Gölgesi Budanan Ağaç — Yavuz Işık

Gölgesi Budanan Ağaç
Yavuz IşıkŞule Yayınları
Gölgesi Budanan Ağaç
Yavuz Işıkİğdenin altında kurulmuş Birilerini bekliyor Hazırlıklı Çay demlenmiş yanına ufak tefek bir şeyler konulmuş Semaverden çıkan sesleri dinliyor inceden inceye derinlerden gelen sıcacık buğulu bir seda kamışların arasında efil efil dolaşan rüzgârın ıslığı gibi nağmelerinde davet var çıtırdayan ateşinde tedirginlik Kaynaması durdukça semavere üç beş çalı çırpı ilave ediyor Kulağı seste Bir damla suya hasret toprak gibi bekliyor İstiyor ki oraya girip çıkanlar yanına uğrasın birkaç kelime dahi olsa kendisiyle hasbihâl etsin Aradığı yeni bir yol kapılar açıp kapayacak bir anahtar kör düğümler çözecek büyülü bir dokunuş Su fokurduyor Karanfilli çayın kokusu kahvehaneye ulaşıyor Gözü yolda Işığın kesildiği yerde oluşur gölge İlk önce karanlık gelse de akla güneşe vurgu yapar Budamak gölge için olacak şey değil Yavuz Işık bize hikâye anlattığında bir ağacın altında etrafı gözlemleyen şairi dinlemiş oluyoruz Sade ve canlı bir anlatımla kısa kesik cümlelerle yazar gölgesini buduyor ağacın inceden inceye Sessiz Farklı hikâyelerde semboller ustalıkla birbirine bağlanırken bitmeyen bir yolculuk dikkat çekiyor Rüzgârın ıslığı toprak kokusu semaverden çıkan buğu sarıyor okuru

Şule Yayınları
İğdenin altında kurulmuş Birilerini bekliyor Hazırlıklı Çay demlenmiş yanına ufak tefek bir şeyler konulmuş Semaverden çıkan sesleri dinliyor inceden inceye derinlerden gelen sıcacık buğulu bir seda kamışların arasında efil efil dolaşan rüzgârın ıslığı gibi nağmelerinde davet var çıtırdayan ateşinde tedirginlik Kaynaması durdukça semavere üç beş çalı çırpı ilave ediyor Kulağı seste Bir damla suya hasret toprak gibi bekliyor İstiyor ki oraya girip çıkanlar yanına uğrasın birkaç kelime dahi olsa kendisiyle hasbihâl etsin Aradığı yeni bir yol kapılar açıp kapayacak bir anahtar kör düğümler çözecek büyülü bir dokunuş Su fokurduyor Karanfilli çayın kokusu kahvehaneye ulaşıyor Gözü yolda Işığın kesildiği yerde oluşur gölge İlk önce karanlık gelse de akla güneşe vurgu yapar Budamak gölge için olacak şey değil Yavuz Işık bize hikâye anlattığında bir ağacın altında etrafı gözlemleyen şairi dinlemiş oluyoruz Sade ve canlı bir anlatımla kısa kesik cümlelerle yazar gölgesini buduyor ağacın inceden inceye Sessiz Farklı hikâyelerde semboller ustalıkla birbirine bağlanırken bitmeyen bir yolculuk dikkat çekiyor Rüzgârın ıslığı toprak kokusu semaverden çıkan buğu sarıyor okuru

