MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Gerilimli Değişim — Uğur Tanyeli

Gerilimli Değişim
374,50
GenelMİMARİMimari

Gerilimli Değişim

Uğur Tanyeli

Metis Yayınları

2025360 sf.
İnce Kapak13,5 x 21,5
Kitap AmbarıEn ucuz

Gerilimli Değişim

Uğur Tanyeli

Toplumsal ve kültürel değişimler her yerde gerilim üretir O güne kadar alışılagelmiş olan pratiklerin düşüncelerin hatta duyguların eskisi gibi olma imkanlarını ortadan kaldırır Yeni olanlar toplumsal ve kişisel ölçekte tereddütler uyandırır endişeler yaratır Mimarlık alanında da böyle olur Değişimle barışmak onu olağanlaştırmak gerilimleri düşürmek gerekir Burada ele alınan tüm değişimler bunu başarmak için inşa edilen en geniş anlamıyla mimari içerikli politikalardır Hepsi mimarlığın değişen yürütülüş ve toplumsal algılanışına ilişkindir Toplum tarafından üretilirler ama toplum kendi varettiklerinin olağanlığından daima kuşku duyar Onları olağanlaştıracak veya katlanılır kılacak araçlar da yaratır Türkiye de bu araçların başında değişim iradesini devlete siyasal iktidara atfetme alışkanlığı ve ısrarı gelir Mimarlığın ve modernliğin inşasında devletin siyasal iktidarın tek sorumlu olduğunda temellenen bu tarihsel kavrayışın Türkiye de Ortaçağ a uzanan bir geçmişi var Devleti her alanda olduğu gibi mimarlıkta da kadir i mutlak sayma inancı şeklinde dışavurulur Modernleşme dönemindeyse devletin gidilmesi gereken değişim dönüşüm doğrultusunu herkesten önce fark ettiği uyruklarına öncülük ettiği hatta toplumun önünde koştuğu sanılır Kimi dönemlerdeyse aynı ufuk açıcı iktidarı kullanamadığı saptamaları yapılır Suçlu da müsebbip de odur Burada bu naif ideolojik saplantının tartışılması amaçlanıyor Devlet toplumsal aktörlerden yalnızca biridir Toplumsa devletin elindeki bir ideolojik sünger değildir mimarlık hiç değildir Dolayısıyla bu kitap o alandaki değişimlerin devlet dışı aktörler tarafından yaratıldığı fikrini mimarın mesleki kimliğinden mimarlık tarihi yazımına toplumsal mimarlık kavrayışına dek uzanarak irdelemeyi deniyor Tanıtım Bülteninden

D&R
390,02

Metis Yayınları

20251. baskı360 sf.
13,5 x 21,52. HamurTürkçe
D&R

Toplumsal ve kültürel değişimler her yerde gerilim üretir O güne kadar alışılagelmiş olan pratiklerin düşüncelerin hatta duyguların eskisi gibi olma imkanlarını ortadan kaldırır Yeni olanlar toplumsal ve kişisel ölçekte tereddütler uyandırır endişeler yaratır Mimarlık alanında da böyle olur Değişimle barışmak onu olağanlaştırmak gerilimleri düşürmek gerekir Burada ele alınan tüm değişimler bunu başarmak için inşa edilen en geniş anlamıyla mimari içerikli politikalardır Hepsi mimarlığın değişen yürütülüş ve toplumsal algılanışına ilişkindir Toplum tarafından üretilirler ama toplum kendi varettiklerinin olağanlığından daima kuşku duyar Onları olağanlaştıracak veya katlanılır kılacak araçlar da yaratır Türkiye de bu araçların başında değişim iradesini devlete siyasal iktidara atfetme alışkanlığı ve ısrarı gelir Mimarlığın ve modernliğin inşasında devletin siyasal iktidarın tek sorumlu olduğunda temellenen bu tarihsel kavrayışın Türkiye de Ortaçağ a uzanan bir geçmişi var Devleti her alanda olduğu gibi mimarlıkta da kadir i mutlak sayma inancı şeklinde dışavurulur Modernleşme dönemindeyse devletin gidilmesi gereken değişim dönüşüm doğrultusunu herkesten önce fark ettiği uyruklarına öncülük ettiği hatta toplumun önünde koştuğu sanılır Kimi dönemlerdeyse aynı ufuk açıcı iktidarı kullanamadığı saptamaları yapılır Suçlu da müsebbip de odur Burada bu naif ideolojik saplantının tartışılması amaçlanıyor Devlet toplumsal aktörlerden yalnızca biridir Toplumsa devletin elindeki bir ideolojik sünger değildir mimarlık hiç değildir Dolayısıyla bu kitap o alandaki değişimlerin devlet dışı aktörler tarafından yaratıldığı fikrini mimarın mesleki kimliğinden mimarlık tarihi yazımına toplumsal mimarlık kavrayışına dek uzanarak irdelemeyi deniyor Tanıtım Bülteninden

