Gitme Gül Yanakların Solar — İrem Uzunhasanoğlu

Gitme Gül Yanakların Solar
İrem UzunhasanoğluEpsilon Yayınevi
Gitme Gül Yanakların Solar
İrem UzunhasanoğluÇünkü ağlamazdı Rumeli insanı Ağıt yakmazdı Tefekkür ve tevekkül ederdi Onlar milyonlarca hikâye içerisinde birer küçük damlaydı Onlar Ege nin sularında kutsanmış ve denize vuran yakamozun pırıltılarında parlamışlardı Hikâyeleri burada bitmemiş torunları tarafından ağızdan ağıza anlatılmıştı Onlar gitmeyi de gitmemeyi de en iyi bilenlerdi Onlar bizim atamız soyumuz ceddimiz Onlar bizim hikâyemizdi Onlar bizdi Biz onlardık Geçmişten şimdiye uzanan hikâyelerin rüzgârına kapılmış bir yazar Ailesindeki kadınların izini süren bir kâşif Dört kadının da müşterek kaderi olan yolculuklar bavullar mektuplar ve acılar her şeye rağmen umutla birbirine bağlanıyor Nafia Hanım la başlayan hikâye Mediha ve Leman ile devam ediyor ve yazar kadının ellerinde can buluyor İrem Uzunhasanoğlu Mubadillerin 1910 larda Yunanistan da başlayan zorunlu göç hikâyesini oradan oraya sürüklenen annelerin gözünden anlatarak tarihle aramızdaki mesafenin o kadar uzak olmadığını elimizi uzatsak hissedebileceğimiz ama niyeyse görmeyi tercih etmediğimiz kaderleri dinlemenin ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyor Ve bir selam yolluyor Ege Denizi nin her iki yakasına ve zeytin ağaçlarına ve sakız kokusuna ve derin maviye

Doğan Kitap
Göç ağrısı yer ağrısı yurt ağrısı toprak ağrısı çekendi onlar Gitme Gül Yanakların Solar mübadil bir ailenin dört kuşağa yayılan dokunaklı hikâyesi Evini bir gecede terk etmek zorunda kalan Nafia Hanım cümleleri yarım kalan Mediha annesinin suskunluğunda büyüyen Leman ve kalbi Ege nin iki yakasında atan bir kadın yazar Bir sandık dolusu yas sessizlik ve göç hafızası 1923 Türkiye Yunanistan Nüfus Mübadelesi ni yalnızca tarihsel bir kırılma olarak değil kuşaktan kuşağa aktarılan derin bir hafıza yarası olarak anlatan roman Serez ve Midilli den Edremit e oradan doğuya uzanan bir yolculukta 1920 lerin Türkiye sini ve suskun bırakılan acıların kadınlar üzerindeki izlerini görünür kılıyor Bu toprakların büyük acısına yakılmış bir ağıt zeytin ağaçlarının hasret yüklü ezgisi Ege nin iki yakasının makûs talihine bir isyan Yakın tarihin hüzünlü hatıralarında içli bir yolculuk Türk edebiyatının güçlü kalemi İrem Uzunhasanoğlu bu ilk romanında anneannesinin izini sürerken köklerini unutulmaya zorlanan ama hep hatırlanan acıları ve suskunluğun içinden sızan hafızayı gün yüzüne çıkarıyor Sahipleri göç edince başka diyarlara yalnız kalan ağaçlar ne yapardı

Doğan Kitap
Göç ağrısı yer ağrısı yurt ağrısı toprak ağrısı çekendi onlar Gitme Gül Yanakların Solar mübadil bir ailenin dört kuşağa yayılan dokunaklı hikâyesi Evini bir gecede terk etmek zorunda kalan Nafia Hanım cümleleri yarım kalan Mediha annesinin suskunluğunda büyüyen Leman ve kalbi Ege nin iki yakasında atan bir kadın yazar Bir sandık dolusu yas sessizlik ve göç hafızası 1923 Türkiye Yunanistan Nüfus Mübadelesi ni yalnızca tarihsel bir kırılma olarak değil kuşaktan kuşağa aktarılan derin bir hafıza yarası olarak anlatan roman Serez ve Midilli den Edremit e oradan doğuya uzanan bir yolculukta 1920 lerin Türkiye sini ve suskun bırakılan acıların kadınlar üzerindeki izlerini görünür kılıyor Bu toprakların büyük acısına yakılmış bir ağıt zeytin ağaçlarının hasret yüklü ezgisi Ege nin iki yakasının makûs talihine bir isyan Yakın tarihin hüzünlü hatıralarında içli bir yolculuk Türk edebiyatının güçlü kalemi İrem Uzunhasanoğlu bu ilk romanında anneannesinin izini sürerken köklerini unutulmaya zorlanan ama hep hatırlanan acıları ve suskunluğun içinden sızan hafızayı gün yüzüne çıkarıyor Sahipleri göç edince başka diyarlara yalnız kalan ağaçlar ne yapardı Tanıtım Bülteninden

