Geride Kalanlar 2 — Şengül Terzioğlu Yıldırım

Geride Kalanlar 2
Şengül Terzioğlu YıldırımLuna Yayınları
Geride Kalanlar 2
Şengül Terzioğlu YıldırımBiliyor musun Hüsna Senin gibi yüzü güzel bir kızı bana nasip ettiği için Allah a şükrediyorum dedi Fikret Konuşmak yerine sadece kıkırdamakla yetinen Hüsna daha şimdiden hediyelerin hayalini kurmaya başlamıştı bile Pembe gelinlik kırmızı duvak ve kırmızı ayakkabı içinde annesinin anlattığı masallardaki peri kızları gibi olacağını düşlüyordu Fikret in aldıklarının hepsine rıza göstermişti küçük şartlar öne koşarak gelinlik parlak ayakkabı topuklu olacaktı Yürüdüğünde tık tık diye ses çıkarmalı gelinliği göz kamaştırmalıydı Kollarında ışıl ışıl parlayan dizi dizi bilezikleri olacaktı At üzerinde giderken şıngırtısını bütün köyün kızları duyacak iç çekeceklerdi Erzurum da küçük bir köyde geçen Geride Kalanlar umudun umutsuzluğun karanlığın ve aydınlığın çarpıcı bir yansıması Şengül Terzioğlu Yıldırım romanda yarattığı sosyolojik dokuyla yerelden evrensele ulaşabilen bir yazar olarak karşımıza çıkıyor Akıcı içten okurda bir film izliyor hissi uyandıran üslubuyla bizleri kar beyazı hayallerin ve hayal kırıklıklarının içine çekiyor

Luna Yayınları
Her kış olduğu gibi o kış da köydeki evler yarıya kadar kar yığınları altına gömüldü Üç gündür aralıksız yağan kar zaman zaman şiddetini düşürmekle birlikte ara sokaklar ile köyü diğer köylere ve şehre bağlayan tek ana yolu da kapatıverdi Bu topraklarda beyaz örtünün altı aydan önce kalktığı görülmüş şey değildi İnsanlar kahverengi toprağa ve yeşile hasret kalırdı Kışın en çetin geçtiği zemheri aylarında yeri göğü bürüyen beyazlıktan korunmak için sokağa çıkmak zorunda olanlar gözlerinin altına soba isi sürerek işlerini görür beyaza boyalı yer gök içinde yollarını anca bulabilirlerdi Erzurum da küçük bir köyde geçen Geride Kalanlar umudun umutsuzluğun karanlığın ve aydınlığın çarpıcı bir yansıması Şengül Terzioğlu Yıldırım romanda yarattığı sosyolojik dokuyla yerelden evrensele ulaşabilen bir yazar olarak karşımıza çıkıyor Akıcı içten okurda bir film izliyor hissi uyandıran üslubuyla bizleri kar beyazı hayallerin ve hayal kırıklıklarının içine çekiyor Tanıtım Bülteninden

Luna Yayınları
Biliyor musun Hüsna Senin gibi yüzü güzel bir kızı bana nasip ettiği için Allah a şükrediyorum dedi Fikret Konuşmak yerine sadece kıkırdamakla yetinen Hüsna daha şimdiden hediyelerin hayalini kurmaya başlamıştı bile Pembe gelinlik kırmızı duvak ve kırmızı ayakkabı içinde annesinin anlattığı masallardaki peri kızları gibi olacağını düşlüyordu Fikret in aldıklarının hepsine rıza göstermişti küçük şartlar öne koşarak gelinlik parlak ayakkabı topuklu olacaktı Yürüdüğünde tık tık diye ses çıkarmalı gelinliği göz kamaştırmalıydı Kollarında ışıl ışıl parlayan dizi dizi bilezikleri olacaktı At üzerinde giderken şıngırtısını bütün köyün kızları duyacak iç çekeceklerdi Erzurum da küçük bir köyde geçen Geride Kalanlar umudun umutsuzluğun karanlığın ve aydınlığın çarpıcı bir yansıması Şengül Terzioğlu Yıldırım romanda yarattığı sosyolojik dokuyla yerelden evrensele ulaşabilen bir yazar olarak karşımıza çıkıyor Akıcı içten okurda bir film izliyor hissi uyandıran üslubuyla bizleri kar beyazı hayallerin ve hayal kırıklıklarının içine çekiyor Tanıtım Bülteninden