Ekin Kitap
417,30

Metis Yayınları

Ekim 2025360 sf.
Ekin Kitap

Toplumsal ve kültürel değişimler her yerde gerilim üretir O güne kadar alışılagelmiş olan pratiklerin düşüncelerin hatta duyguların eskisi gibi olma imkanlarını ortadan kaldırır Yeni olanlar toplumsal ve kişisel ölçekte tereddütler uyandırır endişeler yaratır Mimarlık alanında da böyle olur Değişimle barışmak onu olağanlaştırmak gerilimleri düşürmek gerekir Burada ele alınan tüm değişimler bunu başarmak için inşa edilen en geniş anlamıyla mimari içerikli politikalardır Hepsi mimarlığın değişen yürütülüş ve toplumsal algılanışına ilişkindir Toplum tarafından üretilirler ama toplum kendi varettiklerinin olağanlığından daima kuşku duyar Onları olağanlaştıracak veya katlanılır kılacak araçlar da yaratır Türkiye de bu araçların başında değişim iradesini devlete siyasal iktidara atfetme alışkanlığı ve ısrarı gelir Mimarlığın ve modernliğin inşasında devletin siyasal iktidarın tek sorumlu olduğunda temellenen bu tarihsel kavrayışın Türkiye de Ortaçağ a uzanan bir geçmişi var Devleti her alanda olduğu gibi mimarlıkta da kadir i mutlak sayma inancı şeklinde dışavurulur Modernleşme dönemindeyse devletin gidilmesi gereken değişim dönüşüm doğrultusunu herkesten önce fark ettiği uyruklarına öncülük ettiği hatta toplumun önünde koştuğu sanılır Kimi dönemlerdeyse aynı ufuk açıcı iktidarı kullanamadığı saptamaları yapılır Suçlu da müsebbip de odur Burada bu naif ideolojik saplantının tartışılması amaçlanıyor Devlet toplumsal aktörlerden yalnızca biridir Toplumsa devletin elindeki bir ideolojik sünger değildir mimarlık hiç değildir Dolayısıyla bu kitap o alandaki değişimlerin devlet dışı aktörler tarafından yaratıldığı fikrini mimarın mesleki kimliğinden mimarlık tarihi yazımına toplumsal mimarlık kavrayışına dek uzanarak irdelemeyi deniyor

Nobel Kitap
428,00

Metis Yayınları

2025360 sf.
Nobel Kitap

Toplumsal ve kültürel değişimler her yerde gerilim üretir O güne kadar alışılagelmiş olan pratiklerin düşüncelerin hatta duyguların eskisi gibi olma imkanlarını ortadan kaldırır Yeni olanlar toplumsal ve kişisel ölçekte tereddütler uyandırır endişeler yaratır Mimarlık alanında da böyle olur Değişimle barışmak onu olağanlaştırmak gerilimleri düşürmek gerekir Burada ele alınan tüm değişimler bunu başarmak için inşa edilen en geniş anlamıyla mimari içerikli politikalardır Hepsi mimarlığın değişen yürütülüş ve toplumsal algılanışına ilişkindir Toplum tarafından üretilirler ama toplum kendi varettiklerinin olağanlığından daima kuşku duyar Onları olağanlaştıracak veya katlanılır kılacak araçlar da yaratır Türkiye de bu araçların başında değişim iradesini devlete siyasal iktidara atfetme alışkanlığı ve ısrarı gelir Mimarlığın ve modernliğin inşasında devletin siyasal iktidarın tek sorumlu olduğunda temellenen bu tarihsel kavrayışın Türkiye de Ortaçağ a uzanan bir geçmişi var Devleti her alanda olduğu gibi mimarlıkta da kadir i mutlak sayma inancı şeklinde dışavurulur Modernleşme dönemindeyse devletin gidilmesi gereken değişim dönüşüm doğrultusunu herkesten önce fark ettiği uyruklarına öncülük ettiği hatta toplumun önünde koştuğu sanılır Kimi dönemlerdeyse aynı ufuk açıcı iktidarı kullanamadığı saptamaları yapılır Suçlu da müsebbip de odur Burada bu naif ideolojik saplantının tartışılması amaçlanıyor Devlet toplumsal aktörlerden yalnızca biridir Toplumsa devletin elindeki bir ideolojik sünger değildir mimarlık hiç değildir Dolayısıyla bu kitap o alandaki değişimlerin devlet dışı aktörler tarafından yaratıldığı fikrini mimarın mesleki kimliğinden mimarlık tarihi yazımına toplumsal mimarlık kavrayışına dek uzanarak irdelemeyi deniyor

