Gizemli Göl
Hikmet Neşriyat
Kuşkusuz yaşadığımız çevrenin derinliklerinde bilemediğimi göremediğimiz duyamadığımız hatta farkına bile varamadığımız nice gizemlilikler gizlidir Tıpkı Gizemli Göl romanının geçtiği yer olan Karagöl Kasabası gibi Beynimde gençlere yönelik roman yazma fikri oluştuğunda sayısını anımsayamayacağım kadar çok kitap okumakla işe başladım Çoğu okuduğum kitaplar harikaydı Ancak ben farklı konular yazmalıydım okuyucuyu korkutmadan dehşete düşürmeyen ama tatlı bir ürperti veren en başından sonuna kadar onları sürükleyen bütün duygulara seslenen sıcak sımsıcak bir kitap Sanırım Gizemli Göl de böyle bir roman oldu Daha başlamadan bırakılmayacak yarısına gelmeden atılmayacak sürükleyiciliğini hiç yitirmeyecek bir kitap İnanıyorum ki bu roman elinizden hiç düşmeyecek Soluksuz okuyacaksınız Görüyorsunuz işte Ne kadar alçakgönüllü bir yazarım Kendimi hiç övmüyorum Eyvah Pinokyo gibi burnum uzadı Gizemli Göl romanını yazarken hiç kuşku yok ki Elma nın bisikletiyle göle düşmesi olayı romana yön verdiği gibi bende de derin izler bıraktı Korkmadım ama ürperdim Hem de günlerce Bir türlü o sahneyi ne beynimden ne de gözlerimden silemedim Mert gibi düşle gerçek arasında gidip geldim Ve olaylar yumağına girdikçe sanki roman kahramanı benmişim gibi tatlı tebessümlerde mavi hüzünlerde parıltılı sevgilerde dolaştım durdum Tüylerimin diken diken olduğu dehşete kapıldığım anlar olmadı desem yalan olur Böyle durumlara düştüğümde kalemimi yumuşatıverdim Soğuk korkuların yerini sıcak ürpertilere bıraktım Ne varki Azmi nin yeğeni Belma ile karşılaşması esnasında kendimi tutamadım Öylesine etkilendim ki hıçkırıklara boğuldum Hem ağlıyor hem yazıyordum O anda elinde bir bardak çayla karım girmesin mi odama Öylesine şaşkın baktı ki Gizemli Göl ün örümcekleri bile Mert e öylesine bakmamışlardır inanın İşte böyle Gizemli Göl ü yaşayarak yazdım Sizlerin de yaşayarak okuyacağınıza kuşkum yok Korku değil tatlı ürpertiler veren yeni romanlarda buluşmak dileğiyle En güzel günler sizlerin olsun