Germanicia — S Serra Erdoğan

Germanicia
S Serra ErdoğanCinius Yayınları
Germanicia
S Serra ErdoğanAraştırmacılar bu hikâyeye zaman ve mekân tayin etme konusunda ihtilafa düşmüşlerdir Kimileri Anadolu da bir yer göstermeye çalışırken kimileri Kerkük yöresine işaret ederler Hikâyenin Türkmenler arasında yaygın şekilde bilinmesi bu tahminler için bir mantık üretmeye elverişlidir Fakat neticede hikâyenin kendisinde bir yer ve zaman tayin edilmez ve bu konuda hiçbir ipucu yer almaz Bu hikâyenin gerçekten yaşanmış bir olaydan mı kaynaklandığı yoksa halk dimağında mı üretildiği noktasında da bir belirti yoktur Her ikisi de olabilir Her ikisi birlikte de olabilir Belli bir şey yaşanmış daha sonra halk dimağında o şey birçok şekilde ve birçok defa değişikliğe uğratılarak nesilden nesile aktarılmıştır Yahut hadisenin yaşanmış hiçbir yönü yoktur ama bir yerde üretildikten sonra yöreden yöreye nesilden nesile aktarılmıştır Folklor ile uğraşanlar iyi bilirler ki bir hikâyenin bir toplumda iyi bilinmesi o hikâyenin başlangıcının da o toplumda olmasını gerektirmez Pek çok halk hikâyesi çeşitli toplumlarda çeşitli çağlarda yankılanmış yeniden üretilmiş veya o anda anlatıldığı topluma maledilmiştir Gılgamış Destam nm birçok dilde birçok varyantı olduğunu arkeologlar söylüyorlar Yunanlıların kendi atalarına malettiği hikâyelerin benzerlerini Iranlılar ve Hintlilerin de kendi atalarına malettikleri bilinmektedir Açıkçası Germanicia antik kentini görünceye ve Kahraman Maraş sokaklarında bir müddet dolaşıncaya kadar benim de bu konuda bir fikrim yoktu Arzu ile Kanber in lafını bir yerlerden ne zaman olduğunu bilmediğim bir şekilde duymuşluğum vardı sadece bir aşk hikayesi olarak biliyordum Hikayenin kendisini hiç araştırmamıştım Ancak Germanicia yı ziyaretim sırasında anladım ki bu hikâye Türkler arasında yaygın şekilde bilinmesine rağmen Türkler Anadolu ya gelmeden bir hayli zaman önce Hellenistik çağda Maraş ta doğmuştur Türkler tarafından Türkler Anadolu ya geldikten sonra öğrenildiği gibi Anadolu dan Azerbaycan a Türkmenistan a ve Mezopotamya ya götürülmüştür Ne var ki bu hikâyeyi sadece Türkler değil Ermeniler Rumlar Farslar bir kısım Araplar dahi bilmekte ve kendilerine mahsus varyantlarıyla anlatmaktadır Hatta Romalılar m kendi ülkelerine taşıdıkları Romeo ve Jülyet tragedyası Arzu ile Kanber in Latince bir varyantından başka bir şey değildir Shakespeare bu tragedyayı biraz daha süsleyerek ve ustaca bir olay örgüsü ile işleyerek dünyaya duyurmuş ama Arzu ile Kanber aynı şekilde usta ellerde şekillenmediği için sözlü halk edebiyatında kalmıştır

Cinius Yayınları
Araştırmacılar bu hikâyeye zaman ve mekân tayin etme konusunda ihtilafa düşmüşlerdir Kimileri Anadolu da bir yer göstermeye çalışırken kimileri Kerkük yöresine işaret ederler Hikâyenin Türkmenler arasında yaygın şekilde bilinmesi bu tahminler için bir mantık üretmeye elverişlidir Fakat neticede hikâyenin kendisinde bir yer ve zaman tayin edilmez ve bu konuda hiçbir ipucu yer almaz Bu hikâyenin gerçekten yaşanmış bir olaydan mı kaynaklandığı yoksa halk dimağında mı üretildiği noktasında da bir