Doğan Kitap
Göç ağrısı yer ağrısı yurt ağrısı toprak ağrısı çekendi onlar Gitme Gül Yanakların Solar mübadil bir ailenin dört kuşağa yayılan dokunaklı hikâyesi Evini bir gecede terk etmek zorunda kalan Nafia Hanım cümleleri yarım kalan Mediha annesinin suskunluğunda büyüyen Leman ve kalbi Ege nin iki yakasında atan bir kadın yazar Bir sandık dolusu yas sessizlik ve göç hafızası 1923 Türkiye Yunanistan Nüfus Mübadelesi ni yalnızca tarihsel bir kırılma olarak değil kuşaktan kuşağa aktarılan derin bir hafıza yarası olarak anlatan roman Serez ve Midilli den Edremit e oradan doğuya uzanan bir yolculukta 1920 lerin Türkiye sini ve suskun bırakılan acıların kadınlar üzerindeki izlerini görünür kılıyor Bu toprakların büyük acısına yakılmış bir ağıt zeytin ağaçlarının hasret yüklü ezgisi Ege nin iki yakasının makûs talihine bir isyan Yakın tarihin hüzünlü hatıralarında içli bir yolculuk Türk edebiyatının güçlü kalemi İrem Uzunhasanoğlu bu ilk romanında anneannesinin izini sürerken köklerini unutulmaya zorlanan ama hep hatırlanan acıları ve suskunluğun içinden sızan hafızayı gün yüzüne çıkarıyor Sahipleri göç edince başka diyarlara yalnız kalan ağaçlar ne yapardı

Gitme Gül Yanakların Solar Göç ağrısı yer ağrısı yurt ağrısı toprak ağrısı çekendi onlar Gitme Gül Yanakların Solar mübadil bir ailenin dört kuşağa yayılan dokunaklı hikâyesi Evini bir gecede terk etmek zorunda kalan Nafia Hanım cümleleri yarım kalan Mediha annesinin suskunluğunda büyüyen Leman ve kalbi Ege nin iki yakasında atan bir kadın yazar Bir sandık dolusu yas sessizlik ve göç hafızası 1923 Türkiye Yunanistan Nüfus Mübadelesi ni yalnızca tarihsel bir kırılma olarak değil kuşaktan kuşağa aktarılan derin bir hafıza yarası olarak anlatan roman Serez ve Midilli den Edremit e oradan doğuya uzanan bir yolculukta 1920 lerin Türkiye sini ve suskun bırakılan acıların kadınlar üzerindeki izlerini görünür kılıyor Bu toprakların büyük acısına yakılmış bir ağıt zeytin ağaçlarının hasret yüklü ezgisi Ege nin iki yakasının makûs talihine bir isyan Yakın tarihin hüzünlü hatıralarında içli bir yolculuk Türk edebiyatının güçlü kalemi İrem Uzunhasanoğlu bu ilk romanında anneannesinin izini sürerken köklerini unutulmaya zorlanan ama hep hatırlanan acıları ve suskunluğun içinden sızan hafızayı gün yüzüne çıkarıyor Sahipleri göç edince başka diyarlara yalnız kalan ağaçlar ne yapardı Yazar İrem Uzunhasanoğlu Sayfa Sayısı 144 Çeviri Ebat 13X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Şubat 2026 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

