Gölgenin Ruhu — Erhan Özkan

Gölgenin Ruhu
Erhan ÖzkanAtayurt Yayınevi
Gölgenin Ruhu
Erhan ÖzkanBu günlerde kendimi dipnot gibi hissediyorum Gereksiz en alta atılmış gibi Annen dinlemiyorsa baban dinlemiyorsa sessizliğime ses vermiyorlarsa sizce de dipnot gibi değil miyim Ben Aybüke Patronun Kızı Dilleri susmuş gözler konuşmaya başlamıştı Dinlemediniz anlamadınız Fırsat bile vermediniz Ne zaman niyetlensek SÖZÜMÜ KESME dediniz Anlat biz de seni dinleriz diyemediniz dedi Aybüke nin mavi bakan gözleri Hıncahınç dolu Karşıyaka Mezarlığı birden boşalıverdi Geriye dört mezar sekiz aile kalmıştı Güneşli hava yüzünden kısa kollu gömlek tişörtle gelmişti insanlar Birden yağmaya başlayan yağmur gökyüzünü kaplayan karabulutlar doğa olayları değil de sanki insanların anlaşılamama anlaşamama çizgilerini çizmişlerdi Konuşmayı bilmeyen yeri gelip beceremeyen ardından hep karşısındakini suçlayan dilsiz uşak misaliydi insanlar Ve yüzyılın hastalığı ne şu ne bu ne de adını söylemeye dahi çekindiğimiz hastalıklardı İnsanlığın tek bir hastalığı vardı İletişimsizlik Her şey üç arkadaşın monotonluktan kurtulmak renksizlik denizinde yüzen yaşamlarına renk katmak niyetleriyle başlar Klasik ruh çağırma seansıydı yaptıkları Olacakları tahmin bile edemediler Sırlar çözülmüş ama iş işten çoktan geçmişti Olan günahsız Ayseli ye olmuştu

Atayurt Yayınevi
Bu günlerde kendimi dipnot gibi hissediyorum Gereksiz en alta atılmış gibi Annen dinlemiyorsa baban dinlemiyorsa sessizliğime ses vermiyorlarsa sizce de dipnot gibi değil miyim Ben Aybüke Patronun Kızı Dilleri susmuş gözler konuşmaya başlamıştı Dinlemediniz anlamadınız Fırsat bile vermediniz Ne zaman niyetlensek SÖZÜMÜ KESME dediniz Anlat biz de seni dinleriz diyemediniz dedi Aybüke nin mavi bakan gözleri Hıncahınç dolu Karşıyaka Mezarlığı birden boşalıverdi Geriye dört mezar sekiz aile kalmıştı Güneşli hava yüzünden kısa kollu gömlek tişörtle gelmişti insanlar Birden yağmaya başlayan yağmur gökyüzünü kaplayan karabulutlar doğa olayları değil de sanki insanların anlaşılamama anlaşamama çizgilerini çizmişlerdi Konuşmayı bilmeyen yeri gelip beceremeyen ardından hep karşısındakini suçlayan dilsiz uşak misaliydi insanlar Ve yüzyılın hastalığı ne şu ne bu ne de adını söylemeye dahi çekindiğimiz hastalıklardı İnsanlığın tek bir hastalığı vardı İletişimsizlik Her şey üç arkadaşın monotonluktan kurtulmak renksizlik denizinde yüzen yaşamlarına renk katmak niyetleriyle başlar Klasik ruh çağırma seansıydı yaptıkları Olacakları tahmin bile edemediler Sırlar çözülmüş ama iş işten çoktan geçmişti Olan günahsız Ayseli ye olmuştu

Atayurt Yayınevi
Bu günlerde kendimi dipnot gibi hissediyorum Gereksiz en alta atılmış gibi Annen dinlemiyorsa baban dinlemiyorsa sessizliğime ses vermiyorlarsa sizce de dipnot gibi değil miyim Ben Aybüke Patronun Kızı Dilleri susmuş gözler konuşmaya başlamıştı Dinlemediniz anlamadınız Fırsat bile vermediniz Ne zaman niyetlensek SÖZÜMÜ KESME dediniz Anlat biz de seni dinleriz diyemediniz dedi Aybüke nin mavi bakan gözleri Hıncahınç dolu Karşıyaka Mezarlığı birden boşalıverdi Geriye dört mezar sekiz aile kalmıştı Güneşli hava yüzünden kısa kollu gömlek tişörtle gelmişti insanlar Birden yağmaya başlayan yağmur gökyüzünü kaplayan karabulutlar doğa olayları değil de sanki insanların anlaşılamama anlaşamama çizgilerini çizmişlerdi Konuşmayı bilmeyen yeri gelip beceremeyen ardından hep karşısındakini suçlayan dilsiz uşak misaliydi insanlar Ve yüzyılın hastalığı ne şu ne bu ne de adını söylemeye dahi çekindiğimiz hastalıklardı İnsanlığın tek bir hastalığı vardı İletişimsizlik Her şey üç arkadaşın monotonluktan kurtulmak renksizlik denizinde yüzen yaşamlarına renk katmak niyetleriyle başlar Klasik ruh çağırma seansıydı yaptıkları Olacakları tahmin bile edemediler Sırlar çözülmüş ama iş işten çoktan geçmişti Olan günahsız Ayseli ye olmuştu