belirti yoktur Her ikisi de olabilir Her ikisi birlikte de olabilir Belli bir şey yaşanmış daha sonra halk dimağında o şey birçok şekilde ve birçok defa değişikliğe uğratılarak nesilden nesile aktarılmıştır Yahut hadisenin yaşanmış hiçbir yönü yoktur ama bir yerde üretildikten sonra yöreden yöreye nesilden nesile aktarılmıştır Folklor ile uğraşanlar iyi bilirler ki bir hikâyenin bir toplumda iyi bilinmesi o hikâyenin başlangıcının da o toplumda olmasını gerektirmez Pek çok halk hikâyesi çeşitli toplumlarda çeşitli çağlarda yankılanmış yeniden üretilmiş veya o anda anlatıldığı topluma maledilmiştir Gılgamış Destam nm birçok dilde birçok varyantı olduğunu arkeologlar söylüyorlar Yunanlıların kendi atalarına malettiği hikâyelerin benzerlerini Iranlılar ve Hintlilerin de kendi atalarına malettikleri bilinmektedir Açıkçası Germanicia antik kentini görünceye ve Kahraman Maraş sokaklarında bir müddet dolaşıncaya kadar benim de bu konuda bir fikrim yoktu Arzu ile Kanber in lafını bir yerlerden ne zaman olduğunu bilmediğim bir şekilde duymuşluğum vardı sadece bir aşk hikayesi olarak biliyordum Hikayenin kendisini hiç araştırmamıştım Ancak Germanicia yı ziyaretim sırasında anladım ki bu hikâye Türkler arasında yaygın şekilde bilinmesine rağmen Türkler Anadolu ya gelmeden bir hayli zaman önce Hellenistik çağda Maraş ta doğmuştur Türkler tarafından Türkler Anadolu ya geldikten sonra öğrenildiği gibi Anadolu dan Azerbaycan a Türkmenistan a ve Mezopotamya ya götürülmüştür Ne var ki bu hikâyeyi sadece Türkler değil Ermeniler Rumlar Farslar bir kısım Araplar dahi bilmekte ve kendilerine mahsus varyantlarıyla anlatmaktadır Hatta Romalılar m kendi ülkelerine taşıdıkları Romeo ve Jülyet tragedyası Arzu ile Kanber in Latince bir varyantından başka bir şey değildir Shakespeare bu tragedyayı biraz daha süsleyerek ve ustaca bir olay örgüsü ile işleyerek dünyaya duyurmuş ama Arzu ile Kanber aynı şekilde usta ellerde şekillenmediği için sözlü halk edebiyatında kalmıştır

Cinius Yayınları
Araştırmacılar bu hikâyeye zaman ve mekân tayin etme konusunda ihtilafa düşmüşlerdir Kimileri Anadolu da bir yer göstermeye çalışırken kimileri Kerkük yöresine işaret ederler Hikâyenin Türkmenler arasında yaygın şekilde bilinmesi bu tahminler için bir mantık üretmeye elverişlidir Fakat neticede hikâyenin kendisinde bir yer ve zaman tayin edilmez ve bu konuda hiçbir ipucu yer almaz Bu hikâyenin gerçekten yaşanmış bir olaydan mı kaynaklandığı yoksa halk dimağında mı üretildiği noktasında da bir belirti yoktur Her ikisi de olabilir Her ikisi birlikte de olabilir Belli bir şey yaşanmış daha sonra halk dimağında o şey birçok şekilde ve birçok defa değişikliğe uğratılarak nesilden nesile aktarılmıştır Yahut hadisenin yaşanmış hiçbir yönü yoktur ama bir yerde üretildikten sonra yöreden yöreye nesilden nesile aktarılmıştır Folklor ile uğraşanlar iyi bilirler ki bir hikâyenin bir toplumda iyi bilinmesi o hikâyenin başlangıcının da o toplumda olmasını gerektirmez Pek çok halk hikâyesi çeşitli toplumlarda çeşitli çağlarda yankılanmış yeniden üretilmiş veya o anda anlatıldığı topluma maledilmiştir