Luna Yayınları
Memnune nin iç dünyasını ne kocası ne evlatları hiçbiri bilmezdi Keşke bir nazını çeken olsaydı belki o vakit böyle öfkeli bir kadın olmaktan sıyrılabilirdi Yıllar yılı yokluk içinde adı koca olan varlığı yanında olmayan bir adam ve altı çocuğuyla var olma ayakta durma çabası vermişti bir başına 11 doğumundan altısı elinde sağ kalmıştı tabii Türkan ı ve Asiye yi saymazsak Onlar yaşamış ama hastalıktan ölmüşlerdi Yeri gelmiş dikilecek kumaş bulamayıp çuvalı dolamıştı beline etek niyetine Rezillik yoksulluk Ne yokluğunu ne fakirliğini söyleyip de yardım dilenmemişti en yakınından bile Yaşanmamışlıklarıyla kadınlık arzularını çoğu kez baskılamış gücü yettiğinde de öcünü misliyle çıkarmıştı Erzurum da küçük bir köyde geçen Geride Kalanlar umudun umutsuzluğun karanlığın ve aydınlığın çarpıcı bir yansıması Şengül Terzioğlu Yıldırım romanda yarattığı sosyolojik dokuyla yerelden evrensele ulaşabilen bir yazar olarak karşımıza çıkıyor Akıcı içten okurda bir film izliyor hissi uyandıran üslubuyla bizleri kar beyazı hayallerin ve hayal kırıklıklarının içine çekiyor Tanıtım Bülteninden

Luna Yayınları
Her kış olduğu gibi o kış da köydeki evler yarıya kadar kar yığınları altına gömüldü Üç gündür aralıksız yağan kar zaman zaman şiddetini düşürmekle birlikte ara sokaklar ile köyü diğer köylere ve şehre bağlayan tek ana yolu da kapatıverdi Bu topraklarda beyaz örtünün altı aydan önce kalktığı görülmüş şey değildi İnsanlar kahverengi toprağa ve yeşile hasret kalırdı Kışın en çetin geçtiği zemheri aylarında yeri göğü bürüyen beyazlıktan korunmak için sokağa çıkmak zorunda olanlar gözlerinin altına soba isi sürerek işlerini görür beyaza boyalı yer gök içinde yollarını anca bulabilirlerdi Erzurum da küçük bir köyde geçen Geride Kalanlar umudun umutsuzluğun karanlığın ve aydınlığın çarpıcı bir yansıması Şengül Terzioğlu Yıldırım romanda yarattığı sosyolojik dokuyla yerelden evrensele ulaşabilen bir yazar olarak karşımıza çıkıyor Akıcı içten okurda bir film izliyor hissi uyandıran üslubuyla bizleri kar beyazı hayallerin ve hayal kırıklıklarının içine çekiyor

Luna Yayınları
Biliyor musun Hüsna Senin gibi yüzü güzel bir kızı bana nasip ettiği için Allah a şükrediyorum dedi Fikret Konuşmak yerine sadece kıkırdamakla yetinen Hüsna daha şimdiden hediyelerin hayalini kurmaya başlamıştı bile Pembe gelinlik kırmızı duvak ve kırmızı ayakkabı içinde annesinin anlattığı masallardaki peri kızları gibi olacağını düşlüyordu Fikret in aldıklarının hepsine rıza göstermişti küçük şartlar öne koşarak gelinlik parlak ayakkabı topuklu olacaktı Yürüdüğünde tık tık diye ses çıkarmalı gelinliği göz kamaştırmalıydı Kollarında ışıl ışıl parlayan dizi dizi bilezikleri olacaktı At üzerinde giderken şıngırtısını bütün köyün kızları duyacak iç çekeceklerdi Erzurum da küçük bir köyde geçen Geride Kalanlar umudun umutsuzluğun karanlığın ve aydınlığın çarpıcı bir yansıması Şengül Terzioğlu Yıldırım romanda yarattığı sosyolojik dokuyla yerelden evrensele ulaşabilen bir yazar olarak karşımıza çıkıyor Akıcı içten okurda bir film izliyor hissi uyandıran üslubuyla bizleri kar beyazı hayallerin ve hayal kırıklıklarının içine çekiyor