DOĞAN KİTAP
Göç ağrısı yer ağrısı yurt ağrısı toprak ağrısı çekendi onlar Gitme Gül Yanakların Solar mübadil bir ailenin dört kuşağa yayılan dokunaklı hikâyesi Evini bir gecede terk etmek zorunda kalan Nafia Hanım cümleleri yarım kalan Mediha annesinin suskunluğunda büyüyen Leman ve kalbi Ege nin iki yakasında atan bir kadın yazar Bir sandık dolusu yas sessizlik ve göç hafızası 1923 Türkiye Yunanistan Nüfus Mübadelesi ni yalnızca tarihsel bir kırılma olarak değil kuşaktan kuşağa aktarılan derin bir hafıza yarası olarak anlatan roman Serez ve Midilli den Edremit e oradan doğuya uzanan bir yolculukta 1920 lerin Türkiye sini ve suskun bırakılan acıların kadınlar üzerindeki izlerini görünür kılıyor Bu toprakların büyük acısına yakılmış bir ağıt zeytin ağaçlarının hasret yüklü ezgisi Ege nin iki yakasının makûs talihine bir isyan Yakın tarihin hüzünlü hatıralarında içli bir yolculuk Türk edebiyatının güçlü kalemi İrem Uzunhasanoğlu bu ilk romanında anneannesinin izini sürerken köklerini unutulmaya zorlanan ama hep hatırlanan acıları ve suskunluğun içinden sızan hafızayı gün yüzüne çıkarıyor Sahipleri göç edince başka diyarlara yalnız kalan ağaçlar ne yapardı Yayınevi DOĞAN KİTAP Yazar İREM UZUNHASANOĞLU Sayfa Sayısı 144 SAYFA Yıl 2026

Doğan Kitap
Göç ağrısı yer ağrısı yurt ağrısı toprak ağrısı çekendi onlar Gitme Gül Yanakların Solar mübadil bir ailenin dört kuşağa yayılan dokunaklı hikâyesi Evini bir gecede terk etmek zorunda kalan Nafia Hanım cümleleri yarım kalan Mediha annesinin suskunluğunda büyüyen Leman ve kalbi Ege nin iki yakasında atan bir kadın yazar Bir sandık dolusu yas sessizlik ve göç hafızası 1923 Türkiye Yunanistan Nüfus Mübadelesi ni yalnızca tarihsel bir kırılma olarak değil kuşaktan kuşağa aktarılan derin bir hafıza yarası olarak anlatan roman Serez ve Midilli den Edremit e oradan doğuya uzanan bir yolculukta 1920 lerin Türkiye sini ve suskun bırakılan acıların kadınlar üzerindeki izlerini görünür kılıyor Bu toprakların büyük acısına yakılmış bir ağıt zeytin ağaçlarının hasret yüklü ezgisi Ege nin iki yakasının makûs talihine bir isyan Yakın tarihin hüzünlü hatıralarında içli bir yolculuk Türk edebiyatının güçlü kalemi İrem Uzunhasanoğlu bu ilk romanında anneannesinin izini sürerken köklerini unutulmaya zorlanan ama hep hatırlanan acıları ve suskunluğun içinden sızan hafızayı gün yüzüne çıkarıyor Sahipleri göç edince başka diyarlara yalnız kalan ağaçlar ne yapardı Tanıtım Bülteninden

Doğan Kitap
Göç ağrısı yer ağrısı yurt ağrısı toprak ağrısı çekendi onlar Gitme Gül Yanakların Solar mübadil bir ailenin dört kuşağa yayılan dokunaklı hikâyesi Evini bir gecede terk etmek zorunda kalan Nafia Hanım cümleleri yarım kalan Mediha annesinin suskunluğunda büyüyen Leman ve kalbi Ege nin iki yakasında atan bir kadın yazar Bir sandık dolusu yas sessizlik ve göç hafızası 1923 Türkiye Yunanistan Nüfus Mübadelesi ni yalnızca tarihsel bir kırılma olarak değil kuşaktan kuşağa aktarılan derin bir hafıza yarası olarak anlatan roman Serez ve Midilli den Edremit e oradan doğuya uzanan bir yolculukta 1920 lerin Türkiye sini ve suskun bırakılan acıların kadınlar üzerindeki izlerini görünür kılıyor Bu toprakların büyük acısına yakılmış bir ağıt zeytin ağaçlarının hasret yüklü ezgisi Ege nin iki yakasının makûs talihine bir isyan Yakın tarihin hüzünlü hatıralarında içli bir yolculuk Türk edebiyatının güçlü kalemi İrem Uzunhasanoğlu bu ilk romanında anneannesinin izini sürerken köklerini unutulmaya zorlanan ama hep hatırlanan acıları ve suskunluğun içinden sızan hafızayı gün yüzüne çıkarıyor Sahipleri göç edince başka diyarlara yalnız kalan ağaçlar ne yapardı