Gılgamış Destam nm birçok dilde birçok varyantı olduğunu arkeologlar söylüyorlar Yunanlıların kendi atalarına malettiği hikâyelerin benzerlerini Iranlılar ve Hintlilerin de kendi atalarına malettikleri bilinmektedir Açıkçası Germanicia antik kentini görünceye ve Kahraman Maraş sokaklarında bir müddet dolaşıncaya kadar benim de bu konuda bir fikrim yoktu Arzu ile Kanber in lafını bir yerlerden ne zaman olduğunu bilmediğim bir şekilde duymuşluğum vardı sadece bir aşk hikayesi olarak biliyordum Hikayenin kendisini hiç araştırmamıştım Ancak Germanicia yı ziyaretim sırasında anladım ki bu hikâye Türkler arasında yaygın şekilde bilinmesine rağmen Türkler Anadolu ya gelmeden bir hayli zaman önce Hellenistik çağda Maraş ta doğmuştur Türkler tarafından Türkler Anadolu ya geldikten sonra öğrenildiği gibi Anadolu dan Azerbaycan a Türkmenistan a ve Mezopotamya ya götür

Cinius Yayınları
S Serra Erdoğan tarafından kaleme alınan Germanicia Cinius Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Germanicia S Serra Erdoğan Kitap Özeti Araştırmacılar bu hikâyeye zaman ve mekân tayin etme konusunda ihtilafa düşmüşlerdir Kimileri Anadolu da bir yer göstermeye çalışırken kimileri Kerkük yöresine işaret ederler Hikâyenin Türkmenler arasında yaygın şekilde bilinmesi bu tahminler için bir mantık üretmeye elverişlidir Fakat neticede hikâyenin kendisinde bir yer ve zaman tayin edilmez ve bu konuda hiçbir ipucu yer almaz Bu hikâyenin gerçekten yaşanmış bir olaydan mı kaynaklandığı yoksa halk dimağında mı üretildiği noktasında da bir belirti yoktur Her ikisi de olabilir Her ikisi birlikte de olabilir Belli bir şey yaşanmış daha sonra halk dimağında o şey birçok şekilde ve birçok defa değişikliğe uğratılarak nesilden nesile aktarılmıştır Yahut hadisenin yaşanmış hiçbir yönü yoktur ama bir yerde üretildikten sonra yöreden yöreye nesilden nesile aktarılmıştır Folklor ile uğraşanlar iyi bilirler ki bir hikâyenin bir toplumda iyi bilinmesi o hikâyenin başlangıcının da o toplumda olmasını gerektirmez Pek çok halk hikâyesi çeşitli toplumlarda çeşitli çağlarda yankılanmış yeniden üretilmiş veya o anda anlatıldığı topluma maledilmiştir Gılgamış Destam nm birçok dilde birçok varyantı olduğunu arkeologlar söylüyorlar Yunanlıların kendi atalarına malettiği hikâyelerin benzerlerini Iranlılar ve Hintlilerin de kendi atalarına malettikleri bilinmektedir Açıkçası Germanicia antik kentini görünceye ve Kahraman Maraş sokaklarında bir müddet dolaşıncaya kadar benim de bu konuda bir fikrim yoktu Arzu ile Kanber in lafını bir yerlerden ne zaman olduğunu bilmediğim bir şekilde duymuşluğum vardı sadece bir aşk hikayesi olarak biliyordum Hikayenin kendisini hiç araştırmamıştım Ancak Germanicia yı ziyaretim sırasında anladım ki bu hikâye Türkler arasında yaygın şekilde bilinmesine rağmen Türkler Anadolu ya gelmeden bir hayli zaman önce Hellenistik çağda Maraş ta doğmuştur Türkler tarafından Türkler Anadolu ya geldikten sonra öğrenildiği gibi Anadolu dan Azerbaycan a Türkmenistan a ve Mezopotamya ya götürülmüştür Ne var ki bu hikâyeyi sadece Türkler değil Ermeniler Rumlar Farslar bir kısım