Luna Yayınları
Her kış olduğu gibi o kış da köydeki evler yarıya kadar kar yığınları altına gömüldü Üç gündür aralıksız yağan kar zaman zaman şiddetini düşürmekle birlikte ara sokaklar ile köyü diğer köylere ve şehre bağlayan tek ana yolu da kapatıverdi Bu topraklarda beyaz örtünün altı aydan önce kalktığı görülmüş şey değildi İnsanlar kahverengi toprağa ve yeşile hasret kalırdı Kışın en çetin geçtiği zemheri aylarında yeri göğü bürüyen beyazlıktan korunmak için sokağa çıkmak zorunda olanlar gözlerinin altına soba isi sürerek işlerini görür beyaza boyalı yer gök içinde yollarını anca bulabilirlerdi Erzurum da küçük bir köyde geçen Geride Kalanlar umudun umutsuzluğun karanlığın ve aydınlığın çarpıcı bir yansıması Şengül Terzioğlu Yıldırım romanda yarattığı sosyolojik dokuyla yerelden evrensele ulaşabilen bir yazar olarak karşımıza çıkıyor Akıcı içten okurda bir film izliyor hissi uyandıran üslubuyla bizleri kar beyazı hayallerin ve hayal kırıklıklarının içine çekiyor

Luna Yayınları
Memnune nin iç dünyasını ne kocası ne evlatları hiçbiri bilmezdi Keşke bir nazını çeken olsaydı belki o vakit böyle öfkeli bir kadın olmaktan sıyrılabilirdi Yıllar yılı yokluk içinde adı koca olan varlığı yanında olmayan bir adam ve altı çocuğuyla var olma ayakta durma çabası vermişti bir başına 11 doğumundan altısı elinde sağ kalmıştı tabii Türkan ı ve Asiye yi saymazsak Onlar yaşamış ama hastalıktan ölmüşlerdi Yeri gelmiş dikilecek kumaş bulamayıp çuvalı dolamıştı beline etek niyetine Rezillik yoksulluk Ne yokluğunu ne fakirliğini söyleyip de yardım dilenmemişti en yakınından bile Yaşanmamışlıklarıyla kadınlık arzularını çoğu kez baskılamış gücü yettiğinde de öcünü misliyle çıkarmıştı Erzurum da küçük bir köyde geçen Geride Kalanlar umudun umutsuzluğun karanlığın ve aydınlığın çarpıcı bir yansıması Şengül Terzioğlu Yıldırım romanda yarattığı sosyolojik dokuyla yerelden evrensele ulaşabilen bir yazar olarak karşımıza çıkıyor Akıcı içten okurda bir film izliyor hissi uyandıran üslubuyla bizleri kar beyazı hayallerin ve hayal kırıklıklarının içine çekiyor

Luna Yayınları
Memnune nin iç dünyasını ne kocası ne evlatları hiçbiri bilmezdi Keşke bir nazını çeken olsaydı belki o vakit böyle öfkeli bir kadın olmaktan sıyrılabilirdi Yıllar yılı yokluk içinde adı koca olan varlığı yanında olmayan bir adam ve altı çocuğuyla var olma ayakta durma çabası vermişti bir başına 11 doğumundan altısı elinde sağ kalmıştı tabii Türkan ı ve Asiye yi saymazsak Onlar yaşamış ama hastalıktan ölmüşlerdi Yeri gelmiş dikilecek kumaş bulamayıp çuvalı dolamıştı beline etek niyetine Rezillik yoksulluk Ne yokluğunu ne fakirliğini söyleyip de yardım dilenmemişti en yakınından bile Yaşanmamışlıklarıyla kadınlık arzularını çoğu kez baskılamış gücü yettiğinde de öcünü misliyle çıkarmıştı Erzurum da küçük bir köyde geçen Geride Kalanlar umudun umutsuzluğun karanlığın ve aydınlığın çarpıcı bir yansıması Şengül Terzioğlu Yıldırım romanda yarattığı sosyolojik dokuyla yerelden evrensele ulaşabilen bir yazar olarak karşımıza çıkıyor Akıcı içten okurda bir film izliyor hissi uyandıran üslubuyla bizleri kar beyazı hayallerin ve hayal kırıklıklarının içine çekiyor