Kitapsan
428,00

METİS YAYINLARI

2025360 sf.
Kitapsan

Toplumsal ve kültürel değişimler her yerde gerilim üretir O güne kadar alışılagelmiş olan pratiklerin düşüncelerin hatta duyguların eskisi gibi olma imkanlarını ortadan kaldırır Yeni olanlar toplumsal ve kişisel ölçekte tereddütler uyandırır endişeler yaratır Mimarlık alanında da böyle olur Değişimle barışmak onu olağanlaştırmak gerilimleri düşürmek gerekir Burada ele alınan tüm değişimler bunu başarmak için inşa edilen en geniş anlamıyla mimari içerikli politikalardır Hepsi mimarlığın değişen yürütülüş ve toplumsal algılanışına ilişkindir Toplum tarafından üretilirler ama toplum kendi varettiklerinin olağanlığından daima kuşku duyar Onları olağanlaştıracak veya katlanılır kılacak araçlar da yaratır Türkiye de bu araçların başında değişim iradesini devlete siyasal iktidara atfetme alışkanlığı ve ısrarı gelir Mimarlığın ve modernliğin inşasında devletin siyasal iktidarın tek sorumlu olduğunda temellenen bu tarihsel kavrayışın Türkiye de Ortaçağ a uzanan bir geçmişi var Devleti her alanda olduğu gibi mimarlıkta da kadir i mutlak sayma inancı şeklinde dışavurulur Modernleşme dönemindeyse devletin gidilmesi gereken değişim dönüşüm doğrultusunu herkesten önce fark ettiği uyruklarına öncülük ettiği hatta toplumun önünde koştuğu sanılır Kimi dönemlerdeyse aynı ufuk açıcı iktidarı kullanamadığı saptamaları yapılır Suçlu da müsebbip de odur Burada bu naif ideolojik saplantının tartışılması amaçlanıyor Devlet toplumsal aktörlerden yalnızca biridir Toplumsa devletin elindeki bir ideolojik sünger değildir mimarlık hiç değildir Dolayısıyla bu kitap o alandaki değişimlerin devlet dışı aktörler tarafından yaratıldığı fikrini mimarın mesleki kimliğinden mimarlık tarihi yazımına toplumsal mimarlık kavrayışına dek uzanarak irdelemeyi deniyor Yayınevi METİS YAYINLARI Yazar UĞUR TANYELİ Sayfa Sayısı 360 SAYFA Yıl 2025

Şehadet Kitap
428,00

Metis Yayıncılık

2025360 sf.
Şehadet Kitap

Toplumsal ve kültürel değişimler her yerde gerilim üretir O güne kadar alışılagelmiş olan pratiklerin düşüncelerin hatta duyguların eskisi gibi olma imkanlarını ortadan kaldırır Yeni olanlar toplumsal ve kişisel ölçekte tereddütler uyandırır endişeler yaratır Mimarlık alanında da böyle olur Değişimle barışmak onu olağanlaştırmak gerilimleri düşürmek gerekir Burada ele alınan tüm değişimler bunu başarmak için inşa edilen en geniş anlamıyla mimari içerikli politikalardır Hepsi mimarlığın değişen yürütülüş ve toplumsal algılanışına ilişkindir Toplum tarafından üretilirler ama toplum kendi varettiklerinin olağanlığından daima kuşku duyar Onları olağanlaştıracak veya katlanılır kılacak araçlar da yaratır Türkiye de bu araçların başında değişim iradesini devlete siyasal iktidara atfetme alışkanlığı ve ısrarı gelir Mimarlığın ve modernliğin inşasında devletin siyasal iktidarın tek sorumlu olduğunda temellenen bu tarihsel kavrayışın Türkiye de Ortaçağ a uzanan bir geçmişi var Devleti her alanda olduğu gibi mimarlıkta da kadir i mutlak sayma inancı şeklinde dışavurulur Modernleşme dönemindeyse devletin gidilmesi gereken değişim dönüşüm doğrultusunu herkesten önce fark ettiği uyruklarına öncülük ettiği hatta toplumun önünde koştuğu sanılır Kimi dönemlerdeyse aynı ufuk açıcı iktidarı kullanamadığı saptamaları yapılır Suçlu da müsebbip de odur Burada bu naif ideolojik saplantının tartışılması amaçlanıyor Devlet toplumsal aktörlerden yalnızca biridir Toplumsa devletin elindeki bir ideolojik sünger değildir mimarlık hiç değildir Dolayısıyla bu kitap o alandaki değişimlerin devlet dışı aktörler tarafından yaratıldığı fikrini mimarın mesleki kimliğinden mimarlık tarihi yazımına toplumsal mimarlık kavrayışına dek uzanarak irdelemeyi deniyor