Araplar dahi bilmekte ve kendilerine mahsus varyantlarıyla anlatmaktadır Hatta Romalılar m kendi ülkelerine taşıdıkları Romeo ve Jülyet tragedyası Arzu ile Kanber in Latince bir varyantından başka bir şey değildir Shakespeare bu tragedyayı biraz daha süsleyerek ve ustaca bir olay örgüsü ile işleyerek dünyaya duyurmuş ama Arzu ile Kanber aynı şekilde usta ellerde şekillenmediği için sözlü halk edebiyatında kalmıştır Yayınevi Cinius Yayınları Yazar S Serra Erdoğan Sayfa 364 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 14 00x21 00 cm Basım Yılı Nisan 2025 Barkod 9786257863957 Kategori Öykü Roman

Cinius
Araştırmacılar bu hikâyeye zaman ve mekân tayin etme konusunda ihtilafa düşmüşlerdir Kimileri Anadolu da bir yer göstermeye çalışırken kimileri Kerkük yöresine işaret ederler Hikâyenin Türkmenler arasında yaygın şekilde bilinmesi bu tahminler için bir mantık üretmeye elverişlidir Fakat neticede hikâyenin kendisinde bir yer ve zaman tayin edilmez ve bu konuda hiçbir ipucu yer almaz Bu hikâyenin gerçekten yaşanmış bir olaydan mı kaynaklandığı yoksa halk dimağında mı üretildiği noktasında da bir belirti yoktur Her ikisi de olabilir Her ikisi birlikte de olabilir Belli bir şey yaşanmış daha sonra halk dimağında o şey birçok şekilde ve birçok defa değişikliğe uğratılarak nesilden nesile aktarılmıştır Yahut hadisenin yaşanmış hiçbir yönü yoktur ama bir yerde üretildikten sonra yöreden yöreye nesilden nesile aktarılmıştır Folklor ile uğraşanlar iyi bilirler ki bir hikâyenin bir toplumda iyi bilinmesi o hikâyenin başlangıcının da o toplumda olmasını gerektirmez Pek çok halk hikâyesi çeşitli toplumlarda çeşitli çağlarda yankılanmış yeniden üretilmiş veya o anda anlatıldığı topluma maledilmiştir Gılgamış Destam nm birçok dilde birçok varyantı olduğunu arkeologlar söylüyorlar Yunanlıların kendi atalarına malettiği hikâyelerin benzerlerini Iranlılar ve Hintlilerin de kendi atalarına malettikleri bilinmektedir Açıkçası Germanicia antik kentini görünceye ve Kahraman Maraş sokaklarında bir müddet dolaşıncaya kadar benim de bu konuda bir fikrim yoktu Arzu ile Kanber in lafını bir yerlerden ne zaman olduğunu bilmediğim bir şekilde duymuşluğum vardı sadece bir aşk hikayesi olarak biliyordum Hikayenin kendisini hiç araştırmamıştım Ancak Germanicia yı ziyaretim sırasında anladım ki bu hikâye Türkler arasında yaygın şekilde bilinmesine rağmen Türkler Anadolu ya gelmeden bir hayli zaman önce Hellenistik çağda Maraş ta doğmuştur Türkler tarafından Türkler Anadolu ya geldikten sonra öğrenildiği gibi Anadolu dan Azerbaycan a Türkmenistan a ve Mezopotamya ya götürülmüştür Ne var ki bu hikâyeyi sadece Türkler değil Ermeniler Rumlar Farslar bir kısım Araplar dahi bilmekte ve kendilerine mahsus varyantlarıyla anlatmaktadır Hatta Romalılar m kendi ülkelerine taşıdıkları Romeo ve Jülyet tragedyası Arzu ile Kanber in Latince bir varyantından başka bir şey değildir Shakespeare bu tragedyayı biraz daha süsleyerek ve ustaca bir olay örgüsü ile işleyerek dünyaya duyurmuş ama Arzu ile Kanber aynı şekilde usta ellerde şekillenmediği için sözlü halk edebiyatında kalmıştır