Luna Yayınları
Her kış olduğu gibi o kış da köydeki evler yarıya kadar kar yığınları altına gömüldü Üç gündür aralıksız yağan kar zaman zaman şiddetini düşürmekle birlikte ara sokaklar ile köyü diğer köylere ve şehre bağlayan tek ana yolu da kapatıverdi Bu topraklarda beyaz örtünün altı aydan önce kalktığı görülmüş şey değildi İnsanlar kahverengi toprağa ve yeşile hasret kalırdı Kışın en çetin geçtiği zemheri aylarında yeri göğü bürüyen beyazlıktan korunmak için sokağa çıkmak zorunda olanlar gözlerinin altına soba isi sürerek işlerini görür beyaza boyalı yer gök içinde yollarını anca bulabilirlerdi Erzurum da küçük bir köyde geçen Geride Kalanlar umudun umutsuzluğun karanlığın ve aydınlığın çarpıcı bir yansıması Şengül Terzioğlu Yıldırım romanda yarattığı sosyolojik dokuyla yerelden evrensele ulaşabilen bir yazar olarak karşımıza çıkıyor Akıcı içten okurda bir film izliyor hissi uyandıran üslubuyla bizleri kar beyazı hayallerin ve hayal kırıklıklarının içine çekiyor

Luna Yayınları
Biliyor musun Hüsna Senin gibi yüzü güzel bir kızı bana nasip ettiği için Allah a şükrediyorum dedi Fikret Konuşmak yerine sadece kıkırdamakla yetinen Hüsna daha şimdiden hediyelerin hayalini kurmaya başlamıştı bile Pembe gelinlik kırmızı duvak ve kırmızı ayakkabı içinde annesinin anlattığı masallardaki peri kızları gibi olacağını düşlüyordu Fikret in aldıklarının hepsine rıza göstermişti küçük şartlar öne koşarak gelinlik parlak ayakkabı topuklu olacaktı Yürüdüğünde tık tık diye ses çıkarmalı gelinliği göz kamaştırmalıydı Kollarında ışıl ışıl parlayan dizi dizi bilezikleri olacaktı At üzerinde giderken şıngırtısını bütün köyün kızları duyacak iç çekeceklerdi Erzurum da küçük bir köyde geçen Geride Kalanlar umudun umutsuzluğun karanlığın ve aydınlığın çarpıcı bir yansıması Şengül Terzioğlu Yıldırım romanda yarattığı sosyolojik dokuyla yerelden evrensele ulaşabilen bir yazar olarak karşımıza çıkıyor Akıcı içten okurda bir film izliyor hissi uyandıran üslubuyla bizleri kar beyazı hayallerin ve hayal kırıklıklarının içine çekiyor

Luna Yayınları
Memnune nin iç dünyasını ne kocası ne evlatları hiçbiri bilmezdi Keşke bir nazını çeken olsaydı belki o vakit böyle öfkeli bir kadın olmaktan sıyrılabilirdi Yıllar yılı yokluk içinde adı koca olan varlığı yanında olmayan bir adam ve altı çocuğuyla var olma ayakta durma çabası vermişti bir başına 11 doğumundan altısı elinde sağ kalmıştı tabii Türkan ı ve Asiye yi saymazsak Onlar yaşamış ama hastalıktan ölmüşlerdi Yeri gelmiş dikilecek kumaş bulamayıp çuvalı dolamıştı beline etek niyetine Rezillik yoksulluk Ne yokluğunu ne fakirliğini söyleyip de yardım dilenmemişti en yakınından bile Yaşanmamışlıklarıyla kadınlık arzularını çoğu kez baskılamış gücü yettiğinde de öcünü misliyle çıkarmıştı Erzurum da küçük bir köyde geçen Geride Kalanlar umudun umutsuzluğun karanlığın ve aydınlığın çarpıcı bir yansıması Şengül Terzioğlu Yıldırım romanda yarattığı sosyolojik dokuyla yerelden evrensele ulaşabilen bir yazar olarak karşımıza çıkıyor Akıcı içten okurda bir film izliyor hissi uyandıran üslubuyla bizleri kar beyazı hayallerin ve hayal kırıklıklarının içine çekiyor