Pandora
454,75

Metis

2025360 sf.
Pandora

Toplumsal ve kültürel değişimler her yerde gerilim üretir O güne kadar alışılagelmiş olan pratiklerin düşüncelerin hatta duyguların eskisi gibi olma imkanlarını ortadan kaldırır Yeni olanlar toplumsal ve kişisel ölçekte tereddütler uyandırır endişeler yaratır Mimarlık alanında da böyle olur Değişimle barışmak onu olağanlaştırmak gerilimleri düşürmek gerekir Burada ele alınan tüm değişimler bunu başarmak için inşa edilen en geniş anlamıyla mimari içerikli politikalardır Hepsi mimarlığın değişen yürütülüş ve toplumsal algılanışına ilişkindir Toplum tarafından üretilirler ama toplum kendi varettiklerinin olağanlığından daima kuşku duyar Onları olağanlaştıracak veya katlanılır kılacak araçlar da yaratır Türkiye de bu araçların başında değişim iradesini devlete siyasal iktidara atfetme alışkanlığı ve ısrarı gelir Mimarlığın ve modernliğin inşasında devletin siyasal iktidarın tek sorumlu olduğunda temellenen bu tarihsel kavrayışın Türkiye de Ortaçağ a uzanan bir geçmişi var Devleti her alanda olduğu gibi mimarlıkta da kadir i mutlak sayma inancı şeklinde dışavurulur Modernleşme dönemindeyse devletin gidilmesi gereken değişim dönüşüm doğrultusunu herkesten önce fark ettiği uyruklarına öncülük ettiği hatta toplumun önünde koştuğu sanılır Kimi dönemlerdeyse aynı ufuk açıcı iktidarı kullanamadığı saptamaları yapılır Suçlu da müsebbip de odur Burada bu naif ideolojik saplantının tartışılması amaçlanıyor Devlet toplumsal aktörlerden yalnızca biridir Toplumsa devletin elindeki bir ideolojik sünger değildir mimarlık hiç değildir Dolayısıyla bu kitap o alandaki değişimlerin devlet dışı aktörler tarafından yaratıldığı fikrini mimarın mesleki kimliğinden mimarlık tarihi yazımına toplumsal mimarlık kavrayışına dek uzanarak irdelemeyi deniyor

Kita Kitap
535,00

Metis Yayınları

Ekim 20251. baskı360 sf.
Ciltsiz13,00 x 21,00 cm2. HamurTürkçe
Kita Kitap

Toplumsal ve kültürel değişimler her yerde gerilim üretir O güne kadar alışılagelmiş olan pratiklerin düşüncelerin hatta duyguların eskisi gibi olma imkanlarını ortadan kaldırır Yeni olanlar toplumsal ve kişisel ölçekte tereddütler uyandırır endişeler yaratır Mimarlık alanında da böyle olur Değişimle barışmak onu olağanlaştırmak gerilimleri düşürmek gerekir Burada ele alınan tüm değişimler bunu başarmak için inşa edilen en geniş anlamıyla mimari içerikli politikalardır Hepsi mimarlığın değişen yürütülüş ve toplumsal algılanışına ilişkindir Toplum tarafından üretilirler ama toplum kendi varettiklerinin olağanlığından daima kuşku duyar Onları olağanlaştıracak veya katlanılır kılacak araçlar da yaratır Türkiye de bu araçların başında değişim iradesini devlete siyasal iktidara atfetme alışkanlığı ve ısrarı gelir Mimarlığın ve modernliğin inşasında devletin siyasal iktidarın tek sorumlu olduğunda temellenen bu tarihsel kavrayışın Türkiye de Ortaçağ a uzanan bir geçmişi var Devleti her alanda olduğu gibi mimarlıkta da kadir i mutlak sayma inancı şeklinde dışavurulur Modernleşme dönemindeyse devletin gidilmesi gereken değişim dönüşüm doğrultusunu herkesten önce fark ettiği uyruklarına öncülük ettiği hatta toplumun önünde koştuğu sanılır Kimi dönemlerdeyse aynı ufuk açıcı iktidarı kullanamadığı saptamaları yapılır Suçlu da müsebbip de odur Burada bu naif ideolojik saplantının tartışılması amaçlanıyor Devlet toplumsal aktörlerden yalnızca biridir Toplumsa devletin elindeki bir ideolojik sünger değildir mimarlık hiç değildir Dolayısıyla bu kitap o alandaki değişimlerin devlet dışı aktörler tarafından yaratıldığı fikrini mimarın mesleki kimliğinden mimarlık tarihi yazımına toplumsal mimarlık kavrayışına dek uzanarak irdelemeyi deniyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img