Şule Yayınları
İğdenin altında kurulmuş Birilerini bekliyor Hazırlıklı Çay demlenmiş yanına ufak tefek bir şeyler konulmuş Semaverden çıkan sesleri dinliyor inceden inceye derinlerden gelen sıcacık buğulu bir seda kamışların arasında efil efil dolaşan rüzgârın ıslığı gibi nağmelerinde davet var çıtırdayan ateşinde tedirginlik Kaynaması durdukça semavere üç beş çalı çırpı ilave ediyor Kulağı seste Bir damla suya hasret toprak gibi bekliyor İstiyor ki oraya girip çıkanlar yanına uğrasın birkaç kelime dahi olsa kendisiyle hasbihâl etsin Aradığı yeni bir yol kapılar açıp kapayacak bir anahtar kör düğümler çözecek büyülü bir dokunuş Su fokurduyor Karanfilli çayın kokusu kahvehaneye ulaşıyor Gözü yolda Işığın kesildiği yerde oluşur gölge İlk önce karanlık gelse de akla güneşe vurgu yapar Budamak gölge için olacak şey değil Yavuz Işık bize hikâye anlattığında bir ağacın altında etrafı gözlemleyen şairi dinlemiş oluyoruz Sade ve canlı bir anlatımla kısa kesik cümlelerle yazar gölgesini buduyor ağacın inceden inceye Sessiz Farklı hikâyelerde semboller ustalıkla birbirine bağlanırken bitmeyen bir yolculuk dikkat çekiyor Rüzgârın ıslığı toprak kokusu semaverden çıkan buğu sarıyor okuru

Şule Yayınları
İğdenin altında kurulmuş Birilerini bekliyor Hazırlıklı Çay demlenmiş yanına ufak tefek bir şeyler konulmuş Semaverden çıkan sesleri dinliyor inceden inceye derinlerden gelen sıcacık buğulu bir seda kamışların arasında efil efil dolaşan rüzgârın ıslığı gibi nağmelerinde davet var çıtırdayan ateşinde tedirginlik Kaynaması durdukça semavere üç beş çalı çırpı ilave ediyor Kulağı seste Bir damla suya hasret toprak gibi bekliyor İstiyor ki oraya girip çıkanlar yanına uğrasın birkaç kelime dahi olsa kendisiyle hasbihâl etsin Aradığı yeni bir yol kapılar açıp kapayacak bir anahtar kör düğümler çözecek büyülü bir dokunuş Su fokurduyor Karanfilli çayın kokusu kahvehaneye ulaşıyor Gözü yolda Işığın kesildiği yerde oluşur gölge İlk önce karanlık gelse de akla güneşe vurgu yapar Budamak gölge için olacak şey değil Yavuz Işık bize hikâye anlattığında bir ağacın altında etrafı gözlemleyen şairi dinlemiş oluyoruz Sade ve canlı bir anlatımla kısa kesik cümlelerle yazar gölgesini buduyor ağacın inceden inceye Sessiz Farklı hikâyelerde semboller ustalıkla birbirine bağlanırken bitmeyen bir yolculuk dikkat çekiyor Rüzgârın ıslığı toprak kokusu semaverden çıkan buğu sarıyor okuru

Şule
İğdenin altında kurulmuş Birilerini bekliyor Hazırlıklı Çay demlenmiş yanına ufak tefek bir şeyler konulmuş Semaverden çıkan sesleri dinliyor inceden inceye derinlerden gelen sıcacık buğulu bir seda kamışların arasında efil efil dolaşan rüzgârın ıslığı gibi nağmelerinde davet var çıtırdayan ateşinde tedirginlik Kaynaması durdukça semavere üç beş çalı çırpı ilave ediyor Kulağı seste Bir damla suya hasret toprak gibi bekliyor İstiyor ki oraya girip çıkanlar yanına uğrasın birkaç kelime dahi olsa kendisiyle hasbihâl etsin Aradığı yeni bir yol kapılar açıp kapayacak bir anahtar kör düğümler çözecek büyülü bir dokunuş Su fokurduyor Karanfilli çayın kokusu kahvehaneye ulaşıyor Gözü yolda Işığın kesildiği yerde oluşur gölge İlk önce karanlık gelse de akla güneşe vurgu yapar Budamak gölge için olacak şey değil Yavuz Işık bize hikâye anlattığında bir ağacın altında etrafı gözlemleyen şairi dinlemiş oluyoruz Sade ve canlı bir anlatımla kısa kesik cümlelerle yazar gölgesini buduyor ağacın inceden inceye Sessiz Farklı hikâyelerde semboller ustalıkla birbirine bağlanırken bitmeyen bir yolculuk dikkat çekiyor Rüzgârın ıslığı toprak kokusu semaverden çıkan buğu sarıyor okuru