Luna Yayınları
Her kış olduğu gibi o kış da köydeki evler yarıya kadar kar yığınları altına gömüldü Üç gündür aralıksız yağan kar zaman zaman şiddetini düşürmekle birlikte ara sokaklar ile köyü diğer köylere ve şehre bağlayan tek ana yolu da kapatıverdi Bu topraklarda beyaz örtünün altı aydan önce kalktığı görülmüş şey değildi İnsanlar kahverengi toprağa ve yeşile hasret kalırdı Kışın en çetin geçtiği zemheri aylarında yeri göğü bürüyen beyazlıktan korunmak için sokağa çıkmak zorunda olanlar gözlerinin altına soba isi sürerek işlerini görür beyaza boyalı yer gök içinde yollarını anca bulabilirlerdi Erzurum da küçük bir köyde geçen Geride Kalanlar umudun umutsuzluğun karanlığın ve aydınlığın çarpıcı bir yansıması Şengül Terzioğlu Yıldırım romanda yarattığı sosyolojik dokuyla yerelden evrensele ulaşabilen bir yazar olarak karşımıza çıkıyor Akıcı içten okurda bir film izliyor hissi uyandıran üslubuyla bizleri kar beyazı hayallerin ve hayal kırıklıklarının içine çekiyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Luna Yayınları
Biliyor musun Hüsna Senin gibi yüzü güzel bir kızı bana nasip ettiği için Allah a şükrediyorum dedi Fikret Konuşmak yerine sadece kıkırdamakla yetinen Hüsna daha şimdiden hediyelerin hayalini kurmaya başlamıştı bile Pembe gelinlik kırmızı duvak ve kırmızı ayakkabı içinde annesinin anlattığı masallardaki peri kızları gibi olacağını düşlüyordu Fikret in aldıklarının hepsine rıza göstermişti küçük şartlar öne koşarak gelinlik parlak ayakkabı topuklu olacaktı Yürüdüğünde tık tık diye ses çıkarmalı gelinliği göz kamaştırmalıydı Kollarında ışıl ışıl parlayan dizi dizi bilezikleri olacaktı At üzerinde giderken şıngırtısını bütün köyün kızları duyacak iç çekeceklerdi Erzurum da küçük bir köyde geçen Geride Kalanlar umudun umutsuzluğun karanlığın ve aydınlığın çarpıcı bir yansıması Şengül Terzioğlu Yıldırım romanda yarattığı sosyolojik dokuyla yerelden evrensele ulaşabilen bir yazar olarak karşımıza çıkıyor Akıcı içten okurda bir film izliyor hissi uyandıran üslubuyla bizleri kar beyazı hayallerin ve hayal kırıklıklarının içine çekiyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Luna Yayınları
Memnune nin iç dünyasını ne kocası ne evlatları hiçbiri bilmezdi Keşke bir nazını çeken olsaydı belki o vakit böyle öfkeli bir kadın olmaktan sıyrılabilirdi Yıllar yılı yokluk içinde adı koca olan varlığı yanında olmayan bir adam ve altı çocuğuyla var olma ayakta durma çabası vermişti bir başına 11 doğumundan altısı elinde sağ kalmıştı tabii Türkan ı ve Asiye yi saymazsak Onlar yaşamış ama hastalıktan ölmüşlerdi Yeri gelmiş dikilecek kumaş bulamayıp çuvalı dolamıştı beline etek niyetine Rezillik yoksulluk Ne yokluğunu ne fakirliğini söyleyip de yardım dilenmemişti en yakınından bile Yaşanmamışlıklarıyla kadınlık arzularını çoğu kez baskılamış gücü yettiğinde de öcünü misliyle çıkarmıştı Erzurum da küçük bir köyde geçen Geride Kalanlar umudun umutsuzluğun karanlığın ve aydınlığın çarpıcı bir yansıması Şengül Terzioğlu Yıldırım romanda yarattığı sosyolojik dokuyla yerelden evrensele ulaşabilen bir yazar olarak karşımıza çıkıyor Akıcı içten okurda bir film izliyor hissi uyandıran üslubuyla bizleri kar beyazı hayallerin ve hayal kırıklıklarının içine çekiyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Luna
Biliyor musun Hüsna Senin gibi yüzü güzel bir kızı bana nasip ettiği için Allah a şükrediyorum dedi Fikret Konuşmak yerine sadece kıkırdamakla yetinen Hüsna daha şimdiden hediyelerin hayalini kurmaya başlamıştı bile Pembe gelinlik kırmızı duvak ve kırmızı ayakkabı içinde annesinin anlattığı masallardaki peri kızları gibi olacağını düşlüyordu Fikret in aldıklarının hepsine rıza göstermişti küçük şartlar öne koşarak gelinlik parlak ayakkabı topuklu olacaktı Yürüdüğünde tık tık diye ses çıkarmalı gelinliği göz kamaştırmalıydı Kollarında ışıl ışıl parlayan dizi dizi bilezikleri olacaktı At üzerinde giderken şıngırtısını bütün köyün kızları duyacak iç çekeceklerdi Erzurum da küçük bir köyde geçen Geride Kalanlar umudun umutsuzluğun karanlığın ve aydınlığın çarpıcı bir yansıması Şengül Terzioğlu Yıldırım romanda yarattığı sosyolojik dokuyla yerelden evrensele ulaşabilen bir yazar olarak karşımıza çıkıyor Akıcı içten okurda bir film izliyor hissi uyandıran üslubuyla bizleri kar beyazı hayallerin ve hayal kırıklıklarının içine çekiyor

