hayatımı anlatsam roman olur sözünü edebiyatçı olsun olmasın neredeyse her insan kendi yaşadıklarının ilginç olduğunu ifade etmek için diline pelesenk etmiş Tartışılır bir konu tabii ki ama anılar anlatı roman olabilir Gerçek yaşanmışlıkların anıların edebi bir kurgu derinlemesine olay örgüsü ve karakter analizleriyle harmanlanarak yeniden yapılandırılmasıyla oluşturulabilir bu ancak Hem tarihi kişisel gerçekliği hem de romanın sanatsal akıcılığını bir araya getirmek koşuluyla Başka şeyler de eklenebilir buna Ama bununla yetineyim Anıların yaşanmışlıkların yani olduğu gibi aktarılması yerine yazanın olaylara estetik bir bakışla yaklaşması ve olaylar arası bağları sağlam kurması gerekir İşte Tuncer Gelir bunların bilincinde olarak kişisel hayat hikâyesinden soğurduğu Geride Kalan İzler adlı çalışmasına anlatı demiş Bir anı roman yazmadığını biliyor Bu yüzden de sadece kendisinden söz etmemiş İthafta belirttiği gibi yaşam yolunda karşısına çıkan insanları ve yakınlarını da anlatısına ekleyerek bir ortak yaşanmışlık anlatısı oluşturmuş Kişisel anılarını ailevi ve toplumsal olayları akıcı sade bir dille anlatmış Yaşadıklarını bir olaylar tutanağı biçiminde değil de edebiyata okumaya gönül veren biri olarak aktarmaya çalışmış Bu yüzden okuyacak olan kendinden kesitler bulabilecek

Ubuntu Yayınları
Hayatımı anlatsam roman olur sözünü edebiyatçı olsun olmasın neredeyse her insan kendi yaşadıklarının ilginç olduğunu ifade etmek için diline pelesenk etmiş Tartışılır bir konu tabii ki ama anılar anlatı roman olabilir Gerçek yaşanmışlıkların anıların edebi bir kurgu derinlemesine olay örgüsü ve karakter analizleriyle harmanlanarak yeniden yapılandırılmasıyla oluşturulabilir bu ancak Hem tarihi kişisel gerçekliği hem de romanın sanatsal akıcılığını bir araya getirmek koşuluyla Başka şeyler de eklenebilir buna Ama bununla yetineyim Anıların yaşanmışlıkların yani olduğu gibi aktarılması yerine yazanın olaylara estetik bir bakışla yaklaşması ve olaylar arası bağları sağlam kurması gerekir İşte Tuncer Gelir bunların bilincinde olarak kişisel hayat hikâyesinden soğurduğu Geride Kalan İzler adlı çalışmasına anlatı demiş Bir anı roman yazmadığını biliyor Bu yüzden de sadece kendisinden söz etmemiş İthafta belirttiği gibi yaşam yolunda karşısına çıkan insanları ve yakınlarını da anlatısına ekleyerek bir ortak yaşanmışlık anlatısı oluşturmuş Kişisel anılarını ailevi ve toplumsal olayları akıcı sade bir dille anlatmış Yaşadıklarını bir olaylar tutanağı biçiminde değil de edebiyata okumaya gönül veren biri olarak aktarmaya çalışmış Bu yüzden okuyacak olan kendinden kesitler bulabilecek

Ubuntu Yayınları
Hayatımı anlatsam roman olur sözünü edebiyatçı olsun olmasın neredeyse her insan kendi yaşadıklarının ilginç olduğunu ifade etmek için diline pelesenk etmiş Tartışılır bir konu tabii ki ama anılar anlatı roman olabilir Gerçek yaşanmışlıkların anıların edebi bir kurgu derinlemesine olay örgüsü ve karakter analizleriyle harmanlanarak yeniden yapılandırılmasıyla oluşturulabilir bu ancak Hem tarihi kişisel gerçekliği hem de romanın sanatsal akıcılığını bir araya getirmek koşuluyla Başka şeyler de eklenebilir buna Ama bununla yetineyim Anıların yaşanmışlıkların yani olduğu gibi aktarılması yerine yazanın olaylara estetik bir bakışla yaklaşması ve olaylar arası bağları sağlam kurması gerekir İşte Tuncer Gelir bunların bilincinde olarak kişisel hayat hikâyesinden soğurduğu Geride Kalan İzler adlı çalışmasına anlatı demiş Bir anı roman yazmadığını biliyor Bu yüzden de sadece kendisinden söz etmemiş İthafta belirttiği gibi yaşam yolunda karşısına çıkan insanları ve yakınlarını da anlatısına ekleyerek bir ortak yaşanmışlık anlatısı oluşturmuş Kişisel anılarını ailevi ve toplumsal olayları akıcı sade bir dille anlatmış Yaşadıklarını bir olaylar tutanağı biçiminde değil de edebiyata okumaya gönül veren biri olarak aktarmaya çalışmış Bu yüzden okuyacak olan kendinden kesitler bulabilecek

Ubuntu
Hayatımı anlatsam roman olur sözünü edebiyatçı olsun olmasın neredeyse her insan kendi yaşadıklarının ilginç olduğunu ifade etmek için diline pelesenk etmiş Tartışılır bir konu tabii ki ama anılar anlatı roman olabilir Gerçek yaşanmışlıkların anıların edebi bir kurgu derinlemesine olay örgüsü ve karakter analizleriyle harmanlanarak yeniden yapılandırılmasıyla oluşturulabilir bu ancak Hem tarihi kişisel gerçekliği hem de romanın sanatsal akıcılığını bir araya getirmek koşuluyla Başka şeyler de eklenebilir buna Ama bununla yetineyim Anıların yaşanmışlıkların yani olduğu gibi aktarılması yerine yazanın olaylara estetik bir bakışla yaklaşması ve olaylar arası bağları sağlam kurması gerekir İşte Tuncer Gelir bunların bilincinde olarak kişisel hayat hikâyesinden soğurduğu Geride Kalan İzler adlı çalışmasına anlatı demiş Bir anı roman yazmadığını biliyor Bu yüzden de sadece kendisinden söz etmemiş İthafta belirttiği gibi yaşam yolunda karşısına çıkan insanları ve yakınlarını da anlatısına ekleyerek bir ortak yaşanmışlık anlatısı oluşturmuş Kişisel anılarını ailevi ve toplumsal olayları akıcı sade bir dille anlatmış Yaşadıklarını bir olaylar tutanağı biçiminde değil de edebiyata okumaya gönül veren biri olarak aktarmaya çalışmış Bu yüzden okuyacak olan kendinden kesitler bulabilecek