Atayurt Yayınevi
Bu günlerde kendimi dipnot gibi hissediyorum Gereksiz en alta atılmış gibi Annen dinlemiyorsa baban dinlemiyorsa sessizliğime ses vermiyorlarsa sizce de dipnot gibi değil miyim Ben Aybüke Patronun Kızı Dilleri susmuş gözler konuşmaya başlamıştı Dinlemediniz anlamadınız Fırsat bile vermediniz Ne zaman niyetlensek SÖZÜMÜ KESME dediniz Anlat biz de seni dinleriz diyemediniz dedi Aybüke nin mavi bakan gözleri Hıncahınç dolu Karşıyaka Mezarlığı birden boşalıverdi Geriye dört mezar sekiz aile kalmıştı Güneşli hava yüzünden kısa kollu gömlek tişörtle gelmişti insanlar Birden yağmaya başlayan yağmur gökyüzünü kaplayan karabulutlar doğa olayları değil de sanki insanların anlaşılamama anlaşamama çizgilerini çizmişlerdi Konuşmayı bilmeyen yeri gelip beceremeyen ardından hep karşısındakini suçlayan dilsiz uşak misaliydi insanlar Ve yüzyılın hastalığı ne şu ne bu ne de adını söylemeye dahi çekindiğimiz hastalıklardı İnsanlığın tek bir hastalığı vardı İletişimsizlik Her şey üç arkadaşın monotonluktan kurtulmak renksizlik denizinde yüzen yaşamlarına renk katmak niyetleriyle başlar Klasik ruh çağırma seansıydı yaptıkları Olacakları tahmin bile edemediler Sırlar çözülmüş ama iş işten çoktan geçmişti Olan günahsız Ayseli ye olmuştu

Atayurt Yayınevi
Bu günlerde kendimi dipnot gibi hissediyorum Gereksiz en alta atılmış gibi Annen dinlemiyorsa baban dinlemiyorsa sessizliğime ses vermiyorlarsa sizce de dipnot gibi değil miyim Ben Aybüke Patronun Kızı Dilleri susmuş gözler konuşmaya başlamıştı Dinlemediniz anlamadınız Fırsat bile vermediniz Ne zaman niyetlensek SÖZÜMÜ KESME dediniz Anlat biz de seni dinleriz diyemediniz dedi Aybüke nin mavi bakan gözleri Hıncahınç dolu Karşıyaka Mezarlığı birden boşalıverdi Geriye dört mezar sekiz aile kalmıştı Güneşli hava yüzünden kısa kollu gömlek tişörtle gelmişti insanlar Birden yağmaya başlayan yağmur gökyüzünü kaplayan karabulutlar doğa olayları değil de sanki insanların anlaşılamama anlaşamama çizgilerini çizmişlerdi Konuşmayı bilmeyen yeri gelip beceremeyen ardından hep karşısındakini suçlayan dilsiz uşak misaliydi insanlar Ve yüzyılın hastalığı ne şu ne bu ne de adını söylemeye dahi çekindiğimiz hastalıklardı İnsanlığın tek bir hastalığı vardı İletişimsizlik Her şey üç arkadaşın monotonluktan kurtulmak renksizlik denizinde yüzen yaşamlarına renk katmak niyetleriyle başlar Klasik ruh çağırma seansıydı yaptıkları Olacakları tahmin bile edemediler Sırlar çözülmüş ama iş işten çoktan geçmişti Olan günahsız Ayseli ye olmuştu

Atayurt Yayınevi
Erhan Özkan tarafından kaleme alınan Gölgenin Ruhu Atayurt Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Gölgenin Ruhu Erhan Özkan Kitap Özeti Bu günlerde kendimi dipnot gibi hissediyorum Gereksiz en alta atılmış gibi Annen dinlemiyorsa baban dinlemiyorsa sessizliğime ses vermiyorlarsa sizce de dipnot gibi değil miyim Ben Aybüke Patronun Kızı Dilleri susmuş gözler konuşmaya başlamıştı Dinlemediniz anlamadınız Fırsat bile vermediniz Ne zaman niyetlensek SÖZÜMÜ KESME dediniz Anlat biz de seni dinleriz diyemediniz dedi Aybüke nin mavi bakan gözleri Hıncahınç dolu Karşıyaka Mezarlığı birden boşalıverdi Geriye dört mezar sekiz aile kalmıştı Güneşli hava yüzünden kısa kollu gömlek tişörtle gelmişti insanlar Birden yağmaya başlayan yağmur gökyüzünü kaplayan karabulutlar doğa olayları değil de sanki insanların anlaşılamama anlaşamama çizgilerini çizmişlerdi Konuşmayı bilmeyen yeri gelip beceremeyen ardından hep karşısındakini suçlayan dilsiz uşak misaliydi insanlar Ve yüzyılın hastalığı ne şu ne bu ne de adını söylemeye dahi çekindiğimiz hastalıklardı İnsanlığın tek bir hastalığı vardı İletişimsizlik Her şey üç arkadaşın monotonluktan kurtulmak renksizlik denizinde yüzen yaşamlarına renk katmak niyetleriyle başlar Klasik ruh çağırma seansıydı yaptıkları Olacakları tahmin bile edemediler Sırlar çözülmüş ama iş işten çoktan geçmişti Olan günahsız Ayseli ye olmuştu Yayınevi Atayurt Yayınevi Yazar Erhan Özkan Sayfa 176 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Şubat 2025 Barkod 9786256900967 Kategori Roman