Luna
Her kış olduğu gibi o kış da köydeki evler yarıya kadar kar yığınları altına gömüldü Üç gündür aralıksız yağan kar zaman zaman şiddetini düşürmekle birlikte ara sokaklar ile köyü diğer köylere ve şehre bağlayan tek ana yolu da kapatıverdi Bu topraklarda beyaz örtünün altı aydan önce kalktığı görülmüş şey değildi İnsanlar kahverengi toprağa ve yeşile hasret kalırdı Kışın en çetin geçtiği zemheri aylarında yeri göğü bürüyen beyazlıktan korunmak için sokağa çıkmak zorunda olanlar gözlerinin altına soba isi sürerek işlerini görür beyaza boyalı yer gök içinde yollarını anca bulabilirlerdi Erzurum da küçük bir köyde geçen Geride Kalanlar umudun umutsuzluğun karanlığın ve aydınlığın çarpıcı bir yansıması Şengül Terzioğlu Yıldırım romanda yarattığı sosyolojik dokuyla yerelden evrensele ulaşabilen bir yazar olarak karşımıza çıkıyor Akıcı içten okurda bir film izliyor hissi uyandıran üslubuyla bizleri kar beyazı hayallerin ve hayal kırıklıklarının içine çekiyor

Luna
Memnune nin iç dünyasını ne kocası ne evlatları hiçbiri bilmezdi Keşke bir nazını çeken olsaydı belki o vakit böyle öfkeli bir kadın olmaktan sıyrılabilirdi Yıllar yılı yokluk içinde adı koca olan varlığı yanında olmayan bir adam ve altı çocuğuyla var olma ayakta durma çabası vermişti bir başına 11 doğumundan altısı elinde sağ kalmıştı tabii Türkan ı ve Asiye yi saymazsak Onlar yaşamış ama hastalıktan ölmüşlerdi Yeri gelmiş dikilecek kumaş bulamayıp çuvalı dolamıştı beline etek niyetine Rezillik yoksulluk Ne yokluğunu ne fakirliğini söyleyip de yardım dilenmemişti en yakınından bile Yaşanmamışlıklarıyla kadınlık arzularını çoğu kez baskılamış gücü yettiğinde de öcünü misliyle çıkarmıştı Erzurum da küçük bir köyde geçen Geride Kalanlar umudun umutsuzluğun karanlığın ve aydınlığın çarpıcı bir yansıması Şengül Terzioğlu Yıldırım romanda yarattığı sosyolojik dokuyla yerelden evrensele ulaşabilen bir yazar olarak karşımıza çıkıyor Akıcı içten okurda bir film izliyor hissi uyandıran üslubuyla bizleri kar beyazı hayallerin ve hayal kırıklıklarının içine çekiyor