Doğan Kitap
Göç ağrısı yer ağrısı yurt ağrısı toprak ağrısı çekendi onlar Gitme Gül Yanakların Solar mübadil bir ailenin dört kuşağa yayılan dokunaklı hikâyesi Evini bir gecede terk etmek zorunda kalan Nafia Hanım cümleleri yarım kalan Mediha annesinin suskunluğunda büyüyen Leman ve kalbi Ege nin iki yakasında atan bir kadın yazar Bir sandık dolusu yas sessizlik ve göç hafızası 1923 Türkiye Yunanistan Nüfus Mübadelesi ni yalnızca tarihsel bir kırılma olarak değil kuşaktan kuşağa aktarılan derin bir hafıza yarası olarak anlatan roman Serez ve Midilli den Edremit e oradan doğuya uzanan bir yolculukta 1920 lerin Türkiye sini ve suskun bırakılan acıların kadınlar üzerindeki izlerini görünür kılıyor Bu toprakların büyük acısına yakılmış bir ağıt zeytin ağaçlarının hasret yüklü ezgisi Ege nin iki yakasının makûs talihine bir isyan Yakın tarihin hüzünlü hatıralarında içli bir yolculuk Türk edebiyatının güçlü kalemi İrem Uzunhasanoğlu bu ilk romanında anneannesinin izini sürerken köklerini unutulmaya zorlanan ama hep hatırlanan acıları ve suskunluğun içinden sızan hafızayı gün yüzüne çıkarıyor Sahipleri göç edince başka diyarlara yalnız kalan ağaçlar ne yapardı

Doğan Kitap
Göç ağrısı yer ağrısı yurt ağrısı toprak ağrısı çekendi onlar Gitme Gül Yanakların Solar mübadil bir ailenin dört kuşağa yayılan dokunaklı hikâyesi Evini bir gecede terk etmek zorunda kalan Nafia Hanım cümleleri yarım kalan Mediha annesinin suskunluğunda büyüyen Leman ve kalbi Ege nin iki yakasında atan bir kadın yazar Bir sandık dolusu yas sessizlik ve göç hafızası 1923 Türkiye Yunanistan Nüfus Mübadelesi ni yalnızca tarihsel bir kırılma olarak değil kuşaktan kuşağa aktarılan derin bir hafıza yarası olarak anlatan roman Serez ve Midilli den Edremit e oradan doğuya uzanan bir yolculukta 1920 lerin Türkiye sini ve suskun bırakılan acıların kadınlar üzerindeki izlerini görünür kılıyor Bu toprakların büyük acısına yakılmış bir ağıt zeytin ağaçlarının hasret yüklü ezgisi Ege nin iki yakasının makûs talihine bir isyan Yakın tarihin hüzünlü hatıralarında içli bir yolculuk Türk edebiyatının güçlü kalemi İrem Uzunhasanoğlu bu ilk romanında anneannesinin izini sürerken köklerini unutulmaya zorlanan ama hep hatırlanan acıları ve suskunluğun içinden sızan hafızayı gün yüzüne çıkarıyor Sahipleri göç edince başka diyarlara yalnız kalan ağaçlar ne yapardı

EPSİLON YAYINEVİ
Çünkü ağlamazdı Rumeli insanı Ağıt yakmazdı Tefekkür ve tevekkül ederdi Onlar milyonlarca hikâye içerisinde birer küçük damlaydı Onlar Ege nin sularında kutsanmış ve denize vuran yakamozun pırıltılarında parlamışlardı Hikâyeleri burada bitmemiş torunları tarafından ağızdan ağıza anlatılmıştı Onlar gitmeyi de gitmemeyi de en iyi bilenlerdi Onlar bizim atamız soyumuz ceddimiz Onlar bizim hikâyemizdi Onlar bizdi Biz onlardık Geçmişten şimdiye uzanan hikâyelerin rüzgârına kapılmış bir yazar Ailesindeki kadınların izini süren bir kâşif Dört kadının da müşterek kaderi olan yolculuklar bavullar mektuplar ve acılar her şeye rağmen umutla birbirine bağlanıyor Nafia Hanım la başlayan hikâye Mediha ve Leman ile devam ediyor ve yazar kadının ellerinde can buluyor İrem Uzunhasanoğlu Mubadillerin 1910 larda Yunanistan da başlayan zorunlu göç hikâyesini oradan oraya sürüklenen annelerin gözünden anlatarak tarihle aramızdaki mesafenin o kadar uzak olmadığını elimizi uzatsak hissedebileceğimiz ama niyeyse görmeyi tercih etmediğimiz kaderleri dinlemenin ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyor Ve bir selam yolluyor Ege Denizi nin her iki yakasına ve zeytin ağaçlarına ve sakız kokusuna ve derin maviye